Nedir.Org *
Sponsorlu Bağlantılar
admin

Parlamento Nedir

Sponsorlu Bağlantılar
Sponsorlu Bağlantılar

Resim Ekle Dosya Ekle Video Ekle Soru Sor Bilgi Ekle

Parlamento Sözlük Anlamı

Kanun yapma (yasama), devlet bütçesini hazırlama ve hükümeti denetleme görevinde olan ve üyeleri belirli bir süre için halk tarafından seçimle belirlenen meclis.

Parlamento Nedir

Parlamento, halka ait olan egemenliğin temsilcileri aracılığıyla kullanıldığı demokratik ülkelerde yasama organına verilen genel addır. Günümüzde uluslarüstü toplulukların temsili karar organlarına da parlamento denmektedir. Avrupa Topluluğu'nun temsili nitelikteki organı olan Avrupa Parlamentosu bunun bir örneğidir.

Parlamentoların Doğuşu ve Evrimi

Mutlak krallık döneminde, krala danışmanlık hizmeti veren ve büyük toprak sahibi soylulardan oluşan danışma meclisleri vardı. Modern anlamda parlamento ise egemenliğin kraldan, önce mülk sahiplerine, sonra da halka geçişi ile başlar. Parlamentonun anayurdu olan İngiltere'de bu gelişim 13. yüzyılda başladı, 18. yüzyılda bugünkü biçimini aldı. Kıta Avrupa'sında ise parlamentoların kuruluşu Fransa'da gerçekleşen 1789 Devrimi'nden sonra yaygınlaştı.

Egemenliğin halkın temsilcilerinden oluşan parlamentoya geçişi iki alandaki gelişmelerin sonucudur. Bunlardan ilki, vergi toplama konusunda kralın tek ve mutlak yetkili olmaktan çıkarak halkın temsilcilerinin bu konuda söz sahibi olmasıdır. Bu yetki daha sonra genelleşti ve temsilciler her konuda yasa yapma yetkisine sahip oldular. İkincisi, önceleri kralın atadığı başbakan ve bakanlar krala karşı sorumluyken, parlamento bakanları eleştirme ve suçlayabilme yetkisini elde etti. Bu durum daha sonra bakanların parlamento önünde siyasal açıdan da sorumlu olmalarına yol açtı. Böylece bakanların meclisin içinden seçildiği ve meclise karşı sorumlu oldukları demokratik parlamenter düzen kuruldu.

Temsili demokratik düzenin bir türü olan parlamenter sistem, yasama ve yürütme kuvvetleri arasında "yumuşak kuvvetler ayrılığı"na, bir başka deyişle kuvvetler arasındaki işbirliğine dayanan bir düzendir. Çünkü parlamentodaki çoğunluk yürütme gücüne egemen olabilmektedir.

Parlamenter Sistem Nedir

Bugün parlamento denince, hangi adla andırsa anılsın, geniş anlamıyla temsili demokrasilerdeki yasama meclisleri anlaşılır. Bu anlamda ABD'deki Kongre, SSCB'deki Yüksek Sovyet parlamento kavramı içinde yer alır. Ama, ABD'deki siyasal sistemin adı parlamenter düzen değil, başkanlık sistemidir. Çünkü burada, başkan ve onun atadığı bakanlar parlamento niteliğindeki Kongre'ye karşı sorumlu değildir. Başkan, kendisini doğrudan seçen seçmenine karşı sorumludur. Bu sistemde başkanla Kongre'nin yetkileri anayasal kurallarla belirlenmiştir ve kuvvetler ayrılığı yürürlüktedir.

Parlamentonun Yetkileri ve İşlevi

Parlamentonun en önemli iki yetkisi yasa çıkarmak ve bakanlar kurulunu denetlemektir. Bunun yanında, çeşitli kararlar almak, uluslararası antlaşmaların onaylanmasını uygun bulmak, savaş ilanına, ölüm cezalarının yerine getirilmesine karar vermek, genel ve özel af ilan etmek gibi yetkiler de kullanabilir.
Parlamentoların birincil yetkisi ülkede uygulanacak hukuk kurallarını, yani yasaları yapmaktır. Yasaların üstünlüğü ilkesi yasaları koyan organın, yani parlamentonun üstünlüğü sonucunu vermiştir. Parlamentonun üstünlüğü, her konuda ve sınırsız olarak yasalar çıkarmak biçiminde gelişmiştir. Bu durum bazen parlamentodaki siyasal çoğunluğun temel hak ve özgürlükleri çiğnemesine yol açtığı için parlamentonun üstünlüğünü sınırlayan, anayasanın üstünlüğü düşüncesi gelişmiştir. Bunun sonucu olarak parlamentonun çıkardığı yasaları anayasaya uygunluk açısından denetleyen, yasaları anayasaya aykırı bulduğunda iptal kararı verebilen anayasa mahkemeleri kurulmuştur.

Öte yandan, günümüzde teknik ve ekonomik gelişmelerin hızlanması, uzmanlık konularının artması, siyasal ve ekonomik konularda hızla karar alma ve kural koyma gereğinin doğması gibi nedenler yasama etkinliklerinin eski canlılığını yitirmesine yol açmıştır. Bugün bazı demokratik ülkelerde yürütme organı, özellikle "yasa gücünde kararnameler" yoluyla, bir bakıma yasama işlevini yerine getirmektedir. Ama bu nitelikteki kararnameler parlamentoda görüşüldükten sonra onaylanmakta ya da kaldırılmaktadır. Yasa gücündeki kararnameler sorunu, "yasama yetkisinin devredilmezliği" tartışmasını yeniden gündeme getirmiştir.
Parlamentonun yetkilerinin ikinci bölümü, parlamentonun içinden çıkan hükümetin denetlenmesiyle ilgilidir. Hükümeti oluşturan bakanlar, kendi emirleri altında bulunan bütün birimlerin işlevlerinden ve kendi çalışmalarından ötürü yasama organı önünde sorumludur. Bu denetim yetkisinin elde edilmesiyle, mutlak krallıklardan anayasal krallıklara (meşruti monarşi), buradan da siyasal açıdan sorumsuz olan devlet başkanı ile sorumlu olan hükümetin bulunduğu parlamenter sisteme geçilmiştir.

Parlamentonun hükümeti denetlemesi güven oylaması, meclis soruşturması, gensoru, meclis araştırması, yazılı ve sözlü soru gibi çeşitli yollarla olur. Hükümetin göreve başlayabilmesi için parlamentonun güvenini kazanması gerekir. Görevi başında bulunan bir hükümeti düşürmek ya da bir bakanın görevine son vermek için parlamento gensoru yoluna başvurabilir. Denetimin bir başka yolu da meclis soruşturmasıdır. Bir bakanın görevi ile ilgili bir eyleminin suç olduğu hakkında bir kuşku varsa meclis soruşturması açılabilir. Soruşturma önce parlamentoda kurulan bir komisyon tarafından yapılır. Soruşturmanın sonucunda bakan suçlu bulunursa ve bu parlamentonun genel kurulunda kabul edilirse, ilgili bakan yargılanmak üzere Yüce Divan'a gönderilir. Bunun dışında, parlamento üyeleri belirli bir konuda bilgi edinmek amacıyla meclis araştırması yapılmasını sağlayarak, ilgili bakanlara sözlü ya da yazılı sorular sorarak bir anlamda denetim işlevlerini yerine getirirler. Ama bunlar, hükümet ya da bakanlardan biri açısından siyasal sorumluluk doğurmayan, dolayısıyla görevden çekilmelerini gerektirmeyen denetim ve bilgilenme yollarıdır.

Günümüzde parlamentonun denetim işlevinde bir aşınma görünmektedir. Gensoru ve meclis soruşturması gibi denetim yolları etkili bir biçimde işletilememektedir. Çünkü parlamentoda hükümete ve bakanlarına güvenoyu vermiş bir siyasal çoğunluk bulunmaktadır. Parlamentodaki çoğunluk ise, bir siyasal partinin üyeleri olduğu için bu partinin karar organlarının kararlarına uymak durumundadır. Siyasal partinin kararlarına uymayan bir milletvekili parti disiplinine uymadığı için partiden çıkarılabilir. Bu nedenle, parlamentodaki siyasal çoğunluk güvenoyu verdiği bir hükümeti ya da bakanını güvensizlik oyuyla düşürmeye yanaşmaz.

Yasama ve denetleme işlevlerinde belirli bir daralma görülmesine karşın, parlamentolar önemini sürdürmektedir. Bunun başlıca nedeni, toplumlardaki çeşitli sınıfların siyasal alanda temsilini sağlayan bir organ oluşudur. Parlamento, ülke yönetimine ilişkin politikaların üretildiği, tartışıldığı ve kararların alındığı bir organ olarak önemini korumaktadır.

Parlamentoların Yapısı

Parlamentoların yapısıyla ilgili başlıca sorun bunların kaç meclisten oluşacağıdır. Bazı ülkelerde doğrudan halkın seçimine dayanan tek meclisli parlamentolar yeterli görülmüştür. Bazı ülkelerde ise, halkın seçimine dayanmayan, soyluların oluşturduğu meclis geleneğinin bir devamı olarak ikinci bir meclis de bulunmaktadır. Bunun örneği İngiltere'deki Lordlar Kamarası'dır. Günümüzde ikinci meclis çeşitli siyasal nedenlerle öngörülmektedir. Tek meclisli parlamentoların çoğunluk önderinin istediği doğrultuda çabuk karar verebilmesi, bu arada toplumun ve bireylerin hak ve özgürlüklerinin yasalar aracılığıyla aşırı derecede kısıtlanabilmesi, bu karar alma sürecini yavaşlatacak ikinci meclisin kurulması için başlıca nedenlerdendir. Bu meclislere genellikle "senato" adı verilir. Fransa'da, İtalya'da ve 1961 Anayasası'na göre Türkiye' de bu türden ikinci meclislere yer verilmiştir. İkinci meclislerin kuruluşları da birincilere göre farklılıklar gösterir. Birinci meclisin üyesi olabilmek için, ülkenin yurttaşı olmak, yaklaşık 30 yaşlarında bulunmak ve ilköğrenim görmüş olmak yeterli sayılırken, ikinci meclis üyeliği için genellikle yükseköğrenim görmüş olmak ve daha ileri yaşta bulunmak gibi nitelikler aranmaktadır. İkinci meclisin çeşitli meslek gruplarının temsilini sağlamak için kurulduğunu gösteren örnekler de vardır. Korporatif nitelikli bu türden ikinci meclislere iki Dünya Savaşı arasında Romanya ve Yunanistan'da, 1937 Anayasası'yla İrlanda' da, 1953 Anayasası'yla Yugoslavya'da rastlanmıştır.

Federal bir yapı gösteren devletlerde ise iki meclisli bir sistem adeta zorunludur. Bu sistemde birinci meclis halkın doğrudan adaylara ya da partilerine oy vermesiyle oluşur. Bu mecliste genel kamu çıkarları korunur.

İkinci meclise ise federe devletlerin eşit sayıda temsilcileri katılır. Burada federe devletlerin çıkarları korunur. Bunun bir örneğinin görüldüğü ABD'de, yasama organı Kongre, Temsilciler Meclisi ile Senato'dan oluşur.

Parlamentoların İşleyişi

Parlamentoların işleyişi anayasa ve içtüzüklerde gösterilir. Bunun yanında anayasa gelenekleri de parlamentoların işleyişinde önemli bir rol oynar. Parlamentoların işleyebilmesi için parlamento içi organların kurulması gerekir. Bu organlardan başlıcaları meclis başkanı ve başkanlık divanıdır. Bu organlar meclis üyeleri tarafından seçilir. Meclis başkanlık divanına, mecliste grubu bulunan siyasal partiler güçleri oranında katılır. Bu organların temel görevleri, meclis gündemini hazırlamak ve meclis genel kurulundaki görüşmeleri yönetmektir. Meclisin bu organları görevlerini yerine getirirken meclisteki siyasal partilere karşı tarafsız davranmak zorundadır.

Meclislerin öbür iç organları komisyonlar ve komitelerdir. Parlamentoda sürekli komisyonların yanında, belirli konuların araştırılması için kurulan ve geçici olarak görevlendirilen süreksiz komisyonlar da çalışır. Sürekli komisyonlar çeşitli uzmanlık ya da bakanlık hizmet alanlarına göre ayrılır. Dışişleri, içişleri, milli savunma, adalet, milli eğitim komisyonları bu tür komisyonların örneklerindendir. Bu tür komisyonlar kural olarak bütün bir yasama dönemi boyunca çalışırlar. Bu komisyonların asıl görevi, milletvekillerinden gelen yasa önerilerini ve bakanlar kurulundan gelen yasa tasarılarını olgunlaştırmaktır. Siyasal partiler komisyonlardaki üyeleri aracılığıyla yasa tasarıları hakkındaki görüşlerini açıklarlar. Komisyonlar bu teklif ve tasarıları öncelikle anayasaya uygunluk açısından inceler, daha sonra kabul edilenler görüşülmek üzere meclis genel kuruluna gönderilir. Bir konunun birden fazla komisyonun görev alanına girmesi durumunda karma komisyonlar kurulabilir. Parlamentonun bu tür komisyonları İngiltere'de oldukça etkisizdir. Kıta Avrupa'sında ise etkili bir rol oynar. Öte yandan, parlamentoda belirli işler için kurulan ve sürekli olmayan komisyonların tipik örneğini meclis soruşturma ve meclis araştırma komisyonları oluştururlar. Parlamento içi organlar arasında siyasal partilerin meclis grupları da yer alır. Bunlar siyasal partilerin ayrı birer örgütü değil, parlamento içindeki kollarıdır. Partilerin yasama organındaki çalışmaları bu gruplar eliyle yürütülür. Parlamento üyeleri meclis genel kurulunda oy verirken, parti gruplarının daha önce o konuda almış oldukları bağlayıcı kararlar doğrultusunda hareket ederler. Böylece parti disiplini sağlanır.

Parlamentonun temel organı meclis genel kuruludur. Bütün yasa teklif ve tasarıları ile parlamentonun görev alanına giren öbür konular genel kurulda görüşülerek karara bağlanır. Bir meclisin toplanmış sayılabilmesi için, üye tamsayısının yandan bir fazlasının genel kurul oturumunda bulunması gerekir. Ama bazı ülkelerde devamsızlıkların ve muhalefet engellemelerinin genel kurul toplantılarını yapılamaz hale getirmesini önlemek için meclisin daha düşük katılımla toplanabilmesi öngörülmüştür. Parlamentoda yasalar ve kararlar belli oy sayısına ulaşılarak çıkarılabilir. Burada kural, meclis genel kurulunda verilen oyların yarıdan bir fazlasının olumlu (kabul oyu) olmasıdır. Ama bazı önemli kararlar için özel çoğunluklar aranabilir. Örneğin, cumhurbaşkanının parlamento tarafından seçildiği ülkelerde genellikle üçte iki çoğunluk ya da salt çoğunluk aranır. Anayasada değişiklik yapan yasaların kabulü için de üçte iki çoğunluk gerekir.

Parlamentoda oylamalar açık ya da gizli olarak yapılabilir. Açık oylama, parlamento üyesinin bağlı olduğu parti ve seçmeni tarafından denetlenmesini de sağlar. Oy verme tekniklerinin en klasiği renkli ya da yazılı pusulaların bir sandığa atılması, daha çağdaş olanı da milletvekillerinin oturdukları yerden elektronik aygıtları kullanarak tercihlerini açıklamalarıdır. Bazı oylamalar el kaldırma ya da ayağa kalkma biçiminde de yapılabilir. Meclislerde bazı konuların önce görüşülmesi bu konulara öncelik tanınarak sağlanabilir. Ayrıca bazı konular normal usullerin dışında, hızlandırılmış usullerle görüşülebilir. Yasalar genel olarak iki kez görüşülerek kabul edilir. Eğer bazı yasaların bir kez görüşülerek kabul edilmesi yeterli sayılmış ise bu usule "ivedilik usulü" denir. Meclis genel kurullarının yaptığı görüşmeler açıktır ve bunlar tutanak dergilerinde tam olarak yayımlanır. Ama genel kurul kararıyla kapalı oturumlar da yapılabilir.

Parlamentolar, seçim yasalarında öngörülen usule göre, dört ya da beş yıllık bir süre için halk tarafından seçilen milletvekillerinden oluşur. Bu sürenin dolmasından önce seçimin yenilenmesine karar verilebilir.

Parlamenter Ayrıcalıklar

Parlamento üyelerine, temsilcilik, yasama ve denetleme görevlerini tam bir bağımsızlık içinde yapabilmeleri ve özellikle parlamentodaki çoğunluğun baskısı altında kalmamaları için bazı ayrıcalıklar tanınmıştır. Başkaları işlediğinde suç olan bazı eylemlerin parlamento üyeleri işlediğinde suç olmaması ya da parlamento üyelerinin işledikleri bazı suçlardan ötürü üyelikleri süresince ceza kovuşturması yapılamaması parlamenter ayrıcalıklardandır.

Kaynağı gene İngiltere'de olan parlamenter ayrıcalıkların iki biçimi vardır. Bunlardan birincisi, yasama sorumsuzluğu'dur. Yasama sorumsuzluğu, parlamento üyesinin meclis çalışmalarındaki oylarından ve sözlerinden, mecliste ileri sürdüğü düşüncelerden, ayrıca bunları meclis dışında tekrarlamasından sorumlu tutulmaması, herhangi bir ceza kovuşturmasının açılamaması anlamına gelir. Yasama sorumsuzluğuna "mutlak dokunulmazlık" da denmektedir. Bu eskiden, kralın, aleyhinde konuşan ya da onun haklarının kısılması için oy veren temsilciler hakkında ceza kovuşturması yaptırmasına karşı temsilcileri koruyan bir kurum olarak doğmuştur. Bugün ise, parlamentodaki çoğunluğun azınlık üzerindeki baskısını ortadan kaldırmak için kullanılmaktadır. Yasama sorumsuzluğu süreklidir, parlamento üyeliği ortadan kalksa da temsilcinin verdiği oydan, söylediği sözden ötürü cezai, hukuki sorumluluğu olmaz.

Yasama sorumsuzluğunun mutlak olup olmaması, yani sorumsuzluğun bir sınırının olup olmadığı tartışmalıdır. Örneğin, bir milletvekilinin meclis çalışmaları sırasında başka bir milletvekiline hakaret etmesi ya da oyunu anayasal düzeni değiştirecek biçimde kullanması durumunda bu sorumsuzluktan yararlanıp yararlanamayacağı tartışılmaktadır. Yasama sorumsuzluğu milletvekilinin kişiliğine tanınmış bir hak değil, yaptığı işin kamu yararı niteliği taşımasından doğan bir ayrıcalıktır.

Parlamenter ayrıcalıkların ikinci biçimi, yasama dokunulmazlığıdır. Bu, parlamento üyesinin, seçimden önce ya da sonra bir suç işlediği ileri sürülerek, meclis kararı olmadıkça sorguya çekilememesi, tutuklanamaması ve yargılanamamasıdır. Parlamento üyesinin herhangi bir suçtan ötürü ceza kovuşturmasına uğrayabilmesi için parlamentonun yasama dokunulmazlığını kaldıran bir karar vermesi gerekir. Ama bazı durumlarda, örneğin ağır cezayı gerektiren bir suç işlendiğinde, parlamento kararı olmaksızın ceza kovuşturmasına başlanabilir. Bu durumda yasama dokunulmazlığı kendiliğinden kalkmış sayılır. Yetkili makam durumu hemen parlamentoya bildirir.

Yasama dokunulmazlığından yararlanan parlamento üyesi hakkında işlediği suçtan ötürü ceza kovuşturması yapılması ya da bir ceza hükmünün yerine getirilmesi, üyelik sıfatının sona ermesine bırakılır. Üyelik süresince zamanaşımı işlemez. Bu da, yasama dokunulmazlığının üyelik sıfatına bağlı olarak geçici olduğunu göstermektedir.

Yasama dokunulmazlığı önceleri, kralın parlamentoya girmesini istemediği ya da parlamentoda çalışırken varlığına katlanamadığı bazı milletvekillerini görev yapmaktan alıkoymasına karşı düşünülmüş bir ayrıcalıktı. Bugün de, yasama organındaki çoğunluğun baskısına karşı ya da yasama organı dışındaki kişilerin milletvekilinin görevini yapmasını engelleyici davranışlarına karşı koruyucu bir işlevi vardır.



Parlamento Resimleri

  • 1
    Hükümet Sistemleri Gelişim Süreci 4 hafta önce

    Hükümet Sistemleri Gelişim Süreci

Parlamento Sunumları

  • 2
    Önizleme: 4 hafta önce

    Parlementer Sistem Nedir Ödev Docx Word Dosyası

    (Göster / Gizle) Sunum İçeriği: Düz metin (text) olarak..
    -68827657955915-68827657955915-68827657955915-68827657955915-3175432435KARŞILAŞTIRMALI HÜKÜMET SİSTEMLERİPARLAMENTER SİSTEMAlmanya, Güney Afrika, Hindistan, İngiltere, İtalya ve Japonya ÖrnekleriARAŞTIRMA HİZMETLERİ BAŞKANLIĞI007740657200905572125000TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİARAŞTIRMA HİZMETLERİ BAŞKANLIĞIPARLAMENTER SİSTEMAlmanya, Güney Afrika, Hindistan, İngiltere, İtalya ve Japonya ÖrnekleriEGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR485965571310571310571945571945571310571310571932805572125000TBMM ARAŞTIRMA HİZMETLERİ BAŞKANLIĞI YAYINLARIKarşılaştırmalı Hükümet Sistemleri: Parlamenter Sistem(Almanya, Güney Afrika, Hindistan, İngiltere, İtalya ve Japonya Örnekleri)Yayın No: 8© TBMM Araştırma Hizmetleri BaşkanlığıYayın YönetmeniEmrah HurmaEditörSemra GökçimenBölüm YazarlarıHalit TunçkaşıkHüdai ŞencanKadir CandanKasım ErdemMehmet SolakMeltem DoğanMurat BilginISBN:978-975-8805-57-0978-975-8805-58-7 (e-kitap)Kapak TasarımıDemet ÇınarGrafik TasarımZeynep Ayşe TarhanAraştırma Hizmetleri BaşkanlığıTürkiye Büyük Millet MeclisiBakanlıklar -ANKARA 06543Telefon: +90 312 420 68 38Faks: +90 312 420 78 00e-posta: iletisim.armer@tbmm.gov.trTBMM Basımevi –ANKARAGözden Geçirilmiş 2. Baskı / Şubat 2017Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Araştırma Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Yönetmeliğe göre; Araştırma ürünlerinde yer alan bilgiler kaynak gösterilerek kullanılabilir. Araştırma ürünleri, TBMM Başkanlığının görüşlerini yansıtmaz.46583603054355572125000İçindekileriiiİÇİNDEKİLERÖNSÖZxiSUNUŞxiiiPARLAMENTER SİSTEM: TEORİ, PRATİK VE TARTIŞMALAR1. KAVRAMSAL ÇERÇEVE12. PARLAMENTER SİSTEMİN TÜRLERİ72.1. İkici (Düalist) Parlamenter Sistem-Tekçi (Monist) Parlamenter Sistem82.2. Rasyonelleştirilmiş Parlamenter Sistem92.3. Çoğunlukçu (Westminster) Parlamenter Sistem - OydaşmacıParlamenter Sistem113. PARLAMENTER SİSTEMİN AVANTAJ VE DEZAVANTAJLARI133.1. Parlamenter Sistemin Avantajları.143.2. Parlamenter Sistemin Dezavantajları.164. TARİHİ VE SİYASİ ARKA PLAN175. DÜNYADA PARLAMENTER SİSTEM216. SONUÇ24KAYNAKÇA26KOALİSYON KÜLTÜRÜNE DAYALI BİR PARLAMENTER SİSTEMÖRNEĞİ: ALMANYA FEDERAL CUMHURİYETİ1. GİRİŞ332. ALMANYA FEDERAL CUMHURİYETİ HAKKINDA GENEL BİLGİ353. ALMANYA FEDERAL CUMHURİYETİ SİYASİ TARİHİ364. ANAYASAL ORGANLAR404.1. Yasama424.1.1. Federal Meclis425572125000 TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı4.1.2. Federal Konsey..........................................................................................................................................................514.1.3. Siyasi Parti Sistemi..............................................................................................................................................534.2.Yürütme.................................................................................................................................................................................................564.2.1. Cumhurbaşkanı.........................................................................................................................................................564.2.2. Hükümet............................................................................................................................................................................594.3.Yargı ...........................................................................................................................................................................................................654.3.1. Anayasa Mahkemesi...........................................................................................................................................655.ANAYASAL ORGANLAR ARASI İLİŞKİLER......................................................................................................685.1.Cumhurbaşkanı-Hükümet İlişkileri................................................................................................................685.2.Cumhurbaşkanı-Parlamento İlişkileri.........................................................................................................715.3.Parlamento-Hükümet İlişkileri.............................................................................................................................736.PARLAMENTER HÜKÜMET SİSTEMİ ÜZERİNE GÖRÜŞLER .............................................807.SONUÇ ........................................................................................................................................................................................82KAYNAKÇA .....................................................................................................................................................................................86PARLAMENTER SİSTEM VE HÂKİM PARTİ OLGUSU:GÜNEY AFRİKA ÖRNEĞİ1.GİRİŞ..........................................................................................................................................................................................1052.GÜNEY AFRİKA HAKKINDA GENEL BİLGİ.....................................................................................1063.SİYASİ TARİH....................................................................................................................................................................1074.ANAYASAL ORGANLAR.........................................................................................................................................1104.1. Yasama Organı .........................................................................................................................................................................1114.1.1. Ulusal Meclis............................................................................................................................................................1124.1.2. Ulusal Eyaletler Konseyi..........................................................................................................................1134.1.3. Kanun Yapım Süreci.......................................................................................................................................1144.1.4. Anayasa Değişikliği.........................................................................................................................................1164.1.5. Parlamenter Denetim..................................................................................................................................1174.2. Yürütme Organı.......................................................................................................................................................................1185572125000İçindekilerv4.2.1. Devlet Başkanı.......................................................................................................................................................1184.2.2. Kabine...............................................................................................................................................................................1214.3.Yargı ve Anayasa Mahkemesi...............................................................................................................................1224.4.Bağımsız Kurumlar............................................................................................................................................................1235.ANAYASAL ORGANLAR ARASI İLİŞKİLER .....................................................................................1245.1.Hakim Parti Sistemi ve Muhalefet.................................................................................................................1245.2.Yasama-Yürütme İlişkileri........................................................................................................................................1276.SİSTEM HAKKINDAKİ TARTIŞMALAR..............................................................................................1327. SONUÇ......................................................................................................................................................................................134KAYNAKÇA..................................................................................................................................................................................136ÇOKKÜLTÜRLÜ BİR TOPLUMDAİSTİKRARLI BİR DEMOKRASİ ÖRNEĞİ:HİNDİSTAN PARLAMENTER SİSTEMİ1.GİRİŞ.........................................................................................................................................................................................1432.HİNDİSTAN HAKKINDA GENEL BİLGİ................................................................................................1443.HİNDİSTAN SİYASİ TARİHİ...............................................................................................................................1464.ANAYASAL ORGANLAR.........................................................................................................................................1494.1.Yürütme Organı.......................................................................................................................................................................1494.1.1. Devlet Başkanı.......................................................................................................................................................1494.1.2. Başbakan ve Bakanlar Kurulu..........................................................................................................1534.1.3. Güvensizlik Oyu...................................................................................................................................................1544.2.Yasama Organı..........................................................................................................................................................................1554.2.1. Eyaletler Konseyi (Rajya Sabha)...................................................................................................1564.2.2. Halk Meclisi (Lok Sabha)........................................................................................................................1564.2.3. Kanun Yapım Süreci.......................................................................................................................................1574.2.4. Parlamenter Denetim..................................................................................................................................1604.2.5. Anayasa Değişikliği.........................................................................................................................................1619144002990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı4.3.Yargı Organı ve Yüksek Mahkeme.................................................................................................................1625. ANAYASAL ORGANLAR ARASI İLİŞKİLER.......................................................................................1635.1.Seçim Sistemi ve Siyasi Partiler........................................................................................................................1635.2.Eyaletlerin Yapısı ve Federal Devlet ileEyaletler Arasındaki İlişki..........................................................................................................................................1675.3. Halk Meclisi ile Eyaletler Konseyi Arasındaki İlişki..................................................................1685.4. Yürütme ve Yasama İlişkileri.................................................................................................................................1696. SİYASAL SİSTEM HAKKINDAKİ TARTIŞMALAR ....................................................................1717. SONUÇ .....................................................................................................................................................................................172KAYNAKÇA ..................................................................................................................................................................................174EKLER................................................................................................................................................................................................177PARLAMENTER SİSTEMİN DOĞDUĞU ÜLKE: İNGİLTERE1.GİRİŞ..........................................................................................................................................................................................1832.İNGİLTERE HAKKINDA GENEL BİLGİ..................................................................................................1843.İNGİLTERE SİYASİ TARİHİ VE PARLAMENTER SİSTEMİN GELİŞİMİ..............1863.1.Coğrafyanın Siyasi Tarihe Etkisi.................................................................................................................1863.2.Parlamento Öncesi İngiltere (…-1066)............................................................................................1873.3.Magna Carta ve Parlamentonun Doğuşu (1066-1265)..........................................1893.4.Parlamentonun Yükselişi ve Şanlı Devrim (1265-1688).....................................1923.5.Başbakanın Doğuşu ve Demokratikleşme (1688-1945)......................................1953.6.Modern İngiltere ve Güncel Anayasal Reformlar (1945-2015).................1984.ANAYASAL ORGANLAR.........................................................................................................................................2024.1.Yasama.................................................................................................................................................................................................2024.1.1. Avam Kamarası.....................................................................................................................................................2044.1.2. Lordlar Kamarası...............................................................................................................................................2074.1.3. Yasama Süreci.........................................................................................................................................................2094.1.4. Seçim Sistemi..........................................................................................................................................................2105572125000İçindekilervii4.1.5. Siyasi Partiler ve Parti Sistemi........................................................................................................2114.2.Yürütme.............................................................................................................................................................................................2134.2.1. Kraliçe...............................................................................................................................................................................2134.2.2. Hükümet........................................................................................................................................................................2144.3.Yargı.........................................................................................................................................................................................................2164.3.1. Yüce Mahkeme.......................................................................................................................................................2164.3.2. Diğer Mahkemeler............................................................................................................................................2175.ANAYASAL ORGANLAR ARASI İLİŞKİLER.......................................................................................2175.1.Yasama-Yürütme İlişkileri........................................................................................................................................2175.1.1. Hükümetin Muhalefetle İlişkisi......................................................................................................2185.1.2. Parlamentonun Parti Kimliği Olmaksızın Hükümet ile İlişkisi..........2185.1.3. Hükümetin İktidar Partisi Parlamento Grubuyla İlişkisi...........................2195.1.4. Hükümetin Lordlar Kamarası ile İlişkisi...........................................................................2205.2.Yürütme-Yargı İlişkileri................................................................................................................................................2215.3.Yasama-Yargı İlişkileri....................................................................................................................................................2226.SİYASAL SİSTEM HAKKINDAKİ TARTIŞMALAR......................................................................2237.SONUÇ......................................................................................................................................................................................225KAYNAKÇA...................................................................................................................................................................................228İSTİKRARSIZ HÜKÜMETLER VE SÜREKLİ REFORM ARAYIŞI:İTALYA’DA PARLAMENTER SİSTEM1.GİRİŞ..........................................................................................................................................................................................2332.İTALYA HAKKINDA GENEL BİLGİ.............................................................................................................2343.İTALYA SİYASİ TARİHİ............................................................................................................................................2363.1.İtalyan Birliği’nin Sağlanması (1815-1861)...................................................................................2363.2.Liberal Rejim (1861-1924).....................................................................................................................................2373.3.Faşist Rejim (1924-1946)....................................................................................................................................2383.4.Demokratik Cumhuriyet Dönemi.............................................................................................................2389144002990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı3.4.1. I. Cumhuriyet (1946-1993).2393.4.2. II. Cumhuriyet (1993-…).2394. 1948 ANAYASASI VE ANAYASAL ORGANLAR2394.1. Yasama Organı2404.2. Yürütme Organı2454.2.1. Cumhurbaşkanı2464.2.2. Hükümet.2484.3. Yargı Organı2495. ANAYASAL ORGANLAR ARASI İLİŞKİLER VESEÇİM SİSTEMİ REFORMLARI2515.1. Cumhurbaşkanı-Hükümet İlişkileri2515.1.1. Veto Makamı Yetkileri.2525.1.2. Karar Makamı Yetkileri.2545.2. Parlamento-Hükümet İlişkileri.2565.2.1. Hükümet Kurulması ve İstikrarı2565.2.2. Yürütmenin Yasama Gündemine Hâkimiyeti2575.3. Yargı-Yürütme İlişkileri.2615.4. Seçim Sistemi Reformları ve Sistemik Etkileri2646. SİYASAL SİSTEM HAKKINDAKİ GÖRÜŞLER2687. SONUÇ270KAYNAKÇA272EKLER276JAPONYA HÜKÜMET SİSTEMİ:YARIŞAN PARTİLER DEĞİŞMEYEN İKTİDAR1. GİRİŞ2812. JAPONYA HAKKINDA GENEL BİLGİ2823. YAKIN SİYASİ TARİH284İçindekilerix3.1.Meiji Restorasyonu.........................................................................................................................................................2863.2.Meiji Sonrası Dönem....................................................................................................................................................2893.3.1947 Anayasası’nın Hazırlanışı...................................................................................................................2903.4.1947 Anayasası’nın Temel İlkeleri.........................................................................................................2924.ANAYASAL ORGANLAR.........................................................................................................................................2954.1.Yürütme Organı.......................................................................................................................................................................2954.1.1. İmparator.....................................................................................................................................................................2954.1.2. Hükümet........................................................................................................................................................................2984.2.Yasama Organı..........................................................................................................................................................................3034.2.1. Temsilciler Meclisi...........................................................................................................................................3034.2.2. Senato................................................................................................................................................................................3044.3.Siyasi Partiler.............................................................................................................................................................................3074.4.Seçim Sistemi.............................................................................................................................................................................3094.5.Yargı Organı..................................................................................................................................................................................3115. ANAYASAL ORGANLAR ARASI İLİŞKİLER.......................................................................................3135.1.Parlamento-İmparator İlişkileri......................................................................................................................3135.2.Hükümet-İmparator İlişkileri ............................................................................................................................3145.3.Parlamento-Hükümet İlişkileri ........................................................................................................................3146. SİYASAL SİSTEM HAKKINDAKİ TARTIŞMALAR......................................................................3167.SONUÇ......................................................................................................................................................................................320KAYNAKÇA...................................................................................................................................................................................323SONSÖZ ...........................................................................................................................................................................................327TBMM ARAŞTIRMA HİZMETLERİ BAŞKANLIĞI HAKKINDA ..........................................3375572125000557847500046450253035305572125000ÖnsözxiÖNSÖZTürkiye’de “hükümet sistemi” tartışmaları esas olarak 1982 Anayasası’nın hazırlık dönemlerinde başlamış, müteakip yıllarda da farklı vesilelerle zaman zaman gündeme getirilmiştir. Türkiye’nin başkanlık sistemine geçmesinin gerekli olup olmadığı ekseninde gerçekleşen tartışmalar son yasama döneminde bir üst seviyeye çıkmış, hem siyaset alanında hem akademik çevrede artarak devam etmiştir.Muasır medeniyetler arasındaki yerini almak ve bunun için gerekli reformları hayata geçirmek gayretinde olan ülkemizde, bu istikamette yapılacak faaliyetlerin bilimsel verilerle desteklenmesi şarttır. Ekonomik, siyasal ve toplumsal ilerleme için doğru bilgi, başlıca anahtar olmuştur. Keza, hükümet sisteminin değiştirilmesi hususundaki tartışmaların da geniş bir perspektifle, tarihsel tecrübeler ışığında ve başka ülkelerdeki uygulamalar incelenerek yapılması son derece önemlidir.Demokratik hükümet sistemlerinden her birinin, kendi içindeki uygulama farklılıklarıyla birlikte incelenmesi, bu sistemlerin daha iyi anlaşılması için elzemdir. Dolayısıyla başkanlık, yarı başkanlık ve parlamenter sistemlerin incelendiği bu tür şümullü çalışmalar konunun vukufiyetle müzakere edilmesine katkıda bulunacaktır.TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığımız tarafından hazırlanan ve güncellemesi yapılan “Karşılaştırmalı Hükümet Sistemleri: Parlamenter Sistem”, “Karşılaştırmalı Hükümet Sistemleri: Yarı-Başkanlık Sistemi” ve “Karşılaştırmalı Hükümet Sistemleri: Başkanlık Sistemi” başlıklı üç eserde, parlamenter sistem ile başkanlık ve yarı başkanlık sistemlerinin dünyadaki önemli örnekleri incelenmektedir. Bu incelemelerde bir taraftan söz konusu ülkelerin anayasal çerçeveleri tespit edilirken diğer taraftan bu anayasal organlar arasındaki ilişkiler teferruatlı bir şekilde tetkik edilmektedir. Çalışmada ele alınan ülkelerin tetkiki, mevzubahis hükümet sistemlerinin sadece “tasarlanan” değil, “var olan” resminin görülebilmesini sağlamaktadır. Böylece incelenen hükümet sistemlerinde, bir taraftan özellikle yasama ve yürütme organlarının siyasi konumları ve ağırlıkları görülürken, diğer taraftan bu konum ve ağırlıkları meydana getiren amillerin takip edilebilmesi imkanı doğmaktadır.Bu vesileyle, bu kıymetli eserlerin ortaya çıkmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyor, çalışmalarda faydalar sağlamasını temenni ediyorum.İsmail KAHRAMANTürkiye Büyük Millet MeclisiBaşkanı557847500046672503035305572125000SunuşxiiiSUNUŞTürkiye’nin mevcut sisteminin niteliği ve olası hükümet sistemi değişikliği çerçevesinde yaşanan kamuoyu tartışmalarına katkı sunmak amacıyla TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı tarafından 2014 ve 2015 yıllarında “Karşılaştırmalı Hükümet Sistemleri: Parlamenter Sistem”, “Karşılaştırmalı Hükümet Sistemleri: Yarı-Başkanlık Sistemi” ve “Karşılaştırmalı Hükümet Sistemleri: Başkanlık Sistemi” isimli üç kitap yayınlanmıştır.Yasama ve denetim faaliyetlerine ilişkin konu odaklı nesnel araştırmalar yapmak ve milletvekillerinin talep ettikleri konularda bilgi ihtiyacını karşılamakla görevli olan Araştırma Hizmetleri Başkanlığı tarafından hazırlanan bu eserlerde üç hükümet sisteminden toplam 14 ülke incelenmiştir. Söz konusu ülkelerin yasama, yürütme ve yargı erkleri arasında yetki paylaşımındaki çeşitlilik ve bu erkler arasındaki ilişkilerde görülen nitelik farklılığı, diğer faktörlerin de dikkate alınması suretiyle, ortaya konulmuştur. Çalışmalar; ülkeler hakkında genel bilgiler, siyasi tarih, siyasal sistem, anayasal organlar ve anayasal organlar arasındaki ilişkiler başlıkları çerçevesinde incelenmiştir.Günümüzde tekrar gündeme gelen hükümet sistemi tartışmaları, milletvekillerimizin güncel bilgi ihtiyaçlarının en iyi şekilde karşılanmasına hizmet etmek amacıyla, söz konusu kitapların güncellenerek tekrar basılması ihtiyacını ortaya çıkarmıştır. Bu nedenle TBMM İdari Teşkilatı olarak söz konusu eserleri yeniden yayınlamak suretiyle sayın milletvekillerimizin ve kamuoyunun hizmetine sunuyoruz.Başta TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı çalışanları olmak üzere bu eserlerin ortaya çıkmasında ve güncellenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyor ve kitapların hayırlara vesile olmasını diliyorum.Mehmet Ali KUMBUZOĞLUTürkiye Büyük Millet MeclisiGenel Sekreteri55784750005572125000PARLAMENTER SİSTEM:TEORİ, PRATİK VE TARTIŞMALARHalit Tunçkaşık*1. KAVRAMSAL ÇERÇEVEDemokratik yönetim biçimlerini tanıma ve tanımlama ihtiyacı, bu yönetimlerin sınıflandırılması çabasını doğurmuştur. Bu çabaların ürünü olarak günümüzde üç demokratik hükümet sistemi olduğu kabul edilmektedir: Parlamenter sistem, başkanlık sistemi ve bu iki safsistemin özelliklerinin birleşiminden oluşan yarı-başkanlık sistemi.1 Demokratik hükümet sistemlerinin üç klasik biçiminin analizinde devletin üç kuvvetinden yasama ile yürütmenin oluşumu, pozisyonu ve ilişkileri incelenir. Yargı ise bağımsız bir kuvvet olarak bu analizde yer almaz.2Parlamenter sistem, esas olarak, hükümetin parlamentodan çıktığı ve var olabilmek için parlamentonun güvenine ihtiyaç duyduğu sistemdir. Bu demektir ki, parlamenter sistemin olmazsa olmaz özelliği devletin hükümet eden organının yasama organından türemesi ve bu organın parlamento çoğunluğunun desteğiyle ayakta kalabilmesidir.3 Bu sistemde parlamento çoğunluğu, hükümeti göreve başlarken veya görev sırasında düşürebilir. Böyle bir durumda ya parlamentodaki mevcut sandalye dağılımına göre yeni bir hükümet kurulur ya da bu mümkün olmazsa33655146050Yasama Uzmanı, Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi Bölümü, e-posta: halittunckasık@tbmm.gov.tr.Jose Antonio Cheibub, Presidentialism, Parliamentarism, and Democracy (Cambridge: Cambridge University Press, 2007), s. 33.John M. Carey, “Presidential versus Parliamentary Government,” Handbook of New Institiutional Eco-nomics içinde, C. Menard and M.M. Shirley ed. (Netherlands: 2005), s. 91.J.P.A. Gruijters, “The Case For A Directly Elected Prime Minister in The Netherlands,” Parliamentary Versus Presidential Government içinde, Arend Lijphart ed. (New York: Oxford University Press, 1992), s.191-193.8242302990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532541910yeni parlamento seçimi sonrasında oluşacak sandalye dağılımına göre bir hükümet kurulmaya çalışılır.4Parlamenter sistemin özellikleri konusunda literatürde bir oydaşma yoktur. Bununla birlikte bir hükümet sisteminin “parlamenter” olarak adlandırılması için herkesin gerekli olduğunu kabul ettiği iki özellik bulunmaktadır ki bunlar yukarıda belirtildiği gibi hükümetin parlamentodan çıkması ve parlamentoya hesap vermesidir. Bunun dışında, hükümet sistemleri üzerinde çalışan siyaset bilimi ve anayasa hukuku uzmanlarının parlamenter sisteme dair tanımlamaları ve analizleri, aşağıda görüleceği üzere, farklı yaklaşımları ve odaklanmaları yansıtmaktadır.Jose Antonio Cheibub’ın, parlamenter sistem ve diğer hükümet sistemlerine ilişkin tanımı oldukça sadedir: “Bir hükümet var olmak için yasama organının desteğine muhtaçsa parlamenter, muhtaç değilse başkanlık, hem yasama organının hem başkanın desteğine muhtaçsa yarı-başkanlık olarak sınıflandırılır.”5 Cheibub hükümet sistemini tanımlamanın diğer bir yolu olarak, aşağıdaki şemanın kullanılmasını önermektedir.63177540123190495300129540501650123190495300502920Hükümet yasama organına karşı sorumlu mu?18237201797058502652571751849120172720Hayır:Evet:Başkan bağımsız olarakBaşkanlık(halk tarafından) seçiliyor mu?SistemiHayır:Evet:Hükümet başkana karşı sorumlu mu?ParlamenterSistemHayır:Evet:ParlamenterYarı-BaşkanlıkSistemSistemi24130367030Cheibub, Presidentialism, Parliamentarism, and Democracy, s. 1.Cheibub, Presidentialism, Parliamentarism, and Democracy, s. 35.Cheibub, Presidentialism, Parliamentarism, and Democracy, s. 35.47574203035305572125000Teori, Pratik ve Tartışmalar3-71945568580-71945565405Matthew Soberg Shugart, Cheibub’a benzer şekilde, hükümet sistemi tanımlamasını, devletin günlük işleyişini sağlayan kabinenin kime hesap vereceğine bağlı olarak yapmaktadır. Buna göre, bakanlardan oluşan kabine, tüm demokratik sistemlerde ya halk tarafından seçilmiş başkana, ya parlamento çoğunluğuna ya da her ikisine hesap verir. Eğer kabine münhasıran parlamento çoğunluğunun desteğine bağlı ise parlamenter sistemden; münhasıran başkana hesap veriyorsa başkanlık sisteminden söz edilir. Şayet kabine hem parlamentoya hem de başkana hesap veriyorsa yarı-başkanlık sistemi söz konusudur.7John Michael Carey, parlamenter sistemin ayırt edici özelliğini yürütmenin parlamento tarafından seçilmesi ve parlamentonun güvenine bağlı olması şeklinde özetlemektedir. Buna göre parlamenter sistemde, sadece parlamento için seçimler yapılır ve parlamento hükümetin hem kaynağı hem de devamı olma özelliği taşır.8 Ancak burada “yürütme”den anlaşılması gereken hükümettir (bakanlar kurulu/kabine). Zira devlet başkanının parlamento tarafından seçilmesi parlamenter sistemin tipik bir özelliği olmakla birlikte zorunlu bir özelliği değildir. Diğer bir deyişle devlet başkanının halk tarafından seçilmesi tek başına sistemi parlamenter olmaktan çıkarmaz.9Juan Linz, parlamenter sistemde, tek demokratik meşruiyete sahip kurumun parlamento olduğunu ve hükümetin otoritesinin tamamen parlamentonun güvenine dayandığını hatırlatır.10 Linz’e göre bazı parlamenter sistemlerde parti liderliği gittikçe kişiselleşmiş olduğundan başbakanlar gittikçe başkanlara benzemeye başlamışlardır. Fakat yine de parlamentonun feshedilmesi ve yeni seçimlere gidilmesi haricinde, başbakanların halka başvurma imkânı bulunmamaktadır. Gerçi parlamenter sistem, yukarıda belirtildiği üzere devlet başkanının doğrudan halk tarafından seçilmesi ihtimalini dışlamaz, ancak Linz’e göre bu durumda dahi devlet başkanının başbakanla bir yetki yarışına girmesi mümkün değildir.110303530Matthew Soberg Shugart, “Presidentialism, Parliamentarism, and the Provision of Collective Goods in Less-Developed Countries,” Constitutional Political Economy (10, USA, 1999), s. 57.Carey, “Presidential versus Parliamentary Government”, s. 91.Shugart, “Presidentialism, Parliamentarism, and the Provision of Collective Goods”, s. 57.Juan Linz, “The Perils of Presidentialism,” Journal of Democracy, Cilt 1, Sayı 1 (Kış 1990), s. 52.Linz, “The Perils of Presidentialism,” s. 52.8242302990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532541910Arend Lijphart, parlamenter sistemin başkanlık sisteminden farklarını “temel farklar” ve “ikincil farklar” şeklinde ayırarak formüle etmektedir. Buna göre parlamenter sistemin temel farklarından birincisi, hükümetin parlamentoya karşı sorumlu olması ve güvensizlik oyuyla düşürülebilmesidir. İkincisi, yürütmenin göreve gelişine ilişkindir. Parlamenter sistemde, başkanlıktan farklı olarak, hükümet parlamento üyeleri tarafından seçilir.12 Üçüncü temel fark ise parlamenter sistemde yürütme organının kolektif bir niteliğe sahip olmasıdır. Parlamenter sistemlerde bütün önemli kararlar bir bütün olarak hükümet tarafından alınır.13Lijphart bu asli farkları belirledikten sonra, üç de tali farktan bahsetmektedir. Bunların ikincil olmasının nedeni, tüm parlamenter sistemlerde bulunmayabilmesidir. Bu farkların ilki, aynı kişinin hem yasama her yürütme organında görev almasıdır. Başkanlıkta mümkün olmayan bir özellik olarak parlamenter sistemlerin çoğunda14 kabine üyeleri aynı zamanda parlamento üyeleri olarak görev yaparlar. Parlamenter sistemin ikinci tali farkı, yürütmenin yasamayı fesih yetkisidir. Parlamenter sistemde, yasamanın yürütmeyi görevden alabilmesine karşılık bir denge unsuru olarak, yürütme organının yasama organını feshetme yetkisi bulunur. Üçüncü fark ise yürütme organının çift başlı olmasıdır. Bunlardan devlet başkanı daha çok sembolik ve törensel bir işleve sahipken hükümet ve başbakan yürütme yetkisinin asıl sahibi konumundadır.15 Lijphart, yukarıda sözü edilen özellikleri taşımayan parlamenter sistemler de bulunduğundan, söz konusu özellikleri “tali” olarak tanımlamaktadır. Bununla birlikte Türkiye’deki hâkim literatürde konu hakkında farklı değerlendirmeler mevcuttur.24130100330Parlamentonun hükümeti seçmesi usulleri çeşitlilik arz eder: Almanya, İrlanda, Japonya ve Papua Yeni Gine’de başbakanlar yasama organı tarafından seçilir. Belçika ve İtalya’da hükümetler partiler ve parti liderleri arasındaki görüşmeler aracılığıyla oluşur ve parlamentoda biçimsel bir güvenoyu-na başvurulur. İngiltere ve çok partili birçok parlamenter demokrasilerde ise kurulan hükümetlerdevlet başkanlarının atamasıyla göreve başlar, parlamento, güvensizlik oyunu belirtmediği sürece bu hükümetlerin parlamentonun güvenini haiz olduğu varsayılır. Arend Lijphart, Patterns of De-mocracy: Government Forms and Performance in Thirty-Six Countries (London: Yale University Press, 1999), s. 118.Başbakanın pozisyonu ülkeye göre üstünlük pozisyonundan diğer hükümet üyeleriyle eşit statüye kadar farklı biçimler alabilmektedir. Lijphart, Patterns of Democracy, s.118.Hollanda, Norveç ve Lüksemburg örneklerinde hükümet üyeliği ile yasama organı üyeliği arasın-da bir bağlantı bulunmamakta ancak hükümet üyeleri parlamento görüşmelerine katılmaktadırlar. Lijphart, Patterns of Democracy, s. 125.Yürütmenin çift başlı olmasının da istisnaları olarak, Bostwana ve Güney Afrika’da, parlamento ta-rafından seçilen hükümet başkanı hem başbakan hem devlet başkanı işlevlerini kişiliğinde birleştir-mektedir. Lijphart, Patterns of Democracy, 126.47574203035305572125000Teori, Pratik ve Tartışmalar5-71945568580-71945565405Karşılaştırmalı hükümet sistemleri konusundaki Türkçe literatürde, parlamenter sistemin dört özelliği bulunduğuna dair yaygın bir kabul olduğu göze çarpmaktadır.16 Bu özellikler, yürütmenin iki başlı olması, devlet başkanının siyaseten sorumsuz olması, bakanların yasama organına karşı siyasi sorumluluk taşıması ve yürütmenin yasamayı fesih yetkisinin bulunması şeklinde sıralanmaktadır. Ancak yukarıdaki açıklamalarda görüldüğü üzere, bu özelliklerden bazılarının, yaygın olarak görülmekle birlikte, parlamenter sistemin zorunlu unsurları olmadığı söylenebilir. Aşağıda bu özelliklerle bunların parlamenter sistemin tanımlanması açısından taşıdığı değer ortaya konmaktadır.İki Başlı Yürütme: Klasik parlamenter rejimde yürütme organının iki başı vardır ve bu başlardan biri sorumsuz diğeri ise sorumludur.17 Sorumsuz olan baş devlet başkanıdır ve bu bir kral/kraliçe veya parlamento ya da halk tarafından seçilmiş cumhurbaşkanı olmaktadır. Sorumlu baş ise başbakan ve bakanlardan oluşan bakanlar kuruludur.18 Bakanlar kurulu kolektif bir organ olup “kabine” olarak ya da dar anlamda “hükümet” olarak da adlandırılmaktadır.19 Tipik parlamenter sistemde olması gereken, yürütmenin yetkili başının (sorumluluğa paralel olarak) bakanlar kurulu olmasıdır.20İki başlı yürütme parlamenter sistemin tipik özelliği olmakla birlikte, mutlak bir özelliği değildir. Zira bunun istisnaları bulunmaktadır. Güney Afrika Cumhuriyeti ile Botsvana’da parlamento tarafından seçilen ve parlamentonun güvenine dayanan kişiler hem devletin hem hükümetin başı olarak görev yapmaktadırlar. Aradaki fark ise Güney Afrika’da bu kişiye “başkan” sıfatı verilirken Botsvana’da bu kişiye “başbakan” sıfatı0107315Parlamenter sistemin özellikleriyle ilgili olarak bkz. Erdoğan Teziç, Anayasa Hukuku (İstanbul: Beta Yayınevi, 2007), s.409; Hasan Tahsin Fendoğlu, “Başkanlık Sistemi Tartışmaları” Stratejik Düşünce Enstitüsü Analiz, Ankara, 2010, s. 10; İbrahim Ö. Kaboğlu, Anayasa Hukuku Dersleri (İstanbul: Legal Yayıncılık, 2005), s. 126; Kemal Gözler, Anayasa Hukukunun Genel Teorisi, Cilt I (Bursa: Ekin Basım Yayın Dağıtım, 2011), s. 589-594; Ergun Özbudun, Türk Anayasa Hukuku (Ankara: Yetkin Yayınları, 2008), s.343-344; Şeref Gözübüyük, Anayasa Hukuku (Ankara: Turhan Kitabevi, 2007), s.31-32.Fahri Bakırcı, TBMM’nin Çalışma Yöntemi (Ankara: İmge Kitabevi, 2000), s. 478.Erdal Onar, “Türkiye’nin Başkanlık veya Yarı-Başkanlık Sistemine Geçmesi Düşünülmeli midir?”, Baş-kanlık Sistemi içinde (Ankara: TBB Yayınları, 2005), s. 74-75.Teziç, Anayasa Hukuku, s.407.Yürütme organının iki başının aynı anda etkin olması durumunda bir çekişme ve sistemin tıkanma-sı gündeme gelmektedir. Kemal Gözler, bu tıkanmanın yaşanmaması için tarihsel olarak iki çözümgetirildiğini belirtir. Buna göre başlardan birinin yok edilmesiyle başkanlık sistemi; başlardan birini diğerine tabi kılmak suretiyle de parlamenter sistem meydana gelmiştir. Kemal Gözler, Cumhurbaş-kanı-Hükümet Çatışması Cumhurbaşkanı Kararnameleri İmzalamayı Reddedebilir mi? (Bursa: Ekin Kitabevi Yayınları, 2000), s.11-12.8242302990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532541910verilmesidir. Dolayısıyla bu iki ülke tek başlı yürütmeye sahip parlamenter sistem örneği olarak ortada durmaktadır.21Devlet başkanının siyasi sorumsuzluğu: Parlamenter sistemin ikinci özelliği olarak devlet başkanının siyasi sorumsuzluğu sayılmaktadır.22 Devlet başkanı, monarşik demokrasilerde kalıtım yoluyla başa gelirken, cumhuriyetlerde seçimle başa gelmektedir. Bu ayrımdan hareketle “parlamenter monarşi” veya “parlamenter cumhuriyetten” söz edilir.23 Devlet başkanlarının sorumsuzluğu, siyasi bir sorumsuzluk olduğu için devlet başkanlarının işlemlerine sorumlu başbakanla ilgili bakanın imza atması geleneği vardır.24 Devlet başkanının sadece siyasi sorumluluğu değil aynı zamanda cezai sorumluluğu da bulunmamaktadır. Bu kural parlamenter monarşilerde mutlak olarak uygulanırken parlamenter cumhuriyetlerde “vatana ihanet” gibi belli suçlar dışında geçerlidir.25 Devlet başkanının sorumsuzluğu onun siyasi anlamdaki yetkisizliği ile de ilişkilidir. Zira parlamenter sistemin olağan biçiminde, devlet başkanlarının yürütmedeki rolü oldukça düşük, hatta semboliktir.26 Nitekim parlamenter rejimin gerçek anlamda işleyebilmesi için cumhurbaşkanına tanınan yetkilerin sembolik devlet başkanlığı çerçevesini aşmaması gereklidir.27Bakanlar kurulunun sorumluluğu: Parlamenter sistemde yürütme yetkisi, parlamentoda bulunan bir çoğunluk partisi tarafından veya partiler grubu tarafından oluşturulan bakanlar kuruluna aittir.28 Bunun sebebi ise, bir parlamenter sistem ilkesi olarak, bakanların yaptığı işlem ve eylemlerden veya siyasi icraatlarından dolayı parlamentoya karşı sorumlu olmalarıdır.29 Sorumluluk ile kastedilen öncelikle siyasi sorumluluktur. Siyasi sorumluluk parlamentoların, beğenmedikleri hükümeti istifaya zorlama yetkisidir.30 Güven istemi ya da bir güvensizlik24130147955Lijphart, Patterns of Democracy, s. 126.Teziç, Anayasa Hukuku, s. 410.Maurice Duverger, Politikaya Giriş (İstanbul: Varlık Yayınevi, 1965), s. 96.Gözübüyük, Anayasa Hukuku, s. 31.Teziç, Anayasa Hukuku, s. 411.Yavuz Atar, “Sezer’in Yetkileri Parlamenter Sistemi Zorluyor”, Zaman Gazetesi, (06.09.2003), http://arsiv.zaman.com.tr/2003/09/06/yorumlar/yorum2.htm, Erişim: 03.09.2014.Mümtaz Soysal, 100 Soruda Anayasanın Anlamı (Ankara: Gerçek Yayınevi, 1997), s. 224.Sabri Sayarı, Parlamenter Demokrasilerde Koalisyon Hükümetleri (İstanbul: 1977), s. 14.Mustafa Erdoğan, Anayasa Hukuku (Ankara: Orion Yayınevi, 2007), s. 147.Maurice Duverger, Siyasal Rejimler (İstanbul: İletişim Yayınları, 1995), s. 59.47574203035305572125000Teori, Pratik ve Tartışmalar7-71945568580-71945565405önergesi sonucunda, parlamentonun destek vermediği bir hükümet düşer. Bunun yanında bakanların hukuka aykırı fiillerinden doğan ve mahkeme kararı ile saptanan hukuki ve cezai sorumlulukları da vardır.31 Hukuki sorumluluk, bakanların görevleriyle ilgili olarak devlete verdikleri zararın kendilerine tazminat yolu ile ödettirilmesidir. Cezai sorumluluk ise, bakanların görevleriyle ilgili suçlar hakkındadır. Böyle bir şüphe varsa parlamento bakan hakkında meclis soruşturması açılmasına karar verir. Soruşturma neticesinde, bakanın Yüce Divana sevki kararlaştırılabilir. Bakanların, görevleri dışındaki suçlarının takibi ise milletvekilleri gibi dokunulmazlıklarının meclis tarafından kaldırılmasına bağlıdır.32 Bakanlar kurulunun parlamentoya karşı sorumluluğunun, parlamenter sistemin asli özelliği olduğuna dair herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.Yürütmenin yasamayı fesih yetkisi: Fesih, öngörülmüş olağan seçim zamanı gelmeden parlamentonun varlığına son verilmesi ve yeni seçimlere gidilmesidir. Parlamenter sistemlerin çoğunda bulunan bu yol, hükümete yasama organı karşısında dengeyi sağlayıcı bir yetki olarak görülür.33 “Bir parlamenter rejimde yasama organının kabineyi düşürme yetkisinin mantıksal paraleli, yürütme organının da parlamentoyu feshederek yeni seçimlere gitme yetkisine sahip olmasıdır.”34 Böylelikle yürütmeyi güvensizlik oyuyla düşürmeyi düşünen parlamento yürütme organının sahip olduğu bu yetkiyi de dikkate alarak ihtiyatlı olma yoluna gidebilmektedir.35 Ancak Lijphart’ın belirttiği gibi, yürütme organının yasama organını feshetme yetkisi parlamenter sistemin zorunlu bir ilkesi sayılamaz. Zira bazı ülkelerde bu yetki bulunmakla birlikte, Almanya’da ve başka birçok ülkede parlamento ancak özel şartlar altında feshedilebilir. Norveç’te ise böyle bir fesih yetkisi yoktur.362. PARLAMENTER SİSTEMİN TÜRLERİParlamenter sistemin türleri ile daha çok tarihi bir kategori haline gelmiş ve günümüzde örneği kalmamış olan “ikici parlamenter sistem”; günümüzde hâkim olan modeli ifade eden “tekçi parlamenter sistem” ve060325Teziç, Anayasa Hukuku, s. 412.Özbudun, Türk Anayasa Hukuku, s. 297.Onar, “Türkiye’nin Başkanlık veya Yarı-Başkanlık Sistemine Geçmesi Düşünülmeli midir?” s. 75.Lijphart, Patterns of Democracy, s. 47.Teziç, Anayasa Hukuku, s. 420.Lijphart, Patterns of Democracy, s. 126.8242302990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532541910klasik parlamenter sistemin işleyişindeki tıkanıklıkları gidermek amacıyla oluşturulan “rasyonelleştirilmiş parlamenter sistem”den söz edilir. Bunların haricinde parlamenter hükümet sistemlerinin tanınmasında yardımcı olma değeri taşıyan ve Lijphart’ın yaptığı ayrıma dayanan iki türden söz edilebilir: “Çoğunlukçu (Westminster) parlamenter sistem” ve “oydaşmacı parlamenter sistem”.372.1. İkici (Düalist) Parlamenter Sistem-Tekçi (Monist) Parlamenter Sistemİkici parlamenter sistem ile yürütmenin iki başı olan devlet başkanı ile hükümet arasında bir güç dengesinin varlığına işaret edilir. Diğer bir deyişle, devlet başkanının aktif politikaya dâhil olması kastedilir. Bu dâhil olmanın somut biçimleri, devlet başkanının bir koşula bağlı olmadan yasama organını feshedebilmesi ve kabineyi azledebilmesidir. Böyle bir sistem ise ancak 1837 öncesi İngiltere hükümet sistemini veya Fransa’da 1830-1848 yılları arasındaki Orleanist dönemi38 ifade eder.39 Bunun çağdaş karşılığı anlamına gelecek olan günümüz Fransa hükümet sistemi ise artık parlamenter rejim değil “yarı-başkanlık sistemi” olarak ayrı bir kategori haline gelmiştir. Dolayısıyla “ikici parlamenter sistem” güncel bir sistem türü olmaktan uzaktır ve ancak tarihsel bir tanımlama değerine sahiptir.40Tekçi parlamenter sistemde devlet başkanı, günümüz klasik parlamenter sistemlerinde olduğu gibi, aktif politikanın dışındadır. Bu durum yürütmenin iki başlılığını tamamen ortadan kaldırmaz, ancak hükümet siyasi iradenin gerçek kaynağıdır ve devlet başkanının rolü bu yüzden çok azalmıştır. Böyle etkisizleşmiş bir devlet başkanının, başbakanı atamada pek fazla bir serbestliği bulunmamakta ve mecliste çoğunluğu elde etmiş partinin başkanını atamak durumunda kalmaktadır. Diğer taraftan başkanın parlamentoyu fesih yetkisi bulunsa da bu yetki bağlı bir yetkidir. Diğer bir deyişle, bu karar başbakanın istemiyle ve ortak imzalı24130190500Ekrem Ali Akartürk, Parlamenter Rejim Uygulamaları ve Parti Sistemleri (İstanbul: Yedipe Üniversi-tesi Yayınları, 2010), s. 90-98.Fransa’da 1829’da parlamenter sistemde kralın rolüne ilişkin iki karşıt tez ortaya atılmıştı: A. Thier’in tezine göre “Kral saltanat sürer ama yönetmez.”, F. Guizot’un tezine göre ise “Taht boş birkoltuk değildir.” Bu tezlerden birincisi tekçi, ikincisi de ikici parlamenter sisteme kaynaklık etmiştir. Gözler, Anayasa Hukukunun Genel Teorisi I, s. 603.Gözler, Anayasa Hukukunun Genel Teorisi I, s. 603.Teziç, Anayasa Hukuku, s.425.47574203035305572125000Teori, Pratik ve Tartışmalar9-71945568580-71945565405olarak alınabilir. Devlet başkanının takdir yetkisi bulunmamaktadır.41 Günümüzde bütün parlamenter sistemler tekçi nitelik taşımaktadırlar. Çünkü sorumsuz olan ve halk tarafından seçilmemiş olan devlet başkanının yetkili olması demokratik yönetimin mantığına uygun olmayacaktır.422.2. Rasyonelleştirilmiş Parlamenter SistemParlamenter sistem, İngiliz toplumunun sosyo-ekonomik gelişiminin yön verdiği siyasal süreçler boyunca ilerleyen bir evrimin ürünüdür. Bu sistemi bire bir kendi siyasi hayatlarına aktarmaya çalışan Kıta Avrupası ülkeleri, zaman zaman ağır hükümet bunalımlarıyla yüz yüze gelmişlerdir. Duverger’e göre, hoşgörü ve liberalizm geleneklerinden yeteri kadar payını alamamış öteki milletler, İngiliz siyasi kurumlarını sanıldığı kadar sorunsuz biçimde benimseyememişlerdir.43Klasik parlamenter sistemin uygulamasından kaynaklanan sorun alanlarını çözmek, hükümet krizlerini aşmak için bazı ülkeler bu sistemde “tadilat” yapma yoluna gitmişlerdir. Bu tadilat ile Teziç’in ifadesiyle “siyaset hukukileştirilmeye” çalışılmıştır. Bir yandan parlamento-hükümet ilişkilerinde gerekli görülen değişikliklere yer verilmiş, bir yandan da parlamentonun kendi iç çalışma düzeninde bir dizi kurallaştırmaya gidilmiştir.44 1949 Alman Anayasası, 1958 Fransız Anayasası, 1975 Yunan Anayasası, 1978 İspanyol Anayasası ve 1982 Türk Anayasası rasyonelleştirilmiş parlamentarizme ilişkin düzenlemeler içeren anayasa örnekleridir.45Parlamenter sistemin rasyonelleştirilmesi ile hükümetlere istikrar ve etkinlik kazandırılmaya çalışılmıştır. Gözler, bu nedenle rasyonelleştirme araçlarını iki grupta; hükümete istikrar kazandırmaya yönelik araçlar ve hükümete etkinlik kazandırmaya yönelik araçlar olarak toplamaktadır.Hükümete istikrar kazandırmaya yönelik araçlar şunlardır: i. Hükümetin güven oylamasız göreve başlaması, ii. Hükümetin kurulması için düşmesi gerekenden daha düşük bir çoğunluğun aranması, iii. Güvensizlik önergesi verme hakkının sınırlandırılması, iv. Güvensizlik0150495Teziç, Anayasa Hukuku, s.426.Gözler, Anayasa Hukukunun Genel Teorisi I, s. 605.Duverger, Siyasal Rejimler, s.66.Teziç, Anayasa Hukuku, s. 427.Kaboğlu, Anayasa Hukuku Dersleri, s. 130.55765704978408693152990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532541910oylamasından önce bir serinleme süresinin46 öngörülmesi, v. Güvensizlik oyunda üye tamsayısı ve salt çoğunluk ölçütlerinin kullanılması47, vi. Sadece güvensizlik oylarının sayılması48, vii. Kurucu güvensizlik oyu49 ve viii. Fesih tehdidi altında güvenoyu.50Hükümete etkinlik kazandırmaya yönelik araçlar ise şunlardır:i. Yasanın tek bir blok olarak oylanması51, ii. Giyotin52, iii. Zorunlu yasama hali53, iv. Hükümete özerk kararname çıkarma yetkisi verme ve vi. Hükümete yasa hükmünde kararname çıkarma yetkisi verme.5424130107315Serinleme süresi: Hükümetlerin düşmesine yol açabilecek önemli oylamalarda duygusal faktörlerin etkisini azaltmak için ve milletvekillerinin daha soğukkanlı düşünebilmeleri için, yapılacak oylama-ların, ilgili karardan bir-iki gün sonra yapılmasıdır. Özbudun, Türk Anayasa Hukuku, s. 314.Hükümeti düşürmeyi zorlaştırmanın bir yolu olarak, hükümetin düşmesi için, yasama organında yer alan üyelerin tümü dikkate alınarak bu sayının salt çoğunluğu aranır. Bülent Yücel, ParlamenterHükümet Sisteminin Rasyonelleştirilmesi ve Türkiye Örneği (Ankara: Adalet Yayınevi, 2009), s. 159.1958 Fransız ve 1982 Türk Anayasası’nda yer alan bu hükmün amacı hükümetlerin itibarını ko-rumaktır. Çünkü sadece güvensizlik oyları sayılınca çekimser oylar da güvenoyları yönünde varsa-yılmış olur. Böylece bazen güvenoylarının sayısı güvensizlikten az olsa bile bu ilan edilmemiş ve hükümetin itibarı korunmuş olur. Gözler, Anayasa Hukukunun Genel Teorisi I, s. 625.Parlamenter sistemin ana bunalımını oluşturan hükümetsizlik sorununu çözmek amacıyla oluşturu-lan etkin bir araçtır. Başta Almanya olmak üzere bazı Batı demokrasilerinin anayasalarında düzen-lenmiş olan bu usul ile hükümete karşı olan olumsuz yasama çoğunluğu, sadece hükümeti düşürmek iradesinde değil aynı zamanda yeni hükümetin kurulmasında da anlaşmaya mecbur edilmektedir. 1949 Alman Anayasası’nın 67., 1970 Belçika Anayasası’nın 96., 1978 İspanya Anayasası’nın 113. ve 1997 Polonya Anayasası’nın 158. maddeleri ile kurucu güvensizlik oyu düzenlenmiştir. Alman Anayasası’ndaki düzenlemeye göre Bundestag (Millet Meclisi) güven eksikliği savıyla devlet başka-nından, başbakanı görevden almasını isteyebilir. Ancak bunun gerçekleşebilmesi için aynı meclisinçoğunluğunun oyuyla yeni bir başbakan adayının önerilmesi gerekmektedir. Yeni başbakan adayının çoğunluk oyunu kazanması durumunda Başkan Bundestag’ın talebini yerine getirir. Yücel, Parla-menter Hükümet Sisteminin Rasyonelleştirilmesi, s. 160-161.1949 Alman Anayasası’nın 63 ve 68. maddeleriyle düzenlenen bu kural da etkili bir araç olarak iş görmektedir. Kurala göre, hükümetin kurulması aşamasında başbakan güvenoyu alamazsa Bundes-tag’ı seçime götürebilir. Görev sırasında ise Bundestag hükümetin güvenoyu istemini reddederse,başbakanın önerisiyle cumhurbaşkanı Bundestag’ı feshedebilir. Ancak burada Bundestag’ın yeni bir başbakan üzerinde anlaşması hali saklıdır. Yücel, Parlamenter Hükümet Sisteminin Rasyonelleştiril-mesi, s. 163.Yasaların kabul edilmesini hızlandırmak ve yasaların iç tutarlılığını sağlamak için uygulanan bu usule göre hükümet isterse, Meclis görüşülen yasa tasarısı metnini bir kerede oylar. Bu durumda herhangi bir değişiklik önerilmez, tasarı ya kabul edilir ya da reddedilir. Gözler, Anayasa Hukukunun Genel Teorisi I, s. 628.Giyotin usulünün amacı yasa yapımı sürecinde görüşmelerin bir yavaşlatma aracına dönüşmesini önlemek ve ilgili öneriler hakkında oylamalara geçilmesini sağlamaktır. Bu yöntemin İngiltere’de uy-gulanan şekline göre belli bir tasarının görüşülmesi için süre sınırlaması yapılmakta böylece gerek komisyon aşamasında gerekse genel kurul aşamasında bu süreyi aşmayacak bir görüşme hızı uygu-lanmaktadır. Fransa’da uygulanan şekline göre ise hükümet bir yasa tasarısını güvenoyu sorununa dönüştürebilir. Bu durumda acil olarak 24 saat içinde güven oylaması yapılır. Bu oylama yapılmazsa ya da yapılıp da hükümet düşürülemezse tasarı kabul edilmiş sayılmaktadır. Ozan Ergül, “AnayasaMahkemesi’nin TBMM İçtüzük Değişikliğini İptal Kararı Işığında Özel Yasama Yöntemine Bir Bakış”, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt 51, Sayı 4 (2002), s. 122-123.1949 Alman Anayasası’nda öngörülen bu uygulamaya göre Bundestag başbakana güvenoyu ver-memiş ama onun yerine yeni bir başbakan da seçememişse, başbakan cumhurbaşkanından par-lamentonun feshini isteyebileceği gibi, “zorunlu yasama hali” ilan etmesini de isteyebilir. Bundes-rat’ın (Senato) onayını gerektiren zorunlu yasama hali ilanı sonrasında, hükümetin yasa tasarıları,Bundestag, belli bir süre içinde görüşmezse veya reddederse dahi yasalaşmış sayılır. Bu olağanüstü yasama şekli en fazla altı ay sürebilir. Gözler, Anayasa Hukukunun Genel Teorisi I, s.626.Gözler, Anayasa Hukukunun Genel Teorisi I, s. 627-631.46945553035305572125000Teori, Pratik ve Tartışmalar11-71945553975-71945550800Parlamenter sistemin rasyonelleştirilmesi araçlarının demokratik ve pragmatik değeri konusunda farklı yaklaşımlar mevcuttur. Teziç’e göre bu rasyonelleştirme çabaları Kıta Avrupası’nda umulan fayda ve istikrarı sağlamak bir yana, durumu daha da kötüleştirmiştir. Zira hükümet istikrarını sağlayacak olan, parlamento ile hükümet ilişkilerini detaylı normlarla düzenlemek değil, parlamentoda disiplinli ve istikrarlı bir çoğunluğun bulunmasıdır. Bu fiziksel koşullar sağlanmış değilse, siyasi sorunların hukuki düzenlemelerle aşılmasını beklemek iyimser bir yaklaşım olacaktır.55 Gözler ise rasyonelleştirme araçlarının hem demokratik hem de pragmatik bakımdan yararlı olduğu görüşündedir. Gözlere göre parlamentarizmi rasyonelleştirmenin demokratik açıdan sorun edilecek bir yanı bulunmamaktadır. Zira hükümetin parlamentonun desteğine olan mecburiyeti devam etmekte ve gerekli çoğunluğa ulaşan parlamento hükümeti düşürebilmektedir. Diğer taraftan hükümetler dolaylı da olsa demokratik meşruiyet taşıdıkları için özerk düzenleme yetkisi taşıyabilmeleri yadırganmamalıdır. Demokrasilerin, yaşayabilmek için istikrar ve etkinliğe muhtaç olduğunu hatırlatan Gözler, bu nedenle rasyonelleştirilmiş parlamentarizmi yararlı bir uygulama olarak değerlendirmektedir.562.3. Çoğunlukçu (Westminster)57 Parlamenter Sistem - Oydaşmacı Parlamenter SistemLijphart, Robert, G. Dixon’dan ödünç aldığını söylediği çoğunlukçu-oydaşmacı ayrımını, aslında demokratik sistemlerin sınıflandırması için yapmaktadır.58 Ancak aynı sınıflandırmayı yaygın bir demokratik hükümet şekli olan parlamenter sistem için yapmak mümkündür.59 Zira söz konusu ayrım çizgisi, parlamenter sistemlere bir bütün olarak bakıldığında, dikkat çekici bir farklılığın ayırt edilmesini sağlamaktadır.Çoğunlukçu model seçimde kazanan çoğunluğun yönetmesini, azınlıkta kalanın ise muhalefette kalmasını öngörür. Bu uygulamanın yeterince0175895Teziç, Anayasa Hukuku, s. 425.Gözler, Anayasa Hukukunun Genel Teorisi I, s. 627-632.İngiliz Parlamentosu, Londra’daki Westminster sarayında toplandığı için İngiliz parlamenter sistemi için bu isim de kullanılmaktadır. Bu modelin İngiltere dışında ikinci ideal örneği ise Yeni Zelanda’dır. Lijphart, Patterns of Democracy, s. 9.Lijphart, Patterns of Democracy, s. 5.Akartürk, Parlamenter Rejim Uygulamaları, s. 90-103.55765704978408693152990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532541910demokratik olmadığı itirazına karşı, iki temel argüman mevcuttur. Birincisi yönetme hakkını kaybeden azınlık bir başka dönemde çoğunluk haline gelebilir. İkincisi etnik, kültürel, dini, ideolojik vb. bakımdan homojen ülkelerde kazanan çoğunluğun uygulayacağı politikalar kaybedenler için de sorun yaratmayacaktır. Ancak toplumsal yapısı daha heterojen olan ülkeler söz konusu olduğunda bu argümanlar yetersiz kalmaktadır. Bu ülkelerde çoğunlukçu modelin uygulanmasının ağır riskleri olduğu kabul edilmektedir. Bu nedenle bu ülkelerde dışlamadan çok içermeyi, çatışmadan çok uzlaşmayı sağlayacak ve yönetime daha çok kesimin katılımını sağlayacak bir modele ihtiyaç olduğu savunulur. Bu model “oydaşmacı” modeldir.60Çoğunlukçu ve oydaşmacı parlamenter modellerin özellikleri–ki bunlar tezat halindedir- aşağıdaki şekilde özetlenebilir.Çoğunlukçu modelde yürütme gücü tek partili hükümetlerde toplanır. Koalisyon hükümetlerine nadiren rastlanır. Oydaşmacı modelde yürütme gücü geniş koalisyon hükümetleri ile paylaşılır.61Çoğunlukçu modelde kabine parlamento karşısında üstündür. Parlamenter hükümet sisteminde teorik olarak parlamentonun hükümeti kontrol ettiği söylenir. Halbuki Westminster modelinde hükümet parlamentodaki disiplinli çoğunluğun liderlerindenoluştuğu için asıl güç hükümettedir.62 Oydaşmacı modelde ise yasama ve yürütme organları arasında bir güç dengesi bulunur. 63Çoğunlukçu modelde iki partili sistem hâkimdir. Sistemde başka partiler bulunmakla birlikte hükümet genellikle İngiltere’de Muhafazakâr Parti ve İşçi Partisi’nde olduğu gibi iki parti arasında eldeğiştirir.64 Oydaşmacı modelde çok partili sistem hâkimdir.65 İkiden fazla parti siyasi rekabette birbirine yakınsa ve iktidar dengesini etkileyebiliyorsa çok partililikten söz edilir.66Çoğunlukçu modelde “çoğunlukçu seçim sistemi” uygulanır. Bu sistem ise büyük partiler lehine sonuç verir ve iki partili sistemi teşvik eder. Oydaşmacı modelde seçim sistemi olarak “nispi temsil24130147320Lijphart, Patterns of Democracy, s. 33.Lijphart, Patterns of Democracy, s. 34.Akartürk, Parlamenter Rejim Uygulamaları, s. 96.Lijphart, Patterns of Democracy, s. 35.Akartürk, Parlamenter Rejim Uygulamaları, s. 91.Toplumsal etnik, dini, ideolojik bölünmüşlüğün olduğu toplumlarda çok partililik olağan bir sonuç-tur. Çok partililik iki seviyede bulunur: Beş partiye kadar ılımlı, beşten fazla ise aşırı çok partilikten söz edilir. Akartürk, Parlamenter Rejim Uygulamaları, s. 99.Münci Kapani, Politika Bilimine Giriş (Ankara: Bilgi Yayınevi, 2007), s. 201.46945553035305572125000Teori, Pratik ve Tartışmalar13-71945553975-71945550800sistemi” uygulanır. Bu sistem parlamentodaki sandalyelerin görece daha adil dağılımını sağlar.67Çoğunlukçu modelde çıkar grubu çoğulculuğu vardır. Çok sayıdaki çıkar grupları eşgüdümsüz ve rekabetçi bir şekilde hükümet üzerinde baskı oluşturmaya çalışırlar. Oydaşmacı modelde çıkar grupları arasında uzlaşma ve uyum görülür. 68Çoğunlukçu modelde üniter ve merkeziyetçi devlet sistemi bulunur.69 Oydaşmacı modelde ise devlet, federal ve ademi merkeziyetçidir.70Çoğunlukçu modelde yasama gücü tek meclisli parlamentodadır. İngiltere bu ilkeden biçimsel olarak sapmış olsa da İngiliz Parlamentosu denince Avam Kamarası’nın kastedilmesi bu gücün tek mecliste bulunduğunu hatırlatmaktadır. Buna karşılık oydaşmacı modelde parlamentonun simetrik güçlere sahip iki meclisi bulunur. 71Çoğunlukçu modelde anayasal esneklik söz konusudur. İngiltere örneğinde olduğu gibi bu modelde anayasal bir tek metin bulunmadığı gibi anayasa statüsündeki metinler basit bir yasa ile değiştirilebilir ya da kaldırılabilir. Oydaşmacı modelde ise katı anayasalar mevcuttur. Bu anayasaların değiştirilmesi daha zor koşul ve biçimlere bağlanmıştır. 72Çoğunlukçu sistemde anayasa yargısı bulunmaz. Yargı kurumlarının anayasal hukuk kurallarını öne sürerek yasaların anayasayauygunluğunu denetlemek gibi bir yetkileri yoktur.73 Oydaşmacı modelde anayasa yargısı yetkisine sahip anayasa mahkemeleri bulunur. Katı anayasaların varlığıyla ilişkili olan anayasa yargısı 20. yüzyıl ortalarında yaygınlık kazanmıştır.74PARLAMENTER SİSTEMİN AVANTAJ VE DEZAVANTAJLARIDemokratik ülkeler anayasal sistemlerini, yönetim biçimlerini oluştururken genellikle tecrübe edilmiş hükümet modellerinden birini (parlamenter, başkanlık, yarı-başkanlık) tercih etmek durumunda kalmaktadırlar. Bir tercihte bulunurken ülkelerin siyasal, sosyal, kültürel ve tarihsel koşulları önemli birer değişken olarak ortaya çıkar. Ancak053340Lijphart, Patterns of Democracy, s. 37.Lijphart, Patterns of Democracy, s. 3.İngiltere üniter ve merkeziyetçi bir yapıya sahiptir. Yerel yönetimler önemli işlevlere sahip olsalar da bunlar merkezi hükümetin oluşturduğu yönetimlerdir ve yetkileri federal devletler gibi güvence altında değildir.Lijphart, Patterns of Democracy, s. 3.Lijphart, Patterns of Democracy, s. 3.Kaboğlu, Anayasa Hukuku Dersleri, s. 16.Lijphart, Patterns of Democracy, s. 4.Özbudun, Türk Anayasa Hukuku, s. 381.55765704978408693152990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532541910tercihte göz önünde tutulan etkenler sadece bu reel koşullar değildir. Her bir hükümet sisteminin demokrasi kalitesi ve siyasi istikrar açısından nasıl bir karaktere sahip olduğu, bünyesinde ne gibi avantaj ve dezavantajlar taşıdığına dair teorik analizler de hükümet sistemlerini tercih etmede belli bir değer taşımaktadır. Zira yönetimin istikrarı ve etkinliği üzerinde hükümet sisteminin de anlamlı bir payı olduğu kabul edilmektedir.75Aşağıda parlamenter sisteme atfedilen avantaj ve dezavantajlar bir araya getirilmiştir. Karşıt iki sistem olmaları hasebiyle, parlamenter sistemin güçlü yanları aynı zamanda başkanlık sisteminin zayıf yanlarını oluştururken, zayıf yanları başkanlık sisteminin güçlü yanlarını oluşturmaktadır.3.1. Parlamenter Sistemin AvantajlarıYasama-yürütme arasında kilitlenme riski bulunmaz.76Parlamenter sistemde, hükümet parlamentonun güvenine bağlı olarak çalışır. Mevcut koalisyonun bozulması, çoğunluk partisinden istifalar gibi herhangi bir nedenle parlamento çoğunluğunun desteğinin kaybedilmesi durumunda hükümet düşürülür ve parlamentodaki yeni çoğunluğa uygun yeni bir hükümet kurulur. Bu da mümkün olmazsa fesih yoluyla yeni seçimlere gidilir.77 Dolayısıyla yasama ve yürütme organları arasında herhangi bir siyasi uyuşmazlık durumunda çıkmaza girmek gibi bir tehlike yoktur. Bu sistemde derin siyasi bunalımlara sürükleyecek bir siyasi kilitlenme yaşanmaz.78Esnek ve çözüm üretilebilir bir sistemdir.Linz, parlamenter sistemin başkanlıktan en önemli farkının, bu sistemde siyasi süreçlerin esneklik taşıması olduğunu savunmaktadır. Zira parlamenter sistemde, sayısız siyasi aktör, partiler, parti liderleri hatta alt düzey parlamenterler seçimlerin olmadığı herhangi bir zamanda ciddi değişiklikler yapma, yeni tercihlerde bulunma ve dahası başbakanı değiştirme imkânına sahiptir. Başbakanın değiştirilmesi bir sistem krizine yol açmadan yapılabilir.79 Bu bağlamda hükümet istikrarsızlığı2413012700Onar, “Türkiye’nin Başkanlık veya Yarı-Başkanlık Sistemine Geçmesi Düşünülmeli midir?” s. 81.Gözler, Anayasa Hukukunun Genel Teorisi I, s. 612.Özbudun, “Hükümet Sistemi Tartışmaları”, Yeni Türkiye Dergisi, Sayı 51 (Mart-Nisan 2013), s. 205-214.Fred W. Riggs, “Presidentialism versus Parliamentarism: Implications for Representativeness and Legitimacy”, International Political Science Review, Cilt 18, Sayı 3 (Temmuz 1997), s. 257.Linz, “The Perils of Presidentialism”, s. 55.46945553035305572125000Teori, Pratik ve Tartışmalar15-71945553975-71945550800olarak görülen dalgalanmalar, daha derin sistem krizlerinin önlenmesini sağlayan araçlardır.80Demokratik ömrü daha uzun olan bir sistemdir.Fred W. Riggs, parlamenter sisteme sahip hükümetlerin, bu sistemin sahip olduğu siyasi süreçlerin esnekliği, yasama yürütme çatışmasının yaşanmaması gibi yapısal özellikler nedeniyle, daha uzun yaşayabildiklerini savunmaktadır.81İktidarın paylaşımını artırarak kutuplaşmayı azaltır, uzlaşmayı kolaylaştırır.Parlamenter sistemde oluşan koalisyon hükümetleri iktidarın birden fazla parti arasında paylaşılmasını sağlar. Hükümetin düşürülebilme olasılığı, iktidarı küçük partilerin de talep ve çıkarlarını dikkate almaya zorlar. Küçük partilerin de iktidara gelme ve böylece siyasi sistemde pay sahibi olma şansı bulunur ve bu durum onların demokratik katılımını güçlendirir.82 Hükümet başkanının konumu açısından, başbakanlar özellikle koalisyon hükümetlerinde diğer kabine üyelerine karşı daha yakın bir seviyede konumlanır. Böylece kabine üyeleri politika üretiminde daha özerk davranma şansına sahip olabilirler.83Halkın katılımını ve demokratik temsili güçlendirir.Parlamenter sistemlerde seçim sistemi olarak daha çok nispi temsil sistemi tercih edilmektedir. Bu seçim sistemi ise siyasi parti çeşitliliğini ve daha demokratik temsili sağlamaktadır. Bu koşullar ise toplumsal talep ve ihtiyaçların daha etkin bir şekilde parlamentoya, oradan da hükümete aktarılmasını kolaylaştırır. Böylece vatandaşların yönetim nezdindeki temsili güçlenmiş olur.84Devlet başkanlarının uzlaştırıcı etkisi vardır.Bir kral/kraliçe veya cumhurbaşkanı tarafından temsil edilen devlet başkanlığı makamı, partiler üstü tarafsız kimliğiyle hem şiddetlenen siyasi çekişmelerde arabulucu rolü üstlenir hem de iktidarın gücünü frenleyici bir rol oynar. İktidar ile muhalefet arasındaki krizlerde devlet başkanının tarafsızlığı bir dengeye ve uzlaşıya varılmasına yardımcı olur.85032385Linz, “The Perils of Presidentialism”, s. 64.Riggs, “Presidentialism versus Parliamentarism”, s. 257.Riggs, “Presidentialism versus Parliamentarism”, s. 264.Linz, “The Perils of Presidentialism”, s. 56.Riggs, “Presidentialism versus Parliamentarism”, s. 275.Linz, “The Perils of Presidentialism”, s. 6255765704978408693152990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-695325419103.2. Parlamenter Sistemin DezavantajlarıHükümet istikrarsızlıklarına neden olur.Çok sayıda siyasi partinin parlamentoda yer alabildiği parlamenter sistemlerde hükümet krizlerinin yaşanması olasılığı daha yüksektir.86 Hükümetin görevde kalabilmesi için ihtiyaç duyduğu parlamento desteğinin garantisi olmadığından, hükümetler potansiyel olarak sürekli risk altındadır.87 Türkiye’de birçok koalisyon hükümetinin kurulmuş olması ve hükümet istikrarsızlıklarının sıklıkla yaşanması sistemin bu özelliğiyle ilişkilendirilmektedir.88 Türkiye’de 1961-1981 arasındaki 19 yılda toplam 21 hükümet kurulmuştur. İtalya’da 1948-1992 arasındaki 44 yılda, 50 hükümet değişikliği yaşanmıştır. Daha istikrarlı sayılan Hollanda, İsveç ve Norveç gibi ülkelerde bile hükümetlerin ortalama ömrü 22 ay olabilmiştir.89Güçsüz ve verimsiz hükümetler kurulur.Parlamenter sistemde hükümetin zayıf kalmasının nedenleri, hükümetin her zaman parlamento çoğunluğunun desteğine muhtaç olması, devlet başkanının hükümetle siyasi rekabete girişme ihtimali, hükümet kararlarının kolektif nitelik taşıması ve koalisyon hükümetlerinin kurulmasıdır. Bunlardan sonuncu madde, parlamenter sistemin en zayıf noktası olarak gündeme gelmektedir.90 Bunun birinci nedeni, koalisyon hükümetleri, ayrı siyasi programlara sahip oldukları halde ortaklık kurmuş partilerden müteşekkildir ki bu hükümetler, farklılığın getirdiği uyumsuzlukla maluldür. İkincisi, bu farklılığa rağmen üretilecek politikalarda uzlaşı arayışının getirdiği uzun siyasi pazarlıklar, koalisyon hükümetlerinin çalışmasını yavaşlatır. Son olarak ortak politika ve icraat üretme çabasının yarattığı bölünmeden kaçınmaya çalışan fakat aynı zamanda hayatını sürdürmek isteyen bu hükümetler hareketsiz kalmayı tercih ederler ve böylece yönetme yeteneklerini yitirirler.91Demokratik niteliği zayıftır.Halkın hükümeti doğrudan belirlemiyor olması, koalisyon hükümetlerinde yaşanacak başarısızlıklarda hesap sorulacak partinin24130101600Riggs, “Presidentialism versus Parliamentarism”, s. 258.Gözler, Anayasa Hukukunun Genel Teorisi I, s. 613.Burhan Kuzu, Her Yönü ile Başkanlık Sistemi (İstanbul: Babıali Yayınları, 2012), s. 92.Cüneyt Yüksel, “Türkiye’nin Gelecek Siyasi Sistem Tercihi, Rasyonelleştirilmiş Parlamentarizm, Ya-rı-Başkanlık ve Başkanlık Sistemleri,” Yasama Dergisi, Sayı 25 (Eylül – Ekim – Kasım – Aralık / 2013), s. 44.Gözler, Anayasa Hukukunun Genel Teorisi I, s. 617.Gözler, Anayasa Hukukunun Genel Teorisi I, s. 613-61846945553035305572125000Teori, Pratik ve Tartışmalar17-71945553975-71945550800teşhisinin zor olması ve seçim esnasında seçmenin hükümete ilişkin tercihlerinden emin olamaması, parlamenter sistemin demokratik niteliğini zayıflatan kusurlar olarak sayılmaktadır.924. TARİHİ VE SİYASİ ARKA PLANParlamenter sistem İngiltere’de doğmuş ve gelişmiştir. Bu ülke, parlamentoculuk hareketlerinin anavatanı olduğu gibi parlamenter hükümet sisteminin ortaya çıkması ve ana karakterinin oluşması için de uygun bir zemin olmuştur. Sistemin asli kurumları İngiliz Monarşisinin geçirdiği evrimle paralellik gösterdiğinden parlamenter sistemin tarihi İngiltere tarihi ile özdeşleşmiştir.93İngiltere’de parlamenter sistemin gelişimi uzun, plansız ve evrimsel bir şekilde gerçekleşmiştir.94 Bu sistemin doğuşu ve gelişimi, mutlak gücünü kaybetmekte olan monarşi ile gittikçe güçlenen seçkinler arasındakigerilim ve uzlaşı çabalarıyla yakından ilişkilidir.95 Bu bağlamda 1215’in Büyük Şart’ı (Magna Carta); 1628’in Haklar Bildirisi (Petition of Rights) ve 1689’un Haklar Yasası (Bill of Rights) hem monarşinin gerilemesininhem de parlamentonun gelişiminin önemli kilometre taşlarını ifade eder.96 Özellikle 1688 Devrimini izleyen 1689 Haklar Yasası’yla atılan son adımda, toplanma serbestliği, üyelerin seçimi ve vergi konularında parlamento lehine benimsenen yasayla parlamentonun monark karşısındaki üstünlüğü açık biçimde ortaya çıkmıştır.97Parlamentonun egemen konuma geçmesinin, normalde yürütmeyi temsil eden monarkın da sorumluluğunu gündeme getirmesi gerekirdi. Ancak tarihsel “Kral yanlış yapmaz” ilkesinden dolayı kralın sorumlu tutulması mümkün görünmediğinden, çözüm kralın yetkisinin alınması olmuştur. Aynı dönemde cereyan eden tesadüfi olayların da katkısıyla,980140970Kuzu, Her Yönü İle Başkanlık Sistemi, s. 91.Yücel, Parlamenter Hükümet Sisteminin Rasyonelleştirilmesi, s. 53.Michael Rush, The Role of the Member of Parliament Since 1868 (New York: Oxford University Press,95962001), s. 4.Mehmet Merdan Hekimoğlu, Anayasa Hukukunda Karşılaştırmalı Demokratik Hükümet Sistemleri ve Türkiye (Ankara: Detay Yayıncılık, 2009), s.112.Esat Çam, Devlet Sistemleri (Ankara: Der Yayınları,1993), s. 22.Sonay Bayramoğlu, “Parlamentonun Krizi” (Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Ankara Üniversitesi, 1998), s. 33.Bu gelişmelerden birisini Eroğul şöyle anlatmaktadır: “1714 yılında boşalan tahta geçecek herhangi bir yasal kalıtçı bulunmamasından yararlanan parlamento, İngiltere işlerine yabancı Alman haneda-nına (Hanover Hanedanı) tahtı teslim etmeyi uygun buldu. Böylece kral olan I. George ile onu izleyen II. George, Almancadan başka dil bilmiyorlardı. Dolayısıyla kralın bakanlar kurulu görüşmelerini iz-lemesine olanak yoktu. Sonuçta, yürütmenin bölünmesi süreci tamamlanmış oldu: Kral bir yanda,bakanlar öteki yanda kaldılar.” Cem Eroğul, Anatüzeye Giriş (Ankara: İmaj Yayınları, 1993), s. 39.55765704978408693152990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532541910yürütme yetkisi kral adına hareket eden ve parlamentoya karşı sorumlu olan bakanların eline geçmiştir. Ancak bakanlar, bu dönemde parlamentoya karşı hem siyasi hem de cezai sorumluluk taşıyorlardı. Bakanlar, idamla da sonuçlanabilecek bu riskten kaçınmak için haklarında suçlama eğilimini fark edince istifa etmeye başlamışlardır. Bu süreç, cezai sorumluluktan tamamen siyasi sorumluluğa geçme ve böylece parlamenter rejimin bir ilkesinin ortaya çıkması ile sonuçlanmıştır.99Parlamenter sistemin ana hatlarının oluşumu, 18. yüzyıldan itibaren belirginleşen kabine ile doğrudan ilgilidir. Bu dönemde kral, parlamentoyla ilişkilerinde yararlandığı kişileri parlamento üyeleri arasından seçmiş, kral ile bu bakanlar “kabine” adı verilen bir odada toplanmaya başlamışlardır. Zamanla kabine içindeki bakanlardan biri sivrilmiş ve bu sivrilme, başbakanlık kurumunun oluşumuna doğru evrilmiştir.100 18. yüzyılda oluşan kabine, gittikçe kendi aralarında iyi anlaşan insanlardan oluşan türdeş bir gruba dönüşmüştür. Siyasi görüş itibariyle var olan bu homojenliğin sonucunda, birine olan güvensizlik, hepsine yönelmiş gibi algılanmıştır. Böylelikle İngiliz parlamenter sisteminin asli bir ilkesi olarak 19. yüzyıl sonunda “kabinenin toplu siyasal sorumluluğu” anayasal bir kurala dönüşmüştür.101Parlamentonun temsil gücüne erişmesi ve demokratikleşmesi ise 19. yüzyıl boyunca oy hakkının gelişimi ve siyasi partilerin ortaya çıkmasıyla mümkün olmuştur. Bu gelişmelerle birlikte İngiliz (Westminster) parlamenter sistemini oluşturan temel kurumlar tamamlanmıştır. Bu kurumlardan ilki İngiliz Parlamentosu’dur. İkincisi devlet başkanlığıdır ki bu kurum ulusal birliği temsil eden ancak siyasi yetki ve sorumluluğu olmayan Kraliçe’den ibarettir. Üçüncü kurum ise Başbakanın başkanlığında çalışan ve ülkeye hükümet eden kabinedir.102 Bu özellikleriyle 20. yüzyılda parlamenter sistem, tüm kurumlarıyla yerleşmiş ve birçok ülkede İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra uygulanmaya başlanmıştır.103Fransa’da mutlak monarşinin sınırlandırılması girişimleri, İngiltere’den farklı olarak, ancak 18’inci yüzyılda gündeme gelmiştir.17892413089535Eroğul, Anatüzeye Giriş, s. 37-38.Gözübüyük, Anayasa Hukuku, s. 34.Eroğul, Anatüzeye Giriş, s. 38.Akartürk, Parlamenter Rejim Uygulamaları, s. 17.Klaus Von Beyme, Parliamentary Democracy, Democratization, Destabilization, Reconsolidation, 1789-1999 (Macmillan Press, 2000), s. 2.46945553035305572125000Teori, Pratik ve Tartışmalar19-71945553975-71945550800Devrimi, Fransa’nın siyasi tarihinin yanı sıra parlamenter sistemi açısından da dönüm noktası olmuştur. Devrimle birlikte mutlak iktidarını kaybeden kralın yetkileri anayasayla sınırlanmış ve meclisle paylaşılmaya başlanmıştır. 1814 Fermanı ile parlamenter sistemin ilkeleri hayata geçirilmeye başlanmıştır. Söz konusu fermanla kral sorumsuz kabul edilmiş ve kendisine meclisi fesih yetkisi verilmiştir. Parlamentoya ise bakanları suçlama ve yargılama yetkisi verilmiştir. Parlamenter sistem yönündeki bu evrilmeler 1830 ihtilaliyle devam etmiş, 1875’te Üçüncü Cumhuriyetle klasik parlamenter yapı tamamlanmıştır.104 Ancak klasik parlamenter sistemin benimsendiği ve Birinci Dünya Savaşı’na kadar süren bu 70 yıllık dönem boyunca yoğun hükümet istikrarsızlıkları yaşanmıştır.105 Savaş sonrasında 12 yıl süren Dördüncü Cumhuriyet döneminde de parlamenter sistemle devam edilmiş ve hükümet istikrarsızlığı sorunları yaşanmaya devam etmiştir. Siyasi istikrarı sağlama amacının ön plana çıktığı ve 1958 Anayasası ile başlayan Beşinci Cumhuriyet’in ilk yıllarında parlamenter sistem terkedilmiş, yerine yarı-başkanlık sistemi getirilmiştir.106Almanya, parlamenter sistemin önemli bir temsilcisi sayılmakla beraber, bu ülkenin ulusal birliğini sağlaması ancak 1871’de mümkün olmuş ve parlamenter sistem yönündeki evrimi de bu dönemde başlamıştır.107 Ülkede ulusal birlik sağlandıktan sonra federasyonun eyaletlerinden gelen temsilciler Bundesrat’ta (Senato) toplanmıştır. Ancak üyeleri genel oyla seçilen parlamentonun yürütme üzerinde bir etkisi yoktu. Anayasal monarşiye dayalı olan yürütme, Kaiser (imparator) ve onun atadığı Şansölye’den (başbakan) oluşmuş ve siyasi sorumluluk taşımamıştır. Gelişmiş burjuva sınıfından çok feodal toprak sahiplerinin toplumsal etkinliği nedeniyle parlamenter sistemin oluşumu gecikmiştir.108 1919 Weimar Anayasası ile yarı-başkanlık benzeri bir hükümet sistemi oluşturan Almanya, İkinci Dünya Savaşı’nın ardından 1949 Bonn Anayasası ile parlamenter sistemi uygulamaya başlamıştır.095885Yücel, Parlamenter Hükümet Sisteminin Rasyonelleştirilmesi, s. 56-57.70 yılda 109 farklı hükümet görev yapmıştır. “Histoire des forces politiques en France”, France Poli-tique İnternet Sitesi, http://www.france-politique.fr/science-politique.htm, Erişim: 25.03.2015.Hüdai Şencan, “Çatışmacı Parlamentarizmden Melez Bir Çözüme: Fransa’da Yarı Başkanlık Sistemi”, Karşılaştırmalı Hükümet Sistemleri Yarı-Başkanlık Sistemi Fransa, Polonya ve Rusya Örnekleri içinde, Havvana Yapıcı Kaya ed. (Ankara: TBMM Araştırma Merkezi Yayınları, 2014), s. 34-41.Haluk Alkan, Karşılaştırmalı Siyaset Başkanlık ve Parlamenter Sistemler Işığında Yarı Başkanlık Mo-delleri (İstanbul: Açılım Kitap, 2013), s. 101.Akartürk, Parlamenter Rejim Uygulamaları, s. 27.55765704978408693152990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532541910Buna göre yürütme, sembolik yetkilere sahip ve siyasi sorumluluğu olmayan cumhurbaşkanı ile parlamentoya karşı siyasi sorumluluğu bulunan federal hükümetten oluşmuştur. 109Parlamenter sistemin tarihsel gelişiminde, kuvvetler ayrılığı teorisinin de önemli bir rolü olmuştur. İlk nüveleri Aristoteles’e kadar giden110 bu teori, 17. ve 18. yüzyıllarda John Locke ve Montesquieu tarafından demokrasi, insan hakları ve hukuk devletinin temel güvencelerinden biri olarak sistemleştirilmiştir. 111 Kuvvetler ayrılığı ilkesi, parlamentarizmle aynı doğrultuda, o dönemlerde hüküm süren mutlak monarşiye karşı bir tez olarak geliştirilmiştir. Bu tez, devletin yasama, yürütme ve yargı olmak üzere üç temel fonksiyonu yerine getirdiğini; bu fonksiyonların tek elde toplanmasının diktatörlüğe yol açacağını; bu yüzden her bir fonksiyonun ayrı organlar tarafından yerine getirilmesini öngörmüştür.112 Özellikle yasama ve yürütmenin ayrışması ve bir güçler dengesi oluşturması yönündeki vurgusuyla, bu tez, parlamenter sistemde parlamentonun güçlenmesine katkıda bulunmuştur.Parlamenter sistemin ilk dönemlerinde yürütme kral ile kral tarafından seçilen ve ona bağlı olarak çalışan kabineden oluşmuştur. Parlamento ise yasama kuvveti olarak bakanları denetleme işlevini yerine getirmiştir.113 Böylece kuvvetler ayrılığında ifadesini bulan ve birbirini dengeleyen iki farklı kuvvet meydana gelmiştir. Ancak daha sonraki gelişmelere bağlı olarak yasama organının kral karşısındaki konumu güçlendikçe parlamento üyelerinden seçilen kabine artık krala karşı değil parlamentoya karşı sorumlu hale gelmiştir.114 Siyasi partilerin henüz belirginleşmediği bu dönemde parlamento ile hükümet gerçekten iki ayrı kuvvet gibi çalışmış, başka bir deyişle parlamenter sistemde kuvvetler ayrılığı gerçek anlamda hayat bulmuştur.24130418465Akartürk, Parlamenter Rejim Uygulamaları, s. 31.Şeref Gözübüyük, Anayasa Hukuku, s. 78.Atilla Yayla, “Parlamentonun Üstünlüğü: Nereye Kadar?” Demokrasiyi Koruma Kılavuzu içinde (An-kara: Liberte Yayınları, 2001), s. 22.Montesquieu, Kanunların Ruhu Üzerine, Cilt: I (Ankara: Milli Eğitim Basımevi,1963), s. 294.Alkan, Karşılaştırmalı Siyaset, s. 77.Bahri Savcı, “Parlamenter Rejimli Hükümetin Unsurları”, Ankara Üniversitesi SBF Dergisi, Cilt IV, Sayı 1 (1949), s. 26.46945553035305572125000Teori, Pratik ve Tartışmalar21-71945553975-71945550800Ne var ki 19. yüzyılda doğup gelişen ve 20. yüzyılda siyasi hayatın merkezine yerleşen siyasi partiler, parlamenter sistemde kuvvetler ayrılığını büyük ölçüde ortadan kaldırmıştır.115 Zira siyasi partiler, yasama ve yürütme organlarını bir form olarak kullanmış, parlamentoda hâkim olan partiler, lider kadrosunu hükümete taşımışlardır. En güçlü partinin hem hükümeti hem de parlamentoyu kontrol ettiği bir hükümet sistemi olarak parlamenter sistemde böylece yasama ve yürütme organları arasında bir rekabetten söz etmek zorlaşmıştır. Yasama ile yürütme organları arasında kaybolmaya yüz tutan rekabetin yerini ise siyasi partiler arasındaki rekabet almıştır.116 Diğer bir deyişle eskiden hükümet icracı, meclis denetleyici iken şimdi iktidar partisi icracı, muhalefet partisi denetleyici konuma yerleşmiştir. Dolayısıyla parlamenter sistemde, reel işleyişi itibariyle, bir kuvvetler ayrılığı kalmamıştır. Çok istisnai durumlar dışında, parlamenter sistemde yasama ve yürütme organlarına aynı çoğunluk hâkim hale gelmiştir.117 Bu noktada Teziç’e göre, kuvvetler ayrılığı kavramı bir içerik dönüşümüne uğramıştır. Buna göre kuvvetler ayrılığı, parlamenter sistemde, artık yasama ile yürütme kuvvetlerinin bağımsızlığı anlamını yitirmiş, yargının bu iki kuvvetten bağımsız olması anlamında bir içerik kazanmıştır. Dolayısıyla bu yeni içeriğiyle kuvvetler ayrılığı, hak ve özgürlüklerin güvencesi olmaya devam etmektedir. 1185. DÜNYADA PARLAMENTER SİSTEMParlamenter sistem, İngiltere’de belli tarihsel koşullarda doğup 17. yüzyılda biçimlenmeye başlarken, 19. yüzyılın başında Fransa’da veyüzyıl boyunca Avrupa monarşilerinde uygulanmaya başlamıştır.1 1 9yüzyılda otoriter ve totaliter düzenler karşısında yükselen demokratik düzenlerle birlikte parlamenter sistem yaygınlaşmaya başlamıştır. Bu sürece paralel olarak İngiliz Uluslar Topluluğu’nda (Commonwealth/ Kanada, Hindistan, Avustralya, Yeni Zelanda) ve Kuzey Avrupa monarşilerinde parlamenter sistem benimsenmiştir. Keza, İkinci Dünya0111125Philip Norton, “The Individual Member in the British House of Commons: Facing both Ways and Marching Forward”, The Uneasy Relationships Between Parliamentary Members and Leaders içinde, Lawrence D. Longley, Reuven Y. Hazan ed. (London: Frank Cass Co. Ltd., 2000), s. 54.Burhan Kuzu, Türkiye İçin Başkanlık Sistemi (İstanbul: Fakülteler Matbaası,1997), s. 53-54.Mustafa Erdoğan, “Başkanlık Sistemi ve Halk Korkusu”, Hür Fikirler İnternet Sitesi (24.04.2010), http://www.hurfikirler.com/yazi1330/baskanlik-sistemi-ve-halk-korkusu.php, Erişim: 25.03.2015.Teziç, Anayasa Hukuku, s. 399.Kaboğlu, Anayasa Hukuku Dersleri, s. 125.55765704978408693152990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532541910Savaşı’nda yenilen Japonya, İtalya, Batı Almanya ile otoriter düzenden daha geç kurtulan İspanya da bu hükümet sistemini tercih etmişlerdir.120Doğu Blokunun çöküşünü izleyen ve üçüncü demokrasi dalgası olarak da adlandırılan süreçte, demokrasiye geçen ülkelerin anayasal düzenlemelerinde önemli bir mesele hükümet sistemi tercihi olmuştur.121 Bu ülkelerden, Çek Cumhuriyeti, Estonya, Macaristan ve Letonya parlamenter sistemi tercih etmiştir.122241304572000Kaboğlu, Anayasa Hukuku Dersleri, s. 125.Carey, Presidential versus Parliamentary Government, s. 91.Litvanya, Polonya, Romanya, Rusya ve Ukrayna ile Carey’in parlamenter sistem içinde saydığı Bul-garistan ve Slovakya yarı-başkanlık sistemini benimserken, Belarus başkanlık sistemini tercih et-miştir. Carey, Presidential versus Parliamentary Government, s. 93.46945553035305572125000Teori, Pratik ve Tartışmalar23-71945553975-71945550800Günümüzde parlamenter sistemle yönetilen ülkeler şunlardır:123ÜLKECumhuriyet (C)/Monarşi (M)Almanya(C)Arnavutluk(C)Avustralya(M)Bahamalar(M)Almanya(C)Bangladeş(C)Barbados(M)Belçika(M)Belize(M)Bhutan(M)Çek Cumhuriyeti(C)Danimarka(M)Dominik Cumhuriyeti(C)Estonya(C)Fas(M)Hindistan(C)Hollanda(M)İngiltere(M)İspanya(M)İsrail(C)0251460ÜLKECumhuriyet (C)/Monarşi (M)İsveç(M)İtalya(C)Jamaika(M)Japonya(M)Kanada(M)Kuveyt(M)Letonya(C)Lübnan(C)Lüksemburg(M)Macaristan(C)Malezya(M)Malta(C)Moldova(C)Norveç(M)Pakistan(C)Papua Yeni Gine(M)Trinidad Tobago(M)Yeni Zelanda(M)Yunanistan(C)Robert Elgie, “List of presidential, parliamentary and other countries”, http://www.semipresidentia lism.com/?p=195, Erişim: 15.03.2015. Elgie, bu ülkelerin belirlerken iki temel kriter kullanmak-tadır: Bunlardan birincisi, devlet başkanının seçilme yöntemi, ikincisi kabinenin yasama organına karşı sorumlu olup olmadığıdır. Ancak bunların yanı sıra ülkelerin hükümet sistemleri, onların mev-cut anayasaları göz önünde tutularak incelenmiştir. Bu çalışmada Elgie’nin parlamenter sistemle yönetilen ülkeler listesine aldığı ülkelerden nüfusu 250 binden az olan ülkeler (Andorra, Barbados, Belize, Bhutan, Dominik Cumhuriyeti, Grenada, Lesotho, Liechtenstein, Mauritius, Monako, Samoa adaları, San Marino, Solomon Adaları, Swaziland, Tuvalu ve Vanuatu) ile Freedom House İnternet Si-tesinde “özgür olmayan” kategorisinde bulunan ülkeler (Bahreyn, Kamboçya, Etiyopya, Irak, Ürdün, Tayland) tabloya alınmamıştır.Carey, Avusturya, Bulgaristan, İrlanda, İzlanda, Singapur ve Slovakya’yı da parlamenter sistem içinde kabul etmektedir. Carey, Presidential versus Parliamentary Government, s. 93. Cheibub ise Finlandiya, İrlanda ve Slovakya’yı, parlamenter sistem içinde görmektedir. Cheibub, Presidentialism Parliamentarism and Democracy, s. 44-45.Robert Elgie’nin oluşturduğu sınıflandırmada Türkiye parlamenter sistem içinde değil yarı başkan-lık sistemi içinde görülmektedir.55765704978408693152990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532541910Robert Elgie, parlamenter sistem içinde görmekle birlikte bu sistemin tipik özelliklerini tam olarak göstermeyen bazı ülke örneklerini ve bu örneklerin farklılıklarını şöyle belirlemektedir: 124 İsviçre ve Surinam, devlet başkanının parlamento tarafından seçildiği, fakat başbakanın bulunmadığı ve kabinenin parlamentoya karşı sorumlu olmadığı ülkelerdir.125 Güney Afrika ile Botsvana ise devlet başkanının parlamento tarafından seçildiği, başbakanın bulunmadığı fakat devlet başkanı ve kabinenin parlamentoya karşı sorumlu olduğu ülkelerdir.1266. SONUÇParlamenter hükümet sisteminin ana ilkesi, parlamentodan çıkan bir hükümetin parlamentonun desteğiyle çalışabilmesidir. Bu ilkenin dışında parlamenter sisteme atfedilen özellikler, parlamenter hükümetlerin pek çoğunda görülen, ancak sistemin “parlamenter” olarak nitelendirilmesi için şart olmayan özelliklerdir: Hükümetin kolektif olması, aynı kişilerin yürütme ve yasama organında görev yapması, yürütmenin yasamayı fesih yetkisinin bulunması, yürütme organının çift başlı olması ve devlet başkanının siyaseten sorumsuz olması bu özelliklerdendir.Parlamenter sistemin, uygulamalardan oluşan varyasyonlarına göre farklı türlerinden söz edilmektedir. Bunlardan tarihsel bir kategoriye dönüşmüş ikici parlamenter sistem, devlet başkanının siyasete etkin katılımını anlatır. Tekçi parlamenter sistem, günümüz tipik parlamentarizminde görüldüğü üzere kabinenin yürütmenin gerçek sahibi olmasını ifade etmektedir. Rasyonelleştirilmiş parlamenter sistem, Westminster sistemini demokrasi ve yönetim istikrarı bağlamında uygulamakta zorlanan diğer demokratik ülkelerin geliştirdiği bir uygulamayı tarif eder. Bu uygulama siyasetin işleyişinin hukuk kurallarıyla ıslah edilmesi mahiyetindedir. Lijphart’ın yaptığı ayrıma dayanan “çoğunlukçu” ve “oydaşmacı” parlamenter sistemler ise parlamenter sistemin İngiliz modeli ile diğer rasyonelleştirilmiş modeller arasındaki farkına işaret eder. Buna göre çoğunlukçu model;24130194945Elgie, “List of presidential, parliamentary and other countries”.Elgie’nin bu grupta saydığı Eritre, Freedom House’da özgür olmayan kategorisinde olduğundan, Mikronezya ise 250 binden az nüfusa sahip olduğundan dikkate alınmamıştır.Elgie’nin bu grupta saydığı Küba Freedom House’da özgür olmayan kategorisinde olduğundan, Mas-hall Adaları, Kiribati ve Nauru ise 250 binden az nüfusa sahip olduğundan dikkate alınmamıştır.46945553035305572125000Teori, Pratik ve Tartışmalar25-72326553975-72326550800çoğunlukçu temsil sistemine dayanıp iki partinin egemen olduğu, tek partinin hükümet ettiği ve kabinenin yasama organı karşısında üstün olduğu modeli ifade ederken, oydaşmacı model nispi temsil sistemini, çok partililiği, koalisyonlu hükümetleri ve yasama-yürütme dengesini öne çıkaran modele işaret eder.Parlamenter sistemin bünyesel olarak taşıdığı kabul edilen birtakım avantaj ve dezavantajları bulunmaktadır. Yasama yürütme organları arasında bir tıkanma riski bulunmaması, çözüm üretilebilir bir siyasi esneklik taşıması, demokratik ömrünün daha uzun olması, nispi temsil sayesinde parti çeşitliliğini sağlayarak demokrasiyi güçlendirmesi ve devlet başkanlarının uzlaştırma fonksiyonuna sahip olması, sistemin üstünlükleri olarak kabul edilir. Buna karşılık istikrarsız hükümetlerin kurulması, hükümetlerin zayıf ve verimsiz olması ve vatandaşın hükümetle doğrudan hesaplaşmasına imkân vermeyen seçim şekli parlamenter sistemin kusurları olarak sayılmaktadır.Parlamenter sistem İngiltere’nin tarihsel tecrübelerinin getirdiği evrimsel bir yolla gelişmiştir. Demokrasinin gelişimiyle paralel bir süreç izleyen parlamenter sistem 19. yüzyılın sonlarında ana karakterini kazanmıştır. Parlamenter sistem Fransa’da bu dönemde başlarken Almanya’da İkinci Dünya Savaşı sonrasında oturmuştur. Parlamenter sistemin gelişmesinde kuvvetler ayrılığı teorisinin önemli bir rolü olmuş, bu teori devletin gücünün sınırlanması için yasama yürütme kuvvetlerinin birbirini frenlemesini öngörmüştür. Ancak disiplinli kitle partilerinin aynı anda yasama ve yürütme kuvvetlerini/organlarını kontrol etmesiyle bu teorinin uygulaması gittikçe zayıflamıştır.yüzyıldan itibaren İngiltere’de şekillenmeye başlayan parlamenter sistem 19. yüzyılda Fransa’da, 20. yüzyılda Avrupa monarşilerinde uygulanmaya başlamıştır. Dünya geneli itibariyle bakıldığında ise parlamenter hükümetler, esas olarak Avrupa ülkeleri ile başta İngiltere ve Fransa olmak üzere Avrupa ülkelerinin eski sömürgelerinden oluşmaktadır. Ancak Japonya ve Etiyopya bu genelleme dışında kalan örneklerdir.55765704978408693152990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532541910KAYNAKÇAAkartürk, Ekrem Ali. Parlamenter Rejim Uygulamaları ve Parti Sistemleri. İstanbul:Yeditepe Üniversitesi Yayınları, 2010, s. 90-98.Alkan, Haluk. Karşılaştırmalı Siyaset Başkanlık ve Parlamenter Sistemler Işığında Yarı Başkanlık Modelleri. İstanbul: Açılım Kitap, 2013.Armağan, Servet. “Memleketimizde Başkanlık Sistemi Hazırlıkları (Uygulaması) Aleyhine Bazı Düşünceler”. Yeni Yüzyıl Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi,Cilt 1, Sayı 3 (2014) s. 9-26.Atar, Yavuz. “Sezer’in Yetkileri Parlamenter Sistemi Zorluyor”, Zaman Gazetesi, 06.09.2003.Bakırcı, Fahri. TBMM’nin Çalışma Yöntemi. Ankara: İmge Kitabevi, 2000.Bayramoğlu, Sonay. “Parlamentonun Krizi”, Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Ankara Üniversitesi, 1998.BBC Türkçe. “Demirtaş: Başkanlık sistemi pazarlık konusu olamaz”. (03.09.2014), http://www.bbc.co.uk/turkce/haberler/2014/09/140902_ demirtas_sinan_onus, Erişim: 01.04.2015.Beceren Ertan ve Kalağan, Gökhan. “Başkanlık ve Yarı-Başkanlık Sistemi; Türkiye’de Uygulanabilirliği Tartışmaları”. İstanbul Ticaret Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, Yıl 6, Sayı 11 (Bahar 2007), s. 161-183.Carey, John M. “Presidential versus Parliamentary Government”. Handbook of New Institiutional Economics içinde, C.Menard and M.M. Shirley ed., Netherlands:2005, s. 91-122.Cheibub,JoseAntonio.Presidentialism,Parliamentarism,andDemocracy.Cambridge: Cambridge University Press, 2007.CumhuriyetGazetesi,“Davutoğlu’ndanbaşkanlıksistemiaçıklaması”.(27.03.2015),http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/siyaset/238001/Davutoglu_ndan_baskanlik_sistemi_aciklamasi.html, Erişim: 01.04.2015.Çam, Esat. Devlet Sistemleri. Ankara: Der Yayınları,1993.Duverger, Maurice. Politikaya Giriş. İstanbul: Varlık Yayınevi, 1965.____. Siyasal Rejimler. İstanbul: İletişim Yayınları, 1995.Elgie, Robert. “List of presidential, parliamentary and other countries”.http://www.semipresidentialism.com/?p=195, Erişim: 15.03.2015.46945553035305572125000Teori, Pratik ve Tartışmalar27-72326553975-72326550800Erdoğan, Mustafa. Anayasa Hukuku. Ankara: Orion Yayınevi, 2007.____. “Başkanlık Sistemi ve Halk Korkusu”. (24.04.2010), http://www.hurfikirler.com/yazi1330/baskanlik-sistemi-ve-halk-korkusu. php 24.04.2010, Erişim: 25.03.2015.Ergül, Ozan. “Anayasa Mahkemesi’nin TBMM İçtüzük Değişikliğini İptal Kararı Işığında Özel Yasama Yöntemine Bir Bakış”. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt 51, Sayı 4 (2002), s. 99-130.Eroğul, Cem. Anatüzeye Giriş. Ankara: İmaj Yayınları, 1993.Fendoğlu, Hasan Tahsin. “Başkanlık Sistemi Tartışmaları”. Stratejik Düşünce Enstitüsü Analiz, Ankara, 2010.France Politique İnternet Sitesi. “Histoire des forces politiques en France”, http://www.france-politique.fr/science-politique.htm, Erişim: 25.03.2015.Gözler, Kemal. Anayasa Hukukunun Genel Teorisi Cilt I . Bursa: Ekin Basım Yayın Dağıtım, 2011.____. Cumhurbaşkanı-Hükümet Çatışması Cumhurbaşkanı Kararnameleri İmzalamayı Reddedebilir mi?, Bursa: Ekin Kitabevi Yayınları, 2000.Gözübüyük, Şeref. Anayasa Hukuku. Ankara: Turhan Kitabevi, 2007.Gruijters, J.P.A. “The Case For A Directly Elected Prime Minister in The Netherlands”. Parliamentary Versus Presidential Government içinde, ArendLijphart ed. New York: Oxford University Press, 1992, s. 191-193.Hekimoğlu, Mehmet Merdan. Anayasa Hukukunda Karşılaştırmalı Demokratik Hükümet Sistemleri ve Türkiye. Ankara: Detay Yayıncılık, 2009.Hürriyet Gazetesi. “Akademisyenlerden “başkanlık” bildirisi: Kişiye özgü rejim Türkiye’yi dünya sisteminden koparır.” (09.03.2015), http://www.hurriyet.com.tr/gundem/28403823.asp, Erişim: 25.03.2015.____.“Erdoğan: Uyum için başkanlık sistemi şart”, Hürriyet Gazetesi, (17.01.2015),http://www.hurriyet.com.tr/gundem/27987900.asp, Erişim: 15.03.2015.Kaboğlu, İbrahim Ö. Anayasa Hukuku Dersleri. İstanbul: Legal Yayıncılık, 2005.Kapani, Münci. Politika Bilimine Giriş. Ankara: Bilgi Yayınevi, 2007.Kuzu, Burhan. “Burhan Kuzu: İstikrar İçin Tek Seçenek”. Bugün Gazetesi,(01.01.2011),http://www.bugun.com.tr/haber-detay/136169-kuzu-istikrar-icin-tek-sece-nek-haberi.aspx, Erişim: 31.01.2012.55765704978408693152990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532541910____. Her Yönü ile Başkanlık Sistemi. İstanbul: Babıali Yayınları, 2012.____. Türkiye İçin Başkanlık Sistemi. İstanbul: Fakülteler Matbaası, 1997.Lijphart, Arend. Patterns of Democracy: Government Forms and Performance inThirty-Six Countries. London: Yale University Press, 1999.Linz, Juan, “The Perils of Presidentialism”. Journal of Democracy, Cilt 1, Sayı 1 (Kış 1990), s. 51-69.Milliyetçi Hareket Partisi İnternet Sitesi. “Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başka-nı Sayın Devlet Bahçeli’nin Başkanlık Sistemi Hakkında Başbakan Erdoğan’ınMerhum Başbuğumuz Alparslan Türkeş’in Düşüncelerine Atıf Yapmasına Yö-nelik Basın Açıklaması”. (09.05.2012),http://www.mhp.org.tr/htmldocs/genel_baskan/konusma/2008/index.html,Erişim: 01.04.2015.Montesquieu. Kanunların Ruhu Üzerine, Cilt: I. Ankara: Milli Eğitim Basımevi,1963.Norton, Philip. “The Individual Member in the British House of Commons: Facing both Ways and Marching Forward”. The Uneasy Relationships Between Parliamentary Members and Leaders içinde, Lawrence D. Longley, Reuven Y.Hazan ed., London: Frank Cass Co. Ltd., 2000.Onar, Erdal. “Türkiye’nin Başkanlık veya Yarı-Başkanlık Sistemine Geçmesi Düşü-nülmeli midir?” Başkanlık Sistemi içinde, Ankara: TBB Yayınları, 2005, s. 71-103.____. “Hükümet Sistemi Tartışmaları”. Yeni Türkiye Dergisi, Sayı 51 (Mart-Nisan 2013), s. 205-214.____. Türk Anayasa Hukuku. Ankara: Yetkin Yayınları, 2008.Radikal Gazetesi. “Erdoğan: Başkanlık için 400 milletvekili lazım”, (06.02.2015), http://www.radikal.com.tr/politika/erdogan_400_milletvekili_la-zim-1287898, Erişim: 15.03.2015.____. “Kılıçdaroğlu: Başkanlık sistemi kesinlikle ihtimal dâhilinde değil”. (30.03.2015), http://www.radikal.com.tr/politika/kilicdaroglu_baskanlik_ sistemi_kesinlikle_ihtimal_dahilinde_degil-1324873, Erişim: 02.04.2015.Riggs, Fred W. “Presidentialism versus Parliamentarism: Implications for Representativeness and Legitimacy”. International Political Science Review,Cilt 18, Sayı 3 (Temmuz 1997), s. 253-278.Rush, Michael. The Role of the Member of Parliament Since 1868. New York: Oxford University Press, 2001.46945553035305572125000Teori, Pratik ve Tartışmalar29-72326553975-72326550800Sabah Gazetesi. “Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlık sistemi ihtiyaçtır dedi”, (17.01.2015), http://www.sabah.com.tr/gundem/2015/01/17/cumhurbas-kani-erdogan-baskanlik-sistemi-ihtiyactir-dedi, Erişim: 15.03.2015.Savcı, Bahri “Parlamenter Rejimli Hükümetin Unsurları”. Ankara Üniversitesi SBF. Dergisi, Cilt IV, Sayı 1(1949), s. 24-67.Sayarı, Sabri. Parlamenter Demokrasilerde Koalisyon Hükümetleri. İstanbul: 1977.Shugart, Matthew Soberg. “Presidentialism, Parliamentarism, and the Provision of Collective Goods in Less-Developed Countries”. Constitutional Political Economy (10, USA, 1999), s. 53-88.Soysal, Mümtaz. 100 Soruda Anayasanın Anlamı. Ankara: Gerçek Yayınevi, 1997.Şencan, Hüdai. “Çatışmacı Parlamentarizmden Melez Bir Çözüme: Fransa’da Yarı Başkanlık Sistemi”. Karşılaştırmalı Hükümet Sistemleri Yarı Başkanlık Sistemi Fransa, Polonya ve Rusya Örnekleri içinde, Havvana Yapıcı Kaya ed., Ankara:TBMM Araştırma Merkezi Yayınları, 2014, s. 27-98.Teziç, Erdoğan. Anayasa Hukuku. İstanbul: Beta Yayınevi, 2007.TRT HABER. “Başkanlık sistemi olsun istiyorum”, (22.07.2014), http://www.trthaber.com/haber/gundem/baskanlik-sistemi-olsun-istiyo-rum-137278.html, Erişim: 15.03.2015.Uluşahin, Nur. “Türkiye’de Mevcut Hükümet Sisteminin Niteliği ve RejiminBaşkanlık Sistemine Kaymasının Getireceği Tehdit ve Tehlikeler”, Hukuk ve İktisat Araştırmaları Dergisi, Cilt 3, No 1 (2011), s. 29-38.Vatan Gazetesi. “Burhan Kuzu’dan ‘Başkanlık sistemi’ açıklaması”, (02.02.2015), http://www.gazetevatan.com/burhan-kuzu-dan-baskanlik-sistemi-acikla-masi-724199-gundem/, Erişim: 01.04.2015.Von Beyme, Klaus. Parliamentary Democracy, Democratization, Destabilization, Reconsolidation, 1789-1999. Macmillan Press, 2000.Yavuz, Bülent. “2007 Anayasa Değişikliğinin Doğurduğu Tereddütler ve Çözüm Yolları”. Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt XII, Sayı 1-2 (2008), s.1173-1214.Yayla, Atilla. “Parlamentonun Üstünlüğü: Nereye Kadar?” Demokrasiyi KorumaKılavuzu içinde, Ankara: Liberte Yayınları, 2001.Yazıcı,Serap.BaşkanlıkveYarı-BaşkanlıkSistemleri:TürkiyeİçinBirDeğerlendirme. İstanbul: İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, 2011.8693152990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532541910Yeni Şafak Gazetesi. “Başkanlık sistemi olmadan yeni Türkiye olmaz”, (01.02. 2015), http://www.yenisafak.com.tr/gundem/baskanlik-sistemi-olma-dan-yeni-turkiye-olmaz-2072123, Erişim: 15.03.2015.Yücel, Bülent. Parlamenter Hükümet Sisteminin Rasyonelleştirilmesi ve Türkiye Örneği. Ankara: Adalet Yayınevi, 2009, s. 159.Yüksel, Cüneyt. “Türkiye’nin Gelecek Siyasi Sistem Tercihi, Rasyonelleştirilmiş Parlamentarizm, Yarı-Başkanlık ve Başkanlık Sistemleri”. Yasama Dergisi, Sayı 25 (Eylül – Ekim – Kasım – Aralık / 2013), s. 38-70.0055784750005572125000KOALİSYON KÜLTÜRÜNE DAYALI BİR PARLAMENTER SİSTEM ÖRNEĞİ: ALMANYA FEDERAL CUMHURİYETİKadir Candan*1. GİRİŞAlmanya’da kökeni 19. yüzyıla uzanan parlamentarizm süreci, siyasi birliğin sağlanmasıyla birlikte parlamenter monarşi ve Birinci Dünya Savaşı’nın ardından Weimar Cumhuriyeti döneminde parlamenter cumhuriyet çerçevesinde gelişim göstermiştir. Daha sonra Nasyonal Sosyalizmin hakimiyetinin devamında yaşanan İkinci Dünya Savaşı mağlubiyeti sonrasında Almanya Federal Cumhuriyeti (Batı Almanya) ve Alman Demokratik Cumhuriyeti (Doğu Almanya) olarak ikiye bölünen ülkenin batı kesiminde yürürlüğe giren 1949 Anayasası güçlü bir parlamenter sistem ortaya koymuş ve iki Almanya’nın birleşmesindensonra da varlığını korumaya devam etmiştir.Devletin ana ilkelerinin saptandığı Anayasa’nın 20. maddesine göre Almanya, demokratik ve sosyal bir federal devlettir. Güçler ayrımına vurgu yapılan aynı maddeye göre egemenlik tümüyle halkın olup, halk bu egemenliği seçimler ve oylamalar aracılığıyla ve yasama, yürütme ve yargı yetkileriyle donatılmış özel organlar eliyle kullanır.1 Federalizm ilkesi sebebiyle federal düzeyde merkezi devlet yapılanmasının haricinde0260350*Yasama Uzmanı, Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi Bölümü, e-posta: kadir.candan@tbmm.gov.tr.1949 tarihli Almanya Federal Cumhuriyeti Anayasası için bkz., “Grundgesetz für die Bundesrepublik Deutschland”, Almanya Federal Adalet ve Tüketicileri Koruma Bakanlığı Federal Mevzuat İnternet Sitesi, http://www.gesetze-im-internet.de/bundesrecht/gg/gesamt.pdf, Erişim: 17.03.2015; “Fede-ral Almanya Cumhuriyeti Anayasası”, Almanya Federal Meclisi İnternet Sitesi, https://www.btg-bes-tellservice.de/pdf/80207000.pdf, Erişim: 17.03.2015.55765704978408693152990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-6953254191016 eyaletin her birinin kendi yasama, yürütme ve yargı organları bulunmaktadır.Klasik parlamenter sistemlerde karşımıza çıkan iki başlı yürütme bağlamında Almanya’da cumhurbaşkanı (Bundespräsident) yürütmeiçerisinde sorumsuz taraf ve genel olarak sembolik yetkilerle donatılmışiken, yumuşak güçler ayrılığı sebebiyle halk tarafından seçilen Federal Meclis’in (Bundestag) içinden çıkan hükümet (Bundesregierung), FederalMeclis çoğunluğunun güvenine dayanmakta ve her zaman Federal Meclis çoğunluğu tarafından görevden alınabilmektedir. Yürütme gücü içerisinde siyasi aktör olarak şansölyelerin2 ön plana çıktığı sistemde yasamaya genellikle iki büyük partinin dönem dönem iktidarı devraldığı koalisyon hükümetleri hakim olmakta ve diğer partiler ya koalisyonun küçük ortağı olmakta ya da muhalefet görevini üstlenmektedir.Almanya hükümet sisteminde fren ve denge mekanizmasının başlıcaaktörleri olarak yasama içerisinde eyalet hükümetlerinden gelen üyelerin oluşturduğu Federal Konsey (Bundesrat) ve yargı içerisinde Anayasa Mahkemesi (Bundesverfassungsgericht) karşımıza çıkmaktadır. Yasamainisiyatifinin haricinde federal düzeydeki yasama sürecinde Federal Konsey onay veya itiraz makamı olabilmekte iken, Anayasa Mahkemesi, anayasa ve yasal düzenlemeler çerçevesinde özellikle federal organlar ve federal-eyalet hukukuna dair ihtilaflarda son sözü söyleyerek Alman demokrasisinde anayasanın koruyuculuğu görevini üstlenmektedir.Çalışma, Almanya hakkında genel bilgiler ve siyasi tarih hakkında özet bilgilerin yer aldığı bölümler ile başlamakta ve devamında günümüze kadar çeşitli değişikliklere uğrayan 1949 Anayasası’nın genel görünümünü ortaya koyan bölüm ile devam etmektedir. Daha sonra, Anayasa sistematiği doğrultusunda Federal Meclis ve Federal Konsey, cumhurbaşkanı ve hükümet hakkında genel bilgiler verilmektedir. Çalışmada yasama ve yürütme arasındaki ilişkilere odaklanılmasına karşın, bu ilişkide doğrudan yer bulan Anayasa Mahkemesi de yargı başlığı altında incelenmektedir.24130279400Şansölye (Kanzler) terimi Almanya için tarihte kurulan Alman devletlerinin hükümet başkanları-nı ifade etmektedir. Günümüzde de Almanya ve Avusturya hükümet başkanları Federal Şansölye (Bundeskanzler) olarak adlandırılmaktadır. Manfred G. Schmidt, Wörterbuch zur Politik (Stuttgart: Kröner, 2004), s. 344; Çalışmada “başbakan” yerine “şansölye” terimi tercih edilecek olup, şansölye, bakanlar, cumhurbaşkanı, hükümet ve Anayasa Mahkemesi için genellikle “federal” ifadesi kullanıl-mayacaktır.46945553035305572125000Almanya Federal Cumhuriyeti35-71945550800-71945553975Almanya hükümet sistemine ilişkin genel bilgiler verildikten sonra federal düzeyde anayasal organlar arası ilişkilerde öne çıkan birtakım hususlar ağırlıklı olarak uygulama çerçevesinde incelenmektedir. Çalışma, Almanya’da parlamenter sistem üzerinde görüşlerin yer aldığı bölüm ile sona ermektedir.ALMANYA FEDERAL CUMHURİYETİ HAKKINDA GENEL BİLGİMevcut Anayasa: 19490-167640Cumhurbaşkanı: Joachim GauckHükümet Başkanı: Angela MerkelYasama Organı: Federal Meclis Federal KonseyYönetim Şekli: Parlamenter Federal DevletYüzölçümü: 357.022 km2Nüfus: 80.722.792Dil: Almanca (resmi), Aşağı Sorbca,Yukarı Sorbca, Kuzey Frizce, SaterFrizcesi(bölgesel diller)Din: %34 Protestan, %34 Roman Katolik, %3,7 Müslüman, %28,3 Diğer dinler ve herhangi bir dinle bağlantısı bulunmayanlarEkonomi: 2015 yılı gayrisafi milli hâsıla büyüklüğü 3.365 trilyon dolar, büyüme hızı %1,5 ve enflasyon %0,1 olarak gerçekleşmiştir.Orta Avrupa’da yer alan Alman-ya’nın Baltık ve Kuzey Denizi’ne kıyısı ve Avusturya, Belçika, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Fransa, Lüksemburg, Hollanda, Polonya ve İsviçre ile sınırı bulunmaktadır.3Almanya’nın başkenti Berlin’dir. Nü-fus bakımından da en büyük şehir olan Berlin’i sırasıyla Hamburg, Mü-nih ve Köln takip etmektedir.42016 verilerine göre Almanya, yaklaşık olarak 81 milyon nüfu-sa sahiptir. Ülkede nüfus artış hızı -%0,16’dır. 2015 verilerine göre, nüfusun %75,3’ü kentlerde yaşa-maktadır.Ülkede ortalama yaşam beklentisi 80.7 olup, bu sayı ile dünya sırala-masında 34. sıradadır.Okuma-yazma oranı ülkede %99’un üzerindedir. Yeni başlayan öğrencilerin okulda geçireceği ortalama süre 17 yıldır.036322034“The World Factbook: Germany”, CIA İnternet Sitesi, https://www.cia.gov/library/publications/ the-world-factbook/geos/gm.html, Erişim: 07.11.2016; “Bundesrepublik Deutschland”, İşte Al-manya İnternet Sitesi, http://www.tatsachen-ueber-deutschland.de/de/inhaltsseiten-home/zah-len-fakten/bundesrepublik-deutschland.html, Erişim: 16.03.2015.“Geografie”, İşte Almanya İnternet Sitesi, http://www.tatsachen-ueber-deutschland.de/de/inhalts-seiten-home/zahlen-fakten/geografie.html, Erişim: 16.03.2015.55765704978408693152990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085Almanya, 2015 yılı verilerine göre 3.365 trilyon dolar gayrisafi milli hâsılası (GSMH) ile dünyanın 6. büyük ekonomisidir. 2015 yılı için büyüme %1,5 ve enflasyon %0,1 olarak gerçekleşmiştir.5Günümüzde Almanya’da 16 eyalet ve nüfusu 100 binin üzerinde olan 81 kent bulunmaktadır.6Almanya, Amerika merkezli Özgürlük Evi’nin (Freedom House) 2016 yılı değerlendirmesine göre, “özgür” kategorisindeki ülkelerden kabul edilmektedir. Almanya, Özgürlük Evi tarafından hem siyasi haklar hem de sivil özgürlükler bakımından en yüksek skor kabul edilen 1 puanla değerlendirilmiştir.7Dünyada sıklıkla atıf yapılan bir diğer endeks olan The Economist Dergisinin Demokrasi Endeksi’ne göre Almanya 2015 yılında “tam demokrasi” kategorisinde yer almaktadır. Dünya sıralamasında 13. sırada bulunan Almanya’nın ülke skoru 10 üzerinden 8.64’tür.8 Ayrıca, Almanya,Uluslararası Şeffaflık Örgütü’nün hazırlamış olduğu 2014 Dünya Yolsuzluk Algısı Endeksi’nde 100 üzerinden 79 puan alarak 12. sırada yer almıştır.9Son olarak, Polity IV Almanya ülke raporunda (2010) ülkenin demokrasi skoru “10” ve otokrasi skoru “0” olarak değerlendirilmiştir.103. ALMANYA FEDERAL CUMHURİYETİ SİYASİ TARİHİ1806 yılında Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu’nun (I. Reich) bünyesindeki devletlerin baskıları ve Napolyon’un yayılmacı politikası nedeniyle sona ermesinden sonra 1815 Viyana Konferansı ile birlikte 41 bağımsız prenslik ve kent, Alman Konfederasyonu çatısı altında24130746760“The World Factbook: Germany”.6 “Geografie”.“Freedom in the World: Germany”, Freedom House İnternet Sitesi, https://freedomhouse.org/re-port/freedom-world/2016/germany , Erişim: 08.11.2016.“Democracy Index 2015: Democracy in an age of anxiety”, The Economist Intelligence Unit İnternet Sitesi, http://www.eiu.com/Handlers/WhitepaperHandler.ashx?fi=EIU-Democracy-Index-2015. pdf&mode=wp&campaignid=DemocracyIndex2015, Erişim: 10.11.2016, s. 4.“Corruption Perceptions Index 2014: Results”, Uluslararası Şeffaflık Örgütü İnternet Sitesi, https://www.transparency.org/cpi2014/results, Erişim: 16.03.2015.Polity IV Demokrasi Endeksi’nde demokrasi ve otokrasi skorları verilmekte ve -10 (güçlü otokrasi) ve +10 (güçlü demokrasi) arasında skorlar yer almaktadır. Demokrasi ve otokrasi skorları arasında-ki farkı ifade eden Polity Endeksi demokrasinin çok yaygın olarak kullanılan bir ölçümüdür. “Polity IV Country Report 2010: Germany”, Center for Systemic Peace İnternet Sitesi, http://www.systemi-cpeace.org/polity/Germany2010.pdf, Erişim: 16.03.2015, s. 1.46945553035305572125000Almanya Federal Cumhuriyeti37-72263053340-71945550800toplanmıştır.11 1830’lu yıllardan itibaren demokratik bir Alman ulus devletinin kurulması yönünde halk baskılarının başlaması ve 1848 Devrimi’nin Almanya’ya da sıçraması neticesinde ulusal birliği sağlama yönündeki bazı girişimler12 başarısızlıkla sonuçlanmıştır.131866 yılında Alman Konfederasyonu’nun dağılmasından sonra Prusya ve Kuzey Alman devletleri bir araya gelerek Kuzey Almanya Birliği’ni kurmuşlar; 1870 yılında Birliğe Güney Alman devletleri de katılmış ve 1871 yılında Birlik, Alman İmparatorluğu adını almıştır. Birinci Dünya Savaşı’nın sona erdiği 1918’e kadar süren bu anayasal monarşi döneminde (II. Reich) geçerli olan 1871 İmparatorluk Anayasası, İmparator tarafından atanan ve parlamentonun güvenoyuna ihtiyaç duymayan bir şansölye, temelde onayı olmadan bir yasanın geçemeyeceği ve üyelerini 25 yaşını dolduran Alman erkek vatandaşlarının seçtiği Federal Meclis ve İmparatorluk devletlerinden gelen üyelerden oluşan pasif bir Federal Konsey öngörmekteydi. Almanya’nın birlik yönünde önemli figürlerinden biri olan Otto von Bismarck 1871’de İmparatorluğun Şansölyesi olmuştur. Parlamenter monarşi olarak adlandırılabilecek bu dönemde Birinci Dünya Savaşı sonrası önemli bir anayasa değişikliğine gidilerek şansölyeyi Federal Meclisin güvenoyuna bağımlı kılan düzenleme gerçekleştirilmiş ve aynı yıl içerisinde Cumhuriyet ilan edilmiştir.141919’da İtilaf Devletleri’nin ve Versay Barış Antlaşması’nın baskısı altında Weimar Cumhuriyeti kurulmuştur. 1919 yılında kabul edilen Weimar Anayasası ile yasa koyucu temel organ olan Federal Meclis, yasama faaliyetlerinin dışında cumhurbaşkanı tarafından atanan ve Federal0118745“Das Streben nach Freiheit und Einheit”, Almanya Federal Meclisi İnternet Sitesi, http://www.bundestag.de/kulturundgeschichte/geschichte/ausstellungen/verfassung/tafel05/ tafel05/199776, Erişim: 16.03.2015; “Verfassungsentwicklung im Deutschen Bund 1815 – 1848”, Almanya Federal Meclisi İnternet Sitesi, http://www.bundestag.de/kulturundgeschichte/geschich-te/ausstellungen/verfassung/tafel06/tafel06/199770, Erişim: 16.03.2015.Almanya’da günümüzdeki anlamıyla federalizmin ilk adımı 1848 Devrimi sonrası Frankfurt Mec-lisi’nin kabul ettiği bir Anayasayla ortaya konulmuştur. 28 Alman devletinin kabul ettiği Anayasa, Prusya Kralı’nın reddi ile hayata geçirilememiştir. Roland Sturm, “Demokratie als “Leitgedanke” des deutschen Föderalismus”, Almanya Federal Siyasi Eğitim Merkezi İnternet Sitesi, (03.05.2013), http://www.bpb.de/izpb/159332/demokratie-als-leitgedanke-des-deutschen-foederalis-mus?p=all, Erişim: 16.03.2015.“Deutsche Einheits- und Freiheitsbewegung (1800 - 1848)”, Almanya Federal Meclisi İnternet Sitesi, http://www.bundestag.de/kulturundgeschichte/geschichte/parlamentarismus/anfaenge, Erişim: 16.03.2015; Heinrich August Winkler, “1830–1848: Mart Devrimi öncesi ve Paul Kilisesi hareketi”, İşte Almanya İnternet Sitesi, http://www.tatsachen-ueber-deutschland.de/tr/gecmis-ve-guenue-muez/main-content-03/1830-1848-mart-devrimi-oencesi-ve-paul-kilisesi-hareketi.html, Erişim: 16.03.2015.Tahir Muratoğlu, “Almanya Federal Cumhuriyeti’nde Devlet Yapılanması,” Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt XVIII, Sayı 2 (2014), s. 298; “Kaiserreich (1871 - 1918)”, Almanya Federal Mec-lisi İnternet Sitesi, http://www.bundestag.de/kulturundgeschichte/geschichte/parlamentarismus/ kaiserreich, Erişim: 16.03.2015.55765704972058693152990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085Meclisin güvenoyu ile görevde bulunan hükümeti denetim yetkileri ile de donatılmıştır. Federal Konsey ise sınırlı yetkilere sahipti. Federal Meclisin karşısında halk tarafından seçilerek iş başına gelen cumhurbaşkanı özellikle parlamentonun feshi ile olağanüstü hal ve sıkıyönetim dönemine ilişkin konularda önemli yetkilerle donatılmıştı.15 1932 yılına dek 26 kabinenin kurulduğu bu dönem içerisinde savaş sonrası dönemin sosyo-ekonomik koşullarının da etkisiyle var olan rejim buhranlı bir dönem geçirmiştir. 1932 seçimleri sonrasında Cumhurbaşkanı Paul von Hindenburg, Adolf Hitler’i Şansölye olarak atamış ve Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi, Alman Ulusal Halk Partisi ile beraber hükümeti kurmuştur.16İkinci Dünya Savaşı’nın sonuna dek sürecek olan III. Reich Dönemi’nde (1933-1945) iktidarı devralan Hitler, daha ilk yılında baskı altında çıkarılan Yetkilendirme Yasası doğrultusunda Federal Meclisin onayına gerek duyulmaksızın ve anayasaya uygunluğu aranmaksızın yasa çıkarma yetkisi almıştır. Kısa zaman içerisinde federe devletlerin bağımsızlıklarına son verilerek Federal Konsey feshedilmiş ve güçlü bir merkezi yönetim sağlanmıştır. Hitler, 1934 yılı içerisinde cumhurbaşkanının ölümü sonrasında çıkartılan bir yasa ile -Federal Meclisin onayı olmaksızın-cumhurbaşkanlığı ve şansölye makamı görev ve yetkilerini kendisinde birleştirmiştir. 1942 yılında Federal Meclis faaliyetlerini sonlandırmış, diğer bir ifadeyle kendisini feshetmiştir. İkinci Dünya Savaşı’nda yaşanan mağlubiyet sonrasında 8 Mayıs 1945’te Almanya’nın kayıtsız şartsız teslimi ile III. Reich Dönemi sona ermiştir.171949 yılına kadar ABD, İngiltere ve Fransa’nın kontrolünde Batı Almanya’da bir Parlamenter Konsey’in, 1919 Weimar Anayasası’nın yapısal hatalarından ve Weimar Cumhuriyeti’nin başarısızlığından24130208280Dünyada ilk yarı-başkanlık sistemi örneklerinden biri olarak da gösterilen Weimar Cumhuriyeti hakkında bkz. Yu-Chung Sen, “Semi- Presidentialism in the Weimar Republic: A Failed Attempt at Democracy,” Semi-Presidentialism and Democracy içinde, Robert Elgie, Sophia Moestrup ve Yu-Shan Wu ed. (New York: Palgrave Macmillan, 2011), s. 229.“Weimarer Republik (1918 - 1933)”, Almanya Federal Meclisi İnternet Sitesi, http://www.bundestag.de/kulturundgeschichte/geschichte/parlamentarismus/weimar/wei-mar/199620, Erişim: 16.03.2015; Michael G. Roskin, Çağdaş Devlet Sistemleri: Siyaset, Coğrafya, Kültür (Ankara: Adres Yayınları, 2009), s. 207; Özden Akın, “Federal Almanya,” Kamu Yönetimi Ülke İncelemeleri içinde, Nuray E. Keskin yay. haz. (Ankara: AÜSBF Kamu Yönetimi Araştırma ve Uygula-ma Merkezi, 2004), s. 227-228.“Nationalsozialismus (1933 - 1945)”, Almanya Federal Meclisi İnternet Sitesi, http://www.bundestag.de/kulturundgeschichte/geschichte/parlamentarismus/drittes_reich, Erişim: 16.03.2015; “Gleichschaltung - Entrechtung – Verfolgung”, Almanya Federal Meclisi İnter-net Sitesi, http://www.bundestag.de/kulturundgeschichte/geschichte/ausstellungen/verfassung/ tafel24/tafel24/199852, Erişim: 16.03.2015; Konrad Reuter, Bundesrat und Bundesstaat (Berlin: Direktor des Bundesrates, 2009), s. 62.46945553035305572125000Almanya Federal Cumhuriyeti39-72263053340-71945553340sistematik sonuçlar çıkararak hazırladığı18 1949 Anayasası (Temel Yasa) kabul edilmiş,19 sonrasında müttefikler tarafından onaylanmış ve Almanya Federal Cumhuriyeti20 kurulmuştur. Almanya’nın diğer önemli figürlerinden biri olan Konrad Adenauer, Parlamenter Konsey’e başkanlık yapmış ve Almanya Federal Cumhuriyeti’nin ilk Şansölyesi seçilmiştir. Sovyetler Birliği’nin kontrolünde bulunan Doğu Almanya’da ise Alman Demokratik Cumhuriyeti kurulmuştur.21Savaş sonrasında ikiye bölünen Alman topraklarında Federal Almanya, 1950 yılında Avrupa Konseyi’ne, 1951 yılında Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu’na ve 1957’de Avrupa Ekonomik Topluluğu’na, 1955’te NATO’ya, 1961’de OECD’ye ve 1973’te BM’ye üye olmuştur. Alman Demokratik Cumhuriyeti ise 1955’te Varşova Paktı’na ve 1973’te BM’ye katılmıştır.Soğuk Savaş Dönemi’nde 1961’de inşa edilen Berlin Duvarı, 80’li yıllar ile başlayan Doğu Bloku’nun çözülmesi sürecinin devamında 1989’da yıkılmıştır. 1990 yılında Batı ve Doğu Almanya devletleri arasında Birleşme Antlaşması yapılmış ve bu Antlaşmaya paralel olarak iki Almanya’nın birleşmesini dış politikada güvence altına alan, “İki Artı Dört Antlaşması” 12 Eylül 1990’da imzalanmıştır. 3 Ekim 1990’da Alman Demokratik Cumhuriyeti, Almanya Federal Cumhuriyeti’ne katılmıştır. 1991 yılında Federal Meclis aldığı kararla Federal Meclisin ve hükümetin Bonn olan merkezini Berlin’e taşımaya karar vermiştir. Aynı kararı Federal Konsey daha geç bir tarihte, 1996 yılında almıştır.220105410Parlamenter Konseyin üzerinde çalıştığı metnin taslağı daha öncesinde Batı Alman eyaletleri tara-fından görevlendirilen uzmanların oluşturduğu bir Anayasa Meclisi (Herrenchiemseer Verfassungs-konvent) tarafından hazırlanmıştır. Schmidt, Wörterbuch zur Politik, s. 298.Anayasa halkoyuna sunulmamış ve eyalet parlamentoları tarafından üçte iki çoğunlukla kabul edil-miştir. Bir tek Bavyera eyaletinde kabul edilmeyen Anayasa, kabul için gerekli çoğunluğu sağladığın-dan -Anayasa’nın 144/1. maddesine göre eyaletlerin en az üçte ikisinde kabulü- tüm ülkede yürür-lüğe girmiştir. Schmidt, Wörterbuch zur Politik, s. 286-287.Batı Almanya’nın federal olmasının en az iki nedenini Roskin, Almanya’nın uzun bir bölünmüşlük ve bölgecilik tarihinin olmasına ve Almanya’nın yeniden canlanışının merkezi bir devlet biçiminde olabileceğinden korkan işgal güçlerinin bu yönde istemine dayandırmaktadır. Roskin, Çağdaş Devlet Sistemleri..., s. 266.Akın, “Federal Almanya”, s. 228; “1949–1990: Almanya’nın “iki devletliliği”, İşte Almanya İnter-net Sitesi, http://www.tatsachen-ueber-deutschland.de/tr/gecmis-ve-guenuemuez/main-con-tent-03/1949-1990-almanyanin-iki-devletliligi.html, Erişim: 16.03.2015; “Die Gründung der Bun-desrepublik Deutschland”, Almanya Federal Meclisi İnternet Sitesi, http://www.bundestag.de/ kulturundgeschichte/geschichte/ausstellungen/verfassung/tafel27/tafel27/199710,Erişim: 16.03.2015.Winkler, “1949–1990: Almanya’nın “iki devletliliği”; Heinrich August Winkler, “1990: İki Alman-ya’nın yeniden birleşmesi”, İşte Almanya İnternet Sitesi, http://www.tatsachen-ueber-deutschland. de/tr/gecmis-ve-guenuemuez/main-content-03/1990-iki-almanyanin-yeniden-birlesmesi.html, Erişim: 16.03.2015; “Die Herstellung der Einheit”, Almanya Federal Meclisi İnternet Sitesi, http://www.bundestag.de/kulturundgeschichte/geschichte/ausstellungen/verfassung/tafel35/ tafel35/199818, Erişim: 16.03.2015.55765704972058693152990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-695325450851949’dan itibaren 11 cumhurbaşkanının görev yaptığı Almanya’da 2012 yılında Joachim Gauck görevi devralmıştır.23 1949’dan günümüze 1960-61 arası kısa bir dönem hariç olmak üzere devamlı surette koalisyon hükümetleri tarafından yönetilen Almanya’da sadece sekiz şansölye görev almıştır.24 En son gerçekleştirilen 2013 genel seçimleri sonrasında dört parti Federal Meclise girmeyi başarmış olup, Hıristiyan Demokrat Birliği/ Hıristiyan Sosyal Birliği (CDU/CSU)25 ve Almanya Sosyal Demokrat Partisi’nin (SPD) oluşturduğu III. Merkel Hükümeti, diğer bir ifadeyle Büyük Koalisyon26 kurulmuştur.4. ANAYASAL ORGANLARGünümüzde yürürlükte olan Anayasa aslında kelime anlamı itibariyle “Temel Yasa” olup “Anayasa” teriminden bilinçli olarak kaçınılmıştır. Ara çözüm olarak Temel Yasa’nın önsözünde “geçici bir süre için” ve 146. maddesinde “Temel Yasa’nın, Alman halkının özgür iradesiyle kabul edeceği bir Anayasanın yürürlüğe girdiği tarihte geçerliliğini kaybedeceği” ifadelerine yer verilmiştir. Baştaki bu geçici karakterine karşın Temel Yasa zaman içerisinde Almanya’nın Anayasası olarak sağlam bir şekilde varlığını korumuştur.27Anayasa’nın20.maddesininilküçfıkrasıAnayasa’nıntemelprensiplerini ortaya koymaktadır: Demokratik ve sosyal bir federal devlet ve hukuk devleti ilkesi. Demokrasi prensibi tüm güçlerin kaynağıolan halkın bu yetkisini, seçtiği temsilcilerden oluşan parlamento aracılığıyla kullanacağını vurgulamaktadır. Federal devlet ilkesi devlet gücünün bir kişide veya merkezi devlette toplanmasını engellemektedir; bu doğrultuda Anayasa, Federal Devlet ve eyaletler arasında görev dağılımını düzenlemektedir. Hukuk devleti prensibi yasamanın anayasaya bağlı olduğunu ve keyfi bir şekilde yasa çıkarılamayacağını, yürütme241306159523241949’dan günümüze görev yapan cumhurbaşkanları için bkz. EK1.1949’dan günümüze görev alan hükümetler için bkz. EK2.CSU, sadece Bavyera eyaletinde faaliyet göstermekte olup 1949 yılından beri CDU ile birlikte hareket etmektedir ve Federal Mecliste her iki parti ortak siyasi parti grubu oluşturmaktadır. Susanne Linn ve Frank Sobolewski, So Arbeitet der Deutsche Bundestag: 18. Wahlperiode (Rheinbreitbach: NDV Neue Darmstädter Verlagsanstalt, 2014), s. 19.Almanya siyasetinde federal düzeyde CDU/CSU ve SPD partilerinin bir araya gelerek oluşturduğu koalisyon Büyük Koalisyon (Große Koalition, grand coalition) olarak adlandırılmaktadır. Eyaletler düzeyinde CDU ve SPD’nin koalisyon ortaklıkları da aynı şekilde ifade edilmektedir. Schmidt, Wör-terbuch zur Politik, s. 286.“Grundgesetz” statt “Verfassung”, Almanya Federal Hükümeti İnternet Sitesi, http://www.bundesregierung.de/statisch/buergerfest/Webs/Breg/buergerfest/DE/Grundgesetz/ grundgesetz_tocId-doc799968bodyText2__nnn-true.html, Erişim:17.03.2015.46945553035305572125000Almanya Federal Cumhuriyeti41-72263053340-71945553340ve yargı organlarının yasalara bağlı olduğunu ifade etmektedir. Sosyal devlet prensibi ile de belirli bir asgari geçim düzeyi garanti edilerekbelirli gruplara özgü korunma imkânının sağlanması teminat altına alınmaktadır.28Federalizm ilkesi sebebiyle, güçler ayrılığı bağlamında hem Federal Devlet’in hem de eyaletlerin kendi yasama, yürütme ve yargı organları bulunmaktadır. Güçlerin bu şekilde hem yatay hem de dikey ayrımı, karşılıklı denetim ve iktidarın kötüye kullanımının önüne geçilmesi açısından önem arz etmektedir. Güçlerin kullanımı açısından Federal Devlet esasen Anayasa’da açık olarak kendisine tanınmış veya bunun haricinde anayasanın yorumlanması neticesinde Federal Devlete tanınan yetkileri kullanabilmektedir.29 Fakat eyaletlerin münhasıran yasama yetkileri bakımından eğitim, kültür ve idari konular gibi sınırlılıkları ve çoğunlukla federal hukukun kendi bölgelerinde genel yürütücüsü olmaları siyasi karar alma açısından asli unsurun Federal Devlet ve eyaletlerin de bu kararların uygulayıcısı olduğu bir yapıyı ortaya koymaktadır. Almanya federalizminin karakteristik özelliği, Federal Konsey aracılığıyla eyaletlerin merkezi karar alma süreçlerine iştirak etmesi gibi imkânlarla Federal Devlet’in ve eyaletlerin iç içe geçtiği fonksiyonel bir yapılanma olmasıdır. ABD’de, Federal Devlet’in ve eyaletlerin birbirinden ayrılmışyetkileri, vergi mevzuatı ve her eyaletin kendi idari yapılanması olmasına karşın (Trennföderalismus) Almanya’da daha çok birleşik bir federalizm (Verbundföderalismus) söz konusudur.30Daimi anayasal organlar olarak; Federal Meclis, Federal Konsey, cumhurbaşkanı, hükümet ve Anayasa Mahkemesi öngörülmüştür. Ortak Komisyon ve Federal Kongre daimi olmayan, Anayasa’da belirtilen hallerde kurulan anayasal organlardır.310265430“Strukturprinzipien des Grundgesetzes”, Almanya Federal Siyasi Eğitim Merkezi İnternet Sitesi, (02.11.2009), http://www.bpb.de/politik/grundfragen/24-deutschland/40423/grundgesetz, Erişim: 17.03.2015.“Föderalismus”, Almanya Federal İçişleri Bakanlığı İnternet Sitesi, http://www.bmi.bund.de/DE/Themen/Gesellschaft-Verfassung/Staatliche-Ordnung/Foederalis-mus/foederalismus_node.html, Erişim: 17.03.2015; Reuter, Bundesrat und Bundesstaat, s. 7.Wolfgang Rudzio, Das politische System der Bundesrepublik Deutschland, (Wiesbaden: Springer VS, 2015), s. 51.Ortak Komisyon ve Federal Kongre için çalışma içerisinde sırasıyla bkz. “Parlamento-Hükümet” ve “Cumhurbaşkanı”; Verfassungsorgane”, Almanya Federal İçişleri Bakanlığı İnternet Sitesi, http://www.bmi.bund.de/DE/Themen/Gesellschaft-Verfassung/Staatliche-Ordnung/Verfassung-sorgane/verfassungsorgane_node.html, Erişim: 17.03.2015.55765704972058693152990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085Anayasa değişikliği öngören yasalar Federal Meclis üyelerinin üçte ikisinin onayına ve Federal Konsey oylarının üçte ikisine bağlıdır. Federasyonun eyaletlere bölünmesine, eyaletlerin yasamaya esasen katılmaları ilkesine veya 1 ve 20. maddelerde yazılı esaslara ilişkin bir Anayasa değişikliği yasaktır (Any. m.79). Anayasa böylece insan onuruna, insan haklarına ve temel hakların hukuki bağlayıcılığına ilişkin 1. maddesini ve yukarıda bahsedilen 20. maddesini koruma altına almıştır.Günümüze değin 60 defa değişikliğe uğrayan Anayasa’nın 100’den fazla maddesi ya değiştirilmiş ya da yürürlükten kaldırılmıştır.32Federal Devlet düzeyinde önem arz eden karar alma yetkileri yalnızca parlamento çoğunluğuna ve parlamentodan çıkan hükümetlere bırakılmış değildir; Alman parlamenter sisteminde fren ve denge görevlerini yerine getirmek için, federal yasa yapımına katılımı dolayısıyla Federal Konsey, anayasaya uygunluğun denetimi dolayısıyla Anayasa Mahkemesi ve birtakım yetki ve görevleri dolayısıyla cumhurbaşkanlığı makamı bu yetkilerin icrasına iştirak etmektedir.33Aşağıdaki bölümlerde anayasa sistematiği dikkate alınarak sırasıyla yasama olarak Federal Meclis (Any. 3. Bölüm) ve Federal Konsey (Any. 4. Bölüm), yürütme olarak cumhurbaşkanı (Any. 5. Bölüm) ve hükümet (Any.Bölüm) genel olarak ele alınacaktır. Bu bağlamda hükümet sistemini etkileyen aktörler incelenecek olup, yargı içerisinde sadece Anayasa Mahkemesinden (Any. 9. Bölüm) kısaca bahsedilecektir.4.1. Yasama4.1.1. Federal MeclisFederal Meclis Üyelerinin SeçimiFederal Meclis 598 milletvekilinden oluşur. Milletvekilleri genel, doğrudan, serbest, eşit ve gizli oyla seçilirler. Bütün halkın temsilcisi olan milletvekilleri, emir ve talimatlarla bağlı olmayıp sadece vicdanlarına karşı sorumludurlar. 18 yaşını dolduran vatandaşlar seçme ve seçilme hakkına sahiptir. Yasama dönemi dört yıldır (Any. m.38, m.39/1).24130231140“Vom Wiedervereinigungsauftrag zum Europa-Artikel”, Almanya Federal Meclisi İnternet Sitesi, https://www.bundestag.de/dokumente/textarchiv/2013/46662599_kw46_grundgesetz_23/213482, Erişim: 17.03.2015.Rudzio, Das politische System der Bundesrepublik Deutschland, s. 286.46945553035305572125000Almanya Federal Cumhuriyeti43-72263053340-71945553340-5715269875Almanya Federal Meclisi BinasıSeçim sistemi Federal Seçim Yasası ile düzenlenmiştir.34 Kişiselleştirilmiş nispi sistem olarak bilinen bu sistemde seçmenler iki oykullanırlar. Birinci oylar seçim bölgesindeki bir adaya (çoğunluk sistemi), ikinci oylar ise eyaletteki parti listelerine (nispi sistem) verilir.35 Çoğunluk sistemine göre seçilecek adaylar için ülke 299 seçim bölgesine -dar bölge-ayrılır ve her seçim bölgesinde en fazla birinci oyu alan aday milletvekili seçilir. Nispi seçim sistemi36 doğrultusunda hesaplanan ve diğer 299 milletvekilini belirleyen ikinci oylar partilerin eyalet seçim listelerine verilir. İkinci oyların hesaplanmasında %5 ülke barajı uygulanmaktadır. Bir parti %5 barajının altında kalsa bile birinci oylarla kazandığı doğrudan milletvekilliklerini korur. Ayrıca en az üç doğrudan milletvekilli kazanan parti %5 barajından muaf tutulur.37Seçimlerde verilen oyların sandalyelere dağılımında verilen ikinci oylar dikkate alınır. Partilerin Federal Meclise gönderecekleri üye sayısı hesaplanırken bir eyalette birinci oylarla kazandıkları doğrudan vekil sayısı ikinci oylarla kazandıkları vekil sayısından çıkarılır. Diğer bir09969534“Bundeswahlgesetz”, Almanya Federal Meclisi İnternet Sitesi, http://bundestag.de/blo-b/189210/88f6863fcfb18711209a4f4109163cc8/bwahlg_pdf-data.pdf, Erişim: 18.03.2015.Seçim bölgesi milletvekili adayları, siyasi partilerin ilgili seçim bölgesindeki üye veya delege genel kurulları aracılığıyla gizli seçimlerle tespit edilir; bağımsız adaylar da gerekli şartları sağladıktan sonra aday olabilirler. Parti listesi milletvekili adayları ise her bir parti tarafından farklı kriterleregöre eyalet parti kongresi veya delege kurulları aracılığıyla saptanır; parti yönetim kurullarının ön-ceden saptadıkları aday önerilerine öncelik tanınabilir. Sönke Petersen, Wahlen: Grundpfeiler der Demokratie (Berlin: Deutscher Bundestag Referat Öffentlichkeitsarbeit, 2010), s. 14-15.Federal Meclis seçimleri için uygulanan nispi seçim sisteminde alınan oyların sandalyelere dağılı-mında 1983 yılına dek d’Hondt, 1983-2009 yılları arasında Hare/Niemeyer ve 2009 yılından gü-nümüze dek Sainte-Laguë/Schepers metodu uygulanmıştır. Bu son uygulanan metot ayrıca 1980 yılından beri Federal Meclisin komisyonlarının üye dağılımında kullanılmaktadır. Petersen, Wahlen: Grundpfeiler der Demokratie, s. 21-23.Petersen, Wahlen: Grundpfeiler der Demokratie, s. 11.55765704972058693152990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085ifadeyle birinci oylarla seçilen adayların ikinci oylarla seçilen adaylara önceliği vardır. Örneğin bir parti bir eyalet seçim bölgesinde ikinci oylar ile 15 üyelik ve birinci oylarla 12 üyelik elde etmişse bu durumda 12 aday doğrudan ve eyalet listesinin ilk üç sırasındaki aday seçilmiş olur.38Alman seçim sisteminin ortaya çıkardığı diğer önemli bir durum “ek milletvekilliği”dir (Überhangmandat, overhang seat). Bir parti, bir eyaletiçerisinde ikinci oylarla çıkardığı milletvekilinden daha fazlasını ilgili eyalette doğrudan milletvekilli ile kazanmışsa ek milletvekilliği durumu ortaya çıkar. Bir örnek ile somutlaştırmak gerekirse; bir parti bir eyalette ikinci oylarla listesinden 15 vekillik kazanmasına karşın ilgili eyaletten birinci oylarla 17 milletvekili kazanması durumunda 17 milletvekili adayı seçilmiş olur ve böylece yasal toplam sayı olan 598 aşılmış olur. Ek milletvekilliğinin ortaya çıkmasının nedenlerinden biri seçmenin birinci ve ikinci oylarını verirken farklı partileri tercih etmesidir.39 Bu durumunortaya koyduğu adaletsizliği dengelemek amacıyla 2013 seçimlerinde ayrıca “denkleştirici milletvekilliği” (Ausgleichsmandat, compensatory mandate) seçim sistemine dahil edilmiştir.40Federal Meclisin Yapısı ve GörevleriSeçimlerin gerçekleştirilmesinin ardından en geç 30 gün içerisinde toplanması gereken Federal Meclis (Any.m.39/2), başkanını, başkanvekil-lerini ve katip üyelerini seçer (Any. m.40/1). Başkana, genel kurul otu-24130196850Nadir görülen bir durum da partinin kesin olarak parlamentoya göndermek istediği bir adayın -özel-likle seçmenlerin tercihleri konusunda etkili olacak prestijli bir kişinin- hem parti listesine girmesihem de doğrudan aday olmasıdır. Şayet aday her ikisinde de seçilmiş olursa parti listesinde alttaki ilk aday milletvekili seçilmiş olur. Petersen, Wahlen: Grundpfeiler der Demokratie, s. 15, 17.Desteklediği partinin baraj sıkıntısı yaşamayacağını düşünen bir seçmenin, partisinin olası koa-lisyon ortağının %5 baraj sıkıntısı yaşamaması için taktiksel olarak ikinci oyunu bu partiden yana kullanması bu duruma yol açan bir örnek olarak gösterilebilir. Rudzio, Das politische System der Bun-desrepublik Deutschland, s. 180.İki Almanya’nın birleşmesinden önce ek milletvekilliği çok düşük sayılarda iken birleşme sonrasın-da bu sayı artış göstermiş ve 2009 seçimlerinde 24 ek milletvekilli ortaya çıkmıştır. Anayasa Mah-kemesi 2008 yılında verdiği bir kararında ek milletvekilliğinin, Federal Seçim Yasası’nın seçimlerineşitlik ve doğrudan olma ilkesine aykırılık teşkil ettiğine hükmetmiştir. 2013 yılında bu aykırılığın bertaraf edilmesi, diğer bir ifadeyle ek milletvekilliğinin “negatif oy ağırlığı” (negatives Stimmgewi-cht, negative voting weight) olarak bilinen partilere görece üstünlük sağlamasının önüne geçilmesi amacıyla denkleştirici milletvekilliği yasal değişiklikle sisteme dahil edilmiş ve aynı yıl gerçekleşengenel seçimlerde dört ek milletvekilliği ve 29 denkleştirici milletvekilliği neticesinde Federal Meclis 631 milletvekilinden meydana gelmiştir. Petersen, Wahlen: Grundpfeiler der Demokratie, s. 23-25; “Wahl der Abgeordneten und Mandatsverteilung”, Almanya Federal Meclisi İnternet Sitesi, https://www.bundestag.de/bundestag/wahlen/abg_wahl/245234, Erişim: 18.03.2015; Patrizia Robbe, “Das neue Wahlrecht”, Almanya Federal Meclisi İnternet Sitesi, (16.05.2013), http://bundestag.de/blob/194382/648505e30328f086cae1767a3386df3a/das_neue_wahlre-cht-data.pdf, Erişim: 18.03.2015, s. 1-2.46945553035305572125000Almanya Federal Cumhuriyeti45-72263053340-71945553340rumlarını yönetme, parlamentoyu dışarıda temsil etme, idare ve kolluk görevleri gibi temel yetkilerin yanı sıra Siyasi Parti Yasası ile her yıl siyasi partilere yapılacak devlet yardımı miktarını belirleme yönünde önemli bir yetki tanınmıştır. Bir yasama dönemi için seçilen başkan ve başkan-vekilleri Başkanlık Divanını oluştururlar. Her siyasi parti grubu en az bir başkanvekili ile Başkanlık Divanında temsil edilir.41 Başkanlık Divanı üye-leri parlamento kararı ile görevlerinden alınamazlar. Divan, parlamento idaresi ile ilgili çeşitli konuları görüşmek üzere düzenli olarak her toplantı haftası bir araya gelir.42-57158255Almanya Federal Meclisi Genel KuruluBaşkan ve başkan vekilleri haricinde siyasi parti gruplarından43 gelen 23 kişi Danışma Kurulunu oluştururlar. İçerisinde siyasi parti grup başkan vekillerinin de bulunduğu bu kişiler siyasi partilerin sandalye dağılımına023939518. yasama döneminde başkan dahil 7 kişiden oluşmuştur. “Präsidium”, Almanya Federal Meclisi İnternet Sitesi, (25.10.2013), http://bundestag.de/blob/196124/edb03e435f48a0d5c9bc53cae-a45b71d/kapitel_04_03_pr__sidium-data.pdf, Erişim: 18.03.2015.“Präsidium”, Almanya Federal Meclisi İnternet Sitesi, http://www.bundestag.de/bundestag/praesidium, Erişim: 18.03.2015; “Aufgaben des Präsidenten und des Präsidiums”, Almanya Federal Meclisi İnter-net Sitesi, http://www.bundestag.de/bundestag/praesidium/funktion_neu, Erişim: 18.03.2015.İçtüzüğün 10. maddesinde, siyasi parti gruplarının (Fraktion, parliamentary group) aynı parti veya aynı yönde siyasi hedefler itibariyle hiçbir eyalette birbiriyle rekabet içinde bulunmayan partili milletvekillerinin Federal Meclis içerisinde üye tamsayısının en az %5’i ile oluşabileceğini, bu şarta bağlı olmaksızın Federal Meclisin onayıyla bir araya gelen bir grubun siyasi parti grubu olarak ta-nınabileceğini veya bu çoğunluğa ulaşamayan milletvekillerinin yine bir araya gelerek siyasi parti gruplarından daha az haklara ve finansmana sahip olacakları gruplar (Gruppe, grouping) kurabi-leceği düzenlenmiştir. “Geschäftsordnung des Deutschen Bundestages und Geschäftsordnung desVermittlungsausschusses”, Almanya Federal Meclisi İnternet Sitesi, https://www.btg-bestellservice. de/pdf/10080000.pdf, Erişim: 18.03.2015; Schmidt, Wörterbuch zur Politik, s. 292.55765704972058693152990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085göre belirlenir.44 Düzenli olarak Federal Meclis başkanı başkanlığında her toplantı haftası bir araya gelen Danışma Kurulu, parlamento idaresinde başkana yardımcı olur; komisyonlara yasa önerilerinin havalesi ve milletvekillerinin hakları gibi konularda siyasi parti gruplarına aracılık görevi üstlenir. Görevleri genel olarak parlamentonun, başkana ve Başkanlık Divanına tanıdığı münhasır yetkilerin dışında kalan iç işleyişe ilişkin meseleler olarak özetlenebilir.45Parlamento çalışmalarının büyük çoğunluğu her yasama döneminde sayıları değişen daimi komisyonlarda gerçekleşir.46 Genel olarak her bir bakanlığa paralel bir komisyon teşkil edilir. Parti gruplarının güçleri oranında üyelerden oluşan daimi komisyonlar ve komisyon başkanlıkları47 yasa önerileri üzerinde çalışır ve gerekli gördüğünde hükümet ve bilirkişiler tarafından bilgilendirme talep edebilir. Her komisyon, belli bir konu ile ilgili olarak alt komisyon oluşturabilir.48 Ayrıca genel kurul ve komisyonlar bir bakanın, toplantısında hazır bulunmasını isteyebilir.49Federal Meclisin yasa yapmak,50 hükümeti denetlemek, bütçeyi kabul etmek ve denetlemek, şansölyeyi seçmek, cumhurbaşkanının seçimine iştirak etmek ve Anayasa Mahkemesine üye seçmek gibi birtakım görev ve yetkileri bulunmaktadır. Federal Mecliste gerçekleştirilen oylamalarda24130157480Partilerin, parlamentodaki güçlerine uygun dağılımın gerçekleştirilebilmesi için İçtüzükte belirti-len sayı değişebilmektedir; söz gelimi 18. yasama döneminde bu sayı 24’tür. “Ältestenrat”, Almanya Federal Meclisi İnternet Sitesi, (12.02.2014), http://bundestag.de/blob/196128/09b7515beb-656481bfe771b60d8aef38/kapitel_04_04___ltestenrat-data.pdf, Erişim: 18.03.2015, s. 1.“Funktion und Aufgabe”, Almanya Federal Meclisi İnternet Sitesi, http://www.bundestag.de/bun-destag/aeltestenrat/funktion_neu, Erişim: 18.03.2015.İçinde bulunulan 18. yasama döneminde 23 daimi komisyon görev yapmaktadır. Anayasa, “Avrupa Birliği Komisyonu”, “Dışişleri Komisyonu”, “Savunma Komisyonu” ve “Dilekçe Komisyonu”nun ku-rulmasını zorunlu kılmıştır. İçtüzükte ise ayrıca “Bütçe Komisyonu” ve “Seçimlerin Denetimi, Doku-nulmazlık ve İçtüzük Komisyonu” öngörülmektedir. “Ständige Ausschüsse”, Almanya Federal Meclisi İnternet Sitesi, http://www.bundestag.de/bundestag/ausschuesse18/, Erişim: 18.03.2015; Linn ve Sobolewski, So Arbeitet der Deutsche Bundestag…, s. 34.İçtüzükte öngörülmemesine karşın parlamento teamüllerine göre Bütçe Komisyonu başkanlığı gö-revi daima ana muhalefet partisinden bir üyeye verilir; böylece bütçe gibi özel öneme sahip bir ko-nuda hükümete karşı parlamenter denetimin önemi vurgulanır. Linn ve Sobolewski, So Arbeitet der Deutsche Bundestag…, s. 34, 51.“Funktion und Aufgabe der ständigen Ausschüsse”, Almanya Federal Meclisi İnternet Sitesi, http://www.bundestag.de/bundestag/ausschuesse18/aufgaben/260206, Erişim: 18.03.2015.Federal Meclis ve komisyonlar, toplantılarında hükümetin bir üyesinin hazır bulunmasını isteyebilir (Any. 43/1). Bu inisiyatifin kullanılabilmesi için İçtüzüğün 42’nci maddesine göre bu doğrultuda bir önerge, bir siyasi parti grubu ya da genel kurulda hazır bulunanların %5’i tarafından verilebilir. “Ges-chäftsordnung des Deutschen Bundestages und Geschäftsordnung des Vermittlungsausschusses”.Anayasa’da yasa yapımına ilişkin konular farklı kategorilere ayrılmıştır: Dışişleri, savunma, vatan-daşlık gibi münhasıran Federal Devlet’in yasama alanına giren konular (Any. m. 71, 73); medeni hukuk, ceza hukuku, iş hukuku gibi Federal Devlet’in yasama yetkisini kullanmadığı hallerde eya-letlerin yasama yetkisine sahip olduğu yarışan yasama konuları (Any. m 72, 74); Federal Devlet’in eyaletlerle işbirliğini gerektiren bölgesel iktisadi yapının iyileştirilmesi ve eğitim planlaması gibi or-tak görevler (Any. m. 91a,91b ) ve kültür, eğitim sistemi, basın, radyo ve televizyon gibi açıkça diğer kategorilere girmeyen münhasıran eyaletlere ait yetkiler (Any. m.70). Rudzio, Das politische System der Bundesrepublik Deutschland, s. 337-338.46856653035305572125000Almanya Federal Cumhuriyeti47-72263053340-71945553340dört farklı karar yeter sayısı söz konusudur: Verilen oyların basit çoğunluğu, üye tamsayısının salt çoğunluğu (Federal Meclis başkanının ve şansölyenin seçimi gibi), üye tamsayısının üçte iki nitelikli çoğunluğu (anayasa değişiklikleri gibi) ve verilen oyların üçte iki çoğunluğu (en az üye tamsayısının salt çoğunluğunun gerekli olduğu, Federal Konseyin yasa önerileri üzerine itiraz hakkını kullandığı durumlarda bu itirazı aşabilmek için).51Federal Meclis üyeleri52, Federal Konsey53 ve hükümet yasa önerisi54 sunabilir (Any. m.76). Hükümet tarafından sunulan yasa önerileri öncelikle Federal Konseye,55 Federal Konsey tarafından başlatılan yasa önerileri öncelikle hükümete gönderilir.56 Federal Meclis üyeleri tarafından sunulan yasa önerilerinde Federal Konsey veya hükümetin görüşlerinin alınması şartı aranmaz. Federal Meclise gelen yasa önerileri genel kurulda üç okuma/aşama halinde görüşülür. İlk okumanın öncelikli amacı Danışma Kurulu önerileri doğrultusunda yasa önerisini ele alacak komisyon veya komisyonları (asli ve tali komisyonlar) tespit etmektir. Komisyonlarda ele alınan yasa önerisine dair asli komisyonun genel kurula sunacağı rapor sonrasında genel kurulda ikinci okuma aşamasına geçilir. Yasa üzerine görüşmeler tamamlandıktan sonra önerinin geneli üzerinde bir oylama57099060Anayasada aksi öngörülmedikçe, Federal Meclisin kararları verilen oyların çoğunluğu ile alınır. İç-tüzük, Federal Meclis tarafından yapılacak oylamalar hakkında istisnalar öngörebilir (Any. m.42/2). Georgia Rauer, Parlamentsdeutsch: Lexikon der parlamentarische Begriffe (Bönnigheim: Deutscher Bundestag Referat Öffentlichkeitsarbeit, 2014), s. 52-53.Federal Meclis İçtüzüğü’nün 76. maddesine göre İçtüzük aksini öngörmedikçe yasa önerileri sadece siyasi parti grupları ve Federal Meclis üyelerinin %5’i tarafından sunulabilir. “Geschäftsordnung des Deutschen Bundestages und Geschäftsordnung des Vermittlungsausschusses”.Federal Konsey tarafından bir yasa önerisi bir veya birden fazla eyaletin önergesi ve Federal Konsey üye tamsayısının salt çoğunluğuyla verilebilir. “Der Ablauf des Verfahrens”, Almanya Federal Konseyi İnternet Sitesi, http://www.bundesrat.de/DE/aufgaben/gesetzgebung/verfahren/verfahren.htm-l?nn=4353684, Erişim: 19.03.2015.Çalışmada Federal Meclis, Federal Konsey ve hükümetin yasa teklif ve tasarıları için ortak olarak yasa önerisi ifadesi kullanılmaktadır.Federal Konsey, hükümet tarafından gönderilen yasa önerisi hakkında altı hafta içinde görüş bildi-rir; istem halinde bu süre dokuz haftaya çıkarılır. Hükümetin ivedi olarak önerebileceği yasal düzen-lemelerde süre üç, ek süre istemi halinde altı haftadır (Any. m.76/2).Bu kuralın istisnası bütçe yasasıdır; bütçe yasası Federal Meclis ve Federal Konseye aynı anda gön-derilir. “Weg der Gesetzgebung”, Almanya Federal Meclisi İnternet Sitesi, http://www.bundestag.de/bundestag/aufgaben/gesetzgebung_neu/gesetzgebung/weg/255468, Erişim: 18.03.2015; Hükümet kendisine gönderilen yasa önerisini altı hafta, ek süre istemi duru-munda dokuz hafta içinde Federal Meclise sunar. İvedi olarak önerilebilecek yasal düzenlemelerde süre üç, ek süre istemi halinde altı haftadır (Any. m.76/2).Genel kurulda oylamalar genellikle el kaldırarak, ayağa kalkarak ya da yerinde oturarak gerçek-leşmekle birlikte bazı durumlarda üye adlarının okunması suretiyle oylama, gizli oylama ve “Ham-melsprung” adı verilen milletvekillerinin genel kurulu tamamen boşaltıp “evet, “hayır” ve “çekim-ser” işaretli kapılardan tekrar girme esnasında sayılmaları şeklinde gerçekleştirilmektedir. Alman parlamento tarihinde ilk kez 1874’te kullanılan bu son yönteme 2009-2013 yıllarını kapsayan 17. yasama döneminde 16 kez başvurulmuştur. “Hammelsprung”, Almanya Federal Meclisi İnternet Si-tesi, (27.02.2014), http://bundestag.de/blob/196290/783d3dc01082bbfff571674492d746e5/ka-pitel_07_12_hammelsprung-data.pdf, Erişim: 18.03.2015, s. 1; Schmidt, Wörterbuch zur Politik, s. 295.55765704972058693152990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085gerçekleştirilir. Değişiklik önergelerinin de verilebildiği bu aşama sonrasında üçüncü okumaya geçilir. Bu aşamada değişiklik önergeleri sadece siyasi parti grupları ve üyelerin %5’i tarafından verilebilir ve sadece ikinci okumadaki değişiklik önerileri üzerine olabilir. Üçüncü okuma sonrasında son oylama gerçekleştirilir ve gerekli yasal çoğunluk sağlanırsa yasa önerisi kabul edilmiş olur.58Federal Meclis tarafından kabul edilen yasa önerisinin bazılarının yasalaşabilmesi için Federal Konseyin onayı şart iken59, bazı yasa önerileri üzerinde de Federal Konseye itiraz etme hakkı60 tanınmıştır. Federal Konseye yasa önerisini değiştirme hakkı tanınmamıştır. Federal Konseyin onayına tabi konulardaki yasa önerisinde Federal Konsey onay verirseFederal Meclis kararı kabul edilmiş olur. Ret kararı verirse hükümet veya Federal Meclis “uzlaşma komisyonu”nun (Vermittlungsausschuss, Mediation Committee) toplanmasını isteyebilir. Federal Konsey ret kararıvermeden de uzlaşma komisyonunun kurulmasını isteyebilir. Uzlaşma komisyonunda görüşülen yasa önerisi üzerinde değişiklik öngörülürse öneri Federal Meclise gönderilir ve tekrar görüşülerek karara bağlanır. Federal Konseye gönderilen yasa önerisi burada da onaylanırsa Federal Meclis kararı kabul edilmiş olur. Uzlaşma komisyonu öneri üzerinde değişiklik öngörmezse önerinin yasalaşabilmesi için yine Federal Konsey tarafından onaylanması gerekir. Federal Konseye itiraz hakkı tanınan yasama konularında Federal Meclisin kabul ettiği yasa önerisi Federal Konseye sunulur; Federal Konsey öneriyi kabul edebilir ya da uzlaşma komisyonunun toplanmasını talep edebilir. Uzlaşma komisyonu, Federal Meclis’in yasa önerisinde değişiklik öngörürse Federal Meclis bu konuyu tekrar görüşür, karara bağlar ve Federal Konseye gönderir. Uzlaşma komisyonu değişiklik öngörsün ya da öngörmesin sonuçta Federal Konsey önüne gelen yasa önerisini kabul edebilir veya reddedebilir. Federal Konsey ret kararını oy çokluğu ile alırsa Federal Meclis en az üye tamsayısının salt çoğunluğunun aldığı bir kararla, ret kararı üçte iki oy24130137795“Weg der Gesetzgebung”.Federal Konseyin onayını gerektiren yasa önerileri Anayasa’nın değişik kısımlarına serpiştirilmiştir. Bunlar, anayasayı değiştiren, belli düzeylerde eyaletlerin maliyesine ve teşkilat ve idari egemenliği-ne ilişkin yasal düzenlemeler olarak üçe ayrılabilir. “Zustimmungs- und Einspruchsgesetze”, Alman-ya Federal Konseyi İnternet Sitesi, http://www.bundesrat.de/DE/aufgaben/gesetzgebung/zust-e-inspr/zust-einspr-node.html#doc4353672bodyText1, Erişim: 19.03.2015.Anayasa’da açıkça onay gerektirmeyen yasa önerileri bu kapsama girmektedir. “Zustimmungs- und Einspruchsgesetze”.46945553035305572125000Almanya Federal Cumhuriyeti49-72263053340-71945553340çoğunluğuyla alınırsa Federal Meclis, verilen oyların üçte iki çoğunluğunun aldığı kararla bu itirazı aşabilir61 ve öneri kabul edilmiş olur. Kabul edilen yasa, şansölye ve ilgili bakan tarafından imzalanır ve onaylanmak üzere cumhurbaşkanına gönderilir. Cumhurbaşkanı yasal düzenlemeyi Anayasayaya uygun görürse imzalayarak yayımlanması üzere Federal Resmi Gazete’ye gönderir.62 Yasada yürürlüğe giriş tarihi belirtilmişse bu tarihte, belirtilmemişse Federal Resmi Gazete’de yayımlanmasından itibaren 14 gün sonra yasa yürürlüğe girer (Any. m.82/2).Federal Meclisin daimi komisyonlar aracılığıyla doğrudan (bakanlık yetkililerinden yasa taslakları hakkında bilgi isteme) ve dolaylı (yasa yapımına katılım), çeşitli denetim kurullarıyla63 ve belli bir konudaaraştırma yapmak üzere oluşturulan araştırma komisyonlarıyla (Untersuchungsausschuss, committee of inquiry)64 hükümeti denetlemeolanağı bulunmaktadır.65 Denetim kurulları aracılığıyla özellikle Federal Devlet’in istihbarat faaliyetleri gibi hassas konularda hükümetten ilgili hizmetler, daireler ve süreç hakkında bilgi istenebilir. Hükümet, kurulun dosya ve verileri incelemesine imkân sağlar; kurul, ilgili birimin personelini dinleyebilir ve hizmet birimlerine denetim ziyaretleri gerçekleştirebilir. Araştırma komisyonları, üye tamsayısının dörtte birinin oyuyla kurulabilir. Bu komisyonlar aracılığıyla Federal Meclis, hükümet ve idarede ortaya çıkan politik ve bürokratik uygunsuzlukları denetler ve aydınlatır. Bu doğrultuda komisyon tanık ve bilirkişileri sorguya çekebilir ve yemin ettirebilir, olayla ilgili dosya sunumu isteyebilir ve mahkeme ve idari makamlardan resmi yardım talep edebilir. Komisyon çalışmalarının sonunda hazırlanan rapor Federal Meclise sunulur.66 Son olarak, 1969 yılında İçtüzük değişikliği ile milletvekillerine, -milletvekillerine benzer haklara sahip olan- toplumun çeşitli kesimlerinden uzmanlar ile işbirliğihalinde kapsamlı ve önemli konularda görüşmeler gerçekleştirmesini sağlayan İnceleme Komisyonları (Enquete-Kommission, study commission)0136525Bu durumda üye tamsayısının en az salt çoğunluğu aranmaktadır.“Weg der Gesetzgebung”; Muratoğlu, “Almanya Federal Cumhuriyeti’nde Devlet Yapılanması,” s. 316-320.Parlamenter denetim kurullarından biri Anayasa’da düzenlenmiştir: Federal Meclis, Federal Dev-let’in İstihbarat Teşkilatı faaliyetlerini denetlemek için bir kurul atar (Any. m.45d).Ayrıca ulusal savunma komisyonu, araştırma komisyonunun haklarına sahip olup, üyelerinin dörtte birinin önerisi ile bir olayı araştırma konusu yapmak zorundadır (Any. m. 45a/2).“Gremien zur Kontrolle”, Almanya Federal Meclisi İnternet Sitesi, http://www.bundestag.de/ bundestag/aufgaben/regierungskontrolle_neu/kontrolle/grem/255458, Erişim: 19.03.2015.“Gremien zur Kontrolle”; Linn ve Sobolewski, So Arbeitet der Deutsche Bundestag…, s. 55.55765704972058693152990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085görevlendirilebilmektedir. Üyelerin dörtte birinin başvurusu ile kurulması zorunlu olan bu komisyonlar, Federal Meclise yasama döneminin sonuna kadar müzakere edebileceği ve somut tavsiye kararı içermeyen bir rapor sunar.67Bilgi edinme faaliyeti kapsamında diğer denetim faaliyetleri “küçükve büyük sorular”, “yazılı ve sözlü sorular”, “güncel saat” ve “hükümetin sorgulanması” olarak sıralanabilir. Küçük ve büyük sorular, belli birkonuda hükümete yöneltilen sorular olup en az milletvekillerinin %5’i veya bir siyasi parti grubu tarafından verilebilir. Küçük sorular hükümet tarafından sadece yazılı olarak cevaplanırken büyük sorular68 ayrıcaFederal Mecliste görüşülür. Her milletvekiline, hükümete ayda en fazla dört defa yazılı soru sorma imkânı tanınmıştır. Soru saatleri olarakda bilinen sözlü soru uygulamasında her milletvekiline bir oturum haftasında en fazla iki soru sorma imkânı tanınmıştır. Soru sahibinin hazır bulunmaması halinde soru(lar) isteğe göre yazılı olarak cevaplandırılır. Milletvekilleri hükümetin açıklamalarından tatmin olmazsa üyelerin %5’i veya siyasi parti grubu aracılığıyla sözlü soruları müteakiben ya da güncel bir konu üzerinde Danışma Kurulunun kararı veya üyelerin %5’itarafından güncel saat uygulaması istenebilir. Çarşamba günleri kabine toplantısının ardından yaklaşık yarım saat süren hükümetin sorgulanmasısürecinde ise milletvekillerine, hükümet üyelerine yönelik güncel konular hakkında soru yöneltme imkânı sağlanmaktadır.69Federal Meclis denetim faaliyetini sadece hükümet üzerinde değil, bir askeri ombudsman aracılığıyla silahlı kuvvetler üzerinde de gerçekleştirmektedir. Anayasa’nın 45b maddesinde70 düzenlenen bu makamın temel görevi silahlı kuvvetler içerisindeki temel hak ihlallerinin takibi ve parlamentoyu, Federal Ordunun durumu hakkında bilgilendirmektir. Askeri ombudsman, re’sen ya da Federal Meclisin veya Savunma Komisyonunun talimatıyla harekete geçebilir. Federal Ordu24130156845“Enquete-Kommissionen”, Almanya Federal Meclisi İnternet Sitesi, (15.03.2012), http://bundes-tag.de/blob/196186/029fee770c198a6cc5be3488abebfada/kapitel_08_10_enquete-kommissio-nen-data.pdf, Erişim: 19.03.2015, s. 1; Linn ve Sobolewski, So Arbeitet der Deutsche Bundestag…, s. 63.Büyük soru, Alman parlamento literatüründe eskiden “Interpellation” olarak bilinen uygulamadır. Schmidt, Wörterbuch zur Politik, s. 334.“Instrumente der Kontrolle”, Almanya Federal Meclisi İnternet Sitesi, http://www.bundestag.de/ bundestag/aufgaben/regierungskontrolle_neu/kontrolle/instru/255462, Erişim: 19.03.2015.Temel hakların korunması ve Federal Meclisin parlamenter denetim işlerinde yardımcı organ olarak bir askeri ombudsman atanır. Konunun ayrıntıları bir federal yasayla düzenlenir (Any. m.45b).46945553035305572125000Almanya Federal Cumhuriyeti51-72263053340-71945553340bünyesindeki askerler doğrudan başvurabildiğinden “askerlerin avukatı” olarak da görülen askeri ombudsman, parlamenter denetim kapsamında faaliyetleri hakkında her yıl Federal Meclise bir rapor sunmaktadır.71Federal Meclisin ayrıca ilgili mevzuat çerçevesinde idarenin çeşitli alanlarına hem kendi içinden hem de diğer kamu idarelerinden seçtiği üyeler ve temsilciler bulunmaktadır: Elektrik, Gaz, Telekomünikasyon, Posta ve Demiryolları Federal Ajans Ağı, Demir Yolları Alt Yapı Kurulu, Film Desteği Enstitüsü Yönetim Konseyi, Deutsche Welle Radyo ve Yönetim Konseyleri gibi.724.1.2. Federal KonseyYasamanın diğer kanadı ve anayasal organ olarak karşımıza çıkan Federal Konseyde eyaletler, Federal Devlet’in yasama ve idaresine ve Avrupa Birliğinin işlerine katılırlar (Any. m.50). Eyalet hükümetlerinin atayıp görevden alabildikleri üyelerden oluşan73 Federal Konseyde 3-6 arasında değişen oyu74 olan eyaletler sahip olduğu oy kadar Federal Konseye üye gönderebilir. Bir eyaletin oyları ancak aynı yönde ve yalnız hazır olan üyeler veya onların temsilcileri aracılığıyla kullanılabilir (Any. m.51). Görüldüğü üzere Federal Konsey üyeleri, Federal Meclis üyeleri gibi serbest iradeleriyle karar vermemekte, eyaletlerin ve geldikleri kabinenin resmi politik anlayışlarına göre hareket etmektedirler. Bu hüküm, “temsili vekâlet” ilkesine aykırı olsa da “emredici vekâlet” olarak da değerlendirilemez.75Federal Konseyde toplamda 69 oy ve dolayısıyla 69 üye bulunmaktadır. Kararlar genel olarak salt çoğunlukla -35 oy-, istisnai durumlarda ise üçte iki çoğunlukla -46 oy- alınmaktadır.76092075“Der Wehrbeauftragte des Deutschen Bundestages”, Almanya Federal Meclisi İnternet Sitesi, http://bundestag.de/bundestag/wehrbeauftragter, Erişim: 19.03.2015.Linn ve Sobolewski, So Arbeitet der Deutsche Bundestag…, s. 91-93.Federal Konseyde görevlendirilen eyalet hükümeti temsilcilerinin eyalet hükümetinde görevleri de-vam etmektedir; dolayısıyla eyalet düzeyinde ve federal düzeyde olmak üzere çift görev üstlenirler. Federal Konsey için ayrıca seçim yapılmamaktadır; üyeler eyalet parlamentolarına halk tarafından seçilerek demokratik meşruiyet kazanırlar. Reuter, Bundesrat und Bundesstaat, s. 15.Her eyaletin en az üç, nüfusu iki milyondan fazla olan eyaletlerin dört, nüfusu altı milyondan fazla olanların beş, nüfusu yedi milyondan fazla olanların altı oyu vardır (Any. m.51/2).Mehmet Okyayuz, “Federal Almanya’nın Siyasi Sistemi: Araştırma Alanının Gelişimi, Sorunsallarıve Sistemin Yapısı,” (Yarı)Başkanlık Sistemi ve Türkiye: Ülkeler, Deneyimler ve Karşılaştırmalı Analiziçinde, İhsan Kamalak der. (İstanbul: Kalkedon Yayınları, 2014), s. 271; Reuter, Bundesrat und Bun-desstaat, s. 17.“Zusammensetzung des Bundesrates”, Almanya Federal Konseyi İnternet Sitesi, http://www.bundesrat.de/DE/bundesrat/verteilung/verteilung-node.html, Erişim: 20.03.2015.55765704972058693152990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532541910Almanya Federal Konseyi BinasıFederal Konsey her yıl 1 Kasım’da eyalet başbakanlarından birini başkan olarak seçer;77 başkan ve iki başkanvekili Başkanlık Divanını oluşturur. Başkanın, Federal Konseyi toplantıya çağırma, genel kurul oturumlarını yönetme ve Federal Konseyi temsil etme gibi temel görevlerinin yanı sıra belli hallerde cumhurbaşkanına vekâlet etme görevi bulunmaktadır. Başkanlık Divanının, Federal Konseyin yıllık bütçe planını düzenleme, genel kurulun karar vermek zorunda olmadığı parlamentonun iç işleyişine ilişkin kararlar alma gibi birtakım görev ve yetkileri bulunmaktadır.78 Ayrıca, başkan ve başkanlık divanının görevlerini yerine getirmesine yardımcı olmak ve özellikle Federal Konsey ile hükümet arasında koordinasyonu sağlamak üzere eyaletler tarafından yetkilendirilen toplam 16 kişinin oluşturduğu bir Danışma Kurulu bulunmaktadır.792413061595Başkanın belirlenmesinde en yüksek nüfusa sahip eyalet başbakanından başlayarak sıralama oluş-turulur; böylece Federal Konseyde oy çokluğunu yansıtan ve siyasi partilerin beklentilerine uygun başkanın seçilmesinin önüne geçilmiş olur ve her eyalet başbakanına zaman içinde Federal Konsey başkanlığı imkânı tanınır. “Präsident und Präsidium”, Almanya Federal Konseyi İnternet Sitesi, http://www.bundesrat.de/DE/bundesrat/praesidium/praesidium-node.html, Erişim: 20.03.2015.“Präsident und Präsidium”.“Der Ständige Beirat”, Almanya Federal Konseyi İnternet Sitesi, http://www.bundesrat.de/DE/bun-desrat/staendiger-beirat/staendiger-beirat-node.html, Erişim: 20.03.2015.46945553035305572125000Almanya Federal Cumhuriyeti53-72263053340-71945550800Almanya Federal Konseyi Genel KuruluHükümet, Federal Meclis veya eyaletlerden gelen yasa önerileri ilk önce komisyonlarda ele alınır. Toplam 16 komisyon bulunmaktadır ve görev dağılımı federal bakanlıkların yetki paylaşımına göre belirlenir.80Federal Konsey, hükümet veya bakanlıklar tarafından çıkarılan ikinci derece mevzuatın çoğunluğunda onay yetkisini ve gerektiğinde hükümete öneri sunma inisiyatifini elinde bulundurmaktadır.81 Ayrıca Federal Konseyin, Anayasa Mahkemesine üye seçme dışında bazı federal kuruluşlara üye gönderme, önerme ve önerilen üyeleri onaylama yetkileri bulunmaktadır.824.1.3. Siyasi Parti SistemiParti sistemlerinin oluşumuna etki eden belli başlı unsurlar bulunmaktadır: Siyasi partilerin ağırlık verdikleri stratejiler, seçim sistemi, siyasi partilerin parlamentoda temsil edilme oranları, siyasi0153670“Die Ausschüsse des Bundesrates”, Almanya Federal Konseyi İnternet Sitesi, http://www.bundesrat. de/DE/bundesrat/ausschuesse/ausschuesse-node.html,Erişim: 20.03.2015.“Mitwirkung an der Verwaltung des Bundes”, Almanya Federal Konseyi İnternet Sitesi, http://www.bundesrat.de/DE/aufgaben/verwaltung/verwaltung-node.html, Erişim: 20.03.2015.Reuter, Bundesrat und Bundesstaat, s. 47.55765704972058782052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085partiler arasında politik-ideolojik farklılıklar, ülkedeki çekişme alanları gibi.83 Aşağıda ilk önce parlamentoda 1949’dan günümüze ağırlıklı olarak temsil imkânı bulan siyasi partiler ve parlamentodaki temsilleri ile seçim sisteminin etkilerinden kısaca bahsedilecektir.Federal Mecliste bulunan siyasi partilere bakıldığında 1949’daki Hıristiyan Demokrat Birliği/Hıristiyan Sosyal Birliği (CDU/CSU), Almanya Sosyal Demokrat Partisi (SPD) ve Hür Demokratik Parti (FDP) haricinde günümüzde sadece İttifak 90/Yeşiller (Bündnis 90/Die Grünen) ve Sol Parti’nin (Die Linke) ön planda yer aldığı görülmektedir.84CDU, merkez sağda yer alan muhafazakar bir parti olarak siyasi hayatın belirleyici aktörlerinden biri olmuştur. Partinin, şansölyelik yapmış öne çıkan isimleri olarak, Batı ile entegrasyonda Konrad Adenauer, sosyal piyasa modelinde Ludwig Erhard, Avrupa Birliği’nin mimarlarından biri kabul edilen Helmut Kohl ve 2005’ten beri Almanya tarihinde ilk kadın şansölye görevini sürdüren Angela Merkel gösterilebilir.85Kökeni 1875 yılında kurulan Sosyalist İşçi Partisi’ne dayanan SPD, 1959 yılında yaşadığı dönüşüm neticesinde daha geniş halk kitlelerine hitap etmeye başlamış ve günümüze değin farklı partilerle hükümet kurmayı başarmıştır. Parti politikasının temel değerleri özgürlük, adalet ve dayanışmadır.86Uzun yıllar boyunca Hıristiyan Demokrat Birliği ve Almanya Sosyal Demokrat Partisi’nin parlamentoda yeterli çoğunlukla hükümet kurmasında büyük rol oynayan ve siyaseten liberal bir çizgi benimseyen Hür Demokratik Parti87, kökeni Doğu Almanya Sosyalist Birlik Partisi’ne dayanan ve 1990-2007 yılları arasında Demokratik Sosyalizm Partisi (PDS) olarak faaliyet gösteren ve günümüzde de özellikle Doğu Almanya eyaletlerinde etkin olan Sol Parti88, “ekolojik reform partisi” olarak2413045085Schmidt, Wörterbuch zur Politik, s. 519.Ulrich von Alemann, “Die deutschen Parteien seit 1945”, Almanya Federal Siyasi Eğitim Merkezi İnternet Sitesi, http://www.bpb.de/politik/grundfragen/parteien-in-deutschland/42047/parte-iensystem-seit-1945, Erişim: 28.03.2015.“Die Christlich Demokratische Union (CDU)”, Almanya Federal Siyasi Eğitim Merkezi İnternet Sitesi, http://www.bpb.de/politik/grundfragen/parteien-in-deutschland/42057/cdu, Erişim: 28.03.2015.“Die Sozialdemokratische Partei Deutschlands (SPD)”, Almanya Federal Siyasi Eğitim Merkezi İnter-net Sitesi, http://www.bpb.de/politik/grundfragen/parteien-in-deutschland/42079/spd, Erişim: 28.03.2015.“Die Freie Demokratische Partei (FDP)”, Almanya Federal Siyasi Eğitim Merkezi İnternet Sitesi, http://www.bpb.de/politik/grundfragen/parteien-in-deutschland/42105/fdp, Erişim: 28.03.2015.“DIE LINKE”, Almanya Federal Siyasi Eğitim Merkezi İnternet Sitesi, http://www.bpb.de/politik/ grundfragen/parteien-in-deutschland/42127/die-linke, Erişim: 28.03.2015.46945553035305572125000Almanya Federal Cumhuriyeti55-72263053340-71945553340nitelendirebileceğimiz ve 1993’te Batı Almanya Yeşilleri ile Doğu Almanya İttifak/90 Birliklerinin birleşmesi ile ortaya çıkan İttifak 90/Yeşiller89 ve Bavyera eyaletinde faaliyet gösterip Hıristiyan Demokrat Birliği’nin kardeş partisi olan Hıristiyan-muhafazakar Hıristiyan Sosyal Birliği90 diğer önemli siyasi partiler olarak gösterilebilir.1949’daki ilk genel seçimlerde ülke barajı uygulanmadığı için 10 parti parlamentoda temsil imkanı bulmuş iken91 1953 seçimlerinde sisteme ülke çapında %5 baraj getirilmiş92 ve 60 ve 70’li yıllarda üç parti -CDU/ CSU, SPD ve FDP- parlamentoya hakim olmuştur.93 Baraj uygulaması yanında Adenauer Hükümetinin ekonomik başarıları küçük partileri hem parlamento dışında bırakmış hem de büyük partilerin çevresinde toplanmaya yöneltmiştir. 1983 seçimleri ile birlikte parlamentoda Yeşiller de temsil imkânı bulmuş ve 1990 seçimleri ile birlikte 2013 seçimlerine kadar beş partili bir sistem ortaya çıkmıştır.94 2013 seçimlerinde FDP’nin az bir farkla ilk kez baraj altında kaldığı95 ve şimdilik dört partili bir sisteme dönüldüğü görülmektedir.1949’dan günümüze parlamentoda çoğunluğu oluşturan iki büyük partinin -CDU/CSU ve SPD- oluşturduğu koalisyonlar Büyük Koalisyon olarak nitelendirilmektedir. Günümüze kadar üç kez bu şekilde koalisyon hükümeti görülen Almanya’da örneğin 2005-2009 yılında Büyük Koalisyon parlamentoda üçte iki çoğunluğu sağlamıştır. Devamlı koalisyon hükümetlerinin karşımıza çıktığı Almanya’da olağan durum ise iki büyük partiden birinin parlamentoda çoğunluğu oluşturabileceği0106045Kısaca Yeşiller olarak da bilinmektedir. “Bündnis 90/Die Grünen”, Almanya Federal Siyasi Eğitim Merkezi İnternet Sitesi, http://www.bpb.de/politik/grundfragen/parteien-in-deutschland/42148/ buendnis-90-die-gruenen, Erişim: 28.03.2015.“Die Christlich-Soziale Union (CSU)”, Almanya Federal Siyasi Eğitim Merkezi İnternet Sitesi, http://www.bpb.de/politik/grundfragen/parteien-in-deutschland/42169/csu, Erişim: 28.03.2015.Ülke çapında baraj olmamasına karşın eyalet çapında %5 baraj uygulaması vardı. Fakat en az bir doğrudan aday kazanan parti bu barajdan muaf tutuluyordu. Rolf-Peter Magen, Staatsrecht: Eine Einführung (Berlin: Springer, 1985), s. 191.Günümüze kadar geçerliliğini koruyan 1956 tarihli Federal Seçim Yasası, %5 ülke barajına tanınan doğrudan milletvekili muafiyetini üçe çıkarmıştır. Magen, Staatsrecht: Eine Einführung, s. 196.FDP’nin devamlı surette iktidarın küçük ortağı olabilmesi dolayısıyla sistem bu dönemde “iki buçuk partili” olarak da adlandırılmaktadır. Şule Özsoy Boyunsuz, Başkanlı Parlamenter Sistem (İstanbul: On İki Levha Yayıncılık, 2014), s. 12.Oskar Niedermayer, “Anzahl der Parteien”, Almanya Federal Siyasi Eğitim Merkezi İnternet Sitesi, http://www.bpb.de/politik/grundfragen/parteien-in-deutschland/138671/anzahl-der-parteien, Erişim: 28.03.2015; Wolfgang Ismayr, “Das politische System Deutschlands,” Die politischen Systeme Westeuropas içinde, Wolfgang Ismayr ed. (Wiesbaden: VS Verlag für Sozialwissenschaften, 2006), s. 465.2013 seçimlerinin iki ilginç sonucu, %4,8 oy oranı ile 1949’dan günümüze ilk defa FDP’nin parlamento dışında kalması ve Avrupa Birliği ve ortak para birimi Avro karşıtlığıyla bilinen Almanya İçin Alternatif Partisi’nin (AFD) %4,7 oy almasıdır. “Endgültiges Ergebnis der Bundestagswahl 2013”, Almanya Federal Seçim Kurulu İnternet Sitesi, http://www.bundeswahlleiter.de/de/bundestagswahlen/ BTW_BUND_13/ergebnisse/bundesergebnisse/index.html, Erişim: 29.03.2015.55765704972059055102990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085diğer küçük partilerden biri ile koalisyon yapmasıdır. Sadece 1957-1961 yılında CSU/CSU siyasi parti grubu yeterli çoğunluğu sağlamasına karşın Alman Partisi (DP) ile koalisyon gerçekleştirmiştir.96 Azınlık hükümetleri ise istisnai olarak 1966 (CDU/CSU-FDP Koalisyonunun sona ermesi ve Büyük Koalisyonun kurulması arasında), 1972 (SPD-FDP Koalisyonunun güvenoyu alamaması ve parlamentonun feshi arasında) ve 1982 (SPD-FDP Koalisyonunun sona ermesi ve CDU/CSU-FDP Koalisyonunun kurulması arasında) yıllarında çok kısa süreli olarak görev yapmıştır.97Almanya’da halkın siyasi iradesinin oluşumuna aracılık eden siyasi partilerde (Any. m.21/1), parlamenter sistemlerde karşımıza çıkan yasama ve yürütme organları arasındaki organik ve fonksiyonel işbirliği nedeniyle genellikle parti disiplini ön plana çıkmaktadır. Siyasi partiler, bu özelliği dolayısıyla sistemin merkezinde yer alan yasama çoğunluğu ile hükümet arasında siyasi ve hukuki bağları tesis etmektedir.98Federal Meclis seçimlerinde çoğunluk ve nispi seçim sistemin bir arada uygulandığı kişiselleştirilmiş nispi sistem, bir yandan çoğunluk sistemi sebebiyle iki parti sistemini, diğer yandan nispi sistem sebebiyle küçük partilerin parlamentoya girmesini kolaylaştıran bir yapı ortaya çıkarmaktadır. Yukarıda bahsedildiği üzere parlamentonun aşırı çok partili, diğer bir ifadeyle parçalı yapısının önüne geçmek amacıyla da %5 ülke barajı uygulanmaktadır.994.2. Yürütme4.2.1. CumhurbaşkanıCumhurbaşkanının SeçimiFederal Meclis üyeleri ve aynı sayıda eyalet parlamentolarının nispi se-çim sistemine göre seçeceği üyelerin bir araya gelmesiyle oluşan “Federal Kongre” (Bundesversammlung, federal convention) görüşme gerçekleştir-meden cumhurbaşkanını seçer. İlk iki turda Federal Kongrenin salt çoğun-241301784351960 yılında DP’li bakanların CDU’ya geçişi ile birlikte tek parti iktidarı, Almanya siyasetindeki ifa-desiyle Birlik Hükümeti meydana gelmiştir. Ludger Helms, Regierungsorganisation und politische Führung in Deutschland, (Wiesbaden: VS Verlag für Sozialwissenschaften, 2005), s. 87.Schindler, Datenhandbuch zur Geschichte des Deutschen Bundestages: 1949 bis 1999, s. 1133-1134; “Koalitionen und Opposition im Bundestag”, Almanya Federal Meclisi İnternet Sitesi, (31.01.2014), http://bundestag.de/blob/196254/b520ec1d59dedcf5a44ca3d34791d934/kapitel_06_06_ koalitionen_und_opposition_im_bundestag-data.pdf, Erişim: 29.03.2015, s. 5.Özsoy Boyunsuz, Başkanlı Parlamenter Sistem, s. 12.Petersen, Wahlen: Grundpfeiler der Demokratie, s. 9.Joachim Gauck, Cumhurbaşkanı46583603035305572125000Almanya Federal Cumhuriyeti57-72263053340-71945553340luğuyla cumhurbaşkanı seçilememişse sonraki turda en çok oyu alan aday cumhurbaşkanı seçilmiş olur. 40 yaşını dolduran ve Federal Meclis seçim-lerinde oy hakkı olan her Alman vatandaşı cumhurbaşkanı seçilebilir. Gö-rev süresi beş yıldır ve müteakip seçimlerde bir defa daha seçilebilir (Any. m.54).100Cumhurbaşkanlığı ile bağdaşmayan görevleri kayıt altına alan Anayasa’nın 55. maddesinde siyasi parti üyeliği yasaklanmamış olmasına karşın makamın siyasi açıdan tarafsız olması gerektiğinden hareketle şimdiye kadar tüm cumhurbaşkanları siyasi parti üyeliklerini sonlandırmıştır.101Cumhurbaşkanının Görev ve Yetkileri2710180-52705Cumhurbaşkanının çeşitli etkinliklerde ve belli vesilelerle gerçekleştirdiği konuşmalar,devlet ziyaretleri ve yabancı devletlerden gelen ziyaretçileri karşılama temsil yetkisikapsamında yer almaktadır. Uluslararası hukuk açısından sahip olduğu temsil yetkisi çerçevesinde cumhurbaşkanı diğer devletlerle gerçekleştirilen antlaşmaları imzalar; elçilerin itimatnamelerini vererek görevlendirir ve yabancı ülkelerin elçilerini kabul eder. Federal Devlet’in siyasi ilişkilerini düzenleyen veyafederal yasamaya ait hususları ilgilendiren antlaşmalar, federal yasaları kabule yetkili organların, federal bir yasayla onayını veya iştirakini gerektirir (Any. m.59).1020388620Ayrıntılı hükümlerin yer aldığı “Federal Cumhurbaşkanının Federal Kongre Tarafından Seçilmesine Dair Yasa”ya göre Federal Kongrenin başkanlığını Federal Meclis başkanı yürütür; aday önerileri Fe-deral Kongrenin her bir üyesi tarafından başkana sunulabilir ve ikinci ve üçüncü turlarda yeni aday-lar gösterilebilir. “Gesetz über die Wahl des Bundespräsidenten durch die Bundesversammlung”, Almanya Federal Adalet ve Tüketicileri Koruma Bakanlığı Federal Mevzuat İnternet Sitesi, http://www.gesetze-im-internet.de/bpr_swahlg/BJNR002300959.html, Erişim: 21.03.2015.“Ist der Bundespräsident Mitglied einer Partei?”, Almanya Federal Cumhurbaşkanlığı İnternet Sitesi, http://www.bundespraesident.de/DE/Service/Fragen-und-Antworten/fragen-und-antworten-node.html#doc1894320bodyText4, Erişim: 21.03.2015; Jürgen Hartmann ve Udo Kempf,Staatsoberhäupter in der Demokratie (Netherlands: VS Verlag, 2011), s. 112.Horst Pötzsch, “Bundespräsident”, Almanya Federal Siyasi Eğitim Merkezi İnternet Sitesi, (15.12.2009), http://www.bpb.de/politik/grundfragen/deutsche-demokratie/39360/bundespra-esident?p=all, Erişim: 21.03.2015.55765704978409055102990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085Yasaların imzalanarak tasdik edilmesinde cumhurbaşkanı önüne gelen yasanın içeriğini Anayasaya uygun bulursa imzalamakta; uygun bulmazsa imzalamamaktadır. Devlet pratiğine ve hâkim olan görüşe göre cumhurbaşkanının önüne gelen yasayı denetiminin kapsamı, şekli (yetki ve yönteme ilişkin kurallar) ve maddi (temel haklar ve devlet teşkilat hukuku) çerçevede olabilmektedir; siyasi denetim söz konusu değildir.103 Bu yetki cumhurbaşkanını “devlet noteri” kimliğinden farklılaştırmaktadır.104 Federal Meclise geri gönderme veya Anayasa Mahkemesine incelenmesi üzere başvurma yetkisi söz konusu değildir; fakat yasama sürecine katılan anayasal organlar, ilgili yasal düzenlemeyi cumhurbaşkanının imzalamaması durumunda Anayasa Mahkemesinde dava açabilir.105Seçilmek üzere Federal Meclise şansölye önerisinde bulunmak, şansölyenin ve bakanların atanması ve görevden alınması (Any. m. 63,64,67), federal yargıçların, federal memurların, subayların ve astsubayların atanması (Any. m.60/1), münferit hallerde Federal Devlet adına kullanılan af yetkisi (Any. m.60/2) ve Federal Meclisi toplantıya çağırmak (Any. m.39/3) diğer önemli görev ve yetkileri arasındadır.Diğer bir önemli husus, cumhurbaşkanının karşı imza gerektirmeyen işlemlerinin Anayasa ile kayıt altına alınmasıdır. Cumhurbaşkanının karar ve işlemlerinin geçerli olabilmesi için, şansölye veya yetkili bakan tarafından imzalanması gerekir. Şansölyenin atanması ve görevden alınması, Anayasa’nın 63. maddesine göre Federal Meclisin feshi (şansölyenin üçüncü turda seçilememesi halinde cumhurbaşkanına tanınan, şansölyeyi atama veya Federal Meclisi fesih inisiyatifi) ve Anayasa’nın 69/3. maddesinde öngörülen talep (cumhurbaşkanının isteği üzerine şansölye veya bakanların kendilerine bir halef atanana kadar görevine devam etmesi) karşı imza kuralının dışındadır (Any. m.58).24130647700“Amtliche Funktionen”, Almanya Federal Cumhurbaşkanlığı İnternet Sitesi, http://www.bundespraesident.de/DE/Amt-und-Aufgaben/Wirken-im -Inland/Amtliche-Funktionen/amtliche-funktionen-node.html#, Erişim: 21.03.2015; Rudzio, Das politische System der Bundesrepublik Deutschland, s. 314.“Materielles Prüfungsrecht des Bundespräsidenten”, Almanya Federal Meclisi İnternet Sitesi, (13.12.2013), http://bundestag.de/blob/196210/cdf40c172051b5160ed01c10d9d60c13/ kapitel_10_07_materielles_pr__fungsrecht_des_bundespr__sidenten-data.pdf, Erişim: 21.03.2015.Pötzsch, “Bundespräsident”; “Amtliche Funktionen”.46672503035305572125000Almanya Federal Cumhuriyeti59-72263053340-71945550800Cumhurbaşkanı ayrıca, Federal Meclis ve Federal Konsey üyeleri tarafından seçilen Anayasa Mahkemesi yargıçlarının atanma, görevden ve emekliye ayrılma işlemlerini gerçekleştirir.106Cumhurbaşkanının Görevden AlınmasıParlamentoya karşı sorumluluğu olmayan cumhurbaşkanına karşı Federal Meclis veya Federal Konsey, anayasayı veya diğer bir federal yasayı kasten ihlal ettiği gerekçesiyle Anayasa Mahkemesinde dava açabilir. Federal Meclis ve Federal Konsey üyelerinin en az dörtte biri dava açılması için talepte bulunabilir. Davanın açılması kararı, Federal Meclis üyelerinin veya Federal Konseydeki oyların en az üçte ikisiyle verilir. Anayasa Mahkemesi, cumhurbaşkanını anayasayı veya diğer bir federal yasayı kasten ihlal etmekten suçlu bulursa, cumhurbaşkanı görevden alınır. Ayrıca mahkeme, davanın açılmasından sonra bir ara kararla cumhurbaşkanının görevini yerine getirmesini durdurabilir (Any. m.61). Anayasayı veya diğer bir federal yasayı kasten ihlal dışında cumhurbaşkanının göreviyle ilgili herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır.1074.2.2. HükümetŞansölyenin Seçimi, Hükümetin Atanması ve Görev Süresinin Sona ErmesiFederal Meclisin görevlerinden biri de şansölyeyi seçmektir. Şansölye olmak için aranan asgari şart seçme ve seçilme yeterliğine sahip olmaktır; Federal Meclis üyeliği şartı aranmamaktadır.108 Teamülen cumhurbaşkanı, siyasi parti grupları ile görüştükten sonra şansölye adayını Federal“Zusammenwirken der Verfassungsorgane”, Almanya Federal Cumhurbaşkanlığı İnternet Sitesi, http://www.bundespraesident.de/DE/Amt-und-Aufgaben/Verfassungsrechtliche-Grundlagen/ Zusammenwirken-der-Verfassungsorgane/zusammenwirken-der-verfassungsorgane-node.html, Erişim: 21.03.2015.Kemal Gözler, Devlet Başkanları: Bir Karşılaştırmalı Anayasa Hukuku İncelemesi (Bursa: Ekin Kitabe-vi, 2001), s. 112; Hartmann ve Kempf, Staatsoberhäupter in der Demokratie, s. 97.Federal Meclis üyesi olmayan şansölye olarak Alman siyasi tarihinde tek örnek 1966’da şansölye se-çilen Kurt Georg Kiesinger’dir. Şansölye seçilmeden önce Kiesinger Baden-Württemberg eyaleti baş-bakanlığı görevini yürütmekteydi. Bettina Giesecke, “Bundeskanzlerwahl (Artikel 63 Grundgesetz)”, Almanya Federal Meclisi İnternet Sitesi, (25.10.2013), https://www.bundestag.de/blob/194722/3ce1b4422827bb186be69e7c7ff68658/bundeskanzlerwahl-data.pdf,Erişim: 16.03.2015, s. 1; Peter Schindler ed., Datenhandbuch zur Geschichte des DeutschenBundestages: 1949 bis 1999 (Baden-Baden: Nomos Verlagsgesellschaft, 1999), s. 1148; “Kiesinger, Kurt Georg”, Konrad-Adenauer Stiftung Derneği İnternet Sitesi, http://www.kas.de/wf/de/71.8440/, Erişim: 16.04.2015.0-120650055765704972058782052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085Meclise sunmaktadır.109 Şansölye, cumhurbaşkanının önerisi üzerine Federal Meclis tarafından görüşme gerçekleştirilmeden gizli oyla seçilir. Federal Meclis üye tamsayısının salt çoğunluğunu alan aday seçilir ve cumhurbaşkanınca atanır (Any. m.63/1-2). Cumhurbaşkanının önerdiği aday seçilmezse, Federal Meclis oylamadan sonraki 14 gün içinde üye tamsayısının salt çoğunluğuyla şansölyeyi seçebilir (Any. m.63/3).110 14 gün içerisinde Federal Meclis, bir aday salt çoğunluğu sağlayana kadar seçim turları düzenleyebilir.111 14 gün içerisinde bir seçim yapılamamışsa, diğer bir ifadeyle hiçbir aday salt çoğunluğu sağlayamamışsa, derhal yeni bir seçim turu yapılır ve oyların çoğunluğunu alan aday seçilmiş olur. Seçilen aday, üye tamsayısının salt çoğunluğunu elde etmişse cumhurbaşkanı tarafından yedi gün içinde atanmak zorundadır; salt çoğunluğu sağlayamamış ise cumhurbaşkanı yedi gün içinde ya atamayı gerçekleştirir ya da Federal Meclisi fesheder (Any. m.63/4). Görüldüğü üzere Anayasa, üçüncü aşamada Federal Meclisin basit çoğunluğunu kazanan aday söz konusu ise, cumhurbaşkanına, bir azınlık hükümeti kurulması veya Federal Meclisin feshine karar verilmesi yönünde inisiyatif tanımaktadır.2032042545Şansölye ve bakanlardan oluşan hükümette (Any. m.62) bakanlar, şansölyenin önerisi üzerine cumhurbaşkanınca atanır ve görevden alınırlar (Any. m.64).112 Bakanların ayrıca Federal Meclisten güvenoyu alması söz konusu değildir.Angela Merkel, ŞansölyeŞansölye adayının parti lideri olma zorunluluğu olmamasına karşın genelde bu iki makam birleşmektedir. Fakat 1974-1982 arasında Şansölye Helmut Schmidt (SPD) asla parti lideri olmadı. Ludger Helms, Presidents, Prime Ministers and Chancellors: Executive Leadership in Western Democracies (Crippenham: Palgrave Macmillan, 2005), s. 91; “Wahl der Bundeskanzlerin”, Almanya Federal Şansölyesi İnternet Sitesi, http://www.bundeskanzlerin.de/Webs/BKin/DE/Kanzleramt/ WahlDerBundeskanzlerin/wahl_der_bundeskanzlerin_node.html, Erişim: 22.03.2015.Federal Meclis İçtüzüğü’nün şansölye seçimini düzenleyen 4. maddesine göre “Şansölye gizli oyla seçilir. Anayasa’nın 63/3-4. maddesine göre gerçekleştirilecek seçimlerde şansölye adayları Federal Meclis üye tamsayısının dörtte biri veya en az dörtte birine sahip siyasi parti grupları tarafından gösterilebilir”. “Geschäftsordnung des Deutschen Bundestages und Geschäftsordnung des Vermitt-lungsausschusses”.Karl-Rudolf Korte, “Die Wahl des Bundeskanzlers”, Almanya Federal Siyasi Eğitim Merkezi İnternet Sitesi, (20.05.2009), http://www.bpb.de/politik/wahlen/bundestagswahlen/62553/wahl-des-bundeskanzlers, Erişim: 22.03.2015.Koalisyon hükümetlerinde şansölye atanmadan önce kabine üyeleri koalisyon görüşmelerinde belir-lendiği için şansölye genellikle Federal Meclis tarafından seçildiği gün hükümet listesini cumhurbaş-kanına sunar. Linn ve Sobolewski, So Arbeitet der Deutsche Bundestag…, s. 28.19050-121793046856653035305572125000Almanya Federal Cumhuriyeti61-72263053340-71945553340Şansölyenin görevi yapıcı güvensizlik oyu (Any. m.67) ve Federal Meclisten güvenoyu istemi üzerine gerçekleştirilen güven oylamasında (Any m.68) üye tamsayısının salt çoğunluğunun alınamaması halinde önceden sona erebilmektedir.113 Bunun dışında bir sonraki yasama döneminde Federal Meclisin ilk toplantısına kadar görevi devam etmektedir. Bakanların görevi de şansölyenin görevinin yukarıda sayılan hallerde sona ermesi halinde bitmektedir. Şansölye, cumhurbaşkanının isteği üzerine, bakanlar ise şansölye veya cumhurbaşkanının isteği üzerine kendilerine bir halef atanana kadar görevlerine devam ederler (Any. m.69/2-3).114Şansölyenin/Hükümetin Yetkileri ve Çalışma PrensipleriŞansölye, hükümetin başı olarak kabine oturumlarını yönetir, hükümet politikasının ilkelerini belirler ve bu konuda sorumluluğu üstlenir. Şansölye, hükümet işlerini, hükümetçe kabul edilmiş ve cumhurbaşkanınca onaylanmış bir içtüzüğe göre yönetir (Any. m.65).Almanya siyasi tarihinde hükümetler genellikle birden fazla partinin bir araya gelmesiyle, diğer bir ifadeyle koalisyonlarla yürütülmektedir. Şansölye, koalisyon ortakları ile genellikle koalisyon sözleşmesi yapar ve bu sözleşmeye siyaseten bağlıdır. Sözleşme ile hükümet programı koalisyon ortakları tarafından onaylanır.115 Ayrıca, Anayasada toplam bakanlık sayısı zikredilmediğinden koalisyon ortakları arası görüşmeler ile bakanlıkların sayısı ve yetki alanları tespit edilir.116 Koalisyon sözleşmesine ihtiyaç duyulması Almanya hükümet sisteminde şansölyenin güçlü pozisyonundan kaynaklanmaktadır: Önerisi ile bakanlar atanır ve“Wahl und Amtszeit der Bundeskanzler”, Almanya Federal Meclisi İnternet Sitesi, (09.01.2014), https://www.bundestag.de/blob/196244/fdf93dfac96b7d10d252a86207481e90/kapitel_06_01_ wahl_und_amtszeit_der_bundeskanzler-data.pdf, Erişim: 22.03.2015.Anayasa, bir araya gelen yeni parlamentonun derhal şansölyeyi seçmesini şart koşmadığından -fakat şimdiye kadar en geç ikinci oturumda şansölye seçimi gerçekleştirilmiştir- bu madde doğrultusundahükümetlerin devamlılığı prensibi sağlanmış ve yeni şansölyenin seçimine kadar geçici hükümetin (Geschäftsführende Bundesregierung, caretaker government) görevi yürütmesine olanak tanınmıştır. Hakim olan görüşe göre geçici hükümet prensip olarak olağan dönemlerde görevi yürüten hükü-metin yetkilerine sahiptir. Patrizia Robbe, “Geschäftsführende Bundesregierung”, Almanya Federal Meclisi İnternet Sitesi, (01.10.2013), http://www.bundestag.de/blob/194738/cc29a157eddfc-12dc5713037c35ac67e/geschaeftsfuehrende_bundesregierung-data.pdf,Erişim: 22.03.2015, s.1-2.“Die Kanzlerin und ihr Kabinett”, Almanya Federal Şansölyesi İnternet Sitesi, http://www.bundeskanzlerin.de/Webs/BKin/DE/Kanzleramt/Bundeskabinett/bundeskabinett_ node.html Erişim: 22.03.2015.Horst Pötzsch, “Bundesregierung”, Almanya Federal Siyasi Eğitim Merkezi İnternet Sitesi, (15.12.2009), http://www.bpb.de/politik/grundfragen/deutsche-demokratie/39365/bundesre-gierung?p=all, Erişim: 21.03.2015.0-161988555765704972058782052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085görevden alınır, güven oylaması isteme yetkisi ile koalisyon ortaklarını disipline edecek güçlü bir enstrümana sahiptir ve hükümetin genel siyasetinin belirleyicisidir. Diğer bir önemli neden de koalisyonun görece zayıf ortağının kabinede gerçekleştirilen ve çoğunluk oyuyla alınan kararlarda etkisiz kalmak istememesidir.117Koalisyon sözleşmesi farklı formlarda olabilmekle birlikte yazılı bir şekilde belirlenmesi halinde, uygulamada 1961 yılından itibaren üzerinde varılan uzlaşmanın yerine getirilmesi ve denetlenmesi için “koalisyon komisyonu” denilen bir kurul ortaya çıkmıştır. Koalisyonların karar alma kabiliyetini artırdığı için yüksek değer atfedilen bu komisyonların118 genel koordinasyon yanında koalisyon ortakları arasında çıkabilecek anlaşmazlıkları çözmek ve parlamento çalışmalarını müzakere etmek gibi hükümet ve parlamento çalışmalarına ilişkin birtakım görevleri vardır. Anayasal olarak öngörülmemesinin yanında komisyonun bazı üyelerinin de hükümet üyesi veya milletvekili olmaması sebebiyle -parti üst yöneticileri gibi- bu komisyonlar, hükümete, fiili olarak parlamentoya karşı sorumlu olmayan bir faaliyet alanı ortaya koymaktadır.119Kabine düzenli olarak her Çarşamba şansölye başkanlığında bir araya gelir. Kabine, şansölye (veya vekili) dahil olmak üzere bakanların salt çoğunluğuyla karar alabilir. Oy eşitliği durumunda şansölyenin kararı belirleyicidir.120Anayasa’nın 65. maddesi, hükümetin çalışma prensipleri bakımından üç noktaya vurgu yapmaktadır:Harald Georgii, “Koalitionsverhandlungen – Koalitionsvertrag”, Almanya Federal Meclisi İnternet Sitesi, (26.10.2009), http://www.bundestag.de/blob/190822/3730cea674a14ff42defd91a8f-2d57c1/koalitionsverhandlungen_-_koalitionsvertrag-data.pdf, Erişim: 23.03.2015, s. 1.“Koalitionsvereinbarungen und Koalitionsausschüsse”, Almanya Federal Meclisi İnternet Sitesi, (31.01.2014), http://bundestag.de/blob/196262/6d001c8817f2bbb05d2bc2bc6a70ebd4/kapi-tel_06_10_koalitionsvereinbarungen_und_koalitionsaussch__sse-data.pdf, Erişim: 23.03.2015, s. 1; Rudzio, Das politische System der Bundesrepublik Deutschland, s. 275.Wichard Woyke, “Koalition,” Handwörterbuch des politischen Systems der Bundesrepublik Deutschland içinde, Uwe Andersen ve Wichard Woyke ed. (Netherlands: VS Verlag, 2009), s. 310.Hükümet İçtüzüğü’ne göre karar yeter sayısı oturumu yöneten şansölye veya şansölye yardımcısı dahil üyelerin yarısından bir fazladır. Verilen oyların çoğunluğuyla karar alınabilir; eşitlik durumun-da şansölye veya yardımcısının kararı belirleyicidir. “Die Kanzlerin und ihr Kabinett”; “Geschäftsord-nung der Bundesregierung”, Almanya Federal Hükümeti İnternet Sitesi, http://www.bundesregierung.de/Content/DE/StatischeSeiten/Breg/regierung-und-verfassung-geschaeftsordnung-der-bundesregierung.html, Erişim: 24.03.2015.24130-131508546856653035305572125000Almanya Federal Cumhuriyeti63-72263053340-71945553340“Şansölye prensibine” (Kanzlerprinzip, chancellor principle) göre şansölye siyasetin yönünü tespit eder121 ve bu konuda sorumluluğu taşır. Bu hüküm, şansölyenin kabine çoğunluğunun kararı ile baskı altına alınamayacağı anlamına da gelmektedir. Şansölye, Federal Meclisin, hükümet için seçtiği ve böylece kendisine demokratik meşruiyet sağlanan yegâne üyedir. Tek başına Federal Meclisten güvenoyu isteyebilir veya ancak yapıcı güvensizlik oyu ile düşürülebilir; bu durumda kabinenin tüm bakanları görevlerini kaybederler. Federal Meclisin, bakanların görevine son verme yetkisi bulunmazken bakanların atanmasını ve görevden alınmasını önerme yetkisi sadece şansölyeye tanınmıştır. Ayrıca bakanların çalışma alanlarının belirlenmesi yetkisinin şansölyede olması da bu prensip dahilindedir. Elbette bu gibi yetkilerin icrası şansölyenin parti içerisindeki pozisyonuna, koalisyonun bileşimine ve siyaseti yönlendirme tarzına göre değişiklik göstermektedir.“Kollejyal prensibine” (Kollegialprinzip, collegial principle)122 göre şansölye ve bakanlar genel politik meselelerde ortak karar verirler. Bakanlar arası fikir ayrılığı oluştuğunda123 kabinenin çoğunluğunun kararı belirleyicidir. Hükümetin birlikte yasa önerisi sunabilmesi, hükümete veya bir bakana kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi verilebilmesi ve hükümetin, Anayasa Mahkemesine başvurabilmesi bu kapsamda değerlendirilebilir.“Yetki alanı prensibine” (Ressortprinzip, department principle) göre her bakan kendi çalışma alanını kendi sorumluluğu altında bağımsız olarak yönetir. Elbette her bakanın verdiği kararlarda şansölyenin belirlediği siyasi çerçeveye riayet etmesi beklenir.124Genellikle hükümet üyesi aynı zamanda Federal Meclis üyesi olmasına karşın bunu zorunlu kılan anayasal veya yasal bir hüküm bulunmadığındanBu hükmü Hükümet İçtüzüğü, iç ve dış siyasetin tespiti şeklinde vurgulamaktadır. “Geschäftsord-nung der Bundesregierung”.Latince “collega” ifadesinden gelen kollejyal kelimesi meslektaş, aynı makama sahip kişiler anlamına gelmektedir. Bu prensip aynı zamanda “kabine prensibi” olarak da nitelendirilmektedir. Schmidt, Wörterbuch zur Politik, s. 361; Martin Limpert, “Richtlinienkompetenz des Bundeskanzlers”, Al-manya Federal Meclisi İnternet Sitesi, (19.02.2009), https://www.bundestag.de/blob/190494/69a-9344feaa8bd5f16465476407bb9e5/richtlinienkompetenz_des_bundeskanzlers-data.pdf, Erişim: 24.03.2015, s. 1.Hükümet İçtüzüğü’nün 28. maddesi, bir bakanın muhalif görüşü olsa bile hükümet tarafından kararlaştırılarak yasama organlarına iletilecek yasa önerileri hakkında birlikte hareket edilmesi0-902335gerektiğini belirtmektedir. “Geschäftsordnung der Bundesregierung”.“Die Kanzlerin und ihr Kabinett”; Pötzsch, “Bundesregierung”; Rudzio, Das politische System der Bun-desrepublik Deutschland, s. 257, 261.87820529908555765704978405572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085milletvekili olmayan hükümet üyeleri olabilmektedir. Bu şekilde dışarıdan bakan olarak atananlar genellikle bir bakanlıkta çalışan uzman ve üst kademe bürokratlar olmaktadır. İçinde bulunulan 18. yasama döneminde iki bakanın milletvekilliği bulunmamaktadır.1251967 yılında yasal zemine kavuşturulan “parlamenter devlet sekreterleri” (Parlamentarische Staatssekretäre, parliamentary state secretaries) bakanların politik görevlerini yerine getirmelerinde yardımcıolur. Şansölye ve ilgili bakanın anlaşması ile cumhurbaşkanı tarafından atanan ve Federal Meclis üyesi olan parlamenter devlet sekreterlerinin, bakanın görev yükünü hafifletmesi bakımından özellikle soru saatlerinde etkisi kayda değerdir. Sözlü sorular uzun yıllardır parlamenter devlet sekreterleri tarafından cevaplandırılmaktadır.126 Bu görevleriBaşbakanlıkta ve Dışişleri Bakanlığı’nda yerine getirenler devlet bakanı (Staatsminister, minister of state) olarak adlandırılır ve Başbakanlıkgörevlisinin Federal Meclis üyesi olma zorunluluğu bulunmamaktadır.127Hükümete veya bir bakana yasayla kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi verilebilir. Yasada, hukuki dayanak açıklanarak verilen yetkinin konusu, amacı ve kapsamı belirtilir (Any. m.80/1). Aynı maddenin devamında belirtilen bu kanun hükmünde kararnamelerin çoğunlukla Federal Konseyin onayına tabi olması önemli bir denge mekanizmasının varlığını ortaya koymaktadır.128Hükümetin, eyaletler ve silahlı kuvvetler üzerindeki yetkilerine ve parlamento ile ilişkilerine dair bazı Anayasa hükümleri de şu şekildedir: Bir eyalet kendisine Anayasa veya diğer bir federal yasayla verilmiş olan yükümlülükleri yerine getirmediği takdirde hükümet, Federal Konseyin onayıyla federal yaptırım hakkını kullanarak, eyaletin yükümlülüklerini“Regierungsmitglieder ohne Bundestagsmandat”, Almanya Federal Meclisi İnternet Sitesi, (31.01.2014), http://bundestag.de/blob/196258/7d2eb028994fb5a5de3aef0bdfcc8b0b/ kapitel_06_08_regierungsmitglieder_ohne_bundestagsmandat-data.pdf, Erişim: 24.03.2015, s. 1, 3.Parlamenter devlet sekreterleri ve bir bakanlıktaki en üst memur olan müsteşarlar (Beamtete Staat-ssekretäre, permanent state secretaries) her bir bakanlık için birden fazla kişi olabilir. “Parlamenta-rische Staatssekretäre”, Almanya Federal Meclisi İnternet Sitesi, (31.01.2014), http://bundestag.de/blob/196246/9fb8672550d444bcaae6904e9019f8fe/kapitel_06_04_parla-mentarische_staatssekret__re-data.pdf, Erişim: 24.03.2015, s. 1; “Gesetz über die Rechtsverhältnisse der Parlamentarischen Staatssekretäre”, Almanya Federal Adalet ve Tüketicileri Koruma Bakanlığı Federal Mevzuat İnternet Sitesi, http://www.gesetze-im-internet.de/bundesrecht/parlstg_1974/ gesamt.pdf, Erişim: 24.03.2015; “Beamtete Staatssekretäre”, Almanya Federal İçişleri Bakanlığı İn-ternet Sitesi, http://www.bmi.bund.de/DE/Ministerium/Beamtete-Staatssekretaere/beamtete-sta-atssekretaere_node.html, Erişim: 24.03.2015.Rudzio, Das politische System der Bundesrepublik Deutschland, s. 269.Reuter, Bundesrat und Bundesstaat, s. 57-58.24130-130746546856653035305572125000Almanya Federal Cumhuriyeti65-72263053340-71945550800yerine getirmesi için gerekli önlemleri alır. Federal yaptırım hakkının kullanılmasında, hükümet veya temsilcisi bütün eyaletlere ve ilgili makamlarına emir vermek yetkisine sahiptir (Any. m.37). Barış zamanında savunma bakanının silahlı kuvvetler üzerinde emir ve komuta yetkisi varken (Any. m.65a) savunma halinin ilanıyla birlikte silahlı kuvvetler üzerindeki emir ve komuta yetkisi şansölyeye geçer (Any. m.115b). Hükümet üyelerinin her zaman Federal Meclis ve Federal Konseyin genel kurul ve komisyonlarına katılma ve konuşma hakları vardır (Any. m.43 ve m.53).4.3. YargıYargı yetkisi yargıçlara aittir; bu yetki, Federal Anayasa Mahkemesi, Anayasa’da öngörülen federal mahkemeler ve eyalet mahkemeleri aracılığıyla kullanılır (Any. m. 92).Federal Devlet adli, idari, vergi, iş ve sosyal yargı alanları için en yüksek mahkemeler olarak Federal Yargıtay, Federal İdare Mahkemesi, Federal Vergi Mahkemesi, Federal İş Mahkemesi ve Federal Sosyal Mahkemesini kurar (Any. m.95/1).4.3.1. Anayasa MahkemesiAnayasa Mahkemesi, federal yargıçlar129 ve diğer üyelerden130 oluşur; üyelerinin yarısı Federal Meclis, diğer yarısı da Federal Konsey tarafından seçilir.131 Üyeler, Federal Meclise, Federal Konseye, hükümete veya bir eyaletin buna benzer organlarına üye olamaz (Any. m.94/1).Anayasa yargıçları en az 40 yaşını doldurmuş ve yargıçlık görevini yerine getirebilme yeterliğine sahip olmalıdır. Yargıçların görev süresi 12 yıldır; fakat 68 yaşına giren yargıçların da görev süresi sona ermektedir.044450Anayasa Mahkemesi Yasası’nın 2. maddesine göre her iki senatoda görev alacak üçer üye federal yüksek mahkeme yargıçları arasından seçilirler. “Gesetz über das Bundesverfassungsgericht”, Al-manya Federal Adalet ve Tüketicileri Koruma Bakanlığı Federal Mevzuat İnternet Sitesi, http://www.gesetze-im-internet.de/bundesrecht/bverfgg/gesamt.pdf, Erişim: 25.03.2015.2013 yılı itibariyle Mahkeme’de yargıçlar haricinde akademisyenler (profesör) ve eski siyasetçiler görev almaktadır. Rudzio, Das politische System der Bundesrepublik Deutschland, s. 301.Federal Konsey, seçimi doğrudan gerçekleştirirken Federal Mecliste bu görevi 12 üyeden oluşan bir Seçim Komisyonu üstlenir. Seçilebilmek için hem Federal Konseyde hem de Federal Meclis Seçim Komisyonunda üçte iki çoğunluk şarttır. Genellikle her birinde çoğunluğu oluşturan iki büyük Fe-deral Meclis siyasi parti grubu ve eyalet hükümetleri -hükümetteki küçük koalisyon partisi ve mu-halefetle anlaşarak- adayların yarısını belirler. “Organisation”, Almanya Federal Anayasa Mahkemesi İnternet Sitesi, http://www.bundesverfassungsgericht.de/DE/Das-Gericht/Organisation/organisa-tion_node.html, Erişim: 25.03.2015.8782052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085Tekrar seçilebilmek mümkün değildir. Mahkemenin kararları kesindir ve tüm devlet organlarını bağlar.132Mahkeme sekizer üyeye sahip iki senatodan oluşmaktadır. İlke olarak birinci senato “temel haklar senatosu” olarak bilinir ve anayasa şikayetleri ile ilgilenir. İkinci senato ise “devlet meseleleri mahkemesi” olarak bilinir ve federasyon ve eyaletler arası ihtilaflar, anayasal organlar arası ihtilaflar ve belirli anayasa şikayetleri hakkında karar verir.133Her iki senatonun başkanları olan Mahkeme başkanı ve başkan yardımcısı da dönüşümlü olarak Federal Meclis ve Federal Konsey tarafından seçilir. Her senato kendi içinde üçer yargıçtan oluşan üçer daireye bölünmüştür.134 Senatoların dosya yükünü hafifleten daireler oy birliği ile karar alırlar. Her iki senatoda yer alan yargıçların bir araya gelerek (16 üye) oluşturduğu genel kurul ağırlıklı olarak senatolar arası görev dağılımı ve Mahkemenin bütçesi gibi idari görevleri yerine getirir. Genel kurul, senatolardan birisinin verdiği karar diğerinin içtihatları ile farklılaştığında dava hakkında karar verir.135Anayasa (Any. m.93-100) ve Anayasa Mahkemesi Yasası, Mahkemeye başvurma konusunda çeşitli imkânlar sunmaktadır. En sık kullanılan yöntem anayasa şikayetidir.136 Soyut ve somut norm denetimi kapsamında Mahkeme, Federal Devlet ve eyalet yasalarının anayasaya uygunluğunu inceler. Mahkemelerin başvurusu aracılığıyla somut norm denetiminin yanı sıra, soyut norm denetimi kapsamında federal hükümet, bir eyalet hükümeti ve Federal Meclis üyelerinin en az dörtte birinin başvurusu üzerine federal hukukun veya eyalet hukukunun Anayasaya uygunluğunu“Das Bundesverfassungsgericht”, Almanya Federal Anayasa Mahkemesi İnternet Sitesi, http://www.bundesverfassungsgericht.de/DE/Service/Infothek/Faltblatt/faltblatt_node. html;jsessionid=CB19C2FD8758C4FE93862C6CDF6611CA.2_cid383, Erişim: 25.03.2015;“The Federal Constitutional Court”, Almanya Federal Anayasa Mahkemesi İnternet Sitesi, http://www.bundesverfassungsgericht.de/EN/Service/Infothek/Faltblatt/faltblatt_node.html, Erişim: 25.03.2015.“Das Bundesverfassungsgericht”; Senatolar, Anayasa Mahkemesi Yasası’nın 15. maddesine göre en az 6 üy ile karar verebilir. Yine aynı maddeye göre bazı konularda davalı aleyhine karar verebilmek için senato üye sayısının üçte iki çoğunluğunun, bazı konularda ise yasa aksini öngörmedikçe kararaiştirak eden üyelerinin çoğunluğunun kararı gerekmektedir. “Gesetz über das Bundesverfassungsge-richt”.Her bir yargıç, uzman olduğu konularda, birden fazla dairede görev alabilmektedir. Rıza Arslan, Demokratik Yönetim Sistemleri (Bursa: Dora Basım-Yayın, 2013), s. 148.“Das Bundesverfassungsgericht”.1951-2013 arası Mahkemeye açılan davalarda % 96,54 ile anayasa şikayeti ilk sırada yer almaktadır. “Verfahren seit 7. September 1951 bis 31. Dezember 2013”, Almanya Federal Anayasa Mahkemesi İnternet Sitesi, http://www.bundesverfassungsgericht.de/DE/Verfahren/Jahresstatistiken/2013/ gb2013/A-I-1.html, Erişim: 25.03.2015.24130-132016546767753035305572125000Almanya Federal Cumhuriyeti67-72263053340-71945550800inceler. Bu hak cumhurbaşkanına tanınmamıştır.137 Soyut norm denetimi kapsamında 2005’e kadar Federal Meclis üyelerince sadece 20 dava açıldığı ve bunun sadece 12 tanesinin muhalefet tarafından verildiği görülmektedir. Diğerlerinin çoğu parlamentoda çoğunluğu oluşturan siyasi parti gruplarınca eyalet yasalarına karşı açılmıştır. Muhalefet tarafından bu yöntemin görece düşük seviyede kullanılmasının nedenlerinden biri olarak Aralık 2009’a kadar soyut norm denetimi kapsamında Federal Meclis üyelerince açılacak davada asgari şartın üye tamsayısının üçte biri olması gösterilebilir.138 Bu şart nedeniyle, geçmiş yasama dönemlerinde parlamentodaki muhalefette bulunan siyasi parti gruplarının gerekli çoğunluğu oluşturamamaları bu dava yolunun kullanılmasının önünde engel teşkil etmiştir. Bu dava yolu 1949-2013 arasında toplam 178 defa kullanılmış olup, daha çok eyalet hükümetleri tarafından tercih edilmiştir.139Mahkeme, Federal Devlet ve eyalet hukuku arasındaki ihtilafları ve eyaletler arası hukuki ihtilafları anayasalarında kendilerine tanınan haklar ve görevler çerçevesinde inceler. “Anayasal organ davası” olarak da bilinen dava yolu doğrultusunda federal organlar arası ihtilafları inceler. Anayasal organlar arası ihtilaflarla ilgilenen Anayasa Mahkemesine bu sebeple başvurabilecek kurum ve kişiler şunlardır: Cumhurbaşkanı, Federal Meclis, Federal Konsey, hükümet, Federal Kongre, şansölye, bakanlar, milletvekilleri ve siyasi partiler. Ayrıca parlamentodaki hakları dolayısıyla Federal Meclis komisyonları, muhalefet veya azınlıkta bulunan siyasi parti grupları da başvuruda bulunabilir. Anayasa Mahkemesi bu yöntem doğrultusunda önünde gelen dava dosyasını ya Anayasa açısından aykırılık görmediği gerekçesiyle reddeder ya da uygulama ya da ihmalin Anayasaya aykırı olduğuna karar verir; ancak davalıya yönelik olarak uygulamayı kaldıramaz veya bir eylemde bulunması yönünde sorumluluk yükleyemez. Fakat davalı olan ve aleyhinde karar verilen anayasalHorst Pötzsch, “Bundesverfassungsgericht und Verfassungsgerichte der Länder”, Almanya Federal Siyasi Eğitim Merkezi İnternet Sitesi, (15.12.2009), http://www.bpb.de/politik/grundfragen/ deutsche-demokratie/39394/bundesverfassungsgericht-und-verfassungsgerichte-der-laender?p=all, Erişim: 21.03.2015.Aralık 2009 tarihinden itibaren bu şart dörtte bire düşürülmüştür. “Gesetz zur Umsetzung der Grundgesetzänderungen für die Ratifizierung des Vertrags von Lissabon”, Almanya Federal Resmi Gazetesi İnternet Sitesi, http://www.bgbl.de/banzxaver/bgbl/start.xav?startbk=Bundesanzeiger_ BGBl#__bgbl__%2F%2F*%5B%40attr_id%3D%27bgbl109s3822.pdf%27%5D__1427969600710, Erişim: 05.04.2015.Stüwe, “Bundesverfassungsgericht und Opposition,” s. 220-221.0-69913555765704972058782052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085organ tespit kararını dikkate almak ve icabı halinde gerçekleştirmek zorundadır.140 Anayasa Mahkemesinde açılan anayasal organlar arası ihtilaflara dair davaların içeriğine bakıldığında, önemli davaların siyasi parti grupları ve milletvekillerinin parlamento içindeki hukuki statüleri, partilerin finansmanı, seçimlerde baraj uygulamasının uygunluğu, Federal Meclis seçimlerine hükümetin müdahalesi, Federal Meclisin feshinin anayasaya uygunluğu, başka ülkelere asker gönderilmesi ve çeşitli parlamento kararları ve uygulamaları konusunda olduğu görülmektedir.141 Bu dava yolu 2014 ve 2015 yıllarında sırasıyla 4 ve 7 kez olmak üzere günümüze kadar toplamda 219 kez kullanılmıştır.142 Diğer önemli dava yolları olarak seçim itirazları143 ve siyasi partilerin kapatılmasına dair davalar gösterilebilir.144Kendiliğinden harekete geçemeyen, dava konusuna göre belli kişi veya kurumların başvurusu üzerine faaliyet gösteren Anayasa Mahkemesinin ayrıca anayasayı yorumlama yetkisi bulunmaktadır ve bu yorumlar hukuken bağlayıcıdır. Mahkemenin aldığı kararların hukuki sonuçları federal yasaları ve eyalet yasalarını etkiliyorsa yasa gücündedir ve Federal Resmi Gazete’de yayımlanır.145ANAYASAL ORGANLAR ARASINDAKİ İLİŞKİLERCumhurbaşkanı-Hükümet İlişkileriGünümüze kadar şansölyelerin seçilmesi hep ilk turlarda gerçekleştiği için cumhurbaşkanı, şansölyenin atanmasında üçüncü aşama olarak bilinen ya Federal Meclis tarafından basit çoğunlukla seçilen şansölyeyi atama ya da Federal Meclisi feshetme yoluna gitmemiştir.146“Organstreitverfahren”, Almanya Federal Anayasa Mahkemesi İnternet Sitesi, http://www.bundesverfassungsgericht.de/DE/Verfahren/Wichtige-Verfahrensarten/ Organstreitverfahren/organstreitverfahren_node.html, Erişim: 25.03.2015.“Organstreitverfahren”; Klaus Stüwe, “Bundesverfassungsgericht und Opposition,” Das Bundesver-fassungsgericht im politischen System içinde, Robert Chr. van Ooyen ve Martin H. W. Möllers ed. (Net-herlands: VS Verlag für Sozialwissenschaften, 2006), s. 217-218.“Eingänge nach Verfahrensarten”, Almanya Federal Anayasa Mahkemesi İnternet Sitesi, http:// www.bundesverfassungsgericht.de/DE/Verfahren/Jahresstatistiken/2015/gb2015/A-I-4.pdf?__ blob=publicationFile&v=1, Erişim: 07.11.2016.Federal Meclis seçimlerine ilişkin itirazlar öncelikle Federal Meclis Seçimleri Denetim Komisyonuna (Wahlprüfungsausschuss, Committee for the Scrutiny of Elections) yapılır. Buradan çıkan karar sonrasında ayrıca Mahkemeye başvuru imkânı bulunmaktadır (Any. m.41). Linn ve Sobolewski, So Arbeitet der Deutsche Bundestag…, s. 46.“The Federal Constitutional Court”; Arslan, Demokratik Yönetim Sistemleri, s. 151, 153.Pötzsch, “Bundesverfassungsgericht und Verfassungsgerichte der Länder”.Rudzio, Das politische System der Bundesrepublik Deutschland, s. 231.24130-142811546856653035305572125000Almanya Federal Cumhuriyeti69-72263053340-71945553340Anayasa hukukçularına göre cumhurbaşkanı siyaseten ihtilaflı meselelerde ön planda yer almamalı ve her koşulda hükümet politikasına karşıt bir tutum geliştirmemelidir.147 Anayasa Mahkemesi 2014 yılında verdiği bir kararda bu konuya değinerek Anayasa ve anayasa teamülleri çerçevesinde cumhurbaşkanının siyasi parti ve toplumsal gruplara mesafeli olması gerektiğini vurgulamıştır.148 Ancak, cumhurbaşkanının yetkilerinde açıklanan çeşitli vesilelerle gerçekleştirdiği konuşmalarda herhangi bir yerden izin alması ya da yetkilendirilmesi söz konusu değildir. Bu şekilde cumhurbaşkanı serbest olarak ifade ettiği düşünceleri dolayısıyla popülerlik kazanabilmekte ve kamuoyunu etkileyebilmektedir. Dolayısıyla, cumhurbaşkanının konuşmasının belirgin olmayan sınırları Cumhurbaşkanı Heinrich Lübke’nin Büyük Koalisyon lehinde açıklamaları veya Cumhurbaşkanı Gustav Heinemann’ın daha önceki bir hükümet politikasını eleştirmesi gibi örnekler kendisinden beklenen birleştirici olma figürünü zedelemektedir. Cumhurbaşkanı Richard von Weizsacker’ın daha da ileri giderek görevi sırasında bazı zamanlar Kohl Hükümetini eleştirmesi, “Almanya’nın Teslimi”nin 40. Yılındaki konuşmasında 8 Mayıs 1945’i “Özgürlük Günü” olarak yorumlaması -Amerikan direktifinde Almanya’nın özgürleştirme amacıyla değil düşman bir devletin mağlubiyeti amacıyla işgal edildiği belirtilmesine karşın- 1992 yılında partilere ve siyasetçilere sert eleştiriler yöneltmesi dikkat çekmiştir. Bunların yanı sıra cumhurbaşkanlarının doğrudan halk tarafından seçilmesinin de savunuculuğunu yapmıştır.149Esasen sembolik yetkilere sahip cumhurbaşkanının bu konumu dolayısıyla genelde dış politikada da hükümetle çok fazla ihtilaf yaşanmamaktadır. Fakat aynı siyasi çizgide bulunsalar bile Cumhurbaşkanı Lübke ve Şansölye Erhard arasında anlaşmazlıklar, Cumhurbaşkanı Walter Scheel ve Dışişleri Bakanı Hans-Dietrich Genscher arasında görüş ayrılığıWolfgang Rudzio, “The Federal Presidency: Parameters of Presidential Power in a Parliamentary Democracy,” Institutions and Institutional Change in the Federal Republic of Germany içinde, Ludger Helms ed. (Wiltshire: Macmillan Press, 2000), s. 58.“Verfassungsrechtliche Grundlagen”, Almanya Federal Cumhurbaşkanlığı İnternet Sitesi, http:// www.bundespraesident.de/DE/Amt-und-Aufgaben/Verfassungsrechtliche-Grundlagen/verfassun-gsrechtliche-grundlagen-node.html, Erişim: 08.11.2016.Rudzio, Das politische System der Bundesrepublik Deutschland, s. 316-317; Rudzio, “The Federal Pre-sidency…,” s. 59.0-28638555765704972058782052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085ve Cumhurbaşkanı Weizsacker ve Şansölye Kohl arasında devlet ziyaretleri konusunda bazen ihtilaflar ortaya çıkmıştır.150 Son olarak, 2012’den sonra makamı devralan Gauck’un Münih Güvenlik Konferansı’nda yaptığı konuşmada Almanya’nın uluslararası politikada daha aktif rol üstlenmesini talep etmesi ve Polonya’da bir konuşmasında Rusya’ya sert eleştiriler yöneltmesi gibi bazı açıklamaları kamuoyunda tartışmalara yol açmış, hatta bu olaylardan sonra bir milletvekilinin talebi üzerine Almanya Federal Meclisi Araştırma Merkezinin cumhurbaşkanının dış politikaya ilişkin yetkilerinin ele alındığı bir raporu medyaya yansımıştır.151Hakim olan görüşe göre cumhurbaşkanının, şansölye tarafından önerilen bir bakanı kayıtsız şartsız atama zorunluluğu bulunmamaktadır. Cumhurbaşkanı Lübke’nin 1961 ve 1963 yıllarında, dışişleri bakanlığına Gerhard Schröder’in ve tarım bakanlığına Werner Schwarz’ın atanmasına direnç göstermesi hükümetlerin dik duruşu karşısında bir sonuç doğurmamıştır. Fakat, Cumhurbaşkanı Theodor Heuss, 1953 yılında adalet bakanı olarak atanmak üzere önerilen Thomas Dehler’i, Anayasa Mahkemesine yönelttiği sert eleştiriler sebebiyle atamaktan imtina etmiş ve ilgili kişi bakan olarak atanamamıştır. Adenauer’in bu itiraza karşı gelmemesinde, ilgili bakanın vetosunun Şansölye Adenauer’i ve koalisyonu zora sokmaması da etkili olmuştur.152 1961-1965 yılları arasında cumhurbaşkanı Lübke’nin de aday olarak önerilen bazı bakanları engelleme girişimleri sonuçsuz kalmıştır.153Cumhurbaşkanının, Anayasanın kendisine tanıdığı federal yargıçları, federal memurları, subay ve astsubayları atama ve görevden alma yetkisinin kapsamı konusunda, önerilen kişinin gerekli yasal koşulları taşıyıp taşımadığının denetiminde yaş sınırı ve mesleki hükümler gibi tartışma götürmeyen şekli unsurlar yanında tartışmalı bir alan olan maddi açıdan da değerlendirmede bulunduğu görülmektedir. Bu şekilde, Cumhurbaşkanı Lübke bir dizi atama belgesini imzalamamıştır. Lübke’nin bu uygulaması ilgili memurların III. Reich Dönemi’ndeki (Nazi Almanyası)Klaus von Beyme, Das politische System der Bundesrepublik Deutschland (Netherlands: VS Verlag für Sozialwissenschaften, 2010), s. 335.“Cumhurbaşkanının konuşmaları mercek altında”, Deutsche Welle İnternet Sitesi, (12.11.2014), http://www.dw.de/cumhurba%C5%9Fkan%C4%B1n%C4%B1n-konu%C5%9Fmalar%C4%B1-mercek-alt%C4%B1nda/a-18059533, Erişim: 09.04.2015; Robert Rossmann, “Gauck soll “Nebenaußenpolitik” vermeiden”, Süddeutscher Zeitung, 13.11.2014.von Beyme, Das politische System der Bundesrepublik Deutschland, s. 332; Rudzio, “The Federal Pre-sidency..., s. 54-55.Helms, Regierungsorganisation und politische Führung in Deutschland, s. 166.24130-38671546856653035305572125000Almanya Federal Cumhuriyeti71-72263053340-71945553340tutumlarına veya alkollü araç kullanımına bağlı olarak ağır trafik cezasına dayanmaktaydı.154 Cumhurbaşkanı, Federal Meclis ve Federal Konsey tarafından seçilen Anayasa Mahkemesi yargıçları üzerinde bir maddi denetim gerçekleştiremezken hakim görüşe göre federal yargıçların atanmasında adayın uygun olup olmadığını denetleyebilmektedir. Örneğin, Cumhurbaşkanı Lübke zamanında ceza yargıcı Carl Creifelds nasyonal sosyalist geçmişi sebebiyle federal yargıç olarak atanmamış ve Yargıç Seçim Komisyonu bunun üzerine Anayasa Mahkemesine başvurmaya hazırlanırken Creifelds adaylıktan çekilmiştir.1555.2. Cumhurbaşkanı-Parlamento İlişkileriCumhurbaşkanının yetkileri kısmında belirtildiği üzere cumhurbaşkanı önüne gelen yasal düzenlemelerden şekli ve maddi açıdan anayasaya uygun bulmadıklarını imzalamamaktadır. Fakat, devlet hukuku doktrininde cumhurbaşkanının şekli denetim yetkisi üzerinde bir ihtilaf söz konusu değil iken maddi denetim yetkisi olup olmadığı tartışmalıdır. Bazı anayasa hukukçuları ve birçok cumhurbaşkanı bu yetkinin kapsamını anayasaya “açıkça” ya da “şüphe içermeyen” aykırılık olarak değerlendirmektedir.156 1949’dan günümüze bakıldığında cumhurbaşkanlarının sekiz defa önlerine gelen yasayı imzalamadıkları görülmektedir; diğer bir ifadeyle yasal düzenlemeler yürürlük imkânı bulmamıştır.157 1962’de Cumhurbaşkanı Lübke’nin firma ticaretine ilişkin bir yasal düzenlemeyi özgür meslek seçimine ve icrasına ilişkin Anayasa maddesine aykırılık gerekçesiyle, 1976’da Cumhurbaşkanı Scheel’in askerlik hizmetinin reddine dair yasal düzenlemeyi Federal Konseyin yeterli çoğunluğu sağlanmadığı gerekçesiyle, 1991 yılında Cumhurbaşkanı Weizsäcker’in hava seyrüsefer emniyetinin özelleştirilmesine ilişkin yasal düzenlemeyi Anayasanın egemenlik hakları kapsamında kamu yönetimine ait olduğundan hareketle özelleştirilemeyeceği gerekçesiyle, 2006 yılındaHartmann ve Kempf, Staatsoberhäupter in der Demokratie, s. 103.Eski cumhurbaşkanlarından Karl Carstens da bu konuya ilişkin olarak “Cumhurbaşkanı en uzak ihtimalle önerilen adayı reddedebilir, bu yönde uygulamada örnekler vardır.” şeklinde görüş beyan etmiştir. Hartmann ve Kempf, Staatsoberhäupter in der Demokratie, s. 104.Eckhard Jesse, “Bundespräsident,” Handwörterbuch des politischen Systems der Bundesrepublik Deut-schland içinde, Uwe Andersen ve Wichard Woyke ed. (Netherlands: VS Verlag, 2009), s. 55; Marcus Höreth, “Das Amt des Bundespräsidenten und sein Prüfungsrecht”, Almanya Federal Siyasi EğitimMerkezi İnternet Sitesi, (03.04.2008), http://www.bpb.de/apuz/31307/das-amt-des-bundesprae-sidenten-und-sein-pruefungsrecht?p=all, Erişim: 08.04.2015.“Materielles Prüfungsrecht des Bundespräsidenten”; Rudzio, “The Federal Presidency…,” s. 55.0-70294555765704972058782052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085Cumhurbaşkanı Horst Köhler’in, yeni bir hava seyrüsefer emniyetine ilişkin düzenlemeyi benzer gerekçeyle ve tüketiciyi bilgilendirmeye ilişkin yasal düzenlemeyi, federal yasayla belediye ve belediye birliklerine görev aktarılamayacağına ilişkin Anayasa hükmü gerekçesiyle imzalamaması gibi durumlar örnek olarak gösterilebilir.158 Köhler’in birkaç hafta içinde art arda iki yasayı onaylamaması CDU/CSU ve SPD koalisyonu tarafından oldukça eleştirilmesine karşın Anayasa Mahkemesine başvuruda bulunulmamıştır.159 Görüldüğü üzere cumhurbaşkanının böyle bir işlemine karşı Anayasa Mahkemesinde dava açılabilmekte ve son sözü Mahkeme söyleyebilmektedir.Cumhurbaşkanı önüne gelen bir yasal düzenleme hakkında anayasal açıdan çekinceleri olmasına karşın şekli veya maddi denetim kapsamında anayasaya açık bir şekilde aykırılık görmezse yasayı imzalamaktadır. Bu gibi durumlarda, cumhurbaşkanının yasal düzenleme ile ilgili kaygılarını bir mektup ile şansölye, Federal Meclis ve Federal Konsey başkanları ile paylaştığı uygulamalar olmuştur. Bu yöntemi, Cumhurbaşkanı Karl Carstens 1981 yılında “Devlet Sorumluluğu Yasası” ve Cumhurbaşkanı Roman Herzog 1994 yılında “Atom Yasası”na değişiklik getiren düzenlemede kullanmıştır. Cumhurbaşkanı Johannes Rau, 2002 yılında “Göç Yasası”nı imzaladıktan sonra Yasa hakkında bir kamuoyu açıklaması yayınlamıştır. Cumhurbaşkanı Köhler 2005 yılında “Hava Seyrüsefer Emniyetine Dair Yetkilerin Yeniden Düzenlenmesi”ne dair yasada şekli ve maddi açıdan münferit gördüğü anayasaya aykırılıklar hakkında ilgili anayasal organlara mektup göndermiştir.160Anayasa ile Federal Meclis veya Federal Konseye tanınan, anayasayı veya diğer bir federal yasayı kasten ihlal ettiği gerekçesiyle cumhurbaşkanına karşı Anayasa Mahkemesinde dava açılması süreci şimdiye kadar hiç yaşanmamıştır.161Zaman zaman cumhurbaşkanına karşı Anayasa Mahkemesinde dava açılmaktadır. Örneğin, 1957 yılında Cumhurbaşkanı Heuss’un PrusyaRudzio, Das politische System der Bundesrepublik Deutschland, s. 314; “Materielles Prüfungsrecht des Bundespräsidenten”.Hartmann ve Kempf, Staatsoberhäupter in der Demokratie, s. 111.“Amtliche Funktionen”.“Präsidentenanklage”, Almanya Federal Meclisi İnternet Sitesi, (25.03.2014), http://bundestag.de/blob/196240/df137916d93eca2681e5247428bf11d4/kapitel_16_04_pr__ sidentenanklage-data.pdf, Erişim: 30.03.2015.46856653035305572125000Almanya Federal Cumhuriyeti73-72263053340-71945553340Kültür Mirası Vakfı’nın kurulmasına dair yasayı onaylaması karşısında Federal Konsey yasanın kendi onayını gerektirdiği yönünde anayasal organ davası açmıştır. Ayrıca üç eyalet soyut norm denetimi çerçevesinde bu konuda anayasaya aykırılık açısından başvuruda bulunmuştur. Norm denetimi çerçevesinde yapılan başvuru reddedilince Federal Konsey de davasını geri çekmiştir. Yine, 1983 ve 2005 yıllarında Federal Meclis seçimlerinin feshi konusunda cumhurbaşkanının tutumu sebebiyle bazı milletvekilleri Anayasa Mahkemesine dava açmış olmalarına karşın Mahkeme, milletvekilleri aleyhine karar vermiştir.1625.3. Parlamento-Hükümet İlişkileriAlman anayasal sisteminde en güçlü rasyonelleştirilmiş parlamentarizmörneği olarak karşımıza çıkan Anayasa’nın “yapıcı güvensizlik oyu” (Konstruktives Misstrauensvotum, constructive vote of no confidence)düzenlemesine göre Federal Meclisin, şansölye hakkında güvensizlik oyu verebilmesi, üyelerinin salt çoğunluğuyla yeni bir şansölye seçmesine bağlıdır. Federal Meclis yeni şansölyeyi seçerek cumhurbaşkanından görevde bulunan şansölyenin azlini talep eder; Federal Meclisin seçtiği şansölyeyi cumhurbaşkanı atamak zorundadır (Any. m.67). Böylece hükümetin düşmesi yeni bir şansölyenin salt çoğunlukla seçilmesine bağlanmış ve Federal Meclisin basit çoğunlukla hükümeti istifaya zorlayamayacağı öngörülmüştür.1631949’dan günümüze iki kez yapıcı güvensizlik oyu girişiminde bulunulmuştur. Nisan 1972’de Şansölye Willy Brandt’a karşı gerçekleştirilen girişim yeterli çoğunluğa ulaşılamadığı için başarısızlıkla sonuçlanmıştır. 1969 yılında Koalisyon Hükümeti (SPD-FDP) Brandt liderliğinde kurulmuştur. İleriki yıllarda özellikle Doğu Avrupa ülkelerine karşı geliştirilen politika sebebiyle ilgili siyasi parti gruplarından ve bağımsızlardan CDU/CSU’ya geçişler olmuş, ana muhalefet lideri Rainer Barzel (CDU) yeni şansölye adayı olarak bir önerge ile Federal Meclise sunulmuş, gerçekleştirilen oylamada önergeye 247 evet oyu verilmiş, fakatHartmann ve Kempf, Staatsoberhäupter in der Demokratie, s. 97, 99.Mehmet Merdan Hekimoğlu, Anayasa Hukukunda Karşılaştırmalı “Demokratik Hükümet Sistemleri” ve Türkiye (Ankara: Detay Yayıncılık, 2009), s. 164.55765704972058782052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085hükümeti düşürmek için gerekli oy sayısı olan 249’a ulaşılamamıştır.164 1982 yılında ise, Koalisyon Hükümeti (SPD-FDP) Helmut Schmidt liderliğinde kurulmuştur. Koalisyon partileri arasındaki farklı görüşler daha koalisyon kurulmadan önce 1981’de ekonomi ve güvenlik politikası açısından dillendirilmesine karşın iki parti arasındaki görüş ayrılığı 1982 yılında Federal Devlet’in gerekli borçlanma miktarı ve tasarruf tedbirleri gibi konularda da devam etmiş ve Schmidt, FDP ile koalisyonun devam edemeyeceğini açıklamıştır. Anayasa’nın 68. maddesi çerçevesinde güvenoyu isteminde bulunduktan sonra cumhurbaşkanından Federal Meclisin feshini istemeyi düşünen Schmidt’e karşın FDP, ana muhalefet partisi CDU/CSU ile anlaşarak yapıcı güvensizlik oyu önergesini Federal Meclise sunmuştur. Ekim 1982’de gerçekleştirilen güven oylaması sonrasında 256 evet oyu alan Kohl -249 oy yeterli iken- Federal Meclis üyelerinin salt çoğunluğunu sağlayarak Şansölye seçilmiştir.165ŞansölyeyiFederalMecliskarşısındagüçlendirendiğerbiranayasal düzenleme şansölyenin güvenoyu isteminde bulunma yetkisi (Vertrauensfrage, vote of confidence), başka bir ifadeyle “fesih tehdidialtında güvenoyu”dur (Any. m.68). Şansölyenin kendisine güvenoyu verilmesi hakkındaki önergesi Federal Meclis üyelerinin salt çoğunluğuyla kabul edilmemişse cumhurbaşkanı, şansölyenin önerisi üzerine, 21 gün içinde Federal Meclisi feshedebilir. Federal Meclisin, üyelerinin çoğunluğuyla yeni bir şansölyeyi seçtiği durumda fesih hakkı düşer (Any. m.68). Bu anayasal hükmün dikkat çekici iki noktası, şansölyenin güvenoyu alamaması durumunda fesih konusunda talepte bulunabilmesi ve cumhurbaşkanına feshedip feshetmeme konusunda bir inisiyatif öngörülmesidir.1661949’dan günümüze şansölyeler beş kez bu anayasal düzenlemeye göre güvenoyu isteminde bulunmuştur:Schindler, Datenhandbuch zur Geschichte des Deutschen Bundestages: 1949 bis 1999, s. 1228-1231; Hekimoğlu, Anayasa Hukukunda Karşılaştırmalı “Demokratik Hükümet Sistemleri” ve Türkiye, s. 165-166; Suzanne S. Schüttemeyer, “Die Logik der parlamentarischen Demokratie”, Almanya Federal Siyasi Eğitim Merkezi İnternet Sitesi, (22.08.2007), http://www.bpb.de/izpb/8377/die-logik-der-parlamentarischen-demokratie?p=all, Erişim: 02.04.2015.CDU/CSU ve FDP’nin bu yapıcı güvensizlik oylaması birlikteliğinin şartlarından birisi de Helmut Kohl’ün Şansölye seçildikten sonra güvenoyu istemi doğrultusunda erken seçimlerin önünü açma-sı idi. Schindler, Datenhandbuch zur Geschichte des Deutschen Bundestages: 1949 bis 1999, s. 1232-1237; Hekimoğlu, Anayasa Hukukunda Karşılaştırmalı “Demokratik Hükümet Sistemleri” ve Türkiye, s. 166; Suzanne S. Schüttemeyer, “Funktionserfüllung im Fraktionenparlament”, Almanya Federal Siyasi Eğitim Merkezi İnternet Sitesi, (22.08.2007), http://www.bpb.de/izpb/8421/funktionserfu-24130-692785ellung-im-fraktionenparlament?p=all, Erişim: 02.04.2015.Özsoy Boyunsuz, Başkanlı Parlamenter Sistem, s. 40.46856653035305572125000Almanya Federal Cumhuriyeti75-72263053340-71945553340Yukarıda bahsedilen Nisan 1972 tarihinde Willy Brandt’ın yapıcı güvensizlik oyu girişimi ile düşürülememesine karşın Koalisyonun büyük yara alması ve istediği yasaları geçirebilecek çoğunluğu kaybetmesi kendisini güvenoyu istemi sunmaya yöneltmiştir. Eylül 1972 tarihinde Brandt (SPD) daha ilk baştan güvenoyu alamayacağını hesap ederek erken seçimlerin önünü açmak için bu yola başvurmuş ve gerekli salt çoğunluğu sağlayamamıştır. Kasım 1972’de gerçekleştirilen seçimler sonrası SPD ve FDP Koalisyon Hükümeti kurulmuştur.167 Şubat 1982’de Schmidt (SPD), SPD-FDP Koalisyonunun oyları ile Federal Meclisin güvenoyunu almıştır.168 Aynı yıl içerisinde Aralık ayında Şansölye Kohl, CDU/CSU-FDP Koalisyon Hükümetinin lideri olarak çoğunluğu oluşturmasına karşın seçmen desteğini yenilemek amacıyla erken seçimin önünü açmak için güvenoyu isteminde bulunmuş ve danışıklı güven oylamasını kaybetmiştir. Mart 1983’te gerçekleştirilen seçimler sonrası aynı partiler koalisyon hükümeti kurmuştur.169 Kasım 2001’de, I. Schröder Hükümeti döneminde Alman Silahlı Kuvvetlerinin Afganistan’da görevlendirilmesine dair SPD ve Die Grünen (Yeşiller) arasında çıkan anlaşmazlıklar sonrasında aynı ay içerisinde Şansölye Gerhard Schröder güvenoyu isteminde bulunmuş, güven oylaması sonrasında 336 oy ile -salt çoğunluk için gerekli oy sayısı 334- Schröder Hükümeti güvenoyu almış ve aynı güvenoyu istemine bağlı olarak öngörülen asker gönderme kararı Federal Meclisten çıkarılabilmiştir.170 2005 yılında Schröder’in sosyal politikaya ilişkin birtakım sınırlayıcı uygulamaları sebebiyle art arda bazı eyaletlerde partisinin eyalet seçimlerini kaybetmesi171 sonrasında reform politikasını başarılı bir şekilde yürütebileceği destek ve onayı sağlamak için yeni seçimlerin önünü açmak amacıyla Temmuz 2005’te gerçekleştirilenSchindler, Datenhandbuch zur Geschichte des Deutschen Bundestages: 1949 bis 1999, s. 1238-1242; Schüttemeyer, “Die Logik der parlamentarischen Demokratie”.Schindler, Datenhandbuch zur Geschichte des Deutschen Bundestages: 1949 bis 1999, s. 1242-1243.Schindler, Datenhandbuch zur Geschichte des Deutschen Bundestages: 1949 bis 1999, s. 1244-1245; Özsoy Boyunsuz, Başkanlı Parlamenter Sistem, s. 40.Bu şekilde güvenoyu istemini somut bir konu ile birleştiren Gerhard Schröder’in bu tutumu siya-si güç testi olarak da değerlendirilmiştir. “Gerhard Schröders Vertrauensfrage”, Almanya Federal Meclisi İnternet Sitesi, http://www.bundestag.de/dokumente/textarchiv/32247430_misstrauens-votum06/203232, Erişim: 16.04.2015; “Vertrauensfrage des Bundeskanzlers”, Almanya Federal Meclisi İnternet Sitesi, (31.01.2014), http://bundestag.de/blob/196268/f4c8386470cb5f773aba-d59adc60d1d9/kapitel_06_14_vertrauensfrage_des_bundeskanzlers-data.pdf, Erişim: 02.04.2015, s. 2-6; Ismayr, “Das politische System Deutschlands,” s. 458.Eyalet parlamentolarının seçimleri, Federal Meclis seçimlerinden zamansal olarak farklılık gösterdiği ve Federal Meclis seçim sonuçları ile paralellik göstermeyebileceği için siyasi parti gruplarıbağlamında Federal Meclis ve Federal Konseyde farklı kompozisyonlar ortaya çıkabilmektedir. Reuter, Bundesrat und Bundesstaat, s. 58.55765704972058782052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085danışıklı güven oylamasında gerekli çoğunluk sağlanamamış ve böylece Eylül 2005’te gerçekleştirilen seçimler sonrası Büyük Koalisyon olarak nitelendirilen CDU/CSU-SPD Koalisyon Hükümeti görevi devralmıştır.172Örneklerden de görüldüğü üzere güven istemi erken seçimlerin hayata geçirilmesi için kullanılabilmektedir. Şansölyeye, parlamentoyu fesih yönünde etkili bir araç tanınmaması 68. maddenin farklı bir şekilde kullanılmasına, daha açık ifade etmek gerekirse parlamento çoğunluğu tarafından desteklenen hükümetin, güven oylamasında erken seçim kararı alınabilmesi için aynı çoğunluğun kendi hükümetine evet oyu kullanmamasına yol açmaktadır.173 1982 ve 2005 yıllarında erken seçimlerin önünü açma girişimlerinde hükümetlerin güvenoyu sağlama problemi yoktu; fakat Anayasa’nın Federal Meclisin feshi konusunda sınırlayıcı hükümleri hükümetleri bu dolambaçlı süreci işletmeye sevk etmiştir.174 1983 ve 2005 yılında bu yöntemin amacına uygun kullanılmadığını düşünen bazı milletvekillerinin Anayasa Mahkemesine, esasen Anayasa’da öngörülmeyen bir amaçla bu yöntemin devreye sokulduğu gerekçesiyle başvurusuna karşın Anayasa Mahkemesi söz konusu yöntemi anayasal sınırlar içinde görmüştür.175Olağanüstü birtakım koşulların bir araya gelmesiyle kullanılabilecek olan “zorunlu yasama hali” (Gesetzgebungsnotstand, legislative emergency)Anayasa’nın 81. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre yukarıda ele alınan Anayasa’nın 68. maddesi doğrultusunda cumhurbaşkanı, Federal Meclisi feshetmiyorsa, hükümetin istemi ve Federal Konseyin onayı ile hükümet tarafından ivedi olarak nitelendirilmiş olmasına rağmen Federal Meclis tarafından reddedilen bir yasa önerisi hakkında zorunlu yasama hali ilan edebilir. Bu hüküm, şansölyenin yasa önerisini Anayasa’nınmaddesinde öngörülen istemiyle bağlamasına rağmen önerinin reddedilmesi halinde de uygulanır. Zorunlu yasama halinin ilanına rağmen Federal Meclis yasa önerisini yeniden reddeder veya hükümetçe kabul edilemez bir içerikle kabul ederse, yasa Federal Konseyin onayıylaHeinrich Oberreuter, “Vertrauensfrage,” Handwörterbuch des politischen Systems der Bundesrepublik Deutschland içinde, Uwe Andersen ve Wichard Woyke ed. (Netherlands: VS Verlag, 2009), s. 728; “Vertrauensfrage des Bundeskanzlers”, s. 1, 16.Bernd Guggenberger, “Bundeskanzler,” Handwörterbuch des politischen Systems der Bundesrepublik Deutschland içinde, Uwe Andersen ve Wichard Woyke ed. (Netherlands: VS Verlag, 2009), s. 49.Jesse, “Bundespräsident,” s. 55.Pötzsch, “Bundesverfassungsgericht und Verfassungsgerichte der Länder”; Roskin, Çağdaş Devlet Sistemleri…, s. 225.24130-60896546856653035305572125000Almanya Federal Cumhuriyeti77-72263053340-71945553340kabul edilmiş sayılır. Bu hüküm, önerinin Federal Meclise yeniden gönderilmesinden başlayarak dört hafta içinde kabul edilmemesi halinde de uygulanır. Şansölyenin görevi boyunca Federal Meclis tarafından reddedilmiş diğer yasa önerileri de zorunlu yasama halinin ilanını izleyen altı ay içerisinde yukarıdaki prosedür ile çıkarılabilir. Bu sürenin bitimi ile beraber aynı şansölye görev döneminde yeni bir zorunlu yasama hali ilan edemez. Anayasa, zorunlu yasama hali prosedürü ile değiştirilemez, bütünüyle veya kısmen yürürlükten kaldırılamaz.Görüldüğü üzere, bu anayasal düzenleme bir yandan cumhurbaşkanının Federal Meclisi feshetmemesi sonrası hükümetin ülkeyi yönetirken ivedi gördüğü yasaları çıkarabilmesine imkan tanırken diğer yandan bu düzenlemenin kötüye kullanılmaması için zorlaştırılmıştır: Federal Konseyin onayı, cumhurbaşkanına ilan hakkında tanınan inisiyatif, aynı şansölyenin görev süresi içinde bir kez bu yola başvurabilmesi ve altı ayla sınırlı olması.176 Günümüze kadar zorunlu yasama hali ilanı söz konusu olmamıştır.177 Böyle bir düzenlemenin öngörülmesi Weimar Anayasası’nda cumhurbaşkanına tanınan olağanüstü hallerdeki kararnameme çıkarma yetkisini sonlandırırken azınlık hükümetine de belirli bir süre aralığında hükümeti devam ettirebilme imkânı sağlamaktadır.178 Yukarıda bahsedilen cumhurbaşkanına belli hallerde Federal Meclisi feshetme ya da çoğunluğu sağlayamayan şansölyeye azınlık hükümetini kurma inisiyatifi tanıyan yetkisi ile zorunlu yasama halindeki yetkisi beraber düşünüldüğünde Anayasa hukuku konusunda uzman cumhurbaşkanlarından Carstens’ın ifadesi ile cumhurbaşkanlarının kriz zamanlarında geniş yetkilere sahip olduğu görülmektedir.179Olağanüstü hal, Federal Meclis tarafından belli şartlar dahilinde ilan edilebilmekte iken (Any. m.80a) savunma halinde anayasal aktörler olarak Federal Meclis, Federal Konsey ve hükümet karşımıza çıkmaktadır. Cumhurbaşkanın görevi sadece bu tespitin ve sona erdiğinin ilanı ile sınırlıdır. Federal Devlet’in topraklarının silahlı bir saldırıya uğradığını veya böyle bir saldırının olası olduğunu Federal Meclis, Federal Konseyin onayıyla tespit eder. Bu tespit, hükümetin önerisi üzerine ve Federal065405Hekimoğlu, Anayasa Hukukunda Karşılaştırmalı “Demokratik Hükümet Sistemleri” ve Türkiye, s. 170.Heinrich Oberreuter, “Einmal Weimar und nie wieder”, Das Parlament Gazetesi İnternet Sitesi, http://www.das-parlament.de/2009/15_16/Themenausgabe/24076663/299518, Erişim: 05.04.2015.Schindler, Datenhandbuch zur Geschichte des Deutschen Bundestages: 1949 bis 1999, s. 2512.Rudzio, “The Federal Presidency…,” s. 55.55765704972058782052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085Meclis üye tamsayısının en az salt çoğunluğu ve verilen oyların üçte iki çoğunluğu ile yapılır. Tespit, cumhurbaşkanınca Resmi Gazete’de ilan edilir (Any. m.115a). Savunma halinin ilanı ile birlikte, silahlı güçler üzerindeki emir ve kumanda yetkisi şansölyeye geçer (Any. m.115b). Federal Meclis, Federal Konseyin onayıyla, cumhurbaşkanınca ilan edilecek olan bir kararla, her zaman savunma halinin sona ermiş olduğunu açıklayabilir. Federal Konsey, Federal Meclisin bu konuda karar vermesini isteyebilir. İlan anındaki koşullar ortadan kalkar kalkmaz, savunma halinin sona erdiğinin açıklanması zorunludur (Any. m.115l).Savunma hali ortaya çıktığında Federal Meclisin 32 ve Federal Konseyinher eyaletinin bir üye -toplam 16 üye- göndererek oluşturduğu Ortak Komisyona (Gemeinsamer Ausschuss, Joint Committee) hükümetin ulusalsavunma hakkındaki programları konusunda bilgi vermesi zorunludur (Any. m.53a). Ortak Komisyon, savunma halinde, verilen oyların üçte iki çoğunluğuyla ve en az üye tamsayısının çoğunluğuyla Federal Meclisin vaktinde toplanmasını olanaksız kılan engeller bulunduğunu veya karar yeter sayısı olmadığını tespit ederse Federal Meclis ve Federal Konseyin yerine geçer ve onların yetki ve haklarını birlikte kullanır. Anayasa, Ortak Komisyonun bir yasasıyla ne değiştirilebilir, ne de tamamen veya kısmen yürürlükten kaldırılabilir (Any. m.115e).Alman parlamenter sisteminde bir yasama dönemi içerisinde yapıcı güvensizlik oyu ve güvenoyu istemi mekanizmaları işlemeden de şansölyenin gönüllü olarak görevi bırakması söz konusu olabilmektedir. Bu durum, daha çok parti baskısıyla gerçekleşmektedir. Şansölye görevden ayrıldığında normal süreç işlemekte, yani çoğunluğu sağlayan koalisyon veya koalisyonun büyük ortağının kararı neticesinde belirlenen aday cumhurbaşkanı tarafından önerilmekte ve Federal Meclis tarafından seçilmektedir. Bu şekilde, 1966 yılında Koalisyon Hükümeti’nden FDP ayrılınca -kısa süreli bir azınlık hükümeti süreci yaşanmıştır- CDU/ CSU ve SPD partilerinin ilgili kurulları anlaşarak Kurt Georg Kiesinger ismi üzerinde uzlaşmıştır. Görevdeki Şansölye Erhards’ın kendiliğinden görevden çekilmesi ile olağan şekilde yeni şansölyenin seçilmesi ve atanması süreci yaşanmıştır. Aynı durum, 1974 yılında Şansölye Brandt’ın46856653035305572125000Almanya Federal Cumhuriyeti79-72263053340-71945553340görevden ayrılması sonrası koalisyon ortağı FDP’nin, SPD tarafından önerilen Şansölye adayı Schmidt’i kabul etmesinde de yaşanmıştır.180Anayasa ve Federal Meclis İçtüzüğü, bakanların görevden alınmasına ilişkin şansölyeye tanınan münhasır yetki sebebiyle Federal Mecliseinisiyatif tanımamış olmasına karşın “gensoru ve ihraç önergeleri” (Missbilligungs- und Entlassungsanträge) olarak ifade edebileceğimizyöntem doğrultusunda Federal Meclisin şansölye -şansölyenin Anayasa’nın 68. maddesi bağlamında güvenoyu istemine yönelik talepdahil olmak üzere-, bakanlar ve parlamenter devlet sekreterleri hakkında gensoru önergesi ve şansölye tarafından bir bakan veya parlamenterdevlet sekreterinin görevden alınmasını istediği ihraç önergesi sundukları görülmektedir. Anayasa’da öngörülmeyen bu yöntemin uygun olup olmadığı tartışmalı olmakla ve kabul edilmesi halinde hukuken bağlayıcılığı olmamakla birlikte bu yolla Federal Meclis tarafından oylama yapılmakta ve böylece kamuoyu nezdinde eleştiri inisiyatifi kullanılmaktadır.181 1949’dan günümüze hükümet üyelerine ve parlamenter devlet sekreterlerine toplam 46 kez bu yönde önerge sunulduğu görülmektedir. 1966 yılında Şansölye Erhard’ı güvenoyu istemi sunmaya çağıran önergenin kabulü hariç olmak üzere tüm önergeler ya reddedilmiş ya da önerge sahibinin önergesini geri çekmesi gibi sebeplerle düşmüştür.182Parlamentonun denetim araçları kısmında zikredilen büyük ve küçük sorular, hükümet üyelerinin çağrılması, soru saati gibi uygulamalarla karşılaştırıldığında güncel saat uygulaması canlı yayınlanan genel kuruldaki görüşmeler nedeniyle kamuoyunda yankı uyandırabilmektedir.183 Parlamentonun hükümeti denetim mekanizmalarından birisi olan araştırma komisyonları ilk yasama dönemlerinde daha sık kullanılmasına karşın siyasi partilerin parlamentoda belirgin çoğunluklar oluşturmaya başlamasından itibaren komisyonların, partilerin sandalye oranına göre bileşimi dolayısıyla0127635Frank Pilz ve Heike Ortwein, Das politische System Deutschlands: Systemintegrierende Einführung indas Regierungs-,Wirtschafts- und Sozialsystem (München: Oldenburg Verlag, 2010), s. 151.“Missbilligungs- und Entlassungsanträge”, Almanya Federal Meclisi İnternet Sitesi, (09.12.2013), http://bundestag.de/blob/196266/212678535d1267dddd3017f86604cf64/kapitel_06_15_ missbilligungs-_und_entlassungsantr__ge-data.pdf, Erişim: 23.03.2015, s. 1; “Missbilligungsantrag”, Almanya Federal Meclisi İnternet Sitesi, http://www.bundestag.de/service/glossar/M/ missbilligung/247348, Erişim: 23.03.2015.“Missbilligungs- und Entlassungsanträge”; Schindler, Datenhandbuch zur Geschichte des Deutschen Bundestages: 1949 bis 1999, s. 1246-1247.Pilz ve Ortwein, Das politische System Deutschlands…, s. 157-158.0-90106555765704972058782052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085önemli bir enstrüman olamamıştır. Mesela 1957-1961 arasında hiç araştırma komisyonu kurulmamış iken, 2009-2013 arasında ise sadece iki araştırma komisyonu kurulmuştur. Bazı yolsuzluk skandalları üzerine kurulan araştırma komisyonlarının ne kadar yetersiz kaldığı zaman zaman siyasetçiler tarafından da dile getirilmiştir.184 Temel amacı iktidar ve muhalefet siyasi parti gruplarının farklı değerlendirmelerini içeren sonuç raporunu ortaya koymak olan araştırma komisyonlarının asıl önemi kamuoyunda ve seçmenlerin gözünde iktidar partisine yönelik değerlendirmelerde ortaya çıkmaktadır.185 Bir İnceleme Komisyonunun bu konu üzerine Federal Meclise sunduğu, araştırma komisyonunun siyasi parti gruplarının eşit sayıda üyelerinden oluşturulması ve mümkünse yargıçlık mesleğinden gelen bağımsız üyelerin dahil edilmesi önerisi reddedilmiştir.1866. PARLAMENTER HÜKÜMET SİSTEMİ ÜZERİNE GÖRÜŞLERJürgen Hartmann, Almanya’da parlamenter hükümet sisteminin temel üç kritere göre işlediğinin altını çizmektedir: Parlamento içerisinden çıkan bir hükümet, hükümetin parlamento tarafından görevden alınabilmesi ve çift başlı yürütme. Almanya’da tüm diğer parlamenter sisteme sahip ülkelerde olduğu gibi halkın temsilinin demokratik bir şekilde partiler aracılığıyla gerçekleştiğini vurgulayan Hartmann, siyasi partileri parlamenter hükümet sisteminin olmazsa olmaz unsurlarından biri olarak nitelendirmektedir. Hartmann, parlamentoya karşı sorumlu bir hükümetin içinde bulunduğu çift başlı yürütme yapısında cumhurbaşkanının yasaları imzalama ve bakan veya federal memurları ataması hususunda genel kanaatin maddi denetimi de kapsadığı yönünde olmasına karşın uygulamada bunun çok fazla bir anlam ifade etmediğini, genellikle bu denetimin anayasa hukuku anlamında kaygılar sebebiyle kullanıldığını söylemektedir.187Manfred G. Schmidt’e göre hükümet sistemleri içerisinde Almanya’nın yeri tartışmasız bir şekilde parlamenter hükümet sistemidir. İki başlıvon Beyme, Das politische System…., s. 300; “Untersuchungsausschüsse”, Almanya Federal Meclisi İnter-net Sitesi, (30.07.2014), http://bundestag.de/blob/196178/02b367c6d8c3acf02d777e0698064fcb/ kapitel_08_09_untersuchsungsaussch__sse-data.pdf, Erişim: 19.03.2015, s. 12.Schüttemeyer, “Funktionserfüllung im Fraktionenparlament”.von Beyme, Das politische System…, s. 300.Hartmann, Das politische System der BRD İm Kontext, s. 35, 43.46856653035305572125000Almanya Federal Cumhuriyeti81-72263053340-71945553340yürütme içerisinde şansölyenin üstün, cumhurbaşkanının ise zayıf aktör olduğu görülmektedir. Anayasa koyucu, hükümetlerin istikrarı ve hareket kabiliyetine büyük önem atfetmiştir. Dolayısıyla, şansölyenin konumu güçlendirilmiş, Weimar Cumhuriyeti dönemine kıyasla cumhurbaşkanının yetkileri ciddi ölçüde azaltılmış ve parlamentonun yetkileri yeniden artırılmıştır. Cumhurbaşkanının konumu belirli hallerde önem kazanmaktadır. Schmidt’e göre özellikle Federal Meclis üyelerinin çoğunluğuyla bir şansölye belirlenemediğinde, Anayasa’nınmaddesinde yer alan zorunlu yasama halinde veya Anayasa’nın 68. maddesindeki güvenoyu isteminde yeterli çoğunluğun sağlanamaması gibi yasama ve yürütmenin anayasada öngörülen normal şekilde işlevini yerine getirememesi durumlarında cumhurbaşkanının yetkisi ön plana çıkmaktadır. Bunun haricinde Almanya’da, şansölye hegemonyasının değil şansölyenin üstünlüğünün sistemi belirleyen unsur olması bakımından bazı yazarlar bu sistemi “şansölye demokrasisi” olarak da nitelendirmektedir. Bu kavram özellikle “Adenauer Devri”nde olduğu gibi görev süresince etkili politika geliştiren güçlü şansölyeler için kullanılmaktadır.188Roland Sturm, çift başlı yürütme içerisinde hem anayasa hem de uygulama doğrultusunda “Şansölye Demokrasisi”nden bahsedile-bileceğini ve bu tanımlamayı en fazla hak eden şansölyenin de Almanya Federal Cumhuriyeti’nde 1949-1963 yılları arasında görev yapmış Konrad Adenauer olduğunu belirtmekle beraber, Adenauer’in haleflerinin görevleri esnasında koalisyon ortakları, dış politika ve ekonomiye dair zorunluluklar gibi birtakım unsurların güçlerini sınırlandırıcı faktörler olarak ortaya çıktığını vurgulamaktadır.189Ludger Helms, parlamenter hükümet sistemine sahip ülkeler içerisinde Almanya’nın kurumsal anlamda öne çıkan karakteristik özelliklerinin başında şansölyenin Federal Meclis tarafından seçilmesi ve sık hükümet değişimlerini engelleyici olarak yapıcı güvensizlik oyu mekanizmasını görmektedir. Helms, parlamentonun, yasama dönemi içerisinde sadece şansölye tarafından önerilen güvenoyu isteminin045720Manfred G. Schmidt, Demokratietheorien: Eine Einführung (Berlin: VS Verlag für Sozialwissenschaf-ten, 2008), s. 298.Roland Sturm, “Bundespräsident und Bundesregierung”, Almanya Federal Siyasi Eğitim Merkezi İnternet Sitesi, (31.05.2012), http://www.bpb.de/politik/grundfragen/deutsche-verhaeltnisse-ei-ne-sozialkunde/138722/bundespraesident-und-bundesregierung, Erişim: 06.04.2015.55765704972058782052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085reddi ile feshedilebileceğini, fakat bu fesih kararı yetkisinin şansölyede ya da hükümette değil cumhurbaşkanında olduğunu vurgulamaktadır. Alman parlamenter sistemi de tipik bir çift başlı yürütmeye sahiptir. Cumhurbaşkanları siyaseti etkileme açısından bazı girişimlerde bulunabilmekle beraber özellikle anayasa hükümleri dolayısıyla hükümetin karşısında ciddi bir veto makamı olamamaktadır. Hükümetin çoğunluğu oluşturduğu parlamentoda gündem belirleme açısından güçlü pozisyonuna karşın her siyasi parti grubunun yer aldığı ve parlamento gündemini kararlaştıran Danışma Kurulunun gündem belirleme fonksiyonunun ve yasama açısından daimi komisyonlardaki -bazı komisyon başkanlıklarının muhalefette yer alan siyasi parti gruplarında yer aldığı düşünüldüğünde- müzakere sürecinin altını çizmektedir. Parlamenter karar alma sürecinde birçok yasal düzenlemenin Federal Konseyin onayını gerektirmesi ve muhalefetin Anayasa Mahkemesine başvuru imkânları neticesinde bahsedilen kurumların yönetimde önemli aktörler olabileceğini söyleyen Helms, son olarak yüksek düzeyde parti disiplininin olduğunu ve genellikle koalisyon hükümetlerinin yürütme görevini üstlendiği Alman parlamenter sisteminde tek parti veya azınlık hükümetlerinin çok nadiren görev yaptığını ifade etmektedir.1907. SONUÇGünümüzde Avrupa kıtasının merkezinde bulunan ve Avrupa Birliği’nin en kalabalık ülkesi olan Almanya’da, 19. yüzyılda bağımsız Alman devletleri bazı siyasi birlik girişimlerinde bulunmakla beraber bu birliğin İmparatorluk çatısı altında parlamenter monarşi modeli olarak ancak 1871’de sağlanabildiği ve 20. yüzyılın ilk yarısında cumhuriyetin ilan edilerek Weimar Anayasası’nın kabul edildiği dönem içerisinde istikrarsız hükümetlerin ortaya çıktığı görülmektedir. Klasik parlamenter sistemden sapma olarak nitelendirilebilecek cumhurbaşkanına tanınan parlamentonun feshi, olağanüstü hal ve sıkıyönetim dönemlerinde ayrıcalıklı yetkiler ve sosyo-ekonomik koşulların da etkisiyle rejim Nasyonal Sosyalistlerin iktidarında dönüşüm geçirmiş; İkinci Dünya Savaşı’nda yaşanan mağlubiyet ile son bulmuştur.24130234950Ludger Helms, “Germany: Chancellors and the Bundestag,” The Joumal of Legislative Studies, Vol.10, No.2/3 (Summer/Autumn 2004), s. 99-101; Helms, Regierungsorganisation und politische Führung in Deutschland, s. 22, 171.46856653035305572125000Almanya Federal Cumhuriyeti83-72644053340-72326553340Weimar Cumhuriyeti’nin başarısızlıklarının sebepleri göz önüne alınarak hazırlanan 1949 Anayasası, cumhurbaşkanının yetkilerini önemli ölçüde kısıtlayarak parlamenter sistemi istikrarlı kılmaya yönelik birtakım düzenlemeler ortaya koymuştur. İlk başta sadece Batı Almanya’da geçerli olan Anayasa, iki Almanya’nın birleşmesi ile beraber tüm Alman topraklarında yürürlük imkânı kazanmıştır.Federal Meclisin temel görevi olan yasa yapımı, federal devlet sistemi sebebiyle oldukça karmaşık bir süreçtir. Yasal düzenlemenin içeriğine göre yasa yapım sürecinin değişiklik gösterdiği sistemde münhasıran Federal Devlete ve eyaletlere ayrılan konular haricinde her ikisinin de öncülük edebileceği konular bulunmaktadır. Çoğunlukla hükümet tarafından önerilen yasaların kabul edildiği süreçte Federal Konsey, yasanın içeriğine göre onay veya itiraz makamı olabilmektedir. Her iki Meclisi uzlaşmaya yönlendiren bu sistemde Federal Konsey önemli bir denge rolü üstlenmektedir. Federal Meclisin diğer önemli görev ve yetkileri, daimi komisyonlar, denetim kurulları, araştırma komisyonları ve çeşitli soru mekanizmaları vasıtasıyla hükümetin denetimi ve atama yetkisidir.Federal Devlet’in bünyesinde yer alan 16 eyalet hükümetinin atayıp görevden alabildiği üyelerden oluşan Federal Konseyde bir eyaletin oyları aynı yönde olmak zorundadır; dolayısıyla üyeler geldikleri eyaletlerin resmi politikalarını yansıtmaktadır. Federal Konsey, Federal Devlet’in yukarıda bahsedilen yasama sürecine ve idaresine ve Avrupa Birliği düzeyinde eyaletlerin çıkarlarını ilgilendiren konulara katılım göstermektedir.İki başlı yürütmenin zayıf kanadı olan cumhurbaşkanı, Federal Meclis ve eyalet parlamentolarından gelen üyelerin oluşturduğu Federal Kongre tarafından seçilir ve ülkeyi içeride ve dışarıda temsil, yasaların imzalanması, Federal Meclise şansölye önerisinde bulunma, bakanların atanması ve görevden alınması, federal yargıçların ve diğer bazı yetkililerin atanması gibi birtakım görev ve yetkilere sahiptir. Temsil ve atama yetkileri konusunda cumhurbaşkanı ile hükümet arasında ağırlıklı olarak ilk dönemlerde münferit gerilimler yaşanmasına ve cumhurbaşkanları 1949’dan günümüze kadar toplam sekiz yasayı şekli veya maddi denetim kapsamında anayasaya aykırı bularak imzalamamış55765704972058782052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085olmalarına karşın genel anlamda sembolik yetkileri sebebiyle bir veto makamı değil, bütünleştirici bir figür olmuşlardır.İstisnalar hariç olmak üzere cumhurbaşkanının karar ve işlemleri şansölye veya ilgili bakan tarafından imzalanır ve böylece sorumluluğu hükümet üstlenir. Siyasi sorumluluğu bulunmayan cumhurbaşkanına karşı Federal Meclis veya Federal Konsey tarafından görevden alınması talebiyle Anayasa Mahkemesinde şimdiye kadar dava açılmamıştır. Cumhurbaşkanına olağanüstü dönemlerde silahlı kuvvetler üzerinde bir yetki veya olağan dönemlerde ve savunma halinde kararname çıkarma gibi yetkiler tanınmamasına karşın şansölyenin Federal Meclis tarafından seçilememesi veya şansölyenin güvenoyu isteminin başarısızlıkla sonuçlanması üzerine Federal Meclisin feshi konusunda kendisine inisiyatif tanınması cumhurbaşkanını siyasi kriz zamanlarında ön plana çıkarmaktadır.Federal Meclis üye tamsayısının salt çoğunluğuyla seçilen şansölye,yasama dönemi içerisinde Federal Meclis üyelerinin salt çoğunluğuyla yeni bir şansölyenin seçilmesi ile görevden alınabilmektedir. Yapıcı güvensizlikoyu olarak adlandırılan bu sistem hükümetleri istikrarlı kılmaya yönelik bir düzenlemedir. 1972 yılında Şansölye Brandt’a karşı işletilen bu mekanizma başarısızlıkla sonuçlanırken, 1982 yılında Şansölye Schmidt’e karşı başarılı olmuştur. Cumhurbaşkanı, Federal Meclis üyeleri veya şansölyeye, Federal Meclisin feshi yetkisi doğrudan tanınmamış olmakla birlikte şansölyenin güvenoyu istemi başarısızlıkla sonuçlanırsa 21 gün içerisinde cumhurbaşkanı Federal Meclisi feshedebilmektedir. Günümüze kadar beş kez güvenoyu istemi yöntemine başvurulmuş olup, 1982 ve 2005 yıllarında gerçekleştirilen güven oylamalarında hükümetler parlamentoda salt çoğunluğu oluşturmalarına karşın erken seçimlerin önünü açmak amacıyla hükümeti oluşturan siyasi parti gruplarının güven oylamasında bilinçli olarak evet oyu kullanmamaları tartışmalara sebebiyet vermiş, konu Anayasa Mahkemesine taşınmış, fakat Mahkeme uygulamayı anayasal sınırlar içerisinde görmüştür.Koalisyon hükümetlerinin olağan olduğu Alman parlamenter sisteminde münhasıran şansölyeye tanınan, genel siyaseti belirleme, bakanları atama ve görevden alma talebi ve güvenoyu isteminde bulunma gibi yetkiler sebebiyle koalisyon hükümetlerinde taahhütlerin ortaya46856653035305572125000Almanya Federal Cumhuriyeti85-72644053340-72326553340konulduğu koalisyon sözleşmeleri sistem içerisinde belirleyici olmaktadır. Uzun zamandır bu sözleşmeler doğrultusunda koalisyon komisyonları olarak adlandırılan gayriresmî yapılar ortaya çıkmış, böylece koalisyon hükümetlerinin karar alma kabiliyetleri güçlendirilmiştir. Diğer yandan hükümetler, Federal Meclis ve Federal Konseye tanınan çeşitli yetkiler dolayısıyla muhalefetle uzlaşmak zorunda kalabilmekte, aksi takdirde muhalefet, uzlaşma komisyonu ve Anayasa Mahkemesini devreye sokabilmektedir.Günümüze kadar hiç kullanılmamış olmasına karşın hükümetlere işlerlik kazandıran diğer bir uygulama zorunlu yasama halidir. Buanayasal düzenleme çerçevesinde azınlık hükümetleri, Federal Meclisten geçiremedikleri bir yasa önerisini Federal Konseyin onayıyla ve cumhurbaşkanının zorunlu yasama hali ilanı ile yürürlüğe koyabilirler. Bu süreçte, hükümetin karşısında denge mekanizması olarak öngörülen Federal Konsey -onay yetkisi- ve cumhurbaşkanının -ilan yetkisi- yanı sıra, aynı şansölyenin görev süresi içerisinde bir defa bu yola başvurabilmesi ve sürecin altı ayla sınırlı olması bu düzenlemenin kötüye kullanılmasının önüne geçilmek amacıyla getirilmiş düzenlemelerdir.Federal Meclis ve Federal Konsey tarafından üyeleri seçilen Anayasa Mahkemesi kendiliğinden harekete geçememekle birlikte Anayasa ve yasalarda belirlenen hükümler doğrultusunda anayasa şikayeti, soyut ve somut norm denetimi, siyasi partilerin kapatılması, Federal Devlet ve eyalet hukukları arası ve anayasal organlar arası ihtilaflar gibi çeşitli konulara ilişkin davaları karara bağlamakla görevlendirilmiştir. Bu şekilde Anayasa Mahkemesi, Anayasa’nın koruyucusu olarak siyasi karar alma süreçlerinde önemli bir denetim rolü üstlenmektedir.55765704972058782052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085KAYNAKÇAAkın, Özden. “Federal Almanya.” Kamu Yönetimi Ülke İncelemeleri içinde, Nuray E. Keskin yay. haz., Ankara: AÜSBF Kamu Yönetimi Araştırma ve Uygulama Merkezi, 2004, s. 227-260.Almanya Federal Adalet ve Tüketicileri Koruma Bakanlığı Federal Mevzuat. “Grundgesetz für die Bundesrepublik Deutschland”, http://www.gesetze-im-internet.de/bundesrecht/gg/gesamt.pdf,Erişim: 17.03.2015.____. “Gesetz über die Wahl des Bundespräsidenten durch die Bundesversammlung”, http://www.gesetze-im-internet.de/bpr_swahlg/BJNR002300959.html, Erişim: 21.03.2015.____. “Gesetz über die Rechtsverhältnisse der Parlamentarischen Staatssekretäre”, http://www.gesetze-im-internet.de/bundesrecht/parlstg_1974/gesamt.pdf, Erişim: 24.03.2015.____. “Gesetz über das Bundesverfassungsgericht”, http://www.gesetze-im-internet.de/bundesrecht/bverfgg/gesamt.pdf, Erişim: 25.03.2015.Almanya Federal Anayasa Mahkemesi. “Organisation”, http://www.bundesverfassungsgericht.de/DE/Das-Gericht/Organisation/or-ganisation_node.html, Erişim: 25.03.2015.”Eingänge nach Verfahrensarten”, http://www.bundesverfassungsgericht.de/ DE/Verfahren/Jahresstatistiken/2015/gb2015/A-I-4.pdf?__blob=publicati-onFile&v=1, Erişim: 07.11.2016.____. “Das Bundesverfassungsgericht”,http://www.bundesverfassungsgericht.de/DE/Service/Infothek/Faltblatt/faltblatt_node.html;jsessionid=CB19C2FD8758C4FE93862C6CDF6611CA.2_cid383, Erişim: 25.03.2015.____. “The Federal Constitutional Court”,http://www.bundesverfassungsgericht.de/EN/Service/Infothek/Faltblatt/faltblatt_node.html, Erişim: 25.03.2015.____. “Organstreitverfahren”,http://www.bundesverfassungsgericht.de/DE/Verfahren/Wichtige-Verfah-rensarten/Organstreitverfahren/organstreitverfahren_node.html,Erişim: 25.03.2015.46856653035305572125000Almanya Federal Cumhuriyeti87-72644053340-72326553340____. “Verfahren seit 7. September 1951 bis 31. Dezember 2013”, http://www.bundesverfassungsgericht.de/DE/Verfahren/Jahresstatisti-ken/2013/gb2013/A-I-1.html, Erişim: 25.03.2015.____. “Verfassungsrechtliche Grundlagen”, http://www.bundespraesident.de/DE/ Amt-und-Aufgaben/Verfassungsrechtliche-Grundlagen/verfassungsrechtlic-he-grundlagen-node.html, Erişim: 08.11.2016.Almanya Federal Cumhurbaşkanlığı. “Ist der Bundespräsident Mitglied einer Par-tei?”, http://www.bundespraesident.de/DE/Service/Fragen-und-Antworten/ fragen-und-antworten-node.html#doc1894320bodyText4,Erişim: 21.03.2015.____. “Amtliche Funktionen”, http://www.bundespraesident.de/DE/Amt-und-Aufgaben/Wirken-im-Inland/Amtliche-Funktionen/amtliche-funktionen-node.html#, Erişim: 21.03.2015.____. “Zusammenwirken der Verfassungsorgane”, http://www.bundespraesident. de/DE/Amt - und -Aufgaben/Verfassungsrechtliche - Grundlagen/ Zusammenwirken-der-Verfassungsorgane/zusammenwirken-der-verfassungsorgane-node.html, Erişim: 21.03.2015.____. “Die Bundespräsidenten”,http://www.bundespraesident.de/DE/Die-Bundespraesidenten/Die-Bundespraesidenten-node.html, Erişim: 08.04.2015.Almanya Federal Hükümeti. “Grundgesetz” statt “Verfassung”, http://www.bundesregierung.de/statisch/buergerfest/Webs/Breg/ buergerfest/DE/Grundgesetz/grundgesetz_tocId-doc799968bodyText2__ nnn-true.html, Erişim: 17.03.2015.____. “Geschäftsordnung der Bundesregierung”, http://www.bundesregierung.de/Content/DE/StatischeSeiten/Breg/ regierung-und-verfassung-geschaeftsordnung-der-bundesregierung.html, Erişim: 24.03.2015.Almanya Federal İçişleri Bakanlığı. “Föderalismus”, http://www.bmi.bund.de/DE/Themen/Gesellschaft-Verfassung/Staatlic-he-Ordnung/Foederalismus/foederalismus_node.html,Erişim: 17.03.2015.____. “Verfassungsorgane”,http://www.bmi.bund.de/DE/Themen/Gesellschaft-Verfassung/Staatlic-he-Ordnung/Verfassungsorgane/verfassungsorgane_node.html,Erişim: 17.03.2015.55765704972058782052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085____. “Beamtete Staatssekretäre”,http://www.bmi.bund.de/DE/Ministerium/Beamtete-Staatssekretaere/beamtete-staatssekretaere_node.html, Erişim: 24.03.2015.Almanya Federal Konseyi. “Der Ablauf des Verfahrens”, http://www.bundesrat.de/DE/aufgaben/gesetzgebung/verfahren/ verfahren.html?nn=4353684, Erişim: 19.03.2015.____. “Zustimmungs- und Einspruchsgesetze”, http://www.bundesrat.de/DE/aufgaben/gesetzgebung/zust-einspr/zust-einspr-node.html#doc4353672bodyText1, Erişim: 19.03.2015.____. “Zusammensetzung des Bundesrates”, http://www.bundesrat.de/DE/bundesrat/verteilung/verteilung-node.html, Erişim: 20.03.2015.____. “Präsident und Präsidium”,http://www.bundesrat.de/DE/bundesrat/praesidium/praesidium-node.html,Erişim: 20.03.2015.____. “Der Ständige Beirat”,http://www.bundesrat.de/DE/bundesrat/staendiger-beirat/staendiger-beirat-node.html, Erişim: 20.03.2015.____. “Die Ausschüsse des Bundesrates”,http://www.bundesrat.de/DE/bundesrat/ausschuesse/ausschuesse-node.html, Erişim: 20.03.2015.____. “Mitwirkung an der Verwaltung des Bundes”, http://www.bundesrat.de/DE/aufgaben/verwaltung/verwaltung-node.html, Erişim: 20.03.2015.Almanya Federal Meclisi. “Das Streben nach Freiheit und Einheit”, http://www.bundestag.de/kulturundgeschichte/geschichte/ausstellungen/ verfassung/tafel05/tafel05/199776, Erişim: 16.03.2015.____. “Verfassungsentwicklung im Deutschen Bund 1815 – 1848”, http://www.bundestag.de/kulturundgeschichte/geschichte/ausstellungen/ verfassung/tafel06/tafel06/199770, Erişim: 16.03.2015.____. “Deutsche Einheits- und Freiheitsbewegung (1800 - 1848)”,h t t p : / / w w w. b u n d e s t a g . d e / ku l t u r u n d g e s c h i c h te / g e s c h i c h te /parlamentarismus/anfaenge, Erişim: 16.03.2015.46856653035305572125000Almanya Federal Cumhuriyeti89-72644053340-72326553340____. “Kaiserreich (1871 - 1918)”,http://www.bundestag.de/kulturundgeschichte/geschichte/parlamentaris-mus/kaiserreich, Erişim: 16.03.2015.____ “Weimarer Republik (1918 - 1933)”,http://www.bundestag.de/kulturundgeschichte/geschichte/parlamentaris-mus/weimar/weimar/199620, Erişim: 16.03.2015.____. “Nationalsozialismus (1933 - 1945)”, http://www.bundestag.de/kulturundgeschichte/geschichte/parlamentaris-mus/drittes_reich, Erişim:16.03.2015.____. “Gleichschaltung - Entrechtung – Verfolgung”, http://www.bundestag.de/kulturundgeschichte/geschichte/ausstellungen/ verfassung/tafel24/tafel24/199852, Erişim: 16.03.2015.____. “Die Gründung der Bundesrepublik Deutschland”, http://www.bundestag.de/kulturundgeschichte/geschichte/ausstellungen/ verfassung/tafel27/tafel27/199710, Erişim: 16.03.2015.____. “Die Herstellung der Einheit”,http://www.bundestag.de/kulturundgeschichte/geschichte/ausstellungen/verfassung/tafel35/tafel35/199818, Erişim: 16.03.2015.____.“Federal Almanya Cumhuriyeti Anayasası”, https://www.btg-bestellservice.de/pdf/80207000.pdf, Erişim: 17.03.2015.____.“Vom Wiedervereinigungsauftrag zum Europa-Artikel”, https://www.bundestag.de/dokumente/textarchiv/2013/46662599_kw46_ grundgesetz_23/213482, Erişim: 17.03.2015.____. “Bundeswahlgesetz”,http://bundestag.de/ob/189210/88f6863fcfb18711209a4f4109163cc8/bwahlg_pdf-data.pdf, Erişim: 18.03.2015.____. “Wahl der Abgeordneten und Mandatsverteilung”, https://www.bundestag.de/bundestag/wahlen/abg_wahl/245234, Erişim: 18.03.2015.____. “Präsidium”, (25.10.2013),http://bundestag.de/blob/196124/edb03e435f48a0d5c9bc53caea45b71d/kapitel_04_03_pr__sidium-data.pdf, Erişim: 18.03.2015.____. “Präsidium”, http://www.bundestag.de/bundestag/praesidium, Erişim: 18.03.2015.55765704972058782052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085____. “Aufgaben des Präsidenten und des Präsidiums”, http://www.bundestag.de/bundestag/praesidium/funktion_neu, Erişim: 18.03.2015.____. “Geschäftsordnung des Deutschen Bundestages und Geschäftsordnung desVermittlungsausschusses”,https://www.btg-bestellservice.de/pdf/10080000.pdf, Erişim: 18.03.2015.____. “Ältestenrat”, (12.02.2014),http://bundestag.de/blob/196128/09b7515beb656481bfe771b60d8aef38/kapitel_04_04___ltestenrat-data.pdf, Erişim: 18.03.2015.____. “Funktion und Aufgabe”, http://www.bundestag.de/bundestag/aeltestenrat/ funktion_neu, Erişim: 18.03.2015.____. “Ständige Ausschüsse”,http://www.bundestag.de/bundestag/ausschuesse18/, Erişim: 18.03.2015.____. “Funktion und Aufgabe der ständigen Ausschüsse”, http://www.bundestag.de/bundestag/ausschuesse18/aufgaben/260206, Erişim: 18.03.2015.____. “Weg der Gesetzgebung”,http://www.bundestag.de/bundestag/aufgaben/gesetzgebung_neu/gesetzgebung/weg/255468, Erişim: 18.03.2015.____. “Hammelsprung”, (27.02.2014),http://bundestag.de/blob/196290/783d3dc01082bbfff571674492d746e5/kapitel_07_12_hammelsprung-data.pdf, Erişim: 18.03.2015.____. “Gremien zur Kontrolle”,http://www.bundestag.de/bundestag/aufgaben/regierungskontrolle_neu/kontrolle/grem/255458, Erişim: 19.03.2015.____. “Parlamentarische Staatssekretäre”, (31.01.2014), http://bundestag.de/blob/196246/9fb8672550d444bcaae6904e9019f8fe/ kapitel_06_04_parlamentarische_staatssekret__re-data.pdf, Erişim: 24.03.2015.____. “Enquete-Kommissionen”, (15.03.2012), http://bundestag.de/blob/196186/029fee770c198a6cc5be3488abebfada/ kapitel_08_10_enquete-kommissionen-data.pdf, Erişim: 19.03.2015.____. “Instrumente der Kontrolle”,http://www.bundestag.de/bundestag/aufgaben/regierungskontrolle_neu/kontrolle/instru/255462, Erişim: 19.03.2015.46856653035305572125000Almanya Federal Cumhuriyeti91-87884053340-87566553340____. “Der Wehrbeauftragte des Deutschen Bundestages”, http://bundestag.de/bundestag/wehrbeauftragter, Erişim: 19.03.2015.____. “Materielles Prüfungsrecht des Bundespräsidenten”, (13.12.2013), http://bundestag.de/blob/196210/cdf40c172051b5160ed01c10d9d60c13/ kapitel_10_07_materielles_pr__fungsrecht_des_bundespr__sidenten-data.pdf, Erişim: 21.03.2015.____. “Wahl und Amtszeit der Bundeskanzler”, (09.01.2014), https://www.bundes-tag.de/blob/196244/fdf93dfac96b7d10d252a86207481e90/kapitel_06_01_ wahl_und_amtszeit_der_bundeskanzler-data.pdf, Erişim: 22.03.2015.____. “Koalitionsvereinbarungen und Koalitionsausschüsse”, (31.01.2014), http://bundestag.de/blob/196262/6d001c8817f2bbb05d2bc2bc6a70ebd4/ kapitel_06_10_koalitionsvereinbarungen_und_koalitionsaussch__sse-data.pdf, Erişim: 23.03.2015.____. “Regierungsmitglieder ohne Bundestagsmandat”, (31.01.2014), http://bundestag.de/blob/196258/7d2eb028994fb5a5de3aef0bdfcc8b0b/ kapitel_06_08_regierungsmitglieder_ohne_bundestagsmandat-data.pdf, Erişim: 24.03.2015.____. “Missbilligungs- und Entlassungsanträge”, (09.12.2013), http://bundestag.de/blob/196266/212678535d1267dddd3017f-86604cf64/kapitel_06_15_missbilligungs-_und_entlassungsantr__ge-data.pdf, Erişim: 23.03.2015.____.“Missbilligungsantrag”, http://www.bundestag.de/service/glossar/M/miss-billigung/247348, Erişim: 23.03.2015.____.“Untersuchungsausschüsse”, (30.07.2014), http://bundestag.de/blo-b/196178/02b367c6d8c3acf02d777e0698064fcb/kapitel_08_09_untersuch-sungsaussch__sse-data.pdf, Erişim: 19.03.2015.____. “Vertrauensfrage des Bundeskanzlers”, (31.01.2014), http://bundestag. de/blob/196268/f4c8386470cb5f773abad59adc60d1d9/kapitel_06_14_ vertrauensfrage_des_bundeskanzlers-data.pdf, Erişim: 02.04.2015.____. “Koalitionen und Opposition im Bundestag”, (31.01.2014), http://bundestag.de/blob/196254/b520ec1d59dedcf5a44ca3d34791d934/ kapitel_06_06_koalitionen_und_opposition_im_bundestag-data.pdf,Erişim: 29.03.2015.55765704972058782052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085____. “Präsidentenanklage”, (25.03.2014), http://bundestag.de/blob/196240/df137916d93eca2681e5247428bf11d4/ kapitel_16_04_pr__sidentenanklage-data.pdf, Erişim: 30.03.2015.____. “Gerhard Schröders Vertrauensfrage”, http://www.bundestag.de/dokumente/textarchiv/32247430_misstrauens-votum06/203232, Erişim: 16.04.2015.Almanya Federal Resmi Gazetesi. “Gesetz zur Umsetzung der Grundgesetzänderun-gen für die Ratifizierung des Vertrags von Lissabon”, http://www.bgbl.de/ban-zxaver/bgbl/start.xav?startbk=Bundesanzeiger_BGBl#__bgbl__%2F%2F*%-5B%40attr_id%3D%27bgbl109s3822.pdf%27%5D__1427969600710, Erişim: 05.04.2015.Almanya Federal Seçim Kurulu. “Endgültiges Ergebnis der Bundestagswahl 2013”, http://www.bundeswahlleiter.de/de/bundestagswahlen/BTW_BUND_13/ ergebnisse/bundesergebnisse/index.html, Erişim: 29.03.2015.Almanya Federal Siyasi Eğitim Merkezi. “Strukturprinzipien des Grundgeset-zes”, (02.11.2009), http://www.bpb.de/politik/grundfragen/24-deutsch-land/40423/grundgesetz, Erişim: 17.03.2015.____. “Die Christlich Demokratische Union (CDU)”, http://www.bpb.de/politik/grundfragen/parteien-in-deutschland/42057/cdu, Erişim: 28.03.2015.____. “Die Sozialdemokratische Partei Deutschlands (SPD)”, http://www.bpb.de/politik/grundfragen/parteien-in-deutschland/42079/spd, Erişim: 28.03.2015.____. “Die Freie Demokratische Partei (FDP)”, http://www.bpb.de/politik/grundfragen/parteien-in-deutschland/42105/fdp, Erişim: 28.03.2015.____. “DIE LINKE”, http://www.bpb.de/politik/grundfragen/parteien-in-deutsch-land/42127/die-linke, Erişim: 28.03.2015.____. “Bündnis 90/Die Grünen”,http://www.bpb.de/politik/grundfragen/parteien-in-deutschland/42148/buendnis-90-die-gruenen, Erişim: 28.03.2015.____. “Die Christlich-Soziale Union (CSU)”, http://www.bpb.de/politik/grundfra-gen/parteien-in-deutschland/42169/csu, Erişim: 28.03.2015.46856653035305572125000Almanya Federal Cumhuriyeti93-72644053340-72326553340____. “Bundeskanzler/in (1949-2013) und Koalitionen”,http://www.bpb.de/lernen/grafstat/144822/mb-01-12-bundeskanzler-in-1949-2013-und-koalitionen?type=galerie&show=image&i=151368,Erişim: 05.04.2015.Almanya Federal Şansölyesi. “Wahl der Bundeskanzlerin”,http://www.bundeskanzlerin.de/Webs/BKin/DE/Kanzleramt/WahlDerBun-deskanzlerin/wahl_der_bundeskanzlerin_node.html,Erişim: 22.03.2015.____. “Die Kanzlerin und ihr Kabinett”,http://www.bundeskanzlerin.de/Webs/BKin/DE/Kanzleramt/Bundeskabi-nett/bundeskabinett_node.html, Erişim: 22.03.2015.Arslan, Rıza. Demokratik Yönetim Sistemleri. Bursa: Dora Basım-Yayın, 2013.Center for Systemic Peace. “Polity IV Country Report 2010: Germany”,http://www.systemicpeace.org/polity/Germany2010.pdf, Erişim: 16.03.2015.CIA. “The World Factbook: Germany”,https://www.cia.gov/library/publications/the-world-factbook/geos/ gm.html, Erişim: 07.11.2016.Deutsche Welle. “Cumhurbaşkanının konuşmaları mercek altında”, (12.11.2014),http://www.dw.de/cumhurba%C5%9Fkan%C4%B1n%C4%B1n-konu%-C5%9Fmalar%C4%B1-mercek-alt%C4%B1nda/a-18059533,Erişim: 09.04.2015.Freedom House. “Freedom in the World: Germany”,https://freedomhouse.org/report/freedom-world/2015/germany,Erişim: 08.11.2016.Georgii, Harald. “Koalitionsverhandlungen – Koalitionsvertrag”, Almanya Fede-ral Meclisi, (26.10.2009), http://www.bundestag.de/blob/190822/3730ce-a674a14ff42defd91a8f2d57c1/koalitionsverhandlungen_-_koalitionsvert-rag-data.pdf, Erişim: 23.03.2015.Giesecke, Bettina. “Bundeskanzlerwahl (Artikel 63 Grundgesetz)”, Almanya Federal Meclisi, (25.10.2013), https://www.bundestag.de/ blob/194722/3ce1b4422827bb186be69e7c7ff68658/bundeskanzlerwahl-data.pdf, Erişim: 16.03.2015.55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085Gözler, Kemal. Devlet Başkanları: Bir Karşılaştırmalı Anayasa Hukuku İncelemesi.Bursa: Ekin Kitabevi, 2001.Guggenberger, Bernd. “Bundeskanzler.” Handwörterbuch des politischen Systems der Bundesrepublik Deutschland içinde, Uwe Andersen ve Wichard Woyke ed.,Netherlands: VS Verlag, 2009, s. 47-51.Hartmann, Jürgen. Das politische System der BRD im Kontext. Wiesbaden: Springer VS, 2013.Hartmann, Jürgen ve Udo Kempf. Staatsoberhäupter in der Demokratie.Netherlands: VS Verlag, 2011.Hekimoğlu, Mehmet Merdan. Anayasa Hukukunda Karşılaştırmalı “Demokratik Hükümet Sistemleri” ve Türkiye. Ankara: Detay Yayıncılık, 2009.Helms, Ludger. Regierungsorganisation und politische Führung in Deutschland.Wiesbaden: VS Verlag für Sozialwissenschaften, 2005.____. Presidents, Prime Ministers and Chancellors: Executive Leadership in WesternDemocracies. Crippenham: Palgrave Macmillan, 2005.____. “Germany: Chancellors and the Bundestag.” The Joumal of Legislative Studies, Vol.10, No.2/3 (Summer/Autumn 2004), s. 98-108.Höreth, Marcus. “Das Amt des Bundespräsidenten und sein Prüfungsrecht”, Almanya Federal Siyasi Eğitim Merkezi, (03.04.2008), http://www.bpb.de/apuz/31307/das-amt-des-bundespraesidenten-und-sein-pruefungsrecht?p=all, Erişim: 08.04.2015.Ismayr, Wolfgang. “Das politische System Deutschlands.” Die politischen Systeme Westeuropas içinde, Wolfgang Ismayr ed., Wiesbaden: VS Verlag fürSozialwissenschaften, 2006, s. 445-486.İşte Almanya. “Bundesrepublik Deutschland”, http://www.tatsachen-ueber-deutschland.de/de/inhaltsseiten-home/ zahlen-fakten/bundesrepublik-deutschland.html, Erişim: 16.03.2015.____. “Geografie”, http://www.tatsachen-ueber-deutschland.de/de/inhaltsseiten-home/zahlen-fakten/geografie.html, Erişim: 16.03.2015.Jesse, Eckhard. “Bundespräsident.” Handwörterbuch des politischen Systems der Bundesrepublik Deutschland içinde, Uwe Andersen ve Wichard Woyke ed.,Netherlands: VS Verlag, 2009, s. 55-56.Konrad-Adenauer Stiftung Derneği. “Kiesinger, Kurt Georg”, http://www.kas.de/ wf/de/71.8440/, Erişim: 16.04.2015.46228003035305572125000Almanya Federal Cumhuriyeti95-72644053340-72326553340Korte, Karl-Rudolf. “Die Wahl des Bundeskanzlers”, Almanya Federal Siyasi Eğitim Merkezi, (20.05.2009), http://www.bpb.de/politik/wahlen/bundestagswah-len/62553/wahl-des-bundeskanzlers, Erişim: 22.03.2015.Langenbacher, Eric. “The political and constitutional order.” The Routledge Handbook of German Politics&Culture içinde, Sarah Colvin ve Mark Taplin ed.,Oxon: Routledge, 2015, s. 87-104.Limpert, Martin. “Richtlinienkompetenz des Bundeskanzlers”, Almanya Federal Meclisi, (19.02.2009),h t t p s : / / w w w. b u n d e s t a g . d e / b l o b / 1 9 0 4 9 4 / 6 9 a 9 3 4 4 f e a a 8 b - d5f16465476407bb9e5/richtlinienkompetenz_des_bundeskanzlers-data.pdf, Erişim: 24.03.2015.Linn, Susanne ve Frank Sobolewski. So Arbeitet der Deutsche Bundestag: 18.Wahlperiode. Rheinbreitbach: NDV Neue Darmstädter Verlagsanstalt, 2014.Magen, Rolf-Peter. Staatsrecht: Eine Einführung. Berlin: Springer, 1985.Muratoğlu, Tahir. “Almanya Federal Cumhuriyeti’nde Devlet Yapılanması.” Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt XVIII, Sayı 2 (2014), s. 291-366.Niedermayer, Oskar. “Anzahl der Parteien”, Almanya Federal Siyasi Eğitim Merkezi, http://www.bpb.de/politik/grundfragen/parteien-in-deutschland/138671/ anzahl-der-parteien, Erişim: 28.03.2015.Oberreuter, Heinrich. “Vertrauensfrage.” Handwörterbuch des politischen Systems der Bundesrepublik Deutschland içinde, Uwe Andersen ve Wichard Woyke ed.,Netherlands: VS Verlag, 2009, s. 727-729.____. “Einmal Weimar und nie wieder”, Das Parlament Gazetesi,h t t p : / / w w w. d a s - p a r l a m e n t . d e / 2 0 0 9 / 1 5 _ 1 6 / T h e m e n a u s g a -be/24076663/299518, Erişim: 05.04.2015.Okyayuz, Mehmet. “Federal Almanya’nın Siyasi Sistemi: Araştırma Alanının Gelişimi, Sorunsalları ve Sistemin Yapısı.” (Yarı)Başkanlık Sistemi ve Türkiye: Ülkeler, Deneyimler ve Karşılaştırmalı Analiz içinde, İhsan Kamalak der.,İstanbul: Kalkedon Yayınları, 2014, s. 255-287.Özsoy Boyunsuz, Şule. Başkanlı Parlamenter Sistem. İstanbul: On İki Levha Yayıncılık, 2014.Petersen, Sönke. Wahlen: Grundpfeiler der Demokratie. Berlin: Deutscher Bundestag Referat Öffentlichkeitsarbeit, 2010.55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085Pilz, Frank ve Heike Ortwein. Das politische System Deutschlands: Systemintegrierende Einführung in das Regierungs-,Wirtschafts- und Sozialsystem. München: Oldenburg Verlag, 2010.Pötzsch, Horst. “Bundespräsident”, Almanya Federal Siyasi Eğitim Merkezi,(15.12.2009),http://www.bpb.de/politik/grundfragen/deutsche-demokratie/39360/bundespraesident?p=all, Erişim: 21.03.2015.____. “Bundesregierung”, Almanya Federal Siyasi Eğitim Merkezi, (15.12.2009), http://www.bpb.de/politik/grundfragen/deutsche-demokratie/39365/ bundesregierung?p=all, Erişim: 21.03.2015.____. “Bundesverfassungsgericht und Verfassungsgerichte der Länder”, Almanya Federal Siyasi Eğitim Merkezi, (15.12.2009), http://www.bpb.de/politik/grundfragen/deutsche-demokratie/39394/bun-desverfassungsgericht-und-verfassungsgerichte-der-laender?p=all, Erişim: 21.03.2015.Rauer, Georgia. Parlamentsdeutsch: Lexikon der parlamentarische Begriffe. Bönni-gheim: Deutscher Bundestag Referat Öffentlichkeitsarbeit, 2014.Reuter, Konrad. Bundesrat und Bundesstaat. Berlin: Direktor des Bundesrates, 2009.Robbe, Patrizia. “Das neue Wahlrecht”, Almanya Federal Meclisi, (16.05.2013), http://bundestag.de/blob/194382/648505e30328f086cae1767a3386df3a/ das_neue_wahlrecht-data.pdf, Erişim:18.03.2015.____.“Geschäftsführende Bundesregierung”, Almanya Federal Meclisi, (01.10.2013), http://www.bundestag.de/blob/194738/cc29a157eddfc12dc5713037c35a-c67e/geschaeftsfuehrende_bundesregierung-data.pdf, Erişim: 22.03.2015.Roskin, Michael G. Çağdaş Devlet Sistemleri: Siyaset, Coğrafya, Kültür. Ankara:Adres Yayınları, 2009.Rossmann, Robert. “Gauck soll “Nebenaußenpolitik” vermeiden”, Süddeutscher Zeitung, 13.11.2014.Rudzio, Wolfgang. Das politische System der Bundesrepublik Deutschland. Wiesba-den: Springer VS, 2015.____. “The Federal Presidency: Parameters of Presidential Power in a Parliamen-tary Democracy.” Institutions and Institutional Change in the Federal Republic of Ger-many içinde, Ludger Helms ed. (Wiltshire: Macmillan Press, 2000), s. 48-64.46228003035305572125000Almanya Federal Cumhuriyeti97-72644053340-72326553340Schindler, Peter ed. Datenhandbuch zur Geschichte des Deutschen Bundestages:1949 bis 1999. Baden-Baden: Nomos Verlagsgesellschaft, 1999.Schmidt, Manfred G. Wörterbuch zur Politik. Stuttgart: Kröner, 2004.____. Demokratietheorien: Eine Einführung. Berlin: VS Verlag für Sozialwissensc-haften, 2008.Schüttemeyer, Suzanne S. “Die Logik der parlamentarischen Demokratie”, Almanya Federal Siyasi Eğitim Merkezi, (22.08.2007), http://www.bpb.de/izpb/8377/ die-logik-der-parlamentarischen-demokratie?p=all, Erişim: 02.04.2015.____. “Funktionserfüllung im Fraktionenparlament”, Almanya Federal Siyasi Eği-tim Merkezi, (22.08.2007), http://www.bpb.de/izpb/8421/funktionserfuel-lung-im-fraktionenparlament?p=all, Erişim: 02.04.2015.Sen, Yu-Chung. “Semi- Presidentialism in the Weimar Republic: A Failed Attempt at Democracy.” Semi-Presidentialism and Democracy içinde, Robert Elgie,Sophia Moestrup ve Yu-Shan Wu ed., New York: Palgrave Macmillan, 2011, s.229-245.Sturm, Roland. “Bundespräsident und Bundesregierung”, Almanya Federal SiyasiEğitim Merkezi, (31.05.2012),http://www.bpb.de/politik/grundfragen/deutsche-verhaeltnisse-eine-sozialkunde/138722/bundespraesident-und-bundesregierung,Erişim: 06.04.2015.____. “Demokratie als “Leitgedanke” des deutschen Föderalismus”, Almanya Federal Siyasi Eğitim Merkezi, (03.05.2013), http://www.bpb.de/izpb/159332/demokratie-als-leitgedanke-des-deutschen-foederalismus?p=all, Erişim: 16.03.2015.Stüwe, Klaus. “Bundesverfassungsgericht und Opposition.” Das Bundesverfassungsgericht im politischen System içinde, Robert Chr. van Ooyenve Martin H. W. Möllers ed., Netherlands: VS Verlag für Sozialwissenschaften, 2006, s. 215-228.The Economist Intelligence Unit. “Democracy Index 2015: Democracy in anage of anxiety”, http://www.eiu.com/Handlers/WhitepaperHandler.ashx?-fi=EIU-Democracy-Index-2015.pdf&mode=wp&campaignid=DemocracyIn-dex2015, Erişim: 10.11.2016.Uluslararası Şeffaflık Örgütü. “Corruption Perceptions Index 2014: Results”,https://www.transparency.org/cpi2014/results, Erişim: 16.03.2015.55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085von Alemann, Ulrich. “Die deutschen Parteien seit 1945”, Almanya Federal Siyasi Eğitim Merkezi, http://www.bpb.de/politik/grundfragen/parteien-in-deutschland/42047/parteiensystem-seit-1945, Erişim: 28.03.2015.von Beyme, Klaus. Das politische System der Bundesrepublik Deutschland.Netherlands: VS Verlag für Sozialwissenschaften, 2010.Winkler, Heinrich August. “1830–1848: Mart Devrimi öncesi ve Paul Kilisesi hareketi”, İşte Almanya, http://www.tatsachen-ueber-deutschland.de/tr/ gecmis-ve-guenuemuez/main-content-03/1830-1848-mart-devrimi-oencesi-ve-paul-kilisesi-hareketi.html, Erişim: 16.03.2015.____. “1949–1990: Almanya’nın “iki devletliliği”, İşte Almanya, http://www. tatsachen-ueber-deutschland.de/tr/gecmis-ve-guenuemuez/main-content-03/1949-1990-almanyanin-iki-devletliligi.html, Erişim: 16.03.2015.____. “1990: İki Almanya’nın yeniden birleşmesi”, İşte Almanya, http://www.tatsachen-ueberdeutschland.de/tr/gecmis-ve-guenuemuez/main-content-03/1990-iki-almanyanin-yeniden-birlesmesi.html, Erişim: 16.03.2015.Woyke, Wichard. “Koalition.” Handwörterbuch des politischen Systems der Bundesrepublik Deutschland içinde, Uwe Andersen ve Wichard Woyke ed.,Netherlands: VS Verlag, 2009, s. 309-312.46228003035305572125000Almanya Federal Cumhuriyeti99-72263053340-71945553340EKLEREK1. Almanya Federal Cumhuriyeti Cumhurbaşkanları191Theodor HeussHeinrich LübkeGustav Heinemann(1949-1959) (FDP)(1959-1969) (CDU)(1969-1974) (SPD)Walter ScheelKarl CarstensRichard von Weizsäcker(1974-1979) (FDP)(1979-1984) (CDU)(1984-1994) (CDU)Roman HerzogJohannes RauHorst Köhler(1994-1999) (CDU)(1999-2004) (SPD)(2004-2010) (CDU)Christian Wulff (2010-2012) (CDU)Joachim Gauck (2012-)03407410Parantez içerisinde verilen parti isimleri, cumhurbaşkanlarının seçilmeden önce mevcut ise hangi parti içerisinde faaliyette bulunduğunu göstermektedir. Rudzio, Das politische System der Bundes-republik Deutschland, s. 312; “Die Bundespräsidenten”, Almanya Federal Cumhurbaşkanlığı İnter-net Sitesi, http://www.bundespraesident.de/DE/Die-Bundespraesidenten/Die-Bundespraesiden-ten-node.html, Erişim: 08.04.2015.55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085EK2. Almanya Federal Cumhuriyeti Hükümetleri192Yasama DönemiPartilerŞansölyeŞansölyelerin GöreveGeliş Sebebi11949-1953CDU/CSU-FDP-DP*Konrad AdenauerFederal Meclis(CDU)seçimleri sonucu21953-1957CDU/CSU-FDP-DP-//GB/BHE**31957-1961CDU/CSU-DP//41961–1963CDU/CSU-FDP//1963–1965CDU/CSU-FDPLudwig ErhardAdenauer’in istifası(CDU)51965-1966CDU/CSU-FDP//Erhard’ın çoğunluğu1966–1969CDU/CSU-SPDKurt GeorgkaybetmesiKiesinger (CDU)ve KoalisyonHükümetinin değişimi61969–1972SPD-FDPWilly BrandtFederal Meclis(SPD)seçimleri sonucu71972–1974SPD-FDP//1974–1976SPD-FDPHelmut SchmidtBrandt’ın İstifası(SPD)81976–1980SPD-FDP//91980–1982SPD-FDP//SPD-FDPHelmut KohlKoalisyonunun1982–1983CDU/CSU-FDPdağılması ve Schmidt’e(CDU)karşı yapıcı güvensizlikoyu101983–1987CDU/CSU-FDP//111987–1990CDU/CSU-FDP//121990–1994CDU/CSU-FDP//131994–1998CDU/CSU-FDP//-431800DP: (Deutsche Partei, Alman Partisi)GB/BHE: (Gesamtdeutscher Block/Block der Heimatvertriebenen und Entrechteten, Tüm Alman Bloku/Sürgün ve Haklarından Mahrum Edilenler Bloku)2413068580Eric Langenbacher, “The political and constitutional order,” The Routledge Handbook of German Poli-tics&Culture içinde, Sarah Colvin ve Mark Taplin ed. (Oxon: Routledge, 2015), s. 92; Jürgen Hartmann, Das politische System der BRD im Kontext (Wiesbaden: Springer VS, 2013), s. 39; “Bundeskanzler/in (1949-2013) und Koalitionen”, Almanya Federal Siyasi Eğitim Merkezi İnternet Sitesi, http://www. bpb.de/lernen/grafstat/144822/mb-01-12-bundeskanzler-in-1949-2013-und-koalitionen?type=-galerie&show=image&i=151368, Erişim: 05.04.2015.Almanya Federal Cumhuriyeti101Yasama DönemiPartilerŞansölyeŞansölyelerin GöreveGeliş Sebebi141998–2002SPD-B’90/DieGerhardFederal MeclisGrünenSchröder (SPD)seçimleri sonucu152002–2005SPD-B’90/Die//GrünenSchröder’in güvenoyuisteminin başarısızlıkla162005–2009CDU/CSU-SPDAngela Merkelsonuçlanması sonrası(CDU)gerçekleştirilenFederal Meclis seçimsonucu172009–2013CDU/CSU-FDP//182013–CDU/CSU-SPD//5572125000-2540-3000375557847500000557657049720555721250005572125000PARLAMENTER SİSTEM VE HÂKİM PARTİ OLGUSU:GÜNEY AFRİKA ÖRNEĞİKasım Erdem*1. GİRİŞ300 yıllık sömürge idaresinden sonra 20. yüzyılın ikinci yarısında tesis edilen ırk ayrımcılığına dayalı Apartheid rejimi, demokratikseçimlerin yapıldığı 1994 yılında sona ermiştir. Bu tarihten itibarende, siyah nüfusun ırk ayrımcılığına karşı mücadelesine öncülük eden Afrika Ulusal Kongresi (African National Congress, AUK), seçimlerdeezici üstünlük elde ederek ülkenin siyasi hayatına ve devlet yönetimine hükmetmektedir.Resmi adı Güney Afrika Cumhuriyeti olan ülke, 1996 tarihli Anayasa1 ile yönetilmektedir. Anayasa’ya göre Güney Afrika; insan hak ve özgürlüklerini, insan onurunu ve eşitliği savunan, ırk ve cinsiyet ayrımcılığına karşı, hukukun üstünlüğüne dayalı ve çok partili demokratik bir cumhuriyettir (m.1).Ulusal düzeyde yasama yetkisi, çift meclisli parlamento tarafından kullanılmaktadır. Devletin ve yürütmenin başı konumundaki “devlet başkanı” ise parlamentonun alt kanadı Ulusal Meclis tarafından seçilmektedir. Yürütme yetkisini kullanan devlet başkanı, kabine ve kabine üyeleri, Ulusal Meclisin güvensizlik oyu ile görevden alınabilmektedir. Dolayısıyla Güney Afrika’daki hükümet modeli, parlamenter sistemlerdeki46355162560Yasama Uzmanı, Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi Bölümü, e-posta: kasim.erdem@tbmm.gov.tr.“Güney Afrika Anayasası”, Güney Afrika Hükümeti İnternet Sitesi, http://www.gov.za/documents/ constitution-republic-south-africa-1996, Erişim.19.03.2015.55765704972059328152990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085gibi bir başbakana sahip olmamakla birlikte, yürütmenin başındaki devlet başkanının halk tarafından değil Ulusal Meclis tarafından seçilmesi ve güvensizlik oyu ile görevden alınabilmesi hasebiyle parlamenter sistem olarak sınıflandırılmaktadır.Bu çalışmada, Güney Afrika’da yasama, yürütme ve yargı organları ile bağımsız kurumlar hakkında bilgi verilmekte, özellikle yasama ve yürütme organları arasındaki ilişkilerin mahiyeti ve siyasi sistem hakkındaki tartışmalar ele alınmaktadır.2. GÜNEY AFRİKA HAKKINDA GENEL BİLGİMevcut Anayasa: 199624130-141605Devlet Başkanı: Jacob ZumaBaşkenti: Pretoria (idari), Cape Town (yasama), Bloonfentein (yargı)Yasama Organı:Çift Meclis(Ulusal Meclis, Ulusal Eyaletler Konseyi)Yönetim Şekli: Federal Cumhuriyet, Parlamenter SistemYüzölçümü: 1.219.090 km2Nüfus: 52.982.000 (2013)Dil: İngilizce, Zulu, Xhola, Ndebele, Afrikaans, SiSwati, Sesotho sa Leboa, Sesotho, Setswana, Tshivenda, XitsongaEtnik Yapı: Siyah Afrikalı %79,2, Beyazlar %9, Renkliler %9, Hint/Asyalı %2,5.Ekonomi: Gayri safi yurt içi hâsıla (GDP)366,1 milyar dolar (2013); kişi başına düşen milli gelir (GNI per capita) 12,240dolar (2012); büyüme hızı %2,2 (2013); işsizlik %24,7 ve enflasyon %5,6 (2014)rağmen, en çok kullanılan dildir. Xhosa dili %16’sinin ana dilidir.52413048260Güney Afrika, Afrika kıtasının güney ucunda yüzölçümü 1.219.090 km² olan bir ülkedir. Ülkede yaklaşık 53 milyon insan yaşamaktadır. Ülke, barındırdığı sosyo-kültürel çeşit-lilik nedeniyle “gökkuşağı ulusu” olarak betimlenmektedir.2Ülke nüfusunun yaklaşık %80’i siyah Afrikalı, %9’u beyaz, %9’u renkli3 ve %2,5’i Hint/Asyalılardan oluşmaktadır. Halkın %80’i Hristi-yanlığın farklı mezhep/kiliseleri-ne mensuptur. Diğer önemli dini gruplar ise Müslümanlar (%1,5) ve Hindulardır (%1,2).4Ülkede İngilizce dâhil 11 resmi dil kullanılmaktadır. İngilizce nüfusun sadece %9,6’sının ana dili olmasına Zulu dili nüfusun %22,7’sinin ve“South Africa Yearbook 2012/13, Land and its people”, Güney Afrika İletişim Dairesi İnternet Sitesi, http://www.gcis.gov.za/sites/www.gcis.gov.za/files/docs/resourcecentre/yearbo-ok/2012/01%20Land%20and%20People%20.pdf, Erişim:14.04.2015, s.4.Melez/karma ırklara mensup nüfus, renkli (coloured) olarak adlandırılmaktadır.“South Africa’s People”, Güney Afrika İletişim Dairesi İnternet Sitesi, http://www.gcis.gov.za/sites/default/files/docs/resourcecentre/pocketguide/004_saspeople.pdf, Erişim:08.03.2015, s.10-11.“South Africa’s People”, Güney Afrika Hükümeti İnternet Sitesi, http://www.gov.za/about-sa/ south-africas-people, Erişim:08.03.2015.46316903035305572125000Güney Afrika107-72263053340-71945553340Ekonomik güç ve gelişmişlik düzeyi bakımından Afrika kıtasının en büyük ekonomisi olan ülkede büyük ölçüde sanayi ve madenciliğe dayanan piyasa ekonomisi yürürlüktedir. Dünya Bankası verilerine göre, 366,1 milyar dolarlık (2013) bir ekonomiye sahip ülkede6, kişi başına düşen milli gelir 2012 yılı itibariyle 12,240 dolardır.7 Ekonomi son iki yıldır %2 oranında büyüme göstermektedir. Ülke, %25’lere varan yüksek işsizlik ve büyük gelir eşitsizliği gibi önemli sorunlarla karşı karşıyadır.8 2011 rakamlarına göre halkın % 45,5’i yoksulluk sınırının altında yaşamaktadır.9ÖzgürlükEvi’nin(FreedomHouse)değerlendirmelerinegöreGüney Afrika, 1999 yılından itibaren “özgür ülke” kategorisinde yer almaktadır.10 Economist Intelligence Unit tarafından hazırlanan 2014Demokrasi Endeksi’ne göre ülke, “kusurlu demokrasi” kategorisinde değerlendirilmektedir.113. SİYASİ TARİHAfrika’nın güneyindeki ilk yerleşik topluluğun, avcılık/toplayıcılık ve hayvancılıkla geçimlerini sağlayan Khoisan’lar ile bölgeye sonradan yerleşen ve Bantu dili konuşan halk olduğu bilinmektedir. 1652’deHollanda Doğu Hindistan Şirketi’nin, Uzak Doğu’ya uzanan ticaret yolu üzerindeki Good Hope (Cape Town) burnunda bir ikmal üssü inşa etmesiyleyaklaşık üç asır sürecek sömürgeleşme dönemi başlamıştır. Bölgede çiftlikler kurmaya başlayan Avrupalı yerleşimcilerin işgücü ihtiyaçlarını karşılamak üzere Afrika’nın diğer bölgelerinden ve Asya kıtasından (Hindistan ve Çin) köle getirilmiş ve kısa bir süre sonra ise yerli nüfus köleleştirilmeye başlanmıştır. Avrupalı yerleşimciler, zaman zaman yerli097155“Country at a Glance, South Africa”, Dünya Bankası İnternet Sitesi, http://www.worldbank.org/en/country/southafrica, Erişim:20.03.2015.“World Data Bank, South Africa”, Dünya Bankası İnternet Sitesi, http://databank.worldbank.org/ data/views/reports/tableview.aspx?isshared=true,Erişim:19.03.2015.“Work and Labour Force”, Güney Afrika İstatistik Kurumu İnternet Sitesi, http://beta2.statssa.gov.za/?page_id=737&id=1, Erişim:23.03.2015.“Poverty and Equity”, Dünya Bankası İnternet Sitesi, http://povertydata.worldbank.org/poverty/ country/ZAF, Erişim:23.03.2015.“South Africa, Freedom in the World 2014”, Freedom House İnternet Sitesi, https://freedomhouse. org/report/freedom-world/2014/south-africa#.VP2zrqocScx, Erişim:08.03.2015.Endekse göre kusurlu demokrasiler; adil ve serbest seçimlerin yapıldığı ve temel sivil hakların göze-tildiği ancak yönetişim problemlerinin yaşandığı ve siyasal kültürün ve siyasi katılımın zayıf olduğu ülkelerdir. “Democracy Index 2014”, The Economist Intelligence Unit, http://www.eiu.com/Hand-lers/WhitepaperHandler.ashx?fi=Democracy-index-2014.pdf&mode=wp&campaignid=Democra-cy0115, Erişim:18.03.2015 (Erişim Sınırlı), s.4, 38.55765704972059328152990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085halkın direnişiyle karşılaşsalar da 18. yüzyılın sonlarına doğru bölgede köle ekonomisine dayalı hâkimiyetlerini kurmayı başarmışlardır.12yüzyılın sonlarında İngilizlerin bölgeye gelmesiyle sosyo-ekonomik çıkarları tehdit edilen Afrikaaner’ler (Hollanda kökenli Afrikaan dili konuşan ilk yerleşimci beyaz nüfus, Boerler) kuzeydekibölgelere göç etmek zorunda kalmıştır. Boerler, 19. yüzyılın ortalarında iç bölgelerde kurdukları devletlerde (Transvaal ve Orange Free State),devlet başkanı ve parlamentonun halk tarafından seçilmesini öngören Amerikan-tipi anayasaları kabul etmişler ancak siyahlara oy kullanma hakkı tanımamışlardı. Bu dönemde İngilizlerin kurduğu Cape koloni hükümetinde ise siyahlara, mülkiyet şartına bağlı olarak oy kullanma hakkı verilmiştir.13İngilizlerle Boerler arasındaki egemenlik mücadelesi, bölgede elmas (1867) ve altının (1886) bulunması ile artmıştır. II. Boer Savaşı olarak bilinen savaş (1889-1902) sonrasında bölgede İngiliz hâkimiyeti tesis edilmiş ve iki Boer cumhuriyeti dâhil dört koloninin birleşmesiyle 1910 yılında Britanya İmparatorluğu’na bağlı Güney Afrika Birliği (Union of South Africa) kurulmuştur. 1913 yıllarında çıkarılan kanunla, siyahların kendilerine ayrılan bölgelerin dışında yerleşme ve mülkiyet edinme hakları kısıtlanırken 1923 tarihli başka bir kanunla şehirlere göç etmeleri yasaklanmıştır.141931 yılında İngiliz Parlamentosu’nda Güney Afrika dâhil, sömürgelere geniş özerklik veren ve İngiliz krallığının egemenliğini kısıtlayan bir kanun kabul edilmiştir. 1934’te Güney Afrika Parlamentosu tarafından kabul edilen kanunla ülkenin bağımsızlığı ilan edilmiş ve böylece İngiliz Parlamentosunda kabul edilen kanunların Güney Afrika’da uygulanması için söz konusu kanunların Birlik Parlamentosunca kabul edilmesi zorunluluğu doğmuştur.15 1961 yılında sadece beyazların oy kullandığı24130271780“South Africa Yearbook, 2012/2013, History”, Güney Afrika İletişim Dairesi İnternet Sitesi, http://www.gcis.gov.za/sites/www.gcis.gov.za/files/docs/resourcecentre/yearbook/2012/02%20 History.pdf, Erişim:18.03.2015, s.20-21.Mark S. Kende, Constitutional Rights in Two Worlds, South Africa and the United States (New York:14Cambridge, 2009), s.18.“South Africa Yearbook, 2012/2013, History”, s.28-29.“Constitutional History of South Africa”, Constitutionnet İnternet Sitesi, http://www.constitutionnet.org/country/constitutional-history-south-africa, Erişim:19.03.2015.46316903035305572125000Güney Afrika109-72263053340-71945553340bir referandumla Güney Afrika Cumhuriyeti kurulmuş ve İngiliz krallığıyla bütün bağlar tamamen koparılmıştır.16yüzyıl Güney Afrika siyasi tarihinin özetinin, “temelleri sömürge dönemlerinde atılan ırk ayrımcılığına dayalı sosyo-ekonomik ve siyasi düzene karşı siyah nüfusun yürüttüğü mücadele” olduğu söylenebilir.1948-1994 yılları arası dönem, ırk ayrımcılığının devlet gücüyle kurumsallaştığı Apartheid dönemi olarak adlandırılmaktadır. Apartheid,Güney Afrika Birliği’nin kurulmasından sonra da var olan, siyahlara yönelik ayrımcılığın, 1948-1994 yılları arasında kurumsallaşmasını ifade etmektedir. Azınlıktaki beyazların temsilcisi Ulusal Parti’nin (National Party) iktidarda kaldığı bu dönemde nüfusun %80’ini oluşturan siyahlar, hukuksal, siyasal, ekonomik ve sosyal alanlarda ayrımcılığa maruzbırakılmışlardır. Bu dönemde siyahların, yerleşme, çalışma, mülkiyet, eğitim, sağlık ve seyahat hakları kısıtlanmıştır. Apartheid rejimineyönelik her türlü direniş ve muhalefet ise sert önlemlerle bastırılmayaçalışılmıştır.17 1912’de kurulan ırk ayrımcılığına karşı mücadelenin simgesi haline gelecek olan AUK18 gibi pek çok hareket yasaklanmış ve Nelson Mandela19 dâhil AUK’un önemli liderleri 1964 yılında tutuklanmıştır.20Irk ayrımcılığının sonlandırılmasına yönelik uluslararası baskı veyaptırımların artması ve içerdeki örgütlü direnişin büyümesi karşısında, devlet başkanı Frederik W. de Klerk, 1990’da AUK’u meşru kabul ederek hapisteki liderleri Mandela’yı serbest bırakmak ve siyasi partilerüzerindeki yasakları kaldırmak zorunda kalmıştır.21 Geçiş dönemi (1990-1996) olarak adlandırılan bu dönemde Apartheid dönemine ait ırkçı yasaldüzenlemeler yavaş yavaş iptal edilirken, taraflar arasında yeni siyasal düzenin nasıl olacağı üzerine pazarlıklar başlamıştır.0330835Kende, Constitutional Rights in Two Worlds, South Africa and the United States, s.21.“Truth Commission: South Africa”, United States Institute of Peace İnternet Sitesi, http://www.usip.org/publications/truth-commission-south-africa, Erişim.19.03.2015.“South Africa Yearbook, 2012/2013, History”, s.28.Nelson Mandela (1918) genç yaşlarda ırk ayrımcılığına karşı mücadele veren AUK saflarına katılmış-tır. 1950’de AUK gençlik kolları başkanı ve Yürütme Komitesi üyesi seçilmiştir. Sabotaj ve hükümeti devirme suçlamasıyla yargılanan Mandela 1964 yılında ömür boyu hapis cezasına çarptırılmıştır. 27 yılını hapiste geçiren Mandela, 1990’da serbest bırakılmıştır. Direnişin efsane ismi haline gelen Mandela, 1994’te Güney Afrika’nın ilk siyah devlet başkanı seçilmiştir. “Biography of Nelson Mande-la”, Nelson Mandela Foundation İnternet Sitesi, http://www.biography.com/people/nelson-mande-la-9397017, Erişim:25.04.2015.Kende, Constitutional Rights in Two Worlds, South Africa and the United States, s.26-27.Kende, Constitutional Rights in Two Worlds, South Africa and the United States, s.30.Nelson Mandela55765704972059328152990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085Ulusal Parti, AUK ve diğer muhalif örgütler arasında farklı zeminlerde sürdürülen görüşmeler neticesinde yeni bir anayasanın gerekliliği üzerinde anlaşma sağlanmış ve 1993’te geçici anayasa kabul edilmiştir. 1994’te ilk kez “genel oy esasına” göre yapılan seçimleri ezici bir çoğunlukla AUK kazanmış24130-1026795ve Mandela devlet başkanı seçilmiştir. 1995’te, Apartheid dönemindeki insan hakları ihlallerininincelenmesi için Hakikat ve Uzlaştırma Komisyonu kurulmuştur.22 İki yıllık süreç sonunda hazırlananyeni Anayasa, Senato ve Ulusal Meclisinden müteşekkil Anayasal Meclis (Parlamento) tarafından 1996 yılında kabul edilmiştir.23Apartheid döneminin sona ermesinden sonra yapılan beş parlamento seçimlerini AUK kazanmıştır. AUK liderleri Nelson Mandela (1994-99), Thabo Mbeki (1999-2004) ve Jacop Zuma (2008-…) ikinci kez AUK’unUlusal Meclisteki ezici sayısal çoğunluğu tarafından devlet başkanı seçilmiştir.4. ANAYASAL ORGANLAR1996 Anayasasına göre ülke idaresi, ulusal, eyalet ve yerel olmak üzere birbirinden ayrı ve fakat bağlantılı ve bağımlı üç kademedeki yönetimlerden oluşmaktadır (m.40/1). Her bir kademede yasama yetkilerine sahip yasama meclisleri ve yürütme organları bulunmaktadır (m.43).Ulusal düzeyde yasama yetkisi, Ulusal Meclis (National Assembly) ve Ulusal Eyaletler Konseyinden (National Council of Provinces) müteşekkil iki2413030480Komisyon, 21 bine yakın mağduru, bir kısmı halka açık duruşmalarda dinlemiştir. Hazırlanan rapor, 1998’de devlet başkanına sunularak kamuoyuyla paylaşılmıştır. Bu komisyon, yoğun insan hakları ihlallerinin yaşandığı bölünmüş toplumlarda gerçeklerin ortaya çıkartılarak geçmişle yüzleşme/he-saplaşma adına kurulan komisyonların en önemli ve başarılı örneklerinden biri olarak gösterilmek-tedir. “Truth Commission, South Africa”.Güney Afrika örneğini özgün kılan husus, bölünmüş bir toplumun, ırk ayrımcılığına dayalı bir rejim-den çok kültürlü demokratik bir rejime geçişini resmeden anayasa yapım sürecidir. Anayasa yapım sürecinde, başta sivil toplum kuruluşları ve siyasi partiler olmak üzere her aşamada halkın bilgilen-dirilmesine ve sürece katılmasına yönelik mekanizmalar devreye sokulmuştur. Bu dönemde, ana-yasal haklar ve anayasa yapım süreci konusunda halkın bilgilendirilmesi amacıyla medya (gazete, televizyon, radyo) etkin bir şekilde kullanılmış, binden fazla çalıştay yapılmış ve parlamento üyeleri ile halkı bir araya getiren toplantılar tertip edilmiştir. Halkın büyük çoğunluğunun kırsal alanda yaşadığı, ciddi bir demokrasi kültürünün olmadığı ülkede, tüm bu faaliyetler, halkın anayasayı sahip-lenmesini de kolaylaştırmıştır. “Lessons Learned From Constitution-Making: Processes With Based Public Participation”, 2011, Democracy Reporting International İnternet Sitesi, http://www.democracy-reporting.org/files/dri_briefingpaper_20.pdf, Erişim:16.03.2015, s.6.46316903035305572125000Güney Afrika111-72263053340-71945553340meclisli Parlamentoya aittir. Yürütme yetkisi ise, devletin ve yürütmenin başı olan devlet başkanı ile kabine tarafından kullanılmaktadır.Güney Afrika; Western Cape, Eastern Cape, KwaZulu-Natal, Northern Cape, Free State, North West, Gauteng, Mpumalanga ve Limpopo olmaküzere 9 eyalete bölünmüştür.24 Her eyaletin nispi temsille seçilen 30-80 üyeden müteşekkil yasama organı (m.105), yasama organlarınca atanan (m.128) yürütme yetkisine sahip başbakanı ve yürütme konseyi (m.125) bulunmaktadır. Eyaletler, eyalet parlamentolarınca kabul edilen anayasalara sahiptirler (m.142).4.1. Yasama OrganıGüney Afrika’da yasama yetkisi, Ulusal Meclis ve Ulusal Eyaletler Konseyinden müteşekkil çift meclisli Parlamento tarafından kullanılmaktadır. 400 üyeli Ulusal Meclis üyeleri halk tarafından ve 90 üyeli Eyaletler Konseyi üyeleri eyalet parlamentolarınca seçilirler. Anayasaya göre Ulusal Meclis halkı, Eyaletler Konseyi eyaletleri temsil etmektedir. Parlamento Cape Town şehrinde toplanmaktadır (m.42).040640Parlamento Binası (Cape Town)Ulusal Meclis ve Eyaletler Konseyi kanun yapma, yürütmeyi denetleme ve tartışma zemini oluşturma gibi üç temel işlevi yerine getirmektedir. Yasama yetkisi Ulusal Meclis ve Eyaletler Konseyi tarafından birlikte0170180Anayasa, ulusal parlamento ile eyalet parlamentolarının, hangi konularda münhasıran veya müş-terek yasama yetkisine sahip olduğunu oldukça ayrıntılı şekilde düzenlemiştir. Ancak, Ulusal Par-lamento, Anayasa’da sayılı istisnai hallerde, münhasıran eyaletlerin yetki alanına giren konularda eyalet parlamentolarınca kabul edilen kanunlara müdahale etme ve bu tür kanunları değiştirme yetkisine sahiptir. Ancak bu müdahale; ulusal güvenliğin ve ekonomik bütünlüğün sağlanması ve temel ulusal standartların belirlenmesi açısından zorunluluk arz etmeli veya başka bir eyaletin veya ülkenin çıkarları için tehlike oluşturmasını engellemeye matuf olmalıdır (m.44/4).55765704972059328152990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085kullanılmaktadır. Yürütme organlarını denetleme görevi ise önemli ölçüde Ulusal Meclis tarafından yerine getirilir (Any. m.42).Anayasa, Ulusal Meclis ve Eyaletler Konseyi çalışma usul ve esaslarının temsili ve katılımcı demokrasiye, hesap verebilirlik ve şeffaflık ilkelerine uygun ve kamunun katılımını sağlayacak şekilde düzenlenmesini emretmektedir (m.57, 70).4.1.1. Ulusal MeclisUlusal Meclis, nispi temsil sistemine göre doğrudan halk tarafından seçilen 400 üyeden oluşur.25 Meclis, halkı temsil eder. Anayasa gereğince,Ulusal Meclisin üye sayısı 350’den az 400’den fazla olamamaktadır (m.46).2159063500Ulusal Meclis BinasıUlusal Meclis seçimleri beş yılda bir yapılır (Any. m.49/1). Anayasanın 50’nci maddesine göre, üyelerinin çoğunluğunun oyuyla fesih kararı vermesi ve genel seçimlerin üzerinden üç yıl geçmiş olması durumunda Ulusal Meclis, devlet başkanı tarafından fes¬hedilir ve yeni seçimler yapılır. Ayrıca, devlet başkanlığı makamının boşalmasını takip eden otuz gün içinde yeni devlet başkanının seçilememesi halinde devlet başkanlığına vekalet eden kişi Meclisi fesheder ve yeni seçimler yapılır. Seçme ve24130132715“National Assembly”, Güney Afrika Parlamentosu İnternet Sitesi, http://www.parliament.gov.za/live/content.php?Category_ID=26, Erişim:11.03.2015.46316903035305572125000Güney Afrika113-72263053340-71945553340seçilme yaşı 18’dir. Seçimler kapalı liste usulü nispi temsil sistemine göre yapılır. Resmi bir seçim barajının olmadığı ülkede,26 siyasi partiler aldıkları oy oranlarına göre temsil edilirler. 200 üye eyalet listeleri üzerinden, diğer 200 üye ise ulusal listeler üzerinden seçilir. Seçmenler adaylara değil parti listelerine oy verirler. Seçmen sayısının sandalye sayısına bölünmesiyle tespit edilen bölgesel ve ulusal kotaları aşan partiler, aldıkları oyla orantılı şekilde Ulusal Mecliste temsil edilirler.27Ulusal Meclisin önemli görevleri; devlet başkanını seçmek, kanun yapmak ve hükümeti denetlemektir. Ulusal Meclis; anayasayı değiştirmeye; kendi görev alanına giren konularda kanun çıkarmaya ve anayasa değiştirme yetkisi hariç yasama yetkilerinden herhangi birisini diğer kademelerdeki yasama organına devretmeye yetkilidir (Any. m.44/1).Ulusal Meclis, kendi iç işleyiş kurallarını belirlemeye yetkilidir. Ulusal Meclis usul ve esasları, katılımcı demokrasi, hesap verebilirlik, şeffaflık ve halk katılımı ilkelerine uygun olmalıdır. Çalışma usul ve esasları, Meclis’te temsil edilen tüm partilerin Meclis ve komisyon çalışmalarına katılımını sağlayacak şekilde belirlenmelidir (Any. m.57/1, 2).Ulusal Mecliste toplantı ve karar yeter sayıları Anayasada belirlenmiştir. Anayasa’da aksi belirtilmedikçe Ulusal Mecliste kanun önerilerinin oylanabilmesi için üyelerin yarısının hazır bulunması gerekir. Diğer meselelerde oylamadan önce üyelerin üçte birisinin hazır bulunması gerekmektedir. Karar yeter sayısı ise kullanılan oyların çoğunluğudur (Any. m.53/1).Devlet başkanı ile Ulusal Meclis üyesi olmayan bakanlar ve bakan yardımcılarının, Meclis çalışma usul ve esaslarına tabi olarak, Meclis toplantılarına katılma ve konuşma hakları vardır. Ancak bu kişiler oy kullanamazlar (Any. m.54).4.1.2. Ulusal Eyaletler KonseyiUlusal Eyaletler Konseyinde her bir eyalet, nüfusuna ve coğrafi büyüklüğüne bakılmaksızın 10 delegeden oluşan bir delegasyon ile temsil edilir. Delegasyonun başında eyalet başbakanı veya görevlendireceği birkişi yer alır. Delegasyonun kompozisyonu, eyalet meclisindeki partilerin nispi güçlerine göre belirlenmektedir (Any. m.60-62).068580Resmi olarak bir seçim barajı olmasa dahi ülkede örtülü şekilde %0,25 seçim barajı uygulanmak-tadır. Collette Schulz-Herzenberg, “Voter Participation in the South African Elections of 2014”, 2014, Institute for Security Studies, http://www.issafrica.org/uploads/PolBrief61_Aug14.pdf, Eri-şim:20.03.2015, s.4, 7.Wim Louw, “South Africas Electoral System”, Helen Suzman Foundation İnternet Sitesi, http://hsf.org.za/resource-centre/hsf-briefs/the-south-african-electoral-system, Erişim:11.03.2015.55765704972059328152990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085Eyaletler Konseyi; ulusal yasama süreçlerine dâhil olmak ve eyaletleri ilgilendiren konuları görüşmek suretiyle eyalet çıkarlarının ulusal düzeyde dikkate alınmasını sağlar (Any. m.42/4).Eyaletler Konseyi; anayasa değişikliği sürecine katılmaya, eyaletleri ilgilendiren konularda kanun çıkarmaya ve Ulusal Meclis tarafından kabul edilen yasama önerilerini görüşmeye yetkilidir (Any. m.44/2).Eyaletler Konseyinde her bir eyaletin bir oyu bulunmaktadır ve delegasyonun başındaki kişi tarafından kullanılır. Eyaletler Konseyinde karar alınabilmesi için, konu üzerinde en az beş eyaletin olumlu oyu gerekir (Any. m.65/1).4.1.3. Kanun Yapım Süreci28Ulusal Mecliste kanun önerileri29, bir bakan, bakan yardımcısı, Ulusal Meclis komisyonu veya üyesi tarafından verilebilir.30 Bütçe kanun tasarısının ilgili bakan tarafından Ulusal Meclise sunulması gerekir. Ulusal Meclise her türlü kanun önerisi sunulabilirken, Eyaletler Konseyine sadece eyaletleri ilgilendiren kanun önerileri Konsey üyeleri ve komisyonlar tarafından verilebilmektedir (Any. m.73). Kanun yapım süreci, kanun önerisinin eyaletleri ilgilendirip ilgilendirmemesine göre farklılık arz etmektedir.Eyaletleri ilgilendirmeyen kanun önerileri, Ulusal Mecliste kabul edildikten sonra Eyaletler Konseyine gönderilir. Eyaletler Konseyi de kanun önerisini aynen kabul ederse31 öneri imza için devlet başkanına gönderilir. Eyaletler Konseyi, kanun önerisini reddeder veya değiştirerek kabul ederse öneri Ulusal Meclise geri gönderilir. Bu durumda Ulusal Meclis, (Eyaletler Konseyinin değişiklik önerilerini dikkate aldıktan sonra) kanun önerisini tekrar kabul ederse öneri bu kez imza için devlet başkanına gönderilir (m.75).2413078740Bu bölüm, Anayasanın 73-82. maddelerinde oldukça ayrıntılı şekilde düzenlenen kanun yapım süre-cinin bir özeti mahiyetindedir.Çalışmada “kanun önerileri” ifadesi, kabine üyesi, komisyon veya üye tarafından verilen tüm kanun teklifleri/tasarılarını kapsayacak şekilde kullanılmıştır.Kabine üyeleri tarafından verilen kanun önerilerinin, kabine tarafından onaylanmış olması gerek-mektedir. “Legislation”, Güney Afrika Parlamentosu İnternet Sitesi, http://www.parliament.gov.za/live/content.php?Category_ID=19, Erişim:24.03.2015.Kural, her bir eyaleti temsil eden 10 delegeden müteşekkil delegasyonun tek bir oya sahip olmasıdır (m.65). Ancak, eyaletleri ilgilendirmeyen kanun önerilerin oylamasında; her delegenin bir oy hakkı bulunmaktadır. Oylama için, delegelerin üçte birinin hazır bulunması ve karar için ise kullanılan oyların çoğunluğu gerekmektedir (Any. m.75/5).46316903035305572125000Güney Afrika115-72263053340-71945553340Eyaletleri ilgilendiren kanun önerilerinin, kural olarak, her iki meclis tarafından görüşülüp kabul edilmesi gerekmektedir. Bu tür kanun önerileri Ulusal Meclise veya Eyaletler Konseyine verilebilir. Kanun önerisi her iki Meclis tarafından aynen kabul edilirse32 öneri imza için devlet başkanına gönderilir. Ancak Ulusal Meclis ile Eyaletler Konseyi kanun önerisi üzerinde anlaşma sağlayamaz ise öneri “Uzlaşma Komisyonuna” gönderilir. Uzlaşma Komisyonu, 9’u Eyaletler Konseyi ve 9’u Ulusal Meclisten olmak üzere 18 üyeden oluşur (m.78/1). Komisyon, Meclislerden birinin kabul ettiği metin üzerinde uzlaşabileceği gibi yeni bir metin de kabul edebilir. Her halükarda üzerinde uzlaşılan metnin, imza için devlet başkanının onayına gönderilmeden önce her iki Meclis tarafından onaylanması gerekmektedir. Ancak Komisyon 30 gün içerisinde uzlaşma sağlayamaz ise, kanun önerisi tekrar Ulusal Meclise gönderilir. Bu durumda kanun önerisinin kabul edilebilmesi için, başka bir ifadeyle Eyaletler Konseyinin vetosunun aşılabilmesi için üçte iki çoğunlukla karar alınması gerekmektedir (76/5). Kanun önerisi Eyaletler Konseyine verilmiş ve süreç orada başlamış ise, Uzlaşma Komisyonunun anlaşma sağlayamaması durumunda kanun önerisi geçersiz/ölü hale gelir ve sürecin yeni bir kanun önerisi ile yeniden başlatılması gerekir (Any. m.76/16).039370Ulusal Meclis Genel KuruluParlamentonun her iki kanadı tarafından kabul edilen kanun önerileri, devlet başkanı tarafından imzalandığında kanunlaşmış olur ve Resmi Gazete’de yayımlanır. Ancak, devlet başkanı, kanun önerisinin075565Eyaletleri ilgilendiren kanun önerileri Eyaletler Konseyinde görüşülürken her bir delegenin değil sadece delegasyonun tek bir oy hakkı bulunmaktadır. Konseyde kanun önerisinin kabulü için 9 eya-letten (delegasyondan) beşinin lehte oyu gerekir (Any. m.65).55765704972059328152990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085anayasaya uygunluğu hakkında çekinceleri var ise, kanun önerisini yeniden görüşülmek üzere Ulusal Meclise geri gönderebilir. Devlet başkanının çekinceleri, Eyaletler Konseyindeki usul işlemleri ile ilgili ise veya anayasa değişikliği içeren veya eyaletleri ilgilendiren bir öneri söz konusu ise, önerinin yeniden görüşmelerine Eyaletler Konseyi de katılmak zorundadır. Öneri, devlet başkanının çekinceleri giderildikten sonra yeniden kabul edilirse devlet başkanı öneriyi imzalamak zorundadır. Devlet başkanının anayasaya uygunluk bakımından çekinceleri devam ediyorsa ve öneriyi imzalamayı reddediyorsa, anayasaya aykırılık iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurur. Anayasa Mahkemesi, önerinin anayasaya uygunluğuna karar verirse devlet başkanı öneriyi onaylayıp imzalamak durumundadır (Any. m.79). Ayrıca Ulusal Meclis üyelerinin en az üçte biri, kanunun yayınlanmasından sonraki 30 gün içinde, kanunun anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesine başvurabilir (Any. m.80).4.1.4. Anayasa DeğişikliğiAnayasa değişikliği içeren kanun önerilerinin kabulü, önerinin içeriğine göre farklı usul ve esaslara bağlanmıştır. Kural olarak, anayasa değişikliği için Ulusal Meclis üyelerinin üçte iki çoğunluğunun oyu yeterlidir. Bu durumlarda Eyaletler Konseyinin onayı gerekmemektedir. Ancak anayasanın bazı bölümlerinin değiştirilmesi için parlamentonun her iki kanadının öneriyi kabul etmesi gerekmektedir. Şöyle ki;Eyaletler Konseyi Genel Kurulu-695325298454631690303530-26606580067155572125000Güney Afrika117-72644053340-72326553340Anayasanın birinci bölümünde yazılı cumhuriyetin kurucu ilkelerinin değiştirilmesi için; Ulusal Meclis üyelerinin %75’inin ve Eyaletler Konseyinde en az altı eyaletin onayı;Anayasanın ikinci bölümünde yazılı “temel hakların” değiştirilmesi için; Ulusal Meclis üyelerinin en az üçte ikisinin ve Eyaletler Konseyinde en az altı eyaletin onayı;Eyaletler Konseyini etkileyen bir konuya ilişkin ya da eyalet sınırlarını, yetki ve görevlerini ve kurumlarını değiştiren veya özellikle eyalete ilişkin bir meseleyi düzenleyen hükümleri değiştiren anayasa değişikliklerinin kabulü için; Ulusal Meclis üyelerinin üçte ikisinin ve Eyaletler Konseyinde en az altı eyaletin onayı gerekmektedir.Ulusal Meclis ve gerektiğinde Eyaletler Konseyi tarafından kabul edilen anayasa değişikliği önerileri onay ve imza için devlet başkanına gönderilir (Any. m.74).4.1.5. Parlamenter DenetimParlamentonun temel fonksiyonlarından birisi, yürütmenin denetlenmesidir. Anayasanın 55. maddesi, Ulusal Meclisi yürütme organlarının hesap verebilmesini ve yürütme makamları ile devlet organlarının faaliyetlerinin denetlenmesini sağlayacak mekanizmaları oluşturmakla görevlendirmektedir. Anayasa ayrıca, kabine üyelerinin bireysel ve kolektif olarak parlamentoya karşı sorumlu olduğunu belirtmekte ve kabine üyelerini denetimleri altındaki konular hakkında parlamentoya tam ve düzenli rapor sunmakla yükümlü tutmaktadır (m.92).Parlamentonun yürütme organı karşısında sahip olduğu asli yetki,devlet başkanı dâhil kabine üyelerini görevden alabilme yetkisidir. Ulusal Meclis, anayasada yazılı durumlarda suçlandırma (impeachment)mekanizmasıyla devlet başkanını görevden alabileceği gibi güvensizlik oyu vererek devlet başkanı dâhil kabine üyelerinin görevlerine son verebilmektedir (Any. m.89, 102).Ulusal Mecliste denetim fonksiyonunun yerine getirildiği en etkin yerler, parlamento komisyonlarıdır. Daimi ve geçici komisyonların yanı sıra Sayıştayın denetiminden sorumlu Sayıştay Komisyonu, parlamento üyelerinin davranışlarının etik standartlara uygunluğunu denetlemekle görevli Etik ve Çıkarlar Komisyonu, yürütme organlarının ve anayasal kurumların mali durumlarını ve Sayıştay’ın denetim raporlarını55765704972059328152990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085denetlemekle görevli Kamu Hesapları Komisyonu bahse değer özel komisyonlardan birkaçıdır.Ulusal Meclis veya Eyaletler Konseyi komisyonları, anayasada düzenlenen yetkileri haizdir. Komisyonlar, bilgisine başvurmak amacıyla dilediği kişiyi çağırma ve zorla getirtme, kişi veya kurumlardan (gerektiğinde zorla) rapor talep etme, ilgili kişi veya kurumlardan dilekçe, sunum ve belge kabul etme yetkisine sahiptir (Any. m.56, 69). Komisyonlar, Meclisler adına hareket ederler ve inceleme sonrası hazırladıkları raporları ilgili Meclise sunarlar. Görüşülerek kabul edildiğinde raporda yer alan öneriler, Meclis kararı haline gelir. Kabul edilen rapor, ilgili bakana gönderilir. Meclisler ayrıca rapordaki önerilerin uygulanıp uygulanmadığını da takip eder.33Anayasada yer almasa da, içtüzükte düzenlenen yazılı ve sözlü soru, genel görüşme, önerge verme gibi klasik denetim yolları ile üyelerin bilgi edinme ve belirli konuları parlamento gündemine getirme imkânları bulunmaktadır.344.2. Yürütme OrganıYürütme yetkisi devlet başkanına aittir ve devlet başkanı bu yetkisini diğer kabine üyeleri ile birlikte kullanmaktadır. Devlet başkanı, diğer kabine üyeleri ile birlikte; kanunları uygulamak, ulusal politikaları belirlemek ve uygulamak, devlet kurumlarının faaliyetlerini koordine etmek, kanun önerileri hazırlamak ve sunmak ve anayasa ve kanunlarla öngörülen diğer görevleri yerine getirmek suretiyle yürütme yetkisini kullanır (Any. m.85).4.2.1. Devlet BaşkanıDevlet Başkanının Seçimi ve Görev SüresiDevlet başkanı, parlamentonun alt kanadı Ulusal Meclis tarafından ve kendi üyeleri arasından seçilmektedir. Ulusal Meclis, genel seçimleri takip eden ve Anayasa Mahkemesi başkanının başkanlığında toplanan24130158115“Oversight and Accountability Model”, Güney Afrika Parlamentosu İnternet Sitesi, http://www.parliament.gov.za/content/Microsoft%20Word%20-%20OVAC%20Model%20 -%20edited%20Word%20version%20-%20Replaced%20Diagrams,Chapter%20Upper%20ca-se_27-Jan-09~1~1.pdf, Erişim:29.03.2015, s.18-20.“Oversight and Accountability Model”, s.20, 21.46316903035305572125000Güney Afrika119-72263053340-71945553340ilk birleşimde gizli oylama ile devlet başkanını seçmektedir. Makamın boşalması halinde ise, boşalmayı takip eden 30 gün içinde yeni bir devlet başkanının seçilmesi gerekmektedir. (m.86).Devlet başkanını seçimine dair usul ve esaslar Anayasanın “Seçim Usulleri” başlıklı 3 üncü Plan (Schedule 3) isimli bölümde düzenlenmiştir.Buna göre, devlet başkanlığına en az iki Ulusal Meclis üyesi aday gösterebilir (m.3/2). Anayasa Mahkemesi başkanının başkanlığında toplanan Ulusal Mecliste gizli oylama sonucunda oyların çoğunluğunu alan aday devlet başkanı seçilmiş olur. Adaylardan hiçbiri oyların çoğunluğunu alamazsa, adaylardan biri oyların çoğunluğunu alıncaya kadar en az oy alan aday elenerek oylamaya devam edilir (m.6,7). Tek aday söz konusu ise, aday doğrudan seçilmiş sayılır (m.5).Devlet başkanı seçilen milletvekilinin Ulusal Meclis üyeliği sona erer ve beş gün içerisinde cumhuriyete ve anayasaya bağlılık yemini ederek göreve başlar (m.87).Devlet başkanı, normal koşullarda Ulusal Meclisin görev süresi ile aynı dönem için (beş yıl) makamda kalır. Devlet başkanının görev süresi, yemin ederek görevi devralması ile başlar ve boşalma durumunda veya yeni devlet başkanı seçilip görevi devralınca sona erer. Bir kişi, her hâlükârda en fazla iki kez bu makama seçilebilir (m.88).Anayasa gereğince, devlet başkanı seçilen kişinin parlamento üyeliği sona ermekte ancak mensubu olduğu siyasi parti ile ilişkisi devametmektedir. 1994’ten itibaren seçilen tüm devlet başkanları, Nelson Mandela (1994-99), Thabo Mbeki35 (1999-2008), Kgalema Motlanthe36 (2008-09) ve Jacop Zuma37 (2009-…), aynı zamanda AUK başkanıdırlarve her iki görevi birlikte sürdürmüşlerdir.Devlet Başkanının Görev ve YetkileriAnayasa devlet başkanını, devletin ve yürütmenin başı olarak tanımlamaktadır (m.83). Devlet başkanı devletin ve yürütmenin başı sıfatıyla aşağıda sıralı görevleri yerine getirir (m.84):0164465Mbeki, 2004 yılında ikinci kez devlet başkanlığına seçilmiştir.Mbeki’nin istifası üzerine yeni devlet başkanı seçilinceye kadar başkan yardımcısı Motlanthe 6 ay gibi kısa bir süre devlet başkanlığına vekâlet etmiştir.7 Mayıs 2014 tarihli parlamento seçimlerinden sonra Jacop Zuma, Ulusal Meclis tarafından ikinci kez devlet başkanı seçilmiş ve 24 Mayıs 2014 tarihinde göreve başlamıştır.55765704972059328152990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085(Parlamentoda kabul edilen) kanun önerilerini onaylamak ve imzalamak,Kanun önerilerini, anayasaya uygunluğunun yeniden görüşülmesi amacıyla Ulusal Meclise geri göndermek,Kanun önerilerini, anayasaya uygunluğu konusunda karar vermek üzere Anayasa Mahkemesine göndermek,Özel bir gündemi görüşmek üzere Ulusal Meclis, Eyaletler Konseyi veya Parlamentoyu olağanüstü toplantıya çağırmak,Yürütmenin başı sıfatıyla yaptığı atamaların dışında Anayasa ve yasalarda öngörülen atamaları yapmak,Araştırma komisyonlarını görevlendirmek,Bir kanunla ilgili referandum çağrısı yapmak,Yabancı diplomat ve konsolosluk temsilcilerini kabul etmek,Büyükelçi, özel temsilci, diplomat veya konsolosluk temsilcilerini atamak,Suçluları affetmek, cezaları tecil etmek veya hafifletmek,Onur nişanı vermek.Anayasa, güvenlik ve istihbarat hizmetlerinin idare ve denetiminde devlet başkanına önemli yetkiler tanımaktadır. Öncelikle Anayasa’da belirtilen durumlarda silahlı kuvvetlerin kullanılmasına izin verme yetkisi devlet başkanına aittir (m.201). Devlet başkanı, başkomutan sıfatıyla Silahlı Kuvvetler komutanını atar (m.202). Devlet başkanı, parlamentonun onayına tabi olmakla birlikte savaş veya anayasal ifadesiyle “savunma durumu” ilan etmeye yetkilidir (m.203). Polis teşkilatının idare ve denetiminden sorumlu Ulusal Komiseri (m.207) ve istihbarat servislerinin başındaki kişileri atamak da (m.209/2) yürütmenin başı olarak devlet başkanının yetkilerindendir. Devlet başkanı, Anayasa gereğince istihbarat hizmetlerinin idaresi ve denetimine ilişkin siyasi sorumluluğu doğrudan almak veya kabine üyelerinden birine devretmek zorundadır (m.209/2).Anayasa, devlet başkanını bazı yargı organları üyelerini ve tüm hâkimleri atamakla yetkilendirmiştir. Devlet başkanı Anayasa Mahkemesiile Yargıtay başkan ve başkan vekillerini atar. Bu atamalarda Yargı Hizmeti Kurulu (Judicial Service Commission) ile Ulusal Mecliste temsil edilenparti liderlerinin görüşünün alınması gerekir. Yine Anayasa Mahkemesi üyeleri de Anayasa Mahkemesi başkanı ve Ulusal Mecliste temsil edilen parti liderlerinin görüşü alındıktan sonra devlet başkanı tarafından46316903035305572125000Güney Afrika121-72644053340-72326553340atanır. Yargı Hizmeti Kurulunun görüşünden sonra hâkimleri atamak ve görevden almak da devlet başkanının görevidir (m.174). Devlet başkanı ayrıca başsavcıyı atamakla görevlidir (m.179/1).Devlet Başkanının SorumluluğuDevlet başkanı Ulusal Meclis tarafından Anayasa’da yazılı sebeplere istinaden suçlandırma (impeachment) yoluyla görevden alınabilir.Anayasa ve kanunların ağır şekilde ihlal edilmesi, görevin kötüye kullanılması ve görevin yerine getirilememesi durumlarında devlet başkanının görevden alınabilmesi için Ulusal Mecliste üyelerin üçte iki çoğunluğu ile karar alınması gerekmektedir. İlk iki nedenden ötürü görevden alınan devlet başkanı makamdan kaynaklanan imtiyazlardan faydalanamaz ve kamuda görev alamaz (Any. m.89). Diğer taraftan Ulusal Meclis, devlet başkanına güvensizlik oyu vermek suretiyle devlet başkanı ve kabinenin istifasını sağlayabilir (Any. m.102/1).Her iki durumda da, boşalmayı takip eden 30 gün içerisinde yeni devlet başkanının seçilmesi gerekmektedir. Eğer bu süre içerisinde yeni devlet başkanı seçilemezse, makama vekâlet eden devlet başkanı yardımcısı Ulusal Meclisi fesheder ve yeni seçimler yapılır (Any. m.50/2).Devlet Başkanına VekâletDevlet başkanının ülkede bulunmaması, görevini yerine getirememesi veya makamın boşalması durumunda, sırasıyla başkan yardımcısı, başkan tarafından görevlendiren bir bakan veya kabinenin diğer üyeleri tarafından belirlenen bakan veya Ulusal Meclis başkasını görevlendirinceye kadar Ulusal Meclis başkanı, devlet başkanlığına vekâlet eder. Vekil, başkanın sahip olduğu tüm sorumluluk, yetki ve görevlere sahiptir (Any. m.90).4.2.2. KabineAnayasal bir organ olan Kabine, devlet başkanı, başkan yardımcısı ve bakanlardan oluşmaktadır. Kabinenin başı devlet başkanıdır. Devlet başkanı başkan yardımcısını ve bakanları atar, görevlerini tayin eder ve görevden alır. Başkan yardımcısı Ulusal Meclis üyeleri arasından atanmalıdır. Devlet başkanı istediği sayıda bakanı Ulusal Meclis üyeleri arasından atayabilirken dışarıdan en fazla iki bakan atayabilmektedir.55765704972059328152990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085Devlet başkanı, kabine üyelerinden birisini, Ulusal Meclisteki işlerin sevk ve idaresi için hükümet lideri olarak atar (m.91). Anayasa’ya göre, devlet başkanı, bakanlara yardımcı olmak üzere Ulusal Meclis üyeleri arasından bakan yardımcılarını atayabilir ve görevden alabilir. Ulusal Meclis dışından ise en fazla iki bakan yardımcısı atanabilir (m.93).Görüldüğü gibi, devlet başkanı, kabinenin oluşumunda tek ve nihai karar merciidir. Devlet başkanı, dilediğini kabine üyesi olarak atamak ve görevden almakta özgürdür. Bakanların sorumluluk alanlarını belirlemek ve gerektiğinde değiştirmek de başkanın yetki alanındadır (Any. m.92/1, 96).Başkan yardımcısı ve bakanlar, yetkilerin kullanımından ve görevlerinin ifasından dolayı parlamento önünde bireysel ve kolektif olarak sorumludurlar. Anayasa gereğince, Kabine üyeleri, Anayasaya uygun hareket etmek ve sorumlu oldukları konular hakkında parlamentoya tam ve düzenli rapor sunmak zorundadırlar (m.92).Ulusal Meclis seçimleri yenilendiğinde, görevdeki kabine, başkan yardımcısı, bakanlar ve bakan yardımcıları, yeni devlet başkanı seçilip görevi devralıncaya kadar görevlerinde kalırlar (Any. m.94).Devlet başkanının, yasama ile ilişkili olan veya hukuki sonuç doğuran tüm kararları yazılı olmak zorundadır. Yazılı kararlar ise, görev alanını ilgilendiren kabine üyesi tarafından imzalanır (karşı-imza) (Any. m.101).Ulusal Meclis, devlet başkanı hariç olmak üzere sadece kabine hakkında güvensizlik oyu verebilir. Güvensizlik oyu üyelerin çoğunluğunun desteği ile verilebilir. Bu durumda devlet başkanı yeni bir kabine oluşturmak zorundadır. Eğer Ulusal Meclis, üyelerin çoğunluğu ile devlet başkanı hakkında güvensizlik oyu verirse, devlet başkanı, diğer kabine üyeleri ve bakan yardımcıları istifa etmek zorundadırlar (Any. m.102/1-2).4.3. Yargı ve Anayasa MahkemesiGüney Afrika’da yargı yetkisi bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılır. Mahkemeler, tarafsız, korkusuz ve önyargısız şekilde anayasaya uygun hareket etmekle yükümlüdürler. Hiçbir kişi ve organ mahkemelerin görevlerine müdahale edemez. Diğer devlet organları, yasalar veya diğer vasıtalarla, mahkemelerin bağımsızlığı, tarafsızlığı, saygınlığı ve etkinliğini sağlamak üzere mahkemelere yardım etmek ve mahkemeleri korumakla yükümlüdürler (Any. m.165).46316903035305572125000Güney Afrika123-72263053340-71945553340Yargı teşkilatı, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Yüksek Mahkemeler, Sulh Mahkemeleri ve diğer mahkemelerden oluşmaktadır. Hâkimler, Yargı Hizmeti Kurulunun38 önerisi üzerine devlet başkanı tarafından atanmaktadırlar (Any. m.174/6).Anayasal konularda (Anayasanın yorumlanması, korunması ve uygulanması) nihai karar mercii olan Anayasa Mahkemesi, başkan, başkan vekili ve dokuz üyeden oluşmaktadır. Üyeler, Yargı Hizmeti Kurulu ile Ulusal Meclisteki parti liderlerinin görüşü alındıktan sonra devlet başkanı tarafından atanmaktadırlar. Mahkeme;Devlet organları arasında, anayasal statüleri, yetki ve görevleri ile ilgili anlaşmazlıkları karara bağlar.Ulusal ve eyalet kanunlarının anayasaya uygunluğunu denetler.Anayasa değişikliklerinin anayasaya uygunluğunu denetler.Parlamento veya devlet başkanının anayasal bir yükümlülüğü ihlal edip etmediğine karar verir.Eyalet anayasalarını onaylar (Any. m.167).4.4. Bağımsız Kurumlar1996 Anayasası ile demokrasiyi güçlendirmek amacıyla altı bağımsız kurum oluşturulmuştur. Anayasanın dokuzuncu bölümünde düzenlenen bu kurumlar; Ombudsman, İnsan Hakları Komisyonu, Kültürel, Dini ve Dilsel Toplulukların Haklarının Geliştirilmesi ve Korunması Komisyonu, Cinsiyet Eşitliği Komisyonu, Genel Denetçi ve Seçim Komisyonudur. Bahsedilen kurumların tamamı Anayasal kurumlar olup görev ve yetkileri ayrı ayrı Anayasa ile belirlenmiştir.Bahsedilen kurumlar, Anayasa ve yasalara uygun şekilde tarafsız davranmalı ve görevlerini korku, kayırma ve önyargıdan uzak şekilde yerine getirmelidirler. Diğer devlet organları ise, bu kurumların bağımsızlığı, tarafsızlığı, saygınlığı ve etkinliğini korumak ve yardım etmekle yükümlüdürler. Hiçbir kişi veya kurum, bu organların işleyişine müdahale edememektedir. Bu kurumlar, Ulusal Meclise karşı sorumludurlar ve faaliyetleri hakkında yılda bir kez Meclise rapor sunarlar (Any. m.181).048895Yargı Hizmeti Kurulu, Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay başkanları, Yüksek Mahkemeler başkanı, ada-let bakanı, iki faal dava vekili, iki faal hukuk müşaviri, bir hukuk hocası, altı Ulusal Meclis üyesi, dört Eyaletler Konseyi üyesi ve devlet başkanı tarafından atanan dört kişiden oluşmaktadır. Bağımsız bir organ olan Kurulun görevi, başta hâkimlerin atanması ve görevden alınması olmak üzere yargıyı ilgilendiren konularda hükümete öneride bulunmaktır (Any. m.178).55765704972059328152990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085ANAYASAL ORGANLAR ARASI İLİŞKİLERHâkim Parti Sistemi ve MuhalefetGüney Afrika’daki siyasi sistem, AUK’un seçimlerdeki üstünlüğü ve yönetime hâkimiyeti nedeniyle hâkim-parti sistemi39 (dominant-party system) olarak nitelendirilmektedir.40 1994’teki ilk demokratik seçimlerde %62,65 oy alan AUK, oylarını 1999’da %66,35’e, 2004’te %68,68’e yükseltmiştir. 2009’daki seçimlerde aldığı oylar %65,9’a, 2014 seçimlerinde ise %62,15’e düştüyse de AUK, art arda beş seçim kazanarak parlamentodaki sayısal çoğunluğu garantilemiştir. AUK, 2004-2009 döneminde eyaletlerin tamamında, şu an için ise dokuz eyaletin sekizinde çoğunluğu elinde bulundurmaktadır. 41Söz konusu 20 yıllık dönemde AUK’un karşısında bölünmüş birmuhalefet yer almaktadır. 2014’teki seçimlerde en büyük muhalefet partisi konumundaki Demokratik İttifak (Democratic Alliance) %22,2civarında oy almış ve 400 üyeli Ulusal Mecliste 89 sandalyeye sahip olabilmiştir. Kalan 57 sandalye ise 11 parti arasında paylaştırılmıştır.42Ülkede son 20 yıldır değişmeyen ve yakın gelecekte de değişmesi beklenmeyen seçim sonuçlarının ve dolayısıyla iktidar ve muhalefet yapısının, ülkedeki tarihi mirasın ve nüfus kompozisyonun neticesi olduğu görüşü hâkimdir. Seçimler bir çeşit ırk temelli nüfus sayımı olarak görülmektedir. Ülkedeki nispi temsil sistemi, küçük partilerin parlamentoda temsiline imkân verse de, siyah seçmenin %80’i AUK’u ve %15 civarındaki beyaz nüfus ise Demokratik İttifak’ı desteklemeye devam etmektedir.43 Muhalefet, iktidardaki yolsuzluk skandallarına rağmen,24130135890Hâkim parti sistemi; “bir partinin kesintisiz ve uzun bir zaman diliminde seçim üstünlüğünü sağla-dığı, hükümetin oluşumuna, kamusal gündemin belirlenmesine hükmettiği” (Southall) sistem olarak tarif edilmektedir. Bir başka tarife göre hâkim parti sistemi, “çok partinin mevcudiyetine rağmen, birpartinin siyasi sistemi yönettiği, uzun bir zaman diliminde devlet erkini denetim altında tuttuğu ve fakat muhalefetin hâkim partinin egemenliği üzerinde çok az etkisinin bulunduğu” (Matlosa ve Ka-ruma) sistemdir. Bkopodi Partick Kanego Masemola, “Floor-Crossing and Its Political Consequences in South Africa”, 2007, http://www.content.eisa.org.za/pdf/OP44.pdf, Erişim:04.04.2015, s. 6.Pierre du Toit, Nicola de Jager, “South Africa’s Dominant-Party System in Comparative Perspective,” Taiwan Journal of Democracy, Cilt 10, Sayı 2, http://www.tfd.org.tw/export/sites/tfd/files/publica-tion/journal/dj1002/093-113-South-Africas-Dominant-Party-System.pdf, Erişim:02.04.2015, s.93.Toit ve Jager, “South Africa’s Dominant-Party System in Comparative Perspective”, s.95.“2014 National and Provincial Elections:National Results”, Güney Afrika Seçim Komisyonu İnternet Sitesi, http://www.elections.org.za/content/Elections/Results/2014-National-and-Provincial-Ele-ctions--National-results/, Erişim:01.04.2015.Robert A. Schrire, “Parliamentary Opposition after Apartheid: South Africa,” Journal of Legislative Studies, Cilt 14, Sayı 1-2 (2008), s.197.46316903035305572125000Güney Afrika125-72263053340-71945553340ırksal yapının çizdiği doğal sınırları aşarak siyah seçmenin desteğini almayı başaramamaktadır.44AUK’un sabit seçmen desteği, kuruluşundan itibaren siyah nüfusla kurduğu temsil/aidiyet duygusuyla açıklanmaktadır.45 AUK her şeydenönce, sömürge yönetimine karşı yürütülen bağımsızlık hareketinin öncüsü ve Apartheid’e karşı mücadele veren ”ezilen bir ulusun” sözcüsü olarakgörülmektedir. Böyle bir tarihi mirasa sahip AUK, kabile temelli birkaç parti hariç tutulursa, siyah seçmenin sadakatini garantilemiş durumdadır. Siyah seçmen kendisini AUK ile özdeşleştirmektedir.46AUK’un hâkim parti konumu, sadece seçimlerde elde ettiği sayısal çoğunluğa ve muhalefetin zayıflığına dayanmamaktadır. Yüzyıllık tarihi boyunca bir halkın 300 yıllık bir kaderini değiştirmeye çalışan AUK, toplumdaki siyasi, ekonomik ve sosyal eşitsizlikleri ortadan kaldırmak gibi, diğer toplumsal aktörlerle ve özellikle muhalefetle ilişkilerine de yön veren bir “ajandanın47” veya “projenin48” sahipliğini üstlenmektedir. Proje, ırk ayrımcılığının olmadığı eşit bir toplum yaratmak için gücün eski egemenlerden halka aktarılmasını gerektirmektedir. Anayasa’daki “kamu yönetiminin Güney Afrika halkını temsil etmesi” hükmünün yerine getirilmesi babında49 AUK, iktidara geldiği 1994’ten başlayarak, sistemli bir “kadrolaşma programı” ile devlet kademelerinde (güvenlik, yargı, bağımsız kurumlar vs.) “kontrolü” ele geçirmiştir.5001056640Arnold Wehmhoerner, “South Africa’s Voters Defy President Zuma’s Scandals”, http://www.feps-europe.eu/assets/909f19b6-45bb-4aca-a650-8c51250f774b/south%20afri-ca-wehmhoerner%20-%20analysis%20of%20elections.pdf, Erişim:24.03.2015, s.2.Schrire, “Parliamentary Opposition after Apartheid: South Africa”, s.182.James Myburgh ve Hermann Giliomee, “One-Party Dominance in South Africa”, Dominant Political Parties and Democracy, Concepts, Measures, Cases and Comparisions içinde, Matthijs Bogaards, Françoise Boucek ed. (New York:Routledge, 2010), s.176.Myburgh ve Giliomee, “One-Party Dominance in South Africa”, s.179.Joel Barkan, “Emerging Legislature or Rubber Stamp? The South African National Assembly After Ten Years of Democracy”, 2005, http://www.cssr.uct.ac.za/sites/cssr.uct.ac.za/files/pubs/wp134.pdf, Erişim:02.04.2015, s.9.Toit ve Jager, “South Africa’s Dominant-Party System in Comparative Perspective”, s.93.Myburgh ve Giliomee, “One-Party Dominance in South Africa”, s. 181.55765704972059328152990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085AUK, özellikle Thabo Mbeki’nin51 başkanlığıdöneminde, patronaja dayalı sistemin kararverici aktörü haline gelirken kendi içindekatı parti disiplinini ve merkezileşmeyi sağ-lamıştır. “Demokratik merkeziyet” anlayışıiçerisinde, parti lideri konumundaki dev-let başkanı ve parti merkez kurulları, partimensuplarının yasama ve yürütme organla-rındaki pozisyonlara atanmasında ve görev-den alınmasında nihai karar mercii halinegelmişlerdir.52 Bu tür uygulamaların, devleterkinin siyasallaşması ve yatay denetiminerozyonu gibi sonuçları53 ise, AUK’un arka-Thabo Mbeki (1999-2008)sındaki halk desteğini azaltmamıştır.5417780-2477135Güney Afrika’da siyasetin merkezileşmesi ve hâkim parti sisteminin oluşmasına dair değerlendirmelerinde Nicole de Jager, bu olguların AUK’un sosyalist ideolojisine uygun bilinçli politikalarının ve stratejilerinin sonucu olduğunu ifade etmektedir.55 1997’de devlet başkanlığı makamının yeniden yapılandırılmasıyla oluşturulan ve sadece devlet başkanına karşı sorumlu olan uygulama ve koordinasyon birimlerinin, yürütme içerisindeki gerçek karar alma mercilerine dönüştürülmesi bu adımların başında gelmektedir.56 Yazara göre, kapalı parti listeli seçim sistemi, seçmen ve temsilci arasındaki bağlantıyı kopardığı gibi AUK’un parlamentoda parti disiplinini ve kurumsal hâkimiyetini tesis etmesine hizmet etmiştir. Bunların yanı sıra “halkın tek lideri ve gerçek sesi” olma241301536701942 doğumlu Mbeki, İngiltere’de yükseköğrenimini tamamlamış ve 1967-1970 yılları arasında Londra’da, sonrasında ise Bostwana, Zambiya ve Svaziland gibi komşu ülkelerde AUK temsilcisi ola-rak görevler üstlenmiştir. 1975’te partinin karar organı Ulusal Yürütme Komitesine seçilmiştir. Par-ti içi önemli görevlerde bulunan Mbeki, geçiş döneminde yapılan görüşmelerin tümüne katılmıştır. Mandela’nın başkanlığı döneminde başkan yardımcılığı görevini üstlenen Mbeki, 1999’da seçildiği devlet başkanlığı görevini, istifa etmek zorunda kaldığı 2008 yılına kadar sürdürmüştür. “President Thabo Mvuyelwa Mbeki”, Güney Afrika Devlet Başkanlığı İnternet Sitesi, http://www.thepresidency. gov.za/pebble.asp?relid=1736, Erişim:24.04.2015.Myburgh ve Giliomee, “One-Party Dominance in South Africa”, s.183.Sujit Choudhry, “He Had a Mandate;The South African Constitutional Court and the African National Congress in a Dominant Party Democracy”, Constitutional Court Review (2009), http://www.pulp.up.ac.za/pdf/2011_03/2011_03_b_sec1_1.pdf,Erişim:02.04.2015, s.32.Myburgh ve Giliomee, “One-Party Dominance in South Africa”, s.181.Nicola de Jager, “The ANC Government, Co-optive Power and the Perpetuation of Party Dominance”,Challenges to Democracy by One-Party Dominance: A Comparative Assessment içinde, Konrad-Adena-uer-Stiftung, 2006, http://www.kas.de/wf/doc/kas_10560-1522-2-30.pdf?070328103113, Erişim:05.04.2015, s.15.Jager, “The ANC Government, Co-optive Power and the Perpetuation of Party Dominance”, s.20.46316903035305572125000Güney Afrika127-72263053340-71945553340iddiasını pekiştiren ideolojik hegemonyası karşısında sivil toplumun hareket alanının daraltılarak silikleştirilmesi, “dönüşüme karşı” oldukları iddiasıyla muhalif güçlerin meşruiyetinin sürekli zayıflatılması, AUK’un yürütme ve yasama organlarındaki hâkimiyetini pekiştirmesine hizmet eden bilinçli strateji ve politikalardır.57Güney Afrika siyasi hayatına dair çalışmaların merkezinde, yukarıda kısaca özetlemeye çalıştığımız AUK’un hâkim parti konumu ve bunun siyasi hayata (yasama-yürütme, iktidar-muhalefet ilişkilerine) yansımaları yer almaktadır. Hâkim parti sistemi, anayasal kurallar (örneğin seçim sistemi) ile birlikte erkler arası ilişkilerin mahiyetine ve siyasi aktörlerin davranışına yön veren faktörlerin başında gelmektedir.5.2. Yasama-Yürütme İlişkileriGüney Afrika Anayasası, yürütme yetkisine sahip devlet başkanının parlamento tarafından seçilmesini ve yürütmenin parlamentoya hesap vermesini öngörmektedir. Ülkenin siyasi hayatına dair değerlendirmelerde ise, parlamentonun yürütme karşısında bir denge unsuru oluşturamayacak kadar zayıf olduğu ve iktidardaki AUK açısından noter işlevi gördüğü görüşü hâkimdir.58 Ülkede uygulanan kapalı parti listeli seçim sistemi, AUK’un parlamentodaki sayısal üstünlüğü ve karar mercilerine hâkimiyeti, AUK’un merkezi ve disiplinli yapısı karşısında muhalefetin zayıflığı ve bölünmüşlüğü parlamentonun yürütme karşısındaki özerkliğini zayıflatmaktadır. Tüm bu faktörler, AUK liderliğinin parlamento süreçlerine hâkim olmasını kolaylaştırmaktadır. Bu hâkimiyet, yürütmenin denetlenmesine yönelik mekanizmaları da işlevsiz hale getirmektedir.59Seçimlerde uygulanan kapalı listeli nispi temsil sisteminin, parlamento üyelerinin davranışları üzerinde iki farklı etkisi olmaktadır. İlk olarak, bahsedilen seçim sistemi, parti bürokrasisinin güçlenmesine hizmet etmektedir. Kapalı liste sistemi, tüm partilerde olduğu gibi AUK merkez organlarını, aday listelerinin belirlenmesinde nihai merci haline0155575Jager, “The ANC Government, Co-optive Power and the Perpetuation of Party Dominance”, s.22-24.Barkan, “Emerging Legislature or Rubber Stamp? The South African National Assembly After Ten Years of Democracy”, s.6.Choudhry, “He Had a Mandate; The South African Constitutional Court and the African National Congress in a Dominant Party Democracy”, s.11.55765704972059328152990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085getirmektedir.60 Parti merkezinin sahip olduğu bu güç, parti disiplininin sağlanmasını kolaylaştırmaktadır. Bir sonraki seçimde listedeki sırayı değiştirme, listeye almama veya önemli makamlardan azletme gibi tehditler parti merkez organlarına parlamento üyelerinin davranışlarını denetleme yetkisi vermektedir.61 1994’ten beri uygulanan kapalı liste seçim sistemi, parti bürokrasisini güçlendirirken parlamento üyelerinin halka karşı hesap verebilirliğini zedelemektedir. Bu sistemde seçmenler, sadece parti listelerine oy vermekte, aday tercihlerini ortaya koyamamaktadırlar. Dolayısıyla parlamento üyesi ile seçmen arasındaki bağımlılık, iktidardaki AUK’un arkasındaki desteğin sabit olması nedeniyle azalmakta, temsil-cinin seçmene, AUK’un da topluma karşı duyarlılığını azaltmaktadır.62AUK’un seçim üstünlüğüne dayalı sayısal çoğunluğu ve uygun mekanizmaların varlığı sayesinde AUK liderliği, parlamento süreçlerini denetleyebilmekte ve kendisinden bağımsız bir gücün ortaya çıkmasını engelleyebilmektedir. AUK merkez organları, parlamento üyelerinin belirlenmesinde olduğu gibi, parlamentodaki hiyerarşik yapının belirlenmesinde nihai söz sahibidir. Pratikte, meclis başkan ve başkan vekilleri ile komisyon başkanları AUK liderliği tarafındanbelirlenmektedir.63 Hükümetin gündemi gibi parlamento gündemi de AUK merkez organlarından Yürütme Komitesi (National Working Committee)tarafından belirlenmekte ve denetlenmektedir. Devlet başkanının başkanlığını yaptığı Yürütme Komitesince belirlenen parlamento gündemi, genellikle devlet başkan yardımcısının başkanlığını yaptığı parlamento grubuna gönderilmektedir. Esasında genel kurul ve komisyon gündemine dair kararlar, başta Yürütme Komitesi olmak üzere, parti grubu ve komisyonlardaki çalışma gruplarında ve her halükarda AUK liderliğinin denetiminde ve kapalı kapılar arkasında alınmaktadır.64AUK’un karar mekanizmalarına hâkimiyeti ve parti disiplini nedeniyle parlamentonun karar alma süreçlerindeki rolü marjinaldir. Bu hâkimiyet, AUK parlamento grubunun, yürütmedeki kıdemli partidaşlarını gerçek anlamda denetlemesini oldukça zorlaştırmaktadır.65 AUK merkez organ-2413044450Barkan, “Emerging Legislature or Rubber Stamp? The South African National Assembly After Ten Years of Democracy”, s.6.Schrire, “Parliamentary Opposition after Apartheid: South Africa”, s.203.Myburgh ve Giliomee, “One-Party Dominance in South Africa”, s.183.Schrire, “Parliamentary Opposition after Apartheid: South Africa”, s.203.Barkan, “Emerging Legislature or Rubber Stamp? The South African National Assembly After Ten Years of Democracy”, s.7-9.Schrire, “Parliamentary Opposition after Apartheid, South Africa”, s.203.46316903035305572125000Güney Afrika129-72263053340-71945553340larının fikir birliği içinde olduğu bir konuda Ulusal Meclis üyelerinin ya-pacak fazla bir şeyi kalmamaktadır. Ancak, parti içerisinde görüş ayrılı-ğının ortaya çıktığı durumlarda is-tisnai de olsa AUK üyelerinin kendi bakanlarını eleştirdikleri, kanun önerilerini bakanlara geri göndert-tikleri ve komisyonların hükümet raporlarını reddettikleri durumlar yaşanmıştır. 2007’de AUK, parti liderliğine devlet başkanı ThaboJacop Zuma-785495-2049780Mbeki’nin yerine Jacop Zuma’yı seçtiğinde, parti içindeki bölünme veya ikili liderlik yapısı Zuma’nın66 devlet başkanı seçildiği 2009’a kadar sür-müş ve bu süre zarfında parlamentonun yürütmeden bağımsız hareket etmesi mümkün olabilmiştir.67Parlamentonun zayıflığı ile ilgili değerlendirmelerde sıklıkla vurgulanan hususlardan birisi de muhalefetin ideolojik ve ırk temelli bölünmüşlüğü ve dolayısıyla zayıflığıdır. 2014 seçimlerinde oluşan parlamentoda, en büyük muhalefet partisi Demokratik İttifak 89 sandalyeye sahip iken kalan 57 sandalye 11 parti arasında paylaştırılmıştır. Parlamentoda denetim görevi zayıf ve birlikte hareket edemeyen bir muhalefet tarafından yerine getirilmektedir. Güney Afrika’daki siyasi dinamikler ve parlamentonun kurumsal özellikleri nedeniyle muhalefetin bir farklılık yaratması mümkün değildir. Muhalefetin yapabildiği, “tarihin yeniden yazıldığı bir ortamda”, tarih yapan bir partinin karşısında hayatta kalmaktan ibarettir. AUK, kamu kaynakları üzerinde denetim kurup patronaj yapısı oluştururken iş dünyası dâhil büyük çıkar grupları da çeşitli nedenlerden dolayı kaynaklarını iktidar partisine aktarmaktadır. Muhalefet ise her iki imkândan da yoksun olduğu gibi siyasi partilere01041401942 doğumlu Zuma, 1959’da AUK’un gençlik kolların katılarak parti içerisinde aktif görevler al-mıştır. Zuma, 1963-73 yıllarını hapiste geçirmiş, sonraki yıllarda sürgünde mücadeleye katkıda bulunmuştur. 1990’da yapılan AUK kongresinde ise genel sekreteri seçilmiş ve geçiş dönemindeki görüşmelere iştirak etmiştir. 1999 yılında ise başkan yardımcılığına atanmıştır. 2007 yılında AUK başkanlığına ve 2009 yılında ise devlet başkanlığına seçilmiştir. Zuma, 2014’te ikinci kez devlet baş-kanlığı görevini üstlenmiştir. “President Jacop Zuma”, Devlet Başkanlığı İnternet Sitesi, http://www. thepresidency.gov.za/pebble.asp?relid=7, Erişim:26.04.2015.Schrire, “Parliamentary Opposition after Apartheid, South Africa”, s.204.55765704972059328152990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085yapılan devlet yardımından da en büyük pay doğal olarak AUK’a gitmektedir. İktidar şansının değil büyüme şansının dahi olmaması ve mevcut muhalefetin etkisizliği, potansiyel seçmenleri ve kalifiye adayları demoralize etmektedir. Muhalefetin sayısal azlığı nedeniyle, komisyon çalışmalarına katılma ve katkı sunma anlamında sıkıntı yaşanmaktadır. Öyle ki küçük bir partiye mensup bir üye, 10’un üzerinde komisyonda görevli olabilmektedir.68Muhalefetin siyaseten etkisizliği, iktidardaki AUK’un kısmen bilinçli yaklaşımının bir sonucudur. Öncelikle, tarihi bir projenin/misyonun (Irk ayrımcılığının ve sosyal, siyasal ve ekonomik eşitsizliklerin kaldırılması) taşıyıcısı AUK ile beyaz nüfusu temsil eden muhalif Demokratik İttifak arasında sosyal ve felsefi mesafeler vardır. AUK, projesini kabul eden ve fakat daha iyi olması için eleştiri getiren muhalefete karşı saygılı ve etkileşime açıkken, projeye karşı olduğunu düşündüğü muhalefete karşı uzak durmaktadır. AUK kendisini ırk-üstü bir parti olarak görürken, Demokratik İttifak’ı beyazların partisi olarak görmekte ve göstermektedir. Ayrıca Demokratik İttifak lider ve üyelerinin, her şeye muhalefet eden “yaygaracı” siyaset tarzı nedeniyle AUK, İttifak’a şüphe ile yaklaşmaktadır.69 Nitekim hükümet harcamalarının incelendiği Kamu Hesapları Komisyonu başkanı 2004 yılına kadar muhalefet partisi mensupları arasından seçilirken 2004 yılından itibaren Demokratik İttifak’ın “yapıcı bir muhalefet yapmayı reddetmesi” sebebiyle başkanlık görevi AUK mensubu üyelerce yerine getirilmektedir.70Güney Afrika Parlamentosunda muhalefeti zayıflatan gelişmelerden birisi de parti değiştirme uygulamasıdır. 2003 yılında yapılan anayasa değişikliğinden önce, parti değiştirmek yasaktı. Parti değiştiren üye, üyelik sıfatını kaybetmekteydi. 2003 yılında yapılan değişiklikle Ulusal Meclis üyelerinin parti değiştirmelerinin önü açılmış ve bu durum muhalefet partilerindeki üyeleri cezbedebilen iktidardaki AUK’a ve biraz da ana muhalefet partisi Demokratik İttifak’a yaramıştır.71 Bu uygulama 2008 yılında Anayasa Mahkemesi tarafından anayasaya aykırı bulunarak iptal24130171450Schrire, “Parliamentary Opposition after Apartheid, South Africa”, 204-205.Barkan, “Emerging Legislature or Rubber Stamp? The South African National Assembly After Ten Years of Democracy”, s.9-10.Choudhry, “He Had a Mandate;The South African Constitutional Court and the African National Congress in a Dominant Party Democracy”, s.11.Masemola, “Floor-Crossing and Its Political Consequences in South Africa”, s. 8.46316903035305572125000Güney Afrika131-72263053340-71945553340edilmişse de, parlamento ile seçmen arasındaki güvenin zedelenmesine neden olmuş ve muhalefet partilerinin gücünü zayıflatmıştır.72Devlet başkanı ile lideri olduğu partinin hâkimiyetindeki parlamento arasında ender de olsa anlaşmazlıklar yaşanabilmektedir. Ancak bunları erkler arası mücadele olarak değil, parti içi dinamiklerin sonucu olarak değerlendirmek gerekir. Bahsedildiği gibi Anayasa bir kişinin en fazla iki kez devlet başkanı seçilmesine müsaade etmektedir. Devlet başkanı Thabo Mbeki, 2007 yılında, görev süresini uzatmak amacıyla anayasa değişikliği yapmak için girişimde bulunmuş ancak lideri olduğu AUK’unhâkimiyetindeki parlamento, bu girişimlere geçit vermediği gibi, rakibi Jacop Zuma’yı parti lideri seçerek 2009 seçimlerine aylar kala Mbeki’yiistifaya zorlamıştır.73Diğer taraftan, parlamentonun güvensizlik oyu vererek veya suçlandırma mekanizmasını devreye sokarak, devlet başkanı dâhil, kabine ve kabine üyelerini görevden alma yetkisi bulunmaktadır. Ancak, parlamentodaki parti kompozisyonu, muhalefet partilerine bu mekanizmalar üzerinden sonuç alma imkânı vermemektedir. Nitekim parlamentodaki muhalefet partileri mevcut devlet başkanı Jacop Zuma hakkında iki kez güvensizlik önergesi vermiş, her iki önerge de iktidardaki AUK çoğunluğu tarafından reddedilmiştir. Devlet kurumlarının siyasallaştığı, ekonomik gelişmenin durduğu, yolsuzlukların arttığı ve eğitim sisteminin kötüleştiği gibi gerekçelerle ana muhalefet partisi Demokratik İttifak’ın öncülüğünde verilen güvensizlik önergesi, Mart 2015’te 113 kabul oyuna karşılık 223 oyla reddedilmiştir.74 Nisan 2016’da muhalefet partilerince verilen suçlandırma önergesi ise 143 kabul oyuna karşılık 233 oyla reddedilmiştir.750568960Institute for Democracy in Africa (IDASA), “Elections and the Management of Diversity in Africa: National Country Report for South Africa”, 2012, http://suedafrika.ahk.de/fileadmin/ahk_suedafrika/Dokumente/SA_Country_Report_uneca-final.pdf, Erişim:23.04.2015, s.30.Elisabete Azevedo-Harman, “Parliaments in Africa:Representative Institutions in the Land of “Big Man,” Journal of Legislative Studies, Cilt 17, Sayı 1 (2011), s.68.“President Zuma Survives 2nd South Africa No-Confidence Vote”, Bloomberg Business, http://www.bloomberg.com/news/articles/2015-03-17/zuma-faces-no-confidence-moti-on-from-south-african-opposition, Erişim:21.05.2015.South Africa’s Jacob Zuma survives Nkandla impeachment vote”, BBC, 05.04.2016, http://www.bbc. com/news/world-africa-35966916, Erişim:07.11.2016.55765704972059328152990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085Sonuç olarak, parlamento ve aslında muhalefet partileri yasa yapım süreçlerinde ve yürütmeyi denetlemede etkisiz kalmaktadırlar. AUK’un parlamento süreçlerine hâkimiyeti, öncelikle ezici sayısal çoğunluğundan kaynaklanmaktadır. Uygulanan seçim sistemi, partinin merkez organlarını güçlendirirken parti üyelerinin parti çizgisi dışına çıkmasını da engellemektedir. Nüfusun büyük bir bölümünün desteğini almayı başaran AUK karşısında ise zayıf, bölünmüş ve dolayısıyla denetim işlevini yerine getiremeyen bir muhalefet bulunmaktadır.6. SİSTEM HAKKINDAKİ TARTIŞMALARGüney Afrika’daki hükümet modelinin, parlamenter sistem olduğuna dair görüş birliği bulunmaktadır. Jose Antonio Cheibub, “Başkanlık, Parlamentarizm ve Demokrasi” adlı çalışmasında, Güney Afrika’yıparlamenter sistem içerisinde değerlendirmektedir.76 Buna gerekçe olarak, yürütmenin başındaki kişinin “devlet başkanı” olarak adlandırılmasına rağmen, halk tarafından seçilmemiş olmasını ve devlet başkanının parlamentonun güvensizlik oyuna tabi kılınmasını göstermektedir. Ona göre, halk tarafından seçilmeyen bir devlet başkanının olmadığı ülkeleri başkanlık veya yarı-başkanlık sistemi olarak nitelemek mümkün değildir.77“Karşılaştırmalı Siyaset: Yapılar ve Tercihler” adlı çalışmasında Lowell Barrington, Güney Afrika’daki siyasi sistemin, devlet başkanının nasıl seçildiği ve parlamentoyla münasebetleri dikkate alındığında parlamenter sistem olarak nitelenmesi gerektiğini ileri sürmektedir. Zira devlet başkanı başkanlık sisteminde olduğu gibi halk tarafından değil parlamenter sistemlerde başbakanın seçilmesine benzer şekilde parlamentonun alt kanadı tarafından ve kendi üyeleri arasından seçilmektedir. Benzer şekilde başkan yardımcısı ve bakanlar da Ulusal Meclis üyeleri arasından atanmaktadırlar. Ayrıca Ulusal Meclisin devlet başkanını ve kabineyi güvensizlik oyu vererek görevden alabilmesine olanak veren mekanizmanın varlığı sistemi parlamenter sistem olarak tanımlamak için yeterlidir. Dolayısıyla gerek devlet başkanının seçiminin parlamentodaki parti çoğunluğuna dayanması gerekse devlet başkanının güvensizlik oyu yoluyla parlamentoya karşı sorumlu tutulması, parlamenter sistemin24130208915Jose Antonio Cheibub, Presidentialism, Parliamentarism, and Democracy, (New York: Cambridge, 2007), s.45.Cheibub, Presidentialism, Parliamentarism, and Democracy, s.37, 39, 40,46316903035305572125000Güney Afrika133-72263053340-71945553340belirleyici özellikleridir. Yazara göre, başkanın Ulusal Meclis tarafından seçilmesi ve görevde kalmak için bu meclisin güvenine tabi olması başkanlık sistemiyle, yürütme kanadında iki başlı yapının olmaması ise yarı-başkanlık sistemiyle uyuşmayan bir durumdur. Yürütmenin başındaki kişinin anayasada “devlet başkanı” olarak nitelendirilmesi durumu değiştirmemektedir. 78Yarı-başkanlık sistemi hakkındaki çalışmalarıyla tanınan Robert Elgie, Güney Afrika’yı, devlet başkanının parlamento tarafından seçilmesi hasebiyle, başbakansız ve fakat devletin/hükümetin başının ve kabinenin parlamentoya karşı sorumlu olması anlamında parlamenter sistem olarak nitelemektedir.79 Yürütmenin parlamento tarafından belirlendiği ve görevde kalması için parlamentonun güveninin gerektiği rejimleri parlamenter sistem olarak nitelendiren John M. Carey, Güney Afrika’yı parlamenter sistem olarak tasnif etmektedir. 80İngiliz Uluslar Topluluğu Parlamento Birliği’nin Athabasca Üniversitesi ile işbirliği içerisinde geliştirdiği eğitim modülünde yer alan değerlendirmelere göre, Güney Afrika’yı farklılıklarına rağmen parlamenter sistem olarak tasnif etmek gerekir. Güney Afrika başbakana sahip olmamakla birlikte, devlet başkanı hem devletin hem de hükümetin başı konumundadır. Devlet Başkanı ise Ulusal Meclis tarafından seçilmekte ve güvensizlik oyu ile görevden alınabilmektedir. Kabinenin de Ulusal Meclis üyelerinden teşekkül etmesi ve Ulusal Meclise karşı sorumlu olması hasebiyle, görev süresi sabit ve parlamento ile bağlantısı olmayan bir devlet başkanı ve kabineden söz edilemez. Dolayısıyla Güney Afrika, Westminster modelindeki yürütme-yasama ilişkilerinin kısmen değiştirildiği parlamenter sistem olarak kabul edilmektedir.810767080Lowell Barrington, Comparative Politics; Structures and Choices (Boston: Wadsworth, 2013), s.70, 71.Robert Elgie, “List of presidential, semi-presidential, and parliamentary countries”, Presidential Power İnternet Sitesi, http://presidential-power.com/?cat=470, Erişim:11.03.2015.John M. Carey, “Presidential versus Parliamentary Government”, http://www.colorado.edu/ibs/eb/alston/psci4028/fall_2010/Presidential%20versus%20Parlia-mentary%20Government%20by%20Carey.pdf, Erişim:07.04.2015, s.93.“Other Democratic Models of Governance, Unit 3”, Commonwealth Parliamentary Association İnter-net Sitesi, http://parliamentary-democracy.athabascau.ca/chapters/chapter3.html, Erişim:05.03.2015.55765704972059328152990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-695325450857. SONUÇGüney Afrika nüfusunun %80’ini oluşturan siyahlara yönelik ayrımcılıkve azınlıktaki beyaz nüfusun çıkarlarına hizmet eden sosyal ve siyasal düzen (Apartheid), yaklaşık bir asırlık fiili durumdan sonra 1994’teyapılan demokratik seçimlerle resmen sona ermiştir. Yeni parlamento tarafından halkın geniş katılımıyla hazırlanan Anayasa 1996 yılında kabul edilmiştir.Yasama yetkisini haiz Parlamento çift meclislidir. 400 üyeli Ulusal Meclis halkı temsil etmektedir ve üyeleri nispi temsil esasına göre seçilmektedir. 90 üyeli Eyaletler Konseyi ise eyaletleri temsil etmekte ve üyeleri eyalet meclislerince seçilmektedir.Anayasa, yürütme yetkisini, aynı zamanda devletin başı sıfatını haiz devlet başkanına vermektedir. Devlet başkanı Ulusal Meclis tarafından kendi üyeleri arasından seçilmektedir. Devlet başkanı, başkan yardımcısı, bakan ve bakan yardımcıları ile birlikte Kabineyi oluşturmaktadır. Devlet başkanı yürütme yetkisini kabine ile birlikte kullanmaktadır. Ulusal Meclis, anayasada yazılı durumlarda üçte iki çoğunluğun kararıyla devlet başkanını görevden alabileceği gibi, üyelerin çoğunluğunun kararıyla güvensizlik oyu vererek devlet başkanının ve kabine üyelerinin görevlerine son verebilmektedir.Gerek yürütmenin başındaki kişinin, yani devlet başkanının halk tarafından değil Ulusal Meclis tarafından seçiliyor olması, gerekse Ulusal Meclisin güvensizlik oyu ile devlet başkanı, kabine ve kabine üyelerinin görevlerine son verebiliyor olması hasebiyle Güney Afrika parlamenter sistem olarak değerlendirilmektedir. Ancak Güney Afrika örneğini farklı kılan, devletin başı sıfatını haiz olmakla birlikte parlamenter sistemlerdeki başbakanın görev ve sorumluluklarına sahip ve benzer şekilde parlamentonun güvenoyuna tabi bir devlet başkanının yürütme erkinin başında bulunmasıdır.AUK’un siyasi hayata ve tüm yönetime hükmetmesi hasebiyle GüneyAfrika’daki sistem, çok partili siyasi rekabetin varlığına rağmen “hâkim parti sistemi” olarak adlandırılmaktadır. Nelson Mandela (1994-99),Thabo Mbeki (1999-2008) ve 2007’den itibaren Jacop Zuma’nın liderliğini yaptığı AUK, Apartheid rejiminin sona ermesinden sonra yapılan beşgenel seçimde de ezici bir üstünlük elde etmiştir. Seçim sonuçları ırk46316903035305572125000Güney Afrika135-72644053340-72326553340temelli nüfus yapısını yansıtmakta ve seçimler siyah nüfusun desteğini arkasına alan AUK’un üstünlüğü ile sonuçlanmaktadır. Yakın gelecekte de seçim sonuçlarında bir değişiklik beklenmemektedir.AUK, ülkenin siyasi hayatına ve devlet yönetimine hükmetmektedir. Ülkenin siyasetine yön veren hayati kararlar, parlamento ve kabineden önce devlet başkanının liderliğini yaptığı parti merkez organlarında ve kapalı kapılar ardında alınmaktadır. Parlamentodan beklenen, önceden belirlenen gündemin hayata geçirilmesinden ibarettir. Parlamentonun, politika belirleme ve yürütmeyi denetleme fonksiyonlarını icra etmede yetersiz kaldığı değerlendirilmektedir. Bu durumun asli nedeni, öncelikle AUK’un parlamentodaki sayısal çoğunluğudur. Sayısal çoğunluk, parlamentonun karar organlarına ve yasama süreçlerine hâkimiyetini de sağlamaktadır. Diğer taraftan seçimlerde uygulanan kapalı parti listeli nispi temsil sistemi AUK’un merkez organlarını ve parti disiplinini güçlendirirken parlamento üyelerinin özerk hareket etme olanağını ortadan kaldırmaktadır. Son olarak zayıf ve bölünmüş durumdaki muhalefet, iktidardaki AUK’un karşısında dengeleyici bir güce sahip değildir.55765704972059328152990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085KAYNAKÇAAfrika Ulusal Kongresi. “President”, http://www.anc.org.za/show.php?id=3999, Erişim:05.04.2015.Azevedo-Harman, Elisabete. “Parliaments in Africa:Representative Institutions in the Land of Big Man.” Journal of Legislative Studies, Cilt 17, Sayı 1 (2011), s.65-85.Barkan, Joel. “Emerging Legislature or Rubber Stamp? The South African National Assembly After Ten Years of Democracy”, 2005, http://www.cssr.uct.ac.za/sites/cssr.uct.ac.za/files/pubs/wp134.pdf, Erişim:02.04.2015.Barrington, Lowell. Comparative Politics; Structures and Choices. Boston:Wadsworth,2013.BBC. South Africa’s Jacob Zuma survives Nkandla impeachment vote”, BBC, 05.04.2016, http://www.bbc.com/news/world-africa-35966916, Erişim:07.11.2016.Bloomberg Business. “President Zuma Survives 2nd South Africa No-Confidence Vote”, http://www.bloomberg.com/news/articles/2015-03-17/zuma-faces-no-confidence-motion-from-south-african-opposition, Erişim:21.05.2015.Carey, John M. “Presidential versus Parliamentary Government”, http://www.colorado.edu/ibs/eb/alston/psci4028/fall_2010/Presidential%20ver-sus%20Parliamentary%20Government%20by%20Carey.pdf, Erişim:07.04.2015.Cheibub, Jose Antonio. Presidentialism, Parliamentarism, and Democracy. New York:Cambridge, 2007.Choudhry, Sujit. “He Had a Mandate:The South African Constitutional Court and the African National Congress in a Dominant Party Democracy”, Constitutional Court Review (2009), http://www.pulp.up.ac.za/pdf/2011_03/2011_03_b_sec1_1.pdf, Erişim:02.04.2015.Constitutionnet. “Constitutional History of South Africa”, http://www.constitutionnet.org/country/constitutional-history-south-africa, Erişim:19.03.2015.Commonwealth Parliamentary Association. “Other Democratic Models of Governance, Unit 3”,http://parliamentary-democracy.athabascau.ca/chapters/chapter3.html, Erişim:05.03.2015.46316903035305572125000Güney Afrika137-72644053340-72326553340Democracy_Reporting International. “Lessons Learned From Constitution-Making: Processes With Based Public Participation”, 2011, http://www.democracy-reporting.org/files/dri_briefingpaper_20.pdf, Erişim:16.03.2015.Dünya Bankası. “World Data Bank, South Africa”, http://databank.worldbank.org/data/views/reports/tableview.aspx?isshared=true, Erişim:19.03.2015.____. “Country at a Glance, South Africa”, http://www.worldbank.org/en/country/southafrica, Erişim:20.03.2015.____. “Poverty and Equity”,http://povertydata.worldbank.org/poverty/country/ZAF, Erişim:23.03.2015.Elgie, Robert. “List of presidential, semi-presidential, and parliamentary countries”,Presidential Power İnternet Sitesi, http://presidential-power.com/?cat=470, Erişim:11.03.2015.Freedom House. “South Africa, Freedom in the World 2014”, https://freedomhouse.org/report/freedom-world/2014/south-africa#.VP2zrqocScx, Erişim:08.03.2015.Güney Afrika Parlamentosu. “Oversight and Accountability Model”,http://www.parliament.gov.za/content/Microsoft%20Word%20-%20OVAC%20 M o d e l % 2 0 - % 2 0 e d i t e d % 2 0 Wo r d % 2 0 v e r s i o n % 2 0 - % 2 0 R e p l a c e d % 2 0 Diagrams,Chapter%20Upper%20case_27-Jan-09~1~1.pdf, Erişim:29.03.2015.____. “National Assembly”,http://www.parliament.gov.za/live/content.php?Category_ID=26,Erişim:11.03.2015.____. “Legislation”,http://www.parliament.gov.za/live/content.php?Category_ID=19,Erişim:24.03.2015.Güney Afrika Devlet Başkanlığı. “President Jacop Zuma”, http://www.thepresidency.gov.za/pebble.asp?relid=7, Erişim:26.05.2015.____. “President Thabo Mvuyelwa Mbeki”, http://www.thepresidency.gov.za/pebble.asp?relid=1736, Erişim:24.05.2015.Güney Afrika Hükümeti. “Güney Afrika Anayasası”, http://www.gov.za/documents/constitution-republic-south-africa-1996, Erişim.19.03.2015.____. “South Africa’s People”,http://www.gov.za/about-sa/south-africas-people, Erişim:08.03.2015.55765704972059328152990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085Güney Afrika İstatistik Kurumu. “Work and Labour Force”, http://beta2.statssa.gov.za/?page_id=737&id=1, Erişim:23.03.2015.Güney Afrika İletişim Dairesi. “South Africa’s People”, http://www.gcis.gov.za/sites/default/files/docs/resourcecentre/pocketguide/004_ saspeople.pdf, Erişim:08.03.2015.____. “South Africa Yearbook 2012/13, Land and its people”, http://www.gcis.gov.za/sites/www.gcis.gov.za/files/docs/resourcecentre/yearbo-ok/2012/01%20Land%20and%20People%20.pdf, Erişim:14.04.2015.____. “South Africa Yearbook, 2012/13, History”, http://www.gcis.gov.za/sites/www.gcis.gov.za/files/docs/resourcecentre/ yearbook/2012/02%20History.pdf, Erişim:18.03.2015.GüneyAfrikaSeçimKomisyonu.“2014NationalandProvincialElections:National Results”,http://www.elections.org.za/content/Elections/Results/2014-National-and-Provincial-Elections--National-results/, Erişim:01.04.2015.Institute for Democracy in Africa (IDASA), “Elections and the Management of Diversity in Africa: National Country Report for South Africa”, 2012, http://suedafrika.ahk.de/fileadmin/ahk_suedafrika/Dokumente/SA_Country_ Report_uneca-final.pdf, Erişim:23.04.2015.Jager, Nicola de. “The ANC Government, Co-optive Power and the Perpetuation of Party Dominance.” Challenges to Democracy by One-Party Dominance: A Comparative Assessment içinde, Konrad-Adenauer-Stiftung, 2006, http://www.kas.de/wf/doc/kas_10560-1522-2-30.pdf?070328103113, Erişim:05.04.2015, s.15-31.Kende, Mark S. Constitutional Rights in Two Worlds, South Africa and the United States. New York: Cambridge, 2009.Louw, Wim. “South Africas Electoral System”, Helen Suzman Foundation İn-ternet Sitesi, http://hsf.org.za/resource-centre/hsf-briefs/the-south-african-electo-ral-system, Erişim:11.03.2015.Myburgh, James ve Hermann Giliomee. “One-Party Dominance in South Africa”, Dominant Political Parties and Democracy, Concepts, Measures, Cases and Comparisions içinde, Matthijs Bogaards, Françoise Boucek ed., New York: Routledge, 2010, s.175-195.46316903035305572125000Güney Afrika139-89154053340-88836553340Masemola, Bkopodi Partick Kanego. “Floor-Crossing and Its Political Consequen-ces in South Africa”, 2007, http://www.content.eisa.org.za/pdf/OP44.pdf, Erişim:04.04.2015,Nelson Mandela Foundation. “Biography of Nelson Mandela”, http://www.biography.com/people/nelson-mandela-9397017, Erişim:25.04.2015.Schulz-Herzenberg, Collette. “Voter Participation in the South African Elections of 2014”, 2014, Institute for Security Studies (ISS) İnternet Sitesi, http://www.issafrica.org/uploads/PolBrief61_Aug14.pdf, Erişim:20.03.2015.Schrire, Robert A. “Parliamentary Opposition after Apartheid: South Africa.” Journal of Legislative Studies, Cilt 14, Sayı 1-2 (2008), s.190-211.The Economist Intelligence Unit. “Democracy Index 2014”, http://www.eiu.com/Handlers/WhitepaperHandler.ashx?fi=Democracy-index-2014.pdf&mode=wp&campaignid=Democracy0115, Erişim:18.03.2015 (Erişim Sınırlı).Toit, Pierre ve Nicola de Jager. “South Africa’s Dominant-Party System in Comparative Perspective.” Taiwan Journal of Democracy, Cilt 10, Sayı 2, http://www.tfd.org.tw/export/sites/tfd/files/publication/journal/dj1002/093-113-South-Africas-Dominant-Party-System.pdf, Erişim:02.04.2015, s.93-113.United States Institute of Peace (USIP). “Truth Commission, South Africa”, http:// www.usip.org/publications/truth-commission-south-africa, Erişim:19.03.2015.Wehmhoerner, Arnold. “South Africa’s Voters Defy President Zuma’s Scandals”, http://www.feps-europe.eu/assets/909f19b6-45bb-4aca-a650-8c51250f774b/ south%20africa-wehmhoerner%20-%20analysis%20of%20elections.pdf, Erişim:24.03.2015.557847500000557847500029159202051055572125000Hindistan143ÇOKKÜLTÜRLÜ BİR TOPLUMDA İSTİKRARLIDEMOKRASİ ÖRNEĞİ:HİNDİSTAN PARLAMENTER SİSTEMİMeltem Doğan*1. GİRİŞHindistan topraklarında İngiltere sömürgeciliğine karşı Gandhi önderliğindeki sivil mücadele, 1947 yılında bağımsızlığın kazanılması ile son bulmuş; yeni kurulan devletin ilk anayasası da 1950 yılında yürürlüğe girmiştir. Anayasa’yı hazırlayan kuruculardemokratik bir hukuk devletinin kurulması ideali ile hareket ettiklerini Anayasa’nın başlangıç kısmında ifade etmişlerdir.Sahip olduğu nüfus ve coğrafi alan bakımından dünya sıralamasında üst sıralarda yer alan Hindistan, çok partili demokratik siyasal sistemi nedeniyle dünyanın en büyük demokrasisi olarak nitelendirilmektedir. Hindistan, 29 eyalet (federe devlet) ve yedi bölge yönetiminden (birlik toprakları) oluşan ve parlamenter demokrasiye sahip federal bir devlettir.Hindistan anayasal sistem olarak her ne kadar kendine Westminster modelini örnek alsa da, yazılı anayasası olmayan İngiltere’nin aksine, kazuistik bir anayasaya sahiptir. Bunun sebebinin, Hindistan’ın sahip olduğu etnik ve dini çeşitlilikten dolayı anayasal hakların ve yönetim sisteminin detaylı bir şekilde güvence altına alınma gerekliliğinden kaynaklandığı ileri sürülebilir.3365586360Yasama Uzmanı, Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi Bölümü, e-posta: meltemdogan@tbmm.gov.tr.9417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532541910Kültürel, dinsel ve etnik çeşitliliğe sahip bu muazzam kıta parçasının parlamenter demokrasi deneyimi birçok önemli çıkarım/sonuçları da içinde barındırmaktadır. Hindistan hükümet sisteminin incelendiği çalışmada, Hindistan hakkındaki genel bilgilere ve ülkenin siyasi tarihine ilişkin kısa bilgiler verildikten sonra, anayasal organlar ve bu organlar arasındaki ilişkiler incelenmiştir.2. HİNDİSTAN HAKKINDA GENEL BİLGİ1Mevcut Anayasa: 195024130-160020Devlet Başkanı: Pranab MukherjeeHükümet Başkanı: Narendra ModiYasama Organı: Eyaletler Konseyi (Rajya Sabha), Halk Meclisi (Lok Sabha)Yönetim Şekli: Federal CumhuriyetYüzölçümü: 3.287.263 km2Nüfus: 1 milyar 266 milyon (Dünya’da 2.sırada)Dil: Hintçe %41; Bengali %8,1; Telugu %7,2; Marathi %7; Tamil %5; Urdu%5; Guşarati %4,5; Kanada %3,7; Malayalam %3,2; Oriya %3,2; Punjabi %2,8; Assame %1,3; Mathili %1,2; diğerleri(Kashmiri, Sindhi ve Sankrit) %5,9Din: Hinduizm %79,8; İslam %14,2; Hristiyanlık %2,3; Sih %1,7, diğer %2Ekonomi: 2015 yılı gayrisafi milli hasıla büyüklüğü 2,091 trilyon dolar, büyüme hızı %7,3 ve enflasyon %4,9 olarak gerçekleşmiştir.Sahip olduğu coğrafi alan ile dün-yanın yedinci, 1.2 milyar nüfusu ile ikinci büyük ülkesi olan Hin-distan, çok partili demokratik sistemi ile dünyanın en büyük demokrasisi olarak nitelendiril-mektedir.2Hindistan,15 Ağustos 1947’de ba-ğımsızlığını kazanmış; 26 Ocak 1950’de, 26 Kasım 1949’da ka-bul edilen anayasa yürürlüğe girmiştir.3 Hindistan Anayasası 395 madde, 12 liste ve dört ek ile dünyanın en kapsamlı anaya-salarından biridir.4 Anayasayı ha-zırlayan kurucular demokratik bir hukuk devletinin kurulması ideali ile hareket ettiklerini ana-yasanın başlangıç kısmında ifade etmişlerdir.Hindistan federal devlet yapısına sahiptir ve Anayasanın Birinci Listesinde yer alan Andhra Pradeş, Arunaçal Pradeş, Assam, Bihar, Çattisgarh, Goa, Gucerat, Haryana, Himaçal Pradeş, Cammu ve Keşmir, Carkand, Karnataka, Kerala, Madya Pradeş, Maharaştra, Manipur,2413085090“The World Factbook: India”, CIA İnternet Sitesi, https://www.cia.gov/library/publications/the-world-factbook/geos/in.html, Erişim: 10.11.2016.Ozan Örmeci, “Siyasal Sistemler: Hindistan”, Uluslararası Politika Akademisi İnternet Sitesi,http://politikaakademisi.org/siyasal-sistemler-hindistan/, Erişim: 06.03.2015.“The World Factbook: India”.“Hindistan Anayasası”, Hindistan Adalet Bakanlığı İnternet Sitesi, http://lawmin.nic.in/olwing/coi/ coi-english/coi-indexenglish.htm, Erişim: 06.03.2015.46228003035305572125000Hindistan145-72326553975-72326550800Megalaya, Mizoram, Nagaland, Orissa, Pencap, Racastan, Sikkim, Tamil Nadu, Tripura, Uttar Pradeş, Uttarakand ve Telangana olmak üzere 29 eyalet ile Andaman ve Nikobar adaları, Çandigarh, Dadra ve Nagar Haveli, Daman ve Diu, Lakshadvip, Delhi Ulusal Başkent Bölgesi ve Puducherry olmak üzere yedi Birlik Toprağı’ndan oluşmaktadır. Her bir eyaletin kendi hükümetleri ve parlamentoları vardır. Yönetim merkezi hükümet ve eyalet hükümeti arasında bölüştürülmüştür. Birlik Toprakları ise merkezi hükümetin yönetimi altında olup cumhurbaşkanı tarafından atanan valilerce yönetilmektedir. Birlik Toprakları olan Delhi ve Puducherry ise diğer Birlik Topraklarından farklı olarak kabineye ve seçilmiş bir meclise sahiptir.5Resmi dil olan Hintçe, nüfusun %40’ı tarafından konuşulmaktadır ve binlerce bölgesel lehçe vardır ki bundan dolayı Hindistan halkı için İngilizce önemli bir iletişim kanalıdır.6 Hindistan’da her eyaletin Hintçe ve İngilizce dışında bir ya da daha fazla dili resmi dili vardır (Any. m. 345). Resmi yazışmalar ve eğitim, Hintçe ve İngilizce dışında eyaletlerin resmi dili ile de gerçekleştirilmektedir. Parlamentoda kullanılan resmi dil ise Hintçe ve İngilizcedir (Any. m. 120).İngiliz Ekonomist Dergisinin Demokrasi endeksine göre, 2014’te 7,92 skor ile 27’nci sırada yer alan Hindistan 2015 yılı verilerine göre 7,74 skor ile 35’nci sıraya gerilemiştir. Her iki endekste Hindistan, seçim süreci ve çoğulculuk kategorisinde tam demokrasiye sahip ülkeler kadar yüksek skor alırken; siyasi kültür konusunda daha düşük skor almıştır. Endekste Hindistan “kusurlu demokrasiler” kategorisinde değerlendirilmiştir.7Siyasi haklar ve sivil özgürlükler konusunda ülkelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özgürlük Evi’nin (Freedom House) 2015 yılı değerlendirmesine göre Hindistan 2,5 puan ile özgür ülke kategorisindedir.8 Polity IV 2010 Endeksi’ne göre ise, Hindistan dokuz skor ile güçlü demokrasisi olan ülkeler kategorisine yakındır.9-38104445056789“Hindistan’ın Siyasi Görünümü”, Dışişleri Bakanlığı İnternet Sitesi, http://www.mfa.gov.tr/hindis-tan-siyasi-gorunumu.tr.mfa, Erişim: 06.03.2015.Arthur G. Rubinoff, “ The Decline of India’s Parliament,” The Journal of Legislative Studies, Cilt 4, Sayı 4, 1998, s. 15.“Democracy Index 2014”, The Economist Intelligence Unit İnternet Sitesi, http://www.eiu.com/ Handlers/WhitepaperHandler.ashx?fi=Democracy-index-2014.pdf&mode=wp&campaignid=De-mocracy0115, Erişim: 17.03.2015; “Democracy Index 2015”, Economic Intelligence Unit İnternet Si-tesi, http://www.eiu.com/public/topical_report.aspx?campaignid=DemocracyIndex2015, Erişim: 11.11.2016.“Freedom in the World 2015, India”, Freedom House İnternet Sitesi, https://freedomhouse.org/ report/freedom-world/2015/india#.VQgcYKocSUk, Erişim: 17.03. 2015.“Polity IV Country Report 2010: India”, Center for Systemic Peace İnternet Sitesi, http://www.systemicpeace.org/polity/India2010.pdf, Erişim: 17.03.2015.9417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-695325419103. HİNDİSTAN SİYASİ TARİHİHindistan Bağımsızlık Mücadelesinin Lideri Mohandas Karamçand Gandhi24130-2269490Hindistan’ın zenginlikleri Avrupalı devlet-lerin ilgisini 15’inci yüzyılda çekmeye baş-lamış ve Arap tüccarların egemen olduğu baharat ticaretine Avrupalı tacirlerin girişi ile başlayan yolculuk, sömürgeleştirme po-litikası ile devam etmiştir. Avrupalı devlet-lerin ticaret şirketleri aracılığı ile kurmuş olduğu bağ, daha sonra siyasi nüfuzla güç-lenmiştir. Portekiz, Hollanda, İngiltere ve daha sonra Fransa’nın rekabet alanına gi-ren topraklarda hâkimiyet 18’inci yüzyılda tamamıyla İngiliz Doğu Hindistan Şirketine bırakılmıştır.10Güneş batmayan ülkenin belki de güneşinin en çok parladığı kara parçası olan Hindistan topraklarında, bağımsızlık mücadelesi 19’uncu yüzyılın sonlarına dayanmakla birlikte; Britanya İmparatorluğunun ülke topraklarından tasfiyesi II. Dünya Savaşı sonrasını bulmuştur. Birinci Dünya Savaşında Britanya’ya sadık kalan Hindistan’a verilen vaatler tutulmamış; galip devletlerin savaşı kaybeden ülkelerde uyguladıkları self-determinasyon hakkı Büyük Güçlerin sömürgeleri üzerinde uygulanmamıştır. Birinci Dünya Savaşı sonrasında ulus devletlerin kurulması ile başlayan milliyetçi dalga, imparatorlukların sömürgelerinde de ses bulmuş ve özgürlük, eşitlik ve kardeşlik fikirleri yayılmaya başlamıştır.Hindistan bağımsızlığının sembolü olan isim Mohandas Karamçand Gandhi (1869-1948), barışçıl siyasi mücadelesine ilk olarak Güney Afrika’da Hintlilerin yaşadığı Durban’da, Hintlilere oy hakkının verilmemesine ilişkin yasanın geçmesi üzerine başlamıştır. Buradaki Hintlileri örgütleyerek İngiltere’nin bölgedeki ayrımcı politikalarını dünya kamuoyuna duyurmuştur. Gandhi buradaki mücadelesini kendi ülkesinde devam ettirmiştir. Birinci Dünya Savaşında tam vatandaşlık2413080645Avrupalı Devletlerin sömürgecilik politikası için bkz. Marc Ferro, Fetihlerden Bağımsızlık Hareketle-rine Sömürgecilik Tarihi, Çev. Muna Cedden, İmge Kitapevi, 2002; Hindistan topraklarındaki sömür-gecilik yarışı için bkz. Yücel Bulut, “Hindistan’da İngiliz Sömürgeciliği, Oryantalizm ve William Jones”, http://www.journals.istanbul.edu.tr/iusosyoloji/article/viewFile/1019013298/1019012514, Erişim: 17.03.2015, s. 71-106.46228003035305572125000Hindistan147-71945553975-71945550800haklarının elde edilmesi için İngilizlerin yanında savaşa giren Hintliler savaş sonrasında haklarını elde edememeleri neticesinde, Gandhi öncülüğünde bağımsızlık yanlısı sivil itaatsizlik eylemi gerçekleştirmiş; İngiliz askerlerinin halka ateş açması ise bağımsızlık hareketini güçlendirmiştir.11İngiltere’nin bölgedeki gerginliği tırmandırmak istememesinin sonucuverilen taviz olarak nitelendirilen ve 1919 Hindistan Hükümet Yasası’nı (Government of India Act) şekillendiren Montagu-Chelmsfor Reformları1918’de kabul edilmiştir. Hindistan’da iki kamaralı bir parlamentonun kurulmasının önünü açan Hindistan Hükümeti Yasası, sınırlı sayıda ve de zengin Hintlilere oy hakkı tanırken, Hintlilere yönetimi Britanya’nın elinden alma olanağı tanımamıştır. Mevcut siyasi gelişmelerden memnun kalmayan halkın gösterileri ise kanlı bir şekilde bastırılmıştır.12Bağımsızlık mücadelesinin sivil itaatsizlik eylemleri ile gerçekleştirilmesini savunan Gandhi bu eylemler neticesinde 1931 yılında İngilizler ile bir anlaşma yapmıştır. Buna göre, barış eylemlerine katılanlar serbest kalmış ve Gandhi İngiliz Parlamentosu’na davet edilmiştir. Hindistan’ın bağımsızlığına yönelik parlamentoda olumlu bir tavır göremeyen Gandhi, ülkesinin bağımsızlığı için açlık grevi vb. eylem türleriyle pasif direnişine devam etmiştir. Gandhi’nin ölmesi durumunda ülkede iç savaşın çıkacağından korkan İngilizler her seferinde geri adım atmışlardır. İkinci Dünya Savaşı sonrası Hindistan’a bağımsızlığın verilmesi konusundaki olumlu gelişmeler, ülkede Hindu ve Müslüman toplumlar arasında gerginlikleri arttırmıştır. Gandhi’nin son açlık grevi nedeniyle çatışmalar dinse de, Gandhi’nin Birleşik Hindistan fikri sonuçsuz kalmış; ülke kurulma aşamasında Hindistan ve Pakistan olarak ikiye ayrılmıştır. Pakistan ile birleşme konusunda Müslüman lider Muhammed Ali Cinnah ile yaptığı görüşmeler onu Hindu milliyetçilerin hedefi haline getirmiş ve Gandhi 1948 yılında suikast sonucu öldürülmüştür.13Gandhi’nin ölümü sonrasında bağımsızlık mücadelesinin yürütüldüğü merkez olan Kongre Hareketinin başına Jawaharlal Nehru geçmiştir. 1947 yılında Hindistan’ın ilk başbakanı seçilen Nehru ölümüne (1964) kadar bu görevine devam etmiştir. Nehru, iktidarda kaldığı sürece laik ve0106045Örmeci, “Siyasal Sistem: Hindistan”, s. 4.H. Bayram Soy, “Satılık İmparatorluk: Britanya İmparatorluğunun Tasfiyesi”, Kırıkkale ÜniversitesiSosyal Bilimler Dergisi, Cilt: 4, Sayı: 2 (Temmuz 2014), s. 21-22.Örmeci, “Siyasal Sistem: Hindistan”, s. 4.55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532541910demokratik bir parlamenter yönetim sistemini oluşturmaya çalışmıştır. Soğuk Savaş döneminde Bağlantısızlar Hareketinin lideri olan Nehru, dış politikada her iki blokla da dostane ilişkilerini devam ettirmiştir. Ölümünden sonra Lal Bahadır Shastri’nin kısa süreli başbakanlığının ardından, Ocak 1966’da Kongre Partisinin Başkanı olan Nehru’nun kızı İndira Gandhi başbakan olmuştur. Kongre Partisi’nin 1977 yılında seçimleri kaybetmesinin ardından İndira Gandhi’nin tekrar iktidara gelmesi 1980 yılında gerçekleşmiştir. Gandhi’nin ikinci döneminde de ülkede devam eden istikrarsızlıklar etnik ve dini gruplar arasındaki çatışmalar, Pencap ve Keşmir bölgelerindeki karışıklıklar yönetime karşı hoşnutsuzluklara sebep olmuştur. Babasına göre daha sert politikalar izleyen ve Sih korumasının suikastı sonucu (1984) öldürülen İndira Gandhi’nin ardından yapılan seçimler sonucu oğlu Rajiv Gandhi başbakan olmuştur. 1989 yılında seçimleri kaybeden Rajiv Gandhi istifa etmiştir; ancak 1991 yılında suikast sonucu hayatını kaybetmiştir.14Hindistan’da 1984’ten günümüze hiçbir siyasi parti parlamentoda çoğunluğu sağlayarak tek başına hükümet kurma şansını elde edememiştir. Son seçimde Kongre Partisinin liderliğinde ortanın solunda yer alan Birleşik İlerleme İttifakı ile Baharatiya Janata’nın (BJP) öncülüğünü yaptığı sağ koalisyon Ulusal Demokratik İttifak arasında seçim yarışı gerçekleşmiştir.15 814 milyon kayıtlı seçmene sahip ülkede 7 Nisan-12 Mayıs 2014 tarihleri arasında yapılan parlamento seçimleri sonrasında devlet partisi olarak da nitelendirilen ve 60 yılı aşkın süre boyunca ülkeyi yöneten Kongre Partisi iktidarı, sağ-muhafazakâr parti BJP’ye devretmiştir. BJP, parlamentodaki üye sayısını 116’dan 282’ye çıkarmıştır. Ulusal Demokratik İttifakın Halk Meclisi’ndeki üye sayısı 330’dur. BJP lideri Narendra Modi, Lok Jan Shakti, Shiromani Akali Dal (SAD), Shivsena, Telugu Desam (TDP) ve Rashtriya Lok Samata Partisinin (RLSP)’nin de yer aldığı koalisyon hükümetini kurmuştur. 35 partinin temsil edildiği Halk Meclisinde, Sonia Gandhi’nin liderliğindeki Hindistan Kongre Partisinin üye sayısı 206’dan 44’e düşmüştür.16 Diğer24130131445Azmi Özcan, “Hindistan”, TDV İslam Ansiklopedisi, Cilt 18, 1998, s. 81; Örmeci, “Siyasal Sistem: Hin-distan”, s. 4.Altay Atlı, “Asya’da Seçim Günleri”, http://www.usakanalist.com/detail.php?id=8155, Erişim: 10.3.2015.“India Lok Sabha (House of the People)”, IPU İnternet Sitesi, http://www.ipu.org/parline-e/ reports/2145_E.htm , Erişim: 06.03. 2015.Hindistan Cumhurbaşkanı Pranab Mukherjee46228003035305572125000Hindistan149-71945553340-71945553975taraftan 21 Ocak 2014 ve 28 Kasım 2014’te üyelerinin üçte birinin seçimi gerçekleştirilen Eyaletler Konseyi seçim sonucuna göre, Kongre Partisi 68 üye sayısı ile birinci sıradaki partidir. Eyaletler Konseyinde muhalefet partileri çoğunluktadır.17ANAYASAL ORGANLARYürütme OrganıHindistan’da yürütme organı, parlamenter sistemle yönetilen ülkelerde olduğu gibi iki başlıdır. Yürütmenin bir tarafında anayasada devletin başı olarak nitelendirilen cumhurbaşkanı; diğer tarafında yürütmenin icrai kanadı olan başbakan ve bakanlar kurulu vardır. Başbakan ve bakanlar kurulu, parlamentonun seçilmiş kanadı olan Halk Meclisine karşı sorumludur.4.1.1. CumhurbaşkanıAnayasaya göre yürütme yetkisi cumhurbaşkanındadır ve cumhurbaş-kanı bu yetkisini doğrudan ya da emri altındaki memurları aracılığı ile kulla-nır (Any. m. 53/1). Anayasada ayrıca cumhurbaşkanına yürütme yetkisini kullanırken başbakan ve bakanlar kurulunun yardımcı olduğu ve cum-hurbaşkanının bu tavsiyelere göre ha-reket ettiği belirtilmiştir (Any. m. 74). Hindistan Anayasasının 77’nci mad-2249170-1943735desinde başbakan ve bakanlar kurulunun yürütme faaliyetlerini cumhur-başkanı adına gerçekleştirdiği ifade edilmektedir. Dolayısıyla yürütmenin en üst amiri cumhurbaşkanıdır. Ancak, Anayasanın 74’üncü maddesi cum-hurbaşkanın katılmadığı öneri ve tavsiyelere ilişkin, hükümetin yürütme-deki yerini güçlendirecek bir zorunluluğu hükme bağlamıştır. Söz konusu maddeye göre bu durumda cumhurbaşkanı bakanlar kurulunun tavsiye-sine uymak zorundadır.0185420“Strengthwise Party Position in The Rajya Sabha”, Hindistan Eyaletler Konseyi (Rajya Sabha) İnter-net Sitesi, http://164.100.47.5/NewMembers/partystrength.aspx, Erişim: 06.04.2015.55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085Devletin birliğini temsil eden cumhurbaşkanı Halk Meclisinde çoğunluğa sahip olan parti liderini başbakan olarak atar. Cumhurbaşkanı atamış olduğu başbakanı görevden alabilir. Ancak, bu yetki Anayasa tarafından oldukça sınırlandırılmış bir yetkidir. Cumhurbaşkanı seçimler sonrasında Mecliste çoğunluk sağlayan bir parti yoksa koalisyon hükümeti kurulmasını sağlar.18 Cumhurbaşkanının seçimi ve idari yetkileri genel olarak Anayasanın 52 ila 62’nci maddeleri arasında sıralanmıştır.Cumhurbaşkanının SeçimiCumhurbaşkanı, her iki Meclisin ve eyaletlerin yasama organınınseçilmiş üyeleri ile Delhi Başkent Bölgesi ve Punducherry Birlik Bölgesinden oluşan Seçim Heyeti/Seçmenler Kurulu (Electoral College)tarafından seçilir (Any. m. 54). Cumhurbaşkanı seçimi gizli oy ile yapılır (Any. m. 55/3). Cumhurbaşkanının görev süresi beş yıldır ve yeniden seçilebilir (Any. m. 56, 57).35 yaşını doldurmuş, Halk Meclisine seçilme şartları taşıyan Hindistan vatandaşları cumhurbaşkanı seçilebilir (Any. m. 58). Parlamento üyelerinin cumhurbaşkanı seçilmesi durumunda cumhurbaşkanlığı görevine başladığı tarihte parlamentodaki sandalyesi boşalmış sayılır (Any. m. 59). Cumhurbaşkanı Hindistan Yüksek Mahkemesi Başkanı huzurunda ya da onun gıyabında Yüksek Mahkemenin en kıdemli hâkimi huzurunda yemin ederek göreve başlar (Any. m. 60).Cumhurbaşkanının Görev ve YetkileriAnayasa’ya göre yürütme yetkisi cumhurbaşkanına aittir. Cumhurbaşkanının yasama, yürütme ve yargıya ilişkin yetkileri mevcuttur. Anayasanın 53’üncü maddesinde, Hindistan Silahlı Kuvvetlerinin Başkomutanı olarak nitelendirilen cumhurbaşkanının yürütmeye ilişkin en önemli yetkisi başbakanı ve bakanları atamaktır (Any. m. 75). Cumhurbaşkanının ayrıca af çıkarma, cezaları erteleme, süre tanıma ve cezaları bağışlama ya da herhangi bir suçtan hüküm giyen bir kişinin mahkûmiyetini askıya alma, hafifletme veya değiştirme yetkisi vardır (Any. m. 72). Cumhurbaşkanının yargıya ilişkin diğer bir yetkisi Yüksek Mahkeme hâkimlerini atamaktır (Any. m. 124/3).2413041910Yaşar Gürbüz, Karşılaştırmalı Politik Sistemler (İstanbul: Filiz Kitapevi, 2007), s. 220.46228003035305572125000Hindistan151-72644053340-72326553340Eyalet valilerini (Any. m. 155) ve Hindistan Başsavcısını atama (Any. m. 76) yetkisi de olan cumhurbaşkanının yasamaya ilişkin geniş yetkileri vardır. Cumhurbaşkanı, Meclisin her iki kanadını gerekli gördüğü durumlarda toplantıya çağırabilir ya da her iki meclisi tatil edebilir. Ancak, son oturum ile bir sonraki dönem için belirlenen tarih arasındaki süre altı ayı geçemez. Ayrıca Halk Meclisini feshetme yetkisi de vardır (Any. m. 85). Cumhurbaşkanı gerekli gördüğü durumlarda ya da parlamentoda görüşülmekte olan bir kanun önerisine ilişkin her iki Mecliste konuşma yapabilir ve bu amaçla üyelerin katılımını isteyebilir. (Any. m. 86). Cumhurbaşkanı yasama yılı açılışlarında ve genel seçim sonrası Meclisin ilk toplantı gününde her iki meclise birlikte hitap eder (Any. m. 87).Cumhurbaşkanının diğer önemli yetkisi parlamentonun kabul ettiği kanunları onaylamaktır. Cumhurbaşkanının onaylamadığı kanunlar yürürlüğe giremez. Cumhurbaşkanı bütçe kanun önerisi haricindeki diğer kanun önerilerini tekrar görüşülmek üzere geri gönderebilir. Cumhurbaşkanının geri gönderdiği kanun önerileri tekrar kabul edilirse, cumhurbaşkanı bu önerileri onaylamak zorundadır (Any. m.111).Cumhurbaşkanlığı Binası-7232653302055765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085Cumhurbaşkanının Kararname Çıkarma YetkisiCumhurbaşkanı her iki Meclisin tatilde olduğu ya da ara verdiği dönemlerde, acil müdahalede bulunulması gereken durumlarda kararname çıkarabilir. Kanun gücünde olan bu kararnamelerin, Meclisin yeniden toplanmasının ardından altı hafta içerisinde yasama organı tarafından onaylanması gerekmektedir. Kararnameler, her iki Meclis tarafından yürürlükten kaldırılmasına dair kararın çıkması ile son bulur veya cumhurbaşkanı tarafından herhangi bir tarihte geri çekilebilir (Any. m. 123).Cumhurbaşkanının SorumluluğuCumhurbaşkanı anayasayı ihlal sebebiyle suçlandırma (impeachment) yoluyla görevden alınabilir. Suçlandırma işlemi her iki Mecliste başlatılabilir; ancak Meclisin en az dörtte bir üyesi tarafından teklif edilmesi ve Meclis üye sayısının üçte ikisi tarafından kabul edilmesi gerekir. Yürütülen soruşturmada Meclis üye sayısının en az üçte iki oyu ile cumhurbaşkanı aleyhine işleme konan suçlamanın kabul edildiğine dair karar kabul edilirse, cumhurbaşkanı kararın kabul edildiği tarihten itibaren görevinden alınır (Any. m. 61).Cumhurbaşkanına VekaletÖlüm, istifa ve görevden alınma sebepleriyle cumhurbaşkanlığı makamında boşalma olması durumunda mümkün olan en kısa zamanda ve her halükarda altı ayı geçmemek üzere seçim gerçekleştirilir (Any. m. 62). Söz konusu seçim gerçekleştirilene kadar cumhurbaşkanı yardımcısı cumhurbaşkanlığı görevini devralır. Cumhurbaşkanı yardımcısı bu dönemde cumhurbaşkanının sahip olduğu tüm yetki ve dokunulmazlıklara sahiptir (Any. m. 65).Hindistan’da cumhurbaşkanı yardımcısı resen Eyaletler Konseyi başkanıdır ve başka kazanç getirici bir görevde bulunamaz ( Any. m. 64). Cumhurbaşkanı yardımcısı her iki Meclisin üyelerinden oluşan seçim heyeti tarafından seçilir. 35 yaşını doldurmuş, Halk Meclisi üyesi seçilme şartlarını taşıyan Hindistan vatandaşları cumhurbaşkanı yardımcılığı için aday olabilir (Any. m. 66). Görev süresi beş yıldır (Any. m. 67) ve göreve gelmeden önce cumhurbaşkanı ve onun görevlendireceği kişi önünde yemin eder (Any. m. 69).46228003035305572125000Hindistan153-72263053340-71945553340Tablo 1. Hindistan Cumhurbaşkanları ve Görevde Kaldıkları Süreler19CumhurbaşkanlarıGörev SüresiCumhurbaşkanlarıGörev SüresiPranab Mukherjee25 Temmuz 2012-Pratibha Devisingh25 Temmuz 2007-Patil25 Temmuz 2012A.P.J. Abdul Kalam25 Temmuz 2002-K. R. Narayanan25 Temmuz 1997-25 Temmuz 200725 Temmuz 2002Shankar Dayal Sharma25 Temmuz 1992-R. Venkataraman25 Temmuz 1987-25 Temmuz 199725 Temmuz 1992Giani Zail Singh25 Temmuz 1982-Neelam Sanjiva25 Temmuz 1977-25 Temmuz 1987Reddy25 Temmuz 1982Fakhruddin Ali24 Ağustos 1974-Varahagiri Venkata3 Mayıs 1969-Ahmed11 Şubat 1977Giri24 Ağustos 1974Zakir Husain13 Mayıs 1967-Sarvepalli13 Mayıs 1962-3 Mayıs 1969Radhakrishnan13 Mayıs 1967Rajendra Prasad26 Ocak 1950-13 Mayıs 19624.1.2. Başbakan ve Bakanlar KuruluAnayasaya göre cumhurbaşkanı, başbakanı ve başbakanın önerisi üzerine bakanları atar. Bakanların görevde kalacağı süre cumhurbaşkanının takdirine bağlıdır ve bakanlar, Halk Meclisine karşı bütünüyle sorumludur. Başbakan dahil bakanların sayısı, Halk Meclisinin toplam üye sayısının yüzde on beşinden fazla olamaz (Any. m. 75). Bakanlar parlamentonun iki kanadından birine üye olmak zorundadır. Anayasa’da aralıksız altı ay süreyle parlamentonun herhangi bir kanadına üye olamayan bakanın görevinin bu sürenin dolmasıyla sona ereceği belirtilmiştir (Any. m. 75/5). Cumhurbaşkanı bu durumda bakanları Eyaletler Konseyine atayarak sorunu çözmektedir.Hindistan hükümeti, yürütme faaliyetlerini cumhurbaşkanı adına gerçekleştirmektedir (Any. m. 77). Anayasada başbakanın görevleri arasında, bakanlar kurulunun idari ve yasamaya ilişkin konularda cumhurbaşkanını bilgilendirmesi de sayılmıştır (Any. m. 78).096520“Former Presidents”, Hindistan Cumhurbaşkanlığı İnternet Sitesi, http://presidentofindia.nic.in/ former-presidents.htm, Erişim: 06.05.2015.55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532541910Hindistan Hükümet Binası4.1.3. Güvensizlik OyuParlamenter demokrasinin temel prensiplerinden biri hükümetin seçilmiş parlamentoya karşı kolektif olarak sorumlu olmasıdır. Hükümet iktidarda kalabilmek için siyaseten sorumlu olduğu parlamentonun desteğini sağlamak zorundadır.Parlamenter sistemlerde olduğu gibi Hindistan hükümet sisteminde parlamento ve hükümet arasındaki denetim araçlarından biri güvenoyudur. Halk Meclisine karşı kolektif olarak sorumlu olan bakanlar kurulu güvenoyu alamazsa, istifa eder (Any. m. 75/3). Güvensizlik oylaması sadece Halk Meclisinde yapılır, Eyaletler Konseyi üyeleri oylamaya katılamaz.20 Güvensizlik oylamasının Genel Kurulda görüşülebilmesi için en az 50 milletvekilli tarafından teklif edilmesi gerekir.21 Hükümetin düşürülebilmesi için, güvensizlik önergesinin Halk Meclisinin üye sayısının çoğunluğu tarafından kabul edilmesi gerekir.222413067310Örneğin Hindistan başbakanlarından H. D. Deve Gowda, I. K. Gujral ve Manmohan Singh Eyaletler Konseyi üyeleri idiler ancak güven oylamaları anayasada belirtildiği üzere Halk Meclisinde yapılmış-tır. E. Sridharan, “Coalition Politics in India: Types, Duration, Theory and Comparison”, ISAS Working Paper, 23 Eylül 2008, s. 2, 20.“Rules of Procedure and Conduct of Business in Lok Sabha”, Halk Meclisi (Lok Sabha) İnternet Sitesi, http://164.100.47.132/LssNew/rules/rules.aspx, Erişim: 20.03.2015, s. 73.“Motion of Confidence and No-Confidence in the Council of Ministers”, Halk Meclisi (Lok Sabha) İnternet Sitesi, http://164.100.47.134/intranet/pract&proc/chapter-XXVIII.pdf,Erişim: 20.03.2015.46228003035305572125000Hindistan155-72644053340-723265533404.2. Yasama OrganıHindistan’da yasama organı, ülke genelinde genel oy ile seçilmiş üyelerden oluşan Halk Meclisi (Lok Sabha) ve eyaletlerin belirlediği üyelerden oluşan Eyaletler Konseyi (Rajya Sabha) olmak üzere iki meclisli (bikameral) bir parlamento sisteminden oluşmaktadır. Yasama organının iki meclisli olması bağımsızlık öncesinde de öngörülmüş bir düzenlemedir. İki meclisli bir parlamentonun seçilmesinin en önemli sebebi, ülkenin etnik, dini ve kültürel çeşitliliğe sahip olması ve federal sistemin benimsenmiş olmasıdır.Parlamento üyesi olabilmek için, Hindistan vatandaşı olmak ve başka bir ülkeye karşı bağlılık yemini etmemiş olmak; kazanç getirici bir görevde bulunmamak ve kısıtlı olmamak şartları aranır (Any. m. 84, 102). Parlamento üyesi olabilmek için aranan yaş şartı iki Mecliste farklılık göstermektedir. Anayasada Eyaletler Konseyine üye olabilmek için 30; Halk Meclisine üye olabilmek için 25 yaşından büyük olma şartı getirilmiştir (Any. m. 84/2). Meclis üyeleri Genel Kurulda ya da görev aldıkları komisyonlarda söyledikleri sözlerden ve kullandıkları oylardan sorumlu değildir (Any. m. 105/2).Hindistan Parlamentosu-7232651079555765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-695325450854.2.1. Eyaletler Konseyi (Rajya Sabha)Eyaletler Konseyi, Hindistan’a bağlı eyaletler ve özerk bölgelerin temsilinin sağlanması amacıyla kurulmuştur. Temel görevleri, yasaların ve anayasa değişiklikleriyle ilgili yasaların yapılmasını sağlamak, kanun tekliflerini görüşüp kabul ederek onay için cumhurbaşkanına sunmak, devletin temel görevlerinin yerine getirilmesini gözetlemek ve bölgesel farklılıkları gidermektir.23Anayasanın 80’inci maddesine göre, Eyaletler Konseyinin üye sayısı 250’yi geçemez. 12 üyesi cumhurbaşkanı tarafından aday gösterilir. Eyaletler Konseyinde eyaletlerin ve Birlik Topraklarının nüfusları oranında temsili sağlanır. Bununla birlikte her eyalet, en az bir üyesi ileKonsey’de temsil edilir. Eyaletler Konseyi üyeleri, eyaletlerin yasama organı üyeleri tarafından tek devredilebilir oy yöntemi (single transferablevote) ve nispi temsil ile seçilir.24 Seçimleri altı yılda bir yapılan Eyaletler Konseyi feshedilemez ancak Konsey üyelerinin üçte birinin her iki yılın sonunda görevi sona erer (Any. m. 83). Eyaletler Konseyinde, Eyaletler ve Birlik Toprakları için ayrılan sandalye sayısı Anayasa’nın Dördüncü Listesinde sıralanmıştır. Fakat bu sandalye dağılımı eyaletlerin nüfusları temel alınarak güncellenmektedir.25Eyaletler Konseyinin başkanı cumhurbaşkanı yardımcısıdır (Any. m.89). Eyaletler Konseyinin şu anda 245 üyesi vardır. 233 üyesi eyaletleri,12 üyesi Birlik Topraklarını temsil etmektedir.264.2.2. Halk Meclisi (Lok Sabha)En çok 552 üyeden oluşan Halk Meclisinin 530 üyesi yerel seçim bölgelerinden; 20 üyesi Delhi ve Diu gibi özerk statülü bölgelerden seçilmektedir. İki üyesi ise Hindistan dışında yaşayan vatandaşları temsilen cumhurbaşkanı tarafından atanmaktadır.27 Anayasanın 81’inci maddesine göre, Halk Meclisi seçimleri doğrudan seçim yoluyla24130144145Alim Şimşek, “Soğuk Savaştan Günümüze Yükselen Hindistan ve Dış Politikası” (Yayınlanmamış Yük-sek Lisans Tezi, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Çanakkale, 2011), s. 76.“Our Parliament”, Halk Meclisi (Lok Sabha) İnternet Sitesi, http://164.100.47.132/LssNew/our%20 parliament/Our%20Parliament.pdf, Erişim: 10.04.2015, s. 1.“Council of States (Rajya Sabha)”, Eyaletler Konseyi (Rajya Sabha) İnternet Sitesi, http://rajyasabha. nic.in/rsnew/council_state/council_state.asp, Erişim: 10.04.2015.“Our Parliament”, s.1-2.“Lok Sabha House of People”, Halk Meclisi (Lok Sabha) İnternet Sitesi, http://loksabha.nic.in/, Erişim: 10.04.2015; “Our Parliament”, s. 3.46228003035305572125000Hindistan157-72263053340-71945553340yapılmakta; eyaletlerin Halk Meclisindeki temsili, nüfusları oranında gerçekleşmektedir. Her nüfus sayımının ardından eyaletlerin Halk Meclisindeki sandalye sayısı yeniden belirlenmektedir (Any. m. 82). Meclisin görev süresi erken seçim (fesih) olmadığı sürece beş yıldır; ancak, acil durum ilan edildiği takdirde bu süre bir yıla kadar uzatılabilmektedir.28013335Halk Meclisi Genel Kurul SalonuHükümetin denetim ve gözetim görevi Halk Meclisine aittir. Bu yüzden güven ve güvensizlik oylamaları ile bütçe kanun tasarılarının kabulü Halk Meclisinde yapılmaktadır. Aynı şekilde bakanlıklara verilecek ödenekler de Halk Meclisinde oylanmaktadır.29 Halk Meclisi başkanını üyeler belirlemektedir (Any. m. 93).4.2.3. Kanun Yapım SüreciHindistan parlamentosunda kanun yapım süreci milletvekilleri veya hükümetin vermiş olduğu kanun önerisi ile başlar. Kanun önerilerinidört şekilde sınıflandırmak mümkündür. Bakanlar tarafından verilen kanun önerileri (Government Bills); milletvekilleri tarafından verilen kanun önerileri (Private Member’s Bill); bütçe ve mali konular ile ilgili093345“Our Parliament”, s. 3.“The Two Houses: Powers and Relationship”, Eyaletler Konseyi (Rajya Sabha) İnternet Sitesi,http://rajyasabha.nic.in/rsnew/two_house_parliament.pdf, Erişim: 06.04.2015, s. 22.55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085kanun önerileri ve anayasa değişikliğine ilişkin kanun önerileri.30 Gelirler, harcamalar ve finansal konularla ilgili kanun önerileri Halk Meclisine sunulur; diğer konulardaki öneriler her iki Meclise de yapılabilir. Kanun önerilerinin Genel Kurula sunulabilmesi için ilk olarak Genel Kuruldaokunarak oylamasının yapılması gerekir.31 Kanun önerileri her iki Mecliste de birinci okuma (first reading), ikinci okuma (second reading) ve üçüncü okuma (third reading) olmak üzere aynı süreci takip etmek zorundadır veher iki Meclisten geçmek ve kanunlaşması için cumhurbaşkanının imzası olmak zorundadır.32İlk okuma olarak adlandırılan bu süreçte eğer önerge reddedilmişse, Meclis Başkanı kanun önerisine karşı çıkan milletvekilinin ve kanun önerisi sahibinin kısa bir açıklama yapmasına izin verebilir. Görüşülmesine karar verilen tasarı ve teklifler Meclis Başkanlığı tarafından ilgili daimi komisyona havale edilir.33Kanun önerilerinin ele alındığı ikinci okuma, iki aşamadan oluş-maktadır. İlk aşamada kanun önerisi ilgili komisyon ya da ortak komisyonda, Genel Kurulda ele alındığı şekilde, madde madde görüşülüp komisyon üyeleri tarafından oylanır. Komisyon aşamasında, komisyon üyeleri değişiklik önergeleri verebilir. Ayrıca Komisyon aşamasında kanun önerisi hakkında kamuoyunun ve ilgili uzmanların görüşü alınabilir. İkinci okumanın ikinci aşaması kanun önerisinin Genel Kurulda, komisyonda hazırlanan rapora göre madde madde ele alındığı aşamadır. Genel Kurulda kanun önerisi hakkında verilen değişiklik önergelerinin kabul edilmesi için üyelerin çoğunluğunun kabul etmesi gerekir.34Üçüncü okuma, tartışılan ve kabul edilen metinlerin Genel Kurulda oylandığı aşamadır. Bu aşamada tartışmalar ve değişiklik teklifleri çok sınırlıdır. Kanun önerisinin kabulü için basit çoğunluk yeterlidir. Kanun önerisi Parlamentonun bir kanadında kabul edildikten sonra diğer kana-dına gönderilir.35 Her iki Mecliste de kabul edilen kanun önerileri cum-hurbaşkanına onay için sunulur. Eğer bir Meclis tarafından kabul edilen24130128905“Legislative Procedure in Rajya Sabha”, Eyaletler Konseyi (Rajya Sabha) İnternet Sitesi, http://rajyasabha.nic.in/rsnew/practice_procedure/legislative_procedure.pdf, Erişim: 10.04.2015, s. 2.“How a Bill Becomes an Act?”, Halk Meclisi (Lok Sabha) İnternet Sitesi, http://164.100.47.132/ LssNew/our%20parliament/How%20a%20bill%20become%20an%20act.pdf,Erişim: 10.04.2015.“The Two Houses: Powers and Relationship”, s. 22.“How a Bill Becomes an Act?”; “Legislative Procedure in Rajya Sabha”, s. 3.“How a Bill Becomes an Act?”; “Legislative Procedure in Rajya Sabha”, s. 4-6.“Legislative Procedure in Rajya Sabha”, s. 7.46228003035305572125000Hindistan159-72263053340-71945553340kanun önerileri diğer Meclis tarafından reddedilmişse ya da diğer Meclisin yaptığı değişiklikler konusunda anlaşma sağlanamamışsa cumhurbaşkanı kanun önerisinin görüşülmesi için her iki Meclisi ortak oturuma davet eder. Her iki Meclisin üye tam sayının çoğunluğu tarafından kabul edildiğinde ka-nun önerisi, parlamentodan geçmiş sayılır (Any. m. 108).Bütçe kanun önerisinin görüşülme ve kabul edilme usulleri diğer kanun önerilerinden farklıdır. İlk olarak bütçe kanun önerileri sadece Halk Meclisine sunulur. Kabul edilen kanun önerisi daha sonra Eyaletler Konseyine gönderilir. Ancak Eyaletler Konseyi bütçe kanun önerisi hakkında değişiklik önergesi veremez; değişikliğe ilişkin tavsiyede bulunabilir. Bu durumda tasarıyı 14 gün içerisinde Halk Meclisine gönderir. Halk Meclisi Eyaletler Konseyinin tavsiyesine göre değişiklik yaparsa, her iki meclis tarafından kabul edilmiş sayılır ve cumhurbaşkanına onay için sunulur (Any. m. 109).Cumhurbaşkanı kanun önerisini onaylar ya da bütçe kanun önerisi dışındaki kanun önerilerini tekrar görüşülmek üzere, tavsiyelerini de belirttiği mesaj ile geri gönderir. Cumhurbaşkanının geri gönderdiği kanun önerisi ya aynen kabul edilir ya da cumhurbaşkanının tavsiyeleri üzerine değişiklikler yapılarak kabul edilir. Her iki Meclis tarafından kabul edilen kanun önerilerini cumhurbaşkanı onaylamak zorundadır (Any. m. 111).Hindistan parlamentosunda bir yasama yılı üç dönemden oluşmaktadır: Bütçe dönemi (Şubat-Mayıs); Muson dönemi (Temmuz-Ağustos); Kış dönemi (Kasım-Aralık).36 Parlamentonun her iki kanadının, aksine hüküm yoksa toplantı yeter sayısı meclis üye tamsayısının onda biridir (Any. m. 100/4). Ayrıca Genel Kurul oturumları hafta sonları hariç, günde iki kez gerçekleşir. Meclis başkanının oturum saatlerini değiştirme yetkisi vardır.37 Oturumların ilk saati milletvekillerinin bakanlara yönelttiklerihükümetin ulusal ve uluslararası politikaları ile ilgili yazılı ve sözlü sorulara ayrılır ve Soru Saati (Question Hour) olarak adlandırılır. Sorusaatinden sonra gerçekleşen oturumda, milletvekillerinden, hükümetten ya da Parlamentonun diğer kanadından gelen işler görüşülür.38039370“Our Parliament”, s. 5.“Handbook For Members of Rajya Sabha”, Eyaletler Konseyi (Rajya Sabha) İnternet Sitesi, http://rajyasabha.nic.in/rsnew/handbook/chapter-1.pdf, Erişim: 10.04.2015, s. 7; “Rules of Procedures and Conduct of Business in the Council of States (Rajya Sabha)”, Eyaletler Konseyi (Rajya Sabha) İnternet Sitesi, http://rajyasabha.nic.in/rsnew/rs_rule/rules_pro.pdf, Erişim: 10.04.2015.“Rules of Procedures and Conduct of Business in the Council of States (Rajya Sabha)”; “Rules of Procedure and Conduct of Business in Lok Sabha”.55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085Yasama sürecinde komisyonlar büyük bir öneme sahiptir. Komisyon aşamasında kanun önerisi muhafaza edilir, değişir ya da geri çekilir. Ayrıca hükümet politikasının denetimi sağlanır. Hindistan parlamentosunda sürekli, geçici ve yol gösterici emsal teşkil eden ad-hoc niteliğinde olmaküzere üç tip komisyon vardır. Bunların dışında Halk Meclisinde halkın katılımını da sağlamak amacıyla İşbirliği Komitesi (Fellowship Committee)kurulabilmektedir.39Anayasanın 120’nci maddesine göre parlamentoda kullanılacak dil İngilizce ve Hintçedir. Ancak Eyalet Konseyi başkanı ya da Halk Meclisi başkanı kendisini bu dillerde yeterli derecede ifade edemeyen milletvekillerinin ana dillerinde hitap etmelerine izin verebilir.4.2.4. Parlamenter DenetimYürütme üzerindeki parlamenter denetim üç şekilde gerçekleşmektedir. Bunlardan ilki; milletvekillerinin bakanlara yönelttikleri ve hükümetin politikasına ilişkin bilgi almaya yönelik denetim aracı sorudur. Genelliklebirleşimin ilk saati hükümete yöneltilecek sorulara ayrılır ve soru saati (question hour) olarak adlandırılır. Üç çeşit soru şekli vardır: Güncel acil konulara ilişkin olan ve Yıldızlı Sorular (Starred Question) olarak adlandırılan soru tipinde hükümet sözlü olarak cevap verir. Yıldızsız Sorular (Unstarred Question) olarak adlandırılan ve Genel Kurula sunulan yazılısorular hükümet tarafından yazılı olarak cevaplandırılır. Soru saatindensonra gerçekleşen ve kamusal önemi haiz konulara ilişkin kısa süreli soru-cevap şeklinde gerçekleştirilen soru çeşidi Kısa Süreli Sorular (Short notice question) olarak adlandırılmaktadır. İkinci yol soru saatini takip eden saatte,milletvekillerinin acil konulara ilişkin görüşme talep etmesidir. Sıfır Saat (Zero Hour) olarak adlandırılan bu yolla genellikle hükümet kuruluşlarının hazırlamış oldukları raporlar üzerine görüşme açılır.40İkinci yol, görüşmeler (debates) ve önergeler (motions) aracılığı ile yapılan denetimdir. Kamusal önemi haiz konularda milletvekillerinin2413092075Şimşek, “Soğuk Savaştan Günümüze Yükselen Hindistan ve Dış Politikası”, s. 76.“Rules of Procedures and Conduct of Business in the Council of States (Rajya Sabha)”; “Rules of Procedure and Conduct of Business in Lok Sabha”. Parlamenter denetime ilişkin istatistikibilgilerin de yer aldığı çalışma için bkz. Joyita Ghose, “Parliamentary Oversight of the Executive”, PRS Legislative Research İnternet Sitesi, 2 Aralık 2014, http://www.prsindia.org/administrator/ uploads/general/1417667860~~Parliamentary%20Oversight%20of%20the%20Executive.pdf,Erişim: 10.04.2015, s. 1; Subhash C. Kashyap, “Executive-Legislature Interface in the Indian Polity”, The Journal of Legislative Studies, Cilt 10, Sayı 2 (2004), s. 284-285.46228003035305572125000Hindistan161-72263053340-71945553340bakanlardan bilgi alması amacıyla gerçekleşen denetim yoludur ve görüşmeler sonrasında oylama yapılmamaktadır. Önergeleringörüşmelerden farkı ise, sonrasında Genel Kurulda oylama yapılmasıdır. Ara verme önergesi (adjournment motion) ve güvensizlik önergesi (no confidence motion) yalnızca Halk Meclisinde verilebilir. Bir milletvekilitarafından da verilebilen güvensizlik önergesinin Genel Kurulda görüşülebilmesi için 50 milletvekili tarafından desteklenmesi gereklidir. Görüşmeler sonrasında yapılan oylamada güvensizlik önergesi kabul edilirse, hükümet istifa etmek zorundadır. Güvensizlik önergesi, bakanlar kurulunun tamamı için verilebilir. Ara verme önergesi ise hükümetin politikasına ilişkin parlamentonun her iki kanadı arasında bir görüş ayrılığı varsa verilir. Bu önergenin kabul edilmesi durumunda hükümetin istifa etmesine gerek yoktur.41Parlamentoda yürütmenin gözetim ve denetimi komisyonlar aracılığı ile de yapılmaktadır. Bakanlıkların bütçelerinin ve hükümetin politikalarının incelendiği ve görüşüldüğü komisyonlar, ayrıca vatandaş ile parlamento arasında bağın kurulduğu bir alandır. Uzmanlık alanlarına göre sınıflandırılmış daimi komisyonlar aracılığıyla milletvekilleri, ilgili bakanlıklar ve bakanlıkların bütçeleri hakkında detaylı bilgi alabilmekte ve bu yolla denetimi gerçekleştirmektedir. Mali komisyonlar ve dilekçe komisyonları da hükümet harcamalarının denetlendiği ve bilgi edinmenin sağlanabildiği komisyonlardır.424.2.5. Anayasa DeğişikliğiAnayasanın 368’inci maddesine göre, Anayasada değişiklik yapılabilmesi için parlamentoda kanun teklifinin bu amaç doğrultusunda sunulması gerekir. Buna göre, Anayasa değişiklikleri özel bir prosedür izlenen ve üye tam sayısının üçte iki çoğunluğunun kararını gerektiren yasamaprosedürleridir. Üçte iki çoğunluk yasama sürecinin sadece üçüncü okuma (third reading) sonrasında değil her aşamasında aranan çoğunluktur.43Eğer anayasa değişikliğine ilişkin kanun önerisi, cumhurbaşkanının seçimi, eyaletlerin parlamentoda temsili, federal devlet ile eyaletler arasındaki0123825Ghose, “Parliamentary Oversight of the Executive”, s. 1-2; Kashyap, “Executive-Legislature Interface in the Indian Polity”, s. 284-285.Ghose, “Parliamentary Oversight of the Executive”, s. 2; Kashyap, “Executive-Legislature Interface in the Indian Polity”, s. 284-285.“Legislative Procedure in Rajya Sabha”, s. 19.55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085ilişkiler, Yüksek Mahkeme ve eyaletlerdeki üst derece mahkemeleri ve anayasa değişikliğine ilişkin usul gibi konulara ilişkin ise bu değişikliklerin ayrıca eyaletlerin yasama organlarının yarısı tarafından onaylanması gerekmektedir. Bütün bu aşamalardan geçen anayasa değişikliğine ilişkin kanun teklifleri cumhurbaşkanının onayına sunulur ve yürürlüğe girer.4.3. Yargı Organı ve Yüksek MahkemeHindistan yargı sistemi, ulusal düzeyde en üst mahkeme Yüksek Mahkeme (Supreme Court); eyaletler düzeyinde üst derece mahkemesiYargıtay (High Court)44 ve yerel düzeyde ikinci derece mahkemeleri olan hukuk mahkemeleri ve ceza mahkemeleri; vergi mahkemesi, iş hukuku mahkemeleri ve tüketici mahkemeleri gibi özel mahkemelerden oluşur.45 Hindistan anayasal yargısı Amerikan modelini benimsemiştir. Dolayısıyla mahkemeler de anayasaya uygunluk denetimi yapar. Yüksek Mahkemenin içtihadıyla tüm alt derece mahkemeleri için karar bağlayıcı hale gelir.46177800Hindistan Yüksek MahkemesiHindistan Anayasa yapıcıları, yargının bağımsızlığını ve tarafsızlığını sağlamak; diğer organların mahkemelere müdahalesini engellemek için24130231775Eyaletlerin 18 tane üst derece mahkemesi vardır. “Indian Judiciary”, Hindistan Adalet Bakanlığı İn-ternet Sitesi, http://indiancourts.nic.in/index.html#, Erişim: 13.4.2015.Hindistan Mahkeme Sistemi için bkz. “Indian Courts”, Hindistan Adalet Bakanlığı, http://indiancourts.nic.in/index.html#, Erişim: 13.4.2015.Amerikan modeli (yaygın denetim) anayasa yargısının en temel özelliği, tüm mahkemelerin kanunların anayasaya uygunluğunu denetliyor olmasıdır. Mahkemeler kanunun anayasaya aykırı olduğunu tespit ettikleri durumda söz konusu kanunu uygulamayarak “ihmal eder”. Onun yerine doğrudan doğruya anayasanın hükmünü uygular. Burada kanunun iptali söz konusu değildir. İhmalkararı diğer mahkemeler için emsal karardır ve Yüksek Mahkemenin ictihadı ile tüm alt derece mahkemeleri için bağlayıcı hale getirilir. Bkz. Levent Gönenç, Yasaların Anayasaya Uygunluğunun Denetimi ve Anayasa Yargısı, TEPAV, 2010, http://www.tepav.org.tr/upload/files/1295967249-5. Yasalarin_Anayasaya_Uygunlugunun_Denetimi_ve_Anaya sa_Yargisi.pdf, Erişim: 10.04.2015, s. 7; Kemal Gözler, Kanunların Anayasaya Uygunluk Denetimi: Anayasa Yargısı, http://www.anayasa.gen. tr/anayasayargisi.htm, Erişim: 13.4.2015.46228003035305572125000Hindistan163-72263053340-71945553340yargı organını anayasal güvence altına almış, özellikle Yüksek Mahkemeyi (Any. m.124, m.147) detaylı bir şekilde düzenlemiştir. Ayrıca, Anayasada Yüksek Mahkeme hakimleri veya üst derece mahkemelerinin hakimlerinin kararları ya da görevleri hakkında parlamentoda görüşme yapılamayacağı belirtilerek yargıya müdahale engellenmeye çalışılmıştır (Any. m. 121).Hindistan Anayasasına göre yargı sisteminin başı olarak nitelendirilen Yüksek Mahkeme, cumhurbaşkanı tarafından atanan bir başkan ve 25 hâkimden oluşmaktadır (Any. m. 124). Medeni ve ceza hukukuna ilişkin davaların temyiz mercii olan Yüksek Mahkeme (Any. m. 132) ayrıca eyaletler ile federal devlet arasındaki ya da eyaletler arasındaki uyuşmazlıkları çözer (Any. m. 131). Anayasa Mahkemesi görevini de üstlenen Yüksek Mahkeme yasaların anayasaya uygunluğunu denetler. Yüksek Mahkeme, Anayasanın, özgürlük, sosyal adalet ve laiklik ilkelerinin en güçlü koruyucusudur.47 Ayrıca eyalet yüksek mahkemelerinin verdikleri tüm kararların temyiz organı da olan Yüksek Mahkemeye, bireysel başvuru hakkı da vardır (Any. m. 132). Yüksek Mahkeme, mahkemelerin siyasi partiler hakkında vermiş oldukları kararlara ilişkin de temyiz mahkemesi görevi yapmaktadır.48 Yüksek Mahkemenin, mahkeme görevi dışında kamusal önemi haiz hukuki meselelerde cumhurbaşkanına görüş bildirme görevi de vardır (Any. m. 143).ANAYASAL ORGANLAR ARASI İLİŞKİLERSeçim Sistemi ve Siyasi PartilerHindistan,İngiltere’deki gibidar bölgeçoğunluksistemini(first-past-the-post) benimse-miştir. Sisteme göre seçim, seç-menlerin,seçim bölgelerindepartileringöstermişolduklarıadaylardan sadece birini seç-mesiyle; yani en çok oyu alanadayın seçilmesiyle neticelenir.Hindistan’da dar bölge çoğunlukBaşbakan Narendra Modi01600201945640-1696085Gürbüz, Karşılaştırmalı Politik Sistemler, s. 222.Haluk Alkan, Karşılaştırmalı Siyaset: Başkanlık ve Parlamenter Sistem Işığında Yarı BaşkanlıkModelleri, (İstanbul: Açılım Kitap, 2013), s. 128.55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085sisteminin benimsenmesinin sebebi, bu sistemin muhalefet için koalisyo-nu zorunlu kılan iki turlu seçim sistemi (balotaj) yada nisbi temsil siste-mine göre milliyetçiler için bir avantaj sağlamasıdır. Özellikle Pakistan’ın Hindistan’ın kuruluş aşamasında ülkeden ayrılması, ülkeyi kuranlar için endişe yaratmış ve seçimlerde belli sınıflara ya da kabilelere koltuk ay-rılmasını zorunlu kılmıştır.49Ancak, Hindistan seçim sistemi, birbirinden farklı olan muhalefetin oyları ile orantılı olarak sandalye kazanmasını zorlaştırmış ve seçim sistemi 30 yıl süresince tek parti iktidarının devam etmesine hizmet etmiştir. Seçim sistemi, muhalif partiler daha çok oy al-masına rağmen paradoksal olarak çoğunluk hükümetinin kurulmasına se-bep olmuştur. Örneğin Kongre Partisi 1952-71 yılları arasında oyların % 40,7’si ile %47,8’ini almasına rağmen parlamentoda sandalye oranı %54 ila %73 arasıdır. 50Hindistan bağımsızlığını kazandıktan ve de anayasayı kabul ettikten sonra, ilk yirmi yıl Kongre Partisinin parlamentoda çoğunluğu oluşturduğunu ve hükümeti kurduğunu görmekteyiz. Hegemonik parti sistemi olarak da tanımlanan parti sisteminden hâkim parti sistemine geçiş 1967 yılından sonra gerçekleşmiştir. 1967’den sonra Kongre Partisi seçimlerde en fazla oyu almasına rağmen, parlamentoda hükümet kurabilecek çoğunluğa sahip değildir. 1990’lardan sonra siyasi parti sayısında artış gerçekleşmiş; siyasal partiler merkez, sağ ve sosyalist siyasal eğilim üzerine şekillenmiştir. Kongre Partisi ve Janata Partisi merkez siyasetin temsilcileri iken, Hint Halk Partisi BJP, dini-milliyetçi sağı, Hindistan Komünist Partisi ise sosyalist cenahı temsil etmektedir. Hindistan’daki kültürel, etnik ve dinsel çeşitlilik parlamentodaki temsiliyete de yansımıştır. 2004 seçiminde 40 parti, 2009’da ise 37 parti Halk Meclisinde yer aldığı gibi koalisyon hükümetlerini de çok sayıda parti oluşturmuştur.51 7 Nisan-12 Mayıs 2014 tarihinde gerçekleştirilen son genel seçimde Halk Meclisinde 35 parti sandalye kazanmış; bunlardan altısı koalisyon hükümetini kurmuştur.52 21 Ocak 2014 ve 28 Kasım 2014’te Eyaletler Konseyi üyelerinin üçte birinin (72 üye) seçimleri yenilenmiş; son duruma göre Konsey’de 29 parti temsil edilmiştir.532413012065Rubinoff, “The Decline of India’s Parliament”, s. 18.Rubinoff, “The Decline of India’s Parliament”, s. 19.Alkan, Karşılaştırmalı Siyaset: Başkanlık ve Parlamenter Sistem Işığında Yarı Başkanlık Modelleri,52s. 124-125.“India Lok Sabha (House of the People)”.“Strengthwise Party Position in The Rajya Sabha”, Eyaletler Konseyi (Rajya Sabha) İnternet Sitesi, http://164.100.47.5/NewMembers/partystrength.aspx, Erişim: 06.04.2015.46228003035305572125000Hindistan165-72263053340-71945553340Hindistan Ulusal Kongre Partisi, 1977-1980 yılları arasında ve daha sonra 1989 yılında kısa dönemlerde iktidarı Hindistan’ın diğer büyük partisi BJP’ye devretse de, 1950-1990 yılları arasında, uzun yıllar iktidarda kalmıştır. 1990larda yaşanan siyasi huzursuzluklar ise tek parti iktidarını imkânsız kılmış; 1991 seçimlerinde Kongre Partisi azınlık hükümeti kurabilmiştir. 1996-1998 yılları arasında Janata Dal Partisi liderliğindeki Birleşik Cephe İttifakı 11’inci merkezi hükümeti kurmuştur. 1998-2004 yılları arasında BJP ve Ulusal Demokratik İttifak 12’nci ve 13’üncü merkezi hükümeti kurmuştur. 2004-2014 yılları arasında Kongre Partisi iktidarda kalmış ve Manmohan Singh başbakanlığında 2004’te 14’üncü, 2009’da 15’inci merkezi hükümet kurulmuştur. 2014 yılında yapılan genel seçimleri BJP liderliğindeki Ulusal Demokratik İttifak kazanmış, Narendra Modi’nin başbakanlığında 16’ncı merkezi hükümet kurulmuştur.54Hindistan siyasi hayatında hâkim tek parti konumunda olan Kongre Partisinin, Jawaharlal Nehru’nun ölümünden sonraki ilk genel seçimde sandalye sayısında düşüş olmuş, Halk Meclisinde 283 üye ile temsil edilmiştir. Ayrıca, hemen hemen Hindistan eyaletlerin yarısında seçimi kaybetmiştir. 1977’de ise Kongre Partisi seçimi kaybetmiş ve tarihin ilk koalisyon hükümeti, eski Kongre Partisi siyasetçilerinin kurduğu bir parti olan Janata Partisinin lideri Morarji Desai’nin başbakanlığında kurulmuştur. 1979’da Desai’nin halefi ve yerel bir siyasetçi olan Charan Shingh, kısa ömürlü bir koalisyonun başbakanlığını yapmıştır. 1984’te Rajiv Gandhi’nin liderliğindeki Kongre Partisi, Halk Meclisinde 415 sandalye kazanarak seçimden ezici çoğunlukla galip çıkmıştır.551989 yılından sonrası, Hindistan siyasetinin koalisyon hükümetleri kurma konusunda tecrübe kazandığı bir süreçtir. 1989-2004 yılları arası Kongre Partisinin düşüşe geçtiği, BJP ve bölgesel partilerin yükselişe geçtiği bir dönemdir. Bu dönemde hiçbir parti tek başına iktidara gelememiştir.56 1989-99 yılları arasında ülkede sekiz hükümet ve yedi başbakan değişmiştir. 1999 yılından sonra ise BJP liderliğinde Ulusal Demokratik İttifak (NDA) genel seçimleri kazanmıştır. Atal Behari093345“16th General (Lok Sabha) Elections and Results”, Elections.in İnternet Sitesi, http://www.elections. in/parliamentary-constituencies/, Erişim: 06.04.2015; Sridharan, “Coalition Politics in India: Types, Duration, Theory and Comparison”, s. 7-8.Robin Jeffrey, “Coalitions in India: Learnership and Leadership”, ASARC Working Paper, 2008/2,https://crawford.anu.edu.au/acde/asarc/pdf/papers/2008/WP2008_02.pdf, Erişim: 20.04.2015, s. 6-7.Sridharan, “Coalition Politics in India: Types, Duration, Theory and Comparison”, s. 14.55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085Vajpayee liderliğindeki koalisyon hükümetinin Halk Meclisindeki sandalye sayısı 300’dür. Bölgeler, partiler ve kişiler arasındaki dengeyi sağlamaya çalışan Vajpayee 2004 yılına kadar başbakanlık görevini yürütmüştür. Vajpayee başarılı bir koalisyon lideri olarak nitelendirilmiş, başarısının sebebi olarak, halka dayalı yürütmüş olduğu politika ile toplumdaki farklılıkları kolayca dengeleme olanağı elde etmesi gösterilmiştir.57Vajpayee’den sonra, 2004 seçimlerinde Kongre Partisinin liderliğindeki Birleşik İlerleme İttifakı (UPA) seçimde başarı göstermiş ve Manmohan Singh liderliğinde azınlık koalisyon hükümetini kurulmuştur. 2004-2014 yılları arasında başbakanlık görevi üstlenen ve başarılı bir koalisyon lideri olarak nitelendirilen Singh, kendisi bir Sih olmasına rağmen çoğunluk Hindu ile diğer azınlıklar arasındaki dengeyi kurarak hükümetin devamı konusunda başarılı olmuştur.58Hindistan’da kurulan koalisyon hükümetleri ve partilerinin gelişim sürecinin üç aşamada şekillendiği ileri sürülebilir. Birinci aşama 1960lar ve 1970leri kapsamaktadır; bu dönemde Kongre Partisi karşıtı muhalif cephe, eyaletler içinde koalisyon oluşturmuştur. İkinci dönemde ülke genelinde oyları toplamak isteyen Janata Partisinin, ideolojik olarak diğer muhalif partilerden farklı olmasına rağmen, ideolojilerini dikkate almaksızın birbirinden tamamen farklı olan bu partileri tek bir şemsiyealtında toplama faaliyetlerinin gerçekleştiği bir dönemdir. Üçüncü dönemde oluşan Janata Dal Partisi liderliğinde Ulusal Cephe Koalisyonu (National Front), BJP ve Sol Cephenin de desteğini sağlamıştır. Geçmiştebirbirinden tamamen farklı olan partileri biraraya getirmeye çalışan Janata Partisinin deneyimlerinden faydalanan Janata Dal, ortak manifestolarıolan yerel partilerin de yer aldığı bir koalisyon kurmuştur. 1996’da dokuz partinin oluşturduğu Birleşik Cephe İttifakı (United Front) DeweGowda başbakanlığında azınlık koalisyon hükümeti kurmuştur. Hükümet dışından bazı sol partilerin ve kongre partisinin desteklediği Birleşik Cephe Koalisyonu, BJP ve Hindu milliyetçiliğine karşı seküler eğilimleri öne çıkan bölgesel bir koalisyondur. 1998’de BJP liderliğinde azınlıkhükümeti kurulmuş; seçim öncesi ve sonrasında hükümeti dışardan destekleyen partiler de olmuştur. 1999 yılında Ulusal Demokratik İttifak24130143510Jeffrey, “Coalilitions in India: Learnership and Leadership”, s. 7.Jeffrey, “Coalilitions in India: Learnership and Leadership”, s. 8.46228003035305572125000Hindistan167-72263053340-71945553340(NDA) BJP liderliğinde seçimden büyük bir galibiyetle çıkmıştır. 2004’te Kongre Partisinin başını çektiği dokuz partili Birleşik İlerleme İttifakı(UPA), ittifak dışındaki partilerin de desteği ile azınlık koalisyon hükümeti kurmuştur.59Sonuç olarak, 1990lardan sonra kurulan eyalet içi ittifaklar daha çok ideolojik temelli iken, ulusal ittifaklar ise ideolojik uyum pahasına bölgesel uyumun öne çıktığı ve oy arttırarak kazanma amaçlı kurulan ittifaklardır.605.2. Eyaletlerin Yapısı ve Federal Devlet ile Eyaletler Arasındaki İlişkiHindistan’da eyaletler başbakanın önerisi ve cumhurbaşkanının onayı ile atanan valiler tarafından yönetilmektedir. Merkezi hükümetin bir uzantısı olarak eyaletlerin yönetimini üstlenen valiler cumhurbaşkanını temsilen benzer yetkileri kullanmaktadır. Cumhurbaşkanının takdir edeceği süre kadar görevde kalan vali (Any. m. 156), parlamentonun üyesi olamaz ve kazanç getirici herhangi bir görevde bulunamaz (Any. m. 158). Eyalet valililerinin cumhurbaşkanı gibi af çıkarma, cezaları erteleme veya eyalette herhangi bir suçtan hüküm giyen kişinin hükmünü askıya alma gibi yetkileri vardır (Any. m. 161). Vali, eyalet başsavcısını atar. Başsavcı valinin uygun göreceği süre kadar görevde kalır ve valinin belirleyeceği ücreti alır (Any. m. 165).Eyaletlerin meclis üyelerinden eyaletin başbakanı belirlenir, başbakanın önerisi ile de eyaletlerin hükümet üyeleri atanır.61 Eyalet hükümeti bir eyaletteki yürütme görevini vali adına gerçekleştirmektedir (Any. m.166). Başbakan ise idari ve yasama konularında valiyi bilgilendirmekle görevlidir (Any. m. 167).Hindistan’ın Andhra Pradeş, Bihar, Çattisgarh, Madya Pradeş, Maharaştra, Karnataka, ve Uttar Pradeş eyaletlerinde iki kamaralı; diğer eyaletlerde tek kamaralı parlamentolar bulunmaktadır (Any. m. 168). Her eyaletin Halk Meclisi eyaletteki seçim bölgelerinden doğrudan seçilen en fazla 500, en az 60 üyeden oluşur (Any. m. 170).0158750Sridharan, “Coalition Politics in India: Types, Duration, Theory and Comparison”, s. 15.Sridharan, “Coalition Politics in India: Types, Duration, Theory and Comparison”, s. 16.Alkan, Karşılaştırmalı Siyaset: Başkanlık ve Parlamenter Sistem Işığında Yarı Başkanlık Modelleri, s. 123.55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085Anayasanın 245-255’inci maddeleri eyaletler ile federal devlet arasındaki güç ve görev dağılımını düzenlemiştir. Savunma, dış ilişkiler, bankacılık ve finans, gelir vergisi gibi konular merkezi hükümetin görev alanına girerken; kamu düzeni, refah (sosyal yardımlaşma), sağlık, eğitim, endüstri, tarım, emlak geliri gibi konular ise eyaletlerin görev alanına girmektedir. Mutabakata dayalı konular ise medeni ve ceza hukuku, sosyal ve ekonomik plan gibi konulardır. Merkezi idarenin eyaletlerin yasama ve yönetim alanındaki etkinliğini zayıflatan olağanüstü yetkileri vardır. Buna göre merkezi hükümet, yeni eyaletler kurabilir ya da kaldırabilir; eyaletlerin sınırlarını değiştirebilir ve eyaletlere idare amiri atayabilir. Ayrıca Anayasanın 249’uncu maddesine göre, Eyaletler Konseyi, üyelerinin üçte iki çoğunluğunun aldığı karar ile “milli menfaat için”, eyaletlerin ilgi alanındaki herhangi bir konu hakkında, parlamentoya yasama yetkisi verebilmektedir.Ayrıca cumhurbaşkanı, valinin önerisi üzerine eyaletlerde olağanüstü hal ilan edebilir ve altı ay süre ile eyalet yetkilerini merkezi hükümete devredebilir. Olağanüstü hal döneminde bütün yetkiler valilere devredilir.62Federal devletin eyaletler üzerindeki kontrolü, yasama sürecinde de ortaya çıkmaktadır. Anayasanın 200’üncü maddesi eyaletlerdeki yasama sürecini tanımlamıştır. Buna göre eyalet parlamentosunun her iki kanadından geçen kanun önerileri valiye sunulur. Vali, bütçe kanun önerisi hariç kanun önerisini onaylamayarak geri gönderebileceği gibi, kanun önerisine cumhurbaşkanının dikkatine sunulmak üzere şerh de düşebilir. Vali bu yetkisini kullanırken bunu en kısa sürede gerçekleştirir. Valinin geri gönderdiği kanun önerileri tekrar kabul edilirse vali bu önerileri onaylamaktan imtina edemez. Valinin şerh koyup cumhurbaşkanının dikkatine sunduğu kanun önerilerini cumhurbaşkanı onaylar ya da yeniden değerlendirilmesi için geri gönderir (Any. m. 201).5.3. Halk Meclisi ile Eyaletler Konseyi Arasındaki İlişkiSiyasal sistemin işleyişine ilişkin yaşanabilecek sıkıntılardan biri, iki Meclis arasındaki uyuşmazlıklardır. Örneğin azınlık koalisyon hükümetlerinde, Eyaletler Konseyinde muhalefetin çoğunlukta olması durumunda ya24130197485Alkan, Karşılaştırmalı Siyaset: Başkanlık ve Parlamenter Sistem Işığında Yarı Başkanlık Modelleri, s. 123.46228003035305572125000Hindistan169-72263053340-71945553340da her iki Mecliste de iktidarın üstünlük sağlayamayacağı durumda, iktidar muhalefet ile uzlaşmayı seçmektedir. Örneğin 1977 seçimlerini Janata Partisi kazanırken, Eyaletler Konseyinde çoğunluğu Kongre Partisi oluşturmuştur. Bu dönemde Janata Partisi Kongre Partisi ile uzlaşmayı sağlayamadığı için yasal düzenlemelerin çoğunu gerçekleştirememiştir. Bu durum, 1996 ve 1998 seçimleri sonucunda da yaşanmıştır.63 2014 genel seçimi sonrasında Halk Meclisinde çoğunluğa sahip olan BJP’nin, Eyaletler Konseyindeki üye sayısı Kongre Partisinden sonra gelmektedir. Muhalif partiler Eyalet Konseyinde çoğunluğu oluşturmaktadır.Anayasa, parlamentonun iki kanadı arasında çıkan uyuşmazlıklarda cumhurbaşkanının her iki Meclisi ortak oturum için davet etmesiyle sorunu çözmektedir. Çok sık yaşanmayan bu durum ilk olarak 1961yılında, çeyizin (başlık parası) yasaklanmasına ilişkin kanun önerisinin (Dowry Prohibition Bill) görüşmelerinde gerçekleşmiştir. İkincisi, 1978yılında, Eyaletler Konseyinin Bankacılık Hizmetleri Komisyonuna (Banking Services Commission Bill) ilişkin kanun önerisini reddetmesiyletoplanılmıştır. Üçüncüsü, 2002 yılında Halk Meclisinden geçen Terörizmin Önlenmesine ilişkin kanun önerisinin (Prevention of Terrorism Bill)Eyaletler Konseyinde reddedilmesi ile yaşanmıştır.645.4. Yürütme ve Yasama İlişkileriParlamenter sistemde yasama ve yürütme birbirinden sert bir şekilde ayrılmadığı için; diğer bir deyişle parlamento içinden doğan bir hükümetin var olması sebebiyle bu iki erk arasında etkileşim süreklidir. İki güç arasındaki ilişkinin niteliği ise parlamentoda hükümetin çoğunlukta olup olmaması durumuna göre de değişmektedir. Parlamentoda çoğunluğa sahip bir hükümetin var olması durumunda işbirliğine dayanan; azınlık hükümetinin kurulması durumunda ise uzlaşmaz nitelikte bir ilişki söz konusu olabilmektedir.Yürütmenin seçilmiş yasama organına karşı sorumlu olması, Halk Meclisinin hükümeti güvensizlik önergesi ve diğer denetim araçları yoluyla denetimini; seçilmiş yasama organı olan Halk Meclisinin de başbakanın önerisi üzerine cumhurbaşkanı tarafından feshedilmesini0148590Gürbüz, Karşılaştırmalı Politik Sistemler, s. 220.“Legislative Procedure in Rajya Sabha”, s. 10.55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085mümkün kılmaktadır. Yürütme ve yasamanın kullandıkları bu iki denetim aracı, parlamenter sistemdeki fren-denge mekanizması olarak nitelendirilebilir.Yasamanın yürütme üzerindeki denetimi çalışmanın ilk bölümünde bahsedildiği gibi soru, görüşme, önergeler gibi araçlarla yapıldığı gibi; bütçe kanun önerisinin görüşülmesi ve onaylanması aşamasında yapılmaktadır. Ayrıca parlamento, komisyonlar aracılığıyla da yürüt-menin faaliyetlerine ilişkin bilgi edinme ve inceleme olanağına sahiptir.Yürütmenin yasama karşısındaki en önemli gücü Halk Meclisini feshedebilme yetkisidir. Başbakanın önerisi üzerine cumhurbaşkanının Halk Meclisini feshetme yetkisi vardır. Bu yetki genellikle hükümetin seçimi kazanacağına inandığı seçim ortasında aldığı kararla ya da güven oylamasını kaybedeceğine inandığı dönemlerde kullanılmıştır. Ayrıca başbakanın önerisi üzerine cumhurbaşkanı parlamentoyu toplantıya çağırabilmektedir. Cumhurbaşkanı ayrıca parlamento tatildeyken ya da ara verme dönemlerinde başbakanın tavsiyesi üzerine kararname çıkarabilmektedir. Hükümet, 1990-1997 yılları arasında yılda ortalamakanun hükmünde kararname çıkmış; 2000-2007 yılları arasında bu sayı yılda yedi kararnameye düşmüştür. Yürütmenin yasama karşısında güçlü olduğu diğer alan uluslararası anlaşmaları imzalama ve onaylama yetkisidir. Ancak bu anlaşmaların yeni bir hukuki düzenlemeye sebep olmaması gerekmektedir.65Her iki Meclis üyeleri eyaletlerin nüfusları ile orantılı bir şekilde belirlenmektedir ve bu nüfusu büyük olan eyaletin dolayısıyla eyalette çoğunlukta olan etnik ve dini unsurun mecliste de çoğunluğu oluşturmasına sebep olmaktadır. Bu da “asimetrik federalizmin”66 güçlenmesine yol açmaktadır.6724130167640Kaushiki Sanyal, “The Executive versus the Legislature”, PRS Legislative Research İnternet Sitesi, 23 Kasım 2009, http://www.prsindia.org/administrator/uploads/general/1370582764_Executi-ve%20vs%20Legislature.pdf, Erişim: 10.04.2015, s. 1-4.“Asimetrik federalizm, federasyonu oluşturan federe devletler ve merkez arasındaki ilişkinin, merkezin federe devletlerle siyasi, idari ve ekonomi alanlarında yaptığı farklı antlaşmalar yada federe devletlere anayasada tanınan farklı haklar dolayısıyla, birbirinden farklı olmasıdır.” Bkz. M. Govinda Rao ve Nirvikar Singh, “Asymmetric Federalism in India”, Santa Cruz Center for International Economics Working Paper, http://sciie.ucsc.edu/workingpaper/2004/ 0408.pdf, Erişim: 20.04.2015, s. 3.Alkan, Karşılaştırmalı Siyaset: Başkanlık ve Parlamenter Sistem Işığında Yarı Başkanlık Modelleri, s. 125-126.46228003035305572125000Hindistan171-72263053340-719455533406. SİYASAL SİSTEM HAKKINDAKİ TARTIŞMALARHindistan’ın hükümet sisteminin parlamenter sistem olduğu konusunda literatürde görüş birliği vardır. “Başkanlık, Parlamentarizm ve Demokrasi” adlı çalışmasında Jose Antonio Cheibub, Hindistan’ı parlamenterdemokrasiye sahip ülkeler içerisinde sınıflandırmıştır.68 Cheibub, Hindistan’ın da İngiliz hakimiyeti altında olan birçok Afrika ülkesi gibi parlamenter sistemi benimsediğini, ilaveten Hindistan’ın bağımsızlığını kazanmadan önce parlamentosunun olmasının parlamenter sistemi seçmesinde etkili olabileceğini ileri sürmüştür.69Karşılaştırmalı Siyaset: Yapılar ve Tercihler adlı çalışmasında Lowell Barrington da, diğer İngiliz kolonileri gibi Hindistan’ın parlamentersistemi benimsediğini ve bu sürece geçişin bağımsızlığını kazanmadan önce yaşandığını belirtmiştir. Çalışmasında, Hindistan siyasi sisteminin bağımsızlıktan günümüze, Haziran 1975 ile Mart 1977 yılları arasındaki İndira Gandhi yönetimi hariç, nispeten istikrarlı bir demokrasiye sahip olduğunu belirtmiştir. Günümüzde, Hindistan’da seçimlerin düzenli olarak yapılması, basının oldukça özgür olması ve insanların örgütlenip muhalefet yapabilmesi ve hükümet değişiminin gerçekleşmesi Hindistan siyasi sisteminin “dünyanın en büyük demokrasisi” olarak nitelendirilmesine sebep olmaktadır.70John M. Carey, başkanlık ve parlamenter sistemi karşılaştırmalı olarak incelediği çalışmasında, parlamenter sistemin karakteristik özellikleri olarak parlamento tarafından belirlenen yürütmenin olmasını ve yürütmenin görevine devam edebilmesi için parlamentonun güvenini sağlamasını göstermiştir.71 Çalışmasında Hindistan’ı parlamenter sisteme sahip ülkeler arasında sınıflandırmıştır.72 Yönetim biçimlerine göre ülkeleri tasnif eden ve liste halinde yayınlayan siyaset bilimci Robert Elgie’nin çalışmasında, Hindistan parlamenter sistem ile yönetilen ülkeler kategorisindedir.730141605Jose Antonio Cheibub, Presidentialism, Parliamentarism, and Democracy (New York:Cambridge, 2007), s. 44.Cheibub, Presidentialism, Parliamentarism, and Democracy, s. 150.Lowell Barrington, Comparative Politics; Structures and Choices (Boston: Wadsworth, 2013), s. 143-144.John M. Carey , “Presidential versus Parliamentary Government”, http://www.colorado.edu/ibs/ eb/alston/psci4028/fall_2010/Presidential%20versus%20Parliamentary%20Government%20 by%20Carey.pdf, Erişim: 20.04.2015, s. 91.Carey , “Presidential versus Parliamentary Government”, s. 93.“List of presidential, semi-presidential, and parliamentary countries”, Semi-Presidentialism İnternet Sitesi, http://www.semipresidentialism.com/?p=195, Erişim: 20.04.2015.55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-695325450857. SONUÇHindistan 1947 yılında bağımsızlığına kavuşmuş olsa da temsili kurumlar bakımından oldukça uzun bir deneyime sahiptir. Özellikle batıda eğitim gören ve batı değerleri ile yetişen ülke kurucuları kendi ülkelerinde yerel düzeyde azınlıklara da geniş haklar sağlayan parlamenter sistemi uygulamak istemişlerdir.Hindistan hükümet sistemi, başbakan ve bakanlar kurulunun yasamadan çıkması ve parlamentonun seçilmiş kanadı olan Halk Meclisine karşı kolektif olarak sorumlu olması sebebiyle parlamenter sistem olarak nitelendirilmiştir. Hindistan Anayasasına göre yürütmenin başı olan cumhurbaşkanının yasama, yürütme ve yargıya ilişkin geniş yetkileri vardır. Yürütmeye ilişkin yetkilerini kullanırken bakanlar kurulunun tavsiyeleri üzerine hareket etmektedir. Yürütmenin icrai yetkileri başbakan ve bakanlar kurulunda toplanmıştır. Hindistan Anayasasında yürütmenin kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi cumhurbaşkanına verilmiştir. Uygulamada ise, cumhurbaşkanı bu yetkisini bakanlar kurulunun tavsiyesi üzerine kullanmaktadır.Parlamenter sistemin diğer önemli kıstası olan yürütmenin parlamentoyu fesih yetkisi Hindistan anayasal sisteminde de söz konusudur. Cumhurbaşkanı, bakanlar kurulunun tavsiyesi üzerine Halk Meclisini feshedebilir. Parlamentonun sahip olduğu güvensizlik oyu ile hükümeti düşürebilme yetkisi karşısında, bakanlar kurulunun fesih yetkisi parlamenter sistemdeki denge-fren mekanizması olarak nitelendirilebilir. Bakanlar kurulu bu yetkisini genellikle parlamento ile arasında uyuşmazlık çıktığında ve güven oylamasını kaybetme ihtimalinin yüksek olduğu durumlarda ya da normal seçim dönemi gelmeden en avantajlı olduğu durumda erken seçime gitmek için kullanmaktadır. Hindistan yönetim tarihinde de hükümet bu yetkisini birçok defa kullanmıştır.Parlamenter sistemlerde olduğu gibi, Hindistan hükümet sisteminde de parlamento ve hükümet arasındaki denetim araçlarından biri güvenoyudur. Parlamentoya karşı kolektif olarak sorumlu olan hükümet, güvenoyu alamazsa istifa etmesi gerekir. Güvenoyu oylaması Halk Meclisinde yapılır.Hindistan seçim sistemi, ulusal düzeyde Kongre Partisi ve BJP gibi iki partinin güçlü olmasına yol açarken; yerel düzeyde seçimlerin46228003035305572125000Hindistan173-72644053340-72326553340kazanılması için büyük partilerin yerel partilerle ittifak kurmalarına yol açmıştır. Bundan dolayı son seçimi kazanan BJP liderliğindeki hükümette altı parti yer almakta ve parlamentoda 35 parti temsil edilmektedir. Kurulan azınlık koalisyon hükümetlerindeki ya da hükümeti destekleyen partilerin sayısında değişiklik olsa da, yönetim tarihine bakıldığında hükümetlerin ömrü uzun olmuştur. Örneğin BJP lideri Atal Behari Vajpayee başbakanlığındaki koalisyon hükümetinde yer alan partilerin sayılarında değişiklik olsa da; Vajpayee 1998 ila 2004 yılları arasında başbakanlık görevini sürdürmüş ve parlamentonun desteğini sağlamıştır.Özetle, dünyanın en kalabalık ikinci ülkesi olan Hindistan’ın sahip olduğu etnik, dini ve kültürel çeşitlilik iktidarın yönetebilme kabiliyetini zorlasa da; mevcut anayasal sistemin yarattığı denge sayesinde, Hindistan dünyanın en büyük demokrasisi olma özelliğini korumaktadır.55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085KAYNAKÇAAlkan, Haluk. Karşılaştırmalı Siyaset: Başkanlık ve Parlamenter Sistem IşığındaYarı Başkanlık Modelleri. İstanbul: Açılım Kitap, 2013.Atlı,Altay.“Asya’daSeçimGünleri”,http://www.usakanalist.com/detail.php?id=8155, Erişim: 10.3.2015.Barrington, Lowell. Comparative Politics; Structures and Choices. Boston:Wadsworth, 2013.Bulut, Yücel. “Hindistan’da İngiliz Sömürgeciliği, Oryantalizm ve William Jones”, http://www.journals.istanbul.edu.tr/iusosyoloji/article/viewFi-le/1019013298/1019012514, s. 71-106.Carey, John M. “Presidential versus Parliamentary Government”, http://www.co-lorado.edu/ibs/eb/alston/psci4028/fall_2010/Presidential%20versus%20 Parliamentary%20Government%20by%20Carey.pdf, Erişim: 20.04.2015.Center for Systemic Peace İnternet Sitesi. “Polity IV Country Report 2010: India”,http://www.systemicpeace.org/polity/India2010.pdf, Erişim: 17.03.2015.Cheibub, Jose Antonio. Presidentialism, Parliamentarism and Democracy. NewYork: Cambridge, 2007.CIA. “The World Factbook: India”, https://www.cia.gov/library/publications/the-world-factbook/geos/in.html, Erişim: 10.11.2016.Elections.in. “16th General (Lok Sabha) Elections and Results”, http://www.elections.in/parliamentary-constituencies/, Erişim: 06.05.2015.Ferro, Marc. Fetihlerden Bağımsızlık Hareketlerine Sömürgecilik Tarihi. Çev. Muna Cedden. Ankara: İmge Kitapevi, 2002.Freedom House. “Freedom in the World 2015, India”, https://freedomhouse.org/ report/ freedom-world/2015/india#.VQgcYKocSUk, Erişim: 17.03. 2015.Ghose, Joyita. “Parliamentary Oversight of the Executive”, PRS Legislative Research İnternet Sitesi, 2 Aralık 2014, http://www.prsindia.org/administrator/ uploads/general/1417667860~~Parliamentary%20Oversight%20of%20 the%20Executive.pdf, Erişim: 10.04.2015.Gönenç, Levent. Yasaların Anayasaya Uygunluğunun Denetimi ve Anayasa Yargısı. TEPAV, 2010, http://www.tepav.org.tr/upload/files/1295967249-5.Yasala-rin_Anayasaya_Uygunlugunun_Denetimi_ve_Anayasa_Yargisi.pdf,Erişim: 10.04.2015.Gözler, Kemal. “Kanunların Anayasaya Uygunluk Denetimi: Anayasa Yargısı”,http://www.anayasa.gen.tr/anayasayargisi.htm, Erişim: 13.04.2015.46228003035305572125000Hindistan175-72644053340-72326553340Gürbüz, Yaşar. Karşılaştırmalı Politik Sistemler. İstanbul: Filiz Kitapevi, 2007.Hindistan Adalet Bakanlığı, “Hindistan Anayasası”, http://lawmin.nic.in/olwing/ coi/coi-english/coi-indexenglish.htm, Erişim: 06.03.2015.____. “Indian Courts”, http://indiancourts.nic.in/index.html#, Erişim: 13.04.2015.____. “Indian Judiciary”, http://indiancourts.nic.in/index.html#, Erişim: 13.04.2015.Hindistan Cumhurbaşkanlığı. “Former Presidents”, http://presidentofindia.nic.in/former-presidents.htm, Erişim: 06.05.2015.Hindistan Eyaletler Konseyi (Rajya Sabha) . “Rules of Procedures and Conduct of Business in the Council of States (Rajya Sabha)”, http://rajyasabha.nic.in/ rsnew/rs_rule/rules_pro.pdf, Erişim: 10.04.2015.____. “Council of States (Rajya Sabha)”, http://rajyasabha.nic.in/rsnew/council_ state/council_state.asp, Erişim: 10.04.2015.____. “Handbook For Members of Rajya Sabha”, http://rajyasabha.nic.in/rsnew/ handbook/chapter-1.pdf, Erişim: 10.04.2015.____. “Legislative Procedure in Rajya Sabha”, http://rajyasabha.nic.in/rsnew/ practice_procedure/legislative_procedure.pdf, Erişim: 10.04.2015.____. “Strengthwise Party Position in The Rajya Sabha”, http://164.100.47.5/ NewMembers/partystrength.aspx, Erişim: 06.04.2015.____. “The Two Houses: Powers and Relationship”, http://rajyasabha.nic.in/rsnew/two_house_parliament.pdf, Erişim: 06.04.2015.Hindistan Halk Meclisi (Lok Sabha). “How a Bill Becomes an Act?”, http://164.100.47.132/LssNew/our%20parliament/How%20a%20bill%20 become%20an%20act.pdf, Erişim: 10.04.2015.____. “Motion of Confidence and No-Confidence in the Council of Ministers”, http://164.100.47.134/intranet/pract&proc/chapter-XXVIII.pdf,Erişim: 20.03.2015.____. “Our Parliament”, http://164.100.47.132/LssNew/our%20parliament/ Our%20 Parliament.pdf, Erişim: 10.04.2015.____. “Rules of Procedure and Conduct of Business in Lok Sabha”, http://164.100.47.132/LssNew/rules/rules.aspx, Erişim: 20.03.2015.____. “Lok Sabha House of People”, http://loksabha.nic.in/, Erişim: 10.04.2015.IPU. “India Lok Sabha (House of the People)”, http://www.ipu.org/parline-e/ reports/2145_E.htm, Erişim: 06.03. 2015.55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085Jeffrey, Robin. “Coalilitions in India: Learnership and Leadership”, ASARC Working Paper 2008/2, https://crawford.anu.edu.au/acde/asarc/pdf/papers/2008/ WP2008_02.pdf, Erişim: 20.04.2015.Kashyap, Subhash C. “Executive-legislature Interface in the Indian Polity.” The Journal of Legislative Studies, Cilt 10, Sayı 2/2, 2004, s. 278-294.Örmeci, Ozan. “Siyasal Sistemler: Hindistan”, Uluslararası Politika Akademisi İnternet Sitesi, http://politikaakademisi.org/siyasal-sistemler-hindistan/, Erişim: 06.03.2015.Özcan, Azmi. “Hindistan”, TDV İslam Ansiklopedisi, Cilt 18, 1998, s. 75- 81.Rao, M. Govinda ve Nirvikar Singh. “Asymmetric Federalism in India”, Santa Cruz Center for International Economics Working Paper, http://sciie.ucsc.edu/workingpaper/2004/ 0408.pdf, Erişim: 20.04.2015.Rubinoff, Arthur G. “ The Decline of India’s Parliamanet.” The Journal of Legislative Studies, Cilt 4, Sayı 4, 1998, s. 13-33.Sanyal, Kaushiki. “The Executive versus the Legislature”, PRS Legislative Research İnternet Sitesi, 23 Kasım 2009, http://www.prsindia.org/administrator/ uploads/general/1370582764_ Executive%20vs%20Legislature.pdf, Erişim: 10.04.2015.Semi-Presidentialism. “List of presidential, semi-presidential and parliamentary countries”, http://www.semipresidentialism.com/?p=195, Erişim: 20.04.2015.Soy, H. Bayram. “Satılık İmparatorluk: Britanya İmparatorluğunun Tasfiyesi”, Kırık-kale Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, Temmuz 2014, Cilt: 4, Sayı: 2, s. 7-32.Sridharan, E. “Coalition Politics in India: Types, Duration, Theory and Comparison”,ISAS Working Paper, No: 50, 23 Eylül 2008, s. 1-25.Şimşek, Alim. “Soğuk Savaştan Günümüze Yükselen Hindistan ve Dış Politikası.” Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Çanakkale, 2011.T.C. Dışişleri Bakanlığı. “Hindistan’ın Siyasi Görünümü”, http://www.mfa.gov.tr/ hindistan-siyasi-gorunumu.tr.mfa, Erişim: 06.03.2015.The Economist Intelligence Unit. “Democracy Index 2014”, http://www.eiu.com/Handlers/WhitepaperHandler.ashx?fi=Democracy-index-2014.pdf&mode=wp&campaignid=Democracy0115, Erişim: 17.03.2015.____.“DemocracyIndex2015”,http://www.eiu.com/public/topical_report.aspx?campaignid=DemocracyIndex2015, Erişim: 11.11.2016.46228003035305572125000Hindistan177-72263053340-71945553340EKLERTablo1. Hindistan Cumhuriyeti Başbakanları ve Hükümetleri74HükümetiAzınlık/ÇoğunlukBaşbakanPartisiOluşturanHükümetiHükümetin Görev SüresiParti SayısıJawaharlalHindistan Ulusal1Tek Parti Çoğunluk15.08.1947-13.05.1952NehruKongre PartisiHükümeti(1743 gün)JawaharlalHindistan Ulusal1Tek Parti Çoğunluk13.05.1952-17.04.1957NehruKongre PartisiHükümeti(1800 gün)JawaharlalHindistan Ulusal1Tek Parti Çoğunluk17.04.1957-01.04.1962NehruKongre PartisiHükümeti(1810 gün)JawaharlalHindistan Ulusal1Tek Parti Çoğunluk01.04.1962-27.05.1964NehruKongre PartisiHükümeti(787 gün)Gulzari LalHindistan Ulusal1Tek Parti Çoğunluk27.05.1964-09.06.1964NandaKongre PartisiHükümeti(13 gün)Lal BahadurHindistan Ulusal1Tek Parti Çoğunluk09.06.1964-11.01.1966ShastriKongre PartisiHükümeti(581 gün)Gulzari LalHindistan Ulusal1Tek Parti Çoğunluk11.01.1966-24.01.1966NandaKongre PartisiHükümeti13 gün)IndiraHindistan Ulusal1Tek Parti Çoğunluk24.01.1966-13.03.1967GandhiKongre PartisiHükümeti(413 gün)IndiraHindistan Ulusal1Tek Parti Çoğunluk13.03.1967-18.03.1971GandhiKongre PartisiHükümeti(1466 gün)IndiraHindistan Ulusal1Tek Parti Çoğunluk18.03.1971-24.03.1977GandhiKongre PartisiHükümetiMorarji DesaiJanata Partisi2Çoğunluk Koalisyon24.03.1977-28.07.1979(843 gün)Ch. CharanJanata Partisi2Azınlık Koalisyon28.07.1979-14.01.1980SinghSeküler(170 gün)IndiraHindistan Ulusal1Tek Parti Çoğunluk14.01.1980-31.10.1984GandhiKongre PartisiHükümeti(1752 gün)0299720E. Sridharan, “Coalition Politics in India: Types, Duration, Theory and Comparison”; “India Lok Sabha (House of People)”.55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085HükümetiAzınlık/ÇoğunlukBaşbakanPartisiOluşturanHükümetin Görev SüresiParti SayısıHükümetiRajiv GandhiKongre Partisi1Tek Parti Çoğunluk31.10.1984-31.12.1984Hükümeti(61 gün)Rajiv GandhiKongre Partisi1Tek Parti Çoğunluk31.12.1984-02.12.1989Hükümeti(1797 gün)VishwanathJanata Dal02.12.1989-10.11.1990Liderliğinde5Azınlık KoalisyonPratap Singh(343 gün)Ulusal CepheChandraSamajwadi1Tek Parti Azınlık10.11.1990-21.06.1991ShekharJanata PartisiHükümeti(223 gün)P.V.Tek Parti Azınlık21.06.1991-16.05.1996NaeasimhaKongre Partisi1Hükümeti(1791 gün)RaoAtal BehariBJP3Azınlık Koalisyon16.05.1996-01.06.1996Vajpayee(16 gün)Janata DalH.D. DevePartisi-Birleşik9Azınlık Koalisyon01.06.1996-21.04.1997GowdaCephe (United(324 gün)Front)Inder KumarBirleşik Cephe10Azınlık Koalisyon21.04.1997-19.03.1998Gujral(332 gün)Atal BehariBJP-Ulusal19.03.1998-20.04.1998Vajpayee75Demokratik11Azınlık Koalisyon(32 gün)İttifak (NDA)Atal BehariBJP-NDA10Azınlık Koalisyon20.04.1998-14.04.1999Vajpayee(359 gün)Atal BehariBJP-NDA9Azınlık Koalisyon14.04.1999-13.10.1999Vajpayee(182 gün)Atal BehariBJP-NDA12Azınlık Koalisyon13.10.1999-05.02.2001Vajpayee(479 gün)Atal BehariBJP-NDA11Azınlık Koalisyon05.02.2001-15.03.2001Vajpayee(32 gün)Atal Behari Vajpayee’nin başbakanlığındaki hükümet 1998-2004 yılları arasında iktidardadır. An-cak, söz konusu dönemde sayıları yedi ile 11 arasında değişen partilerin kurduğu azınlık koalisyon hükümetinde partilerin koalisyon hükümetinden çıkması ya da yeni partilerin koalisyon hükümeti-ne girmesi sebebiyle kurulan hükümetlerin değişim sıklığı artmıştır. Bkz. Sridharan, “Coalition Poli-tics in India: Types, Duration, Theory and Comparison”, s. 5-8, s. 9.Hindistan179HükümetiAzınlık/ÇoğunlukBaşbakanPartisiOluşturanHükümetin Görev SüresiParti SayısıHükümetiAtal BehariBJP-NDA10Azınlık Koalisyon15.03.2001-22.07.2001Vajpayee(129 gün)Atal BehariBJP-NDA11Azınlık Koalisyon22.07.2001-01.07.2002Vajpayee(344 gün)Atal BehariBJP-NDA11Azınlık Koalisyon01.07.2002-23.12.2002Vajpayee(175 gün)Atal BehariBJP-NDA10Azınlık Koalisyon23.12.2002-23.05.2003Vajpayee(151 gün)Atal BehariBJP-NDA9Azınlık Koalisyon23.05.2003-08.09.2003Vajpayee(108 gün)Atal BehariBJP-NDA10Azınlık Koalisyon08.09.2003-21.12.2003Vajpayee(104 gün)Atal BehariBJP-NDA9Azınlık Koalisyon21.12.2003-30.12.2003Vajpayee(9 gün)Atal BehariBJP-NDA8Azınlık Koalisyon30.12.2003-12.01.2004Vajpayee(13 gün)Atal BehariBJP-NDA7Azınlık Koalisyon12.01.2004-22.05.2004Vajpayee(131 gün)ManmohanKongre Partisi-22.05.2004-24.07.2004Birleşik İlerleme9Azınlık KoalisyonSingh(63 gün)İttifakı (UPA)ManmohanKongre Partisi-8Azınlık Koalisyon24.07.2004-26.04.2014SinghUPANarendra ModiNarendra(BJP liderliğindeUlusal6Çoğunluk Koalisyon26.05.2014-ModiDemokratikİttifak)5572125000-2540-6146800557847500000557847500029159202051055572125000İngiltere183PARLAMENTER SİSTEMİN DOĞDUĞU ÜLKE: İNGİLTEREMurat Bilgin*1. GİRİŞParlamenter sistemin uzun bir tarihsel süreç içerisinde kurulup şekillendiği ve zaman içerisinde pek çok ülkeye örnek olduğu yer, resmi adı “Kuzey İrlanda ve Büyük Britanya Birleşik Krallığı” olanve ülkemizde kısaca İngiltere olarak bilinen ülkedir.Bu çalışmada İngiltere’deki parlamenter sistem, diğer bir deyişle ismini Parlamento binasının isminden hareketle alan Westminster sistemi ele alınmıştır. Çalışma kapsamında sistem anlatılırken ülkenin İngiltere hariç parçalarını oluşturan Galler, İskoçya, Kuzey İrlanda ve denizaşırı toprakların iç sistemi, iç siyasi tarihi ve bunların Parlamento ve yargı organları ele alınmamıştır.Çalışmada öncelikle İngiltere hakkında bazı genel bilgiler verilmiştir. Daha sonra parlamenter sistemin doğuşunun ve bugüne gelen süreç içerisinde değişiminin etraflıca anlaşılabilmesi için İngiltere ve İngiliz Parlamentosunun siyasi tarihinin kapsamlı bir özeti sunulmuştur. Dördüncü bölümde İngiltere’de yasama, yürütme ve yargı organlarını oluşturan Parlamento, kraliçe, hükümet ve mahkemelere ilişkin temel bilgiler aktarılmış, beşinci bölümde ise söz konusu anayasal organlar0129540Yasama Uzmanı, Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi Bölümü, e-posta: muratbilgin@tbmm.gov.tr.55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085arasındaki ilişkiler ele alınmıştır. Altıncı bölümde ülkedeki sisteme dair tartışmalara yer verilirken sonuç bölümünde İngiliz parlamenter sistemi hakkında genel bir değerlendirme yapılmıştır.2. İNGİLTERE HAKKINDA GENEL BİLGİ1Mevcut Anayasa: Yazılı bir anayasa yoktur. Anayasal içerikli kanunlar ile gelenekler anayasa yerine geçmektedir.24130-520700Devlet Başkanı: Kraliçe II. Elizabeth (Elizabeth Alexandra Mary)Hükümet Başkanı: Başbakan Theresa MayYasama Organı: Birleşik Krallık Parlamentosu (Avam Kamarası ve Lordlar Kamarası)Yönetim Şekli: Anayasal Monarşi, Parlamenter Sistem, Üniter Yapı (Galler, Kuzey İrlanda, İskoçya ve denizaşırı topraklar değişen ölçülerde özerkliğe sahiptir).Yüzölçümü: 241.930 km2Nüfus: 64.430.428Dil: İngilizce dışında ülkede devlet tarafından tanınan azınlık dilleri mevcuttur. Bunlar, İskoçça (Cermen Dili), İskoçça (Kelt Dili), Galce, İrce (İrlandaca) ve Kernevekçe’dir (Cornish).Din: Vatandaşların yaklaşık %59,5’i Hristiyan, %4,4’ü Müslüman, %1,3’ü Hindu, %2’siise diğer dinlere mensuptur. Dini inancı olmayanların oranı %25,7 iken dini düşüncesini belirtmeyenlerin oranı da %7,2’dir.Ekonomi: 2015 yılı satın alma gücü paritesine göre GSYİH’sı 2,702 trilyon dolar, kişi başına düşen milli gelir yaklaşık 41.500 dolardır.İngiliz sisteminin analiz edi-lebilmesi için öncelikle ülke hakkındaki bazı temel bilgile-rin bilinmesinde yarar vardır. Ülkenin resmi adı “Kuzey İr-landa ve Büyük Britanya Bir-leşik Krallığı”dır ve pek çok kaynakta ülkenin adı kısaca “Birleşik Krallık” olarak geç-mektedir. Bu çalışmada Tür-kiye’de daha yaygın olarak bilinen isim olan “İngiltere” kullanılmıştır. İngiltere aslın-da ülkenin resmi adında geçen “Büyük Britanya”yı oluşturan üç bölgeden birisidir. Büyük Britanya’yı oluşturan diğer iki bölge ise tarihsel süreç içeri-sinde ülkeye bağlanan Galler ve İskoçya’dır. Ülkenin resmi adında geçen Kuzey İrlanda ise İrlanda Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını kazanmasından sonra Birleşik Krallığa bağlı olarak kalan, İrlanda adasınınkuzey doğu kısmında yer alan bölgedir. Ayrıca, imparatorluk döneminin bir kalıntısı olarak ülkeye bağlı olan çok sayıda küçük, denizaşırı toprak parçası bulunmaktadır.24130163830Bu bölümdeki bilgiler büyük oranda şu kaynaktan derlenmiştir: “The World Factbook”, CIA İnter-net Sitesi, https://www.cia.gov/library/publications/resources/the-world-factbook/geos/uk.html, Erişim:16.11.2016.46228003035305572125000İngiltere185-72263053340-71945553340Avrupa’nın kuzey batısında yer alan ve bir ada devleti olan İngiltere’nin tek kara komşusu İrlanda Cumhuriyeti’dir. Toplam yüzölçümü 241.930 km2 olan İngiltere, dünyanın yüzölçümü açısından en büyük 80’inci ülkesidir. Atlas Okyanusu’ndaki Gulf Stream sıcak su akıntısı sebebiyle ılıman bir iklim mevcuttur. Ülkenin kuzey ve batı kesimleri alçak dağlar ve tepelerden oluşmaktayken güney ve güneydoğu kesimleri ovalardan oluşmaktadır. Ülkenin başkenti ve aynı zamanda nüfus ve ekonomik faaliyet açısından en büyük kenti güneydoğuda yer alan Londra’dır. Ülkenin diğer başlıca önemli kentleri Birmingham, Manchester, West Yorkshire, Glasgow ve Newcastle’dır.İngiltere’nin nüfusu 64,4 milyondur. Ülke, nüfus sıralamasında dünyada 23’üncü sırada yer almaktadır. Ülke, %0,54’lük yıllık nüfus artışına sahiptir. Nüfusun %70’i 25 yaşın üzerindedir. İngiltere, Birleşmiş Milletlerin insani gelişmişlik endeksine göre 0,892 puanla dünyadasıradadır ve insani gelişmişliğin en yüksek olduğu ülkeler arasında gösterilmektedir.2 Ülkedeki ortalama yaşam beklentisi 80 yıldır.İngiltere’nin GSYİH’si 2015 yılı satın alma gücü paritesi verilerine göre 2.702 trilyon dolardır. Kişi başına 37.300 dolar düzeyine karşılık gelen söz konusu milli gelir düzeyi ile İngiltere, dünyanın en müreffeh ülkelerinden birisi konumundadır. 2012 yılı verilerine göre İngiltere’de gini katsayısı 0,32’dir. Söz konusu değer ile 141 ülke arasından gelir dağılımı açısındansıradadır. İngiltere, dünyanın 5. en fazla ihracat ve ithalat yapan ülkesidir. İngiliz ekonomisinin %0,7’sini tarım, %20,5’ini endüstri, %78,9’unu ise hizmet sektörü oluşturmaktadır. Britanya adası, tarih boyunca zengin demir ve kömür madenlerine sahip olmuştur. Sanayi Devriminin başladığı ve günümüzde en önemli finansal merkezlerden biri olan ülke, dünyanın en önemli ekonomileri arasındadır.Resmi söylemde Britanyalı (British) olarak adlandırılan İngiliz vatandaşlarının etnik köken açısından %87,2’si beyazlardan, %3’ü Afrikalılardan, %2,3’ü Hintlilerden, %1,9’u Pakistanlılardan, %2’si melezlerden, %3,7’si ise diğer etnik gruplardan oluşmaktadır. Nüfusun neredeyse tamamının İngilizce konuştuğu ülkede İngilizce dışında devlettarafından tanınan azınlık dilleri mevcuttur. Bunlar: İskoçça (Cermen Dili), İskoçça (Kelt Dili), Galce, İrce (İrlandaca) ve Kernevekçe’dir (Cornish).097790“Human Development Report 2014”, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) İnternet Sitesi, http://hdr.undp.org/sites/default/files/hdr14-report-en-1.pdf, Erişim:13.04.2015, s.168.55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085İngiliz vatandaşları dini inanç açısından iki büyük gruptan oluşmaktadır. Vatandaşların yaklaşık %59,5’i Hristiyan iken dini inancı olmayanların oranı %25,7’dir. Vatandaşların %4,4’ü Müslüman, %1,3’ü Hindu, %2’si ise diğer dinlere mensupken dini düşüncesini belirtmeyenlerin oranı %7,2’dir.İngiltere, Özgürlükler Evi’nin (Freedom House) 2016 yılı raporunda 1 puan3 alarak “özgür” olarak nitelendirilmiştir.4 Ekonomist Dergisinin Demokrasi Endeksine göre İngiltere, 8,31 toplam puanla dünyada 16’ncı sıradadır ve tam demokrasi olarak nitelendirilmektedir.5 Polity IV adlı kuruluşun değerlendirmesine göre ise İngiltere’nin demokrasi skoru 10 üzerinden 10’dur.6İNGİLTERE SİYASİ TARİHİ VE PARLAMENTER SİSTEMİN GELİŞİMİİngiliz sisteminin anlaşılması için ülkenin siyasi tarihine ayrıntılı olarak değinmekte ve bugüne nasıl gelindiğinin kavranmasında büyük yarar vardır. Tarihi süreç içerisinde Parlamentonun hangi sebeplerle güç kazandığının anlaşılması İngiliz parlamenter sisteminin kavranması açısından son derece önemlidir. Zira pek çok görüşe göre İngiliz sistemi tepeden inmeci değişime karşıt olarak aşağıdan yukarıya demokratikleşmenin, başka bir deyişle “doğal süreç” içerisinde demokrasinin gelişiminin en önemli örneğidir.3.1. Coğrafyanın Siyasi Tarihe Etkisiİngiliz siyasi tarihi ülkenin coğrafyasından yoğun şekilde etkilenmiştir. Bir ada ülkesi olan İngiltere, bu özelliği ile karadan gelen büyük çaplı istilalara ve yoğun nüfus göçlerine karşı korunaklı iken denizden gelen ve az sayıda ancak savaşçı kavimlere karşı ise uzun yıllar korunaksız kalmıştır. Denizden gelen çok sayıda istilacı grup farklı zamanlarda ülkeyi ele geçirerek yönetici sınıfların birbiri ardına değişmesine sebep olurken2413097155Söz konusu puanlama sisteminde “1” en özgür durumu, “7” ise özgürlüğün en az olduğu durumu ifade etmektedir.“Freedom in the World 2016”, Freedom House İnternet Sitesi,https://freedomhouse.org/report/ freedom-world/freedom-world-2016, Erişim: 16.11.2016.“The Economist Intelligence Unit Democracy Index 2014”, Sudesdata İnternet Sitesi, http://www. sudestada.com.uy/Content/Articles/421a313a-d58f-462e-9b24-2504a37f6b56/Democracy-in-dex-2014.pdf, Erişim: 13.04.2015, s.4.“Authority Trends, 1946-2013 United Kingdom”, Polity IV İnternet Sitesi, http://www.systemicpea-ce.org/polity/ukg2.htm, Erişim: 13.04.2015.46228003035305572125000İngiltere187-72644053340-72326553340halkın çoğunluğu -Anglosakson göçü dışında- genellikle değişmeden kalmıştır.7 İstilalar sonrasında yönetici hanedan da birçok kez değişmiş ve görece kısa süreli Anglosakson Krallığı dönemi dışında neredeyse hiçbirisi İngiliz soylusu olmamıştır. Bazı kaynaklar İngiltere’nin modern demokrasinin beşiği olabilmesinin nedenlerinden birinin farklı dönemlerde ülkeyi yöneten yabancı yöneticilerin, isteksizce de olsa, halkı yönetime ortak etme gereksinimi olduğunu belirtmektedir.İngiltere’nin ada ülkesi olmasının bir diğer etkisi de büyük bir kara ordusuna ihtiyaç duymamasıdır. Söz konusu durum bir taraftan ülkenin deniz gücüne yoğunlaşarak ticarette gelişmesinde ve sömürge imparatorluğu kurmasında etkili olurken diğer taraftan da kralın iç isyanları bastırmada oldukça güçsüz kalmasına sebebiyet vermiş ve 1642’deki iç savaşta Parlamento güçlerinin kralın ordusunu yenmesine imkân tanımıştır.8Coğrafyanın siyasi tarihe etkisine ilişkin bir diğer husus da ülkenin yüksek kesimler (highlands) olarak adlandırılan ve alçak dağlar ve tepelerden oluşan kuzey ve batı kesimleri ile alçak kesimler (lowlands)olarak adlandırılan ve ovalardan oluşan güney ve güneydoğu kesimleri arasındaki farklılıktır. Tarihsel olarak yüksek kesimlerde yaşayan insanlar, Anglo-Saxonların adaya göçünden önceki dönemlerde dahi daha pastoral, dağınık yerleşimin etkisi altında ve Kıta Avrupası’ndan gelen askeri ya da kültürel etkilere karşı daha izole iken verimli ovalardan oluşan alçak kesimler ise daha şehirli, daha yüksek gelirli ve Kıta Avrupası ile daha etkileşimli olagelmiştir. Günümüzde dahi söz konusu ayrım belli düzeylerde devam etmektedir. Öyle ki yüksek kesimlerde Liberal Demokrat Parti ve özellikle İşçi Partisi güçlü iken daha zengin olan alçak kesimlerde Muhafazakâr Parti güçlüdür.93.2. Parlamento Öncesi İngiltere (…-1066)Bölgedeki ilk insan yerleşimleri yüzbinlerce yıl önceye gidiyor olmasına karşın son buzul çağında bölgede insan yaşamının kalmadığı ve buzul çağının sona ermeye başlaması ile Kıta Avrupası’ndan yapılan yeni-3810104775789William E. Burns, A Brief History of Great Britain (New York: Facts on File Inc., 2010), s.xiv.Michael G. Roskin, Çağdaş Devlet Sistemleri, Çev.: Bahattin Seçilmişoğlu, (Ankara: Adres Yayınları, 2009), s.24.Burns, A Brief History of Great Britain, s.xix.55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085göçlerle insan yerleşiminin tekrar başladığı düşünülmektedir. 11.000 yıl öncesine kadar İrlanda adasının Britanya’ya, Britanya adasının da Kıta Avrupa’sına buzullarla bağlı kara parçaları olması söz konusu göçleri mümkün kılmıştır. Bu dönemde, avcı toplayıcı olarak küçük gruplar halinde yaşayan insanlar yavaş yavaş tarım toplumuna geçmiş ve topluluklar arası ticaret başlamıştır.10Milattan önce altıncı yüzyıl ile Roma İmparatorluğunun bölgeye egemen olduğu dönem arasında bölgede özellikle yavaş yavaş oluşmaya başlayan yönetici sınıf içerisinde Kelt kültürü egemen olmuştur. Bu dönemde dahi, gelecek dönemlerde, özellikle de Norman İstilası sonrasında, çok daha belirgin olacak yönetici sınıfın farklı bir kültüre sahip olması olgusunun başladığı düşünülmektedir. Söz konusu durum Roma İmparatorluğu egemenliği döneminde de devam etmiştir. Roma İmparatorluğu hâkimiyeti sırasında ülkedeki şehirlere önemli ölçüde kendi kendilerini yönetme imkânı tanınmıştır.11410 yılında Roma İmparatorluğunun kendi güç kaybı nedeni ile adayı terk etmesi sonrasında ortaya çıkan güç boşluğu bir taraftan eski Romano-Keltik Yönetici sınıfın yerel otoriteler halinde güçlenmesinediğer taraftan da Kıta Avrupası’nda yaşanan Kavimler Göçünün bir parçası olarak 449 yılından itibaren Germen kökenli Angıllar (Angles) ve Saksonların (Saxons) güney doğudan başlayarak adaya yerleşmesine veadayı işgal etmesine imkân tanımıştır. 600 yılı civarında Cornwall, Galler ve İskoçya dışında tüm bölgelerde Anglosaksonların (Anglosaxons) göçyolu ile sayısının artması; evlilik, asimilasyon ya da köleleştirme ile yerel halkın Anglosaksonlaşması12 ve bu iki sürece paralel olarak Hristiyanlığın adada yayılması ile Britonları (Anglosakson göçü öncesi ada halkları) ve Anglosaksonları birleştirici etkisi ile13 hakim kültür Hristiyan-Anglosaksonkültür hale gelmiş ve İngiliz kimliği oluşmuştur. Bu dönemlerden sonra da adaya Angle’ların ülkesi anlamında “Englaland” denilmiş ve zamanla bu kelime England (İngiltere) halini almıştır.600 ile 900 yılları arasında bölgede iki önemli olaydan bahsetmek gerekmektedir. Bunlardan ilki İrlanda’dan başlayıp adanın kuzeyinden güneyine doğru devam eden Hristiyanlığa geçiştir. Söz konusu gelişme24130152400Burns, A Brief History of Great Britain, s.3-4.Burns, A Brief History of Great Britain, s.4-15.Burns, A Brief History of Great Britain, s.27.Burns, A Brief History of Great Britain, s.31.46228003035305572125000İngiltere189-72263053340-71945553340adanın siyasetinde yüzyıllar boyunca önemli olacak Roma Katolik Kilisesinin hâkimiyetinin başlangıcı anlamına gelmektedir. İkinci önemli olay ise 790 yılı civarında başlayan ve 100 yıl kadar devam eden Vikingistilasıdır. Kelime anlamı olarak “deniz istilacısı” demek olan Vikingler aslında tek bir gruptan ziyade İsveçli (Swede), Norveçli (Norwegian) ve Danlı (Danish) yağmacı gruplardan oluşmaktadır.14Anglosakson hakimiyeti sürecinde bölgede irili ufaklı Anglosakson kabile krallıkları egemen olmuştur. Bu krallıklardan Wessex krallığı önce Vikingleri adadan attıktan sonra, 927 yılında diğer küçük krallıkları içine katarak İngiltere Krallığı haline gelmiştir. Viking istilasının adadaki pek çok küçük krallığın yönetici ailelerini yok etmesi ve istilaya karşı birleşme ihtiyacı Britanya adasındaki çok devletli karmaşık yapının İngiltere, Galler ve İskoçya şeklinde üçlü bir devlet yapısında konsolide olmasına imkân tanımıştır.151066 yılında Kuzey Fransa’yı (Normandy) elinde bulunduran veaslen bir Viking krallığı olan ancak Hristiyan-Fransız kültürüne asimile olan Normanlar, Fatih William (William the Conqueror) liderliğindedenizi geçerek İngiltere’yi fethetmiştir. Normanların kendilerini Fransız olarak görmeleri bir taraftan ülkenin Kıta Avrupası ile yakınlaşmasını sağlarken diğer taraftan Normanların sık sık Fransa’daki topraklarını artırma çabası nedeniyle Fransa’da çok sayıda savaşa girişmesine neden olmuştur. Norman hakimiyeti kralın tüm ülkede geniş toprakların sahibi olmasına imkân tanıması yönüyle merkezi otoriteyi güçlendirmiş ve bu yönü ile İngiltere’yi çağının diğer Avrupa ülkelerinden ayrı kılmıştır.163.3. Magna Carta ve Parlamentonun Doğuşu (1066-1265)Merkezi otoritenin güçlendiği İngiltere’de bazı krallar söz konusu gücü yerinde kullanarak ülkeyi iyi bir şekilde yönetirken bazıları ise gücünü kötü kullanmıştır. Örneğin 1154-1189 yılları arasında hüküm süren Kral II. Henry, kendinden önceki Kral Stephan’ın dönemindeki iç savaşın17 yaralarını sarmış ve sonrasında jüri ve dönüşümlü olarak0133350Burns, A Brief History of Great Britain, s.41.Burns, A Brief History of Great Britain, s.46.Burns, A Brief History of Great Britain, s.54-56.Söz konusu iç savaş Kral Stephan ve taraftarları ile Stephan’ın kuzeni olan ve tahtın oğluna (II. Hen-ry’ye) ait olduğunu iddia eden Kral I. Henry’nin kızı Matilda ve taraftarları arasında yaşanmıştır. Stephan’ın oğlunun hayatını kaybetmesi sonrasında Stephan, kendi ölümünden sonra Matilda’nın oğlu II. Henry’nin tahta geçmesini kabul edince iç savaş sona ermiştir.55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085çalışan yargıçlar sistemi ile iyi işleyen bir adalet sisteminin temellerini atmıştır. II. Henry’nin oğlu I. Richard (Aslan Yürekli Richard) döneminde de ülke sevilen bir kral önderliğinde askeri başarılar elde etmiştir. Öte yandan Richard öldükten sonra tahta çıkan Richard’ın kardeşi Kral John döneminde ise (1199-1216) Fransa ile başarısız ve ülkeyi mali açıdan sıkıntıya sokan savaşlar yapılmış ayrıca Papalık ile yaşanan sorunlar neticesinde Papalık ülkeyi vergiye bağlamıştır. Daha fazla gelir için baronların18 topraklarına el koymaya başlayan John’un bir de geleneksel olarak kralın bakımını üstlenmesi gereken yetim kalmış aristokrat kızları, para karşılığında, zengin ancak asil olmayan tüccarlarla evlendirmesi John’a karşı asil aileler içerisinde büyük bir hoşnutsuzluk yaratmıştır. John’un son olarak Fransa’da bir diğer savaşta daha yenilmesi üzerine büyük bir baron isyanı başlamıştır. 1215 yılında, başarılı olan isyanneticesinde dünya anayasa ve demokrasi tarihinde önemli bir yeri olan Magna Carta Libertatum (Büyük Özgürlük Fermanı) imzalanmıştır.Baronların feodal haklarının genişletilmesi şeklinde özetlenebilecek ve günümüz standartlarında demokratik olarak nitelendirilebilecek neredeyse hiçbir unsur barındırmayan Magna Carta’nın asıl önemi kralın yetkilerinin kısıtlanabileceği düşüncesini yerleştirmesidir.19 Ayrıca Magna Carta’da bir takım yetkileri eline alan Baronlar Konseyi, Parlamentonun çekirdeğini oluştururken Magna Carta ile getirilen yeni vergi koyulurken Baronlar Konseyinin onayının alınması kuralı da modern parlamentoların bütçe hakkının temelini oluşturmuştur.1215 yılında ilan edilen Magna Carta ile kurulan Baronlar Konseyi’nden dünyanın ilk parlamentosuna giden olaylar zinciri 1258 yılında başlamıştır. 1216 yılında Kral John’un yerine geçen oğlu III. Henry, 1258 yılına değin Fransa’daki kaybedilen toprakları geri almak için pahalı ve başarısız savaşlar yürütmüş ve elde kalan toprakları da kaybetmiştir. Pek çok lorda göre Henry ayrıca Papalığın İngiltere’nin çıkarlarına hizmet etmeyen taleplerine çokça boyun eğmiştir. Bu dönemde III. Henry, kendinden sonra tahta geçmesini istediği ikinci oğlunun taht hakkını garantilemek istemesi ve Papalığın yönlendirmesi üzerine Sicilya’da bir savaşa dahil olmuş ve bu da başarısızlıkla sonuçlanmış, ülkenin artan borcu daha da yükselmiştir. Söz konusu son gelişme neticesinde bir24130108585Baron, kraldan sonra en geniş arazilere sahip olan üst düzey aristokrat sınıfı anlamına gelmektedir.Burns, A Brief History of Great Britain, s.67-68.46228003035305572125000İngiltere191-72263053340-71945550800Magna Carta’nın İmzalanışıisyan başlamış ve kralın kız kardeşi Eleanor’un eşi Simon de Montfort’un da aralarında bulunduğu Baronlar Konseyi söz konusu durum üzerine kendi yetkilerini artıran yeni bir düzen oluşturarak ülke yönetimini eline almıştır. Ancak 1261 yılında Baronlar Konseyi kendi içerisinde uyumsuzluklar göstermiş ve papa tarafından hukuk dışı ilan edilmiştir. Bunun üzerine kralın büyük oğlunu evlat edinen ve onun üzerinden tahtı ele geçirmeye çalışan Montfort önderliğinde yeni bir isyan başlamıştır. 1264 yılında başarılı olan isyan neticesinde Baronlar Konseyi Montfort başkanlığında daha geniş yetkilerle tekrar kurulmuştur. Diğer baronlarınmuhalefetinden çekinen Montfort, rejiminin meşruiyet tabanını güçlendirmek için kırsal kesimlerden (shires) şövalyeleri (knights) vekasabalardan (towns) belirli bir geliri olan sıradan insanlar arasından bazı temsilcileri (burgesses) de konseye dâhil etmiştir. Bu noktadansonra söz konusu yapı günümüz Parlamentosuna benzer bir yapı almaya başlamıştır ve 1265 tarihi bu nedenle Parlamentonun doğuşu olarak sayılabilir.20 Montfort, Parlamentonun yetkisinin kralın yetkisinin052705Baronlar Konseyinin dönemin İngilizcesindeki orijinal ismi Büyük Danışma Meclisi olarak çevrile-bilecek “Magnum Consilium”dur. Söz konusu yapının tam olarak ne zaman Parlamento olarak ad-landırılması gerektiği, üzerinde tam bir uzlaşma olmayan bir konudur. Kimi tarihçiler “Parlamento” tabirinin Magnum Consilium terimi yerine ilk kez kullanıldığı III. Henry dönemindeki 1236 yılının Parlamentonun doğuşu olarak alınmasının doğru olduğunu iddia etmektedir. Bazı kaynaklar ise fe-odal konseylerin Parlamentoya dönüşmesinden hareketle parlamentonun doğuşunu Anglosakson kralları dönemine kadar götürmektedir. Bkz. “Birth of the English Parliament: Magna Carta (1215) to Henry IV (1399)”, Birleşik Krallık Parlamentosu İnternet Sitesi, http://www.parliament.uk/ about/living-heritage/evolutionofparliament/originsofparliament/birthofparliament/keydates/ 1215to1399/, Erişim 12.05.2015.55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085ötesinde olduğunu iddia etmeye başlamıştır. 1265 yılında kralın kağıt üzerinde evlat edinilmiş ancak uygulamada tutsak olan büyük oğlu Edward sonradan tutsaklıktan kurtulup Montfort’u yenerek kontrolü eline almıştır.21 Her ne kadar olaylar Parlamentonun üstün konumunu yitirmesiyle sonuçlanmışsa da Parlamento bir kez kurulmuştur ve bundan sonra yüzyıllar içerisinde yavaş yavaş gücünü artıracaktır.3.4. Parlamentonun Yükselişi ve Şanlı Devrim (1265-1688)I. Edward, gücü ele geçirdikten sonra Parlamentoyu kapatmak yerine onu etkin bir şekilde kullanmayı seçmiştir. Yeni vergilerin, halkın ya da en azından asillerin ve burjuvanın rızasına dayalı olarak Parlamento tarafından konulması ülkede iç savaş riskini azaltmış, baronlardan gelen muhalefet toplumun daha alt kesimlerinden gelen destekle dengelenebilmiştir. Ayrıca baronların de facto güçleri nedeniyle Parlamentodaki özgül ağırlıkları yönetimden dışlanmışlık hissetmemelerini de sağlamıştır. Bu dönemde Parlamento büyük oranda, asilzadelerden, kilise görevlilerinden, kralın davet ettiği kişilerden ve azsayıda burjuva tarafından seçilen kişilerden oluşmaktadır. Şövalyeler ve kasaba temsilcileri (burgesses), zamanla Avam Kamarası (House of Commons) haline gelirken baronların ve toprak yönetimine haiz kilise görevlilerinin (bishops) oluşturduğu yapı ise Lordlar Kamarası (House ofLords) haline gelmiştir. Bu erken dönemde Parlamento vergi koymanın yanında yüksek mahkeme vazifesi görmeye başlamış ayrıca dilekçe hakkının kullanıldığı merci halini almıştır.22Parlamentonun kurulduğu 1265 yılından 1642’deki iç savaşa değin ülkede siyasi tarihe ve Parlamentonun güçlenmesine ilişkin olarak yaşanan en önemli gelişmeler 1281’de Galler’in fethi ve ilhakı (resmi birleşme 1536’da gerçekleşmiştir);23 1337 yılından 1453 yılına değin süren, Fransa tahtını ele geçirmek için yapılan ve başarısızlıkla sonuçlanan yüzyıl savaşları; İskoçya’nın ülkeye ilhakı amacıyla yapılanancak başarısız olan savaşlar; 1348 yılında başlayan ve ardından zaman zaman tekrar eden ve Kara Ölüm (Black Death) olarak da bilinenbüyük veba salgını ve bu salgın nedeniyle nüfusun %40 civarında24130163195Burns, A Brief History of Great Britain, s.70-71.Burns, A Brief History of Great Britain, s.72-73.Rıza Arslan, Demokratik Yönetim Sistemleri, (Bursa: Dora Yayınları, 2013), s.41.46228003035305572125000İngiltere193-72263053340-71945553340azalışının etkileri; nüfus azalışı ile ücretlerin yükselişi ve bu yükselişin Parlamentoyu elinde bulunduran toprak sahiplerince kanun eli ile bastırılmasının sonucunda çıkan 1381 köylü isyanı ve toprak sahiplerinin köylülere daha fazla özgürlük verilmesinin kendi çıkarlarına olduğunu fark etmeleri; İngiliz Parlamentosunun dilinin Fransızca’dan İngilizceye çevrilmesi ve aristokrasinin İngilizleşmesi; (1362) Rönesans’ın İngiliz kültürel hayatını etkilemesi; matbaanın (ve kutsal kitabın okunması gereksinimi ile Protestanlığın) okur yazarlık oranını artırıcı etkisi, Parlamentonun -özellikle ülkenin içişleri ile ilgilenmekten çok savaşlarla ilgilenen III. Edward döneminde- ülke yönetiminde artan şekilde etkinlik kazanması; 1455-1485 yılları arasında taht mücadelesi sebepli Güllerin Savaşı isimli iç savaş ve sonrasında İngiliz ve Galler asıllı TudorHanedanının tahtı ele geçirmesi; 1534’te Üstünlük Kanunu (Act of Supremacy) ile İngiliz Kilisesinin Roma Katolik Kilisesinden ayrılması;Protestanlığın ülkede hızla yayılması; 1588’te Papalığın kışkırtması ve tahtta hak iddiasıyla ülkeyi işgale gelen İspanyol Armadası’nın mağlup edilmesi; 1603 yılında son Tudor monarkı I. Elizabet’in ölümü ile İskoç ve İngiliz tahtlarının I. James‘te birleşmesi ile İskoçya ile birleşme ve İskoç asıllı Stuart Hanedanının başlaması; İrlanda’nın işgalinin tamamlanması ve 4 Kasım 1605’te Katoliklerin, kralı ve Parlamentoyu havaya uçurma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması olarak sıralanabilir. Söz konusu olaylar içerisinde 1642 iç savaşına gelinen süreçte en önemli olgunun -I. Mary gibi Katolik Monarkların tutumu, Papalığa olan nefret, İspanyol Armadasının işgal tehdidi ve özellikle İskoçya’da olmak üzere kilisenin topraklarını ele geçirenlerin bunları ellerinden kaybetmek istememeleri gibi çok sayıda nedenle- yükselen Katolik düşmanlığı ve korkusu olduğu söylenebilir.24Parlamentonun kuruluşundan günümüze değin Parlamentonun gücündeki en dramatik artış ve günümüzde parlamenter sistem olarak adlandırılan sisteme geçişteki en önemli eşik şüphesiz İngiltere’ninmutlak monarşiden önce cumhuriyete, sonra tekrar mutlak monarşiye ve son olarak da Şanlı Devrim (Glorious Revolution) ile anayasal monarşiyegeçtiği 1642 İngiliz iç savaşı ile başlayan olaylar silsilesidir.0331470Burns, A Brief History of Great Britain, s.72, 264-265.55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-695325450851639 ve 1640 yıllarında İskoçya’da çıkan isyan konusundaki başarısızlığı ve uyguladığı yüksek vergiler nedeniyle popülaritesi azalmış olan Kral I. Charles’ın hüküm sürdüğü 1641 yılında ağır vergiler ve yükselen Katolik karşıtlığı nedeniyle İrlanda’da da isyan çıkmıştır. 1642 yılında çıkan iç savaşın nedeni de, söz konusu isyanı bastıracak kuvvetlerin komutasının bir Katolik olan Fransız Prensesi Henrietta Maria ile evli olan ve pek çok nedenle saygınlığını yitirmiş olan kralda mı yoksaParlamentoda mı olması gerektiği tartışmasıdır. Ülke Parlamento yanlıları (Parliamentarians) ve kral yanlıları (Royalists) olarak ikiye bölünmüştür.Bir birinden kanlı iki safhada gerçekleşen savaş sonunda 1649 yılında komutan Oliver Cromwell önderliğindeki Parlamento yanlıları savaşı kazanmıştır. Savaş sonunda devrik kral vatana ihanetten suçlu bulunmuş ve kafası kesilerek idam edilmiştir. Sonrasında İskoçya ve İrlanda’daki isyanlar da bastırılmıştır. Bu dönemden sonra öncelikle bir cumhuriyetolarak Parlamento tarafından yönetilen ülke, 1653 yılında Cromwell’in Parlamentoyu kapatması ve Lord Protector ünvanı ile ülkeyi yönetmesininardından Cromwell tarafından yönetilen bir askeri diktatörlük halini almıştır. Cromwell’in yönetimi sırasında en büyük sorun meşruiyet olmuş ve bu sorunu aşmak için Cromwell, kendi görüşleri doğrultusunda hareket eden yeni bir Parlamento oluşturmaya gayret etmiş ancak oluşturulan Parlamento başarılı olamamıştır. Cromwell’in 1658’de ölümünün ardından ilk olarak oğlu yönetimi devralmışsa da diğer askeri liderler üzerinde etkili olamadığından başarılı olamamış ve sonunda, öldürülen kral I. Charles’ın oğlu, II. Charles olarak tahta çıkarılmıştır. 25Charles’ın Katoliklere karşı yumuşak tutumu, dış politikada Katolik Fransa ile birlikte hareket etmesi ve gayri meşru çocukları dışında çocuğu olmayan II. Charles’ın varisinin bir Katolik olan kardeşi James olması, aynı yıllarda nükseden kara ölüm salgını ve büyük Londra yangınının karamsar etkisi ve daha da artan Katoliklik korkusu ile de birleşince ülkebir kez daha ikiye ayrılmış ve 1678-1681 yılları arasında Dışlama Krizi (Exclusion Crisis) olarak adlandırılan dönemde bir kez daha iç savaşıneşiğine gelinmiştir. Kriz, Katolik olan James’in kral olup olamayacağına ilişkin görüş ayrılığı üzerine olmuştur. Taraflardan ilki Whig’ler (whigs)olarak adlandırılan ve sonradan Liberal Partiyi oluşturacak olan gruptur. Whig’ler, James’in kral olamayacağını savunurken Tori’ler (Tories) olarak2413036195Burns, A Brief History of Great Britain, s.111-116.46228003035305572125000İngiltere195-72263053340-71945553340adlandırılan grup ise taçtaki istikrarın dini görüş farklılığından daha önemli olduğunu savunan ve sonradan Muhafazakâr Partiyi oluşturacak olan gruptur. Görüş ayrılığı Tori’lerin görüşü doğrultusunda savaşsız bir şekilde çözümlenmiş ve 1685 yılında kralın ölümü sonrasında Katolik James, Kral II. James olarak tahta çıkmışsa da sonrasında Katolik düşmanlığı tekrar baskın çıkmış ve Whig’ler ile bir kısım Tori’lerin davetiüzerine James’in kızı Mary ile Mary’nin eşi ve aynı zamanda James’in yeğeni olan Hollandalı Prens William (William of Orange), 1688 yılındaülkeye gelerek kansız bir devrim ile kral ve kraliçe ilan edilmiştir. Söz konusu devrim İngiliz tarihinde Şanlı Devrim (Glorious Revolution) olarakadlandırılmaktadır.26 Şanlı Devrim sonrasında Haklar Bildirgesi (Bill of Rights) kabul edilerek Parlamentonun kral karşısındaki kesin üstünlüğü sağlanmış, Parlamentonun onayı olmaksızın vergi çıkarmak ya da mevcut vergileri artırmak kesin olarak imkânsız hale gelmiş, kralın sürekli asker tutması yasaklanmış, kralın Parlamentonun çıkardığı yasaları veto etmesi sınırlandırılmış, kürsü dokunulmazlığı getirilmiş, dini hoşgörü prensibi kabul edilmiş ve ifade özgürlüğü genişletilmiştir.27 Söz konusu olaydan sonra İngiltere, tarihteki ilk anayasal monarşi haline gelmiştir.283.5. Başbakanın Doğuşu ve Demokratikleşme (1688-1945)1688’deki Şanlı Devrim sonrasında hem İngiliz Parlamentosu hem de İngiltere gün geçtikçe güç kazanmıştır. Başlangıçta uzun yıllar kralın yürütmeye ilişkin yetkileri devam etmiş olsa da zaman içerisinde Parlamento yasama görevinin yanında yürütmeyi de kendi içinden çıkararak tacı mutlak anlamda sembolik bir role geriletmiştir. Söz konusugelişme kabinenin kralın kontrolünden çıkarak yeni bir makam olan başbakanın (prime minister) kontrolüne geçmesi ve zamanla Parlamentoiçinden çıkan ve onun güvenini alan başbakanın hem yürütmeyi hem de büyük oranda yasamayı kontrol etmesi sonucunu doğurmuştur.“Başbakan” makamının ortaya çıktığı 1735 yılı öncesinde, 1701 yılında kabul edilen Act of Settlement adlı kanun ile daha öncesinde kralın emrinde olan, dönemin yürütme organı niteliğinde olan Privy CouncilParlamentonun denetimine alınmıştır.29 1707 yılında İngiltere ve İskoçya060960Burns, A Brief History of Great Britain, s.116-123.Arslan, Demokratik Yönetim Sistemleri, s.51.Burns, A Brief History of Great Britain, s.116-123.Arslan, Demokratik Yönetim Sistemleri, s.52.55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085Parlamentoları birleşmiş ve Büyük Britanya Birleşik Krallığı kurulmuştur.1714’te son Stuart Kraliçesi Anne ölmüş ve Whig’lerin desteği ile I.George’un kral olmasıyla Hannover Hanedanı başlamıştır.İngiliz siyasetine ve asillerine oldukça yabancı olan Hannover Hanedanı döneminde, kralın yürütmeye dair son gerçek yetkileri de kademe kademe yok olmuştur. I. George, İngilizce bilmemesi ve İngiltere’den çok memleketi Hannover ile ilgilenmesi sebebiyle kabinenin başına bir Whig olan Sör Robert Walpole’u atamıştır. Kabineyi kral adına yöneten Walpole İngiliz tarihinin ilk başbakanı olmuştur. Walpole aynı zamanda 21 yıl ile bu makamı en uzun süre işgal eden başbakan olmuştur.I. George’dan iki sonraki kral olan III. George zamanında başbakanın Avam Kamarasındaki en büyük partinin lideri olması ve başbakanın yalnız Avam Kamarasına karşı sorumlu olması geleneği başlamıştır.30Söz konusu değişimle yürütme tamamen kralın kontrolünden çıkmış ve son haddine kadar Parlamento içerisinden çıkan hükümetin kontrolüne geçmiştir. Söz konusu durumun net bir şekilde oraya çıktığı 1735 yılında, Whig’lerin parlamento çoğunluğunu oluşturarak iktidar partisi konumunda başbakanı ve kabineyi kendi arasından çıkardığı, Tory’lerin ise iktidar alternatifi olarak muhalefeti oluşturduğu, devlet başkanının ise yalnızca sembolik yetkilere sahip olduğu parlamenter sistemin tam olarak oluştuğu söylenebilir. Bununla birlikte söz konusu sistem özünde demokratik olmaktan çok halen aristokrasinin ve burjuvazinin kontrolünde oligarşik niteliktedir.31 Sistemin demokratikleşmesi 1800 ve 1900’lü yıllarda işçi hareketleri ve İşçi Partisinin ortaya çıkışı ve güçlenmesi ile mümkün olmuştur.1756-1763 yılları arasında Fransa ile Yedi Yıl Savaşları yapılmış ve Fransızların Kanada’daki toprakları İngiltere kontrolüne geçmiştir. 1783’te Amerikan Devrimi, İngiliz yenilgisi ile sonuçlanmış, Amerika Birleşik Devletleri kurulmuştur. 1793’te Napolyon Savaşları başlamış, 1815’te İngiliz zaferi ile son bulmuştur. 1801’de Birleşme Kanunu (Act of Union) ile İngiltere, İrlanda’yı da resmen topraklarına katmış ve “Büyük Britanya ve İrlanda Birleşik Krallığı” kurulmuştur. 1835 yılında Hükümetin Parlamentodan güvenoyu alması zorunluluğu getirilmiştir.322413088265Roskin, Çağdaş Devlet Sistemleri, s.30.Arslan, Demokratik Yönetim Sistemleri, s.52-53.Arslan, Demokratik Yönetim Sistemleri, s.54.46228003035305572125000İngiltere197-72263053340-71945553340Oy hakkı olmayan erkekler ile kadınların uzun mücadeleleri sonunda 1832, 1867, 1884, 1918, 1929 ve 1948’de tedricen oy hakkı önce erkekler ve sonra da kadınlar için genişletilerek 21 yaşın üzerindeki kadın-erkek herkese eşit oy hakkı tanınmıştır.331969 yılında ise seçme yaşı 18’e indirilmiştir.341900 yılında daha sonra İşçi Partisine dönüşecek olan İşçi Temsilcileri Komitesi (Labour Representation Committee) kurulmuştur. 1911’deLordlar Kamarasının yetkileri büyük ölçüde sınırlanmıştır. 1914-1918 arasında gerçekleşen I. Dünya Savaşı’nda İngiltere kazanan İtilaf Devletleri arasında yer almıştır. 1922 yılında İrlanda Cumhuriyeti, Birleşik Krallıktanayrılarak bağımsız bir devlet haline gelmiştir. 1924 yılında İşçi Partisi ilk kez iktidara gelmiştir. 1931 yılında The Statute of Westminster isimlibir yasa ile İngiliz sömürge imparatorluğu resmen dağıtılmış; Kanada, Avustralya ve Yeni Zelanda gibi çoğunluğu beyaz olan dominyonlarbağımsız birer devlet olmuştur. Söz konusu devletlerle işbirliğine dayalı zayıf bir birliktelik olan İngiliz Uluslar Topluluğu (British Commonwealth of Nations) kurulmuştur.İngiltere’de 1930’lu yıllara 1929 ekonomik krizi ile Almanya, Japonya ve İtalya’nın saldırgan tutumlarına karşı başarısız olan dış politika damgasını vurmuştur. Özellikle Almanlara karşı uygulanan ve AdolfHitler’e istediklerini vererek onun yatışacağı ve yeni bir büyük savaşın engellenebileceğinin umulduğu “Yatıştırma Politikası” (AppeasementPolicy) tam bir başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Söz konusu başarısızlığın sahibi olarak Muhafazakar Parti lideri ve Başbakan Neville Chamberlain 1940 yılında istifa etmiştir. Sonrasında I. Dünya Savaşı’nda donanma bakanı olarak görev yapan ve Hitler’e karşı daima agresif bir politika izlenmesini savunan Winston Churchill önce İşçi Partisi ile kurulan “Ulu-sal Birlik Hükümeti”nin başbakanı olmuş, sonrasında ise Muhafazakar Parti başkanlığına gelmiştir.35 1939-1945 yılları arasında İkinci Dünya Savaşı yapılmış, savaşta önemli miktarda insani ve maddi kayıp yaşayan İngiltere yine de galip devletlerden birisi olmayı başararak yeni kurulan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin beş daimi ülkesinden birisi olmuştur.36077470Burns, A Brief History of Great Britain, s.266-268.Cem Eroğul, Çağdaş Devlet Düzenleri, (Ankara: İmaj Yayınevi, 2012), s.5.Burns, A Brief History of Great Britain, s.197.Burns, A Brief History of Great Britain, s.266-268.55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-695325450853.6. Modern İngiltere ve Güncel Anayasal Reformlar (1945-2016)1945-2016 yılları arasında İngiltere’ye ilişkin veya İngiltere’yi etkileyen en önemli tarihi gelişmeler; II. Dünya Savaşı’nın yaralarının sarılması, refah devleti oluşumu, soğuk savaşın başlaması, Kore ve Vietnam Savaşları ile soğuk savaşın zaman zaman sıcak savaşa dönüşmesi, Süveyş Krizi ile inisiyatif alan İngiliz dış politikasının sona ermesi (1956),sömürgelerin bağımsızlığını kazanması ve imparatorluğun tasfiye olması (decolonization) ile bunun dolaylı sonucu olan sömürgelerden adayagöçün başlaması ve İngiltere’nin çok kültürlü bir yapıya kavuşması, Kuzey İrlanda sorununun ortaya çıkması (1969), İskoçya ve Galler’de ayrılıkçı hareketlerin başlaması, Avrupa Ortak Pazarının kurulması ve İngiltere’nin AB üyeliği (1973), OPEC petrol krizi, Arjantin ile yapılan Falkland Savaşı (1982), Soğuk Savaşın sona ermesi (1990), I. ve II. Irak Savaşları (1991,2003), Kuzey İrlanda sorununa ilişkin çözüm süreci (1998), Kuzey İrlanda, İskoçya ve Galler’e ilişkin yetki devri (devolution) (1998-1999), KüreselFinans Krizi (2008) ve İngiltere’nin yapılan referandum sonucunda AB’den çıkma kararı alması (2016) olarak sıralanabilir. İngiliz parlamenter sisteminin bu dönemdeki evrimi için ise parlamento seçimlerine ve bunun sonucunda oluşan hükümetlere bakmakta yarar vardır.1935 yılında yapılan son seçimler savaş koşulları nedeniyle yenilenememiş ve 1945 yılına kadar 1935 seçimleri ile oluşan Parlamento görev yapmıştır. 1945 seçimleri İngiliz ve belki de dünya parlamenter sistem tarihinde çok önemli olan bir seçim olmuştur; zira akla gelebilecek makul senaryo olan savaş kahramanı mevcut başbakan Churchill’in Muhafazakar Partisi’nin seçimlerden zaferle çıkmasıdır. Ancak İngiliz seçmeni aksine savaş sırasında büyük bir güç kazanan Churchill’in daha da güçlenerek tek adam yönetimine gitmesini istememiş ve tercihini İşçi Partisi’nden yana kullanmıştır.371945-1951 yılları arasındaki Clement Attlee’nin başbakanlığı yürüttüğü İşçi Partisi Hükümeti döneminde yoksul kitleler için ev yapımı, yiyecekyardımı, ücretsiz sağlık hizmeti, pek çok sektörün devletleştirilmesi ve devlet eliyle istihdam yaratımı gibi unsurları ile refah devleti (welfare state) kurulmuştur.382413041910Söz konusu seçimler neticesinde İşçi Partisi 393 milletvekili kazanırken Muhafazakâr Parti yalnızca 197 milletvekili çıkarabilmiştir.Burns, A Brief History of Great Britain, s.209-210.46228003035305572125000İngiltere199-72263053340-719455533401950 yılındaki seçimlerden de galip çıkan İşçi Partisi, 1951 yılında sandalye sayısını daha da artırmak amacıyla erken seçim kararı almıştır. İşçi Partisi 1951 seçimlerinde her ne kadar oyunu %2,7 artırmışsa da artan oy İşçi Partisinin elindeki bölgelerden olmuş ve diğer bölgelerden oy kaybettiği için İşçi Partisi 20 sandalye kaybetmiş ve iktidara Churchill önderliğindeki Muhafazakâr Parti gelmiştir.1951 yılından 1964 yılına değin Muhafazakâr Parti iktidarda kalmış ve sırasıyla Winston Churchill (1951-1955), Anthony Eden (1955-1957), Harold Macmillan (1957-1963) ve Alec Douglas-Home (1963-1964) başbakanlık yapmıştır. Muhafazakâr Partinin uzun süre iktidarda kalmasının en büyük sebebi olarak bu dönemdeki hızlı ekonomik büyüme gösterilmektedir. Ancak söz konusu ekonomik büyümenin Muhafazakâr Partinin ya da İngiltere’nin bir başarısı olmaktan çok bu dönemdeki uygun konjonktür nedeniyle olduğu söylenebilir.391955 yılında Churchill, sağlık sorunları nedeniyle yönetimi Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Anthony Eden’a bırakmıştır. İngiltere’nin son kez kendi inisiyatifiyle uluslararası bir müdahalede bulunduğu, ABD’den gelen baskı üzerinde geri adım atmak zorunda kaldığı ve büyük prestij kaybettiği Süveyş Krizi, Eden’ın popülaritesini kaybetmesine yol açmıştır.40 Eden 1957 yılında istifa ederek görevi Harold Macmillan’a devretmiştir. 1963 yılında değin hızlı ekonomik büyüme nedeniyle büyük ölçüde sorunsuz şekilde başbakanlık yapan Macmillan, sağlık sorunları nedeniyle görevi Lordlar Kamarasından Douglas-Home’a bırakmıştır. Başbakan olmak amacıyla Lordlar Kamarasından ayrıldıktan sonra yapılan bir ara seçimle Avam Kamarasına giren Home’un elitist aristokratik kişiliği İşçi Partisinin 1964 seçimlerindeki temel propaganda temasını oluşturmuştur.41Harold Wilson liderliğinde 1964 seçimlerini kazanan İşçi Partisi 1970 yılına kadar iktidarını sürdürmüştür. Bu dönemde İşçi Partisi sosyal devlet anlayışından çok teknolojik ve yeniliklerle özdeşleşme yönünde politika izlemiş ve sendikaları desteklemek yerine sendikaların gücünü0304165Burns, A Brief History of Great Britain, s.219.Burns, A Brief History of Great Britain, s.219.Burns, A Brief History of Great Britain, s.221.55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085azaltacak şekilde hareket etmiştir. 1970 yılına gelindiğinde yeterince iyi gitmeyen ekonomi İşçi Partisinin seçimleri kaybetmesine sebep olmuştur.1970-1974 yılları arasında görev yapan başbakan Edward Heath, kendisinden önceki Muhafazakar Parti liderlerinden farklı olarak mütevazi bir aileden gelen ve yetenekleri ile yükselen bir insan profili çizmişve liyakata dayalı bir yönetim anlayışını benimseyen muhafazakarlık (meritocratic conservatism) anlayışını getirmiştir. Oldukça özverilive çalışkan bir başbakan olmasına karşın Heath, dönemin ekonomik konjonktürünün olumsuz etkilerini yok etmeyi başaramamış ve 1974 seçimlerini kaybetmiştir.421974-1976 yıllarında Wilson, tekrar başbakanlık koltuğuna gelmiş ancak sağlık sorunları nedeniyle görevini James Callaghan’a bırakmıştır. Bozulan ekonomi ve giderek sıklaşan grevler nedeni ile oy kaybeden İşçi Partisi 1979 seçimlerini kaybederek iktidarı Margaret Thatcher liderliğindeki Muhafazakâr Partiye bırakmıştır.Thatcher dönemine özellikle refah devletinin tasfiyesi ve neoliberal politikalar damgasını vurmuştur. Thatcher, Heath’e benzer şekilde üst sınıflardan çok liyakata dayalı bir yönetim anlayışını benimseyen orta sınıf muhafazakârlık anlayışına göre bir imaj çizmiştir. 1982 yılında Arjantin’in Falkland adalarını işgali üzerine başlayan Falkland savaşının İngiliz galibiyeti ile sonuçlanması ve bunun üzerine Arjantin’deki askeri yönetimin yerini demokratik yönetime bırakması Thatcher’ın popülaritesini önemli miktarda artırmıştır. Yıllar geçtikçe Thatcher’ın politikaları artan şekilde toplumu kutuplaştıran otoriter bir hal almaya başlamıştır. Önce sol gruplar, sonrasında İskoç, İrlanda ve Galler milliyetçileri daha sonra ise çeşitli kiliseler kimi benzer kimi farklı gerekçelerle Thatcher’a karşı büyük bir nefret besler hale gelmiştir. 1990 yılında Thatcher, seçmeni içerisindeki popülerliği devam etmesine karşın partisi tarafından istifaya zorlanarak görevinden ayrılmak zorunda kalmıştır. 43Thatcher’ın istifasının ardından John Major, Muhafazakar Partinin başına geçmiş ve başbakan olmuştur. Major, 1992’de seçimlerden galip çıkmıştır. Bu seçimlerde Muhafazakar Partinin oyları yalnızca %0,3 azalırken seçim sisteminin sonucu olarak Avam Kamarasındaki sandalye sayısı 376’dan 336’ya düşmüştür. 1992-1997 yılları arasında İngiliz24130119380Burns, A Brief History of Great Britain, s.230.Burns, A Brief History of Great Britain, s.236,240,241.46228003035305572125000İngiltere201-72263053340-71945553340ekonomisinin sürekli resesyonda olması 1997 yılındaki seçimlerde İşçi Partisinin oyunu büyük oranda artırarak iktidar olmasını sağlamıştır.1997 yılındaki seçimlerde 418 milletvekili ile ezici bir çoğunlukla iktidar olan Tony Blair, kapsamlı bir reform sürecine girmiş ve İngilizanayasal sisteminde önemli değişikliklere gitmiştir. 1997 yılında yetki devri (devolution) adı verilen süreç başlatılmış ve bu doğrultudaİskoçya ve Galler’in kendi ulusal parlamentolarını kurmalarına izin verilmiştir. 1998 yılında Kuzey İrlanda’da IRA ve ayrılıkçı parti SinnFein ile sürdürülen barış süreci sonuç vermiş ve İyi Cuma Anlaşması (Good Friday Agreement) imzalanmıştır. 1998 yılında çıkarılan ve 1999 yılında yürürlüğe giren İnsan Hakları Kanunu (Human Rights Act) ileAB’nin insan haklarına ilişkin normları İngiliz hukukunun bir parçası haline getirilmiştir. 1999 yılında Lordlar Kamarası reforme edilmişve daha demokratik bir yapıya getirilmiştir. Son olarak 2005 yılında çıkarılan Anayasal Reform Kanunu (Constitutional Reform Act) ile Yüce Mahkeme (Supreme Court) kurulmuş ve Lordlar Kamarasının yargıyailişkin yetkileri kaldırılmıştır.44 2005 yılından itibaren Parti içerisindeki popülerliği düşmeye başlayan Blair, 2007 yılında kendi isteği ile görevinden ayrılmıştır.2007 yılında Blair yerine göreve gelen Gordon Brown 2010 yılına kadar İşçi Partisi Başkanlığı ve başbakanlık görevlerini yerine getirmiş, 2010 yılı seçimlerinde İşçi Partisinin Avam Kamarasında çoğunluğu kaybetmesi ile partideki görevinden ve başbakanlıktan istifa etmiştir.2010 yılı seçimlerinde II. Dünya savaşından beri ilk kez olmak üzere hiçbir parti Avam Kamarasında çoğunluğu sağlayamamış ve seçimlerde 306 ile en çok sandalye çıkarmış olan Muhafazakar Parti, 57 sandalyeye sahip olan Liberal Demokrat Parti ile birlikte koalisyon kurmuş ve 2015 seçimlerine değin ülke koalisyon hükümeti ile yönetilmiştir. 2015 seçimlerinde ise yine bir koalisyon beklenmekte iken Muhafazakar Parti 331 sandalye çıkararak tek başına iktidar olmayı başarmıştır. 2016 yılında yapılan referandum ile AB’den çıkma kararının alınmasın ardından ise referandumda AB’de kalınmasını savunan Başbakan David Cameron istifa ederek yerini Theresa May’e bırakmıştır.0314325Keith Parry, “Constitutional Change: Timeline from 1911: House of Commons Background Paper”, House of Commons Standart Note SN/PC/06256, Aralık 2012, s.4.55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-695325450854. ANAYASAL ORGANLARİngiliz anayasal sisteminde yazılı ve ismi anayasa olan bir metin bulunmamaktadır. Bunun yerine yazılı bir anayasaymışçasına saygı duyulan kanun ve gelenekler bütünü bulunmaktadır.İngiltere’de güçler ayrılığı ilkesi yerine “güçler kaynaşması” ilkesi mevcuttur.45 Tartışmasız şekilde bir hukuk devleti olan İngiltere’de yargı, yargılama fonksiyonu itibarıyla elbette ki bağımsızdır ancak yasama ve yürütme birbirinden kesin çizgilerle ayrı değildir. Yargının kesin çizgilerle yasama ve yürütmeden ayrılması da 2005 yılındaki reformlardan sonra gerçekleşmiştir. Hükümet, yürütmeyi kontrol ettiği gibi, hükümet üyeleri aynı zamanda parlamento çoğunluğunun en etkili isimleri olduğundan ve yasalar genellikle hükümet tasarıları şeklinde çıkarıldığından, büyük oranda yasamayı da kontrol etmektedir.İngiliz sisteminde yasama, yürütme ve yargı eşit seviyede değildir. Egemenlik halka değil doğrudan Parlamentoya aittir.46 Parlamento, yani yasama teoride yürütme ve yargıdan daha üst konumdadır.4.1. Yasamaİngiliz sisteminde yasama organı Avam Kamarası ve Lordlar Kamarasından oluşan İngiliz Parlamentosudur. Avam Kamarası tamamı seçimle gelen 650 üyeden oluşurken Lordlar Kamarası ise bir kısmı seçimle gelen bir kısmı ise çeşitli şekillerde atanan bugün itibarıyla yaklaşık 850 üyeye sahiptir. Üyelerin kürsü dokunulmazlığı dışında dokunulmazlıkları bulunmamaktadır.47 İki meclisten biri olan Avam Kamarası yasama açısından esas güç sahibidir. Hükümetin kurulması ve güvenoyu alması tamamen Avam Kamarasınca belirlenmektedir.Parlamento her yıl geleneksel olarak düzenlenen bir seremoni ve sonrasında kraliçenin taht adına yaptığı bir konuşma ile açılmaktadır. Kraliçe konuşmasını Lordlar Kamarasında yapmaktadır; zira krallar ve lordlar Avam Kamarasına girememektedir. Kraliçe, konuşmasında “hükümetinin” takip edeceği politikaların ana hatlarından bahseder; ancak söz konusu konuşma kelimesi kelimesine başbakan tarafından24130105410Roskin, Çağdaş Devlet Sistemleri, s.40.Philip Norton, “The Core Executive: the Prime Minister and Cabinet”, Politics UK içinde, Bill Jones vePhilip Norton ed., (Harlow, England: Pearson Education Limited, 2010), s.386.Arslan, Demokratik Yönetim Sistemleri, s.57.46228003035305572125000İngiltere203-72263053340-71945550800Westminster Palace (İngiliz Parlamentosu)yazılmaktadır ve kraliçe kişisel görüşleri ne olursa olsun bunu aynen okumak durumundadır.48İngiliz Parlamentosu kağıt üstünde iki kamaralı olmasına karşın gücün gerçek merkezi Avam Kamarasıdır. Lordlar Kamarası, tamamıyla yetkisiz olmamakla birlikte uygulamada çoğunlukla sembolik ve yalnızca zaman zaman uyarı mahiyetinde faaliyetlerde bulunan bir organ niteliğindedir.49İngiliz Parlamentosunda genel olarak milletvekilleri uzmanlaş-mamaktadır. Bu nedenle ve yasaları hazırlamanın uygulamada hükümetin görevi olması yüzünden komisyonlar güçsüzdür.50İngiliz sisteminde Parlamentonun kendi idari yapısı dışında yalnızca üç kuruma atama yapma yetkisi bulunmaktadır. Söz konusu kurumlar Seçim Komisyonu, Genel Denetçi (Sayıştay) ve parlamenterlerin etik standartlarını belirleyen Parlamento Standartları Komisyonudur. Parlamento ayrıca Ombudsmanın kim olacağını belirlemektedir.510126365Roskin, Çağdaş Devlet Sistemleri, s.48.Roskin, Çağdaş Devlet Sistemleri, s.49.Roskin, Çağdaş Devlet Sistemleri, s.49.“Survey on Nominations and Elections Held in Parliaments”, ECPRD İnternet Sitesi, Talep Tari-hi:01.07.2008, Talep No:907, Birleşik Krallık Parlamentosunun Cevabı, https://ecprd.secure.euro-parl. europa.eu/ecprd/secured/detailreq.do?id=907, Erişim:18.05.2015 (Sınırlı Erişim).55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-695325450854.1.1. Avam KamarasıAvam Kamarasının görev süresi 5 yıldır. Herhangi bir sebeple üyelikte bir azalma durumunda ise her zaman ara seçime gidilebilmektedir.52 Avam Kamarasında toplantı yeter sayısı bulunmamaktadır. Karar yeter sayısı ise 40’tır. Karar yeter sayısına oturumu yöneten başkan ile oy sayıcı olan milletvekilleri dâhil edilmektedir. Karar yeter sayısı bulunmadığında ilgili gündem maddesi ertelenmekte ve gündemin bir sonraki maddesine geçilmektedir.532413049530Avam Kamarası Genel Kurul SalonuAvam Kamarası yalnızca 21 metreye 14 metre genişliğinde küçük bir genel kurul salonuna sahiptir. Söz konusu küçüklük üyelerin tartışmalarda birbirleriyle yüz yüze ve birkaç metre uzaklıkta oturmalarını sağlamak için bilinçli şekilde tasarlanmıştır.54 Avam Kamarasında üyeler uzun ve paralel yerleştirilmiş sıralarda birbirleriyle karşı karşıya oturmaktadır. En büyük parti kendiliğinden Majesteleri’nin Hükümeti, diğer parti ve partiler ise karşı tarafta oturarak Majesteleri’nin Sadık Muhalefeti olmaktadır. Her iki tarafta da ilk iki sıra partilerin ileri gelenlerine (kıdemli2413082550Roskin, Çağdaş Devlet Sistemleri, s.45.Fatih Kara, “Birleşik Krallık Avam Kamarası Çalışma Usul ve Esasları Üzerine,” Yasama Dergisi, Sayı 21 (Ağustos 2012), http://www.yasader.org/web/yasama_dergisi/2012/sayi21/7-50.pdf, Erişim:12.05.2015, s.27-28.Roskin, Çağdaş Devlet Sistemleri, s.47.46228003035305572125000İngiltere205-72263053340-71945553340milletvekillerine) aittir. İktidar partisinde kabine bu sıralarda otururken muhalefet tarafında aynı yere muhalefetin gölge kabinesi oturmaktadır.55Her iki tarafta da arka sıralarda oturan milletvekillerine arka sıradakiler (backbenchers) denilmektedir ve bu milletvekilleri ön sıralara geçebilmekiçin kıdemlerinin ve konumlarının yükselmesini beklemek durumundadır.Avam Kamarasının Başkanı tarihsel olarak Parlamentonun kararlarını krala aktarmakla görevli kişi olduğu için kendisine “Sözcü” (Speaker)denilmektedir. Söz konusu tabiri, parlamentoların hiyerarşik bir tabir olan başkan yerine eşitlikçi bir ifade olarak tercih etmesi ve İngiltere’nin kurulan parlamentolarda genel olarak örnek alınması nedeniyle daha sonra dünyanın pek çok yerindeki parlamento benimsemiştir. İngiltere’de Meclis Başkanı geleneksel olarak siyasi görüş bildirmemekte ve siyasi karakterde oy kullanmamaktadır. Başkan yalnızca oylarda eşitlik halinde, eşitliği değişime karşı olacak şekilde bozmak için kullanmaktadır. Örneğin oylama bir yasanın çıkmasına ilişkinse eşitlik durumunda yasanın çıkmamasına yönelik oy kullanmaktadır. Oturumu yönetirken tarafsız durumdadır. Tarafsızlığının bir teminatı olarak da geleneksel olarak ömür boyu ya da istifa edinceye kadar görev yapmaktadır. Meclis başkanının tarafsızlığına o denli saygı duyulmaktadır ki meclis başkanının aday olduğu seçim bölgesinde diğer partiler geleneksel olarak aday göstermemekte ve bu şekilde seçilmesini garanti etmektedir.56Avam Kamarasının başlıca görevleri yürütmeyi/hükümeti oluşturmak, halkın şikayetlerine eğilerek bunları takip etmek, kanun yapmak ve yürütmeyi denetlemektir.57 Hükümeti oluşturmak görevi, parlamenter sistemin tüm dünyadaki prototip modeli olarak İngiltere’de tarihi süreç içerisinde gelişen ve ilgili başlıkta da anlatılan, Avam Kamarasında çoğunluğu elinde bulunduran partinin başkanına kraliçe tarafından hükümeti kurma görevinin verilmesi ve partinin ileri gelen parlamento üyelerinden oluşan kabinenin Avam Kamarasından basit çoğunluk ile güvenoyu alması neticesinde göreve başlaması şeklindedir. İngiliz sisteminde kraliçenin hükümet üyelerine itiraz etme hakkı bulunmamaktadır. 580103505Roskin, Çağdaş Devlet Sistemleri, s.47.Roskin, Çağdaş Devlet Sistemleri, s.47.Arslan, Demokratik Yönetim Sistemleri, s.58.Arslan, Demokratik Yönetim Sistemleri, s.58.55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085Avam Kamarasında hükümeti denetleme görevi yazılı ve sözlü soru mekanizması, yasama yılının toplam 20 gününde gündemini muhalefetinbelirleyeceği genel görüşme yapılması ve daimi denetim komisyonları (select committees) aracılığı ile yapılmaktadır.Sözlü soru mekanizması Pazartesi’den Perşembe’ye saat 14.30 ile 15.30 arasında yapılmaktadır. Sorular iki gün önceden yazılı şekilde iletilmektedir. Salı ve Perşembe günleri bizzat başbakan sorulara yanıt vermektedir. Soru soran milletvekilinin de kısa bir süre konuşma hakkı bulunmaktadır. Kimlerin soru sorabileceği kesinlikle tarafsız hareket eden meclis başkanınca belirlenmektedir. Uygulamada kötü geçen bir soru cevap faslı hükümetin kamuoyu desteğini etkileyebilecek güçtedir.Gündemini muhalefetin belirlediği genel görüşme yapılması imkanı, 17 gün ana muhalefet partisince, 3 gün ise diğer muhalefet parti/partilerince kullanılan ve muhalefetin iktidarın gündemi dışında gündem belirlemesi açısından etkili bir diğer yöntemdir.59İngiltere’de Avam Kamarasının hükümeti denetlemesi açısından üçüncü yöntem zaman zaman alanlarına giren konularda bir araştırma komisyonu gibi de çalışan daimi denetim komisyonlarının araştırmafaaliyetleri ve bu kapsamda ilgili bakan/görevlileri dinlemesidir (hearing).60 Komisyonlar ayrıca süreç sonunda görüş ve önerilerini içerenraporlar hazırlamakta ve kuvvetli bir teamül olarak hükümet ya da ilgili bakanlık, iki ay içinde, bu rapora yazılı bir cevap yayınlamakta ve bu cevap Genel Kurulda tartışılmaktadır. Komisyon gerekli görürse Hükümetin cevabi raporuna da bir cevap hazırlayabilmektedir.61Avam Kamarasında parlamenterler sıkı bir disiplin altındadır. Whip adı verilen parti denetçileri, parti üyelerinin oylamalara katılmalarını ve parti görüşü doğrultusunda oylarını kullanmalarını temin etmektedir. Parti görüşünden ayrı hareket etmeye başlayan milletvekilleri genellikle bir sonraki seçimde aday gösterilmeyerek parlamento üyeliğini kaybetmektedir. Bununla birlikte nadiren de olsa parti değiştiren milletvekilleri bulunmaktadır.622413031750Arslan, Demokratik Yönetim Sistemleri, s.59-60.Arslan, Demokratik Yönetim Sistemleri, s.59-60.Murat Bilgin, “Avrupa Ülkelerinde Araştırma Komisyonu Raporlarının Sonuçları ve Takibi (Güncelleme)”, Bilgi Notu, TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı, Ocak 2015, s.5.Roskin, Çağdaş Devlet Sistemleri, s.42,43.46228003035305572125000İngiltere207-72263053340-71945553340İngiliz sisteminde yazılı bir anayasanın bulunmaması ve veto yetkisini haiz bir devlet başkanının olmaması Avam Kamarasında çoğunluğa sahip bir partinin, ki seçim sistemi nedeniyle bunu elde etmek çok kolaydır, istediği zaman basit çoğunlukla dahi monarşiyi ya da Lordlar Kamarasını kaldırabilmesine imkân tanımaktadır.634.1.2. Lordlar KamarasıLordlar Kamarası, 16 Kasım 2016 tarihi itibarıyla 812’si aktif olmak üzere toplam 846 üyeye sahiptir. Dünyada ikinci meclisler içerisinde en yüksek üye sayısı Lordlar Kamarasına aittir.64 Toplantı yeter sayısı 3’tür.65 Karar yeter sayısı ise 30’dur.66 Bununla birlikte oturumlarda hazır bulunan üye sayısı 1990’lı yıllardan bugüne ortalama 400 iken 2013-2014 yasama yılı için bu sayı 497 olmuştur67 ve gün geçtikçe oturacak yer sorunu baş göstermektedir.68 Lordlar Kamarasının üye tam sayısına ilişkin herhangi bir üst sınır yoktur; zira mevcut sistemde başbakanın önerisi üzerine kraliçe tarafından atanabilecek üyelerin sayısına ilişkin herhangi bir kısıtlama bulunmamaktadır.69 Lordlar Kamarası üyelerine toplantı başına ödenen huzur hakkı dışında herhangi bir ücret ödenmemektedir.Son yıllarda yapılan reformlar sonrasında Lordlar Kamarasına üye atanması/seçilmesinin günümüz itibarıyla dört yöntemi bulunmaktadır. İlkyöntem, bağımsız bir komisyon olan Lordlar Kamarası Atamalar Komisyonu (House of Lords Appointments Commission) tarafından belirlenen üyelerinatanmasıdır. Söz konusu yöntemle belirlenen üyelerin bir kısmı siyasi partiler tarafından aday gösterilmekte ve son genel seçimlerdeki oy oranını yansıtacak şekilde komisyon tarafından atanmaktadır. İkinci yöntem, başbakanın önerisi üzerine kraliçe tarafından üye atanmasıdır. Üçüncü yöntem beş başpiskopos ve 21 en kıdemli piskoposun otomatik üyeliğidir. Dördüncü ve son yöntem ise asiller arasından miras yolu ile üye olanların üyeliklerinin sona ermesini müteakip yapılan ara seçim yöntemidir. Bu durumda olan üyelik sayısı 90’dır.70080645Arslan, Demokratik Yönetim Sistemleri, s.48.Russell Taylor, “Size of the House of Lords”, House of Lords Library Note LLN 2014/045, Aralık 2014, s.7.Roskin, Çağdaş Devlet Sistemleri, s.50.Kara, “Birleşik Krallık Avam Kamarası Çalışma Usul ve Esasları Üzerine,” s. 15.Taylor, “Size of the House of Lords”, s.7.Edward Scott, “House of Lords Reform 2010-15”, House of Lords Library Note LLN 2015/009, Mart 2015, s.13.Scott, “House of Lords Reform 2010-15”, s.13.Taylor, “Size of the House of Lords”, s.2.55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532541910Lordlar Kamarası Genel Kurul SalonuLordlar Kamarası üyeliği normalde ömür boyu sürmektedir. Ölüm haricinde üç durumda üyelik sonlanabilmektedir. Söz konusu durumlardan ilki istifadır. İkincisi, bazı istisnaları olmakla birlikte, bir yasama yılı boyunca görüşmelere katılmamaktır. Üçüncüsü ise bir yıldan daha uzun süreli hapis cezası almaktır.71Lordlar Kamarası 2006 yılından itibaren kendi başkanını (Lord Speaker of the House of Lords) seçmektedir. Lordlar KamarasınınBaşkanının kamarayı yönetmedeki rolü Avam Kamarası Başkanından daha düşük seviyededir. Lordlar Kamarasının Başkanı örneğin söz sırasını ve toplantıların yapılacağı zamanı belirleyememektedir.Lordlar Kamarası, yasaları sadece ve en çok bir yıl boyunca geciktirebilmektedir. Uygulamada bu yetki de bir ila iki yılda bir gibi seyrek bir miktarda kullanılmaktadır. Mali konularda ise Lordlar Kamarasının geciktirme yetkisi 30 gün ile sınırlıdır.Lordlar Kamarasının üye sayısı, üyelerinin seçilme/atanma şekli ve İngiliz sistemindeki yeri 2016 yılı itibarıyla halen sıcak bir tartışma konusudur ve kısa süre önce yapılan reformlara yakın zamanda yenilerinin24130106045Taylor, “Size of the House of Lords”, s.1.46228003035305572125000İngiltere209-72263053340-71945553340eklenmesi söz konusudur. Siyasi partiler özellikle seçimle gelen üye sayısının artırılması hatta tüm üyelerin seçimle gelmesi, üye oranlarının oy oranlarını yansıtması ve daha ileri öneriler olarak Lordlar Kamarasının tümden kaldırılarak yerine ABD Senatosu benzeri bir yapının kurulması gibi öneriler getirmektedir. 724.1.3. Yasama SüreciYasama sürecini Parlamentonun her iki kanadı da başlatabilmektedir ancak vergilendirmeye ilişkin yasa önerileri Avam Kamarasında başlatılmak zorundadır. Anayasal değişiklik niteliğindeki önerilere ilişkin yasama süreci de geleneksel olarak Avam Kamarasında başlatılmaktadır. Günümüzde Lordlar Kamarası genellikle Avrupa Birliği düzenlemeleri gibi derin bilgi gerektiren yasa önerilerinin ilk olarak görüşüldüğü meclis olmaktadır. Söz konusu durum Avam Kamarasının iş yükünü hafiflettiğinden Avam Kamarasının tercihi doğrultusunda olmaktadır.73İngiltere’de üç şekilde yasa önerisi (Bill) sunulabilmektedir. Söz konusu üç yöntem, vatandaşlar tarafından sunulan teklifler (Private Bills), parlamento üyeleri tarafından sunulan teklifler (Private Members’ Bills) ve hükümet tarafından sunulan yasa tasarılarıdır (GovernmentBills). Uygulamada ilk iki yöntemle sunulan tekliflerin kanunlaşma oranı oldukça düşüktür. Çıkarılan yasalar büyük oranda hükümet kaynaklıdır.Hangi yöntemle gelirse gelsin tüm yasa önerileri aynı yöntemleyasalaşmaktadır. Buna göre yasa önerileri öncelikle bilgilendirme amacıyla okunmaktadır (first reading). Sonrasında metnin tümü üzerine görüşmeler yapılmakta (second reading) ve görüşmelere devam edilipedilmeyeceğine ilişkin oylama yapılmaktadır. Onaylanan yasa önerileriilgili komisyona havale edilmektedir. Komisyon öneriyi görüşüp bir rapora bağladıktan sonra öneri tekrar genel kurulda görüşülerek (third reading)değiştirilmeksizin ya da ufak değişikliklerle kabul edilir, reddedilir ya da komisyona geri gönderilir. Yasa önerilerine ilişkin süreç her iki kamarada da aynı şekilde işletilmektedir ve yasaların her iki kamara tarafından da kabul edilmesi gerekmektedir ancak uygulamada genellikle Lordlar Kamarası, Avam Kamarasında kabul edilmiş olan önerileri fazla bekletmeden kabul etmektedir.74097155Scott, “House of Lords Reform 2010-15”, s.13,17.Arslan, Demokratik Yönetim Sistemleri, s.72.Kara, “Birleşik Krallık Avam Kamarası Çalışma Usul ve Esasları Üzerine” s.14.55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085Kabul edilen yasa önerileri son olarak yasalaşmak üzere kraliçeye gönderilmektedir. Kraliçenin yasaları onaylama yetkisi tamamen semboliktir, onaylamama ya da geciktirme yetkisi bulunmamaktadır.Uygulamada yasa tasarılarına ilişkin Parlamentonun bir yıllık çalışma takvimi hükümet tarafından yasama yılının açılışından önce belirlenmekte ve çok acil durumlar dışında takvime uyulmaktadır. Kanunlarda değişiklik yapılmasını talep eden bakanlıklar söz konusu taleplerini ilgili yasama yılının başlamasından bir yıl kadar önce hükümetin ilgili birimine bildirmektedir.75Vatandaşlar tarafından sunulan teklifler ve parlamento üyeleri tarafından sunulan teklifler için ise özel zamanlar ayrılmıştır. Bir yasama yılı içinde görüşülmeyen yasa önerileri kadük olmaktadır.764.1.4. Seçim Sistemiİngiltere’de daha önce de belirtildiği üzere yalnızca Avam Kamarası üyeleri genel seçimlerle göreve gelmektedir. Lordlar Kamarasındaki üye azalmaları ise özel ara seçimlerle tamamlanmaktadır. Avam Kamarası seçimlerinde dar bölge basit çoğunluk seçim sistemi uygulanmaktadır. Buna göre ülke milletvekili sayısınca seçim çevresine ayrılmakta (650 adet) ve her seçim çevresinde en çok oyu alan aday milletvekili seçilmektedir. Bir adayın milletvekili seçilmesi için seçim çevresindeki oyların yarısından fazlasını alması gibi bir koşul yoktur. Seçimler beş yılda bir yapılmaktadır. Yakın zamanda yapılan bir değişiklikle erken seçim yapılması zorlaştırılmış ve seçimlerin tarihi beşe bölünen yıllarda Mayısın ikinci Perşembe günü olarak kesinleştirilmiştir. Erken seçimler, görevdeki bir hükümete güvensizlik oyu verildikten sonra 14 gün içerisinde yeni bir hükümetin güvenoyu alamaması durumda ya da Avam Kamarasının üye tam sayısının üçte ikisinin oyuyla mümkün olabilecektir.77Seçimlerde oy kullanmak için 18 yaşını doldurmuş olmak, Birleşik Krallıkta ikamet eden Avrupa Birliği ya da çeşitli Commonwealth üyesiülkelerden birinin vatandaşı olmak, hükümlü durumda olmamak, son24130201930Legislative Process: Taking a Bill Through Parliament”, Birleşik Krallık Hükümeti İnternet Sitesi, https://www.gov.uk/legislative-process-taking-a-bill-through-parliament, Erişim:12.05.2015.Kara, “Birleşik Krallık Avam Kamarası Çalışma Usul ve Esasları Üzerine,” s.31.Eroğul, Çağdaş Devlet Düzenleri, s.65.46228003035305572125000İngiltere211-72263053340-71945553340beş yıl içerisinde seçimlere ilişkin herhangi bir suç işlememiş olmak ve Lordlar Kamarası üyesi olmamak gerekmektedir.78Seçimlerde aday olmak içinse Birleşik Krallık, İrlanda Cumhuriyeti veya oturma izni gerektirmeyen Commonwealth ülkesi üyelerden birininvatandaşı olmak ya da süresiz oturma izni sahibi olmak, 18 yaşını doldurmak, akıl sağlığı yerinde olmak, Lordlar Kamarasının bir üyesi olmamak, genel bir suç işlememiş olmak, seçimlere ilişkin bir suçtan hüküm giymemiş olmak, hakim, asker, polis gibi resmi bir makam unvanı olmamak, 500 sterlin yatırmak79 ve parti adayları için parti onayı gerekmektedir.80Seçimlerde aday başına maksimum seçim harcaması limiti belirlendiği gibi partiler içinde belirli bir üst limit mevcuttur.81 Seçimlerde adayları, parti yönetimleri ile partilerin seçim çevrelerindeki örgütleri birlikte belirlemektedir.2011 yılında Liberal Demokrat Parti ile Muhafazakar Parti arasında imzalanan koalisyon anlaşmasının bir gereği olarak ülke çapında seçim sisteminin dar bölge basit çoğunluktan dar bölge alternatif oy yöntemine82 geçmesi için bir referandum yapılmış ancak %68 oyla referandumdan “hayır” çıkmıştır.4.1.5. Siyasi Partiler ve Parti Sistemiİngiliz seçim sistemi dar bölge basit çoğunluğun uygulandığı neredeyse her yerde olduğu gibi “iki artı” denilebilecek parti sistemini getirmiştir. Buna göre seçimlerde en çok oyu alan parti ile ikinci en çok oyu alan parti sandalyelerin çok büyük kısmına sahip olmaktadır. Söz konusu durum genellikle iki büyük partinin birbirlerinin yegâne alternatifi olması sonucunu doğurmaktadır. İngiltere’de de uzun yıllar yalnızca0151765Matthew Purvis, “Extension of Franchise (House of Lords) Bill”, House of Lords Library Note LLN 2013/016, Haziran 2013, s.1.Seçim çevresinde % 5’ten fazla oy alanlara söz konusu para iade edilmektedir.“Guidance for Candidates and Agents UK Parliamentary By-Elections in Great Britain”, Birleşik Krallık Seçim Komisyonu İnternet Sitesi, (Mayıs 2014), http://www.electoralcommission.org. uk/__data/assets/ electoral_commission _pdf_file/0015/14154/UKPECA-by-election-guidance.pdf, Erişim:12.05.2015, s.10.Eroğul, Çağdaş Devlet Düzenleri, s.67.Önerilen yönteme göre her seçmen tek bir adaya oy vermek yerine dilediği adayları tercih sırasına koyacak ve istediği kadar adayı sıralamasına sokarak oy vermiş olacaktır. Oylama sonucunda bir aday oyların yarısından fazlasını alana dek sırasıyla ikinci, üçüncü… tercihler de hesaba katılacak ve her seferinde en az oy alan aday listeden çıkarılacak ve sonunda kazanan aday belirlenmiş olacaktır.55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085Whig’ler (liberaller) ve Tori’ler (muhafazakarlar) iktidar olmuştur. 1900’lerin başında işçi partisinin kurulması ve oy hakkının genişlemesi ile liberallerin yerini işçi partisi almış ve iki partili sistem büyük oranda korunmuştur.İngiltere’de partiler tek bir bakış açısı yerine çeşitli bakış açılarını ve güç merkezlerini içlerinde barındırmakta ve iktidara geldiklerinde bunları kabinede de temsil etmektedirler.83 İşçi partisi ve Muhafazakâr Parti son zamanlarda merkeze daha çok yaklaşmaktadır.84 Whig’ler olarak adlandırılan eski Liberal Parti, 1981’de İşçi Partisini çok fazla sol bularak onlardan ayrılan Sosyal Demokrat Parti ile 1988 yılında birleşerek Liberal Demokrat Parti ismini almıştır. Liberal Demokratlar, seçimlerde %20 civarı oy alırken çok az sayıda vekil çıkarabilmektedir.85 Bununla birlikte 2010 seçimlerinde aldığı oyu artıran Liberal Demokrat Parti, İşçi Partisinin oylarının da azalması ile önemli sayıda milletvekili çıkarmış seçimlerden birinci çıkan Muhafazakar Parti, Liberal Demokrat Parti ile koalisyon yapmak durumunda kalmıştır. İngiltere’de ayrıca coğrafi olarak odaklanmaları nedeniyle az sayıda da olsa vekil çıkarabilen İskoçyalı, Galli ve Kuzey İrlandalı milliyetçi partiler de Parlamentoya girebilmektedir.86İngiltere’de 2015 seçimleri parti sistemi açısından oldukça önemli bir değişimi yansıtmıştır. Seçimlerde Muhafazakar Parti, %36,9 oy ile 331, İşçi Partisi %30,4 oy ile 232, Birleşik Krallık Bağımsızlık Partisi %12,6 oy ile yalnızca 1, Liberal Demokrat Parti %7,9 oyla 8, İskoç Ulusal Partisi %4,7 oyla 56, Yeşiller Partisi ise %3,8 oyla 1 milletvekili çıkarmıştır.87 Seçim sonuçlarına göre altı parti önemli miktarlarda oy almasına karşın üç parti kayda değer sayıda milletvekili çıkarabilmiştir. Üstelik üçüncü en çok milletvekili çıkaran İskoç Ulusal Partisi oy oranında %4,7 ile beşinci sırada yer almıştır. Söz konusu durum gelecekte seçim sisteminin daha çok tartışılacağının ve parti sisteminde önemli değişimlerin olabileceğinin habercisi niteliğindedir.24130257175Roskin, Çağdaş Devlet Sistemleri, s.40.Roskin, Çağdaş Devlet Sistemleri, s.52.Roskin, Çağdaş Devlet Sistemleri, s.52.Roskin, Çağdaş Devlet Sistemleri, s.52.“Election 2015 Results”, BBC Resmi İnternet Sitesi, http://www.bbc.com/news/election/2015/re-sults Erişim:14.05.2013.46228003035305572125000İngiltere213-72263053340-719455533404.2. Yürütme4.2.1. Kraliçe88İngiltere’de kraliçenin ülkeyi bir arada tutan psikolojik bir çimento işlevi görmekten ve sembolik görevleri yerine getirmekten öte bir fonksiyonu bulunmamaktadır.89 Bununla birlikte kraliçenin devlet yönetimine ilişkin konulardan haberdar edilme, reformlar gibi konularda yüreklendirme ile sorumluları kendi deneyimlerinden faydalandırma ve uyarma yetkilerinin bulunduğu öne sürülmektedir.90Sembolik olarak yaptığı görevlerözetle; Avam Kamarasında çoğun-luğuelinde bulunduran partiningenelbaşkanını başbakan olarakatamak ya da olası koalisyon dö-nemlerinde parti başkanları ile gö-rüşmeler neticesinde kimin başba-kan olacağının belirlenmesi ile sözkonusu milletvekilini başbakan ola-rak atamak, devleti ve milleti temsiletmek, silahlı kuvvetlerin başkomu-tanı unvanını taşımak, Anglikan Ki-lisesinin başı olmak, her yıl LordlarKamarasında yasama yılının başba-kan tarafından yazılan açılış konuş-masını yapmak, yasa önerilerini im-zalamak, başbakanın önerdiği lordadaylarını onaylamak, başbakanınKraliçe II. Elizabeth2123440-3137535önerisi üzerine üst düzey yargıçlar dâhil tüm üst düzey devlet memur-larını ve bakanları atamak ile içişleri bakanının talebi doğrultusunda af yetkisini kullanmaktır.91 Kraliçenin yukarıdaki sembolik yetkilerini kulla-nırken herhangi bir takdir yetkisi bulunmamaktadır. Her bir konuda ken-03295652015 yılı itibarıyla ülkenin başında kraliçe bulunduğundan başlık ve metin içi kullanımda “kraliçe” ifadesi tercih edilmiştir.Roskin, Çağdaş Devlet Sistemleri, s.38.Eroğul, Çağdaş Devlet Düzenleri, s.25.Lucinda Maer ve Oonagh Gay, “The Royal Prerogative”, House of Commons Library Standart Note SN/ PC/03861, Aralık 2009, s.4-5.Downing Sokak 10 numara önündeeski Başbakan David Cameron55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085disine ilgili devlet kurumundan gelen ilgili dokümanı sadece onaylamakla yükümlüdür.Kraliçenin mutlak dokunulmazlığı bulunmaktadır ve kraliçeye karşı hiçbir şekilde dava açılamamaktadır. Öte yandan kraliçe de tüm eylemlerinde kamuoyunun kendisi hakkındaki görüşlerine hassasiyet göstermekte ve oldukça dikkatli davranmaktadır.924.2.2. Hükümetİngiliz siyasi sisteminde başbakan ül-kedeki gerçek yetki ve otorite sahibi kişidir. Bununla birlikte başbakana ka-nunen verilmiş hiçbir önemli yetki bu-lunmamaktadır. Başbakan gücünü kuv-vetli geleneklerden ve tarihsel olarak kralın olan yetkileri kullanmasından almaktadır.93 Başbakanın gücü yalnızca bakanları ataması, görevden alması ve kabineye başkanlık etmesinden değil tüm kamu görevlileri üzerindeki yet-kilerinden, hükümet komisyonları gibi17780-2111375diğer devlet örgütlenmeleri üzerindeki etkisinden ve lordluk gibi unvan-ların dağıtımındaki yetkilerinden kaynaklanmaktadır.94İngiltere’de 1735 yılından bugüne değin Başbakanlar Downing Sokak 10 numarada tuğla duvarlı, dışarıdan görünüş itibarıyla sıradan bir evde ika-met etmektedir. Aynı sokakta diğer bakanlara ait evler ve bakanlar ku-rulu içerisinde koordinasyonu sağlamakla görevli kabine sekreterliği de bulunmaktadır.95 İngiliz hükümet sisteminde ayrıca hükümet organları ile başbakan arasındaki ilişkiyi koordine etmekle yükümlü güçlü bir Başba-kanlık Ofisi bulunmaktadır.96İngiliz sisteminde Avam Kamarasında çoğunluğu elinde bulunduran partinin lideri başbakan olurken partinin Parlamentodaki ileri gelen24130128905Arslan, Demokratik Yönetim Sistemleri, s.76.Norton, “The Core Executive: the Prime Minister and Cabinet”, s. 389.Norton, “The Core Executive: the Prime Minister and Cabinet”, s. 389.Roskin, Çağdaş Devlet Sistemleri, s.46.Arslan, Demokratik Yönetim Sistemleri, s.81.46228003035305572125000İngiltere215-72263053340-71945553340üyeleri de kabinede ve kabine dışı bakanlıklarda kendilerine yer bulmaktadır. Kabine üyelerinin büyük kısmı Avam Kamarasından olmakta birkaç önemsiz bakanlık ise Lordlar Kamarası üyeleri arasından atanmaktadır. Herhangi bir partinin Avam Kamarasında çoğunluğu elde edememesi durumunda ise koalisyon kurulmaktadır. En çok oy alan partinin oldukça yüksek sandalye çıkarabildiği seçim sistemi nedeniyle koalisyon nadiren gerekli olmaktadır. 2010 seçimleri böylesi nadir bir durumun gerçekleştiği seçimler olmuştur. Ülkede ayrıca büyük depresyon, İkinci Dünya Savaşı gibi olağanüstü dönemlerde yeterli sandalye bulunsa bile ulusal birlik hükümetleri olarak koalisyon hükümetleri kurulmuştur.Kabine üyeleri kendi içerisinde tartışmalar yapmakta ve görüş ayrılığına düşebilmekte iken Parlamento ve kamuoyu önünde başbakanı destekleme anlamına gelen “ortaklaşa sorumluluk” içerisindedir. Bir bakanın önemli bir ihtilafı sürdürmesi genellikle kabine içinde kalarak değil de istifa etmesi sureti ile olmaktadır.97İngiliz hükümetinde bakanlıkların adları ve sayısı zaman zaman değişmekle birlikte son yıllarda kabine genellikle yirmi kadar bakanlıktanoluşmaktadır. En önemli bakanlar maliye (ve hazine) bakanı (The Chancellor of the Exchequer), adalet bakanı (Lord Chancellor), dışişlerive commonwealth işleri bakanı ve içişleri bakanıdır. Başbakandan sonra gelen en önemli kabine üyesi genellikle maliye bakanıdır. Başbakanın herhangi bir nedenle görevi bırakması durumunda çoğunlukla maliye bakanı, başbakan ve parti lideri olmaktadır. Öte yandan bunun istisnaları da bulunmaktadır.İngiliz hükümet sisteminde ayrıca başbakan tarafından bir başbakan yardımcısı belirlenebilmektedir. Nadir görülen koalisyon dönemlerinde iktidarın küçük ortağı olan partinin genel başkanı geleneksel olarak başbakan yardımcısı olmaktadır. Tek parti iktidarı dönemlerinde ise başbakan, kabinedeki bir bakanının otoritesini yükseltmek için ona aynı zamanda başbakan yardımcısı unvanını verebilmektedir. Başbakan yardımcısının belirlenmediği dönemler de olmaktadır. Yasal olarak başbakan yardımcısı olmanın getirdiği herhangi bir ek yetki bulunmamaktadır. Uygulamada zaman zaman başbakan yardımcısı Parlamentodaki soru mekanizmasının işletilmesi sırasında başbakana0139700Roskin, Çağdaş Devlet Sistemleri, s.41.55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085vekâlet etmektedir. Başbakan yardımcısı, başbakanın görevden ayrılması durumunda ya da geçici süreyle görev yapamadığı durumda ona otomatik vekâlet eden bir makam değildir. Başbakan görevinden ayırıldığında yeni bir hükümet kurulmaktadır.İngiliz hükümet sisteminde kabine üyeleri haricinde otuzdan fazla kabine üyesi olmayan “departman bakanları” ve yine benzer sayıda “alt bakanlar” mevcuttur.98 Alt bakanlık ya da kabine dışı bakanlık olarak adlandırılan bakanlıklar, kuruldukları tarihte ikinci derecede önemli milletvekillerini hükümet işlerine dâhil etmek ve çeşitli bakanlara yardımcı olmaları için kurulmuşsa da zamanla önem kazanmıştır.99İngiliz hükümetlerinde ayrıca yukarıda anlatılan bakanlıklar dışında çeşitli konuları görüşmek ve zaman zaman da yasa tasarılarının taslağını oluşturmak üzere kabine komisyonları oluşturulmaktadır. Söz konusu komisyonlara milletvekilleri de katılabilmektedir. Kabine komisyonları zaman zaman oldukça önemli olabilmektedir.1004.3. Yargı4.3.1. Yüce MahkemeUzun yıllar Lordlar Kamarasına üye olan hâkim lordlar tarafındanyürütülen üst düzey yargıya ilişkin görevler, 2005’te yapılan değişiklik ile kurulan Yüce Mahkemeye (Supreme Court of the United Kingdom)devredilmiştir. Yüce Mahkeme bir başkan, bir başkan vekili ve 10 üyeden oluşmaktadır. Yüce Mahkeme ile Lordlar Kamarasının yüksek mahkeme görevi arasında net bir devamlılık vardır; zira yeni kurulan Yüce Mahkemenin tüm üyeleri önceki hâkim lordlardır.101Günümüz İngiliz sisteminde yasama ve yürütmenin anayasal denetimi görevi Yüce Mahkeme tarafından yürütülmektedir. Yüce Mahkeme aynı zamanda sıradan mahkemelerin verdikleri kararların en üst itiraz merciidir. Yüce Mahkemenin ayrıca hukuki fikir beyan etme yetkisi bulunmaktadır. Son olarak Galler, İskoçya, Kuzey İrlanda ve denizaşırı topraklardaki yerel otoritelerin verecekleri kararlara ilişkin uyuşmazlıklar konusunda da son sözü söylemekle yetkili yapıdır.10224130123190Roskin, Çağdaş Devlet Sistemleri, s.42.Arslan, Demokratik Yönetim Sistemleri, s.79.Arslan, Demokratik Yönetim Sistemleri, s.76-79.Arslan, Demokratik Yönetim Sistemleri, s.88.Arslan, Demokratik Yönetim Sistemleri, s.89.46228003035305572125000İngiltere217-72263053340-71945553340Yüce Mahkeme kanunları, insan haklarına ilişkin kanunlarla insan haklarına ilişkin kanunları diğer kanunlarla çelişkili bulmaya yetkilidir. Söz konusu durum otomatik şekilde kanunun iptali anlamına gelmese de uygulamada yasama ve yürütme, insan haklarına aykırılığı Yüce Mahkeme tarafından tescillenmiş kanunları uygulamamakta ve en kısa sürede değiştirmektedir.4.3.2. Diğer Mahkemelerİngiliz yargı sistemi yasaların yanında emsal kararlar ve yıllar içerisindeoluşmuş kuvvetli içtihatların egemen olduğu bir sistemdir. İngiltere’de hakimlerin atanması bağımsız bir komisyon (Judicial Appointments Commission) tarafından gerçekleştirilmektedir.103 Yüce Mahkemedensonra gelen en üst mahkeme Temyiz Mahkemesidir (Court of Appeal).İngiliz yargı sisteminin başı, Yüce Mahkemenin başkanı değil Temyiz Mahkemesinin başkanıdır (Lord Chief Justice). Diğer yüksek mahkemeler ise sırasıyla Yüksek Adalet Mahkemesi (High Court of Justice) ile TaçMahkemesidir (Crown Court).104 İngiltere’de yüzyıllar içerisinde gelişerek günümüze gelen jüri sistemi mevcuttur. Ceza davalarında ve bazı diğer davalarda hakimler duruşmaları yönetirken kararı jüri vermektedir.ANAYASAL ORGANLAR ARASI İLİŞKİLERYasama-Yürütme İlişkileriİngiltere’de hükümet-parlamento ilişkileri incelenirken hükümet üyelerinin tamamıyla parlamento üyesi olduğu ve büyük oranda da iktidar partisinin Avam Kamarasındaki kıdemli milletvekillerinden oluştuğu akıldan çıkarılmamalıdır. Bu açıdan bakıldığında hükümet-parlamento ilişkilerini, Lordlar Kamarası ile hükümet ilişkileri daha sonra incelenmek üzere bir tarafa bırakıldığında, iktidar partisinin Avam Kamarasındaki kıdemli milletvekilleri ile (ki bu hükümet ile neredeyse aynı anlama gelmektedir) Avam Kamarasının geri kalanı arasındaki ilişkiler şeklinde görmek mümkündür. Söz konusu ilişkileri de hükümetin muhalefetle ilişkileri, hükümetin parti bağlılıkları olmaksızın Parlamentonun tümü ile ilişkileri ve hükümetin iktidar partisinin kıdemsiz milletvekilleri0166370Eroğul, Çağdaş Devlet Düzenleri, s.42.Eroğul, Çağdaş Devlet Düzenleri, s.42.55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085(backbenchers) ile ilişkileri olarak okumak mümkündür105 ve bu yaklaşım pek çok açıdan daha somut ve anlaşılır analizler yapmayı mümkün kılmaktadır.5.1.1. Hükümetin Muhalefetle İlişkisiİngiliz sisteminde hükümetin muhalefetle ilişkileri; hükümetin Parlamentoda çoğunluğa sahip olması ve muhalefete ihtiyacı olmaması nedeniyle hükümeti dengeleyebilen, hükümetin yanlışlarını görmesini ve hatalarını düzeltmesini sağlayabilen bir ilişki olmaktan uzaktır. Gelenekler ve içtüzük hükümleri içerisinde düşünüldüğünde İngiliz siyasi sisteminde, nadiren etkili olabilecek ikna yöntemi dışında, muhalefetin elinde hükümeti etkileyebilecek en önemli güç “zaman”dır. Muhalefet elindeki tüm parlamenter engelleme imkânlarını kullanarak karşı olduğu bir yasa önerisini mümkün olduğunca geciktirme imkânına sahiptir. Ancak elbette bu sınırlı güç de aşırı kullanıldığında anlamsız olmaktadır; zira tüm yasaları geciktirmeye çalışan bir muhalefet, iktidarla pazarlık yapabileceği bir alan bırakmamaktadır. Bu nedenle bazı yasaları geciktirmek ve gelecekteki bazılarını da geciktirmekle tehdit etmek İngiliz sisteminde muhalefetin kullanabileceği en önemli pazarlık kozu olarak durmaktadır. Öte yandan geciktirme tehdidinin gücü oldukça sınırlıdır.106 Çoğu zaman iktidar bunu göze alabilmekte veya çeşitli parlamenter engellemeyi sonlandırma teknikleri ile geciktirmeyi sonlandırabilmektedir.Muhalefetin elindeki diğer imkanlar olan soru mekanizması ve genel görüşme imkanı genellikle seçmenlere yönelik bir gösteri şeklini almakta ve partilerin genel başarısından ziyade milletvekillerinin bireysel belagat yeteneklerini sergiledikleri ve bu şekilde kendi konumlarını yükseltebildikleri ya da duruma göre düşürdükleri bir gösteriden öteye geçememektedir.5.1.2. Parlamentonun Parti Kimliği Olmaksızın Hükümet ile İlişkisiHükümetin, Parlamentonun tüm kıdemsiz milletvekilleri ile ilişkileri İngiliz sisteminde parlamento-hükümet ilişkilerinde incelenebilecek24130152400Anthony King, “Modes of Executive-Legislative Relations: Great Britain, France, and West Germany,” Legislative Studies Quarterly, Cilt 1, Sayı 1 (Şubat 1976) s.14-15.King, “Modes of Executive-Legislative Relations,” s.18.46228003035305572125000İngiltere219-72263053340-71945553340ikinci bir alandır. Bu kategori aynı zamanda hükümetin parti kimliği geri planda olacak şekilde parlamenterlerle ilişkisi şeklinde de görülebilir. Söz konusu ilişki biçimi en çok parti kimliğinin geri planda olduğu komisyonlarla hükümet arasındaki ilişkilerde kendini göstermektedir. İngiliz sisteminde parti kimliğinin en çok geri planda olduğu komisyonlar da genellikle gündemde olan belirli konulara odaklanan ve bu nedenleilgili kamu görevlisi ya da daha yaygın olarak ilgili bakanın dinlendiği daimi denetim komisyonu (select committee) toplantıları ya da diğer birdeyişle “dinlemeler”dir (hearings). Böylesi durumlarda milletvekillerinin partizanca hareket etmeyi bir tarafa bırakıp yürütme karşısında yasama olarak bir arada konum almaları durumu yaşanabilmektedir. Öte yandan söz konusu dinlemeler İngiliz sisteminde muhalefet partilerinin etkisinden dahi daha az etkili olmaktadır; zira böylesi dinlemeler genellikle ya düşük öneme sahip konularda olmakta ya da siyasi nitelikli olmaktan çok idari nitelikli olmaktadır. Ayrıca böylesi komisyonların ellerindeki kaynaklar da son derece kısıtlı olduğundan kapsamlı bir inceleme yapma ve dolayısıyla etkili olma şansları da bulunmamaktadır. Bu nedenle hükümetin, Parlamentonun tüm kıdemsiz milletvekilleri ile ilişkileri, tüm ilişki türleri arasında en az etkili olanıdır yorumunun yapılması yanlış olmayacaktır.1075.1.3. Hükümetin İktidar Partisi Parlamento Grubuyla İlişkisiİngiliz sisteminde hükümet-parlamento ile ilişkisinde uygulamada en etkili olan ilişki türü, iktidar partisinin kendi milletvekilleri ile olan ilişkisidir. Tarihsel süreç içerisinde hükümetlerin yasa çıkarırken geri adım atmalarının neredeyse tek koşulu partinin kendi içinden yükselen olumsuz sesler olmuştur. Zira Parlamentodaki parti içi muhalefet, hükümetin parlamento çoğunluğunu söz konusu olay için kaybetmesi anlamına gelmektedir. Parti içi muhalefetin önemli olmasının bir diğer sebebi de parti içi muhalefetin eğer söz konusu muhalefet önemsenmezse partiye olan desteği azaltma ihtimalidir.108Daha önceki bölümlerde de belirtildiği gibi İngiliz sisteminde kabine üyeleri haricinde otuzdan fazla kabine üyesi olmayan “departman bakanları” ve yine benzer sayıda “alt bakanlar” mevcuttur ve söz konusu makamların hepsi milletvekillerine verilmektedir. Bu sebeple herhangi0124460King, “Modes of Executive-Legislative Relations,” s.18-19.King, “Modes of Executive-Legislative Relations,” s.15-16.55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085bir zamanda yaklaşık yüz civarında milletvekili yürütme kolunda da hizmet vermektedir. Söz konusu makamlara atanma isteği özellikle genç/kıdemsiz milletvekillerine Parlamentoda çalışma isteği ve sadakat temin etmektedir109 ve hükümetin parti içi muhalefeti azaltmak için kullandığı önemli araçlardan birisi konumundadır. Bununla birlikte yine de hükümetin ve kabine içerisinde de başbakanın yasama içerisindeki gücü her ne kadar çoksa da mutlak değildir. Zaman zaman iktidarlar, partileri içerisinden çok sayıda milletvekilinin istifa edeceği korkusuyla belirli kanun tekliflerini söz konusu vekillerin istekleri doğrultusunda yeniden düzenlemek ve hatta geri çekmek zorunda kalabilmektedir. Daha ileri örneklerde ise başbakan ve parti lideri olan isimler iktidarda iken partileri tarafından çeşitli nedenlerle istifaya zorlanmak sureti ile görevden ayrılmak zorunda kalmıştır. 1940 yılında savaş ve savaş öncesi politikalarında başarısız bulunan Neville Chamberlain, 1957 yılında Süveyş Krizindeki politikaları nedeniyle Anthony Eden, 1990 yılında ise otoriterlik özellikleri göstermeye başlayan ve parti içinde de aşırı güçlenmeye doğru giden Başbakan Margaret Thatcher, kendi milletvekillerince başbakanlıktan istifa etmek zorunda kalmıştır.1105.1.4. Hükümetin Lordlar Kamarası ile İlişkisiHükümetin Lordlar Kamarası ile ilişkisine bakıldığında ilk olarak akılda tutulması gereken husus, Parlamentonun büyük ölçüde demokratik olmayan kanadı olan Lordlar Kamarasının zaman içerinde 1800’lü yıllardan başlayarak özellikle 1900’lü yıllarda büyük güç kaybetmiş olması olgusudur. Lordlar Kamarası, iktidar ve muhalefet ayrımı olmaksızın Avam Kamarası karşısında güç kaybettiğinden özellikle yasama içerisindeki rolü oldukça kısıtlıdır. Bu açıdan hükümet ile ilişkisi oldukça sınırlıdır.Hükümeti denetleme açısından bakıldığında ise Lordlar Kamarasının önemi bir miktar daha fazla olmaktadır. Zira İngiliz sisteminde hükümet Avam Kamarasında her zaman çoğunluğu elinde bulundurduğundan ve çoğunluğu elinde bulunduran da denetim imkânlarını büyük ölçüde kontrol ettiğinden Avam Kamarasında denetim oldukça sınırlı kalmaktadır. Öte yandan Lordlar Kamarasında partili üye sayısı sınırlı olduğundan hükümet aleyhinde bir denetim mekanizması işletilmesi haliyle daha olanaklı olmaktadır.24130116205Roskin, Çağdaş Devlet Sistemleri, s.42.Roskin, Çağdaş Devlet Sistemleri, s.44.46228003035305572125000İngiltere221-72263053340-719455533405.2. Yürütme - Yargı İlişkileriİngiliz sisteminde yargılama faaliyetlerinin bağımsızlığı çok eski zamanlardan beri süregelen bir norm iken yakın zamana kadar özellikleyüksek yargının oluşumu ve idaresi yasama ve yürütme ile oldukça iç içe olagelmiştir. Ancak 1998 tarihli İnsan Hakları Kanunu (Human Rights Act) ve 2005 tarihli Anayasal Reform Kanunu (Constitutional Reform Act) ilebirlikte söz konusu iç içelik büyük oranda sona ermiştir. İnsan Hakları Kanunu ile yargının yetkisi oldukça genişlemiş ve önceden Parlamentoya karşı sorumlu olan bakanların karar verdiği pek çok husus artık hukuki bir mesele halini almış ve mahkemelerin önüne gelmeye başlamıştır. Özellikle ulusal güvenliğe ilişkin konularda yürütmenin uygulamaları insan hakları ihlallerinin incelenmesi açısından yürütme ile yargı arasındaki tansiyonu yükseltmeye başlamıştır. Yükselen gerilim bazı çevrelerde kaygı ile karşılanırken pek çok hukukçu böylesi bir tansiyonun sağlıklı demokrasilerde zaten olması gerektiğini ileri sürmektedir.111İngiltere’de yargı bağımsızlığının korunmasına ilişkin iki husus ön plana çıkmaktadır. Bunlardan birincisi yürütmenin yasamayı kontrol etmesi sayesinde yargı bağımsızlığını zedeleyebilecek yasalar çıkarması ve uygulamalar gerçekleştirmesi tehlikesidir. Büyük çaplı olmasa da böylesi bir tehlikenin zaman zaman ortaya çıktığı belirtilmektedir. Böylesi durumların önüne geçilmesinin öncelikli olarak yargı organınıngeçmişteki başı ve bugün itibarı ile de yürütme ve yargı arasındaki iletişimi sağlamakla görevli adalet bakanına (Lord Chancellor) düştüğübelirtilmektedir.112Yargı bağımsızlığına ilişkin ikinci öne çıkan husus olarak nadiren de olsa (1995-2005 arasında üç örnek olay bulunmaktadır) bakanların hoşlarına gitmeyen bir karar alan hâkimi hedef alan konuşmalar yapması gösterilmektedir. Adalet bakanının bu konuda kabinedeki mevkidaşlarını uyarması gerektiği belirtilmektedir. Söz konusu uyarıların adalet bakanı tarafından yapılmaması durumunda böylesi demeçlerin yargı organı tarafından verilmesi gündeme geleceğinden böylesi bir durumun kriz yaratabileceği yorumları yapılmaktadır. Ayrıca böylesi bir durumun daha0151765“Relations Between the Executive, the Judiciary and Parliament Report with Evidence, HL Paper 151”, Lordlar Kamarası İnternet Sitesi, (Temmuz 2007), http://www.publications.parliament.uk/ pa/ld200607/ ldselect/ldconst/151/151.pdf, Erişim:18.05.2015, s.15-16.“Relations Between the Executive, the Judiciary and Parliament”, s.17.55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085baştan ortaya çıkmaması için başbakanın bakanları uyarması ve gerekirse kabine davranış kuralları arasında buna ilişkin bir madde eklemesi gerektiği de öne sürülen görüşler arasındadır.113Yürütme-yargı ilişkilerinde öne çıkan bir diğer husus, yürütmenin yargıya ilişkin reform tasarıları hazırlarken, özellikle de kapsamlı bir anayasal reform olan 2005 reformlarında, yargıya danışmaması ve tek taraflı hareket etmesi olmuştur. Söz konusu kriz, Lordlar Kamarasından yeni ayrılmak üzere olan yüksek yargı ile hükümet arasında bir güven bunalımı yaratmıştır.114Yargının, yasama ve yürütmeden net bir şekilde ayrımının nispeten yakın bir tarihte yapılmış olması ve bu ayrım ile ortaya çıkan Yüce Mahkemenin tüm mevcut üyelerinin Lordlar Kamarası bünyesindeki eski hukuk lordları olması şimdilik yüksek yargı ile yürütmeyi çok fazla karşı karşıya getirmemekle birlikte yakın gelecekte yüksek yargının yeni kimliğinin etkisiyle ve seçilecek yeni üyelerin tutumu ile söz konusu uyum yerini artan boyutta bir çatışmaya bırakma potansiyeli taşımaktadır.1155.3. Yasama - Yargı İlişkileriYasama-yargı ilişkilerinde ilk olarak öne çıkan husus 2005 anayasal reformu ile Lordlar Kamarası üyelikleri son bulan hakim lordların yasama organından çıkarılması ile ortaya çıkması muhtemel yasama içerisindeki yargıya bakış açısının kaybolması ihtimali olmuştur. Yüksek yargının ileri gelen isimlerinden bazıları bu konudaki kaygılarını dillendirmişlerdir. İngiliz sisteminde tarihten gelen yasama ve yargı organlarının birleşmesinin bir devamı olarak 2005 reformları bünyesinde yüksek yargının başındaki isme yargıya ilişkin konularda yazılı görüş bildirme yetkisi tanınmıştır. Yetki, ülkedeki en prestijli yargı mensubunun görüşlerini yansıttığından oldukça etkili olabilme potansiyeli taşımaktadır. Söz konusu yetkinin sık bir şekilde kullanılmasının yargının yasamanın faaliyetlerine karışması olarak görülebileceği düşünülmektedir. Öte yandan yasamanın, yargının hassasiyetlerini dikkate almaması durumunda da böylesi bir yetkinin varlığının olumlu etkisinin görülebileceği yorumu yapılmaktadır.116 Nitekim uygulamada24130156845“Relations Between the Executive, the Judiciary and Parliament”, s.17-18,21-22.“Relations Between the Executive, the Judiciary and Parliament”, s.24-26.“Relations Between the Executive, the Judiciary and Parliament”, s.15.“Relations Between the Executive, the Judiciary and Parliament”, s.38-39.46228003035305572125000İngiltere223-72263053340-71945553340da zaman zaman bu yetki kullanılmasa da kullanılma ihtimalinin baş göstermesi yasamanın yargının görüşlerini daha ciddiye alması sonucunu doğurduğu söylenebilir.Yasama-yargı ilişkilerinde bir diğer önemli husus daimi denetim komisyonlarının (select committees) dinlemelerine (hearing) yargımensuplarının katılıp katılmaması mevzusudur. Bu konuya ilişkinçeşitli görüşler ortaya atılmıştır. 2005 düzenlemeleri sonrasında Temyiz Mahkemesinin başkanının (Lord Chief Justice) yargının başı olarakyılda en az bir kez Lordlar Kamarasının ilgili komisyonunda dinlenmesi yeni bir gelenek halini almıştır. Bunun haricinde yargı sisteminin idari fonksiyonları açısından hâkimlerin Parlamentoya çağırılıp dinlenmeleri olağan karşılanmaktadır. Yine yargıyı ilgilendiren genel yasalar hakkında hakimlerin görüş bildirmeleri de makul bulunmaktadır. Bununla birlikte hakimlerden herhangi bir spesifik dava ya da yargı kararı hakkında görüş bildirmelerinin istenmesi uygun bulunmamaktadır.117Yasama-yargı ilişkilerine ilişkin bir diğer önemli husus çıkarılan yasaların mahkemelerce ne şekilde yorumlandığına ilişkindir. İnsan Hakları Karma Komisyonunun (Avam Kamarası ve Lordlar Kamarasının ilgili komisyonlarının birleşimi) gerçekleştirdiği bir araştırmada İnsan Hakları Kanununun bazı maddelerinin mahkemeler tarafından Parlamentonun iradesini yansıtan geniş anlam yerine dar bir anlamda anlaşıldığı ve uygulandığı gözlemlenmiştir.118 Bu husus, yasama ve yargı arasındaki iletişimin geliştirilmesi gereğini ortaya koymuştur.6. SİYASAL SİSTEM HAKKINDAKİ TARTIŞMALARİngiliz sistemine yönelik eleştirilerin başında yasama ve yürütmenin iç içeliğinin ve başbakanın hem yasama hem de yürütmedeki üstün konumunun kuvvetler ayrılığını yok ettiği eleştirisi gelmektedir. Uygulamada da mecliste çoğunluğu elinde bulunduran partinin yasama organınca denetlenmesinin yetersiz kaldığı yorumları yapılmaktadır.İngiliz sisteminde kabinenin öneminin Birinci Dünya Savaşından bugüne gittikçe azaldığı ve giderek başbakanın önem kazandığı, artık başbakanın dar bir danışman kadrosu ile kararları aldığı, kabineyi ise0120015“Relations Between the Executive, the Judiciary and Parliament”, s.39-41.“Relations Between the Executive, the Judiciary and Parliament”, s.42.55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085yalnızca bilgilendirdiği ve giderek bir kumandan başbakanlığın doğduğu eleştirileri yapılmaktadır.119Bir diğer tartışma konusu tek bir metin halinde ismi anayasa olan bir belge bulunmamasının ve yasal düzlemde her türlü anayasal hükmün basit bir kanun gibi değiştirilebilmesinin etkileridir. Bu hususa ilişkin olumsuz düşünceleri olanlar da bulunmakla birlikte çoğunluk görüşü, İngiliz sisteminde atıfta bulunacak tek bir yazılı belge niteliğinde bir anayasa olmadığı için yasaların anayasal olmaması suçlaması yapılamamasının sistemin bir sistem krizi üretmeden zaman içerisinde değişmesine imkân verebilmesi nedeni ile olumlu bir durum olduğu şeklindedir.120 Bu sayede örneğin Avam Kamarası, demokratik bulmadığı Lordlar Kamarasının üye atanması yöntemini ve genel olarak yetkilerini dilediği gibi sınırlayabilmiştir. Anayasada açıkça belirtilmiş yetkileri haiz çift meclisli ülkelerde ise böylesi değişiklikler gücü azalan meclisin itirazı ve çoğu zaman gerekli olan nitelikli çoğunluklar nedeniyle çok zordur.121Lordlar Kamarasının yetkileri ve kompozisyonu bir diğer tartışmalı mevzudur. Lordlar Kamarasının mevcut hali ile çağın demokratik standartlarına uymadığı genel olarak kabul edilirken ne şekilde reforme edilmesi gerektiğine ilişkin bir uzlaşma olmaması reformu güçleştirmektedir. Konu, çeşitli açılardan tartışılmaktadır. Örneğin Lordlar Kamarası demokratikleştikçe meşruiyeti artacağından yasama konusundaki Avam Kamarasının üstünlüğünün zedeleneceği iddia edilmektedir. Ayrıca seçimle gelecek olan lordların, Lordlar Kamarasının mevcut soğukkanlı, detaycı, nispeten tarafsız ve uzun vadeli bakış açısını değiştirebileceğinden korkulmaktadır.122 Ayrıca mevcut sistemde Hükümetin Avam Kamarasını kontrol etmesi nedeniyle çok güçlü olan Başbakanı genel seçimler ve kendi partisi dışında etkili bir şekilde denetleyebilecek yegane kurum Lordlar Kamarası olduğundan, Lordlar Kamarasının da seçimle gelmesi nedeniyle hükümetin seçim dışı denetiminin daha da azalabileceği vurgulanmaktadır.123İngiltere’de sistem hakkındaki tartışmaların yoğunlaştığı alanlardan bir tanesi de seçim sistemidir. Sisteme ilişkin eleştirilerin bazılarını şu şekilde2413090805Roskin, Çağdaş Devlet Sistemleri, s.40.Roskin, Çağdaş Devlet Sistemleri, s.37.Arslan, Demokratik Yönetim Sistemleri, s. 90.Roskin, Çağdaş Devlet Sistemleri, s.50.Roskin, Çağdaş Devlet Sistemleri, s.50.46228003035305572125000İngiltere225-72263053340-71945553340özetlemek mümkündür: Alınan oyların sandalye dağılımına yansımasının orantısız olması Parlamentonun halkı temsil etme gücünü düşürmektedir. Uygulanan seçim sistemi tarih boyunca dört kez daha düşük oy alan partinin yüksek sayıda milletvekili çıkarmasına ve iktidar olabilmesine imkân tanımıştır.124 Böylesi bir durum istikrarsızlık, belirsizlik ve meşruiyet krizi yaratabilmektedir. Adaletsiz sandalye dağılımı neticesinde muhalefetin hükümeti denetim gücü azalmaktadır. Seçmenlerin, oyunun heba olmaması için ya da beğenmediği aday seçilmesin diye mecburen asıl istediği parti yerine ikinci büyük partiye oy vermek zorunda kalması seçmenin seçme özgürlüğünü sınırlamaktadır. Bu durum ayrıca yeni siyasi düşünceleri savunan partilerin ortaya çıkmasını baştan engellemekte ve siyasi görüşlerin çeşitliliğinin getirebileceği dinamizmi yok etmektedir.125 Öte yandan ilgili bölümde de anlatıldığı gibi 2011 yılında seçim sisteminin dar bölge basit çoğunluktan dar bölge alternatif oy yöntemine geçmesi için bir referandum yapılmış ancak %68 oyla referandumdan “hayır” çıkmıştır.7. SONUÇİngiliz parlamenter sistemi 1200’lü yıllardan bugüne yüzyıllar içerisinde ortaya çıkan, Parlamento egemenliğine dayalı, zaman içerisinde demokratiklik unsuru giderek artan, gelenekten gelen tecrübenin son derece önemli olduğu, tüm dünyada sayısız ülkede pek çok yönü ile örnek alınan bir sistemdir. Yasama-yürütme ayrılığının yerine yasama-yürütme kaynaşmasının yaşandığı sistem, söz konusu kuvvetler ayrılığı açığını hukukun üstünlüğüne olan derin saygı ve demokratik geleneğe olan bağlılık ile özümsenmiş siyasal kültür ile kapatmaktadır.Sistem, demokrasi olarak adlandırılamayacak dönemlerde kralın otoritesini sınırlayarak çok önemli bir adım atmış ve hiçbir yönetimin yönetilenlerin rızasına dayanmadan meşru olamayacağı düşüncesinin ortaya çıkmasına ve gelişmesine büyük katkıda bulunmuştur. İngiliz0112395Söz konusu durum 1874, 1929, 1951’de ve 1974 seçimlerinde yaşanmıştır. 1874 seçimlerinde Li-beral Parti %52,0 oyla 242 milletvekili çıkarırken Muhafazakar Parti %38,4 oyla 350 milletvekili çıkararak iktidar olmuştur. 1929’da Muhafazakar Parti %38,1 oyla 260 milletvekili çıkarırken İşçi Partisi %37,1 oyla 287 milletvekili çıkararak birinci parti olmuştur. 1951’de İşçi Partisi, %48,8 oyla 295 milletvekili çıkarırken Muhafazakar Parti % 44,3 oyla 350 milletvekili çıkararak iktidar olmuş-tur. 1974’te ise Muhafazakar Parti %37,9 oyla 297 milletvekili çıkarırken İşçi Partisi % 37,2 oyla 301 milletvekili çıkararak iktidar olmuştur.Arslan, Demokratik Yönetim Sistemleri, s. 46-47.55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085sisteminde başbakan çok geniş yetkilere sahip olsa da ülkedeki demokratik gelenek herhangi bir başbakanın ya da başbakanın çevresinde kümelenen grubun sistem içerisinde uzun süre ile çok güçlü olmasına imkan vermemekte ve sistem otoriterliğe yaklaşabilecek uygulamalara sağlıklı tepkiler verebilmektedir. Söz konusu durum, kralların gücünün tarihsel süreç içerisinde kısıtlanmasında sayısız örnekte kendisini göstermiştir. Ne zaman bir kral, Parlamentonun iradesi dışında hareket etmeye kalksa süreç Parlamentonun gücünün artması ile sonlanmıştır. 1900’lü yıllar sonrasında ise benzer bir durum başbakanlar açısından yaşanmaya başlamıştır. Bir savaş kahramanı olan Churchill, seçmenler tarafından her şeye rağmen demokrasi için bir tehdit olarak görülmüş ve savaş sonrasında yapılan seçimleri kaybetmiştir. Diğer bir örnekte ise Thatcher, artan bir şekilde gücü kendi elinde toplamaya ve otoriterleşmeye başlayınca kendi partisi tarafından parti başkanlığından ve dolayısıyla başbakanlıktan alınmıştır. Chamberlain ve Eden da yine partileri tarafından başarısız bulunarak istifa etmek zorunda kalmıştır. Benzer bir şekilde Tony Blair, parti içerisindeki popülaritesi düşmeye başlayınca istifaya zorlanmayı beklemeden kendi rızası ile görevi erkenden bırakmıştır. Yine 2016 yılında yapılan referandum ile AB’den çıkma kararının alınmasına müteakip AB’de kalınmasını savunan Başbakan David Cameron’un istifa etmesi İngiltere’de demokratik geleneğin gücünü gösteren bir diğer örnektir.İngiliz sisteminin ülkenin siyasal kültürüne bağımlı olmaksızın ayakta kalabilmesi ve demokratik niteliğini koruması oldukça şüpheli görünmektedir. Pek çok düşünüre göre siyasi liderlerin gücü gün geçtikçe partilerine oranla artmakta, buna paralel şekilde başbakanın gücü de hem Parlamento karşısında hem de kendi kabinesi içerisinde yükselmektedir. Günümüzde bir taraftan demokrasi sempatisi halen yükselişte iken diğer taraftan pek çok faktör nedeniyle lider figürleri güç kazanmaktadır. İngiliz sistemi de bu iki gelişmenin etkisi ile bir taraftan daha demokratik olurken diğer taraftan otoriterleşme tehlikesi yaşamaktadır. Böylesi bir tehlike, insan haklarının daha etkin korunması gibi başka sebeplerle birlikte, bağımsız ve güçlü bir Yüce Mahkemenin yakın tarihte kurulmasına sebep olmuş ve yine Lordlar Kamarasının da bir taraftan demokratikleştirilirken diğer taraftan da denetim gücünün artırılmasına ilişkin olarak reforme edilmesini gündeme getirmiştir.46228003035305572125000İngiltere227-72644053340-72326553340İktidarın ve merkezi idarenin gücünün sınırlandırılması adına yapılan bir diğer uygulama da yetki devri (devolution) uygulamasıdır.Buna göre merkeze doğrudan bağlı olarak yönetilen Galler, İskoçya ve Kuzey İrlanda’nın kendi parlamentolarını kurmasına ve değişen ölçülerde bağımsız karar almalarına imkân tanınmıştır. Merkezi hükümet ayrıca söz konusu bölgelerin istemeleri halinde bağımsızlığına dahi olanak tanımaktadır. Öte yandan yakın geçmişteki İskoçya bağımsızlık referandumu bu bölgedeki vatandaşların çoğunluğunun halihazırda mevcut durumdan memnun olduğunu göstermiştir.55765704978409417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085KAYNAKÇAArslan, Rıza. Demokratik Yönetim Sistemleri. Bursa: Dora Yayınları, 2013.BBC Resmi İnternet Sitesi. “Election 2015 Results”, http://www.bbc.com/news/ election/2015/results, Erişim:14.05.2013.Bilgin, Murat. “Avrupa Ülkelerinde Araştırma Komisyonu Raporlarının Sonuçları ve Takibi (Güncelleme)”, Bilgi Notu, TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı, Ocak 2015.Birleşik Krallık Hükümeti İnternet Sitesi. “Legislative Process: Taking a Bill Through Parliament”, https://www.gov.uk/legislative-process-taking-a-bill-through-parliament, Erişim:12.05.2015.Birleşik Krallık Parlamentosu İnternet Sitesi. “Birth of the English Parliament: Magna Carta (1215) to Henry IV (1399)”, http://www.parliament.uk/about/ living-heritage/evolutionofparliament/originsofparliament/birthofparlia-ment/keydates/1215to1399/, Erişim:12.05.2015.Birleşik Krallık Seçim Komisyonu İnternet Sitesi. “Guidance for Candidates and Agents UK Parliamentary By-Elections in Great Britain”, (Mayıs 2014), http://www.electoralcommission.org.uk/__data/assets/electoral_commissi-on_pdf_file/0015/14154/UKPECA-by-election-guidance.pdf, Erişim:12.05.2015.Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) İnternet Sitesi. “Human Development Report 2014”, http://hdr.undp.org/sites/default/files/hdr14-report-en-1.pdf, Erişim:13.04.2015.CIA İnternet Sitesi. “The World Factbook”, https://www.cia.gov/library/publica-tions/ resources/the-world-factbook/geos/uk.html, Erişim:10.04.2015.ECPRD. “Survey on Nominations and Elections Held in Parliaments”, Talep Tarihi:01.07.2008, Talep No:907, https://ecprd.secure.europarl.europa.eu/ ecprd/ secured/detailreq.do?id=907, (Sınırlı Erişim), Erişim:18.05.2015.Eroğul, Cem. Çağdaş Devlet Düzenleri. Ankara: İmaj Yayınevi, 2012.Freedom House İnternet Sitesi. “Freedom in the World 2014”, http://freedomhouse.org/sites/default/files/FIW2014%20Booklet.pdf, Erişim: 13.04.2015.46228003035305572125000İngiltere229-72644053340-72326550800Kara, Fatih. “Birleşik Krallık Avam Kamarası Çalışma Usul ve Esasları Üzerine”, Yasama Dergisi, Sayı 21 (Ağustos 2012), http://www.yasader.org/web/ yasama_dergisi/2012/ sayi21/7-50.pdf, Erişim:12.05.2015, s.7-50.King, Anthony. “Modes of Executive-Legislative Relations: Great Britain, France, and West Germany.” Legislative Studies Quarterly, Cilt 1, Sayı 1 (Şubat 1976) s.11-36.Lordlar Kamarası. “Relations Between the Executive, the Judiciary and Parliament Report with Evidence, HL Paper 151”, (Temmuz 2007). http://www.publications. parliament.uk/pa/ld200607/ldselect/ldconst/151/151.pdf, Erişim:18.05.2015Maer, Lucinda ve Oonagh Gay, “The Royal Prerogative”, House of Commons Library Standart Note SN/PC/03861, Aralık 2009.Norton, Philip. “The Core Executive: the Prime Minister and Cabinet”, Politics UK içinde, Bill Jones ve Philip Norton ed., Harlow, England: Pearson Education Limited, 2010, s.385-403.Polity IV İnternet Sitesi. “Authority Trends, 1946-2013 United Kingdom”, http://www.systemicpeace.org/polity/ukg2.htm, Erişim: 13.04.2015.Parry, Keith. “Constitutional Change: Timeline from 1911: House of Commons Background Paper”, House of Commons Standart Note SN/PC/06256, Aralık 2012.Purvis, Matthew. “Extension of Franchise (House of Lords) Bill”, House of Lords Library Note LLN 2013/016, Haziran 2013.Roskin, Michael G., Çağdaş Devlet Sistemleri. Çev.: Bahattin Seçilmişoğlu, Ankara:Adres Yayınları, 2009.Scott, Edward. “House of Lords Reform 2010-15”, House of Lords Library Note LLN 2015/009, Mart 2015.Sudesdata İnternet Sitesi. “The Economist Intelligence Unit Democracy Index 2014”, http://www.sudestada.com.uy/Content/Articles/421a313a-d58f-462e-9b24-2504a37f6b56/Democracy-index-2014.pdf, Erişim:13.04.2015.Taylor, Russell. “Size of the House of Lords”, House of Lords Library Note LLN 2014/045, Aralık 2014.5576570497205557212500000557847500029159202051055572125000İtalya233İSTİKRARSIZ HÜKÜMETLER VE SÜREKLİ REFORM ARAYIŞI:İTALYA’DA PARLAMENTER SİSTEMMehmet Solak*1. GİRİŞAvrupa’nın güneyinde yer alan İtalya, parlamenter sistemle yönetilen, üniter bir cumhuriyettir. 15 bölge ve beş otonom bölgeden müteşekkildir.1861’de birliğini sağlayan İtalya, o tarihten bu güne iki farklı anayasayla yönetilmiştir. Benito Mussolini döneminde faşizm altında yönetilen ülke İkinci Dünya Savaşı sonrasında 1948 Anayasası ile demokratik bir yönetime kavuşmuştur. Savaş sonrası dönemde Avrupa Birliği’nin kurucu ülkelerinden biri olan İtalya, hızlı ekonomik büyümesiyle dikkat çekmiş ancak kuzey-güney arasındaki gelişmişlik farkı, yolsuzluklar, organize suç gibi büyük sorunlarını çözmede eksik kalmıştır.Kıta Avrupası’ndaki birçok örnek gibi İtalya da parlamenter sistemle yönetilmektedir. Sistemin hakim özellikleri; iki meclisli parlamentonun meclislerinin güçlerinin birbirine denk olması, parçalı yapıya sahip bir parlamento ve siyasi partiler sistemi, iki büyük partinin (merkez sağ ve sol) kutuplarında toplanan parti koalisyonları ve istikrarsız denebilecek bir yürütme aygıtıdır.İtalya’da cumhurbaşkanı anayasal olarak sembolik yetkilere sahiptir ve bir seçim kurulu tarafından seçilir. Başbakan, cumhurbaşkanının görevi3810148590*Yasama Uzmanı, Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi Bölümü, e-posta: mehmet.solak@tbmm.gov.tr.55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085vermesi üzerine kabinesini kurmakta, ve göreve başlayabilmesi için parlamentonun her iki meclisinden de güvenoyu alması gerekmektedir. Bu nedenlerle İtalyan hükümet sistemi parlamenter sistem olarak nitelendirilmektedir.Bu çalışmada, öncelikle İtalya hakkında genel bilgiler verilmekte ve ülkenin belli başlı gelişim göstergeleri ile demokrasi ve şeffaflık endekslerindeki konumuna değinilmektedir. Ardından ülkenin siyasi tarihi özet olarak anlatılmaktadır. Çalışmanın dördüncü bölümünde 1948 Anayasası çerçevesinde İtalya’da yasama, yürütme ve yargı organlarının yetkileri ortaya konulmaktadır. Beşinci bölümde yasama yürütme ve yargı organlarının ilişkileri, uygulamalar ve örnek olaylar çerçevesinde ele alınmakta, ardından sistemin işleyişine ilişkin tartışmalara yer verilmektedir.2. İTALYA HAKKINDA GENEL BİLGİMevcut Anayasa: 194824130-231775Devlet Başkanı: Sergio MattarellaHükümet Başkanı: Matteo RenziYasama Organı: Parlamento (Temsilciler Meclisi ve Senato)Yönetim Şekli: Cumhuriyet, Parlamenter, ÜniterYüzölçümü: 301.340 km2Nüfus: 62.007.540’tır (Tem. 2016)Dil:Resmi dil İtalyanca, Almanca (Trentino-Alto bölgelerinde), Fransızca (Valle d’Aosta bölgesinde küçük bir azınlık),Slovence (Trieste-Gorizia bölgesinde küçük bir azınlık)Din: Roma Katolik %80, Ateist/Agnostik %20.Ekonomi: 2015 yılı gayrisafi milli hasıla büyüklüğü 1.816 trilyon dolar, büyüme hızı %0.8, enflasyon %0.1 olarak gerçekleşmiştir.24130285115Avrupa’nın güneyinde yer alan İtalya, 301.340 km2’lik yüzölçü-müyle Avrupa’nın en geniş top-raklara sahip sekizinci ülkesidir. Avusturya, Fransa, Vatikan, San Marino, İsviçre ve Slovenya ile komşudur.Temmuz 2016 itibariyle nü-fusu 62.007.540’tır. Nüfusun %80’i Katolik, %20’si Ateist/Ag-nostiktir. 2011 itibariyle nüfusun %68,4’ü kentlerde yaşamaktadır.1Devletin resmi adı İtalya Cum-huriyeti’dir (Repubblica Italiana).15 bölge ve beş otonom bölge-den2 oluşmaktadır.“The World Fact Book Italy”, CIA İnternet Sitesi, https://www.cia.gov/library/publications/the-world-factbook/geos/it.html, Erişim: 07.11.2016.İdari Bölgeler: Bruzzo, Basilicata, Calabria, Campania, Emilia-Romagna, Lazio (Latium), Liguria, Lombardia, Marche, Molise, Piemonte (Piedmont), Puglia (Apulia), Toscana (Tuscany), Umbria, Veneto (Venetia), Otonom Bölgeler: Friuli-Venezia Giulia; Sardinya; Sicilya; Trentino-Alto Adige (Almanca konuşulan bölge); Valle d’Aosta (Fransızca konuşulan bölge). “The World Fact Book Italy”.46228003035305572125000İtalya235-72263053340-71945553340İtalya Avro bölgesinin üçüncü en büyük ekonomisidir. Yunanistan’dan sonra en fazla kamu borcuna sahip ülkedir.3 İtalya’nın yaygın problemleri yavaş ekonomik büyüme, yüksek işsizlik, organize suç, yolsuzluk, Güney İtalya ile Kuzey İtalya arasındaki kuzey lehine olan ekonomik eşitsizliklerdir.4 Gelir adaletsizliğini gösteren Gini katsayısı5 1995’te 27,3 iken 2012 itibariyle 31,9 olarak gerçekleşmiştir.6 Bu haliyle gelir adaletsizliğinde bir artış gözükse de İtalya yine de gelir adaletsizliğinin nispeten az olduğu ülkeler arasında değerlendirilebilir.Ülkede ortalama yaşam beklentisi 82,2’dir. (Erkekler için 79,6; Kadınlar için 85). Okuma-yazma oranı % 99’dur. Öğrencilerin okulda geçireceği ortalama süre beklentisi 16 yıldır. 7İtalya 2015 itibariyle 1,816 trilyon dolar gayrisafi milli hasılaya sahiptir. 2015 için büyüme oranı %0.8, enflasyon oranı ise %0.2 olarak gerçekleşmiştir.İtalya, ABD merkezli Özgürlük Evi’nin (Freedom House) 2016 yılı değerlendirmesine göre, “özgür” ülke kategorisinde yer almıştır. İtalya, Özgürlük Evi tarafından hem siyasi haklar hem de siyasi özgürlükler bakımından en yüksek skor olan 1 puanla değerlendirilmiştir.8Dünyada sıklıkla atıf yapılan bir diğer endeks olan Economist Demokrasi Endeksi’ne göre ise, 2015 itibariyle “kusurlu demokrasi” kategorisinde yer almaktadır. İtalya’nın ülke skoru 10 üzerinden 7.98’dir. Bu skorla, 167 ülke arasında 21. sırada yer almaktadır.9 İtalya, Uluslararası Şeffaflık Örgütü’nün hazırlamış olduğu Dünya Yolsuzluk Algısı Endeksi’nde 100 üzerinden 44 puan alarak 168 ülke arasında 61. sırada yer almıştır.10 Polity0142240“Italy Profile”, BBC İnternet Sitesi, http://www.bbc.com/news/world-europe-17433143, Erişim: 07.11.2016.“The World Fact Book Italy”.Gini endeksi, gelir dağılımındaki adaleti göstermektedir. Bu endekste ülkeler gelir dağılımındaki adalet durumuna göre 0 ile 100 arasında değişen değerler almaktadır. 0 mutlak adaleti, 100 mutlak adaletsizliği göstermektedir (“Distribution of Family Income- Gini Index”, CIA İnternet Sitesi, https://www.cia.gov/library/publications/the-world-factbook/fields/2172.html#it, Erişim:10.03.2015).“The World Fact Book Italy”.“The World Fact Book Italy”.“Freedom in the World: Italy”, Freedom House İnternet Sitesi, https://freedomhouse.org/report/freedom-world/2016/italy, Erişim: 07.11.2016.“Democracy Index 2015: Democracy in an age of anxiety”, Economist Intelligence Unit, http://www.yabiladi.com/img/content/EIU-Democracy-Index-2015.pdf, Erişim: 03.11.2016.“Corruption Perceptions Index 2015”, Uluslararası Şeffaflık Örgütü İnternet Sitesi, https://www. transparency.org/cpi2015/, Erişim: 07.11.2016. Bu endekste 0 değerine yaklaştıkça yolsuzluk art-makta, 100 değerine yaklaştıkça azalmaktadır.55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085IV Endeksi’ne göre İtalya en yüksek derece olan tam demokrasi11(full democracy) rejimine sahiptir.12 İtalya İnsani Gelişim Endeksinde 0,873 puan ile çok yüksek gelişime sahip olan ülkeler içindedir. 188 ülke arasındasırada yer almaktadır. İtalya İnsani Gelişim Endeksinde 0,873 puan ile çok yüksek gelişime sahip olan ülkeler içindedir. 188 ülke arasında 27. sırada yer almaktadır.13Yukarıda zikredilen endeksler çerçevesinde İtalya’nın işleyen demokrasiye sahip bir ülke olduğu söylenebilir.3. İTALYA SİYASİ TARİHİModern dönem İtalya tarihi yaygın olarak İtalyan Birliği’nin 1861’de sağlanmasıyla başlatılmaktadır. İtalyan Birliği sağlandıktan sonraki 150 yıllık süreç ise genel olarak üç ana dönemde ele alınmaktadır: 1-Liberal Dönem (1861-1924), 2-Faşist Dönem (1924-1946), 3- Demokratik Cumhuriyet Dönemi. Bu dönem de kendi içinde I. Cumhuriyet (1946-1990’ların başı) ve II. Cumhuriyet (1990ların başı- Günümüz) olarak iki alt döneme ayrılmaktadır.143.1. İtalyan Birliğinin Sağlanması (1815-1861)1815 Viyana Kongresiyle İtalya 10 krallığa ayrılmıştı. Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun temel amacı Fransız yayılmacılığınıönlemek ve yarımadaya hakim olmaktı. İtalyan Birliği’ni sağlamaya yönelik hareket “Risorgimento” (Yeniden doğuş, uyanış) olarak adlandırılmıştır vebu farklı krallıkların tek bir devlet çatısı altında birleştirilmesi idealidir.İtalyan birleşmesinde önemli aktörler İtalya’nın kuzeybatısında yer alan Piyemonte-Sardinya Krallığını yöneten II. Victor Emmanuel ve onun başbakanı Kont Camillo di Cavour, Giuseppe Mazzini’nin başını çektiği Genç İtalya hareketi ve Guiseppe Garibaldi’dir.15Piyemonte-Sardinya Krallığı 1848 devrimleri sonrasında Charles Albert döneminde bir anayasa kabul etmişti. Diğer İtalyan krallıkları24130104775Polity IV’te tam demokrasi 10, demokrasi 6-9 puan anlamına gelmektedir. http://www.systemicpe-ace.org/polity/polity4.htm, 10.03.2015.“Authority Trends:1946-2013 Italy”, Polity IV İnternet Sitesi, http://www.systemicpeace.org/po-lity/ita2.htm, Erişim: 07.11.2016.“Human Development Report 2015: Work For Human Development”, UNDP İnternet Sitesi http:// hdr.undp.org/sites/default/files/2015_human_development_report.pdf, s.222, Erişim:07.11.2016.James L. Newell, The Politics of Italy: Governance in a Normal Country (NewYork: Cambridge University Press, 2010), s.9-10.Newell, The Politics of Italy, s.13.46228003035305572125000İtalya237-72263053340-71945553340mutlaki monarşiyle yönetilirken Piyemonte-Sardinya meşruti monarşiyle yönetilmiştir. Charles Albert’in halefi II. Victor Emmanuel başbakanlığa Camillo di Cavour’u getirmiştir. Cavour, kuzeydeki Avusturya-Macaristan etkisini azaltmak ve İtalya’nın kuzeyini tamamen Piyemonte’nin hâkimiyetine almak istiyordu. Cavour, tam bağımsızlığı sağlamak için dış bir güçten yardım almak gerektiğini düşünmekteydi.16 Bu dış güç, Fransa oldu. Cavour, Paris Konferansı sırasında 3. Napolyon’dan Avusturya’yakarşı destek istedi. Bu sırada Güney İtalya’da Guiseppe Mazzini’nin Genç İtalya (Giovine Italia) örgütü üniter bir İtalya cumhuriyeti için hareketegeçmeye hazırlanıyordu. 1859’da Piyemonte, III. Napolyon’un desteğiyle Avusturya’yı savaş alanında mağlup etti. Piemonte’nin zaferi sonrasında 1859’da Toskana Piemonte’ye katıldığını ilan etti. Ardından Modena, Parma, Romagna ve Bologna referandumla Piemonte’ye katıldı. 1860’taVenedik ve Roma hariç bütün kuzey ve orta İtalya Piyemonte ile birleşmişti. Bu sırada İtalya’nın güneyinde 1860’ta halk güneydeki İki Sicilya (Napoli)Krallığına karşı ayaklandı. Garibaldi yanına aldığı 1000 kadar gönüllü askerle (Kırmızı Gömlekliler) Sicilya’ya çıktı. Halkın da katılımıyla adayı işgal ederek burayı Piyemonte’ye kattığını bildirdi. Buradan Napoli’ye geçti ve Kralın askerlerini yenerek Napoli’ye girdi. Bu gelişmeler üzerine İki Sicilya halkı da Piyemonte’ye katıldıklarını ilan ettiler ve böylelikle Venedik ve Roma dışında İtalyan birliği gerçekleşmiş oldu. Bütün İtalyan devletlerinden gelen temsilcilerin katılımı ile ilk İtalyan Parlamentosu 18 Şubat 1861’de Torino’da açıldı. Parlamento 7 Mart 1861’de kabul ettiği bir kanunla da Piyemonte Kralı II. Victor Emmanuel’i İtalya Kralı ilan etti. Böylelikle İtalyan Birliği gerçekleşmiş oldu. Venedik 1866’da, Roma 1870’de İtalyan Birliği içine alındı17.3.2. Liberal Rejim (1861-1924)Yeni rejimin devraldığı en büyük, halen de devam eden, sorun “güney meselesi” de denen Güney İtalya’nın az gelişmiş olmasıydı. Kuzey-Güney gelişmişlik farkı birleşme öncesine dayanmaktaydı ancak bu dönemdeki sanayileşme hamlesi bu farklılığı daha da artırdı. Ayrıca yeni kurulan devlet nispeten “zayıf” bir devletti. Zayıf devletle kastedilen düşük meşruiyete sahip olması (oy verme hakkına sahip olanların oranı %2’ydi) ve bu sebeple de kamusal politikaların uygulanmasında zorluk yaşanmasıydı.0123825Newell, The Politics of Italy, s.11.Fahri Armaoğlu, 19. Yüzyıl Siyasi Tarihi (1789-1914) (İstanbul: Alkım Yayınevi, 2006), s.288-297.55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085Oy verme hakkına sahip olanların nüfusun azınlığını oluşturması organize siyasi partilerin güçlenmesini engellemekteydi. Ayrıca bu dönemde parlamentolardaki çoğunluklar son derece değişkendi ve aşırı sağa veya sola kaymadan ağırlığı merkezde olacak şekilde dizayn edilmişti (transformismo).183.3. Faşist Rejim (1924-1946)İtalyan siyasi hayatı uzun süreli stratejilerle ülkenin siyasi ve ekonomik gelişimlerinin sağlanmasından çok, hükümetlerin hayatta kalabilme mücadelelerine sahne olmuştur. İtalyan toplumu hem iç istikrarsızlık hem de dış etkilerden kaynaklanan sorunlara yönelik alternatif siyasi tercihler yapmaya başlamıştır. Bu çerçevede faşizm ülkede yükselen bir güç olarak ortaya çıkmıştır.Faşizmin iktidara gelmesinde iç ve dış istikrarsızlıklar rol oynamıştır. I. Dünya savaşında İtilaf devletlerine yanaşan İtalya, beklediği kazanımları elde edememiştir. Ayrıca savaş sonrası siyasi, ekonomik ve toplumsal sorunlar daha da artmıştır. Bu dönemde orta sınıfın milliyetçi söylemlere daha fazla itibar eder olması da Mussolini önderliğindeki faşist hareketin güç kazanmasını sağlamıştır. 19Mussolini’nin iktidara gelmesiyle birlikte demokratikleşme süreci sekteye uğramış, faşist, korporatist ve totaliter bir yönetim yapısı tercih edilmiştir. Mihver Devletleri’nin İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra yenilmesiyle birlikte Mussolini de iktidardan düşmüş ve böylece faşist dönem sona ermiştir.203.4. Demokratik Cumhuriyet Dönemi1946 seçimleriyle gelen parlamento kurucu meclis olarak görev yaptı ve 1948 Anayasası yapıldı. Bu anayasayla rejimin monarşi mi yoksa cumhuriyet mi olacağına dair bir referandum yapıldı ve çok az bir farkla cumhuriyetçiler kazandı.2124130201295Newell, The Politics of Italy, s.16-18.Gökçen Yavaş, “İtalya Cumhuriyeti”, Çağdaş Siyasal Sistemler içinde, Burhan Aykaç ve Şenol Durgun ed., (Ankara: Binyıl Yayınevi, 2012), s.203-204.Newell, The Politics of Italy, s.20-22.Newell, The Politics of Italy, s.24.46228003035305572125000İtalya239-72263053340-719455533403.4.1. I. Cumhuriyet (1946-1993)Bu dönemde ilk seçimleri Hristiyan Demokratlar kazandı. Soğuk savaş süresince Hristiyan Demokratlar, Sosyalist Parti ve Komünistparti çekişmeleri ve uzlaşmalarına sahne oldu. 1960’larda Hristiyan Demokratlar, sola açılım (apertura a sinistra) adıyla ilk kez SosyalistParti ile ittifak kurdular. 70’lerde faşist sağ ve Kızıl Tugaylar merkezli sol terörizmi, 80-90 döneminde ise beş parti koalisyonu (Hristiyan Demokratlar, Sosyal Demokratlar (2 parti), Cumhuriyetçiler ve Liberaller) yaşandı.22 Bu dönemin önemli özellikleri büyük ölçüde tek partinin (Hristiyan Demokratlar) iktidarda olması ve kronik bir hükümet istikrarsızlığıdır. 1948-1994 yılları arasındaki 46 yılda 47 hükümet görev yapmıştır.233.4.2. II. Cumhuriyet (1993-…)I. Cumhuriyet Dönemi’nin hakim özelliklerinden biri de iktidarda neredeyse aralıksız bir şekilde Hristiyan Demokratların olmasıydı. Sadece ittifak kurdukları küçük partiler değişmekteydi. Faşizm tecrübesi aşırı sağ partileri, soğuk savaş ise sol partileri iktidardan uzak tutmuştu. Sürekli aynı partinin iktidarda olması, mafya ve yolsuzluklar toplumun geniş kesimlerinin bir reform talebinde bulunmasını beraberinde getirdi. İtalya’da II. Cumhuriyet’i başlatan olay 1993’te seçim sisteminde değişim için yapılan referandum olarak kabul edilir. Bu referandumda %75 katılımla seçmenlerin %83’ü değişim yönünde oy kullandı. Yine o dönemde başlayan temiz eller operasyonu çerçevesinde 1000 kişi gözaltına alındı, 200 parlamento üyesi, merkezi ve yerel idareciler ve işadamları soruşturma altına alındı.24 Bu dönemde partiler merkez sağ ve merkez sol partiler çerçevesinde sağ ve sol partilerin kümelendiği iki kutuplu bir yapıya evrildiler.254. 1948 ANAYASASI VE ANAYASAL ORGANLAR1948 Anayasası26 çerçevesinde anayasal organların nasıl düzenlen-diğine geçmeden önce Anayasa’nın genel ruhuna ve getirdiği kurumsal064770Yavaş, “İtalya Cumhuriyeti”, s.206-208.Newell, The Politics of Italy, s.29-30.Yavaş, “İtalya Cumhuriyeti”, s.209.Newell, The Politics of Italy, s.40.Bu çalışmada Anayasa maddelerine yapılan atıflar için bkz. “The Constitution of the Italian Repub-lic”, İtalya Temsilciler Meclisi İnternet Sitesi, http://en.camera.it/application/xmanager/projects/ camera_eng/file/costituzione_EN_dicembre2014.pdf, “İtalya Cumhuriyeti Anayasası” T.C Adalet Bakanlığı İnternet Sitesi, http://www.adalet.gov.tr/duyurular/2011/eylul/anayasalar/ulkeana/ pdf/10-%C4%B0TALYA%20319-354.pdf, Erişim:07.11.201655765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085mekanizmaların genel niteliklerine kısaca değinmek, Anayasayı daha iyi anlamak için faydalı olacaktır.Öncelikle bu anayasanın faşist döneme bir tepki anayasası olduğunu belirtmek gerekmektedir. Bu nedenle de yürütme gücünün mümkün olduğunca parçalandığı bir sistemi içermektedir. Bunun yanında, bu anayasa iki temel alanda farklılık arz etmektedir. Birincisi, klasik hakların dışında, sosyal hakları son derece ayrıntılı ve kapsayıcı bir biçimde kabul etmiştir. İkincisi ise bir tepki anayasası olarak kurumsal düzenlemelerinde yürütmeyi güçsüzleştirici hükümlerin varlığı ve krizlerin çözülmesini sağlayacak mekanizmaların azlığı dikkati çekmektedir.27Anayasa yazılırken özellikle anti-faşist eğilimler ön plana çıkmış ve yürütme gücünü sınırlayacak düzenlemeler yapılmıştır. Burada özellikle değinilmesi gereken, getirilen kurumsal mekanizmaların genel özellikleridir. Bu çerçevede şu tespitler yapılabilir:Anayasa, hükümetin çoğunluğunu koruyacağı mekanizmaları (Almanya örneğindeki yapıcı güvensizlik oyu gibi) tesis etmekten bilinçli olarak kaçınmıştır.Anayasa, tutarlı bir parlamento çoğunluğunun gücünü dengeleyici bazı kurumlar öngörmüştür. Bu kurumlardan öne çıkanlar;Anayasa Mahkemesi: Kanunların anayasaya uygunluğunu denetleyen mahkeme “kısıtlayıcı” bir işleve sahiptir.Bölgeler: Anayasal varlıkları garanti altına alınan bölgeler, anayasa değiştirilmedikçe (ki mevcut anayasa katı bir anayasadır) varlığını sürdürecektir.Referandumlar: 500.000 seçmen veya beş bölgesel meclis tarafından başlatılan referandum sonucunda, parlamentonun kabul ettiği bir kanun iptal edilebilir.284.1. Yasama Organıİtalya’da yasama organı çift meclislidir ve resmi adı İtalyan Parlamentosu’dur (Parlamento Italiano). Parlamento, Temsilciler Meclisi (Camera dei Deputati) ve Cumhuriyet Senatosundan (Senato della24130126365Newell, The Politics of Italy, s.51.Newell, The Politics of Italy, s.53.46228003035305572125000İtalya241-72644053340-72326553340Repubblica) oluşur. Meclisler Şubat ve Ekim ayının ilk iş gününde re’sen toplanır. Meclisler, kendi başkanları, cumhurbaşkanı ya da üyelerinin üçte birinin girişimiyle olağanüstü toplantı yapabilir. Meclislerden biri olağanüstü olarak toplandığı zaman diğeri de re’sen toplanır (Any.m.62).Meclisler, sadece Anayasa’nın açıkça belirttiği durumlarda, ortak oturumla toplanır. (Any.m.55) Bu durumlar; cumhurbaşkanı seçimi, (Any.m.58), cumhurbaşkanının suçlandırılması (Any.m.90),cumhurbaşkanının yemin töreni (Any.m.91), Yüksek Yargı Kurulu (High Council of Judiciary) üyelerinin seçimi (Any.m.104), Anayasa Mahkemesineaday gösterilmesidir (Any.m.135).Temsilciler Meclisi genel oy ve tek derece ile seçilir. Milletvekili sayısı, on ikisi yurtdışı seçim bölgesinden olmak üzere 630’dur. Seçim günü 25 yaşını doldurmuş olan bütün seçmenler milletvekili seçilme yeterliğine sahiptir. Yurtdışındaki seçim çevresi için ayrılanlar hariç olmak üzere; milletvekilliklerinin seçim çevrelerine göre dağılımı, son genel nüfusİtalya Temsilciler Meclisi (Palazzo Montecitorio) Binası-7232652857555765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085sayımında gösterildiği üzere, Cumhuriyet’te yaşayanların sayısının 618’e bölünmesiyle ve sandalye sayısının nüfusla orantılı olarak her bir seçim çevresine en büyük artık usulüne göre dağıtılmasıyla elde edilir (Any.m.56).Cumhuriyet Senatosu yurtdışı seçim çevresine ayrılan sandalyeler hariç olmak üzere, bölge esasına göre seçilir. Seçilecek senatör sayısı, altısı yurtdışı seçim çevresinden olmak üzere 315’tir. Hiçbir bölgenin yediden daha az Senato üyesi olamaz. Molise’in iki, Valle d’Aosta’nın bir üyesi vardır. Yurtdışındaki seçim çevresine ayrılan sandalyelerin sayısı hariç, sandalyelerin bölgeler arasında dağıtılması bölgelerin nüfusları oranında en büyük artık usulüne göre bütün oyların dağıtılması şeklinde yapılır (Any. m.57).Senatörler, 25 yaşını doldurmuş olan seçmenlerin genel ve doğrudan oylarıyla seçilir. 40 yaşını doldurmuş olan seçmenler Senato üyesi seçilme yeterliğine sahiptir (Any.m.58). Eski cumhurbaşkanları, bu görevden feragat etmedikçe, ölünceye kadar tabii senato üyesidirler. Cumhurbaşkanı, sosyal, bilimsel, sanatsal ve edebi alanlarda yüksek başarı göstererek milleti onurlandırmış olan beş vatandaşı tabii senatör (ömür boyu senatör) olarak atayabilir (Any.m. 59).Temsilciler Meclisi ve Cumhuriyet Senatosu beş yıl için seçilir. Savaş durumu hariç, meclislerin görev süresi uzatılamaz (Any. m. 60).Yeni parlamento seçimleri önceki Meclislerin dönemi sonundan itibaren 70 gün içinde gerçekleşir. İlk toplantı seçimlerden sonraki en geç 20 gün içinde yapılır. Yeni meclisler toplanıncaya kadar geçen sürede eski meclislerin yetkileri devam eder (Any. m. 61).Her meclis kendi üyeleri arasından bir başkan ve başkanlık divanı seçer. Ortak oturumlarda oturumun başkan ve başkanlık divanı Temsilciler Meclisinin başkanı ve başkanlık divanıdır (Any.m.63).Her meclis kendi içtüzüğünü üyelerinin mutlak çoğunluğuyla kabul eder. Oturumlar halka açıktır. Her bir meclisin kararıyla veya parlamento ortak oturumunda alınacak kararla kapalı oturum yapılabilir.Anayasa’da ayrıca özel bir çoğunluk öngörülmemişse, Meclislerden her birinin ve Parlamentonun kararları, üyelerinin çoğunluğu hazır değilse ve hazır olanların çoğunluğu tarafından kabul edilmemişse geçerli değildir.46228003035305572125000İtalya243-72263053340-71945553340Bir başka ifadeyle toplantı yeter sayısı üyelerin çoğunluğu, karar yeter sayısı hazır olanların çoğunluğudur.Hükümet üyelerinin, parlamento üyesi olmasalar bile, oturumlara katılma hakları ve kendilerinden istendiğinde oturuma katılma yükümlülükleri vardır. İstedikleri zaman konuşma hakları vardır (Any.m.64).Temsilciler Meclisi üyeliği ile Senato üyeliği bağdaşmamaktadır. Temsilciler Meclisi ve Senato üyeliği ile bağdaşmazlık durumları kanunla belirlenir (Any.m.65).Her meclis, üyelerinin mazbatalarını onaylar ve daha sonra ortaya çıkabilecek seçilmeye engel durumları ve bağdaşmazlıkları belirler (Any.m.66).Emredici vekâlet yoktur. Parlamento üyeleri seçildikleri bölgeyi veya kendilerini seçenleri değil, bütün milleti temsil ederler (Any.m.67).Yasama sorumsuzluğu mutlaktır. Meclis üyeleri, görevlerini yaptıkları sırada açıkladıkları görüşler veya kullandıkları oylardan dolayı sorumlu tutulamaz.Yasama dokunulmazlığı ise mutlak değildir. Hiçbir meclis üyesi, mensubu olduğu Meclisin izni olmaksızın, üstü veya evi aranamaz, tutuklanamaz ya da herhangi bir şekilde kişisel özgürlüklerinden mahrum bırakılamaz. Kesinleşmiş bir mahkeme kararı olmadıkça veya suçüstü hali hariç gözaltına alınamaz. Bir parlamento üyesinin konuşmalarının veya haberleşmesinin izlenmesi veya iletilerine el konulması için de meclislerin izni gereklidir (Any.m.68). Parlamento üyeleri kanunla belirlenen bir ödenek alır (Any.m.69).Yasama fonksiyonu her iki meclis tarafından ortak olarak yürütülür.Kanun teklifi, Hükümet, her iki Meclis üyeleri ve anayasal kanunun29 bu konuda yetki verdiği organlar ve kurumlar tarafından verilebilir. Halk da en az 50.000 seçmenin imzasıyla kanun teklifinde bulunabilir (Any.m.71).Meclislerden birine verilen bir kanun tasarısı, önce o meclisin İçtüzük hükümlerine göre bir komisyon tarafından incelenir ve sonra Meclis0187960İtalya’da anayasal kanunların (constitutional laws), Anayasayla açıkça hangi konularda düzenlene-bileceği belirlenmiştir ve bu kanunlar için normal kanunlardan (ordinary laws) farklı bir görüşme usulü vardır. Bu kanunlar, Anayasa değişiklikleriyle aynı şekilde görüşülmektedir. (Any.m.138).55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085tarafından madde madde görüşülerek son oylamaya sunulur. İçtüzük, acil kanun tasarılarının ele alınmaları hakkında özel usuller belirler.Parlamento grupları komisyonlarda orantılı bir şekilde temsil edilir. Teklifler doğrudan komisyon tarafından genel kurula indirilmeden kabul edilerek kanunlaştırılabilir (Any.m.71).Anayasa veya seçimle ilgili konular, kanun hükmünde kararnameler (KHK), uluslararası antlaşmaların onaylanması ve bütçe ve kesin hesapların onaylanmasıyla ilgili kanun tasarıları Meclis tarafından daima normal usulde incelenerek ele alınır ve doğrudan kabul edilir (Any.m.72).Kanunlar bir ay içinde Cumhurbaşkanı tarafından ısdar edilir (promulgation).30 Meclisler üyelerinin mutlak çoğunluğuyla bir kanununacil olduğunu beyan ederlerse, ilgili kanun, kanunda belirlenen süre içinde ısdar edilir.Bir kanun ısdar edilmesinin hemen ardından yayımlanır ve kanunda başka bir süre belirtilmemişse yayımlanmasından itibaren 15’inci günde yürürlüğe girer (Any.m.73).Cumhurbaşkanı, ısdar etmeden önce, gerekçeli görüş bildirerek, bir kanunun yeniden görüşülmesini isteyebilir.Eğer kanun yeniden kabul edilirse, cumhurbaşkanının ilgili kanunu ısdar etmesi zorunludur (Any.m.74).500.000 seçmen veya beş bölge meclisinin istemesi durumunda, bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tamamen veya kısmen iptal edilmesi için referanduma gidilir.Vergi, bütçe, genel veya özel af ya da bir uluslararası antlaşmayı onaylayan bir kanun hakkında referanduma gidilmesi yasaklanmıştır.Temsilciler Meclisi için oy hakkı olan her vatandaş referandumda da oy kullanma hakkına sahiptir.2413091440“Isdar (promulgation), parlâmento tarafından kanunun kabul edilmesiyle, hükûmet tarafından ya-yımlanması arasında devlet başkanı (kral veya cumhurbaşkanı) tarafından yapılan bir “tasdik (cer-tification)” işlemidir. ... Yayın işlemi, ısdar işleminden sonra gelir. Isdar, hukuki bir işlem, yayın ise maddi bir işlemdir. Isdar işleminin olduğu ülkelerde, resmî gazetede yayımlanmadan önce, parlâ-mento tarafından kabul edilen kanunun üstü veya altı cumhurbaşkanı tarafından imzalanmakta ve imzanın yanına da “alttaki veya üstteki metnin parlâmento tarafından kabul edilen kanun metniolduğu cumhurbaşkanı tarafından tasdik olunur” gibi bir ibare yazılmaktadır. Bu işleme de ısdar işlemi denmektedir.” Kemal Gözler, Devlet Başkanları: Bir Karşılaştırmalı Anayasa Hukuku İncelemesi (Bursa: Ekin Kitabevi Yayınları, 2001), s.151.46228003035305572125000İtalya245-72644053340-72326553340Referanduma sunulan teklifin kabul edilmesi için, oy verme hakkına sahip olanların çoğunluğunun referanduma katılması ve geçerli oyların çoğunluğunun lehte olması gerekmektedir (Any.m.75). Yani referandumda asgari bir katılım eşiği (seçmenlerin %50’si) belirlenmiş ancak kabul için özel bir çoğunluk öngörülmemiştir.Yasama yetkisi hükümete ancak sınırlı bir süreliğine ve belirli amaçlar için, ilkeler ve kıstasları belirlendiği takdirde devredilebilir (Any.m.76).Meclislerce verilmiş bir yetki kanunu olmadıkça hükümet kanun hükmünde kararname çıkaramaz.Olağanüstü ihtiyaç ve âciliyet durumlarında hükümetin kendisi geçici olarak kanun hükmünde tedbir alabilir. Ancak bu tedbir alındığı gün onay için parlamentoya sunulmak zorundadır. Meclisler, feshedilmiş olduklarında bile, ilgili tedbiri görüşmek üzere beş gün içinde toplanır.Olağanüstü kararname, yayımlandığı tarihten itibaren altmış gün içinde onaylanmazsa başlangıcından itibaren yürürlükten kalkmış sayılır. Parlamento onaylanmamış kararnamelerden doğan hukuki ilişkileri kanunla düzenleyebilir (Any.m.77).Anayasanın değiştirilmesine ilişkin kanunlar ve diğer anayasal kanunlar meclisler tarafından iki kez görüşülür. İlk görüşmeden sonra ikinci görüşmeye başlanabilmesi için aradan en az üç ay geçmesi zorunludur. İkinci görüşme sonucunda karar yeter sayısı her bir meclisin üye tamsayısının salt çoğunluğudur.Anayasa değişikliği getiren kanunlar ve anayasal kanunlar yayımlandıktan sonraki üç ay içinde her bir meclisin üye tam sayısının beşte birinin, 500.000 seçmenin veya beş bölge meclisinin talebi üzerine referanduma sunulabilir. Referandumda karar yeter sayısı geçerli oyların çoğunluğudur. Kanun, meclislerin her birinde ikinci görüşme sonucunda üçte iki çoğunlukla kabul edilirse referanduma başvurulmaz (Any.m.138-139).4.2. Yürütme Organıİtalya’da yürütme organı cumhurbaşkanı ve hükümetten müteşekkildir.Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella4.2.1. Cumhurbaşkanı Seçimi55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-6953254508550 yaşını doldurmuş, medeni ve siyasi haklara sahip her vatandaş cumhurbaş-kanı seçilebilir. Cumhurbaşkanlığı görevi başka hiç bir görevle bağdaşmaz. Cum-hurbaşkanlığı ödeneği ve yetkileri ka-nunla belirlenir (Any.m.84).17780-1043940İtalya’da cumhurbaşkanı bir seçim ku-rulu tarafından seçilmektedir. Bu seçim kurulu parlamentonun her iki meclisinin üyeleri ve 58 bölge temsilcisinden oluş-maktadır.31 İlk üç turda üçte iki çoğunlukaranır. Üçüncü turdan sonra ise salt çoğunluk yeterlidir (Any.m.83). Ancak daha sonraki turlar için salt çoğunluktan daha düşük bir çoğunluk öngö-rülmemiştir. Anayasa tıkanmayı önleyecek bir kural getirmediği için çok sayıda tura gidilmesi ihtimali vardır. Nitekim 1971’de cumhurbaşkanı se-çilmesi için 21 tur oylama yapılmıştır.32Cumhurbaşkanı gizli oyla seçilmektedir. Gizli oy kuralının gerekçesinin cumhurbaşkanının tarafsızlığını sağlamak ve seçimi siyasi partilerin etkisinden kurtarmak olduğu söylenebilir.33Cumhurbaşkanı yedi yıllığına seçilir. Bu sürenin sona ermesinden otuz gün önce, Temsilciler Meclisi Başkanı, yeni cumhurbaşkanını seçmek üzere Parlamento üyelerini ve bölge delegelerini ortak oturuma davet eder. Meclisler feshedilmiş veya sürelerinin sonuna üç aydan daha az bir zaman kalmışsa seçim, yeni meclislerin toplanmasını izleyen 15 gün içinde yapılır. Bu ara dönem için görev başında bulunan cumhurbaşkanının yetkileri uzatılır.Cumhurbaşkanının tekrar seçilebilmesi için hiçbir engel bulunma-maktadır. Yani, birden çok seçilmesi yasaklanmamıştır.3424130187960Gözler, Devlet Başkanları, s.58.Gözler, Devlet Başkanları, s.60.Gözler, Devlet Başkanları, s.59.Gözler, Devlet Başkanları, s.67.46228003035305572125000İtalya247-72263053340-71945553340Görev ve YetkileriAnayasa’nın 87. maddesine göre cumhurbaşkanının görev ve yetkileri şunlardır:Devletin başı olarak milli birliği temsil etmek; hükümetin hazırladığı kanun tasarılarının meclislere sunulmasına izin vermek; kanunları, kanun hükmünde kararnameleri ve yönetmelikleri ısdar etmek; Anayasa’da belirlenen hususlarda referandum çağrısında bulunmak; kanunla belirlenecek devlet görevlilerini atamak, diplomatik temsilcileri tayin ve kabul etmek, meclislerce kabul edilmiş uluslararası antlaşmaları onaylamak; silahlı kuvvetlere başkomutanlık, kanunla kurulan Yüksek Savunma Kurulu’na başkanlık etmek; meclislerce verilen savaş kararını ilan etmek; Yüksek Hâkimler Kuruluna başkanlık etmek; Cumhuriyet nişanı vermek.Ayrıca, Cumhurbaşkanı Meclislere mesaj gönderebilir. Af ilan edebilir ve cezalarda indirim sağlayabilir (Any.m.87).Cumhurbaşkanı görevlerini yerine getiremediğinde Senato Başkanı ona vekâlet eder (Any.m.86).Cumhurbaşkanının devamlı bir iş göremezlik, ölüm veya istifası durumunda Temsilciler Meclisi Başkanı 15 gün içinde yeni cumhurbaşkanı seçimi için çağrıda bulunur. Meclislerin feshedilmiş olması veya görev sürelerinin sonuna üç aydan daha az zaman kalmış olması durumlarında seçim, yeni meclislerin toplanmasını izleyen 15 gün içerisinde yapılır. (Any.m.86).Fesih YetkisiCumhurbaşkanı, meclislerin başkanlarının görüşünü aldıktan sonra, parlamentoyu veya meclislerden yalnızca birini feshedebilir (Any.m.88). Cumhurbaşkanı fesih yetkisini kullanırken herhangi bir sebep göstermek zorunda değildir.35 Fesih yetkisini kullanması üzerindeki tek sınırlama şudur: Cumhurbaşkanı görev süresinin son altı ayında parlamentoyu feshedemez. Ancak aynı madde içinde şöyle bir istisna getirilmiştir. Eğer Cumhurbaşkanının son altı ayı tamamen veya kısmen parlamentonun son aylarıyla örtüşüyorsa yine fesih hakkını kullanabilir (Any.m.88).0175260Gözler, Devlet Başkanları, s.125.55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085Karşı-İmza KuralıParlamenter sistemdeki karşı-imza kuralı İtalyan Anayasası’nda açıkça öngörülmüştür. Cumhurbaşkanının işlemleri ancak ilgili bakanlar tarafından imzalandığında geçerli olmaktadır. Kanun değerindeki işlemlerle kanunla öngörülen işlemler başbakan (bakanlar kurulu başkanı) tarafından imzalanır.36Cumhurbaşkanının kanunları geri gönderme yetkisi geciktirici niteliktedir. Parlamentonun geri gönderilen kanunu nitelikli çoğunlukla kabulü gerekmemektedir. Parlamento aynı kanunu tekrar kabul ederse Cumhurbaşkanı bunu ısdar etmek zorundadır Diğer tüm işlemler gibi geri gönderme yetkisi de karşı-imza kuralına tabidir.37Cumhurbaşkanının Sorumluluğu ve Suçlandırılmasıİtalya’da cumhurbaşkanının siyasi sorumluluğu yoktur. 90. maddeye göre “anayasayı ihlal” ve “vatana ihanet” dışında cumhurbaşkanı görevini icra ederken yaptığı işlemlerden dolayı sorumlu değildir. Cumhurbaşkanı, anayasayı ihlal ve vatana ihanet söz konusu olduğunda, parlamentonun ortak oturumunda, üye tamsayısının salt çoğunluğuyla suçlandırılabilir.4.2.2. HükümetHükümet etme görevi bakanlar kurulunundur. Bakanlar kurulu, başbakan ve bakanlardan meydana gelir. Cumhurbaşkanı, başbakanı ve onun teklifiyle bakanları atar (Any.m.92).Göreve başlamadan önce, başbakan ve bakanlar, cumhurbaşkanının huzurunda yemin eder (Any.m.93).Hükümet, her iki meclisin de güvenoyunu almak zorundadır. Meclisler, güven/güvensizlik oylamasını gerekçeli bir önergeyle ve üyelerin adlarının okunması suretiyle (roll-call vote) yapar. Hükümet, kurulduktan sonra 10 gün içinde meclislerden güvenoyu isteminde bulunur.Güvensizlik önergesinin, her bir meclisi oluşturan üyelerin en az onda biri tarafından imzalanması gerekmektedir ve verildikten sonra üç gün geçmedikçe görüşülemez (Any.m.94).24130182880Gözler, Devlet Başkanları, s.241.Gözler, Devlet Başkanları, s.150.-254049720504972055572125000Başbakan hükümetin genel siyasetini idare eder ve bu siyasetten sorumludur. Başbakan, bakanların faaliyetlerini koordine ederek siyasi ve idari politikaların uyumluluğunu sağlar.Bakanlar, bakanlar kurulunun işlemlerinden dolayı kolektif olarak ve kendi bakanlıklarının işlemlerinden ise bireysel olarak sorumludurlar.Başbakanlık teşkilatı, bakanlıkların sayısı ve yetki alanları kanunla belirlenir (Any.m.95).İtalya249838200-139700-207010276225Başbakan Matteo RenziBaşbakan ve bakanlar, görevlerinden istifa etseler dahi, görevlerini yaparken işledikleri suçlardan dolayı, Senato veya Temsilciler Meclisince izin verilirse, normal yargılanmaya tâbidir (Any.m.96).4.3. Yargı Organıİtalya’da güçler ayrılığı çerçevesinde bağımsız bir yargı erki bulunmaktadır.Yargısal piramitte en üstte Anayasa Mahkemesi (AYM) bulunmaktadır ve Anayasa’nın 134-137. maddeleriyle düzenlenmiştir.Mahkeme 15 üyeden müteşekkildir. Bu üyelerin üçte biri cumhurbaşkanı tarafından, üçte biri meclislerin ortak oturumunda (yani parlamento tarafından) kalan üçte biri adli ve idari yüksek mahkemelerce belirlenen hâkimlerden oluşur. AYM’de hâkim olabilecek olanlar; emekli olanlar da dahil olmak üzere adli ve idari yüksek mahkeme hâkimleri, hukuk profesörleri ve en az 20 yıllık mesleki tecrübeye sahip avukatlardır. Hâkimlerin görev süreleri dokuz yıldır ve tekrar atanamazlar. Mahkeme, dokuz yıllık görev süresi geçerli olduğu halde, üyeleri arasından üç yıl süreyle görev yapacak bir başkan seçer. Başkan tekrar seçilebilir.Anayasa mahkemesi üyeliği ile bağdaşmayan görevler şunlardır: Parlamento üyeliği, Bölge Meclisi üyeliği, kanunla belirlenecek diğer görevler.Mahkemenin yetki alanı şu konuları kapsamaktadır:Devlet ve bölgelerin çıkardığı kanun ve kanun hükmündeki işlemlerin anayasaya uygunluğu,55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085Devlet erkleri, devlet ile bölgeler ve bölgelerin kendi arasındaki yetki anlaşmazlıkları,Anayasa’nın 90. maddesi çerçevesinde suçlandırılan cumhurbaşka-nının yargılanması.AYM yüce divan olarak cumhurbaşkanını yargıladığında üyelerine ek olarak, Senatoya seçilme yeterliğine sahip vatandaşlar arasından kura ile belirlenen 16 üye de yer alır.AYM, bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin anayasaya aykırı olduğuna karar verirse, bu kanun/KHK, AYM’nin kararının yayımlanmasını izleyen günden itibaren yürürlükten kalkar. Mahkemenin kararı meclislere ve ilgili bölge meclislerine tebliğ edilir. AYM kararları kesin olup bunlara karşı temyiz yoluna gidilemez.Anayasa’nın 104. maddesine göre yargı erki özerk ve diğer erklerden bağımsızdır. Özerklikle kastedilen şey, kendi örgütlenmesinde serbestiyettir. Ayrıca, kariyer ilerlemesi ve genel olarak statülerinin belirlenmesi itibariyle yürütme karşısında yargı erkinin özerk olması gerekmektedir. Anayasa transfer, terfi, atama ve disiplin hükümleriİtalyan Anayasa Mahkemesi-6953252413046228003035305572125000İtalya251-72263053340-71945553340konusunda özerkliği sağlayacak kurum olarak Hâkimler Yüksek Kurulunu (Consiglio Superiore Della Magistratura) (HYK) belirlemiştir. Hâkimlerinyasama karşısındaki bağımsızlığının anayasal dayanağı ise Anayasa’nınmaddesinde ifadesini bulmaktadır: Yargı halk adına yürütülür. Hâkimler yalnız kanuna tabidirler. 38HYK üyelerinin üçte ikisi çeşitli kategorilerdeki adli hâkimler tarafından ve üçte biri meclislerin ortak oturumunda üniversitelerin hukuk profesörleri ve (en az) 15 yıllık mesleki tecrübesi olan avukatlar arasından seçilir. Kurulun başkanı cumhurbaşkanıdır. Yargıtay başkanı ve başsavcısı kurulun tabii üyesidir. Parlamentonun göstereceği adaylar arasından kurul bir başkan yardımcısı seçer. Üyelik süresi dört yıldır ve üst üste görev yapma yasağı vardır. AYM üyeliğinde olduğu gibi HYK üyeliği de parlamento ve bölgesel meclis üyeliği ile bağdaşmaz.Özerklik ve bağımsızlık ilkelerinin doğal bir sonucu olarak hâkimler, iş garantisi, görevden alınmama ve tazminatlarının azaltılamaması garantilerine sahiptirler. Anayasa’nın 107. maddesine göre hâkimler azledilemezler. HYK’nin adli teşkilat kanununda belirlenen savunma güvenceleri çerçevesinde aldığı bir karar veya hâkimlerin kendi rızalarına dayanarak alınmış bir karar olmadıkça başka mahkemelere veya görevlere gönderilemezler.ANAYASAL ORGANLAR ARASI İLİŞKİLER VE SEÇİM SİSTEMİ REFORMLARICumhurbaşkanı-Hükümet İlişkileriCumhuriyet Dönemi’nde cumhurbaşkanının konumunu, görev ve yetkilerini değiştiren herhangi bir düzenleme olmamasına rağmen sonyıl içinde cumhurbaşkanı siyaset sahnesinde son derece etkin bir rol oynamaya başlamıştır.Temel olarak cumhurbaşkanının yetkileri iki ana çizgide değerlendirilebilir: 1- Parlamento çoğunluğunu kontrol ve hükümetin gücünü dengelemeye dair yetkiler 2- Parlamento veya hükümet adına etkili kararlar vermesini sağlayan yetkiler.0111125“The Italian Judicial System”, Hakimler Yüksek Kurulu İnternet Sitesi, http://www.csm.it/documen-ti%20pdf/sistema%20giudiziario%20italiano/inglese.pdf, Erişim:24.3.2015, s.6.55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085Birinci türdeki yetkiler, cumhurbaşkanının veto makamı olarak kullandığı yetkilerdir. İkinci tip yetkiler ise daha çok cumhurbaşkanının karar verici olarak kullanabileceği takdiri yetkileridir.39Tablo 1. Cumhurbaşkanının Yetkileri40Veto Makamı Olarak YetkileriKarar Makamı Olarak YetkileriAYM’ye üye belirlemeBaşbakanı aday gösterme yetkisi(takdiri)Tabii Senatörleri (Ömür Boyu Senatör) belirlemeBakanları aday gösterme yetkisi(takdiri)Kanunları Geri GöndermeFesih yetkisiHükümetin yasama girişimlerine izin vermeDış politikadaki yetkileri40(authorization)Meclislere mesaj göndermeAf yetkisi41İkna/Telkin (moral suasion) (gayriresmi yetki)5.1.1. Veto Makamı YetkileriCumhuriyet Dönemi’ndeki cumhurbaşkanları I. Cumhuriyet Dö-nemi’ndeki cumhurbaşkanlarına kıyasla veto makamı olarak yetkilerini daha çok ve etkin bir şekilde kullanmışlar ve siyaset alanına daha fazla müdahale etmişlerdir.İlk olarak geri gönderme yetkisinin kullanılmasına bakıldığında 1949-2013 döneminde cumhurbaşkanlarının ortalama geri gönderme sayısı altıdır. Bu dönemde cumhurbaşkanlığı yapan Oscar Luigi Scalfaro, Carlo Azeglio Ciampi ve Giorgio Napolitano’nun geri gönderme sayıları sırayla altı, sekiz ve birdir. Geri göndermelerde nicelik açısından bir değişim görülmemekle birlikte nitelikte bir değişim görüldüğü söylenebilir. Scalfaro bazı mali kanunları yerindelik açısından (örn. siyasi partilerin kamusal finansmanı ile ilgili bir kanunu) geri göndermiştir. Ciampi2413053340Selena Grimaldi, “The President during the so-called Second Republic: From Veto Player to First in Command?” Contemprary Italian Politics, Cilt 7, Sayı 1 (2015), http://www.tandfonline.com/doi/ab s/10.1080/23248823.2014.1002247, Erişim:24.4.2015, s.78.Grimaldi, “The President during the so-called Second Republic”, s.79.Dış politika normalde hükümetin yetki alanındayken özellikle Yüksek Savunma Kurulu (Supreme Defense Council) dolayısıyla cumhurbaşkanının etkisi artmaktadır. Aslen istişari nitelikte olan Kurul, son yıllarda karar alma mekanizmasında daha fazla etkindir. Grimaldi, “The President during the so-called Second Republic,” s.79.2006’da AYM verdiği bir kararla af yetkisinin münhasıran cumhurbaşkanına bağlı bir yetki olduğu-nu, özellikle Adalet Bakanı karşısında bu yetkisini bağımsız bir şekilde kullanabileceğini yorumla-mıştır. Grimaldi, “The President during the so-called Second Republic,” s.79.46228003035305572125000İtalya253-72263053340-71945553340hükümet için siyasi açıdan önemli olan Gaspari Kanunu (televizyonların yeniden organizasyonu) ve Castelli Kanunu (adalet reformu) gibi kanunları geri göndermiştir. Yine Napolitano, Berlusconi hükümeti için önemli olan istihdamla ilgili bir kanunu geri göndermiştir. 43Cumhurbaşkanının KHK’leri ısdar etmeyi reddetmesi, II. Cumhuriyet döneminde Scalfaro ve Napolitano tarafından kullanılmıştır. Scalfaro, Conso KHK’sini (örtük finasnmanı suç olmaktan çıkarmaya çalışan bir KHK) reddetmiş ve Cumhurbaşkanı Napolitano da birkaç KHK’yi ısdar etmemiştir.44Meclislere gönderilen mesajlar açısından I. ve II. Cumhuriyet dönemleri karşılaştırıldığında şu sonuçlar ortaya çıkmaktadır: I. Cumhuriyet Dönemi’nde mesaj yetkisi az kullanılmış (toplam yedi defa, beşi Cossiga’dan) ve parlamentodaki partilerden pek de itibar görmemiştir. Oysa II. Cumhuriyet Dönemi’nde gönderilen mesajlar parlamento ve yargıüzerinde çok daha büyük etkiler yapmıştır. Örneğin Scalfaro 1993’te Kuzey Birliği (Northern Leauge) partisinin ayrılıkçı ve federalist eğilimlerinekarşı parlamentoyu dikkatli olmaya çağıran bir mesaj göndermiştir. Bunun üzerine parlamento bir reform yapmıştır. Yine, 2002’de Ciampi medyada çoğulculuğun ve tarafsızlığın demokrasi için elzem olduğunu belirten bir mesaj göndermiş bu mesajdan iki ay sonra parlamento konuyla ilgili bir kanunu görüşmüştür. Napolitano ise Ekim 2013’te hapishanelerdeki kapasite yetersizliğini meclise bir mesajla iletmiş ve Mart 2014’te bu konu tartışılmaya başlanmıştır. Netice olarak cumhurbaşkanlarının en “zayıf” yetkisi olarak görülebilecek olan meclislere mesaj gönderme yetkisi II. Cumhuriyet Dönemi’nde “sonuç doğuran” bir yetki olarak ortaya çıkmıştır. Bu durum da I. Cumhuriyet Dönemi’ne kıyasla cumhurbaşkanlarının sahip olduğu “güven oranlarının” yüksekliğine bağlanabilir. Kamuoyunun yüksek derecede güven duyduğu cumhurbaşkanları, siyasi arenada da daha güçlü aktörler olarak ortaya çıkmaktadırlar. Örneğin Ciampi halk nezdinde ortalama %71,4 oranında güvene sahipken, Napolitano’da bu oran %62,1’dir.45 O dönemde güven anketlerinde ulusal parlamentoların elde ettiği sonuçların %40-45’lerde seyrettiği (ki bugünlerde bu oran bir080010Grimaldi, “The President during the so-called Second Republic”, s.80.Grimaldi, “The President during the so-called Second Republic”, s.81.Grimaldi, “The President during the so-called Second Republic”, s.81.55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085parça daha düşmüştür) temsili demokrasilerde bu son derece yüksek bir oranı işaret etmektedir.46Cumhurbaşkanlarının kullandığı bir yetki de gayriresmi ve uygulamaya dair bir yetki olan ikna/telkin yetkisidir (moral suasion). Bu yetkiyi ilkdefa Ciampi açık bir şekilde kullanacağını beyan etmiş ancak özellikle Napolitano tarafından bu yetki çok kullanılmıştır. Ciampi, Berlusconi hükümetini bazı konularda uyarmış özellikle Berlusconi’nin kendisini korumak için getirdiği bazı düzenlemeleri değiştirmesi için iknayı denemiş ancak sonuç alamamış bunun üzerine resmi yetkilerini daha çok kullanmaya başlamıştır. Napolitano ise resmi yetkilerinden daha ziyade ikna/telkin yetkisine başvurmuştur. Napolitano özellikle “acil düzenlemeler” şeklinde ortaya çıkan yeterince geliştirilmemiş tasarılara karşı ikna yöntemini kullanmış ve Ciampi’ye göre daha başarılı sonuçlar almıştır.47Tabii senatörlerin belirlenmesi suretiyle parlamentonun oluşumuna, hâkimlerin belirlenmesi suretiyle AYM’nin oluşumuna etki etmesi cumhurbaşkanlarının önemli yetkilerindendir. Cumhurbaşkanının beş tabii senatör belirlemesi, özellikle II. Prodi Hükümeti’nde olduğu gibi parlamenter çoğunlukların zorlukla sağlandığı zamanlarda fiilen hükümet oluşumuna etki etmektedir. Örneğin Napolitano ilk döneminde bir, ikinci döneminde dört üye atamıştır. Özellikle ikinci döneminde üye ataması merkez sağ partiler tarafından eleştirilmiştir. Ciampi’nin 2001-2005 döneminde atadığı sol eğilimli senatörler de o dönemde sağ hükümetçe eleştirilmiş ve tartışma konusu olmuştur.485.1.2. Karar Makamı YetkileriKarar makamı yetkileri arasında en önemli olanlar başbakanın belirlenmesi suretiyle hükümetin şekillendirilmesinde rol oynaması ve parlamentoyu fesih yetkisidir.Seçim sisteminin değişmesi sonrasında temelde iki kutuplu parti yapısına (sol ve sağ partilerin birleşerek iki ana eksen oluşturması)2413073025Örneğin 2000’de AB üye ülkelerinde Eurobarometer tarafından yapılan kamuoyu ölçümünde ku-rumsal güven sıralamasında ulusal parlamentolar alt sıralarda yer almaktadır. “Standard Euroba-rometer 54”, Avrupa Komisyonu İnternet Sitesi, http://ec.europa.eu/public_opinion/archives/eb/ eb54/eb54_en.pdf, Erişim:25.03.2015, s.98.Grimaldi, “The President during the so-called Second Republic”, s.82.Grimaldi, “The President during the so-called Second Republic”, s.84.46228003035305572125000İtalya255-72263053340-71945553340dönülmeden önce cumhurbaşkanının daha doğrudan bir müdahalesi varken, ikili parti yapısının oturmaya başladığı 1996’dan sonra doğrudan cumhurbaşkanının müdahalesinin görülmesi daha seyrektir. 1996 sonrası dönemde bu duruma verilebilecek tek örnek Cumhurbaşkanı Napolitano’nun Mario Monti’yi başbakan olarak atamasıdır. Berlusconi’nin IV. hükümeti döneminde Napolitano aslında sadece Monti’yi atayarak değil açıkça Berlusconi’nin istifasında ısrar ederek ve daha önce görülmemiş bir şekilde resmi bir açıklamayla Berlusconi’nin istifa edeceğini açıklayarak doğrudan müdahalede bulunmuştur. Fesih yetkisinin kullanımı söz konusu olduğunda ise cumhurbaşkanları bu yetkilerini son derece serbest bir biçimde kullanmışlar ve fesihin parlamento krizlerinin çözmede kullanılabilecek tek yöntem olduğu tezini reddetmişlerdir. 1994’te Scalfaro Berlusconi’nin fesih talebini potansiyel olarak başka bir alternatif çoğunluğun bulunduğundan hareketle kabul etmemiştir. Aynı şekilde 1998’de Scalfaro bu kez merkez sol partilerin anlaşmaları sonrasında istedikleri feshi ve Napolitano da 2007’de Prodi’nin istifasını ve parlamentoyu feshetmeyi kabul etmemiştir.49Hem başbakan/bakan atamalarında hem de parlamentonun feshinde cumhurbaşkanlarının takdir yetkilerini bu kadar serbest biçimde kullanabilmeleri ile partilerin ve hükümetlerin zayıflıkları arasında güçlü bir bağlantı görünmektedir. Ayrıca yukarıda bahsedildiği gibi cumhurbaşkanlarının popülaritelerinin/meşruiyetlerinin yüksekliği diğer aktörlerin onlarla doğrudan bir çatışma içine girmekten kaçınmalarını beraberinde getirmektedir.Cumhuriyet Dönemi’nde cumhurbaşkanlarının dış politika alanında da artan bir etkinliği olduğu gözlemlenmektedir. Örneğin İngiltere-ABD ittifakının Irak’a müdahalesi esnasında başbakan Berlusconi bu ittifaka dâhil olmak istemiş ancak Ciampi bu konuda Almanya ve Fransa gibi müdahalenin dışında kalınması gerektiğini ifade etmiştir. Neticede, Ciampi Yüksek Savunma Kurulu’nda Berlusconi Hükümeti’nin doğrudan müdahale edecek koalisyona katılmasını engellemiştir. Gerçi sonrasında İtalya, topraklarını kullandırarak koalisyona dolaylı bir destek vermiştir.Ayrıca Ciampi’nin İtalya Merkez Bankası başkanıyken kurduğu ilişkiler ve yüksek halk desteği (2003’te Ciampi’nin güven oranı %75099060Grimaldi, “The President during the so-called Second Republic”, s.85-86.55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085iken Berlusconi’nin %28,9’du) dış politikada daha etkin rol oynamasını sağlayan etkenlerdendir.50Yine Napolitano da Ciampi’ye benzer şekilde uluslararası arenada tanınırlığıyla dış politikada önemli ölçüde söz sahibi olmuştur. Buna önemli bir örnek olarak Libya’ya yapılan müdahale verilebilir. Fransa ve Birleşik Krallık Kaddafi rejimine karşı saldırı düzenlerken İtalya’da Kabine ilk başta bekle-gör politikası izlemiştir. Bununla birlikte Napolitano, öncelikle hükümetin bir tavsiyesi olmaksızın Kaddafi rejiminin sivillere şiddet uygulamasının kabul edilmez olduğunu beyan etmiş ardından Yüksek Savunma Kurulu’nu toplantıya çağırmıştır. Kurul’da, hükümetin eğer Birleşmiş Milletler de Kaddafi rejimine müdahalede bulunursa bu müdahalenin bir parçası olması yönünde karar almasını sağlamıştır.51Özetle II. Cumhuriyet Dönemi’nde cumhurbaşkanları, anayasal yetkileri açısından bir değişiklik olmamasına rağmen, konumları itibariyle I. Cumhuriyetteki mevkidaşlarına göre çok daha etkin bir siyasi aktör olarak ortaya çıkmışlar, resmi ve gayri resmi yetkilerini daha etkin bir şekilde kullanmışlar, halk nezdindeki popülaritelerine de dayanarak hükümetler karşısında “bağımsız” bir aktör olarak yer almışlar ve parlamenter sistemlerdeki sorumsuz-sembolik devlet başkanı profilinden uzak bir görüntü sergilemişlerdir.5.2. Parlamento -Hükümet İlişkileri5.2.1. Hükümet Kurulması ve İstikrarı1948 Anayasası’nı yapanlar, parlamentoyu teoride son derece önemli bir aktör olarak dizayn etmişlerdir. Teoride, hükümetler parlamentonun güvenoyu olmaksızın göreve başlayamaz ve güvensizlik oyuyla düşürebilir. Bununla birlikte, pratikte bütün hükümetler parlamento dışında parti liderleri arasında yapılan anlaşmaların cumhurbaşkanı tarafından onaylanmasıyla oluşmaktadır. Şimdiye kadar güvensizlik oyuyla düşürülen hükümetler Prodi hükümetleridir. Hükümet krizlerinin büyük çoğunluğu parlamento dışındaki unsurlardan kaynaklanmaktadır. Başbakanların istifaları ise daha ziyade parti içi çekişmelerin ve partiler arası çekişme ve anlaşmazlıkların sonucunda olmaktadır. Bununla birlikte24130143510Grimaldi, “The President during the so-called Second Republic”, s.87.Grimaldi, “The President during the so-called Second Republic”, s.87.46228003035305572125000İtalya257-72263053340-71945553340bu çekişmeler parlamentoda pek de gündem olmamaktadır. Bunun iki sebebi vardır: 1- Müstafi başbakanlar siyasi gerilimi daha da artırarak geri dönme şanslarını yok etmek istememektedirler. 2- 1946-1992 döneminde de hep aynı “ortaklarla” iş gören partiler fikir farklılıklarını ve anlaşmazlıklarını “kamu” önünde yani parlamentoda çok ön plana çıkarmayı tercih etmemişlerdir ve bu eğilim devam etmektedir.52I. Cumhuriyet Dönemi’nde (1948-1993) İtalya’da görev yapan 47 hükümetin ortalama görev süresi 322 gündür (10,7 ay).53 II. Cumhuriyet Dönemi görece daha istikrarlı ve uzun süre görev yapan hükümetleri beraberinde getirmiştir. I. Cumhuriyet Dönemi’ndeki ortalama 10 aylık performansa göre daha iyi bir performans sergilendiği söylenebilir.1994-2006 (12-15. yasama dönemleri) döneminde görev yapan hükümetlerin görev süreleri ortalama 480 gündür.54 2008-2014 döneminde ise üç hükümet görev yapmıştır. Bunların görev süreleri de sırasıyla 1284, 401 ve 293 gündür. Ortalama ise 659 gündür.55 Bu bilgiler ışığında II. Cumhuriyet Dönemi’nde hükümetlerin ortalama görev süresinin 524 olduğu ortaya çıkmaktadır. Bu da yaklaşık 1,5 yıla tekabül etmektedir.Bu dönemde I Prodi (876 gün), II Berlusconi (1413 gün) ve IV Berlusconi (1284) nispeten uzun süre görev yapan hükümetlerdir. Netice olarak seçim sisteminde yapılan reformların hükümetlerin görev süresini bir miktar uzattığı ancak yine de daha uzun süre görev yapan ve istikrarlı hükümet beklentisinin istenilen ölçüde gerçekleşmediği söylenebilir.5.2.2. Yürütmenin Yasama Gündemine Hakimiyeti Kanun TasarılarıYasama gündemine hâkimiyetinin en önemli göstergelerden biri hükümetin sunduğu kanun tasarılarının kabul edilme oranıdır.0158115Gianfranco Pasquino, “The Never-ending Transition of a Democratic Regime,” Comparative European Politics içinde, Josep M. Colomer ed. (Newyork:Routledge, 2008), s.148-149.Alessandro Chiaramonte, “The unfinished story of the electoral reforms in Italy: the difficult attempt to build a majoritarian-style of government”, La Società Italiana di Scienza Politica İnternet Sitesi, http://www.sisp.it/files/papers/2014/alessandro-chiaramonte-1827.pdf, Erişim:10.04.2015, s.12.Bu veri, Newell’in The Politics of Italy çalışmasının.38. sayfasında yer alan tablodaki bilgiler kullanılarak çıkarılmıştır.Bu veri “Governo Renzi”, İtalya Temsilciler Meclisi İnternet Sitesi, http://www.camera.it/ application/xmanager/projects/leg17/attachments/pubblicazione/pdfs/000/000/827/governo_ renzi_141212_A5.pdf, Erişim:09.04.2015. s.161-163’deki tablodaki bilgiler kullanılarak çıkarılmıştır.55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085Aşağıdaki tabloda 1948-2015 döneminde kanun tasarılarının kabul edilme oranlarına dair bilgiler yer almaktadır.Tablo 2. Kanun Tasarılarının Kanunlaşma Oranı56Yasama DönemiSunulanKabul EdilenKanunlaşma OranıI (1948–1953)2,1991,99692,8II (1953–1958)1,5641,43992,0III (1958–1963)1,4841,34090,3IV (1963–1968)1,4421,25987,3V (1968–1972)83166379,8VI (1972–1976)1,13394183,1VII (1976–1979)83164477,5VIII (1979–1983)1,24286169,3IX (1983–1987)1,17576965,4X (1987–1992)1,36992267,3XI (1992–1994)65329244,7XII (1994–1996)81931838,8XIII (1996–2001)1,22269556,9XIV (2001–9 Haziran 2005)64642966,4XV (2006-2008)28456995734,8XVI (2008-2013)482582985961,8XVII (2013-2015)223601016145,2Bu tabloda tek tek dipnot verilmemiş olan, tablonun üst kısmındaki veriler James L. Newell, “Cha-racterising the Italian Parliament: Legislative Change in Longitudinal Perspective,” The Journal of Legislative Studies, Cilt 12, Sayı 3-4 (2006), s.397’den alıntıdır.“Statistiche sull’attività legislativa XV Legislatura: DDL presentati distinti per iniziativa”, İtalyan Se-natosu İnternet Sitesi, http://www.senato.it/leg/15/BGT/Schede/Statistiche/Iniziativa//DDLPerI-niziativa.html, Erişim:14.05.2015.“Statistiche sull’attività legislativa XV Legislatura: Tempo medio di approvazione delle leggi sud-divise per iniziativa”, İtalyan Senatosu İnternet Sitesi, http://www.senato.it/leg/15/BGT/Schede/ Statistiche/Leggi//TempiApprovazioneLeggi.html, Erişim:14.05.2015.“Statistiche sull’attività legislativa XVI Legislatura: DDL presentati distinti per iniziativa”, İtalyan Se-natosu İnternet Sitesi, http://www.senato.it/leg/16/BGT/Schede/Statistiche/Iniziativa//DDLPerI-niziativa.html, Erişim:14.05.2015.“Statistiche sull’attività legislativa XVI Legislatura: Tempo medio di approvazione delle leggi sud-divise per iniziativa” , İtalyan Senatosu İnternet Sitesi, http://www.senato.it/leg/16/BGT/Schede/ Statistiche/Leggi//TempiApprovazioneLeggi.html, Erişim: 14.05.2015.“Statistiche sull’attività legislativa XVII Legislatura: DDL presentati distinti per iniziativa”, İtalyan Senatosu İnternet Sitesi, http://www.senato.it/leg/17/BGT/Schede/Statistiche/Iniziativa//DDL-PerIniziativa.html, Erişim:14.05.2015.“Statistiche sull’attività legislativa XVII Legislatura: Tempo medio di approvazione delle leggi sud-divise per iniziativa” , İtalyan Senatosu İnternet Sitesi, http://www.senato.it/leg/17/BGT/Schede/ Statistiche/Leggi//TempiApprovazioneLeggi.html, Erişim: 14.05.2015.46228003035305572125000İtalya259-72263053340-71945553340Görüleceği üzere kanun tasarılarının kabulü açısından inişli çıkışlı bir eğilim göze çarpmaktadır. 1980’lere kadar %75’lerin üzerinde seyreden kabul oranları bu tarihten 1996’ya kadar sürekli düşüş göstermiştir. 1996’dan sonra ise Parlamentoya sunulan tasarıların kabul oranlarının dalgalı bir seyir izlediği söylenebilir. Bununla birlikte dikkati çeken sunulan tasarıların sayılarının azalması ve kabul oranlarının %35-65 arasında değişmesidir.Kanun TeklifleriKanun tekliflerinin başarı oranı, oldukça düşüktür. Ancak kanun teklifleri teklifi veren açısından çıkar grupları, dernekler, seçim bölgeleri ve medyaya verilen bir mesaj niteliğindedir.63Tablo 3. Kanun Tekliflerinin Kanunlaşma OranıYasama DönemiSunulanKabul EdilenKanunlaşma OranıXV (2006-2008)50626313640,002XVI (2008-2013)83996591660,010XVII (2013-2015)45506720680,004Özel Yasama YöntemiI. Cumhuriyet döneminde yürütme tarafından sıkça kullanılan bir yöntem Anayasa’da öngörülmüş olan özel bir yasama şeklidir. Buna göre komisyonda ve genel kurulda büyük bir konsensüs sağlanmışsa, bütün yasama süreci komisyonda gerçekleştirilebilir. Bu yöntem, bazı istisnalar dışında konu bakımından sınırlı değildir. İstisnalar şunlardır: Anayasa veya seçimle ilgili konular, kanun hükmünde kararnameler, uluslararası037465Pasquino, “The Never-ending Transition of a Democratic Regime”, s.149.“Statistiche sull’attività legislativa XV Legislatura: DDL presentati distinti per iniziativa”.“Statistiche sull’attività legislativa XV Legislatura: Tempo medio di approvazione delle leggi suddivi-se per iniziativa”.“Statistiche sull’attività legislativa XVI Legislatura: DDL presentati distinti per iniziativa”.“Statistiche sull’attività legislativa XVI Legislatura: Tempo medio di approvazione delle leggi suddi-vise per iniziativa”.“Statistiche sull’attività legislativa XVII Legislatura: DDL presentati distinti per iniziativa”, Senato İn-ternet Sitesi, http://www.senato.it/leg/17/BGT/Schede/Statistiche/Iniziativa//DDLPerIniziativa. html, Erişim:14.05.2015.“Statistiche sull’attività legislativa XVII Legislatura: Tempo medio di approvazione delle leggi sud-divise per iniziativa , Senato İnternet Sitesi, http://www.senato.it/leg/17/BGT/Schede/Statistiche/ Leggi//TempiApprovazioneLeggi.html, Erişim: 14.05.2015.55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085antlaşmaların onaylanması, bütçe ve kesin hesapların onaylanmasıyla ilgili kanun tasarıları. Bu tasarılar meclisler tarafından daima normal usulde incelenir ve doğrudan kabul edilir. Yani bu konularda özel yasama yöntemine başvurulması yasaklanmıştır. Hükümet tasarılarının özel yöntemle kabul edilmesi gitgide daha az başvurulan bir yöntemolmaktadır. Bunun sebebi olarak da parti yapısındaki parçalanmanın (party fragmentation) artması olarak gösterilmektedir.70Özel yöntemle kabul 1970’lerin ortalarına kadar son derece yaygın olarak kullanılmıştır. Bu dönemde zaman zaman %70-80 civarında özel yöntemle kabul görülmüştür. Ancak 1980’lerin başından itibaren bu yönteme başvuru giderek düşmeye başlamıştır.71Güncel verilere bakılırsa bu düşüş trendinin devam ettiği görülmektedir. Örneğin 15 Mart 2013- 15 Ocak 2015 döneminde geçen 103 kanunun 46’sı özel yöntemle yapılmıştır.72Kanun Hükmünde Kararnameler Olağanüstü Kanun Hükmünde KararnamelerOlağanüstü KHK’ler, olağanüstü ve ivedi durumlarda yürütmeye kanun gücünde düzenlemelerde bulunma yetkisi veren bir araçtır. Kararname 60 gün boyunca yürürlükte kalır ve parlamento tarafından normal kanuna çevrilmezse yürürlükten kalkar. Genelde olağanüstülük ve ivedilik durumları veri olarak kabul edilir. AYM de uzun süre (1996’ya kadar) bu duruma müdahale etmemiştir. Bu yöntem kullanılırken çevrilen KHK’ye değişiklik önergelerinin kabulü suretiyle yeni hükümler eklemenin önünde bir engel yoktu; bu durum da milletvekillerinin pazarlık gücünü artırmakta ve KHK’lerin kanuna çevrilmesi sırasında sonuna kadar kullanılmaktaydı. Ayrıca zamanında kanuna çevrilemeyen KHK’ler de sınırsız bir şekilde yenilenebilmekteydi. I. Cumhuriyetten II. Cumhuriyete geçiş evresinde bu yenilenmelerin sayısı sistemin istikrarını tehdit edecek ölçüde tehlikeli bir artış gösterince AYM 1996’da verdiği24130160655Francesco Zuccini, “The Legislative Agenda Setting Power in a Changing Parliamentary Democracy: The Italian Puzzle”, Milano Üniversitesi İnternet Sitesi, http://www.sociol.unimi.it/ricerca/parla-mento/papers/zucchinigranada.pdf, Erişim:24.04.2015 s.4-5.Zuccini, “The Legislative Agenda Setting Power”, s.5.“Statistical data on legislative activities”, ECPRD İnternet Sitesi, 12.2.2014, No:2700, İtalya Tem-silciler Meclisinin Cevabı, https://ecprd.secure.europarl.europa.eu/ecprd/secured/detailreq. do?id=205207, Erişim:14.05.2015, (Sınırlı Erişim).46228003035305572125000İtalya261-72263053340-71945553340bir kararla zamanında kanuna çevrilemeyen kararnamelerin yeniden çıkarılmasının anayasaya aykırı olduğuna hükmetmiştir. AYM’nin bu müdahalesi de bu aracın hükümetin lehine işlemesini sağlamıştır. Zira yenilenen kararnameler milletvekillerine daha fazla pazarlık gücü verirken bu yenilenmelerin anayasal olarak yasaklanması hükümetin elini güçlendirmiştir. 73Olağan Kanun Hükmünde KararnamelerOlağan KHK’ler bir yetki kanununa dayalı olarak yürütmeye yapılan yetki devrini ifade etmektedir. Olağan KHK’ler için gerekli olan yetki kanunu, normal yöntemle görüşülür ve bu kanunda hangi alanlarda yetki devrinde bulunulduğu belirtilir. AYM yetki kanununa dayanılarak çıkarılan olağan KHK’lerin yetki kanununda belirlenen sınırlar içinde olup olmadığını denetleyebilir.74Olağan KHK ile olağanüstü KHK arasındaki temel fark; Olağanüstü KHK’lerde yürütmenin meclis gündemini doğrudan etkileme ve istediği düzenlemeyi derhal geçirme şansına sahip olması ancak sonucunu bilememesidir. Olağan KHK’lerde ise bu tarz bir gündem belirleme gücü olmamakla birlikte yürütme son sözü söyleme hakkına sahiptir75I. Cumhuriyet döneminde olağan KHK’ler çok da sık kullanılmamıştır. Bazı önemli reformlar ve “teknik” meselelerde kullanılmıştır. Bununla birlikte 1994-2004 döneminde çok daha sık kullanıldığı söylenebilir.765.3. Yargı-Yürütme İlişkileriYargı, İtalya’da öteden beri kurumlara duyulan güven sıralamasında alt sıralarda yer almaktadır. Adi suçların yargılanmasında ve mahkemelerin işlemlerinde bir yavaşlık olduğu, manipülasyonlara ve hatalara açık olduğu öteden beri dile getirilmiştir. Örneğin ceza davalarının ortalama sonuçlandırılma süresi 2003 yılında 1589 gün, başarı oranı ise %20’dir. Ayrıca geleneksel olarak Güney İtalya’da mafya örgütleri son derece etkindir ve siyasi yolsuzluklara da göz yumulmaktadır. Ayrıca yargı kurumunun siyasallaştığı konusunda yaygın bir kanaat vardır. II. Dünya0116205Zuccini, “The Legislative Agenda Setting Power”, s.5-7.Zuccini, “The Legislative Agenda Setting Power”, s.8.Zuccini, “The Legislative Agenda Setting Power”, s.8.Zuccini, “The Legislative Agenda Setting Power”, s.9.55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085Savaşı sonrası dönemde tedrici olarak değişim ve yargıdaki siyasallaşmayı azaltma yönünde bir eğilim olmuştur. Dönüm noktası 1990’ların başında “Temiz Eller” operasyonunun başlatılması ve yolsuzlukların üzerine gitme iradesinin gösterilmesidir. Temiz Eller operasyonu, yolsuzlukların ne ölçüde olduğunu göstermiş, siyasi partilere olan güvenin iyice düşmesine neden olmuş ve mafya karşıtı hisleri oldukça güçlendirmiştir.77 Bununla birlikte İtalya, yukarıda da bahsedildiği gibi Uluslararası Şeffaflık Örgütü’nün hazırlamış olduğu Dünya Yolsuzluk Algısı Endeksi’nde 100 üzerinden 43 puan alarak 175 ülke arasında 69. sırada yer almakta ve bu haliyle az gelişmiş ülkelere yakın bir performans sergilemektedir. Algılanan yargı bağımsızlığı açısından İtalya, Avrupa içinde alt sıralarda yer almakta, dünyada ise 144 ülke arasında 78. sırada bulunmaktadır. Ayrıca son 5 yılda İtalya, bu istatistikte daha da aşağılara düşme eğilimi göstermektedir.78Temiz Eller operasyonunun temel etkisi yakalanma riskini artırmış olması ve ortalama rüşvet giderlerini artırmasıdır. Operasyon, sistemik bir değişikliğe yol açmadığı gibi yargı ile siyaset arasındaki ilişkilerin daha da bozulmasına giden bir süreci başlatmıştır. 1990’lardan itibaren birçok politikacı yargının sol eğilimli olduğunu ve yolsuzlukla mücadelenin aslında bir cadı avı olduğunu iddia etmişlerdir. Özellikle Berlusconi, son yıllarda hakkında açılan birçok dava nedeniyle, bu söylemin önderliğini yapmaktadır. 79Berlusconi hakkında son yıllarda çok sayıda dava açılmıştır. Davalar özellikle 2011’den sonra artış göstermiştir. Çünkü Anayasa Mahkemesi bu tarihte Berlusconi ve bakanlar 18 ay boyunca dokunulmazlık sağlayan bir kanunun bununla ilgili maddelerini iptal etmiştir.80 Günümüze kadar sadece Mediaset davasında Berlusconi’nin mahkûmiyeti ve aldığı ceza kesinleşmiştir. Diğer davalardan ya zamanaşımı gibi sebeplerle ya da temyiz sonucunda ceza almaktan kurtulmuştur. Bazı davalar ise görülmeye devam etmektedir. Berlusconi hakkında açılan davaların bazıları şunlardır:24130165735Martin J. Bull, “Parliamentary Democracy in Italy,” Parliamentary Affairs, Cilt 57, No 3 (2004), s.563.“The 2015 EU Justice Scoreboard”, Avupa Komisyonu İnternet Sitesi, http://ec.europa.eu/justice/ effective-justice/files/justice_scoreboard_2015_en.pdf, s.37, Erişim:14.04.2015.Bull, “Parliamentary Democracy in Italy,” s.563.“The many trials of Silvio Berlusconi explained”, BBC İnternet Sitesi, http://www.bbc.com/news/ world-europe-12403119, Erişim:10.04.2015.46228003035305572125000İtalya263-72263053340-71945553340Mediaset Davası: Berlusconi daha az vergi ödemek için sahip olduğu medya şirketlerini satın alırken değerini az göstermek ve aradaki parayı kıyı bankacılığı (off-shore) hesaplarında kullanmak suretiyle vergi kaçırmaktan İtalya Anayasa Mahkemesi tarafından suçlu bulunmuş ve dört yıl hapse mahkûm edilmiştir. Daha sonra bir af kanunuyla bu ceza bir yıla indirilmiş ve ceza kamu hizmetine çevrilmiştir. Berlusconi bu cezasını yaşlılara bakım merkezinde çekmektedir. Ayrıca beş yıl kamu hizmetlerinden yasaklılık getirilmiştir. Ancak bu ceza için temyize gitmiştir 81Ruby Davası: Berlusconi, görevi kötüye kullanma ve Karima el Mahroug adlı, o dönemde 18 yaş altında olan bir gece kulübü dansçısıyla cinsel ilişkiye girme suçlamasıyla yargılanmıştır. Mahkeme Berlusconi’yi suçlu bulmuş; yedi yıl hapis ve ömür boyu kamu hizmetlerinden yasaklılık cezası vermiştir.82 Berlusconi, temyize gitmiş ve temyiz sonucunda ilk mahkeme kararı bozulmuştur.83Gizli Telefon Dinleme Davası: 2006’da Berlusconi’nin bir gazetesinde bir banka skandalına ilişkin gizli bir telefon dinlemesi yayınlanmış ve Berlusconi bir yıl hapis cezasına mahkûm edilmiştir. Berlusconi davayı temyize götürmüş,84 dava, zamanaşımından dolayı düşmüştür.85Mondadori Davası : Mondadori adındaki yayımcı şirketin Berlusconi ailesinin sahip olduğu Fininvest tarafından satın alınışındaki usulsüzlükler yüzünden Berlusconi, 494 milyon Avro para cezası ödemeye mahkûm edilmiştir.Oy Satın Alma Davası: Prodi Hükümeti’ni zayıflatmak amacıyla bir senatörün oyunu satın aldığı iddiasıyla Berlusconi hakkında dava açılmıştır ve dava devam etmektedir.860186690“The many trials of Silvio Berlusconi explained”.“Factbox: Trials involving Silvio Berlusconi”, REUTERS İnternet Sitesi, http://www.reuters. com/article/2013/11/27/us-italy-berlusconi-trials-factbox-idUSBRE9AQ15R20131127, Erişim:10.04.2015.“Italian appeals court acquits Silvio Berlusconi in sex-for-hire case”, Daily News İnternet Sitesi http://www.nydailynews.com/news/world/italian-appeals-court-acquits-silvio-berlusconi-sex-for-hire-case-article-1.1871702, Erişim:10.04.2015.“Factbox: Trials involving Silvio Berlusconi”.“Berlusconi wiretap charge timed out, says court”, ANSA News İnternet Sitesi, http://www.ansa. it/english/news/2014/03/31/berlusconi-wiretap-charge-timed-out-says-court_8b5d1a7c-48c7-469f-9228-7b0262e66796.html, Erişim:14.04.2015.“Factbox: Trials involving Silvio Berlusconi”.55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085Berlusconi hakkında açılan bu davaların sol eğilimli yargı mensuplarının bir cadı avı olduğunu ve kendisine karşı bir intikam hissiyle hareketedildiğini söylemektedir. Ayrıca Mediaset davasında mahkûm olduktan sonra kararın “siyasi bir karar” olduğunu ve “yargısal bir tacize” (judicial harrassment) maruz kaldığını söylemiştir.875.4. Seçim Sistemi Reformları ve Sistemik EtkileriI. Cumhuriyetten II. Cumhuriyete geçişi simgeleyen ve parti yapısı ve hükümet istikrarı gibi birçok konuda son derece önemli etkileri olan seçim sistemi değişiklikleri ve sistemin bugünkü durumuna ilişkin bilgiler İtalya özelinde büyük bir önem arz etmektedir. Bu nedenle bu bölüm anayasal organlar arasındaki ilişkilerin daha da iyi anlaşılmasını sağlayacaktır.İtalya’da seçim sistemi dört temel reform geçirmiştir. Birincisi, 1993’te liste usulü nispi temsil sisteminden88 karma sisteme geçilmesidir. Bu seçim sistemi değişikliği I. Cumhuriyetin sonu II. Cumhuriyetin başlangıcı olması sebebiyle de büyük önem arz etmektedir. Karma sistemde sandalyelerin %75’i dar bölge basit çoğunluk, kalan %25’i liste usulü nispi temsil sistemiyle belirlenmiştir. İkinci seçim reformu 2005’te yapılmıştır. Bu reformla modifiye edilmiş bir nispi temsil sistemi benimsenmiştir. Buradaliste usulü temsil + çoğunluğu elde eden parti/partiler koalisyonuna ekstra üyelik (majority bonus) verilmek suretiyle bir değişiklikyapılmıştır. Üçüncü seçim reformunun ise 2005’teki seçim reformunun anayasallığını denetleyen AYM tarafından yapıldığı söylenebilir. AYM 2005’teki seçim sisteminin çoğunluğa ekstra üyelik veren hükümlerini iptal ederek fiilen temsili bir sistem getirmiştir.89 Yeni bir seçim sistemi yasa tasarısı Renzi Hükümetince parlamentoya sunulmuştur. Bu tasarıyla 2005’tekine benzeyen ama ekstra üyeliklerin anayasaya aykırı olmayacak24130165735“The many trials of Silvio Berlusconi explained”.Bu sistem, I. Cumhuriyet Dönemi’nde yaşanan hükümet istikrarsızlıklarının ve parçalı parlamento yapısının müsebbibi olarak görülmüş ve bu yüzden değiştirilmesi gerektiği yönünde genel bir kanaat oluşmuştur. Bu çalışmanın ekinde Cumhuriyet Dönemi hükümetleri ve görev süreleri yer almaktadır.Anayasa Mahkemesinin 2014/1 kararı önemli bir karardır; zira seçim kanununun ekstra üyelikle ilgili hükmünün iptaliyle AYM bir anlamda seçim sistemini değiştirmiştir. Anayasa Mahkemesi kararının gerekçesinde, bizatihi ekstra üyelik ilkesinin anayasaya aykırı olmadığını ancak ekstra üyelik belirlenirken en çok oy alan partinin alması gereken ve makul bir şekilde belirlenen bir minimum eşik olması gerektiğini ancak bu sistemde böyle bir eşik bulunmadığından bahisle kanunun Temsilciler Meclisi ve Senato için ekstra üyelikle ilgili hükümlerini iptal etmiştir. Chiaramonte, “The unfinished story of the electoral reform in Italy”, s.13-14.46228003035305572125000İtalya265-72263053340-71945553340şekilde düzenlendiği bir sistem hedeflenmiştir.90 Nitekim bu reform da hedeflendiği şekilde gerçekleştirilmiştir.911993’teki ilk reformun amacı, oydaşmacı (consociational) sistemden Westminster tarzı bir sisteme geçişi sağlamasıydı. Ayrıca, parçalı parti yapısının kaybolacağı, parlamentolardaki etkili parti sayısının ve bu partilerin aralarındaki ideolojik uzaklıkların azalacağı öngörülüyordu. Bununla birlikte beklenen sonuçların hiçbiri gerçekleşmedi. 1993 seçimleriyle partiler gerçekten iki kutuplu bir yapıya doğru evrildiler ancak küçük partiler güçlerini tamamen yitirmediler. Partiler temel olarak sağ ve sol koalisyonlar çerçevesinde seçimlere girmeye başladılar. Bu koalisyonlar seçimlerin öncesinde yapılmaya başlandı ve gerçekten de seçmenlerin verdiği oylar yönünde koalisyonlar oluşmaya başladı. Bu da hükümetlerin geçmişe göre meşruiyetini artıran bir faktördü. Bununla birlikte bu yeni sistemde küçük partiler güçlerini tamamen yitirmediği için parçalı yapı ve yönetilebilirlik sorunları devam etti.922005 değişikliğiyle Temsilciler Meclisi seçimlerinde karma sistemlerde bile çok az uygulanan ve çoğunluğu elde eden parti/partilere ekstra üyelik verilmesini öngören bir düzenleme getirilmiştir. Bu sistem basitçe şu şekilde işlemektedir: Öncelikle oylar nispi temsil çerçevesinde dağıtılır. Koalisyonlar için baraj %10, bağımsız giren partiler için %4’tür. Bu oylar dağıtıldığında en fazla oyu alan koalisyon veya bağımsız parti en az 340 sandalye (sandalyelerin yaklaşık %54’ü) alamamışsa, önceki hesaplamalar iptal edilir ve en fazla oy alan koalisyona veya partiye 340 sandalye verilir. Daha sonra kalan sandalyeler nispi temsil sistemine göre dağıtılır. Görüldüğü gibi bu sistemin en önemli özelliği en fazla oy alan parti veya koalisyona her halükarda parlamentoda çoğunluk sağlayacağı üye sayısını sağlamaktır. Senato seçimlerinde ise bu sistem bölgesel düzlemde uygulandığı için ulusal düzeyde çoğunluğu sağlayıcı bir sonuç elde edilmesini garanti etmemektedir. Dolayısıyla Temsilciler Meclisi ile Senatoda farklı çoğunluklar oluşmasını muhtemel kılmaktadır. 932005 reformu da bir önceki seçim sistemiyle oluşmaya başlayan, parçalı ancak iki kutuplu parti sistemi eğilimini tersine çevirmemiştir.0161925Chiaramonte, “The unfinished story of the electoral reform in Italy”,s.1.“Italy parliament passes Renzi’s electoral reform”, REUTERS İnternet Sitesi, http://www.reuters. com/article/2015/05/04/us-italy-politics-idUSKBN0NP0TN20150504, Erişim:13.05.2015.Chiaramonte, “The unfinished story of the electoral reform in Italy”, s.2-4.Chiaramonte, “The unfinished story of the electoral reform in Italy”, s.7.55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-695325450852015 reformu olarak nitelendirilebilecek son seçim reformu, aslında bir önceki sistemden çok da farklı bir sistem öngörmemektedir. Bu reformla, AYM kararında belirtildiği gibi, ekstra üyelikleri alacak parti için minimum eşik belirlenmiştir. Bu oran %40 olarak belirlenmiştir. Buna göre seçimde %40 alan parti veya partiler koalisyonu Temsilciler Meclisindeki 630 sandalyenin 340’ını elde eder. Eğer hiçbir parti %40’ı elde edemezse en çok oy alan iki parti arasında iki hafta içinde ikinci tura gidilir. Bu turda daha fazla oy alan parti ekstra üyelikleri alır. Kalan sandalyeler ise liste usulü nispi temsil çerçevesinde dağıtılır. 94Farklı seçim sistemlerinin doğurduğu sonuçlar aşağıdaki tabloda görülebilir.Tablo 4. Seçim Sistemi Açısından Temsilciler Meclisi Seçimleri95ListeUsulüKarma Sistem (Nispi TemsilEkstra Üyelikli Liste UsulüNispi(%25)+DBBÇ96 (%75))Nispi TemsilOrtalama1948-1994-2006-199219941996200120012006200820132013OrtalamaOrtalamaOrtalamaParlamentoda Temsil2,97,86,910,28,33,65,717,38,9Edilmeyen YüzdeSeçime Giren Etkin Partilerin4,27,67,16,37,07,43,85,35,5SayısıParlamentoya Giren Etkin3,77,67,35,86,97,43,13,54,7Partilerin SayısıEtkin Seçim Koalisyonlarının-2,82,72,52,62,02,84,13,0sayısıEtkin Parlamento-2,22,42,02,22,02,22,72,3Koalisyonlarının Sayısı24130420370“Factbox: How Italy’s new electoral law Works”, REUTERS İnternet Sitesi, http://www.reuters. com/article/2015/05/04/us-italy-politics-factbox-idUSKBN0NP1NS20150504?mod=relate-d&channelName=worldNews, Erişim:13.05.2015.Chiaramonte, “The unfinished story of the electoral reform in Italy”, s.17.Dar Bölge Basit Çoğunluk.İtalya267ListeUsulüKarma Sistem (Nispi TemsilEkstra Üyelikli Liste UsulüNispi(%25)+DBBÇ96 (%75))Nispi TemsilOrtalama1948-1994-2006-199219941996200120012006200820132013OrtalamaOrtalamaOrtalamaİki Parti Endeksi97-Oylar64,941,341,746,143,043,170,651,054,9İki Parti Endeksi-Sandalyeler69,537,645,651,945,042,878,264,861,9Çift Kutupluluk Endeksi--80,585,489,285,099,184,458,780,7Oylar98Çift Kutupluluk-91,989,897,693,199,893,875,089,5Endeksi-SandalyelerKabine Süresi (Gün)322292,5455892523,4617843292584,05572125000-2540-3310890Tablodan görüldüğü üzere 1948-2013 yılları arasında yapılan Temsilciler Meclisi seçimleri sonuçlarına göre; I. Cumhuriyet Dönemi neredeyse saf bir temsili sistem getirdiği için parlamentoda temsil edilmeyen yüzdenin %2,9 ile en az olduğu dönemdir. Diğer iki karma sistemde ise bu yüzde sırasıyla %8,3 ve %8,9’a çıkmıştır.1993’teki seçim değişiklikleri etkili parti sayısını azaltmadığı gibi amaçlananın tam tersine artırmıştır. Etkili parti sayısı 2001’de azalmaya başlamış ancak 2005’teki değişiklikten sonra partilerin “hepsini-yakala” (cath all) koalisyonları nedeniyle tekrar artış göstermiştir. Ayrıca bu tarz koalisyonlar, küçük partilerin güçlerini ve pazarlık paylarını daha da artırmış, hükümetlerin istikrarını ise artırmamıştır. Hükümet istikrarının beklenen ölçüde artmamasının temel iki sebebi olarak şunlar sıralanabilir: 99Küçük partilerin pazarlık gücünün artması onları koalisyonun bir unsuru haline getirmiş, parti sistemindeki parçalanma devam etmiş, hepsini-yakala koalisyonları ise genel bir etkisizlikle malul olmuştur.719455102235İki parti endeksi ile en çok oy alan iki partinin aldığı oyun toplam oya yüzdesi kastedilmektedir.Çift kutupluluk endeksi ile en fazla oy alan koalisyonların toplam oy yüzdesi kastedilmektedir.Chiaramonte, “The unfinished story of the electoral reform in Italy”, s.12-13.55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085İtalya’daki çift meclislilik her iki meclisin de neredeyse tamamen eşit yetkilere sahip olduğu bir çift meclisliliktir. Temsilciler Meclisi ve Senato farklı seçim sistemleriyle seçildiği için farklı çoğunluklar oluşabilmektedir. 1994 ve 2013 seçimlerinde Temsilciler Meclisi ile Senato çoğunlukları farklı koalisyonlara mensuptu. Seçim sonuçları kesin olmayınca kurulacak hükümetler de seçim sonrası partiler arası anlaşmalara bağlı kalmıştır. 1996 ve 2006’daki seçimlerde ise Temsilciler Meclisi çoğunluğuna sahip hükümet Senatoda çok az farkla bir çoğunluğa sahip olmuş bu da hükümetlerin pamuk ipliğine bağlı olmasına neden olmuştur. Son olarak; çift kutupluluk artış gösterirken, parçalı parti yapısının artış eğiliminde olduğu görülmektedir.6. SİYASAL SİSTEM HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERSiyasal sistem hakkındaki hakim görüş, sistemin I. Cumhuriyet döne-minde istikrarsız bir yapı üretmesinden dolayı II. Cumhuriyet döneminde bunu gidermeye yönelik bazı girişimlerin olduğudur. Bu çerçevede seçim sisteminin değiştirilmesi önemlidir. İtalyan parlamenter sisteminin temel özelliği Lijphartçı oydaşmacı ve hâkim bir partinin iktidarda olduğu, farklı kutuplar arasında iktidarın el değiştirmediği bir parlamenter sistemken, daha Westminster tarzı bir parlamenter sisteme geçilmek istenmiştir. Bunda, I. Cumhuriyet döneminde yaşanan hükümet istikrarsızlıklarının payı da büyüktür. Seçim Kanunu’nda yapılan değişikliklerle Westminster tarzı parlamenter sisteme geçiş amaçlanmış olmakla birlikte bu amaç kıs-mi ölçüde gerçekleşmiştir ve reform süreci devam etmektedir.Değişim ve reform taleplerinin canlı olması ve halk nezdinde de kabul görmesinin göstergelerinden biri de bu sistemi reforme edeceği vaadiyle gelen Matteo Renzi’nin nispeten yüksek bir halk desteğine sahip olmasıdır.100Renzi anayasa reformu, seçim kanunu, çalışma hayatı, kamu yönetimi, kamu borçlarının ödenmesi, vergi sisteminin yeniden düzenlenmesi gibi temel birçok konuda reform vaatleriyle işbaşına gelmiştir.101 Renzinin anayasal reformundaki en önemli nokta çift meclislilikten tek meclisliliğe24130127000“Majority of Italians Back Renzi-Opinion Poll”, Euronews İnternet Sitesi, http://www.euronews. com/2014/02/17/majority-of-italians-back-renzi-opinion-poll/, Erişim:13.05.2015.“Reforming Italy’s government Working on it”, The Economist İnternet Sitesi, http://www.econo-mist.com/news/europe/21648021-italy-busily-pushing-through-reforms-biggest-ones-will-ta-ke-years-complete-working, Erişim:26.04.2015.46228003035305572125000İtalya269-72263053340-71945553340geçmektir. Renzi, Senato’yu Temsilciler Meclisiyle eşit bir meclis olmaktan çıkarmak ve onu belediye başkanları, bölge meclislerinin üyelerinden oluşan ve yetkileri azaltılmış bir danışma meclisine dönüştürmeyi planlamaktadır.102Nitekim bu çerçevede İtalya’da 4 Aralık 2016’da Anayasal bir referandum gerçekleştirilecektir. Bu referandumda, Senato’da gerçekleştirilmesi planlanan reform oylanacaktır.103Reformun temel amacı Senatoyu değiştirmek suretiyle tam çiftmeclisliğe (perfect bicameralism) son vermektir. Tam çiftmeclislilik meclislerin her ikisinin de neredeyse eşit derecede yetkiye sahip olduğu bir çift meclislilik modelidir. Bu kavram İtalya’nın hali hazırdaki durumu için kullanılmaktadır. Örneğin İtalya’da hükümetin her iki meclisten de güvenoyu alması gerekmektedir. Tasarıların kanunlaşması için her iki mecliste de aynen onaylanması gerekmektedir.104 Anayasa değişikliği ile Temsilciler Meclisinin önplana çıktığı ve daha fazla yetkiye sahip olduğu bir parlamento yapısı kurgulanmaktadır.Anayasa değişikliği referandum sonucunda kabul edilirse-Güvenoylaması yalnızca Temsilciler Meclisinde yapılacak-Senato üye sayısı 100’e inecek. Bunlardan 95’i bölgelerden gelecek, 5’ini ise Cumhurbaşkanı belirleyecek. Senatörler dokunulmazlıktan faydalanacaklar ancak maaş almayacaklar.-Senatonun yasamadaki rolü sınırlanacak.105Sistemde yürütmenin parlamento karşısındaki etkinliğini artırmaya yönelik bazı girişimler “parlamenter sistemin başkanlık sistemine benzetilmeye çalışıldığı” yönünde bazı eleştirilere neden olmuştur. Fanni Mandak’a göre yürütmenin etkinliğini artırmaya yönelik olarak yapılan değişiklikler sistemi başkanlığa çevirme yönünde işaretler vermektedir.0105410“Factbox: How Italy’s new electoral law Works”.“Why is Italy’s constitutional referendum important?”, The Economist İnternet Sitesi, http://www. economist.com/blogs/economist-explains/2016/09/economist-explains-18, Erişim:14.11.2016.Antonia Baraggia, “The Italian reform of bicameralism: is the time ripe?”, Verfassungblog İnternet Sitesi, http://verfassungsblog.de/italian-reform-bicameralism-time-ripe-2/, Erişim:14.11.2016.“Scheda / La nuova Costituzione e il nuovo Senato”, La Republica İnternet Sitesi, http://www.re-pubblica.it/politica/2015/10/13/news/scheda_riforma_costituzione_senato_ddl_boschi_solo_tes-to-124904893/, Erişim:14.11.2016.55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085Mandak, eleştirisinde 1980’lerden günümüze kabinelerin ve başbakanların yetkilerini parlamento ve muhalefet karşısında büyük ölçüde artırdığını, bu eğilimin özellikle Temsilciler Meclisi İçtüzüğü’nde yapılan bir dizi değişiklikle görülebileceğini iddia etmiştir. Mandak’a göre değişikliklerle parlamentodaki muhalefet partilerinin hakları azaltılmış, anayasa açıkça ifade edilmiş olan parlamenter sistemden sapmalar görülmeye başlanmış ve sistem başkanlık sistemi işaretleri taşıyan “melez” bir sistem olmaya doğru evrilmiştir.1067. SONUÇGünümüzde İtalya Cumhuriyeti’nin yönetim sisteminin dayandığı 1948 Anayasası faşist sisteme karşı bir tepki anayasası olarak ortaya konulmuştur. Bu nedenle de güçlü bir yürütme kurgulanmamış ve veto makamlarının çokluğuyla dikkat çeken bir parlamenter sistem ortaya konmuştur.1990’ların başındaki çalkantılı dönem ve bu dönemin sonunda yapılan seçim reformu sonucunda II. Cumhuriyetin başladığı kabul edilmiştir. İtalyan sistemi incelenirken çoğunlukla I. Cumhuriyetle II. Cumhuriyet kıyası yapılmaktadır.I. Cumhuriyet özellikle hükümet istikrarsızlığı ve tek bir partinin merkezde olduğu koalisyonların iktidarda olmasıyla ön plana çıkmaktadır.Cumhuriyet döneminde ise ortaya çıkan sorunların giderilmesi yönünde seçim sistemi reformları yapılmış ve parlamenter sistemi oydaşmacı modelden Westminster modeline dönüştürme yönünde girişimlerde bulunulmuştur. Ayrıca anayasal olarak zayıf kurgulanan yürütme kendine yeni alanlar açmaya çalışmaktadır. Bu dönemde dört kez değişen seçim sisteminin büyük sistemik etkileri gözlemlenmektedir.Cumhuriyet döneminde sistem üzerinde (parlamenter sistemlerde beklendiği gibi) sembolik etkileri olan cumhurbaşkanları, yetkileri değişmemesine rağmen, II. Cumhuriyet döneminde daha etkin ve siyaseten güçlü roller üstlenmişlerdir.Yargı önemli sorunlara sahiptir ve toplum nezdindeki güvenirliği2413063500Fanni Mandák, “The Signs of Presidentialization of the Italian Parliamentary System,” Délkelet Euró-pa - South-East Europe International Relations Quarterly, Cilt 1, Sayı 4 (Kış 2010/4), http://www. southeast-europe.org/pdf/04/DKE_04_A_E_MANDAK_FANNI.pdf, Erişim:12.04.2015, s 1.46228003035305572125000İtalya271-72644053340-72326553340yüksek değildir. Özellikle Güney İtalya’daki mafya sorunu hala devam etmektedir ve yargının bununla mücadelesi çok da etkin değildir. Yargı bağımsızlığını sağlamaya yönelik anayasal önlemler bulunmakta ancak yolsuzluk algısı ve yargı bağımsızlığı algısı açılarından İtalya gelişmiş ülkelerden çok, gelişmekte olan ülkelere yakın bir yerde bulunmaktadır. Anayasa Mahkemesi sistem içinde önemli bir yere sahiptir ve kimi kararları sistemi önemli ölçüde etkilemektedir.Son cümle olarak İtalya, bilhassa II. Cumhuriyet döneminde, oydaşmacı modelden Westminster modeline geçmeye çalışan ve bu çerçevede de sistemini sürekli olarak reforme eden bir anlayışa sahiptir. Yapılan seçim reformları ve Renzi Hükümeti’nin gerçekleştirdiği seçim kanunu değişikliği ve planladığı anayasal ve diğer reformlar buna örnek olarak verilebilir.55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085KAYNAKÇAANSA News İnternet Sitesi. “Berlusconi wiretap charge timed out, says court”, http://www.ansa.it/english/news/2014/03/31/berlusconi-wiretap-charge-timed-out-says-court_8b5d1a7c-48c7-469f-9228-7b0262e66796.html, Erişim:14.04.2015.Armaoğlu, Fahri. 19. Yüzyıl Siyasi Tarihi (1789-1914). İstanbul: Alkım Yayınevi, 2006.Avrupa Komisyonu İnternet Sitesi. “Standard Eurobarometer 54,” http://ec.euro-pa.eu/public_opinion/archives/eb/eb54/eb54_en.pdf, Erişim:25.03.2015.Avrupa Komisyonu İnternet Sitesi. “The 2015 EU Justice Scoreboard”, http://ec.europa.eu/justice/effective-justice/files/justice_scoreboard_2015_ en.pdf, Erişim:14.04.2015.Baraggia, Antonia. “The Italian reform of bicameralism: is the time ripe?”, Verfassungblog İnternet Sitesi, http://verfassungsblog.de/italian-reform-bicameralism-time-ripe-2/, Erişim:14.11.2016.BBC İnternet Sitesi. “Italy Profile”, http://www.bbc.com/news/world-europe-17433143, Erişim: 07.11.2016.____. “The many trials of Silvio Berlusconi explained”, http://www.bbc.com/ news/world-europe-12403119, Erişim:10.04.2015Bull, Martin J.. “Parliamentary Democracy in Italy,” Parliamentary Affairs, Cilt 57, No 3(2004), s.550-567.Chiaramonte, Alessandro. “The unfinished story of the electoral reforms in Italy: the difficult attempt to build a majoritarian-style of government”, La Società Italiana di Scienza Politica İnternet Sitesi, http://www.sisp.it/files/ papers/2014/alessandro-chiaramonte-1827.pdf, Erişim:10.04.2015.CIA İnternet Sitesi. “The World Fact Book Italy”, https://www.cia.gov/library/ publications/the-world-factbook/geos/it.html, Erişim:09.03.2015.Dailynews İnternet Sitesi. “Italian appeals court acquits Silvio Berlusconi in sex-for-hire case”, http://www.nydailynews.com/news/world/italian-appe-als-court-acquits-silvio-berlusconi-sex-for-hire-case-article-1.1871702, Erişim:10.04.2015.46228003035305572125000İtalya273-73914053340-73596553340ECPRD İnternet Sitesi. “Statistical data on legislative activities”, 12.2.2014, No:2700, https://ecprd.secure.europarl.europa.eu/ecprd/secured/detailreq. do?id=205207, (Sınırlı Erişim), Erişim:14.05.2015.Economist Intelligence Unit. “Democracy Index 2015: Democracy in an age of anxiety”. http://www.yabiladi.com/img/content/EIU-Democracy-In-dex-2015.pdf, Erişim: 03.11.2016.Euronews İnternet Sitesi. “Majority of Italians Back Renzi-Opinion Poll”, http://www.euronews.com/2014/02/17/majority-of-italians-back-renzi-o-pinion-poll/, Erişim:13.05.2015.Freedom House İnternet Sitesi. “Freedom in the World: Italy”, https://freedom-house.org/report/freedom-world/2016/italy, Erişim: 07.11.2016.Gözler, Kemal. Devlet Başkanları: Bir Karşılaştırmalı Anayasa Hukuku İncelemesi.Bursa: Ekin Kitabevi Yayınları, 2001.Grimaldi, Selena. “The President during the so-called Second Republic: from veto player to first in command?”, Contemporary Italian Politics, Cilt 7, Sayı 1(2015), s.76-92.İtalya Hakimler Yüksek Kurulu İnternet Sitesi. “The Italian Judicial System”, http://www.csm.it/documenti%20pdf/sistema%20giudiziario%20italiano/ inglese.pdf,İtalyan Anayasa Mahkemesi İnternet Sitesi. “Judgment No. 1 Year 2014”, http://www.cortecostituzionale.it/documenti/download/doc/recent_ judgments/1-2014_en.pdf, Erişim:14.4.2015.İtalyan Senatosu İnternet Sitesi. “Statistiche sull’attività legislativa XV Legislatura: DDL presentati distinti per iniziativa”, İtalyan Senatosu İnternet Sitesi, http://www.senato.it/leg/15/BGT/Schede/Statistiche/Iniziativa// DDLPerIniziativa.html, Erişim:14.05.2015.____. “Statistiche sull’attività legislativa XV Legislatura: Tempo medio di appro-vazione delle leggi suddivise per iniziativa”, http://www.senato.it/leg/15/BGT/Schede/Statistiche/Leggi//TempiAppro-vazioneLeggi.html, Erişim:14.05.2015.____. “Statistiche sull’attività legislativa XVI Legislatura: DDL presentati distinti per iniziativa”, http://www.senato.it/leg/16/BGT/Schede/Statistiche/Inizia-tiva//DDLPerIniziativa.html, Erişim:14.05.2015.____. “Statistiche sull’attività legislativa XVI Legislatura: Tempo medio di approva-55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085zione delle leggi suddivise per iniziativa”, http://www.senato.it/leg/16/BGT/ Schede/Statistiche/Leggi//TempiApprovazioneLeggi.html, Erişim: 14.05.2015.____. “Statistiche sull’attività legislativa XVII Legislatura: DDL presentati distinti per iniziativa”, http://www.senato.it/leg/17/BGT/Schede/Statistiche/Inizia-tiva//DDLPerIniziativa.html, Erişim:14.05.2015.____. “Statistiche sull’attività legislativa XVII Legislatura: Tempo medio di appro-vazione delle leggi suddivise per iniziativa”, http://www.senato.it/leg/17/ BGT/Schede/Statistiche/Leggi//TempiApprovazioneLeggi.html,Erişim: 14.05.2015.İtalya Temsilciler Meclisi İnternet Sitesi.“Governo Renzi”, http://www.came-ra.it/application/xmanager/projects/leg17/attachments/pubblicazione/ pdfs/000/000/827/governo_renzi_141212_A5.pdf, Erişim:09.04.2015.____. “The Constitution of the Italian Republic”, http://en.camera.it/application/ xmanager/projects/camera_eng/file/costituzione_EN_dicembre2014.pdf, Erişim:20.05.2015.La Republica İnternet Sitesi, “Scheda / La nuova Costituzione e il nuovo Senato”, http://www.repubblica.it/politica/2015/10/13/news/scheda_riforma_ costituzione_senato_ddl_boschi_solo_testo-124904893/, Erişim:14.11.2016.Mandák, Fanni. “The Signs of Presidentialization of the Italian Parliamentary System.” Délkelet Európa - South-East Europe International Relations Quarterly.Cilt 1, Sayı 4 (Kış 2010/4),s.1-9.Newell, James L.. The Politics of Italy: Governance in a Normal Country. NewYork:Cambridge University Press, 2010.Pasquino, Gianfranco. “The Never-ending Transition of a Democratic Regime,” Comparative European Politics içinde, Josep M. Colomer ed.,(Newyork:Routledge, 2008), s.135-173.Polity IV İnternet Sitesi. “Authority Trends:1946-2013 Italy”, http://www.syste-micpeace.org/polity/ita2.htm, Erişim: 07.11.2016.REUTERS İnternet Sitesi. “Factbox: Trials involving Silvio Berlusconi”, http://www.reuters.com/article/2013/11/27/us-italy-berlusconi-trials-fact-box-idUSBRE9AQ15R20131127, Erişim:10.04.2015.____. “Italy parliament passes Renzi’s electoral reform”, http://www.reuters. com/article/2015/05/04/us-italy-politics-idUSKBN0NP0TN20150504, Erişim:13.05.2015.46228003035305572125000İtalya275-87884053340-87566553340____. “Factbox: How Italy’s new electoral law Works”, http://www.reuters.com/ article/2015/05/04/us-italy-politics-factbox-idUSKBN0NP1NS20150504?-mod=related&channelName=worldNews,Erişim:13.05.2015.T.C. Adalet Bakanlığı İnternet Sitesi, “İtalya Cumhuriyeti Anayasası”, http://www. adalet.gov.tr/duyurular/2011/eylul/anayasalar/ulkeana/pdf/10-%C4%B-0TALYA%20319-354.pdf, Erişim:20.05.2015.The Economist İnternet Sitesi. “Reforming Italy’s government Working on it”, http://www.economist.com/news/europe/21648021-italy-busily-pus-hing-through-reforms-biggest-ones-will-take-years-complete-working, Erişim:26.04.2015.____. “Why is Italy’s constitutional referendum important?”, http://www.econo-mist.com/blogs/economist-explains/2016/09/economist-explains-18, Erişim:14.11.2016.Uluslararası Şeffaflık Örgütü İnternet Sitesi. “Corruption Perceptions Index 2015”, https://www.transparency.org/cpi2015/, Erişim: 07.11.2016.UNDP İnternet Sitesi. “Human Development Report 2015: Work For Human Development”, http://hdr.undp.org/sites/default/files/2015_human_ development_report.pdf, Erişim:07.11.2016.Yavaş, Gökçen. “İtalya Cumhuriyeti”, Çağdaş Siyasal Sistemler içinde, Burhan Aykaç ve Şenol Durgun ed., Ankara: Binyıl Yayınevi, 2012, s.197-249.Zuccini, Francesco. “The Legislative Agenda Setting Power in a Changing Parli-amentary Democracy: The Italian Puzzle”, Milano Üniversitesi İnternet Sitesi, http://www.sociol.unimi.it/ricerca/parlamento/papers/zucchinigranada.pdf, Erişim:24.04.2015,55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085EKLERCumhuriyet Dönemi Hükümetleri 107Yasama DönemiHükümetGöreve BaşlamaGörevden AyrılmaIV105 De Gasperi23-5-194827-1-1950VI De Gasperi26-7-195112-1-1950(8/5/1948- 24/6/1953)VII De Gasperi16-7-195129-6-1953VII De Gasperi16-7-195328-7-1953Pella17-8-19535-1-1954III Fanfani18-1-195430-1-1954(25/6/1953-11/6/1958)Scelba10-2-195422-6-1955I Segni6-7-19556-5-1957Zoli19-5-195719-6-1958II Fanfani1-7-195826-1-1959IIIII Segni15-2-195924-2-1960Tambroni25-3-196019-7-1960(12/6/1958-15/5/1963)III Fanfani26-7-19602-2-1962IV Fanfani21-2-196216-5-1963I Leone21-6-19635-11-1963IVI Moro4-12-196326-6-1964(16/5/1963- 4/6/1968)II Moro22-7-196421-1-1966III Moro23-2-19665-6-1968II Leone24-6-196819-11-1968I Rumor12-12-19685-7-1969VII Rumor5-8-19697-2-1970(5/6/1968- 24/5/1972)III Rumor27-3-19706-7-1970Colombo6-8-197015-1-1972I Andreotti17-2-197226-2-1972II Andreotti26-6-197212-6-1973VIIV Rumor7-7-19732-3-1974V Rumor14-3-19743-10-1974(25/5/1972-4/7/1976 )IV Moro23-11-19747-1-1976V Moro12-2-197630-4-197624130207010“Governo Renzi”, İtalya Temsilciler Meclisi İnternet Sitesi, http://www.camera.it/application/xma-nager/projects/leg17/attachments/pubblicazione/pdfs/000/000/827/governo_renzi_141212_ A5.pdf, Erişim:09.04.2015. s.161-163.Baştaki rakamlar ilgili Başbakanın kaçıncı hükümeti olduğunu göstermektedir.İtalya277Yasama DönemiHükümetGöreve BaşlamaGörevden AyrılmaVIIIII Andreotti29-7-197616-1-1978IV Andreotti11-3-197831-1-1979(5/7/1976 -19/6/1979)V Andreotti20-3-197931-3-1979I Cossiga4-8-197919-3-1980II Cossiga4-4-198028-9-1980VIIIForlani18-10-198026-5-1981(20/6/1979 - 11/7/1983)I Spadolini28-6-19817-8-1982II Spadolini23-8-198213-11-1982V Fanfani1-12-198229-4-1983IXI Craxi4-8-198327-6-1986II Craxi1-8-19863-3-1987(12/7/1983 - 1/7/1987)VI Fanfani17-4-198728-4-1987Goria28-7-198711-3-1988XDe Mita13-4-198819-5-1989(2/7/1987 -22/4/1992)VI Andreotti22-7-198929-3-1991VII Andreotti12-4-199124-4-1992XII Amato28-6-199222-4-1993(23/4/1992- 14/4/1994)Ciampi28-4-199316-4-1994XIII Berlusconi10-5-199422-12-199417-1-1995Dini11-1-1996(15/4/1994-8/5/1996)I Prodi17-5-19969-10-1998XIIII D’Alema21-10-199818-12-1999(9/5/1996- 29/5/2001)II D’Alema22-12-199919-4-2000II Amato25-4-200031-5-2001XIVII Berlusconi10-6-200120-4-2005(30/5/2001- 27/4/2006)III Berlusconi23-4-20052-5-2006XVII Prodi17-5-200624-1-2008(28-4-2006- 28-4-2008)XVIIV Berlusconi7-5-200812-11-2011(29/4/2008 -14/3/2013)Monti16-11-201121-12-2012XVIILetta28-4-201314-2-2014(15/3/2013- ...)Renzi22-2-2014…5572125000-2540-6684010557847500000557847500029159202051055572125000Japonya281JAPONYA HÜKÜMET SİSTEMİ:YARIŞAN PARTİLER DEĞİŞMEYEN İKTİDARHüdai Şencan*GİRİŞkinci Dünya Savaşı’ndan sonra gerçekleştirdiği hızlı kalkınma ile tüm dünyada Batı dışındaki gelişmiş ülkelere en sık örnek olarak gösterilen Japonya, feodal yapıdan hızla gelişmiş bir demokrasiye geçmesiyle deincelenmeye değer bir ülkedir.Japonya’nın hem dünyaya entegre olarak hızla kalkınmasının hem de gelişmiş bir demokratik topluma ve siyasi yapıya kavuşmasının arkasındaki nedenlerden biri de şüphesiz ki 1947 yılında işgal altında iken Amerika Birleşik Devletleri’nin dikte ettiği ve o günden bu yana hiç değişmeden uygulanmakta olan anayasasıdır.1947 Anayasası’nın getirdiği iki temel ilke, Japon yakın siyasitarihini şekillendirmiştir. 1947 Anayasası’nın getirdiği hükümet modeli, parlamenter sistemdir. Bu sistemde, milattan önce 660 yılında Japonya’nınbirliğinin sağlanmasından beri değişmeden tahtta olan İmparatorluk hanedanı siyasi yetkileri olmayan sembolik bir devlet başkanlığı konumuna itilmiştir.1947 Anayasası’nın en önemli ikinci unsuru da devletin barışçıl bir devlet olduğu vurgusudur. Bu ilkeyle İkinci Dünya Savaşında ve öncesinde3937092075Yasama Uzmanı, Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi Bölümü, e-posta: hudai.sencan@tbmm.gov.tr.9417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532541910saldırgan dış politikası ile sömürgecilik yarışına geç de olsa katılmayı hedefleyen Japonya’nın dizginlenmesi hedeflenmiştir. Ancak bu ilke, ülke kaynaklarının askeri masraflar gibi ekonomik verimliliği düşük alanlardan çok daha yüksek alanlara kaydırılması ve kalkınma için oldukça önemli kaynaklar ayrılması sonucunu doğurmuştur.Japon hükümet sisteminin en önemli özelliklerinden birisi de hâkim parti sistemine uzun yıllar örnek ülke olarak gösterilmesidir. 1955-1993 arası dönemde Japonya’da Liberal Demokrat Parti, ülkeyi tek başına kesintisiz yönetmiştir. Son yıllarda gücü biraz azalmış olsa da 1955 yılından günümüze kadar geçen 61 yılın sadece dört yılında Liberal Demokrat Parti bir şekilde iktidarda bulunmamıştır.Bu çalışmada parlamenter sistemin Japonya uygulaması ele alınmaktadır. Bu kapsamda öncelikle Japonya hakkında bazı genel bilgiler ve bugünkü siyasi yapının oluşumuna katkı yapan siyasi dönüm noktalarını içeren özet bir Japonya siyasi tarihi sunulmaktadır. Daha sonra 1947 Japonya Anayasası’nda yasama, yürütme ve yargı organlarının nasıl oluştuğu, görev ve yetkilerinin neler olduğuna ilişkin temel anayasal bilgiler verilmektedir. Sonrasında tarihsel perspektif içerisinde somut olaylara yer verilerek anayasal organlar arasındaki ilişkiler ele alınmaktadır. Bir sonraki bölümde ise ülkedeki sistem hakkındaki tartışmalara yer verilirken parlamenter sistemin Japonya siyasi kültürünü nasıl etkilediğine ve demokrasinin ülkede kökleşmesi üzerindeki etkilerine ilişkin görüşler sunulmaktadır. Son olarak sonuç bölümünde Japonya örneğinde parlamenter sistem hakkında genel bir değerlendirme yapılmaktadır.2. JAPONYA HAKKINDA GENEL BİLGİUzakdoğu’da Rusya, Çin ve Kore’nin doğusunda, Tayvan’ın kuzeyinde yer alan Japonya bir ada devletidir. Ülkenin dörtte üçü dağlık alanlarla, geri kalan kısımları ise ovalarla ve düzlüklerle kaplıdır. Japonya, kuzeyden güneye 3000 km boyunca uzanan takımadalar üzerine kurulmuştur. Ülkenin en büyük dört adası Hokkaido, Honshu, Shikoku ve Kyushu’dur. Yaklaşık 378.000 km2 yüzölçümüne sahip olan Japonya, yüzölçümü bakımından İngiltere’nin bir buçuk katı, ABD’nin ise 25’te biri kadardır.Japonya’nın başkenti Tokyo’dur. Ülkenin diğer önemli şehirleri olarak Yokohama, Osaka, Nagoya, Sapporo ve Kōbe sayılabilir. Ülkenin resmi dili Japoncadır.46228003035305572125000Japonya283-71945553975-71945550800Mevcut Anayasa: 19470-147955İmparator: AkihitoHükümet Başkanı: Shinzō AbeYasama Organı: Temsilciler Meclisi SenatoYönetim Şekli: Cumhuriyet, Parlamenter, ÜniterYüzölçümü: 377.915 km2Nüfus: 127.103.188Dil: JaponcaDin: %84 Şintoist, %72 Budist, %2 Hıristiyan, %7-8 DiğerEkonomi: 2014 yılı, gayrisafi milli hasıla büyüklüğü 4.807 trilyon dolar, büyüme hızı %1,3, enflasyon %2,8 olarak gerçekleşmiştir.Japonya’nın nüfusu, yaklaşık olarak 128.000.000’dur.1 Japonya, nüfus bakı-mından dünyada 11. sıradadır. Ülkede nüfus artış hızı, % - 0,13’tür. 2014 ve-rilerine göre, nüfusun %93’ü kentlerde yaşamaktadır.2Ülkede ortalama yaşam beklentisi 84,5’tir (kadınlar için 88, erkekler içinve bu rakamla dünyanın en yüksek ortalama yaşam beklentisine sahip üçüncü ülkesidir.Okuma-yazma oranı ülkede %99’un üzerindedir. Yeni başlayan öğrencilerin okulda geçireceği ortalama süre 15 yıl civarındadır.Japonya, 2014 yılı itibari ile 4.807 trilyon dolar olan gayrisafi milli hâsılası (GSMH) ile dünyanın üçüncü en büyük ekonomisidir. Kişi başına düşen milli gelir yaklaşık olarak 38.000 dolardır. 2014 yılı için büyüme, %1,3 ve enflasyon ise %2,8 olarak gerçekleşmiştir.Japonya idari olarak 47 ile ayrılmıştır. Bu iller coğrafi özellikleri ve tarihsel geçmişlerine bağlı olarak 9 bölgede toplanmıştır: Hokkaido, Tohoku, Kanto, Chubu, Kinki, Chugoku, Shikoku, Kyushu ve Okinawa.Birleşmiş Milletler İnsani Gelişmişlik Endeksine göre, Japonya 2014 yılında dünyada insani gelişmişlik açısından 17. sıradadır.3Japonya, Amerika merkezli Özgürlük Evinin (Freedom House) 2014 yılı değerlendirmesine göre, “özgür” kategorisindeki ülkelerden kabul edilmektedir. Japonya, Özgürlük Evi tarafından hem siyasi haklar hem de siyasi özgürlükler bakımından en yüksek skor kabul edilen 1 puanla değerlendirilmiştir.4050800“CIA World Factbook: Japan”, CIA İnternet Sitesi, https://www.cia.gov/library/publications/the-world-factbook/geos/ja.html, Erişim: 02.05.2015.234“CIA World Factbook: Japan”.“Human Development Report: Japan”, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı İnternet Sitesi, http://hdr.undp.org/sites/all/themes/hdr_theme/country-notes/JPN.pdf, Erişim: 02.05.2015.“Freedom in the World: Japan”, Freedom House İnternet Sitesi, https://freedomhouse.org/report/freedom-world/2014/japan#.VUTp6_ntmko, Erişim: 02.05.2015.9417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532541910Dünyada sıklıkla atıf yapılan bir diğer endeks olan Econo-mist Dergisi’nin Demokrasi Endeksine göre ise, 2014 yı-lında Japonya tam demokra-si kategorisinde yer alan bir ülkedir ve 8,08 puanla dünya sıralamasında ABD’nin hemen arkasından 20. sırada bulun-maktadır.524130-1736725İmparator AkihitoAyrıca, Japonya, Uluslararası Şeffaflık Örgütü’nün hazırlamış olduğu Dünya Yolsuzluk Algısı Endeksinde 100 üzerinden 76 puan alarak 15. sırada yer almıştır.6Bir başka saygın demokrasi endeksi olan Polity IV Endeksine göre 2010 yılında Japonya, 10 üzerinden 10 puan olarak tam demokrasi (full democracy) kategorisindeki ülkeler arasında yer almıştır.7Yukarıda sayılan endeksler çerçevesinde Japonya’nın dünyanın en gelişmiş toplamlarından birisi olduğu ve bir ileri demokrasi ülkesi olduğu rahatlıkla söylenebilir.3. YAKIN SİYASİ TARİHArkeolojik araştırmalar paleolitik çağın sonundan beri Japon adalarında insanların yaşadığını göstermektedir. Önceki dönemlere ait yazılı kayıtlar sınırlı olduğundan çok sonradan yazılmış kayıtlara göre Japonya’da milattan önce İmparator Jimmu, bugünkü Japonya’nın büyük bölümünde siyasi birliği sağlamıştır. İmparatorluk kayıtlarına o tarihten beri Japon İmparatorluğu tahtında hep aynı hanedan oturmaktadır. Bu özelliği ile Japon imparatorluk hanedanı dünya üzerinde en uzun süre kesintisiz yöneten hanedan olma özelliğini taşımaktadır.Modern çağ öncesinde Japon klasik siyasi tarihi İmparator’un ve Sarayın statüsüne göre üç ana devre ayrılır: Birincisi antik çağ, siyasi2413062230“Democracy Index 2014”, Economist Intelligence Unit İnternet Sitesi, http://www.eiu.com/public/ topical_report.aspx?campaignid=Democracy0814, Erişim: 02.05.2015.“Corruption Perceptions Index 2013”, Transparency International İnternet Sitesi, https://www. transparency.org/country/#JPN, Erişim: 02.0.52015.“Polity IV Country Report: Japan”, Polity IV İnternet Sitesi, http://www.systemicpeace.org/polity/Japan2010.pdf, Erişim: 02.05.2015.46228003035305572125000Japonya285-71945553975-71945550800birliğin sağlanmasından 6. yüzyıla kadar. İkinci devir Çin tipi bir merkezi devlet sisteminin kurulduğu 6. yüzyıl ile 12. yüzyıl arasındaki dönem. Üçüncüsü ise, imparatorların siyasi ve askeri güçlerinin olmadığı, sadece sembolik figürler olarak bulundukları 12. yüzyıl ile 19. yüzyıl arasındaki feodal dönem.8Japonya yakın tarihinde en önemli olaylardan birisi belki de, 1543 yılında gerçekleşmiştir. Bu tarihte ilk kez Portekiz gemileri Japonya limanlarına ulaşmış ve kısa sürede Portekizlilerle sıkı ticari ilişkiler kurulmaya başlanmıştır. Portekizlilerin beraberinde gelen çok sayıda Cizvit misyoneri örgütlü bir dini olmayan Japonya’da oldukça etkili olmuş ve kısa sürede ülkenin % 2’sini Hıristiyan yapmayı başarmıştır. Bu gelişmelere paralel olarak Batıyla olan asimetrik ilişki ve ticaret, ülkenin iç düzenini ve refahını da olumsuz etkilemeye başlamıştır. Bunun üzerine ülke içinde rahatsızlıklar baş göstermiş ve isyan çıkmıştır. 1600 yılında feodal beyler arasında yapılan Sekigahara Savaşı’nın ardından merkezi yönetim, feodal beylerden (daimyo) Tokugawa Ieyasu’ya geçmiştir.Tokugawa Ieyasu, ülkedeki yozlaşmanın kaynağı olarak Batıyla ilişkileri tedricen azaltmış, önce Hıristiyanlığı yasaklamış; sonrasında Batılıların ülkedeki işbirlikçileri olarak gördüğü Hıristiyan Japonların yaklaşık 2.000 tanesini işkencelerle öldürterek geri kalanlarının eski dinlerine dönmelerini sağlamıştır. Tokugawa Ieyasu, 1603 yılında başkenti Kyoto’ya taşımış ancak kendisi Tokyo’da kalmış ve Tokyo’nun ismini “Edo” olarak değiştirmiştir. Dolayısıyla fiili başkent Tokyo olmaya devam etmiştir. Böylece 1868’e kadar Japonya’yı yönetecek olan Tokugawa Şogunluğu kurulmuştur. Tokugawa Ieyasu, 1614 yılında Japonya’yı (küçük bir adada Hollandalılara verilen sınırlı ticaret imtiyazı dışında) tüm dünyadan izole etmiştir.Tokugawa Şogunluğu döneminin en önemli ayırt edici özelliği Japon feodalizminin klasik ve en olgunlaşmış haliyle restore edilmesidir. Bu dönemde, Japonya’da sert hiyerarşik bir kast sistemi kurulmuştur. Önceki yüzyıllarla kıyaslandığında göreceli bir huzur ve iç barış dönemi yaşanmış ve refah zamanla artmıştır. Yakın dönem Japonya tarihini aşağıdaki tabloda kısa ve öz bir şekilde görmek mümkündür.0102235B. Gollnish Flourens, “Japon İmparatorluk Teşkilatı”, Avrasya Dosyası, Çev. A. Gülan, Cilt 5, Sayı 2, (Yaz 1999), s. 104.55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532541910Tablo 1. Japonya’nın Siyasi Dönemleri9YıllarDönemin AdıÖnemli Özelliği1603-1868Edo DönemiTokugawa Şogunluğu“İade edilmiş imparator” yönetiminde1868-1912Meiji Dönemihızlı modernleşme; askeri yayılmacılığınbaşlangıcı1912-1926Taisho DönemiNormal ama yozlaşmış demokrasiMilitaristlerin yönetimi ele geçirmesi;1926-1989Showa Dönemiülkeyi savaşa götürmeleri; savaştan mağlupayrılmaları; savaş sonrası ekonomikpatlama.1989-…Heisei DönemiEkonomik yavaşlama; reform çabaları3.1. Meiji RestorasyonuDış dünyadan izole bir hayat sürmekte olan Japonlar, olabilecek en mükemmel sistemi kurduklarını düşünmekteyken 1853 yılında Tokyo limanına gelen buharlı çelik Amerikan savaş gemilerini görünce dış dünyanın acı gerçekliğiyle yüzleşmek zorunda kalmışlardır. Büyük bir korkuya kapılan ve panik içinde ne yapacağını bilmeyen Japonlar, bir yıl sonra Amerikalılarla bir ticaret anlaşması imzalamak zorunda kalmışlardır. Böylece, Japonya’nın dış dünyadan izolasyonu sona ermiştir. Bu dönemin başlangıcı, Japonlara bir gerçeği daha göstermiştir. Tokugawa Şogunluğu aslında gerçekten olabilecek en iyi düzen değildi ve dış dünyadan gelebilecek tehditlere karşı yeterli güvenliği sağlayamayacaktı. Bunun üzerine, yaklaşık 250 yıldan beri sadece sembolik bir figür olan İmparator modernleşme taraftarı olarak giderek ön plana çıkmaya başlamıştır. 1868 yılında İmparator Meiji, beş maddelik bir yemin (vaat) ilan etmiştir. Yeminin maddeleri şöyledir:10Müzakere meclisleri oluşturulacak ve her mesele açık tartışmayla karara bağlanacaktır.Üst ya da alt tüm sınıflar devlet meselelerinin hallinde etkin bir şekilde bir araya getirilecektir.24130168275Michael G. Roskin, Çağdaş Devlet Sistemleri (Ankara: Adres Yayınları, Mart 2011), s. 426.Marius B. Jansen ed., The Cambridge History of Japan, (New York: CambridgeUniversity Press, 2008), s. 359.46228003035305572125000Japonya287-71945553340-71945553975Hiçbir hoşnutsuzluk olmaması için sıradan halk, askeri ya da resmi görevlilerden aşağıda kalmayacak şekilde haklarını arayacaktır.Kötü adetlerin hepsi kaldırılacak ve her şey tabii hukuk esas alınarak düzenlenecektir.İmparatorluğun kurumlarını güçlendirmek için tüm dünyadaki bilgi incelenecektir.Özellikle, katı kast sistemi altında ezilen alt sınıflara, vatandaşlık ekseninde herkesin eşit olduğu sınıfsız bir Japonya vaadiyle köylerde propaganda yapan 16 yaşındaki İmparator Meiji11 kalabalık kitleleri arkasına almayı başarmıştır. 1868 yılında yapılan Boshin ve Toba-Fushimi savaşlarını İmparator yanlısı güçlerin kazanmasıyla Tokugawa Şogunlugu bitmiştir.Doğulu değerleri koruyarak modernleşme taraftarı olan ve “zengin ülke, güçlü ordu” sloganıyla yola çıkan İmparator Meiji’nin ülke yönetiminde tek söz sahibi olması, Japonya yakın tarihinin en önemli olaylarından birisidir. İmparator Meiji döneminde Japonya hızla bir reform sürecine girmiştir. Meiji döneminde yapılan reformlar kısaca şöyle özetlenebilir: Öncelikle batı tipi modern merkezi devlet yapısı geliştirilmek için adımlar atıldı. Başkent Tokyo’ya taşındı ve Tokugawa Şogunluğu döneminde “Edo” yapılan şehrin ismi tekrar “Tokyo” olarak değiştirildi. Feodal beylikler sistemi olan daimyo rejimi sonlandırıldı ve merkezi bir devlet bürokrasisi kuruldu. Kast düzeni kaldırıldı. Toprak ve vergi reformu gerçekleştirildi. Devlet bankası başta olmak üzere birçok banka kuruldu. İlk adımı 1870 yılında atılmakla birlikte kısa sürede ülkenin dört bir yanına demiryolu ağı kuruldu. 1871 yılında ilk gazete yayınlanmaya başladı. 1872 yılında cinsiyet ayrımı gözetmeksizin tüm Japon çocukları için ilköğretim mecburiyeti getirildi. 1872 yılında zorunlu askerlik kabul edilerek düzenli merkezi ordu kuruldu.Bu dönemde, vatandaşları, yönetime karşı daha uysal ve itaatkâr olmaya teşvik eden Şinto dini kurumsallaştırılarak tüm ülke çapında yaygınlaşması için çalışmalar yapıldı.0183515Meiji kelimesi Japoncada “aydınlanmış düzen/yönetim” anlamına gelmektedir. İmparatorun gerçek ismi olan Mutsuhito, bugün neredeyse hiç kullanılmamakta onun yerine kendisine verilen unvan herkes tarafından bilinmektedir.55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085Tüm bu reform girişimleri kısa zamanda inanılmaz sonuçlar verdi ve Japonya, kısa sürede büyük bir ekonomik, askeri ve endüstriyel güç haline dönüştü; bu gücünü de önce 1894 yılında Çin Savaşı’nda, 1904-1905’te de Rus Savaşı’nda tüm dünyaya gösterdi.Meiji reformlarının modern bir siyasal hayat kurulmasına yönelik adımları da oldu. Bugünkü modern Japon siyasal hayatının temelleri bu dönemde atıldı. 1882 yılında İngiltere, Almanya ve Fransa anayasal düzenleri üzerinde çalışılarak 1889 yılında yeni bir anayasa ilan edildi. Özellikle İngiliz örneğini fazla liberal ve yönetilmesi imkânsız bulan Heyet, özellikle Alman (Prusya) modelinden fazlasıyla esinlenmiştir.İmparatora üstün yetkiler tanıyan Meiji Anayasası’nın en temel özellikleri kısaca şöyle özetlenebilir:122. maddeye göre, İmparator kutsal ve dokunulmazdır.4. maddeye göre, Bütün egemenlik hakları İmparatora aittir.5. maddeye göre, yasama yetkisi onun adına iki meclisli parlamento (Diet) tarafından yürütülecektir.6. maddeye göre, yasaları İmparator uygular.9. maddeye göre İmparator, kanunların uygulanması için veya ülkenin durumu kötüye giderse emirnameler (meiri) çıkarabilir.10. maddeye göre, İmparator, memurları atayabilir/görevlendirebilir.11. ve 12. maddelere göre ordu ve donanmaya İmparator komuta eder.13. maddeye göre İmparator savaş ilan edebilir; barışa karar verir, antlaşmalar imzalayabilir.14. maddeye göre, İmparator sıkıyönetim ilan edebilir.15. maddeye göre, İmparator rütbe ve şeref unvanları verebilir.45. maddeye göre, bakanlar ve hükümet, parlamentoya karşı değil doğrudan İmparatora karşı sorumludur.İmparator, hükümetle veya parlamentoyla anlaşmazlığa düşerse bu ikisini feshedebilir ve yeni seçimler yaptırabilir.24130140970“The Constitution of Japan”, Japonya Parlamentosu Kütüphanesi İnternet Sitesi, http://www.ndl. go.jp/constitution/e/etc/c02.html, Erişim: 02.05.2015.46228003035305572125000Japonya289-72263053340-71945553340Anayasa’nın ilanını takiben 1890 yılında ilk Japon Parlamentosu açıldı. Parlamentonun kurulmasını takiben ilk siyasi partiler ortaya çıkmaya başladı. 1890 yılında ilk meclis için genel seçim yapıldı. 25 yaşında, bulunduğu yerde en az bir yıl ikamet etmiş ve en az 15 yen vergi veren 450.000 vatandaşın (yani yaklaşık 40 milyonluk nüfusun sadece %1,13’ü)13 oy kullanabildiği ilk seçimlerin galibi, bugün Japonya’da halaiktidarda bulunan Liberal Demokrat Partinin atası olan ve 300 sandalyeli Meclisin 171’ini alan Liberal Partidir(Jiyūtō).3.2. Meiji Sonrası Dönemİmparator Meiji’nin 1912 yılında ölümünün ardından tahta geçen oğlu İmparator Taisho döneminde, radikal olmasa da bazı reformlar yapılmış ve Meiji döneminde belirlenen temel politikalar ekseninde Japonya; içeride modernleşmeye ve kalkınmaya, dışarıda da saldırgan bir dış politika ile genişlemeye devam etmiştir.Yapılan reformlar arasında en dikkat çekici olanları; ilk kez soylu olmayan birinin başbakan seçilmesi (1918), siyasal partilerin kurulması ve tüm erkeklere oy hakkı verilmesidir (1925). Ancak bu “liberal” dönem, Büyük Buhran’ın Japon ekonomisi üzerindeki olumsuz etkileri, ülkedeki artan işçi politizasyonu ve Japonya-Çin rekabeti nedeniyle artan milliyetçi duygular ile birleşince çökmüş ve 1931 yılından başlayarak Japonya’da faşist dönem başlamıştır.14Özellikle art arda gelen askeri başarılar Japonya’da ırkçı ve faşist bir ideolojiye sahip askerlerin giderek güçlenmesine ve yönetimde kimsenin sözünü dinlemeyecek kadar gözü kara adımlar atmasına yol açmıştır.Nitekim 1931 yılında Japon Ordusu’nun Hükümete haber bile vermeden Çin’i işgale başlamasını protesto eden Başbakan Inukai Tsuyoshi bir suikasta kurban gitmiştir. Bunu, Japon Ordusu’nun saldırganlığını eleştiren birçok siyasetçinin suikastı izlemiştir. Gerek suikastlarla gerekse0115570“125 Years Ago: Japan’s First Election”, Meishowa İnternet Sitesi, http://www.meijishowa.com/calendar/156/07-01-1890-japan-first-general-election, Erişim: 02.05.2015. Özellikle vergi ödeme mecburiyetinden dolayı, 1890 yılında seçmenlerin ezici çoğunluğu eski feodal beyler ile yerel gi-rişimcilerdir. Seçmenlerin %9’u da eski samuraylardır. Tüm erkek Japonların oy kullanma hakkını elde edebilmesi ancak 1925 yılında, Japon kadınların oy kullanma hakkını elde edebilmesi ise ancak 1947 Anayasasıyla mümkün olabilmiştir.Ozan Örmeci, “Siyasal Sistemler: Japonya”, http://politikaakademisi.org/siyasal-sistemler-japonya/,Erişim: 02.05.2015.55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085diğer yıldırma politikalarıyla yönetimde tek söz sahibi haline gelen Ordu, aynı zamanda ülkeyi İkinci Dünya Savaşı’na sokarak Japonya’nın felaketi olacak adımları da atmaya başlamıştır. Ordunun, imparatorun himayesinde siyaset sahnesinde egemen olduğu bu dönem sonucunda Japonya, Mançurya işgali ile başladığı yayılmacı siyaseti ile Asya’da devasa bir imparatorluk kurmayı başarmış, ancak İkinci Dünya Savaşı sürecinde Amerika Birleşik Devletleri ile Pearl Harbor baskını sonrası yaşadıkları savaş, İmparatorluğun sonunu getirmiştir.Hiroşima ve Nagazaki’ye atom bombası atılmasıyla sonuçlanan İkinci Dünya Savaşı bittiğinde Japonya, yaklaşık üç milyon insanını kaybetmiş, neredeyse bütün şehirleri dümdüz edilmiş, üretimi tamamen durmuş bir ülke haline gelmişti.3.3. 1947 Anayasası’nın Hazırlanışı17780107315Amerikalıların Japon Anayasasına Dikte Ettiğiİlkeleri Gösteren Belgeden Bir Sayfaİkinci Dünya Savaşı’nın bitimine yakın Japonya’nın teslim koşul-larını ve savaş sonrası Japon-ya’nın geleceğini görüşmek üze-re Potsdam’da bir araya gelen Çin Milliyetçi Hükümet Başkanı Chiang Kai-shek, Birleşik Krallık Başbakanı William Churchill ve ABD Başkanı Harry S. Truman, bir deklarasyon yayınladılar. Buna göre, Japonya’ya kayıtsız şartsız teslim olmaktan başka bir seçenek sunmayan Mütte-fik Kuvvetler, savaş sonrası Ja-ponya’nın nasıl şekilleneceğine dair de önemli ilkeler belirledi-ler. Bunların anayasa açısından önemli olanı 10. Bölümdeki şu ilkeydi: “Japon Hükümeti, de-mokratik eğilimlerin yeniden canlandırılması ve güçlendiril-mesi için halkın önündeki en-46228003035305572125000Japonya291-72263053340-71945553340gelleri kaldıracaktır. Temel insan haklarına saygıyla birlikte din, ifade ve düşünce özgürlüğü tesis edilecektir.”Bu ilke, yeni Anayasa’nın temellerini de atmaktaydı. Nagazaki ve Hiroşima’ya atom bombalarının atılmasından sonra 2 Eylül 1945’te Japonya adına teslim anlaşmasını imzalayan İmparator, ABD Kuvvetlerinin başındaki General MacArthur’a, “Savaşta Japonya’nın yaptığı her şeyin sorumluluğunu almaya razı olduğunu” belirtmiştir. Ancak General MacArthur, buna gerek olmadığını, ancak “yaşayan bir tanrı gibi değil, ama sıradan bir fani gibi tahtta kalabileceğini” belirterek aslında Japonya’nın yeni anayasası için bir Hükümet modeli de çizmiş oluyordu.15İşgalin ardından, Ekim 1945’te General MacArthur, Ekim 1945’de bir direktif yayımlayarak liberal bir anayasa yapılması ve diğer önemli beş noktada toplanan reform emrini vermiştir. Buna göre;Büyük ve güçlü aile firmaları (zaibatsu) kaldırılmalı ve bunun yerine küçük ve orta büyüklükte şirketler kurulmalı ve böylece ekonomik düzen demokratikleştirilmeli;Eğitim düzeni geleneksel otoriter bir yapıdan arındırılıp liberalleştirilmeli;Kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanınarak kamusal ve toplumsal alanda aktif rol almalarına zemin hazırlanmalı;İşçi sınıfına grev hakkı tanınmalı veİdari olarak otoriter sistem yerine demokratik bir bürokratik ve idari sistem kurulmalıydı.16McArthur, bu ilkeler çerçevesinde Japonlardan yeni bir anayasa hazırlamalarını bekledi. 1889 Meiji Anayasası’nı değiştirme konusunda isteksiz olan Japon Hükümeti, bir süre ayak diredikten sonra 1945 sonunda Bakan Joji Matsumoto başkanlığında anayasa hukukçularından oluşan bir komisyon kurdu. Komisyonun hazırladığı taslak Şubat 1946’da kamuoyuyla paylaşıldı. Japonların hazırlamış olduğu yeni anayasa taslağı radikal değişiklikler getirmemekteydi; hatta bir Japon anayasa hukukçusunun ifadesiyle aslında Meiji Anayasasının rötuşlanmasından0106680Roskin, Çağdaş Devlet Sistemleri, s. 423.Takashi Igarashi, “MacArthur’s Proposal for an Early Peace with Japan and the Redirection of Occupation Policy toward Japan: United States Policy toward East Asia: 1945-1950”, The Japanese Journal of American Studies 1, 1981, s. 55-86.55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085ibaret bir metindi.17 Bu taslak aslında yeni bir anayasayı sıfırdan yazmaya pek hevesli olmayan ve Japonlardan gelecek ılımlı bir anayasa taslağını kabul etmeye hazır olan işgal güçlerini memnun etmedi. Taslağın bütünüyle elden geçirilmesi fikrine Japon Hükümetini bir türlü ikna edemeyen General MacArthur, Aralık 1946’da Milo Rowell ve Courtney Whitney isimli hukuk dereceli iki üst düzey subayına bir anayasa taslağı hazırlamaları emrini verdi. Japon hukukçuların ve siyasetçilerin fikrini de alan ve Meiji Anayasasını da göz önünde bulunduran ABD heyeti, 6 gün içinde bir taslak hazırladı ve MacArthur’a sundu. Taslak metinde tek meclislilik gibi bazı unsurlar Japon Hükümetinin önerileri doğrultusunda değiştirilerek metne son şekli verildi. İmparatorun onayladığı yeni Anayasa 3 Mayıs 1947’de yürürlüğe girdi.MacArthur’un metni, o sıralarda Japonya’da anayasa reformu konusunda Japon liberallerin görüşlerinden oldukça etkilenmiştir. Bu yüzden, MacArthur’un metninin ABD tipi bir başkanlık sistemi ve federal yapı öngörmediği; İngiliz modelinden esinlenerek parlamenter sistem ve üniter yapı öngördüğü birçok yazar tarafından dile getirilmektedir.183.4. 1947 Anayasası’nın Temel İlkeleriJaponya Anayasası, 3 Kasım 1946 tarihinde Japon İmparatoru Hirohito tarafından onaylanmış ve 3 Mayıs 1947 tarihinde de yürürlüğe girmiştir.Giriş hariç 11 Bölüm, 103 madde ve yaklaşık 5.000 kelimeden oluşan Japonya Anayasasının en önemli özelliği, İkinci Dünya Savaşının yıkıcı etkileri dolayısıyla sürekli evrensel barışa vurgu yapması ve birtakım ilkelere dayanan bu evrensel barışın korunması konusunda giriş bölümünde ulusal bir söz verilmiş olmasıdır. Giriş bölümünde yer alan “Biz Japon ulusu,…her zaman için baskı ve taassubun, zulüm ve köleliğin dünyadan uzak tutulması ve barışın korunması için mücadele ederek, uluslararası toplumda şerefli bir yere sahip olmak isteğindeyiz” ifadeleri dikkat çekicidir.Girişten sonra yer alan birinci bölümde (1-8. madde) İmparatorun devlet içindeki konumu açıklanmaktadır. Bu bölümde Devletin ve24130208915Ronald E. Dolan ve Robert L. Worden, Ed., Japan: A Country Study, (Washington: GPO for the Library of Congress, 1994), http://countrystudies.us/japan/110.htm, Erişim:02.05.2015.Ronal E. Dolan ve Robert L. Worden, Japan: A Country Study.46228003035305572125000Japonya293-72263053340-71945553340ulusun birliğinin simgesi olarak tanımlanan İmparatorun anayasal yapı içindeki yeri, hak ve yetkilerinin kapsam ve sınırları ile bunların neler olduğu, yasama organı ve hükümet ile ilişkileri düzenlenmektedir. 1947 Anayasasında egemenliğin imparatordan (tenno) alınıp halka verilmesi en radikal değişikliktir ve Meiji Anayasasından en köklü kopuştur. Böylece Yeni Anayasa ile devlet biçimi otoriter karakterini yitirmiş ve Japonya bir parlamenter demokratik ülke haline getirilmiştir. Ancak belirtmekte fayda vardır ki Japonya’da “insan ilişkileri, formel kurumsal ilişkilerle biçimlendirildiği ölçüde, enformel, Anayasada yer almayan değerlere göre de şekillenmektedir. Dolayısıyla kurumlar ve kurumsal ilişkileri açıklamak, her zaman Japonya’da temel toplumsal ilişkileri açıklamak anlamına gelmemektedir. Örneğin İmparatorluk Ailesi, Batı toplumlarında görülmeyen ölçüde bir saygınlık makamı olma özelliğini korumaktadır.”19İkinci bölüm yalnızca 9. maddeden ibaret olup, giriş bölümünde yer alan evrensel barışın korunması konusunun somutlanması niteliğindedir. “Savaştan feragat” başlığını taşıyan bu maddede savaşın ulusun egemenlik hakkı olarak tanınmadığı ve uluslararası anlaşmazlıkların çözümünde tehdit ve kuvvet kullanmaktan sürekli olarak vazgeçildiği ifade edilmektedir. Ayrıca bu maddede Japonya’nın kara, deniz ve hava kuvvetleri ile savaşta kullanılabilecek bir başka gücü geliştirmeyeceğine de yer verilmiştir. Madde tam olarak şöyledir:“Adalet ve düzene dayalı bir uluslararası barışa içtenlikle gönül veren Japon halkı; savaşı ulusal egemenlik hakkı, tehdidi ve güç kullanımını da uluslararası çatışmaların çözüm aracı olarak görmekten sonsuza kadar vazgeçmektedir.Yukarıdaki paragrafta belirlenen amaca ulaşmak için kara, deniz, hava güçlerine ya da diğer potansiyel savaş kaynaklarına asla sahip olmayacaktır. Devlete hiçbir zaman savaşma hakkı tanınmayacaktır.”Bu maddeden dolayı Japonya Anayasası’na “barış anayasası” da denmektedir. Her ne kadar bu madde Japonya’yı kara, deniz ve hava kuvvetleri kurmaktan alıkoyuyorsa da, Soğuk Savaşı’n getirdiği uluslararası konjonktürü iyi değerlendiren Japon devleti, bu maddenin bir öz savunma gücü kurulmasına engel olmadığını yorumuyla küçük profesyonel bir ordu kurmuştur. Deniz, kara ve hava unsurları ile birlikte0165735Hakkı Büyükbaş, “Japon Siyasal Sisteminin Gelişimi Üzerine Bir İnceleme”, SDÜ Fen Edebiyat Fakül-tesi Sosyal Bilimler Dergisi, Sayı28, Nisan 2013, s. 53.55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085yaklaşık 260.000 personeli bulunan20 bu öz savunma gücü yaklaşık 46 milyar dolarlık askeri harcama büyüklüğü (Türkiye’nin askeri harcamalarının iki katından fazla) ile dünyada 2013 yılında 7. sıradadır.21Anayasa’nın en büyük bölümü olan üçüncü bölüm (10-40. maddeler), ulusun hak ve görevlerine ayrılmıştır. Bu bölümde insan hak ve özgürlükleri anayasal güvence altına alınmıştır. Yasa önünde eşitlik, ayrımcılık yasağı, kölelik yasağı, eğitim hakkı, işkence yasağı, düşünce ve inanç özgürlüğü düzenlenmiş; devletin ve diğer kamu organlarının dinsel eğitim ve faaliyette bulunması yasaklanmış; çalışma hakkı, hak arama özgürlüğü, mülkiyet hakkı ve örgütlenme özgürlüğü güvence altına alınmış; aksi ispatlanıncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağı belirtilmiştir.Dördüncü bölüm (41-64. maddeler) Diet olarak adlandırılan parlamentoya ayrılmıştır. Bu bölümde parlamentonun yapısı ve işleyişine yer verilmektedir.Beşinci bölüm (65-75. maddeler) devletin yürütme organı olan hükümete ayrılmıştır. Bu bölümde hükümetin yapısı, işleyişi, görevleri ve parlamento ile ilişkileri düzenlenmektedir.Altıncı bölüm (76-82. maddeler) yargı erkine ayrılmıştır. Bu bölümde mahkemelerin genel düzeni, yargı bağımsızlığı, anayasa yargısı ve hâkim güvencesi konuları düzenlenmiştir.Yedinci bölüm (83-91. maddeler) maliyeye ayrılmıştır. Bu bölümde devletin mali yapısı, vergi ve bütçe ilkeleri düzenlenmiştir.Sekizinci bölüm (92-96. maddeler) yerel yönetimlere ayrılmıştır. Bu bölümde yerel yönetimlerin yapısı ve özerkliği konusu düzenlenmektedir.Tek maddeden (96. madde) oluşan dokuzuncu bölümde anayasanın değiştirilme yöntem ve süreci tanımlanmaktadır. Bu maddeye göre, anayasanın değiştirilebilmesi için parlamentonun her iki kanadının değişiklik teklifini üçte iki çoğunlukla kabul etmesinin ardından aynı metnin referandumda da kabul edilmesi gerekmektedir.24130102870“Outline of the Ministry of Defense and the Self-Defense Forces”, Japonya Savunma Bakanlığı İnter-net Sitesi, http://www.mod.go.jp/e/publ/pamphlets/pdf/organization/organization.pdf, Erişim: 02.05.2015.“Trends in World Military Expenditure, 2014”, Stokholm Uluslararası Barış Araştırma Enstitüsü İnternet Sitesi, http://books.sipri.org/files/FS/SIPRIFS1504.pdf, Erişim: 02.05.2015.46228003035305572125000Japonya295-72644053340-72326553340Onuncu bölümde (97-99. maddeler) en yüksek kanun olarak tanımlanan anayasaya aykırı hiçbir düzenleme yapılamayacağı, herkesin bu anayasayı uygulama ve koruma yükümlülüğü olduğu düzenlenmektedir.On birinci ve sonuncu bölümde ek hükümler yer almaktadır. 100-103. maddelerin yer aldığı bu bölüm anayasanın yürürlüğe girişine kadar olan sürece ilişkin kimi hükümleri içermektedir.4.1. ANAYASAL ORGANLAR4.1. Yürütme OrganıJapon devlet sistemi içinde yürütme görevi İmparator ve Hükümet tarafından yerine getirilmektedir. İkinci Dünya Savaşı’ndan önce egemenlik hakkının İmparator’un şahsında toplandığı kabul edilerek bütün güç İmparator’da toplanmasına rağmen, savaştan sonra bu yetkiler sembolik düzeye indirilmiştir. Bu nedenle hükümet adeta yürütmenin tek organı gibi çalışmaktadır.4.1.1. İmparatorAnayasa’da İmparator devletin ve ulusal birliğin sembolü olarak tanımlanmasına karşın onun bu sıfatı egemenliğe sahip ulusun iradesinden doğmaktadır. Bu düzenleme ile egemenlik imparatorun elinden alınmış, halka verilmiş ve yapılan diğer değişikliklerle imparatorluk sembolik ve temsili bir hale getirilmiştir. İmparatorluk makamı hanedanlık olup babadan oğula geçen bir niteliği vardır. İmparatorun devlet yönetimindeki yeri Parlamento tarafından çıkarılan İmparatorluk Sarayı Hakkındaki Yasayla düzenlenmektedir. Bu Yasa ile tahta çıkma törenleri, imparator ailesi, naipliği, imparatorluk arşivleri, mozoleler ve yıldönümleri ile İmparatorluk Saray Konseyi gibi konular düzenlenmiştir. Anayasa’nın 3. maddesine göre İmparator, devlete ait işleri bakanlar kurulunun tavsiyesi ve onayı ile yapar ve bu işlerden hükümet sorumludur.İmparatorun Tahta ÇıkmasıAnayasa’nın 2. maddesine göre “İmparatorluk tahtı hanedanındır ve Diet’in (parlamentonun) kabul ettiği esaslar çerçevesinde veraset ile intikal eder. Parlamento tarafından 1947 yılında kabul edilen İmparatorluk55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532541910İmparator Akihito ve ABD Başkanı Barack ObamaHanesi Kanununa göre (her ne kadar Japonya geçmişinde imparatoriçe örnekleri olsa da) tahta geçmek için erkek olma şartı getirilmiştir.22 Parlamentoda kanun görüşülürken bu düzenlemenin cinsiyet eşitliğine aykırı olduğu itirazları güçlü bir şekilde dillendirilmiş ancak Meiji döneminde koyulmuş kurallar pek fazla değiştirilmeden kabul edilmiştir.İmparatorluk tahtına geçmek için erkek olma şartı bugünlerde Japonya’da ciddi bir tartışma konusu olmaya başlamıştır; çünkü şu anki İmparator Akihito’dan sonra tahta geçecek olan Veliaht Prens Naruhito’nun yalnızca bir kızı vardır. Dolayısıyla bu konuda bir değişiklik mecburiyeti doğacak gibi görünmektedir. Ancak Diet, bu konuyu görüşmeyi şimdilik gündemine almamıştır.Japonya sadece bir hanedan tanıdığı için imparatorların soyadı yoktur.İmparatorun YetkileriAnayasa’nın 6 ve 7. maddelerinde tek tek sayılarak belirlenen İmparatorun görev ve yetkileri şunlardır:Anayasa değişikliklerini, yasaları, bakanlar kurulu kararlarını ve anlaşmaları yayınlamak,24130118110“The Imperial Household Law”, Japonya İmparatorluk Hanesi Kurumu İnternet Sitesi, http://www. kunaicho.go.jp/e-kunaicho/hourei-01.html, Erişim: 02.05.2015.46228003035305572125000Japonya297-72263053340-71945553340Parlamentoyu toplantıya çağırmak,Temsilciler Meclisini feshetmek,Parlamento genel seçimlerini ilan etmek,Devlet bakanlarını ve kanunun öngördüğü memurları atamak, görevden almak, elçi ve siyasi temsilcilere güven mektubu vermek,Genel af veya bireysel af işlemlerini yapmak,Şeref nişanları vermek,Kanun tarafından öngörülen diplomatik konularda onayları teyit etmek ve diğer işleri yapmak,Yabancı bakanları ve elçileri kabul etmek,Devleti içeride ve dışarıda temsil etmek, törenlere katılmak.Bunların dışında İmparator Başbakanı ve Yüksek Mahkeme Başkanını atar. Ancak İmparatorun bu yetkisi bağlı yetkidir. Başbakanın önce parlamento tarafından seçilmesi, Yüksek Mahkeme Başkanının ise bakanlar kurulu tarafından önerilmesi gerekmektedir. İmparatorun yetkileri sadece bu iki maddede sayılanlarla sınırlıdır. Çünkü Anayasa’nınmaddesine göre, İmparator yalnızca Anayasa’da gösterilen işleri yapar, icra yetkisi yoktur; görüldüğü gibi, İmparator devletin başı olmasına rağmen icrai hiçbir yetkisi ve işlevi yoktur kullandığı en önemli yetkiler bağlı yetki niteliğindedir.İmparatorun, işlemleri için bakanlar kurulunun görüş ve onayını alması koşulu o kadar kesindir ki, parlamento tarafından seçilmiş başbakanın atanması işlemi bile önceki bakanlar kurulunun onayına tabidir.İmparatorun SorumluluğuAnayasanın 3. maddesi İmparatorun bütün işlerinin Bakanlar Kurulunun öneri ve onayını gerektirdiğini ve bu işlemlerden dolayı Bakanlar Kurulunun sorumlu olacağını ifade etmektedir.Siyasi sorumluluğun dışında, kendisine tanrısallık atfedilen imparatorun ne şahsi eylemlerinden dolayı ne de göreviyle ilgili eylemlerinden dolayı cezai veya hukuki sorumluluğu bulunmaktadır.23075565Kemal Gözler, Devlet Başkanları: Bir Karşılaştırmalı Anayasa Hukuku İncelemesi, (Bursa: Ekin Yayın-ları, 2001), s. 115.55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-695325450854.1.2. Hükümet24130104140Başbakan Shinzo AbeYürütme yetki ve sorumluluğu Bakanlar Kuruluna aittir. Yü-rütmenin sorumlu kanadı olan Bakanlar Kurulu Başbakan ve Bakanlardan oluşur. İmparator, parlamento tarafından ve par-lamento üyeleri arasından seçi-len Başbakanı atar ve Başbakan ise bakanları seçerek Bakanlar Kurulunu (kabineyi/hükümeti)oluşturur. Bakanlar Kurulu icradan parlamentoya karşı toplu olarak so-rumludur. Bakanlar Kurulu üyelerinin çoğunluğunun parlamento içinden ve sivil olması zorunludur. Başbakan atadığı bakanları görevden alabilir.Başbakanın seçilmesinde Temsilciler Meclisi ile Senato arasında anlaşmazlık çıkması ve yasada belirtilen şekilde iki meclis karma komisyonunda da bir anlaşmaya varılamaması veya Temsilciler Meclisinin kendi adayını göstermesinden itibaren Senatonun kendi adayını 10 gün içinde gösterememesi durumunda Temsilciler Meclisinin kararı parlamentonun kararı haline gelir. Anayasanın 67. maddesinde başbakanın, 68. maddesinde de bakanların çoğunluğunun parlamento içinden seçileceği belirtilmesine karşın uygulamada çoğunlukla başbakan yalnızca Temsilciler Meclisi içinden, bakanların ise tamamı parlamento içinden seçilmiştir.24Bakanlar Kurulu meclisten güvenoyu alarak göreve başlar. Bakanlar kurulunun güvenoyu alamaması durumunda, hükümet 10 gün içinde Temsilciler Meclisinin feshini isteyerek seçimleri yenilemezse toplu olarak istifa eder.Japonya’da kabine göreceli olarak küçüktür. Dönemsel olarak değişebilmekle birlikte genellikle 10-12 civarında icracı bakanlık bulunur. Devlet bakanlıkları ile birlikte bu sayı toplamda 18-20 civarında olur. Mevcut Shinzo Abe Hükümetinde ise durum teamüllerden biraz farklıdır; 20 bakan, 26 devlet bakanı ile oldukça geniş bir Kabine bulunmaktadır.25 Bakanlık görevini üstlenmediği zamanlarda dahi Bakanlar Kurulu Baş2413055245Yusuf Pustu, “Japonya”, Çağdaş Siyasal Sistemler içinde, (Ankara: Binyıl Yay., 2012), s. 321.“The Cabinet”, Japonya Başbakanlık İnternet Sitesi, http://japan.kantei.go.jp/97_abe/meibo/in-dex_e.html, Erişim: 02.05.2015.46228003035305572125000Japonya299-72263053340-71945553340Sekreteri, kabine üyesi olarak toplantılara katılır. Japonya’da ilginç bir hükümet geleneği olarak, bir bakanın birden fazla bakanlık alanına bakması mümkündür. Mesela mevcut Kabine’de Hiroshige Seko, Ekonomi, Ticaret ve Sanayi Bakanıdır. Ancak, aynı zamanda Endüstriyel Rekabet Bakanlığı, Rusya İle Ticari İşbirliği Bakanlığı, Nükleer Kazanın Ekonomik Etkilerini Bertaraf Etme Bakanlığı gibi birkaç bakanlıktan daha sorumludur. Bazı durumlarda bir bakanlıktan birden fazla devlet bakanının sorumlu olması da söz konusudur. Mesela mevcut Kabine’de Tarım, Ormancılık ve Balıkçılık Bakanlığından hem Ken Saito hem de Yosuke Isozaki sorumludur.Hükümetin Kurulması ve Görev Süresinin BitmesiHükümetlerin görev süresi, parlamentonun görev süresiyle paraleldir. Dolayısıyla hükümetlerin görev süresi dört yıldır. Ancak Japonya’da Hükümetlerin görev süresi özellikle Liberal Demokrat Parti’nin içindeki güç dengelerinden etkilendiği için ortalama olarak 15 aydır. Bakanların ortalama görev süresi ise bir yıl civarındadır.26Japonya’da başbakanların görev süresine ilişkin bir kısıtlama bulunmamaktadır. Buna karşın Liberal Demokrat Parti’nin Tüzüğü gereği parti liderleri en fazla beş yıl görev yapabilmektedir. Fiili durumda başbakanların ezici çoğunluğu Liberal Demokrat Parti içinden çıktığı için başbakanların da görev süresi beş yıl olarak kısıtlanmış bulunmaktadır. 2001-2006 yılları arasında çok büyük bir halk desteği alarak partisini başarıya götüren ve radikal reformlar gerçekleştiren Junichiro Koizumi de beş yıllık başbakanlık süresi bittikten sonra partisi iktidarda olmasına rağmen görevden ayrılmak zorunda kalmıştır.27Bu kural getirilmeden önce 1964-1972 yılları arasında başbakanlık yapmış olan Eisaku Sato, Japonya’da en uzun süre görevde kalmış başbakandır.Japonya’da yakın tarihe kadar en önemli bakanlık İkinci Dünya Savaşı sonrası Japon kalkınmasının ana motoru olan Uluslararası Ticaret ve Sanayi Bakanlığı olmuştur. Hatta 1980lere kadar yazılı olmayan bir kural olarak başbakanların çoğu uluslararası ticaret ve sanayi bakanları arasından çıkmıştır.062230Roskin, Çağdaş Devlet Sistemleri, s. 433.Roskin, Çağdaş Devlet Sistemleri, s. 433.55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085Günümüzde Japon Kabinesinde, başbakandan sonra en etkili ikinci kişi –bakan olmadığı halde- Kabine Baş Sekreteridir ve Hükümetin resmi sözcülüğü görevini de üstlenmektedir. Geleceğin başbakanları genellikle bu görevi üstlenmiş olanlar arasından çıkar. Mesela mevcut Başbakan Shinzo Abe, Koizumi döneminde Kabine Baş Sekreterliği yapmıştır.Japonya’da çok güçlü siyasetçi aileler bulunmaktadır ve Diet üyeliğiyle Kabine üyeliği genellikle bu aileler arasında el değiştirmektedir. Mesela son yedi başbakana bakacak olursak, Koizumi’nin babası ve dedesi Diet üyesidir. Shinzo Abe baba tarafından üç nesildir Diet üyesidir; anne tarafından ise dedesi başbakandır. Yasuo Fukuda’nın babası başbakandır. Taro Aso’nın babası bürokrat ve politikacıdır. Yukio Hatoyama’nın ailesi dört nesildir Diet üyesidir ve büyük dedesi Temsilciler Meclisi Başkanıdır; dedesi de Liberal Demokrat Partinin kurucusu ve ilk başkanı olup başbakanlık yapmıştır. Naoto Kan’ın babası fabrika patronudur. Son yedi başbakandan sadece Yoshihiko Noda’nın babası alt sınıflardan gelmektedir; zaten kendisi de klasik elit sınıfın yönettiği Liberal Demokrat Parti’den değildir; Japonya Demokrat Partisi’nin Genel Başkanıdır.Bu durum, kabinenin diğer üyeleri ve Diet üyeleri için de geçerlidir. Dışarıdan bakıldığında anti-demokratik şeklinde değerlendirilebilecek bu durum aslında Japonya’nın özgünlüklerinden birisidir. Roskin’e göre, Çin, erken dönemde merkezi ve bürokratik bir imparatorluk haline gelerek feodalizmi aştığından bugünkü Çin’de böyle yapılar görülmemektedir. Fransa, feodalizmi mutlakiyetçilikle uzun süre aşındırdığından cumhuriyet rejimine geçildikten sonra böyle durumlar görülmemiştir. Ancak, Japonya o kadar uzun süre ve o denli derinlemesine feodaldi ki, feodal özellikler Japon siyasetinde hala güçlüdür.28Özellikle Meiji Restorasyonu, sınıfsız bir toplum ideali ile yola çıkarken aslında dünyadaki diğer tüm örneklerden çok daha uzun süre yaşamış köklü Japon feodalizmini tümüyle yok etmek niyetinde değildi. İmparator Meiji, feodal dönemin güçlü ve etkili ailelerine sanayide bazı sektörlerin imtiyazını bahşederek modern dönemin elitleri olmanınyolunu göstermiştir. Nitekim yeni açılan bu yolda eskinin güçlü feodal aileleri yeni dönemin güçlü sanayi grupları olan zaibatsularıoluşturmuştur. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra da her ne kadar ABD, ilk başlarda bu zaibatsuları dağıtmaya niyetlendiyse de sonrasında bu sanayigruplarıyla işbirliği imkanlarını kullanmaya karar vermiştir. Nitekim, Meiji Döneminin zaibatsuları isim ve biraz şekil değiştirerek keiretsular2413069215Roskin, Çağdaş Devlet Sistemleri, s.415.46228003035305572125000Japonya301-72644053340-72326553340olarak bugün hala Japon ekonomisinin ana motoru olmaya devam etmektedir. Güçlü ailelerin sanayi kollarında etkinliği aynı zamanda siyasete de yansımaktadır. Güçlü siyasetçi ailelerin varlığı arkalarındaki bu ekonomik güçle daha iyi anlaşılmaktadır.Hükümetin YetkileriAnayasa’ya göre yürütme gücünü elinde bulunduran bakanlar kurulunun görevleri şunlardır:Yasaların sadakatle uygulanmasını sağlamak,Devlet işleri düzenlemek ve yönetmek,Dış ilişkileri yürütmek,Parlamentonun önceden ya da gerektiğinde sonradan onayını almak koşuluyla anlaşmalar imzalamak,Kamu yönetimini düzenlemek,Bütçeyi hazırlamak ve parlamentoya sunmak,Anayasa ve diğer yasaların uygulanmasını sağlamak amacıyla kararlar ve kararnameler hazırlamak,Genel af, özel af, ceza indirimi, haklardan mahrumiyet veya hakların iadesine ilişkin İmparatora önerilerde bulunmak.Başbakan, bakanlar kurulunu temsil eder ve bu sıfatla kanun tasarılarını, iç ve dış işleri ilgilendiren raporları bakanlar kurulu adına parlamentoya sunar. Ayrıca, çeşitli yönetsel örgütler üzerinde denetim ve kontrol yetkisi vardır. Yürütme işlevini yerine getiren bir organ olarak bakanlar kurulu Temsilciler Meclisine karşı kolektif olarak sorumlu olduğundan kararlarının oybirliğiyle alındığı varsayılmıştır. Bakanlar kurulu kararlarının oybirliğiyle alınmasını sağlamak üzere Başbakana bakanlar kurulunu görevden alma yetkisi tanınmıştır.Bakanlar Kurulu Genel Sekreterliği, Milli Güvenlik Konseyi ve Yasama Bürosu bakanlar kurulunun yardımcı organlarıdır. Bakanlar Kurulu Genel Sekreterliği, bakanlar kurulu toplantılarının gündemini düzenlemek, bakanlıklar arasında eşgüdüm ve koordinasyonu sağlamak, gerekli bilgilerin toplanması için araştırma yapmakla görevlidir. Kurumun başında başbakan tarafından atanan bir Genel Sekreter ve bir Genel Sekreter Yardımcısı bulunur. Yasa tasarıları, uluslararası anlaşmalar ve bakanlar kurulu kararlarını hazırlamak ve bakanlar kurulu, Başbakanlık veya herhangi bir bakanlığa mevzuat hakkında danışmanlık yapmakla55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085görevli Yasama Bürosu hükümetin en işlevsel kurumlarından biridir. Ulusal savunma ile ilgili konularda ve acil durumlarda ne tür önlemler alınacağı hakkında müzakerelerde bulunmak ve bu konularda bakanlar kurulunu bilgilendirmekle görevli Ulusal Güvenlik Konseyi danışsal nitelikte bir organdır. Başbakan, Başbakan Yardımcısı, Dışişleri Bakanı, Maliye Bakanı, Bakanlar Kurulu Genel Sekreteri, Ulusal Güvenlik Komitesi Başkanı, Savunma Teşkilatı Genel Müdürü ve Ekonomik Planlama Teşkilatı Genel Müdürü Ulusal Güvenlik Konseyinin üyeleridir.Bakanlar kuruluna yardımcı olan bu organların yanı sıra, doğrudan hükümete bağlı olmayan ve özerk bir yapıda oluşturulmuş Sayıştay, Merkezi Yönetim içerisinde yer almaktadır. Sayıştay, mali hesapları incelemekle görevli tek devlet organıdır. Japon Anayasası’nın 90. maddesi, devletin kesin gelir ve gider hesaplarının Sayıştay tarafından yıllık olarak incelenmesi ve inceleme sonucunda hazırlanan Sayıştay raporunun bakanlar kurulu tarafından derhal parlamentoya sunulması hükmünü içermektedir. Aynı maddenin son fıkrasında Sayıştay’ın görevlerinin özel bir kanunla düzenleneceği hükmü yer almaktadır. Bu kanuna göre, Sayıştay’ın görevleri, devletin kesin gelir ve gider hesaplarını incelemek, kamu maliyesine nezaret etmek ve düzeltici önlemlerin alınmasını önermektir. Sayıştay’ın hükümetin yanı sıra parlamentoya karşı da bağımsız olması etkin bir denetleme yapılabilmesi ve denetlediği olaylarda adil bir sonuca varılabilmesi amacıyladır.Japonya Ulusal Meclis Binası (Diet)-6953252222546228003035305572125000Japonya303-72263053340-719455533404.2. Yasama Organıİkinci Dünya Savaşı’ndan sonra hazırlanan anayasa ile İmparatorluk Meclisinden ulusal nitelikteki Genel Meclise (Diet) geçilmiştir. Anayasa’nın girişindeki ilk cümleye “Biz Japon halkı, Genel Meclise usulüne göre seçilmiş temsilcilerimiz aracılığıyla hareket ederek” şeklinde başlanmış olması temsili demokrasinin kabulü anlamındadır. Yeni anayasa ile parlamento daha önceki danışma organı niteliğinden sıyrılmış, yasama erkini elinde bulunduran tek organ haline gelmiştir.Japon Parlamentosu ikili bir yapıya sahiptir: Temsilciler Meclisi (Shungiin) ve Senato (Sangiin). Parlamento devletin yasa yapma yetkisinesahip en yüksek ve tek organıdır. Her meclisin üye sayısı yasayla belirlenir.4.2.1. Temsilciler Meclisi0111125Japonya Temsilciler Meclisi Genel Kurul SalonuTemsilciler Meclisinin üye sayısı yıllara göre değişiklik göstermekle birlikte günümüz itibarıyla 475’tir. 295 üye birer kişilik seçim bölgelerinden basit çoğunluk sistemine göre seçilmekte olup geriye kalan 180 üye ise 6 ile 30 milletvekili düşecek şekilde bölünen 11 seçim bölgesinden nispi temsil esasına göre seçilmektedir.290127635Inter-Parliamentary Union, Chronicle of Parliamentary Elections, Cilt 37, (Geneva, Inter-Parliamen-tary Union, 2003) s.83.55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085Temsilciler Meclisi üyeleri 4 yıllığına seçilirler, ancak 4 yıl dolmadan meclisin dağılması durumunda üyelerin görev süresi de sona erer. Dar bölgelerden seçilen üyeler öncelikle kendi seçim bölgelerini temsil ederler. Diğerleri ise tüm Japonya’yı temsil etmektedir. Milletvekilleri 20 yaşını tamamlamış, yasal olarak engelli veya kısıtlı bulunmayan Japonlar tarafından serbest, eşit, doğrudan ve gizli oy, açık sayım ve döküm esasına göre seçilirler. Anayasa ile seçmenlere dil, din, ırk, cinsiyet, sosyal statü, eğitim, mülkiyet ve gelirine bakılmaksızın eşit oy hakkı verilmiştir. Seçmenler, parlamentonun her iki kanadı için de biri parti listesi, diğeri aday için olmak üzere iki oy kullanırlar. 25 yaşını tamamlayan her Japon vatandaşı milletvekili seçilme hakkına sahiptir. Milletvekilleri görev süreleri boyunca düzenli bir aylık alırlar, ancak başkaca bir gelir getirici faaliyette bulunmaları yasaktır.304.2.2. SenatoJapon Parlamentosu’nun ikinci kanadı Senatodur. Milletvekili seçilme yeterliliğine sahip, en az lise mezunu, 30 yaşını dolduran Japon vatandaşları senatör seçilebilirler. Senato seçimleri 6 yılda bir yapılmakta, ancak her üç yılda bir yarısı yenilenmektedir.31 Senatonun üye sayısı 242’dir. Anayasa’nın 48. maddesine göre bir üyenin iki mecliste birden görev alması olanaksızdır.Japon Parlamento sistemi içinde Temsilciler Meclisinin belirleyici durumda olduğu söylenebilir. Yasaların teklifi, ilgili komisyonlarda görüşülmesi ve kabul edilmesi önce bu meclis tarafından yapılmaktadır. Ayrıca hükümet tarafından hazırlanan bütçe tasarısı üzerinde ön görüşme hakkı vardır. Yanı sıra, Başbakan bu meclisin üyesidir ve kabinesini oluşturduktan sonra güvenoyunu yine önce buradan alır. Her iki Meclisin başbakanı atamak konusunda anlaşmazlığa düşmesi ya da Senatonun 10 gün içinde seçim yapamaması durumunda Temsilciler Meclisinin kararı parlamentonun kararı haline gelir.32 Bunların dışında Temsilciler Meclisi anlaşmaların sonuçlarını değerlendirmek konusunda da Senatoya göre önceliğe sahiptir.24130167640“Inter-Parlimanetary Union Parline Database: Japan Shugiin (House of Representatives) ElectoralSystem, IPU İnternet Sitesi, http://ipu.org/parline-e/reports/2161_B.htm, Erişim: 02.05.2015.“The Constitution of Japan”, Japonya Temsilciler Meclisi internet sitesi, http://www.shugiin.go.jp/ internet/itdb_english.nsf/html/statics/english/constitution_e.htm, Erişim: 02.05.2015.A. Burak Yıldız, “Japon Anayasası ve Yönetim Yapısı”, (Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Kırıkkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Yönetimi Anabilim Dalı, 2001) s. 58.46228003035305572125000Japonya305-72644053340-72326553340Parlamento olağan, olağanüstü ve özel oturum olmak üzere üç şekilde toplanmaktadır. Parlamentonun olağan toplantı dönemi Ocak ayında başlar ve 150 günlük bir çalışma takvimi vardır. Ancak bakanlar kurulu her bir meclisin dörtte birinin talebi üzerine parlamentoyu olağanüstü toplantıya çağırmak zorundadır.Kanun teklifi hazırlayan bir üye teklifini gerekçesi ile birlikte bulunduğu meclise sunar. Ancak bir üyenin yasa teklifi sunabilmesi için Temsilciler Meclisi için en az 20 üyenin, Senato için en az 10 üyenin desteğini alması gerekir. Bu teklifin bütçe ile ilgili olması durumunda Temsilciler Meclisi için 50, Senato için 20 üye desteği aranır.Japon Parlamentosu içinde yasalar öncelikle Temsilciler Meclisince oluşturulan komisyonlarda görüşülerek genel kurula getirilmektedir. Meclise sunulan yasa teklif ve tasarıları konularına göre ilgili komitelerde görüşülmekte, burada kabul edildikten sonra genel kurula sunulmaktadır. Anayasa’nın 56. maddesine göre en az üye sayısının üçte biri ile toplanan Genel Kurulda, katılanların salt çoğunluğu ile kabul edilen tasarı/teklif Senatonun onayına sunulmaktadır. Senatoya gönderilen yasa ya 60 günJaponya Senatosu Genel Kurul Salonu-7232654064055765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085içinde onaylanır ya da yeniden görüşülmek üzere Temsilciler Meclisine geri gönderilir. 60 gün içerisinde Senato tarafından onaylanmayan yasa geri gönderilmiş sayılır. Geri gönderilen yasa Meclis tarafından yeniden görüşülür ve en az üçte iki çoğunlukla yeniden kabul edilirse Senato yasayı kabul etmek zorundadır. Senatonun bütçe ile ilgili yasada değişiklik önermesi ve yasada belirtilen her iki meclisin ortak toplantısında uzlaşmaya varılamaması ya da 30 gün içinde Senatonun herhangi bir karar oluşturmaması durumunda Temsilciler Meclisinin kararı parlamentonun kararı haline gelir. Anayasa değişikliklerine ilişkin yasa önerilerinde her iki meclisin üçte iki çoğunlukla onayını takiben referanduma gidilir.Parlamento bünyesinde yasa teklif ve tasarılarını görüşen sürekli komisyonların dışında kendilerine verilmiş özel görevleri yerine getirmek amacıyla kurulmuş olan özel komiteler ve araştırma komiteleri de bulunmaktadır.Bu komitelerin dışında “Anayasa Araştırma Komisyonu” ve Siyasi Etik Komisyonu” adını taşıyan iki kurumsal yapı daha vardır. Sürekli görev yapan bu komisyonlardan birincisinin görevi yasaların anayasaya uygunluğunu denetlemek, ikincisinin görevi parlamento üyelerinin siyasal etik ve Japonya’nın çıkarları doğrultusunda çalışmalarını sağlamaktır.Yasama görevinin dışında soru, meclis araştırması, meclis soruşturması gibi yollarla hükümeti denetlemek ya da gensoru yoluyla hükümeti düşürme yetkisi sadece Temsilciler Meclisine aittir. Temsilciler Meclisinin güvensizlik önergesi ile Hükümeti düşürmesi durumunda bakanlar kurulu 10 gün içinde Temsilciler Meclisinin dağıtılmasına karar verebilir. Temsilciler Meclisinin dağıtılmasına karar verilmesi durumunda 40 gün içinde seçime gidilir. Senatonun güvenoyu yetkisi olmadığı gibi, Hükümetin de Senatoyu feshetme yetkisi yoktur. Bu konuda Temsilciler Meclisinin kararı parlamentonun kararıdır. Seçimler tamamlandıktan 30 gün içinde parlamento toplantıya çağrılır. Temsilciler Meclisinin dağıtılmasından itibaren Senato da kapalı kalır. Ancak çok önemli ulusal sorunlarla ilgili olarak bakanlar kurulu Senatoyu toplantıya çağırabilir. Senatonun bu konularda verdiği kararlar geçici nitelikte olup Temsilciler Meclisinin 10 gün içinde onaylamaması durumunda yürürlükten kalkar.Temsilciler Meclisi ve Senato çalışmaları ayrı ayrı ve kendileri tarafından onaylanan içtüzüklerine uygun olarak yürütülmektedir. Ancak46228003035305572125000Japonya307-72263053340-71945553340yıllık bütçe toplantıları, meclislerden herhangi bir üyenin üyeliğine son verme, anayasa görüşmeleri, uluslararası anlaşmaların onaylanması durumlarında ortak çalışma ve genel kurul yaparlar.4.3. Siyasi PartilerJaponya’nın ilk siyasi partisi Yurtsever Partisi (Aikoku Koto) 1874’de kurulmuş ve hemen ardından hükümetten temsili demokrasinin kabul edilmesi talebinde bulunmuştur. Ülkede ilk genel seçimler bundan 16 yıl sonra l Temmuz 1890’da yapılmış ve parlamento ilk toplantısını aynı yıl 29 Kasım’da yapmıştır. Japonya’da kurulmuş olan bu parlamento Asya’nın ilk ulusal yasama organıdır.İkinci Dünya Savaşı’nı hazırlayan dönemde milliyetçiliğin tırmanışı partilerin etkisinin azalmasına ve nihayet geçici olarak kapatılmalarına neden oldu. Günümüzde Temsilciler Meclisinde temsil edilen beşbüyük siyasi parti şunlardır: 291 sandalye ile Liberal Demokratik Parti (Jiyūminshutō), 72 sandalye ile Japonya Demokratik Partisi, 40 sandalye ile İnovasyon Partisi (Ishin no Tö) 35 sandalye ile Temiz Hükümet Partisi (Komeito) ve 21 sandalye ile Japonya Komünist Partisi’dir.33Roskin’in “Japonya’da İngiltere’dekine benzer çeşitli kurumlar mevcuttur ama bunların hiçbirisi Britanya’da olduğu gibi işlememektedir.” sözünü özellikle siyasi partiler konusunda tekrar hatırlamakta fayda bulunmaktadır. Japonya’da Batı demokrasilerinde olduğu gibi birçok siyasi parti bulunmaktadır. Bunlar seçimlere özgürce girebilmektedir. Hatta Temsilciler Meclisinde 8, Senato’da 10 siyasi parti temsil edilmektedir. Bununla birlikte, gerek çoğulcu parti yapısı gerekse özgür seçimler sonucu değiştirmemekte ve geçen 60 yılın 56’sında ülkeyi yönetmiş olan muhafazakâr, liberal ve milliyetçi bir söyleme sahip Liberal Demokrat Parti hala ülkeyi yönetmeye devam etmektedir.Japonya, “hâkim parti” sisteminin en güzel ve klasik örneklerinden birisidir. Özellikle ABD ile ittifak kurarak savaş sonrasında Japonya’yı yıkımdan kurtaran, hızlıca kalkındıran ve dünyanın önde gelen sanayi ve teknoloji devlerinden birisi haline getiren Liberal Demokrat Parti, bazen koalisyonlarla olsa da Japonların hala en çok teveccühüne mazhar0106680“Strength of the In-House Groups in the House of Representatives” Japonya Temsilciler Meclisi İnter-net Sitesi, http://www.shugiin.go.jp/internet/itdb_english.nsf/html/statics/english/strength.htm, Erişim: 02.05.2015.55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085olan partidir. Liberal Demokrat Partinin başarısının arkasında sadece yakaladığı iyi ekonomik performans olduğunu söylemek resmi eksik görmek olabilir. Birçok yazar Partinin başarısını ülke içindeki farklı sermaye grupları ile güçlü bürokratik yapıların çıkarlarını başarıyla uyuşturmayı becermesinde görmektedir. 34Liberal Demokratik Parti, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra 1955’de iki muhafazakâr partinin (Liberal Parti ve Demokrat Parti) birleşmesiyle kuruldu. Bu iki partinin birleşmesinde, Soğuk Savaş döneminde Japonya’da güçlenmekte olan sol hareketten çekinen CIA’nin gerek tarafları sürekli bir araya getiren etkin kamu diplomasisi gerekse doğrudan fonlaması etkili olmuştur.35 LDP, 1955’den 2015’e kadar geçen 60 yılın 56’sında olarak iktidarda kalmıştır. Parti Başkanı, LDP’nin Temsilciler Meclisi’ndeki ve Senato’daki üyeleri tarafından iki yıllık bir dönem için seçilir. Başkanlık için dört veya daha fazla aday olduğunda parti üyeleri arasında direkt oylama ile yapılan birinci seçimde ilk üç aday belirlenir ve sonra başkan bu üç aday arasından LDP’nin Parlamento üyeleri tarafından seçilir. Uygulanmakta olan parti kurallarına göre başkan bu görevde iki dönemden fazla kalamaz.Temiz Hükümet Partisi (Komeito), Budizm’in Nichiren Shoshu mezhebinin bir uzantısı olan Soka Gakkai’in siyasi kolu olarak Kasım 1964’de kurulmuştur. Ocak 1967’de katıldığı ilk genel seçimlerde, 25 üyesinin Temsilciler Meclisi’ne seçilmesi başarısını göstermiştir. Komeito, bundan böyle dinden bağımsız olduğunu ilan etmiştir, “insancıl sosyalizm” kavramına dayalı müreffeh bir toplum yaratmak hedefleri arasındadır.Demokratik Sosyalist Parti, Ocak 1960’da bir yıl önce JSP’den kopan bir grup tarafından kuruldu. Demokratik yöntemlerle sosyalist toplumun yaratılmasına kendini adayan parti, aşırı ideolojilere karşıdır. Parti programı uyarınca “solda ve sağda kapitalist ve totaliter rejime karşı koymak” için çaba harcayan DSP, bir sınıf partisi değil, “çeşitli toplumsal gruplar arasında menfaat farklılığını ve aynı zamanda ortak ulusal menfaatlerin varlığını kabul eden popüler” bir partidir.24130267970Ozan Örmeci, “Siyasal Sistemler: Japonya”, http://politikaakademisi.org/siyasal-sistemler-japonya/,Erişim: 02.05.2015.Jeff Kingston, Contemporary Japan: History, Politics and Social Change Since The 1980s, (Oxford: Wiley & Blackwell, 2011), s. 87.46228003035305572125000Japonya309-72263053340-71945553340Japonya Komünist Partisi, Temmuz 1922’de siyasi yeraltı cemiyeti olarak kuruldu. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra resmi bir parti olarak ortaya çıktı. Parti, “halkın demokratik devrimi ve sonraki sosyalist devrim” yoluyla Japonya’da komünist topluma geçilmesini amaçlar. Birleşmiş Sosyal Demokrat Parti, Sosyalist Parti’den önceki yıl çekilen üç parlamento üyesi ve Sosyalist Vatandaşlar İttifakı’nın üç parlamento üyesinden oluşan iki küçük politik grubun birleşmesiyle Mart 1978’de resmen kuruldu. Amacı “yeni ve liberal sosyalizm”i gerçekleştirmektir.En büyük muhalefet partisi olan Japonya Demokratik Partisi, 1998’de birçok partinin birleşmesiyle kurulan bir merkez partisidir. 2009 yılında yapılan seçimlerde birinci parti gelen Japonya Demokrat Partisi Halkın Yeni Partisi ile koalisyon yaparak iktidar olmuştur; ancak 2012 yılında yapılan seçimlerde çok büyük bir güç kaybederek tekrar muhalefete düşmüştür.22 Eylül 2014’te kurulan İnovasyon Partisi, 14 Aralık 2014’te yapılan Temsilciler Meclisi seçimlerinde büyük bir başarıya imza atarak 475 üyeli meclise 41 milletvekili sokmayı başarmıştır.4.4. Seçim Sistemi1993 yılına kadar Japonya partilerinin ve siyasal sisteminin zayıflığının sebeplerinden birisi kendine özgü seçim sistemine atfediliyordu. 1993 öncesi Temsilciler Meclisi seçim sisteminde ülke nüfusa göre 1 ile 6 arasında milletvekili çıkaran 130 seçim bölgesine ayrılmıştı. Ancak nispi temsil klasik şekliyle değil, yine Japonya’ya özgü tercihli oy sistemiyle uygulanıyordu. Yani seçmenler, parti listesinde bulunan adaylara oy kullanıyordu. Buna göre, en çok oy alan adaylar seçiliyordu. Yani her bir aday sadece diğer partilerle değil, kendi partisinden adaylarla da yarışmak ve onların önüne geçmek durumundaydı. Bu durum da parti içinde hizipçiliği beraberinde getiriyordu. Üstelik kendi partisindeki adayların önüne geçmek için daha fazla harcama yapmak zorunda kalan siyasetçileri finansman ihtiyacı dolayısıyla yozlaşmaya ve yolsuzluğa yönlendiriyordu.36Üstelik bu seçim sistemi, seçmenlerin temsili açısından da sorunluydu. 1947 Anayasası seçmenlerin üçte ikisinin kırsal kesimlerde yaşadığı bir0159385Roskin, Çağdaş Devlet Sistemleri, s. 43955765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085dönemde hazırlanmıştı. Üstelik anayasa hazırlanırken 1925 nüfus sayımı, yani kırsal kesimin nüfus içindeki ağırlığının çok daha fazla olduğu bir dönemin nüfus sayımı esas alınmış ve seçim bölgeleri bu nüfus sayımına göre belirlenmişti. Ancak aradan geçen zamanda Japonya’nın kentli nüfus oranı % 90’ı aşmıştı.37 Mevcut seçim bölgeleri dağılımı Liberal Demokrat Partinin işine geldiği için o tarihten 1993’e kadar seçim bölgeleri çok az değişmişti. Bu yüzden, Diet’e kentten seçilen bir üye, kırsaldan seçilen üyenin beş katı kadar oy almak zorunda kalıyordu.Bu da, özellikle çiftçilerin karar alma süreçlerinde aşırı etkili olmaları anlamına geliyordu. Mesela, yurtdışından gıda ithaline izin verilmediği ve çiftçilere aşırı sübvansiyonlar verildiği için Japonya dünyanın en pahalı gıda fiyatlarına maruz kalıyordu.Nitekim 1993 yılında Liberal Demokrat Parti, ilk kez iktidardan düşünce, yerine gelen sekiz partili koalisyon ilk iş olarak bu çarpık sistemin en büyük sorumlusu olarak gördüğü seçim sistemini reforme etti. Koalisyon Hükümeti, İngiltere’ye benzer bir şekilde tüm Japonya’yı aşağı yukarı eşit seçmen sayısından oluşan 30038 tek üyeli bölgeye böldü. Bu bölgelerden basit oy çokluğuyla birer milletvekili seçilecekti. Dar bölge basit çoğunluk sistemi, uygulandığı her yerde iki partili sistemi getirdiği için Japonya’da da çok partili yapıyı uzun vadede azaltarak iki partili bir sisteme dönüştüreceği beklenmekteydi. Ayrıca, her bir seçim bölgesinde aynı parti içindeki adaylar birbirleriyle yarışmak zorunda kalmayacaklarından parti içi hizipçilik sorununun da çözüleceği düşünülmekteydi.Temsilciler Meclisinin geriye kalan 180 üyesi Almanya’ya benzer şekilde ülke çapında belirlenen 11 seçim bölgesinden nispi temsille ve d’Hondt yöntemiyle seçilmektedir.39 Böyle bir karma sistemle, dar bölgelerden gelecek güçlü parti yapılarıyla güçlü iktidarlar kurulması hedeflenmekte; öte yandan geniş bölgelerden gelecek adaylarla küçük partilerin de temsil edilebilmesi hedeflenmektedir. Bu amaca kısmen de ulaşılmıştır.Senato üyeleri benzer bir şekilde karma sistemle altı yıllığına seçilir ve her üç yılda üyelerin yarısı, yani 121’i yenilenir. Yenilenen 121 üyenin2413064770“Urban Population”, Dünya Bankası İnternet Sitesi, http://data.worldbank.org/indicator/SP.URB. TOTL.IN.ZS, Erişim: 02.05.2015.Bu sayı 2013 yılı Temmuz ayında 295’e düşürüldü.“Inter-Parlimanetary Union Parline Database: Japan Shugiin (House of Representatives) Electoral System”.46228003035305572125000Japonya311-72263053340-7194555334031’i tek üyeli seçim bölgelerinden belirlenir. 42 üye, üye sayıları iki ila beş arasında değişen 16 geniş seçim bölgesinden belirlenir. Kalan 48 üye ise ülke çapında oluşturulan tek bir seçim bölgesinden partilerin aldıkları oy oranlarına göre belirlenir.40Japonya’da siyasi yolsuzluğun ve yozlaşmanın sebebi olarak gösterilen eski seçim sistemi değişmiş olmasına rağmen hala seçimlerin en önemli konularından biri siyasetin finansmanıdır. Her ülkede siyasetin finansmanı önemli olmakla birlikte Japonya, batı demokrasilerinden farklı özgün bir siyasi hayata sahiptir. Japonya’da bir siyasetçi, sıradan yerel görevlere ve seçmen hizmetlerine ek olarak, gelenekler sebebiyle, bölgelerindeki cenaze ve düğünlere giderek yeni evlilere ve yas tutanlara oldukça önemli miktarlarda para yardımı yaparak kendilerini seçmene sevdirmek zorundadır. Tipik bir milletvekili yılda ortalama bu işler için 120 milyon yen (yaklaşık 1 milyon dolar) harcama yapar, buna karşın devletten alabileceği ödeneğin üst sınırı 20 milyon yendir. Yani Japonya’da birisi siyaset yapacaksa ya zengin olmak zorundadır ya da zengin sponsorlar bulmak zorundadır. Bu durum da Japon siyasetinde sıklıkla skandalların ortaya çıkmasına sebep olmaktadır.41Japonya’da seçimlere ilgi giderek düşmektedir. Özellikle sürekli yolsuzluk iddiaları ve skandallar gençleri siyasete daha da soğutmakta ve seçimlere katılım oranları her seçimde daha da düşmektedir. 1955 yılında % 75 civarında olan seçimlere katılım oranı 2014 yılında yapılan seçimlerde % 52’ye düşmüştür.424.5. Yargı OrganıJapon Anayasası’nın yürürlüğe girmesi yalnızca idari yapıda değil, yargı sisteminde de önemli değişikliklere yol açmıştır. Japon Anayasası’nın yedi maddeden oluşan Yargı başlıklı IV. Bölümünde ilk olarak tüm yargı kuvveti Yüksek Mahkeme (Anayasa Mahkemesi) ve yasayla belirtilmiş alt dereceli mahkemelere verilmiştir. Güçler ayrılığını esas alan bu Anayasa’da, yargı yetkisinin yalnızca yargı organları tarafından yerine getirileceği, yürütme ya da bir başka organa yargı yetkisinin devredilemeyeceği, olağanüstü yargılama yapılamayacağı hüküm altına alınmıştır.0110490“Inter-Parlimanetary Union Parline Database: Japan Sangiin (House of Councillors) Electoral System”.Roskin, Çağdaş Devlet Sistemleri, s. 438.“Voter Turnout Data For Japan”, IDEA İnternet Sitesi, http://www.idea.int/vt/countryview. cfm?CountryCode=JP, Erişim: 10.05.2015.55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085Sağlık sorunları nedeniyle görevlerini yerine getiremeyecekleri hukuken ispatlanmadıkça hâkimlerin görevden alınamaması ve hâkimler aleyhine yürütme organı tarafından soruşturma açılamaması kuralları yargı bağımsızlığını ortaya koyan hükümler olarak dikkat çekmektedir. Yargılamaların kamuya açık yapılması esastır. Yargılamalar yalnızca kamu düzeni ve ahlak açısından tehlikeli olabilecek durumlarda mahkeme heyetinin oybirliğiyle karar vermesi halinde kamuya kapalı gerçekleştirilebilir. Siyasi davalar, basın davaları ve Anayasanın III Bölümünde garanti altına alınan haklara ait duruşmalar her durumda aleni yapılmak zorundadır.Kural koyucu kudrete sahip olduğu vurgulanan Anayasa Mahkemesi, usul ve uygulama kuralları, avukatlarla ilgili kurallar, mahkemelerin iç disiplini ve hukuki işlerin yönetimiyle ilgili kuralların tespit edilmesinde tek yetkilidir. Anayasa Mahkemesi, bir yandan anayasa yargısı görevini yerine getirirken, öte yandan en üst temyiz organı olarak çalışmaktadır.Anayasa Mahkemesi, Başhâkim ve yasayla tespit edilmiş sayıda hâkimden oluşur. Başhâkim dışındaki hâkimler, bakanlar kurulu tarafından atanır. İmparator, bakanlar kurulu tarafından gösterilen yüksek mahkemenin Başhâkimini tayin eder. İmparatorun bunu değiştirme yetkisi olmadığından ancak biçimsel bir yetkiden söz edilebilir. 10 yıllık süreler için göreve getirilen Başhâkim ve üyelerin yeniden seçilmesi olanaklıdır.Alt derece mahkeme hâkimleri Anayasa Mahkemesi tarafından hazırlanan listeden bakanlar kurulu tarafından atanırlar. 10 yıllık süreler için göreve getirilen alt derece mahkeme üyelerinin de yeniden seçilmesi olanaklıdır.Yargı ve mahkemelerin yönetim ilişkilerini düzenlemek üzere Anayasa Mahkemesi bünyesinde bir Genel Sekreterlik kurulmuştur. Hâkim, katip ve diğer mahkeme görevlilerinin idari işlerinin yürütülmesi, yargı sisteminin düzenli çalışması için gerekli araştırmaların yürütülmesi, istatistiki bilgilerin hazırlanması, binaların yapılması ve yenilenmesi bu birimin görevidir.Anayasa Mahkemesi genel olarak heyetler halinde çalışmaktadır. Anayasal bir değişiklik ya da uyuşmazlığın ortaya çıkması, alt mahkemelerin46228003035305572125000Japonya313-72263053340-71945553340bir davanın daha önceki Anayasa Mahkemesi kararlarına aykırı olduğuna karar vermesi, alt mahkemelerin baktıkları davanın karara bağlanması için Anayasa Mahkemesinin tümünün bir araya gelmesini gerektirecek ölçüde önemli olduğuna karar vermesi ve alt mahkeme üyelerinin görüş ayrılığında olmaları nedeniyle karar verilememesi durumlarında Anayasa Mahkemesi üyelerinin tamamı bir araya gelerek karar verirler.Yargısal hiyerarşide Anayasa Mahkemesinin hemen altında yer alan Yüksek Mahkemeler, genellikle ara temyiz mahkemesi olarak görev yaparlar. Küçük davalarda son derece mahkemesi (temyiz merci) olarak görev yaptıkları gibi, belirli nitelikteki idari davalara da bakabilmektedir. Bu mahkemelerde kararlar 3 yargıçtan kurulu jüri tarafından verilmektedir.Genel olarak adli yargılamaların yapıldığı Bölge Mahkemeleri, aynı zamanda küçük davalara bakan alt mahkemeler için de temyiz mahkemesi konumundadır. Davaların özelliklerine göre kararlar bir veya üç hâkim tarafından verilir. Çocuk suçları ile aile hukukunu ilgilendiren konulara Aile Mahkemeleri bakarlar. Kararlar tek hâkimle alınır. Küçük davalar ise alt mahkemelerde görülür ve kararlar tek hâkim tarafından verilir.Yargı sistemi bütünsel olarak göz önüne alındığında Japonya’nın yargı siteminin çağdaş ülkelerle kıyaslanacak ölçüde gelişmiş olduğu söylenebilir.ANAYASAL ORGANLAR ARASINDAKİ İLİŞKİLERParlamento-İmparator İlişkileriJaponya’da İmparator’un etkinliği, klasik bir parlamenter monarşideki bir kraldan bile çok daha azdır. 1947 Anayasası’nda İmparator, bırakın Meiji Anayasası’nda olduğu gibi egemenliğin mutlak sahibi olmayı, devlet başkanı olarak bile tanımlanmamıştır. Bu durum da İmparator’un statüsü açısından anayasa hukukçuları açısından tartışma doğurmuştur. Dolasıyla, İmparator ile ilişkiler asında Parlamento ve Hükümet açısından çok önem arz etmediğini söylemek mümkündür.İmparator diğer alanlarda olduğu gibi parlamento ile ilişkilerde de sembolik yetkilere sahiptir. Her ne kadar Anayasa’da böyle bir düzenleme olmasa bile, teamüllere göre İmparator her yıl yasama yılı açılışında iki meclisin birleşik oturumunda bir konuşma yapar.55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085İmparator’la ile ilişkilerde belirleyici olan taraf Diet’tir. Öncelikle olarak, İmparatorluk Sarayının bütçesi Diet tarafından onaylanır. Anayasa’ya göre, İmparatorluk Halefiyet Kanunu da Diet tarafından kabul edilmek zorundadır. Ayrıca, imparatorluk ailesi açısından önemli kararları alan kurum İmparatorluk Sarayı Konseyinde Diet’in her iki kanadının başkanları ve birer başkan yardımcıları yer almaktadır.Anayasa’nın 8. maddesine göre, Diet’in izni ve onayı olmadıkça İmparatorluk Sarayından hiçbir mal verilemez veya saraya hiçbir mal kabul edilemez.Parlamenter sistemi uygulayan ülkelerde devlet başkanı ile parlamento arasında en önemli konulardan birisi olan veto meselesi Japonya Anayasası’nda hiç düzenlenmemiştir. İmparatorun kanunları geri göndermek, geciktirmek, veto etmek, yayımlamamak gibi yetkileri bulunmamaktadır.5.2. Hükümet-İmparator İlişkileriİmparator’un bakanlar kuruluna karşı yetkileri oldukça sınırlıdır ve bağlı yetkidir. İmparator, başbakanı, Diet’in kararı doğrultusunda atar.Bakanlar kurulu, İmparator’a karşı sorumlu değildir; sadece Diet’e karşı sorumludur. İmparator, Anayasa’da kendisine verilen tüm yetkileri ancak bakanlar kurulunun rızası ve onayıyla kullanabilmektedir.5.3. Parlamento-Hükümet İlişkileriParlamenter sistemi uygulayan ülkelerde kabineler parlamentonun içinden çıktığı için parlamento ile hükümet arasındaki ilişkiler ayrı bir öneme sahiptir. Japonya, klasik bir parlamenter sistem ülkesi olarak bu durumu anayasada özel düzenlemiştir.Parlamento ile hükümet arasındaki ilişkilerde birçok parlamenter sistem örneğinde görüldüğü gibi, alt kanat olan Temsilciler Meclisi, Senato’ya nazaran daha etkili ve yetkilidir. Anayasanın 67. maddesine göre Başbakan, Diet üyeleri arasından seçilir. İki meclis başbakanın seçimi konusunda anlaşmazlığa düşerse ve oluşturulan karma komisyon adayları bire indirmeyi başaramazsa, Temsilciler Meclisinin kararı 10 gün içinde Diet’in kararı haline gelir.46228003035305572125000Japonya315-72263053340-71945553340Anayasa’nın 68. maddesine göre, bakanları, başbakan atar veya görevden alır. Bunun için ne Diet’in ne de İmparatorun onayına ihtiyaç duyar. Dolayısıyla, parlamenter sistemlerde Hükümet ile parlamento arasında ilişkin en kritik alanlarından birisi olan Bakanlar Kurulunun güvenoyu alması meselesi Japonya’da biraz farklı işlemektedir. Sadece başbakan Diet’ten onay alır. Diğer bakanlar kurulu üyelerinin onay almasına gerek yoktur.Güvenoyu, her iki meclisten de alınır. Ancak her iki meclis, hükümet üzerinde anlaşamazsa, Temsilciler Meclisinin kararı 10 gün içerisinde Diet’in kararı olur.Her ne kadar teknik olarak Senato üyeleri arasından da başbakan seçilmesi mümkün ise de şimdiye kadar bütün başbakanlar Temsilciler Meclisi üyeleri arasından seçilmiştir. Parlamenter sistemlerde bakanlar kurulunun parlamentonun içinden çıkması kuralı, Japonya’da Anayasada düzenlenmiştir. Anayasanın 68. maddesine göre, bakanların çoğunluğu parlamento üyelerinden oluşmalıdır. Bu maddeye göre, dışarıdan bakan atanması mümkün olmakla birlikte uygulamada bu çok nadiren olur. Mesela 3 Ağustos 2016 tarihinde kurulan mevcut Shinzo Abe Hükümeti’nde bulunan 46 bakanın sekizi Senato’dan, 38’i ise Temsilciler Meclisinden gelmekte; dışarıdan atanmış bakan bulunmamaktadır43Gensoru yoluyla hükümeti yalnızca Temsilciler Meclisi düşürebilir. Japonya’da bakanlar kurulunun sorumluluğu kolektiftir. Yani tek tek bakanların sorumluluğu söz konusu değildir; güvensizlik oyu halinde tüm kabine istifa etmek zorundadır. Ancak 50 Temsilciler Meclisi üyesinin imzalayarak verebildiği gensorunun kabulü halinde, Başbakan, Temsilciler Meclisini feshedebilir.44 Eğer, başbakan Temsil Meclisini feshetmezse 10 gün içinde Hükümet istifa eder; feshederse seçime gidilir.Japonya siyasi tarihinde en meşhur gensoru olayı, 1993 yılında Liberal Demokrat Parti’nin adı yolsuzluk skandallarına çok karışınca kabul edilen gensorudur. 39 Liberal Demokrat Parti milletvekilinin kendi hükümetleri aleyhinde oy kullandığı bu gensoru, aynı zamanda 38 yıllık kesintisiz süren Liberal Demokrat Parti iktidarının sona ermesi anlamına geliyordu.450106045“The Cabinet”...Başbakan, Senato’yu feshedemez.Ronald E. Dolan and Robert L. Worden Ed., Japan: A Country Study.55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532541910Japonya’da gensoru sıklıkla başvurulan bir denetim aracı değildir. 1993’ten beri Temsilciler Meclisinde hepsi muhalefet tarafından olmak üzere 9 gensoru önergesi verilmiş sadece bir tanesi kabul edilmiştir.46Başbakanlar partisinin güçlü olduğunu düşündüğü zamanda seçime gitmek için sıklıkla Temsilciler Meclisini feshedebilmektedir. Mesela son olarak 14 Aralık 2014’te seçime gidebilmek için Shinzo Abe, 21 Kasım 2014’te Temsilciler Meclisini feshetmiştir.Senato’da, 10 üye tarafından gensoru önergesi verilip görüşebilmek-tedir; ancak anayasal olarak bunun hükümet nezdinde bir bağlayıcılığı yoktur. Sadece hükümete siyasi bir uyarı anlamına gelmektedir. Nitekim 1993 yılından beri Senato’ya altı gensoru önergesi verilmiş bunların sa-dece bir tanesi kabul edilmiştir.47Parlamento ile hükümet arasındaki ilişkilerin bir boyutu diğer denetim araçları meselesidir. Diğer denetim araçları, siyasi olarak bazı işaretler verebilse de hukuki olarak yürütmeyi bağlayıcı değildir. Soru gibi, denetim araçlarına çoğunlukla hukuki sonuç doğurmamaktadır. Sadece gensorunun hukuki sonucu olabilmektedir.Japonya, bir parlamenter sistem olduğu için ve parlamento çoğunluğuna dayanan hükümetlere sahip olduğu için parlamenter denetim faaliyetleri hükümetleri çok sıkıntıya sokmamaktadır. Bununla birlikte, yasama faaliyetleri her zaman hükümetlerin istediği sonuçları vermeyebilmektedir. Şöyle ki, Temsilciler Meclisinin kabul ettiği bir yasa metni Senato tarafından da onaylanmak zorundadır. Eğer Senato, yasa tasarısını/teklifini reddederse o zaman Temsilciler Meclisi tasarıyı/teklifi üçte iki çoğunlukla kabul etmek zorundadır. Her iki meclisin seçimleri farklı tarihlerde yapıldığı için kompozisyonları farklı olabilmektedir. Senato’da çoğunluğu bulunmaması halinde hükümetler muhalefetle daha çok pazarlık yapmak ve onlara taviz vermek durumunda kalabilmektedir.6. SİYASAL SİSTEM HAKKINDAKİ TARTIŞMALAR1947 Anayasası’nın yürürlüğü giriş şekli Japonlar için uzun süre bir onur meselesi haline gelmiştir. Özellikle Anayasa’nın işgalci ABD24130109855“IPU Parline Database: Japan”, IPU İnternet Sitesi, http://ipu.org/parline-e/reports/CtrlParlemen-taire/2161_F.htm, Erişim: 02.05.2015.“IPU Parline Database: Japan”.46228003035305572125000Japonya317-71945553340-71945553975güçleri tarafından dikte ettirildiği iddiası, anayasayı uzun süre tartışma konusu haline getirmiştir. Bunun üzerine 1956 yılında 30 parlamenter ve 20 hukukçu, profesör, gazeteci gibi uzmanlardan oluşan bir heyet kurulmuştur. Bu heyetin temel amacı şunlardı:Anayasa’nın hangi koşullar altında yapıldığını incelemek,Anayasa’nın nasıl işlediğini incelemek,Anayasa’da bir değişiklik yapılmasına ihtiyaç olup olmadığını tespit etmek.1957 yılında çalışmaya başlayan heyetin çalışmaları yaklaşık 20 yıl sürdü. Bu süre zarfında hazırlanan raporlarda anayasada radikal bir değişiklik önerisi yapılmamıştır.48 Ancak 1950’li yıllarda birçok Japon politikacı anayasayı “daha Japon” yapmak için değiştireceklerini söylemişler ancak bu girişimlerin hepsi sonuçsuz kalmıştır. Bunun birkaç sebebi bulunmaktadır. Birincisi, anayasayı değiştirmek oldukça güçtür. Her iki meclisin de anayasa değişikliğini üçte iki çoğunlukla kabul etmesi sonra da bu metnin referanduma sunulması gerekmektedir. Ancak, Japonya’da muhalefet her zaman parlamentonun en az iki kanadından birisinde üçte bir sandalyeyi elinde bulundurmuştur ve muhalefet çoğunlukla mevcut anayasanın sıkı destekçisi olmuştur. Bu da hep iktidarda olan Liberal Demokrat Partinin anayasayı değiştirmek için yeterli gücü bulamaması demektir. Ayrıca zamanla, anayasanın kurmuş olduğu sistemin iktidar partisinin işine gelmesinden dolayı Liberal Demokrat Parti de zamanla Anayasa’yı değiştirmek için motivasyonunu kaybetmeye başlamıştır.Her ne kadar Anayasa’nın yapılış yöntemi, Japonlar için onur kırıcı görülse de günümüzde anayasal kurumların işleyişine ilişkin kamuoyunda ses getiren tartışmalar bulunmamaktadır. Öyle ki kabul edildiği günden beri Anayasanın bir maddesi bile değiştirilmemiştir. Yani Japonların mevcut meşruti monarşiye dayanan parlamenter sistemden memnun olduklarını söylemek mümkündür.Dolayısıyla Japon Anayasası’nda değişikliğe ilişkin güncel en temel tartışma konusu hükümet sistemine ilişkin bir mesele değildir. Japonya’da, Anayasa’ya ilişkin en çok tartışılan konu, Japon devletini pasifizme zorlayan meşhur 9. maddesinin değiştirilmesine ilişkindir.0145415B. Gollnish Flourens, “Japon İmparatorluk Teşkilatı”, s. 109-111.9417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532541910Özellikle Uzakdoğu Asya’da Çin’in giderek yükselen bir güç haline gelmesi Japonları kendi güvenlikleri konusunda daha da endişelendirmektedir. Olası bir Çin tehdidi karşısında ABD’nin garanti ettiği güvenliğin ne kadar yeterli olacağı sorusu Japon kamuoyunu oldukça meşgul etmektedir.Bu yüzden 2005 yılında Başbakan Koizumi’nin liderliğindeki Liberal Demokrat Parti Hükümeti bir anayasa değişikliği teklifi hazırlamıştır. Teklifte sadece 9. maddeye ilişkin değişiklikler yer almamış ayrıca bazı temel hak ve özgürlükler de yeniden tanımlanarak düzenlenmiştir. Ancak bu değişiklik teklifi hükümet sistemine ilişkin bir değişiklik önermemekteydi. Taslak teklifin her iki mecliste de üçte iki çoğunlukla kabul edilip referanduma sunulması gerekiyordu. Ancak 2005 yılında Japonya’da bir referandum kanunu bulunmamaktaydı. Ayrıca, taslağa karşı tüm ülke çapında sivil toplum örgütleri tarafından çok yoğun bir muhalefet kampanyası yürütülünce taslak beklemeye alındı.Koizumi’nin halefi Shinzo Abe, anayasa değişikliği konusunda selefinden çok daha istekli bir tutum sergiledi ve 2007 yılında bir referandum kanunu çıkardı. Ancak kısa süren başbakanlığından dolayı anayasa değişikliğini Diet gündemine getiremedi. Nitekim o tarihlerde yapılmış bir anket Japon halkının %34,5’unun Anayasa’da herhangi bir değişiklik istemediğini, %44,5’unun 9. maddede hiçbir değişiklik istemediğini %54,6’sının mevcut öz savunma gücü yorumundan memnun olduğunu göstermekteydi. Hatta anayasanın kabulünün 60. yılında binlerce kişi sokaklarda 9. maddeye destek yürüyüşleri yapmıştır.492012 yılında Shinzo Abe, yeniden başbakanlığa oturunca 9. maddeyle birlikte temel hak ve özgürlüklere ilişkin birçok maddeyi de yeniden düzenleyen çok daha kapsamlı bir taslağı gündeme getirdi.50 Bu taslakta, yine hükümet sistemine ilişkin temel bir değişiklik olmamakla birlikte, İmparatoru tanımlayan maddeye “İmparator devlet başkanıdır.” fıkrasının eklenmesi planlanmaktadır.51 Ancak hem parlamentoda anayasayı değiştirmeye yetecek gücü bulunmadığından hem de uluslararası tepkilerin nasıl olacağını kestirmek güç olduğundan Shinzo Abe, şimdilik2413047625“Japan approves constitution steps”, BBC İnternet Sitesi, http://news.bbc.co.uk/2/hi/asia-paci-fic/6652809.stm, Erişim: 02.05.2015.“The LDP constitution, article by article: a preview of things to come?”, The Japan Times İnternet Sitesi, http://www.japantimes.co.jp/community/2013/07/02/issues/the-ldp-constitution-a-pre-view-of-things-to-come/#.VUlYn_ntmko, Erişim: 02.05.2015.“LDP calls for titling Emperor ‘head of state’”, The Japan Times İnternet Sitesi, http://www. japantimes.co.jp/news/2013/03/14/national/politics-diplomacy/ldp-calls-for-titling-emperor-head-of-state/#.VUlY2vntmkq, Erişim: 02.05.2015.46228003035305572125000Japonya319-71945553975-71945550800doğrudan anayasayı değiştirmek yerine uygulamada bir yorum farklılığına giderek Japonya’nın uluslar arası askeri operasyonlarda daha aktif hale gelmesine çalışmaktadır.52Önceki başbakanlardan farklı olarak karizmatik liderler olan Koizumi ve Shinzo Abe’nin anayasa değişikliği konusundaki bu kararlı tavırları kamuoyunu da etkilemiş görünmektedir. Anayasanın kabulünden beri genellikle anayasanın barışçıl tavrını ve orduyu/savaşı yasaklayan tercihini destekleyen Japon kamuoyu giderek anayasanın değiştirilmesi fikrine ısınmaya başlamıştır. 2013 yılında Japonya’nın en çok satan gazetelerinden Asahi ile Tokyo Üniversitesi’nin ortaklaşa gerçekleştirdiği kamuoyu yoklamasına göre, halkın % 50’si anayasanın değiştirilmesine destek vermiştir. Araştırmaya katılanların yüzde 45’i, ülkenin savunma hakkını kullanması veya saldırı anında müttefik ülkelere yardım etmesi gibi konularda değişiklik yapılmasına olumlu bakmaktadır. Bu oranların son yıllar içinde arttığına da dikkat çekildi. Ayrıca ülkenin Anayasası’nın değiştirilmesine 16 Aralık 2015 seçimleriyle meclise seçilen vekiller de destek çıkmıştı.53Japonya’nın kamu haber ajansı Kyodo’nun 2012 yılı Aralık ayında yaptığı araştırmaya katılan 454 vekilden yüzde 76’sının savaş ilan etme hakkını yasaklayan Anayasa’nın 9. maddesinin değiştirilmesine destek verdiği ortaya çıkmıştı. Yüzde 45’i de anayasanın tamamen değiştirilmesini istemişti.54Öte yandan, kamuoyunda özellikle örgütlü sivil toplumda ve üniversite hocaları arasında Shinzo Abe’nin bu girişimlerine ciddi tepki ve protesto gösterileri düzenlenmektedir.55 Bu tepkilerin farkında olan, Shinzo Abe, 24 Aralık 2014’te “önce her iki mecliste de üçte iki çoğunluğu ele geçirmeliyiz, sonrasında da halkın yarısından fazlasını kazanmalıyız.” demiştir. Bazı analistlere göre Abe, anayasa değişikliğine hemen girişmeyecek, koşulların oluşmasını bekleyecektir.56046990“Japan cabinet approves landmark military change”, BBC İnternet Sitesi, http://www.bbc.com/ news/world-asia-28086002, Erişim: 02.05.2015.“Japonya Anayasasını Değiştirmek İstiyor”, Ankara Strateji Enstitüsü, http://www.ankarastrateji. org/haber/japonya-anayasasini-degistirmek-istiyor-511/, Erişim: 02.05.2015.Japonya Anayasasını Değiştirmek İstiyor”, Ankara Strateji Enstitüsü.“Scholars form ‘Save Constitutional Democracy’ to challenge Abe’s ‘omnipotence’”, The Asahi Shim-bun İnternet Sitesi, http://ajw.asahi.com/article/behind_news/politics/AJ201404180079, Erişim: 02.05.2015.“Abe’s goal of constitutional reform faces many challenges”, The Japan Times İnternet Sitesi, http:// www.japantimes.co.jp/news/2014/12/31/national/politics-diplomacy/abes-goal-of-constitutio-nal-reform-faces-many-challenges/#.VT4zl9K8PRY, Erişim: 02.05.2015.55765704978409417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-695325419107. SONUÇHer ne kadar Batılılarla ilk karşılaşması 1540’lara kadar gitse de modern Japonya’nın tarihini, 1853’te Amerikan savaş gemilerinin Japonya’yı dış dünya ile ticarete açılmaya zorlamasıyla başlatmak mümkündür. Dış dünyaya açılma ile birlikte Japonlar, Batı ile aralarındaki gelişmişlik ve refah uçurumunun farkına varmışlar ve İmparator Meiji ile birlikte çok hızlı bir kalkınma hamlesine girişmişlerdir.Çok kısa sürede inanılmaz hızlı bir şekilde kalkınan Japonya, öte yandan batılı siyasi ve hukuki değerleri de ülkeye ithal ederek kendi değerleri içinde eritmeyi hedeflemiştir. Aristokrasinin kaldırılarak herkesin eşit vatandaşlık bağıyla devlete bağlı olması kuralının getirilmesi, cinsiyet ve sınıf ayrımı gözetmeksizin herkese mecburi eğitim hizmetinin verilmesi, modern batı hukuk sisteminin kabulü, toprak ve vergi reformlarının yapılması, siyasi partilerin kurulması, anayasanın kabulü ve en nihayetinde parlamentonun kurulması bu dönemde yapılan önemli siyasi ve toplumsal reform adımlarıdır. Öte yandan atılan bunca adıma rağmen Japonya’nın Meiji Anayasası döneminde bir demokrasi olduğunu söylemek oldukça güçtür. Çünkü Anayasa’ya göre kutsal bir varlık olan İmparator mutlak egemendir; gücünü kısıtlamaya yönelik bir düzenleme bulunmamaktadır. Nitekim bu sistem, Japonya’yı İkinci Dünya Savaşı’na sürükleyen sömürgeci ve faşist bir askeri yönetime taşımıştır.Meiji Anayasası’nın kurmuş olduğu siyasal sistemin köklü bir şekilde değişmesi ancak İkinci Dünya Savaşı’nda yenilmesi ile mümkün olmuştur. Japon Anayasası 1946 yılında Amerikalılar tarafından adeta dikte edilmiş ve 1947 yılında kâğıt üzerinde İmparator tarafından onaylanarak yürürlüğe girmiş bir anayasadır. Anayasa, İmparator’a kutsallık atfeden ve İmparatoru siyasal sistemin merkezine oturtan otoriter Meiji Anayasası’ndan büyük ölçüde kopma anlamına gelecek hükümler içeren, oldukça kısa ve liberal bir anayasa olarak tanımlanabilir. İmparator dışında, yasama, yürütme ve yargı organlarından oluşan devlet yapısında kuvvetler ayrılığı ilkesine göre, yasama Senato ve Temsilciler Meclisinden oluşan Parlamento, yürütme Bakanlar Kurulu, yargı bağımsız mahkemeler tarafından yerine getirilmektedir. Kimi yazarlar tarafından devlet teşkilatı içinde yürütmede yer verilen İmparator ise saygınlığını korumakla birlikte, yönetimdeki yetkileri onay makamı düzeyine indirilmiştir.46228003035305572125000Japonya321-71945550800-71945553975Uygulamaya bakıldığında, Japon hükümet sisteminin en önemli özelliklerinden birisi hâkim parti sistemine uzun yıllar örnek ülke olarak gösterilmesidir. 1955-1993 arası dönemde Japonya’da Liberal Demokrat Parti, ülkeyi tek başına kesintisiz yönetmiştir. Son yıllarda gücü biraz azalmış olsa da 1955 yılından günümüze kadar geçen 60 yılın sadece dört yılında Liberal Demokrat Parti bir şekilde iktidarda bulunmamıştır. Bu durum da Japonya’da iktidar mücadelesinin partiler arasında değil Liberal Demokrat Partinin içindeki hizipler arasında yaşanması sonucunu doğurmaktadır. Bu yüzden, dışarıdan bakıldığında çok istikrarlı bir yönetim olarak görülebilecek olan hâkim parti sistemine rağmen Japonya’da Liberal Demokrat Partinin iktidara geldiği 1955 yılından 2015 yılına kadar 46 hükümet kurulmuş ve hükümetlerin ortalama ömrü 15 ay civarında olmuştur. Yine bu sebepten dolayı Japonya’da klasik parlamenter sistemlerin aksine başbakanların asıl siyasi gücün sahibi olmadıkları yazarlar tarafından dile getirilmektedir. Koizumi gibi başbakanların aynı zamanda karizmatik liderler olmalarından kaynaklanan bazı istisna durumlar dışında Japon başbakanları, klasik parlamenter sistemlerde olduğu gibi çok güçlü siyasi figürler olmamışlardır. Siyasi güç, daha çok bakanlıklarda bulunmaktadır. Özellikle, Japon kalkınmasının motor gücü olarak gösterilen Uluslararası Ticaret ve Sanayi Bakanlığı57 bakanlıklar arasında ayrı bir konuma sahiptir. Ancak, Japonya’da bakanlar da başbakanlar gibi sıklıkla değiştiklerinden dolayı bakanlıkların asıl gücü bürokratlarda toplanmaktadır.Japonya’da kuvvetler arası ilişki klasik bir parlamenter sistem ülkesinden çok daha karmaşıktır. Öncelikle, İmparator, bir parlamenter monarşide olduğundan çok daha işlevsiz bir siyasi aktördür. Anayasa’da devlet başkanı olarak bile tanımlanmayan İmparator, hala çok saygı duyulmasına rağmen neredeyse hiçbir yetkisini tek başına kullanamayan, her bir adımında Bakanlar Kurulunun onayına ve rızasına ihtiyaç duyan sembolik bir figürdür. Öte yandan birkaç karizmatik lider dışında başbakanların ve bakanlar kurulunun, gücün asıl sahibi olduğunu söylemek de güçtür. Zira kabineler Japonya’da çok sık değişmektedir. İktidarı neredeyse sürekli elinde bulunduran Liberal Demokrat Parti de tek bir siyasi programı olan bir kararlı örgüt gibi işlememekte; daha çok farklı çıkar gruplarının desteklediği parti içi hizipler koalisyonu038735MITI, 2001 yılında bu bakanlığın ismi Ekonomi, Ticaret ve Sanayi Bakanlığı (METI) olarak değiştirilmiştir.55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085gibi hareket etmektedir. Bu da gücün kaynağının bu hizipler arasındaki dengeye göre sürekli değişebilmesi sonucunu doğurmaktadır. Dolayısıyla Japonya’yı klasik parlamenter sistemlerde olduğu gibi güçlü parlamento çoğunluğuna dayanan güçlü hükümetlerin/başbakanların olduğu bir ülke olarak tanımlamak güçtür.Japon siyasetini anlamaya yardım edebilecek önemli olgulardan birisi de güçlü siyasi aileler geleneğidir. Birçok başbakan ve bakan, daha önceki başbakan, meclis başkanı, bakan, parti içi hizip lideri gibi önemli siyasetçilerin oğlu/kızı veya torunudur. Bu durum, birçok yazar tarafından aslında Japonya’da feodal ilişkilerin hala tam anlamıyla çözülmediğinin siyasi ve ekonomik işbirlikleriyle varlığını sürdürdüğünün kanıtı olarak gösterilmektedir.Japonya ve Türkiye birbirlerine yakın tarihlerde batılılaşma yoluna girmişlerdir. Hatta birbirlerine çok yakın tarihlerde meşruti monarşiye ve Batı tipi bir anayasa kavuşmuşlardır. Ancak Japonya, Türkiye’den çok daha hızlı bir şekilde kalkınmış ve gelişmiş sanayi toplumları arasına girebilmiştir. Bu benzerlik ve farklılıklardan dolayı iki ülke araştırmacılar tarafından sıklıkla incelenerek karşılaştırılmaktadır. Ancak bu karşılaştırmalarda çoğunlukla siyasi sistemin rolü göz ardı edilmekte ve Japon kalkınması büyük şirketlerin başarısı üzerinden okunmaktadır. Elbette ekonominin önemli ve belirleyici bir rolü olmakla birlikte siyasi sistemin rolünü göz ardı etmek doğru bir yaklaşım değildir. Bu yüzden Japonya’nın bugünkü ekonomik ve insani kalkınmışlık düzeyine gelmesinde siyasi sisteminin rolünün incelenmesi, Türkiye’deki bu karşılaştırmalarda kullanılmak üzere sağlıklı bir tartışma zemini ve bilgi sağlayacaktır.46228003035305572125000Japonya323-72644053340-72326553340KAYNAKÇAAkçalı, Nazif. Çağdaş Siyasal Rejimler. İzmir: Bilgehan Basımevi, 1989.Ankara Strateji Enstitüsü. “Japonya Anayasasını Değiştirmek İstiyor”, http://www. ankarastrateji.org/haber/japonya-anayasasini-degistirmek-istiyor-511/, Erişim: 02.05.2015.BBC “Japan cabinet approves landmark military change”, http://www.bbc.com/ news/world-asia-28086002, Erişim: 02.05.2015.____. “Japan approves constitution steps”, http://news.bbc.co.uk/2/hi/asia-pacific/6652809.stm, Erişim: 02.05.2015.Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı. “Human Development Report: Japan”,http://hdr.undp.org/sites/all/themes/hdr_theme/country-notes/JPN.pdf,Erişim: 02.05.2015.Büyükbaş, Hakkı. “Japon Siyasal Sisteminin Gelişimi Üzerine Bir İnceleme”, SDÜ Fen Edebiyat Fakültesi Sosyal Bilimler Dergisi, Sayı28, Nisan 2013, s. 53.CIA. “CIA World Factbook: Japan”, https://www.cia.gov/library/publications/the-world-factbook/geos/ja.html, Erişim: 02.05.2015.Çam, Esat. Çağdaş Devlet Sistemleri, İstanbul: Der Yayınları, 2000.Dolan, Ronald E. ve Robert L. Worden Ed., Japan: A Country Study, (Washington: GPO for the Library of Congress, 1994), http://countrystudies.us/japan/110.htm, Erişim:02.05.2015.Dursun, Hasan, Japon Merkezi İdare Yönetimi, DPT yay., Ankara, 1999Duverger, Maurice. “Factors in a Two-Party and Multiparty System.” Party Politics and Pressure Groups içinde, Valdimer Orlando Key ed. New York: Thomas Y.Crowell, 1972. s. 23-32.Duverger, Maurice. Siyasi Partiler. Ankara: Bilgi Yayınevi, 1993.Dünya Bankası. “Urban Population”, http://data.worldbank.org/indicator/ SP.URB.TOTL.IN.ZS, Erişim: 02.05.2015.Erginay, Akif. (Çev.) “Yeni Japon Anayasası”, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt:7, Sayı:1-2, 1950, ss.494-506.Flourens, B. Gollnish. “Japon İmparatorluk Teşkilatı”, Avrasya Dosyası, Çev. A.Gülan, Cilt 5, Sayı 2, (Yaz 1999), s. 104.55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085Freedom House. “Freedom in the World: Japan”, https://freedomhouse.org/report/freedom-world/2014/japan#.VUTp6_ntmko, Erişim: 02.05.2015.G. Roskin, Michael. Çağdaş Devlet Sistemleri, Ankara: Adres Yayınları, Mart 2011.Göze, Ayferi. Siyasal Düşünceler ve Yönetimler. İstanbul: Beta Basım Yayım, 1995.Gözler, Kemal. Devlet Başkanları: Bir Karşılaştırmalı Anayasa Hukuku İncelemesi,Bursa: Ekin Yayınları, 2001.IDEA. “Voter Turnout Data For Japan”, http://www.idea.int/vt/countryview.cfm?CountryCode=JP, Erişim: 10.05.2015.Igarashi, Takashi. “MacArthur’s Proposal for an Early Peace with Japan and the Redirection of Occupation Policy toward Japan: United States Policy towardEast Asia: 1945-1950”, The Japanese Journal of American Studies 1, 1981, s. 55-86.IPU. “Inter-Parlimanetary Union Parline Database: Japan Sangiin (House of Councillors) Electoral System”.____. “Inter-Parlimanetary Union Parline Database: Japan Shugiin (House of Representatives) Electoral System, http://ipu.org/parline-e/reports/2161_B. htm, Erişim: 02.05.2015.____. Chronicle of Parliamentary Elections, Cilt 37, (Geneva, Inter-Parliamentary Union, 2003).Japonya Başbakanlığı. “The Cabinet”, http://japan.kantei.go.jp/97_abe/meibo/ index_e.html, Erişim: 02.05.2015.Japonya İmparatorluk Sarayı Kurumu. “The Imperial Household Law”, http://www.kunaicho.go.jp/e-kunaicho/hourei-01.html, Erişim: 02.05.2015.Japonya Parlamento Kütüphanesi. “The Constitution of Japan”, http://www.ndl.go.jp/constitution/e/etc/c02.html, Erişim: 02.05.2015.Japonya Savunma Bakanlığı. “Outline of the Ministry of Defense and the Self-Defense Forces”, http://www.mod.go.jp/e/publ/pamphlets/pdf/ organization/organization.pdf, Erişim: 02.025.2015.Japonya Temsilciler Meclisi. “Strength of the In-House Groups in the House of Representatives” http://www.shugiin.go.jp/internet/itdb_english.nsf/html/ statics/english/strength.htm, Erişim: 02.05.2015.____. “The Constitution of Japan”, http://www.shugiin.go.jp/internet/itdb_english.nsf/html/statics/english/constitution_e.htm, Erişim: 02.05.2015.46228003035305572125000Japonya325-72644053340-72326553340Kingston, Jeff. Contemporary Japan: History, Politics and Social Change Since The1980s, Oxford: Wiley & Blackwell, 2011.Marius B. Jansen ed., The Cambridge History of Japan, New York: Cambridge University Press, 2008.Meishowa. “125 Years Ago: Japan’s First Election”, http://www.meijishowa.com/calendar/156/07-01-1890-japan-first-general-election, Erişim: 02.05.2015.Örmeci, Ozan. “Siyasal Sistemler: Japonya”, http://politikaakademisi.org/siyasal-sistemler-japonya/, Erişim: 02.05.2015.Parlak, Bekir ve Cantürk Caner, Karşılaştırmalı Siyasal ve Yönetsel Yapılar, Alfa Aktüel yay., İstanbul, 2005.Pehlivantürk, Bahadır. “Japonya Anayasası, Ordu ve Japonya’nın ‘Normalleşmesi’”, Stratejik Analiz, Sayı:86, Haziran 2007, ss.78-84.Polity IV. “Polity IV Country Report: Japan”, http://www.systemicpeace.org/polity/Japan2010.pdf, Erişim: 02.05.2015.Pustu, Yusuf. “Japonya”, Çağdaş Siyasal Sistemler içinde, Ankara: Binyıl Yay., 2012.Ronald E. Dolan and Robert L. Worden Ed., Japan: A Country Study, Washington: GPO for the Library of Congress, 1994, http://countrystudies.us/japan/122. htm, Erişim: 02.05.2015.Stokholm Uluslararası Barış Araştırma Enstitüsü. “Trends in World Military Expenditure, 2014”, http://books.sipri.org/files/FS/SIPRIFS1504.pdf, Erişim: 02.05.2015.Şaylan, Gencay. Çağdaş Siyasal Sistemler. Ankara: TODAİE Yayınları, 1981.The Asahi Shimbun, “Scholars form ‘Save Constitutional Democracy’ to challenge Abe’s ‘omnipotence’”, http://ajw.asahi.com/article/behind_news/politics/ AJ201404180079, Erişim: 02.05.2015.The Economist Intelligence Unit. “Democracy Index 2014”, http://www.eiu.com/ public/topical_report.aspx?campaignid=Democracy0814, Erişim: 02.05.2015.The Japan Times “Abe’s goal of constitutional reform faces many challenges”, http://www.japantimes.co.jp/news/2014/12/31/national/politics-diplomacy/abes-goal-of-constitutional-reform-faces-many-challenges/#. VT4zl9K8PRY, Erişim: 02.05.2015.____. “LDP calls for titling Emperor ‘head of state’”, http://www.japantimes. co.jp/news/2013/03/14/national/politics-diplomacy/ldp-calls-for-titling-emperor-head-of-state/#.VUlY2vntmkq, Erişim: 02.05.2015.55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Merkezi-69532545085____. “The LDP constitution, article by article: a preview of things to come?”, http://www.japantimes.co.jp/community/2013/07/02/issues/the-ldp-cons-titution-a-preview-of-things-to-come/#.VUlYn_ntmko, Erişim: 02.05.2015.Transparency International. “Corruption Perceptions Index 2013”, https://www.transparency.org/country/#JPN, Erişim: 02.0.52015.Türköne, Mümtaz’er. Siyaset. Ankara: Lotus Yayınları, 2007.Uluslararası Eğitim Enformasyon Merkezi, Bugünkü Japonya, Uluslar arası Eğitim Enformasyon Merkezi Yayınları, Ankara, 1989.Yıldız, A. Burak. “Japon Anayasası ve Yönetim Yapısı”, (Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Kırıkkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Yönetimi Anabilim Dalı, 2001)46177203035305572125000Sonsöz327-72644053340-72326553340SONSÖZHalit Tunçkaşık*Parlamenter sistem, hükümetin yasama organından çıktığı ve yasama organının güvenine bağlı olarak görev yaptığı bir demokratik hükümet sistemidir. Bu ayırt edici özellik dışında sisteme atfedilen yürütmenin iki başlı olması, yürütmenin yasamayı fesih yetkisine sahip olması ve kabine üyesinin aynı zamanda parlamento üyesi olması gibi özellikler ise parlamenter sistemlerin pek çoğunda bulunmaktadır fakat bu sistemin olmazsa olmazı değildir.İngiltere’nin tarihsel tecrübesinin ürünü olan ve evrimsel bir yolla gelişen parlamenter sistemin, demokrasi ve istikrar açısından, birtakım avantaj ve dezavantajları barındırdığı kabul edilmektedir. Taşıdığı siyasi esneklik nedeniyle, yasama ve yürütme organları arasında bir tıkanıklık yaratmaması ile nispi temsil sayesinde çoğulcu, katılımcı ve uzlaşmacı bir yönetimi desteklemesi, bu sistemin olumlu yanları olarak gündeme gelmektedir. Buna karşılık, istikrarsız ve zayıf hükümetlere yol açması parlamenter sistemin olumsuz yönü olarak görülmektedir.Türkiye’de 2007’de gerçekleşen anayasa değişikliği ile cumhur-başkanının doğrudan halk tarafından seçilmeye başlaması, bütün olumlu ve olumsuz yanlarıyla, parlamenter sistemin Türkiye için ne kadar uygun olduğu tartışmalarına yoğunluk kazandırmıştır.Parlamenter sistemin İngiltere, Almanya, İtalya, Japonya, Hindistan ve Güney Afrika örneklerinin incelendiği bu çalışmada, ülkelerin anayasal sistemi, hukuki ve fiili boyutlarıyla incelenmiştir. Söz konusu anayasal sistemin merkezinde yer alan anayasal organlar, yasama-yürütme-yargı organları, daha geniş bir perspektifi ifade eden siyasal düzen arka planlarıyla birlikte ele alınmışlardır. Böylece incelenen parlamenter sistemlerde bir taraftan özellikle yasama ve yürütme organlarının siyasi konumları ve ağırlıkları görülürken, diğer taraftan bu konum ve ağırlığı meydana getiren etkenlerin izlenebilmesi mümkün olmaktadır.-381050800*Yasama Uzmanı, Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi Bölümü, e-posta: halittunckasık@tbmm.gov.tr.55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085Altı ülke incelemesinin yapıldığı bu çalışmanın son sözü olarak hatırlanması gereken hususlar ortaya konulurken önce her bir ülkenin, siyasal ve anayasal sistemi itibariyle, en belirgin özelliklerine değinilecek; ardından anayasal organların düzenlenişi ve bunların işleyişi bakımından önem taşıyan temalar çerçevesinde, ülkelerin karşılaştırmalı durumu ortaya konacaktır.İngiliz anayasal sisteminin öne çıkan özellikleri hatırlanacak olursa bu sistemin, yazılı anayasası olmayan, çoğunlukçu seçim sisteminin uygulandığı, iki partili, tek parti hükümetlerine sahip, yürütmenin yasamaya hâkim olduğu, iki kamaralı ama gerçek yasama gücünün Avam Kamarasında toplandığı bir yapıya sahip olduğu görülecektir. Demokrasi kültürünün yüksek olmasından ve toplumsal yapının görece homojen olmasından dolayı bu “çoğunlukçu” karakter İngiltere’de sorunsuz biçimde işlerken, başka ülkelerde işleyebileceği şüpheli görülmektedir. Bu nedenledir ki, parlamenter sistemin uygulayıcısı olan ülkelerin büyük çoğunluğu, İngiliz (Westminster) modelini değil rasyonelleştirilmiş bir oydaşmacı modeli tercih etmişlerdir.Parlamenter sistemin anavatanı olan İngiltere, demokrasinin gelişiminde önemli rol oynayan kuvvetler ayrılığının artık ortadan kalktığı bir siyasal sistem görünümü vermektedir. Lijphart’ın yaptığı ayrımda ortaya koyduğu tipik bir durum olarak, İngiltere’de bir yasama-yürütme dengesinden değil, yürütmenin yasamaya hâkimiyetinden söz edilebilir. Üstelik kabinenin de kolektif kimliğini kaybettiği ve daha çok başbakanın “komutasında” bir hükümete dönüştüğü eleştirileri gündeme gelmektedir. Buna karşılık iki kuvvetin kaynaşmasından doğabilecek demokratik açığın, hukukun üstünlüğüne duyulan saygı ve demokratik geleneğe olan bağlılık ile kapatıldığı kabul edilmektedir.Parlamenter sistemin önemli temsilcilerinden biri olan Almanya, İkinci Dünya Savaşı yıkımından sonra benimsediği ve halen yürürlükte olan 1949 Anayasası ile hükümetlerin istikrarı ve işlerliğine büyük önem atfetmiş, dolayısıyla bir rasyonelleştirilmiş parlamenter sistem kurmuştur. Westminster parlamentarizminin tadili mahiyetindeki bu rasyonelleştirme araçlarından özellikle yapıcı güvensizlik oyu ve zorunlu yasama hali, hükümetlerin istikrarı ve işlerliğinde etkili olmuştur. Seçim sisteminin çok partililiğe neden olduğu, onun da koalisyon hükümetlerini doğurduğu ülkede istikrara dönük aygıtlar önemli bir fonksiyon46228003035305572125000Sonsöz329-72644053340-72326553340icra etmektedir. Diğer taraftan koalisyona ilişkin taahhütleri içeren sözleşmeler ile koalisyon komisyonları koalisyon hükümetlerinin karar alma kabiliyetini güçlendirmektedir.Federal devlet yapısına sahip Almanya’da bu yapı ile uyumlu çift meclisli bir parlamento, yasama ve denetim fonksiyonunu yerine getirmektedir. Klasik parlamentarizme uygun olarak cumhurbaşkanı, parlamento tarafından seçilerek yürütmenin sorumsuz ve pasif kanadını oluştururken, siyasi sorumluluk taşıyan hükümet, yürütmenin aktif kanadını oluşturmaktadır. Hükümet, parlamenter sistemin tipik bir hali olarak, parlamentonun çıkardığı kanunların büyük çoğunluğunun asıl sahibidir. Anayasa mahkemesi ise anayasanın koruyucusu olarak siyasi karar alma süreçlerinde etkili bir denetim organı olarak görev yapmaktadır.İtalya’da, faşizm döneminin ardından çıkarılan ve bu sisteme tepkisel bir karakter taşıyan 1948 Anayasası ile yürütmenin zayıflatıldığı bir parlamenter sistem kurulmuştur. Ancak güçsüz hükümet tercihi, muhtemel sonuçlarını vermiş ve etkin yönetimi zaafa uğratan hükümet istikrarsızlıkları baş göstermiştir. Hükümet bunalımlarından kurtulma arayışı 1990’dan itibaren somutlaşmış ve II. Cumhuriyet adıyla da anılan süreç boyunca oydaşmacı parlamenter modelden Westminster modeline geçiş için önemli yasal değişiklikler yapılmıştır. Ne var ki bu değişikliklerin de arzu edilen istikrarı yakalamada yeterli olmadığı müşahede edilmiştir.İtalya’nın parlamenter sisteminde öne çıkan hususlar, simetrik güçlere sahip iki meclisli bir parlamento, parçalı yapıya sahip bir siyasi partiler sistemi, iki büyük partinin etrafında toplanan küçük partilerle kurulan ve genellikle istikrarlı olmayan koalisyon hükümetleridir.Japonya, İkinci Dünya Savaşı yıkımının ardından, sadece ekonomisini değil aynı zamanda demokrasisini de olağanüstü bir süratle inşa etmiştir. 1947 Anayasası ile ülkenin kadim hanedanlık yönetimine son verilerek demokrasiye geçilmiş ve parlamenter hükümet sistemi benimsenmiştir. Yeni sistemde, bin yılların mirası olan imparatorluk kurumu, parlamentarizmin sorumsuz devlet başkanı konumuna yerleştirilmiş; yürütmenin sorumlu kanadı olarak, hükümetin parlamentodan çıkması ve parlamentoya karşı sorumlu olması ilkeleri benimsenmiş, böylece parlamenter sistem yürürlüğe konmuştur.55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085Japonya’nın siyasi sisteminde öne çıkan mesele, 1955’ten bu yana, iki istisna dışında, bütün dönemlerde iktidara gelmeyi başaran Liberal Demokratik Parti’nin hâkim konumudur. Parlamentoda sahip olduğu güçlü çoğunluk, partinin hükümetteki kadrosunun yürütme ve yasamayı büyük ölçüde kontrol etmesini mümkün kılmaktadır. Bu güvenli üstünlük, sadece 1993’te hükümeti düşüren gensoru ile ve 2009’da seçimle akamete uğramıştır. Ne var ki bu hâkim parti sisteminde olması beklenen hükümet istikrarından söz edilememektedir, zira bugüne kadarki hükümetlerin ortalama ömrü 15 ay olarak seyretmiştir. Bu ilginç durum, Japonya’da iktidar mücadelesinin, partiler arasında değil hâkim parti içinde yaşanması ile izah edilmektedir. Aynı durum, başbakanların, klasik parlamenter sistemin aksine, siyasi gücün asıl sahibi olmadıkları değerlendirmesini anlamlı kılmaktadır.Yüzyıllarca bir sömürge ülkesi olan Hindistan, İkinci Dünya Savaşı ertesinde bağımsızlığa kavuşmuş ve 1950 Anayasası ile oluşturduğu federal yapıdaki devleti ve parlamenter hükümet sistemi ile dünyanın en büyük demokrasisini kurmuştur. Hindistan anayasal sistemi, Westminster parlamenter modelden esinlense de, ülkenin sahip olduğu toplumsal renkliliğin de etkisiyle, oydaşmacı parlamenter sisteme dönüşmüştür. Bu bağlamda sıkça kurulan koalisyon hükümetleri, yasama-yürütme arasındaki güç dengesi, federal devlet yapısı, iki meclisli parlamentosu, kazuistik anayasası ve anayasal norm denetimi gibi özellikleriyle Hindistanın oydaşmacı karakteri belirgindir. Buna karşılık seçim sisteminin dar bölge basit çoğunluk olması İngiliz modelinden kalma bir istisna olarak devam etmektedir.Klasik parlamenter sisteme uygun olarak Hindistan’da hükümet yasama organından çıkmakta ve ona karşı sorumluluk taşımaktadır. Yasama organı hükümeti güvensizlik oyuyla düşürebilir. Buna karşılık, yürütme organının da Halk Meclisini fesih yetkisi bulunmaktadır ki bu, iki kuvvet arasındaki denge mekanizması olarak görülmektedir. Fakat bu iki kuvvet arasındaki ilişki, daha çok, iktidar partisinin parlamentoda sahip olduğu güce göre şekillenmektedir. İktidar parti(lerinin) parlamentoda sağlam bir çoğunluğu varken uyumlu bir ilişki; yokken uzlaşmazlık ve rekabet gündeme gelmektedir. Hindistan Anayasası’nda yürütmenin sorumsuz kanadı olan cumhurbaşkanına geniş yetkilerin verildiği izlenimi yaratacak bir dil kullanılmıştır. Cumhurbaşkanının yürütme46228003035305572125000Sonsöz331-72644053340-72326553340yetkisini kullanan üst amir olduğu, bu yetkiyi kullanırken başbakan ve bakanlar kurulunun kendisine yardımcı olduğu, başbakanı görevden alabileceği, Halk Meclisini feshedebileceği, parlamentoyu tatil edebileceği, parlamento tatildeyken kanun hükmünde kararname çıkarabileceği yönündeki hükümler ile yargı ve yasamaya ilişkin diğer anayasal kurallar bu niteliktedir. Ancak gerek bu hükümlerin bağlandığı koşullar, gerekse demokratik teamüllerden dolayı cumhurbaşkanının rolü, olağan parlamenter sistem çerçevesinin içinde kalmaktadır.Güney Afrika Cumhuriyeti, uzun sömürge geçmişinden sonra 1994 yılında demokrasiye geçebilmiş ve yeni anayasasıyla federal bir cumhuriyet olarak kurulmuştur. Yürütme organının yasama organından çıktığı ve ona bağlı olarak çalıştığı modeliyle, parlamenter sistemin asli özelliklerini taşıyan Güney Afrika, yürütmenin tek başlı olması ile dikkat çekmektedir. Parlamentonun halkı temsil eden kanadı tarafından yine bu kanadın üyelerinden biri devlet başkanı seçilmektedir. Devlet başkanı, başkan yardımcısı ve bakanlar kabineyi oluşturmakta, bu kabine yürütmenin yegâne başını oluşturmakta ve parlamentoya karşı sorumlu olarak görev yapmaktadır.Çok genç bir demokrasi olan Güney Afrika’da siyasal yaşamı, ayrımcı düzeni sona erdiren Afrika Ulusal Kongresi (AUK) domine etmektedir. Çok partili siyasi rekabete rağmen mevcut hâkim parti, son beş seçimin hepsini ezici üstünlükle kazanmıştır. Parlamentoda oluşan güçlü çoğunluğu ve hükümeti oluşturan lider kadrosu ile hâkim parti, ülkenin siyasi hayatına ve devlet yönetimine hükmetmektedir. Partinin hükümetteki yönetici kadrosu karşısında parlamentonun politika belirleme ve yürütmeyi denetleme işlevlerini yerine getirmesi mümkün görünmemektedir. Parlamenter sistemin genel bir meselesi olarak yaşanan güçlerin kaynaşmışlığı, Güney Afrika örneğinde, hakim parti yüzünden, güçler birliği manzarası arz etmektedir.İncelenen altı ülkede, üç kuvvetin anayasal konumlanışı ve bu kuvvetlerin birbirleriyle ilişkilerinin doğurduğu siyasi dengelere bakıldığında, görülmektedir ki; bu ülkeler, parlamenter sisteme sahip ülkeler olarak önemli benzerlikler göstermekte, ancak kendi özgül kimliklerinin yansıması olan birtakım farklılıklar da taşımaktadırlar.55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085Yasama organlarının yapısının altı ülkede de iki kanatlı olduğu görülmektedir. Bunlardan üst kanadın varlığı Almanya, Hindistan ve Güney Afrika için federal devlet yapısı ile ilişkilendirilebilir. Ancak İngiltere, İtalya ve Japonya üniter bir yapıya sahip olmakla birlikte iki kanatlı parlamentolara sahiptir. Yine de bu ülkelerde parlamentoların iki kanatlı olmasını, ülkelerin önemli idari yetkilere sahip bölgesel bir yapı taşıyor olmasıyla ilişkilendirmek mümkündür.Parlamentoların hükümet karşısındaki konumu ve etkinliği hususunda, parlamenter sistemlerde genel olarak görülen bir durumun, incelenen ülkelerde de geçerli olduğu görülmektedir: Bir parti güçlü bir parlamento çoğunluğuyla iktidara gelmişse, bu partinin liderlerinden oluşan kabinenin, yasama işlevi üzerinde belirleyici bir rolü oluşmaktadır. Ancak azınlık veya koalisyon hükümetleri varsa, kabinenin yasama organı üzerindeki tesiri azalmakta, buna karşılık yasama organının özerk pozisyonu güçlenmekte ve yasama işlevindeki rolü artmaktadır. Bu durum İngiltere örneğinde, çoğunluğu elinde bulunduran başbakanın aşırı güçlendiğine dair eleştirileri gündeme getirmiştir. Alman Parlamentosunun, siyasi müzakere ve hükümeti denetleme anlamında, görece daha iyi bir konumda olduğu kabul edilmektedir. İtalyan Parlamentosu, anayasanın kendisini güçlü bir aktör olarak düzenlemesine rağmen, gerçekte siyasi denklemde etkili bir konum edinememiş ve yasama işlevi açısından bir ağırlık kazanamamıştır. Japonya’da parlamentonun etkin rol kazanması, daha çok, Senatodaki çoğunluğun Temsilciler Meclisindeki çoğunluktan farklı olduğu zamanlara tekabül etmektedir. Hindistan Parlamentosuna gelince, parlamentonun gücü iktidar partisinin sahip olduğu çoğunluğa göre değişmekle birlikte, özellikle komisyonların gerek yasama sürecinde gerekse parlamenter denetimde etkili olabildikleri görülmektedir. Güney Afrika Parlamentosunun ise, hâkim iktidar partisinin üyelerinden oluşan çoğunluğu nedeniyle, yürütme karşısındaki özerkliği oldukça zayıftır.Seçim sistemi ve siyasi partilerle ilgili olarak, iki ülke çoğunlukçu, iki ülke nispi temsil sistemini tercih ederken iki ülkenin karma sistem uyguladığı görülmektedir. İngiltere, dar bölge basit çoğunluk seçim sistemini uygulamaktadır ve son dönemlerde “iki artı” olarak da adlandırılan parti sistemine sahiptir. Bu sistem, oyların sandalye dağılımına yansımasının adaletsiz olmasına ve iki büyük partinin, birbirinin yegâne alternatifi46228003035305572125000Sonsöz333-72644053340-72326553340olmasına neden olduğundan dolayı eleştiri konusu olmaktadır. Çoğunluk ve nispi seçim sistemini birlikte uygulayan Almanya’da, iki büyük parti öne çıkmış ancak başka orta ve küçük hacimli partiler de parlamentoda yer alabilmişlerdir. Siyasi parti sisteminin parçalı oluşu, doğal olarak, Almanya’da hükümetlerin parti koalisyonlarıyla oluşmasını olağan hale getirmiştir. İtalya, farklı dönemlerde nispi temsil sistemini ve karma sistemi denemiş, son olarak nispi temsil sistemine dönmüştür. Nispi sistemin doğurduğu çok parçalı parti sisteminden kurtulmayı amaçlayan değişiklikler bekleneni vermemiş, parçalı parti yapısı devam etmiştir. Nihayet 2015’teki değişikliklerle modifiye edilmiş bir nispi temsil sistemi getirilmiştir. Japonya’da karma seçim sistemi uygulanmaktadır ve Liberal Demokratik Parti’nin hâkim konumu, bazen koalisyona ihtiyaç duysa da, devam etmektedir. İngiltere gibi dar bölge basit çoğunluk seçim sistemini uygulayan Hindistan’da, Ulusal Kongre Partisi’nin hâkimiyeti 1990’dan itibaren sona ermiş, bu tarihten sonra iki büyük partinin diğer partilerle kurduğu ittifakların ürünü olan koalisyon hükümetleri öne çıkmıştır. Güney Afrika Cumhuriyeti, nispi temsil sistemini uygulamakta ve ülkede hâkim parti olan Afrika Ulusal Kongresi, siyasi sistemdeki baskınlığını devam ettirmektedir.Yürütme erkinin sorumsuz kanadını oluşturan cumhurbaşkanlarının seçilme usulleri çeşitlilik göstermektedir. İngiltere’de kraliçe, Japonya’da ise imparator veraset yoluyla başa gelmektedir. Almanya, İtalya ve Hindistan’da cumhurbaşkanları ülke parlamentoları üyeleri ile eyalet veya bölge temsilcilerinden oluşan üyelerin toplamından oluşan bir kurul tarafından seçilir. Güney Afrika devlet başkanı ise parlamentonun alt kanadı Ulusal Meclis üyelerince yine kendi üyeleri arasından seçilir.Ülke örneklerinde, monarkların ve cumhurbaşkanlarının yetkileri; devleti temsil etmek, parlamentoyu olağanüstü toplantıya çağırmak ve hükümetin önerisiyle feshetmek, parlamentonun kabul ettiği kanun önerilerini imzalamak ve yayımlamak, üst düzey kamu görevlilerini atamak, diplomatik atama ve kabulleri gerçekleştirmek, suçluları affetmek şeklinde sıralanmaktadır. Devletin başı ve temsilcisi olmak bakımından devlet başkanlarının konumu (Japonya hariç) anayasalarda güçlü bir dille vurgulanmıştır. Ancak parlamenter sistem çerçevesinde, bu biçimsel yetkilerin yürütmenin sorumlu kanadı olan hükümetler karşısında ciddi55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085bir ağırlığı bulunmamaktadır. Şu kadar ki devlet başkanlarının siyasi ağırlığı ve inisiyatif kullanma imkanı daha çok olağanüstü durumlarda görülebilir hale gelmektedir.Devlet başkanlarının sorumluluğu meselesine bakıldığında, İngiltere’de Kraliçe’nin, Japonya’da imparatorun, siyasi sorumluluğu yoktur; bu kişiler mutlak bir dokunulmazlıktan yararlanırlar. Almanya cumhurbaşkanı, anayasa veya yasaları kasten ihlal ettiği gerekçesiyle parlamento tarafından suçlandırılabilir ve anayasa mahkemesince mahkum edilerek görevden alınabilir. İtalya’da cumhurbaşkanı ancak anayasayı ihlal ve vatana ihanet suçlamasıyla yargılanabilir ve görevden alınabilir. Hindistan’da cumhurbaşkanının sorumluluğu anayasayı ihlal suçuyla gündeme gelebilir. Güney Afrika’da devlet başkanı, anayasa ve kanunları ihlal ve görevi kötüye kullanma suçlarından dolayı parlamento tarafından suçlandırılarak görevden alınabilir.Hükümetlerin gücü ve etkinliği açısından ülkelerin durumu farklılık arz etmektedir. İngiltere’de kabine, yasama karşısında çok etkin bir konuma sahip olduğu gibi, başbakanın da kabine içinde aşırı derecede güçlü hale geldiği vurgulanmaktadır. Almanya’da genellikle koalisyonlarla oluşan kabinenin başındaki şansölyenin güçlü bir konumu vardır ve bu konumunu koruyacak siyasi enstrümanlara sahip kılınmıştır. İtalya’da oydaşmacı parlamenter sistemin bir yansıması olarak hükümetin parlamento üzerindeki hâkimiyeti zayıf kalmış, ancak hükümet istikrarsızlığı şeklinde cereyan eden bu durumun hükümet lehine değiştirilmesi için çareler aranmıştır. Japonya’da hâkim parti tarafından kurulan hükümetler, parlamentodaki çoğunluğun desteğine sahip olarak politika üretiminde ve bu politikaların icrasında parlamento karşısında büyük ölçüde rahattırlar. Ancak özellikle senato çoğunluğunun farklı olması halinde hükümetin belirleyici konumu biraz gerilemektedir. Hindistan’da uzun süre devam eden hâkim parti döneminde hükümetin politika belirleme ve icra gücü yüksekken daha sonra siyasi parti sistemindeki değişime paralel olarak parlamento aritmetiği değişmiş, koalisyon hükümetleri kurulmaya başlamıştır. Bu durum hükümetin anayasal sistem içindeki eski gücünü yitirmesine yol açmıştır. Güney Afrika’da da geçerli olan hâkim parti olgusu, hükümetin sadece yürütmeyi değil yasamayı da büyük ölçüde kontrol etmesi sonucunu doğurmuştur.46228003035305572125000Sonsöz335-72644053340-72326553340Hükümetlerin istikrarı yönünden ülkelere bakıldığında, İngiltere, istisnalar dışında, tek partinin kurduğu hükümetlerle yönetim istikrarına sahip bir ülkedir. Almanya’da, sürekli koalisyonlardan oluşmalarına rağmen, hükümetlerin istikrarlı bir yönetim sergilediği görülmektedir. İtalya, istikrar amaçlı birtakım reformlara rağmen, hükümet istikrarını sağlama ve ömürlerini uzatmada çok sınırlı bir iyileşme sağlamıştır. Ülkede 1993’e kadar hükümetlerin ömrü yaklaşık 11 ay, daha sonrakilerin ömrü ise 1,5 yıl olmuştur. Japonya, daha önce belirtildiği gibi, hâkim parti olgusuna rağmen istikrarlı hükümetlere sahip değildir; fakat hükümetlerinin ömrünün kısa olması anlamına gelen hükümet istikrarsızlığının, siyasi istikrarsızlık anlamına gelmediği unutulmamalıdır. Hindistan’da özellikle son 30 yılda sıkça kurulan koalisyonlara rağmen hükümetler görece istikrarlı bir ömre sahip olmuştur. Güney Afrika hükümetleri ise parlamentoda sahip oldukları ezici sayısal üstünlük sayesinde, istikrarlı ve güçlü biçimde normal ömürlerini tamamlamaktadırlar.Son olarak, incelenen ülkelerde anayasa yargısı ve bu yargının etkisine bakıldığında görülmektedir ki, söz konusu ülkelerin tamamında, anayasal norm denetimini yapma yetkisini haiz yüksek mahkemeler bulunmaktadır. Bu mahkemelerin bazıları aynı zamanda, en yüksek temyiz organı olma, devlet organları arasındaki uyuşmazlıklara bakma, eyalet veya bölgesel sorunları çözme ve üst düzey yöneticileri yargılama gibi işlevlere sahiptir. İngiltere’de daha önce Lordlar Kamarası yüksek mahkeme niteliğinde de işlev görürken, bu işlev 2005’ten itibaren kurulan Yüce Mahkemeye devredilmiştir. Bu haliyle mahkeme bir tür anayasal norm denetimi yapmakta, bölgesel konulardaki uyuşmazlıklara bakmakta ve temyiz mahkemesi görevi görmektedir. Alman Anayasa Mahkemesi de anayasa yargısı yapmakta, federal ve eyalet düzeyindeki ihtilafları çözmekte, seçimlere ve siyasi partilere ilişkin davaları karara bağlamaktadır. İtalya Anayasa Mahkemesi, anayasal norm denetiminin yanı sıra, devlet-bölge ilişkilerine dair meseleler ile cumhurbaşkanının yargılanması işlevini üstlenmiştir. Japonya’da anayasa mahkemesi işlevini gören Yüksek Mahkeme, aynı zamanda en yüksek temyiz mahkemesi olarak çalışmaktadır ve yargı sisteminin idari ilişkilerini düzenleme yetkisini haizdir. Hindistan yargı sisteminin tepesinde bulunan Yüksek Mahkeme, yasaların anayasal denetimine ilaveten temyiz mercii olarak görev yapmakta ve federal ve federe yönetimlerle ilgili uyuşmazlıkları55765704972059417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085çözmektedir. Güney Afrika Anayasa Mahkemesi de anayasal norm denetimi yaparken aynı zamanda devlet organları arasındaki uyuşmazlıkları incelemekte ve devlet başkanının anayasayı ihlaline dair davalara bakmaktadır.46228003035305572125000ARMER337-72644053340-723265533401519555701675TBMM ARAŞTIRMA HİZMETLERİ BAŞKANLIĞI HAKKINDAAraştırma Hizmetleri Başkanlığı (Araştırma Merkezi), milletvekillerinin yasama ve denetim çalışmaları sırasında ihtiyaç duyduğu analiz edilmiş bilgi ihtiyacını karşılamaktadır.Araştırma Hizmetleri Başkanlığı, yasama uzmanları marifetiyle, milletvekilleri tarafından iletilen bilgi taleplerini, değişik ve güncel kaynaklar araştırıldıktan sonra içlerinden konuyla ilgili, doğru, güvenilir ve işlevsel bilgilerin tespit edilmesi ve analiz edilmesinin ardından sade ve anlaşılır bir üslup ile milletvekillerinin istifadesine sunmaktadır.Başkanlık, araştırma hizmetini aşağıdaki ilkeler çerçevesinde yürütmektedir:a. Doğru, güvenilir, kısa, sade ve anlaşılır içeriğe sahip olma,b. Herhangi bir siyasî görüşü temsil etmeme, farklı görüş ve siyasî gruplara eşit mesafede ve objektif olma,c. Önermeci veya yönlendirici olmayan, tanımlayıcı, belgeleyici ve analitik dil kullanma,d. Kapsam, biçim ve hazırlama süresi açısından milletvekillerinin kullanım amacına uygun olma,e. Talep sahiplerinin kimlik bilgilerinin ve talep konularının gizliliği koruma.Bilgi taleplerini karşılamak amacıyla konu odaklı temelde olmak üzere Ekonomi ve Maliye, Hukuk, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi, Sosyal Politika ile Uluslararası İlişkiler bölümleri şeklinde yapılanmıştır.Araştırma Hizmetleri Başkanlığı ürün türleri, Rapor, Bilgi Notu, Kısa Bilgi Notu, Gösterge, Sözlü Bilgi, Doküman Derleme ve Tartışma Paketi şeklindedir.9417052990855572125000TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı-69532545085Başkanlıkça uygun görülen ürünler, kitaplaştırılabilmektedir. Günümüze kadar yayınlanmış olan kitap başlıkları şöyledir: “Anayasa Değişiklik Yöntemleri”, “Bir Doğrudan Demokrasi Aracı Olarak Referandum”, “Venedik Komisyonu (Avrupa Hukuk Yoluyla Demokrasi)”, “Karşılaştırmalı Anayasa Çalışmaları”, “Grand National Assembly of Turkey”, “Karşılaştırmalı Hükümet Sistemleri: Yarı-Başkanlık Sistemi”, “Karşılaştırmalı Hükümet Sistemleri: Başkanlık Sistemi”, Karşılaştırmalı Hükümet Sistemleri: Parlamenter Sistem” ve “Türk Hukuku ve Karşılaştırmalı Hukukta İşyerinde Psikolojik Taciz”.Araştırma Hizmetleri Başkanlığı, Avrupa Parlamento Araştırma ve Dokümantasyon Merkezi (ECPRD), Uluslararası Kütüphaneler Birliği (IFLA) ile Asya-Pasifik Ülkeleri Parlamento Kütüphaneleri Birliği (APLAP) gibi uluslararası kurumlara üye olup bu kurumlarla işbirliğini sürdürmektedir.Araştırma Hizmetleri Başkanlığı’nın diğer çalışmalarına http://tbmm.intranet/owa/armer.sayfa adresinden ulaşılabilmektedir.2016 Mayıs ayında açılan Başkanlık İngilizce web sayfasına ise https://www.tbmm.gov.tr/armer_eng/index.htmladresinden erişilebilmektedir.003175654685-501657955915-501657955915-501657955915-501657955915-501657955915-501657955915Parlamenter hükümet sistemi Avrupa’da doğan ve orada hâkim olan bir hükümet sistemi olarak, kurumsal gelişimini Başkanlık Sistemi ortaya çıktıktan sonra tamamlamıştır. Bu hükümet sistemi Britanya’da evrilmiş ve bu yüzden de Britanya Parlamentosunun4968240-520700-99060-514350-92710-520700-990601605280bulunduğu mahalin adı olan Westminister sistemi olarak anılmıştır.Elinizdeki çalışma, Almanya, Güney Afrika, Hindistan, İngiltere, İtalya ve Japonya örnekleri üzerinden parlamenter sistemin tüm özelliklerini, avantaj ve dezavantajlarını, yürütme ve yasama arasındaki ilişkinin anayasal kuruluşunu ve bunun pratikteki işleyişini de kapsayacak şekilde, barındırdığı çeşitlilikleri okuyucuya sunmaktadır. Hükümet sistemleri ile gelişmişlik düzeyi, otoriterliğe yatkınlık, şeffaflık ve hesap verebilirlik arasındaki ilişki literatürde ateşli bir tartışmanın konusu olmaya devam etmektedir.Türkiye’de süregelen hükümet sistemi tartışmalarına karşılaştırmalı bilgi katkısı sağlamak bakımından bu çalışmanın önemli bir ihtiyaca karşılık verdiği kuşkusuzdur.Ü RTKMİYÜÜLLBEETYEİMCLİSİ-91440-316230ARRMEISBN: 978-975-8805-57-0978-975-8805-58-7(e-kitap)TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı06543, Bakanlıklar/ANKARATel: 0312 420 68 38 Fax: 0312 420 78 00TBMM Basımevi/Şubat 2017

Parlamento Videoları

  • 2
    4 hafta önce

    PARLAMENTO NE DEMEKTİR?

Parlamento Soru & Cevap

Bu yazı hakkında ilk soru soran sen ol..

Parlamento Ek Bilgileri

  • 1
    2 yıl önce

    Parlâmento Nedir?
    Başlıca görevi yasama, devlet bütçesini çıkarma, hükûmeti denetleme olan ve üyeleri halk oyu ile belirli bir süre için seçilen meclis veya meclisler


Sende Bilgi Ekle

Bu yazının geliştirilmesine yardımcı ol.

Kapak Resmi
Hükümet Sistemleri Gelişim Süreci
Yazı İşlemleri
İlgili Yazılar
Sen de Ekle

Sende, bu sayfaya

içerik ekleyerek

katkıda bulunabilirsin.

(Resim, sunum, video, soru, yorum ekle..)